.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

8 Mayıs 2018 Salı

MEDİNE'YE KİLİSE YAPILACAK

Ahirzaman fitneleri giderek karanlığını arttırıyor.Müslümanların ilk kıblesi Kudüs'ün İsrail'in başkenti yapılma süreci ilerliyor.
Filistinliler yahudilerce öldürülürken Suudi veliahtı Selman Filistinlilerin yahudi şartlarına boyun eğerek anlaşma yapmalarını istiyor.
Fransa'da başta eski cumhurbaşkanı Sarkozy ile birlikte bir grup densiz Kuran-ı Kerim'den şiddet ve yahudi karşıtı fikirleri yaydığı iddiasıyla bir kısım ayetlerin çıkarılmasını istedi.
Suudi Arabistan'ın ılımlı islam projesine destek vermesinin ardından şimdide peygamber efendimizin kubbe-i hadrasının bulunduğu sehre bir hristiyan katolik kilisesinin yapılacağı haberi geldi. Medineye 60 000 hristiyanın yerleştirileceği bildirilmekte. Bütün bu gelişmelerin arkasında aynı şahıs var. Ayrıca 2020 yılına kadar Medineye sinagog da yapılacağı belirtilmekte.
Bütün bunlar Kur'an ve sünnete aykırı çok tehlikeli girişimlerdir.
Veliaht Selman daha yakınlarda Hz.Isa'nın bir resmini 300 milyon dolara satın almıştı.
Yarın hangi inanılmaz haberi alacağımızı kestiremiyoruz.
İslam dünyasını batılı kafirlere altın tabakta sunan hainlere elbette bu ümmetin verecegi bir cevap olacaktır.

19 yorum:

  1. bu haber yalanlandı ancak nabız ölçmüşde olabilirler
    ancak bir hadisde şöyle bir ibare var
    "Devs kabilesinin kadınlarının kıçları, Zü'l halasa putunun etrafında titremedikçe kıyamet kopmaz. Zü'lhalasa, Devslilerin cahiliye devrinde tapındıkları [Tebâle'deki] puttur." [Buharî, Fiten 23; Müslim, Fiten 51, (2906).]
    demek o bölgedebüyük tedenniler yaşanacak
    havra yaptıracaklarını sanmam yoksa yahudiler hayber üzerinde hak iddia ederer

    YanıtlaSil
  2. İşin doğrusunu ve çevirdikleri planları Allah bilir. Hz. Peygamber kendi vefatından sonra müslim olmayanların Arabistandan çıkarılmasını istemiş. Ayet-i kerimede bu yıldan sonra müşriklerin kabeyi hac etmeleri yasaklanmış, ayrıca harem bölgesine kafirlerin girmesi yasaklanmıştır.

    YanıtlaSil
  3. Seçim süreci boyunca pekçok tertip ve operasyonla karşılaşacağız. Londra kaynaklı mali operasyon.. Doların yükseltilmesi.. Tamam mı devam mı yarışı..
    Sandık herşey degil diyenler.. Sandıktan istedikleri sonuç çıkmayınca sokakla, sanal cephelerle, borsa saldırılarıyla kaos çıkarmayı deniyorlar. Cumhurun iradesi sandıkta tezahür eder.

    YanıtlaSil
  4. Öyle bir yazıyorsunuz ki gören göz de memleket güllük gülistanlık sanacak. Parayı bol keseden çarçur edip sonra da dış mihrak diyorlar. Yakına varlık vergisini dayayıp verin bakalım yarısını dedikleri zaman ben görürüm kim mücahit kim hain..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Göz görmez, akıl görür. Aklı olmayanın gözü olmaz, yani göremez. Türkiye’de ne olup bittiğini anlamak için önce bir beyne sonra göze ihtiyaç vardır. Beyin gözden geleni değerlendirilir ve görür. O beyin kofti ise ağza vereceği bilgi kelimeleri de kofti olur. Türkiye’nin ne durumda ve ne halde olduğunu anlamak için Sırp Liderinin birkaç gün gönce bütün basın mensuplarına söylediği söz sizi yalanlıyor. “Türkiye Balkanların en güçlü ülkesi” Bitmedi Çin’den uçağa binin ta Atlantik Okyanusu’na kadar uçun göreceğiniz şey geniş bu bölgenin en güçlü ülkesi olarak Türkiye’dir. Ve bu güç sivil-askeri oligarşik bürokrasiye rağmen ve de onları durmadan iktidarlara saldırtan alçak batılı müttefiklerimize rağmen oldu. Ama nasıl oldu bu? Beyni ve aklı olan anlar ancak. Kamu sektörü dış borcu azaltınca batılı finans çeteleri bizim haramzade patronlara borç verip sonra da iktidara saldırtarak Türkiye’yi eskiden olduğu gibi etkilemeye ve yöneltmeye kalkışıyorlar. Ama başaramıyorlar. Hal böyle iken ve bundan tam tamına 18 yıl önce milli gelir 250o dolar iken bugün kayıt dışı ile milli gelir 20 bin dolara nasıl dayandoı? Sen müflis muhasebene bakıp Türkiye’ye çamur atma aslanım. Git 6 kazık partisi veya dişi hacıvatın partisi veya eski Türkiye’nin müfsid dinci partisinde anlat bonları. Biz senin palavralarını yemeyiz. Türkiye son 250 yılın en güçlü konumunda. Sen balık kafalı olduğun için derya içre ama deryayı bilmisen. Yürrü boyunu görsünler.

      Sil
    2. Kibirli, kendini begenmis, insanlara tepeden bakan, insanlari kucumseyici ve alayci bir dil kullanan ama herseyi herkesten daha iyi bildigini zanneden ve yazilarinda dinden imandan bahseden bu kisi kim acaba? Seytan kendini birsey zannetigi icin cennetten kovulmadimi?

      Sil
  5. Yazıda belirtilen tablo Leonardo da Vinci'nin Salvatore Mundi Dünyanın kurtarıcısı isimli tablo 450 milyon 300 dolara satın alınmış.
    Diğer yandan Vatikan tarafından Medinede katolik kilisesi yapılmasına haberi yalanlanmış olmasına rağmen imza törenine ait olduğu belirtilen bir video yayınlanmıştır.

    YanıtlaSil
  6. Ramazan ayı 2018 bakalım nidalar bu sene olacak mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. receb 1440 (Ay’da bir çehre gökte bir el ve avuç O’na doğru işaret ve gökte bir ses, çağrı ve kendi dillerinde duyacak.)

      27 ramazan 1440 ct (semavi bir çağrı)

      receb 1441 C (40 gün yağmur, Süfyan 9 ay hükümet)

      10 muharrem 1442 Ct (aşura gecesi Mehdi kabe'den çıkış)



      “Ramazan ayında alâmetlerden biri gerçekleşecek.

      Bir grup Şevval ayında isyanda bulunacak.

      Zilkade ayında hercümerç vuku bulacak ve

      hacılar Zilhicce ayında talan edilecek, yağmalanacaklar.

      Muharrem ayında değerlere saygısızlık yapılacak,

      Sefer ayında göç olaylarına tanık olunulacak,

      Rebiül Evvel ve

      Rebiüs-sani aylarında kabilevi savaşlar vuku bulacak ve işte tüm ilginçlikler

      Cemadiül evvel ve

      Recep ayları arasındadır!

      O zaman üzerinde gölgeliği olan hızlı bir deve, yüz binlerce muhafız tarafından korunmakta olan muhteşem, görkemli bir saraydan da iyidir.”

      Sil
    2. hayırdır abdurrahimle
      rekabetemi girdin ))

      Sil
  7. bu salman ülkesinde kendini emniyette görmüyor
    çünkü ülkenin bir bölümü şii ve onların bir ayetullahlarını astılar necran bölgesi kaynıyor
    yemen civarıda kaynıyor suuda füze atıp duruyorlar suud bunlara sadece hava saldırısı ve füzelerle cevap veriyor
    karadan çıkartmaya gözü korkuyor
    hicaz ve asir dediğimiz bölgede sünni müslümanları gavur silahı ile baskı altında tutuyor
    suud irandan tırstığı için iranı kim vurabilecekse vuracağın kimliğine bakmadan herşeyini ona açıyorlar
    bir ara bizimle iyi idiler iranla iyi ilişkilerimiz yüzünden bize ve hükümete düşman oldular
    ve hatta iran ve suriye şiileri ile savaşsın diye ypg ye dahi destek oldular
    şimdide şahsi istikballeri için iranı vurma gücüne sahip israil ve abd ye iranı vurmalarına mukabil herşeylerini açıyorlar
    yine suriyeye şia karşıtı(ve bize karşı) mısır bae askeri getirme fikride onların

    YanıtlaSil
  8. gökhan emanete katılıyorum sonuçta vadedilen zamandayız ve ne planlar yaparsa yapsınlar ,ne fitneler dönerse dönsün bu asır sonunda ALLAH'ın has kullarının devri olacak .o nedenle ben devleti yönetenlerden "insanı yaşat ki devlet yaşasın "düsturunu yerine getirmelerini bekliyorum.huzur ve refaha kavuşturmalarını bekliyorum. mekke de klise açarlarsa ne olur ? hazreti ALLAH hoşnut değilse şayet ebrehe ve fillerinin başına gelenler olur. biz abdülmuttaliplik yaparsak ne olur ? belli mi olur belki Allah merhamet eder ve onu şereflendirdiği gibi bizi de şereflendirir.

    YanıtlaSil
  9. 1*Ahir zaman = Fitneler dönemidir. Hakikatten sapma, doğrudan ayrılma zamanıdır.
    Fitne, kişiyi akıl ve kalbini hakikatten saptırır. Körleştirir. Halbuki hakikat bir şeyin aslı ve esasıdır. Atomdan gezegenlere galaksilere kadar fani varlıkların dayanağı Saltanat-ı İlahiye’nin idaresi bağlılık ve intisaptır. Biraz derinlemesine bakılırsa her bir ilim ve fennin ve sanatın İlahi bir isme bakması ve dayanmasıdır. O ismin cilvesiyle var olur. İşte fitne bundan kopmaktır. Yani hakikati terk etmektir.

    Bunun da ilk kopuş şekli kişinin nefsine hakim olmamasıyla başlar. Yaygınlaşarak cemiyeti, milletleri etkisi altına alır. Ve arkasından günah bataklığında santim santim batmak gelir. Kur’an fitneyi katilden-öldürmeden daha şiddetli olarak niteler. (2/191) Ve ehli fitneyle iman edinceye kadar mücadele edilmesini ister. Ehl-i fitnenin yani kalplerinde sapkınlık olanların fitne çıkarmak için muhkem ayetleri bırakıp müteşabih ayetlerle fitne arayıp yanlış yorumlalar yaparak imanları şüpheye düşürürler. (3/7) Kur’an münafıkların emin görünürken bir fitneye çağrıldıkları zaman balıklama dalacaklarının ihbar eder(4/91) İşte bütün bu fitneler ahir zamanda sel gibi her yeri istila eder.

    Ahir zaman fitnelerin cirit attığı uzun bir süreçtir. Ne zaman başladığı konusunda farklı tarihler olmakla birlikte 19. asrın başından itibaren 100 yılda İslam dünyası fitnelerin etkisiyle dünyevi güçlerini de kaybederek istilaya uğrarlar. Artık münafıkların da katkısıyla fitne kazanları her yerde fokur fokur kaynar. Tarihçilerimiz olayları yazar, kronolojik sıralama yapar, ama bir konuyu atlarlar. Bu süreçte oluşan ve ortaya çıkan ve çöküşü hazırlayan gizli dinsiz komitelerinden az söz edilir. Kökü hariçte olan bu gizli komiteler uluslararası dinsizlik ve ifsad komiteleridir. Bunlar Osmanlı sonrası da varlık ve hakimiyetlerini, faaliyetlerini sürdürerek Türkiye’yi dinsizleştirmek hedefini bütün güçleriyle sürdürmüşlerdir. Tabi bu komitelerin siyonist-emyeryalist ameline hizmet ettiği muhakkaktır. Ve İslam dünyasının diğer topraklarında aynı melanetleri icra etmişlerdir. Zaten bütün İslam ülkeleri yabancı işgale altındaydı. İslam Deccali’nin ülkesine hakim olan ana fitne komitesinden çekindiğinden onlara karışmadığı belirtilir.

    İslam ülkelerinde işgal sürerken tam istiklali olmayan Türkiye 1952’de NATO’ya katılınca mevcut vesayete bir yenisi eklendi. Amerikan vesayeti. Öyle ki bütün mahrem kuruluşlarımıza kadar girdiler. Türk istihbaratını kurdular. Askerlerimizi eğiterek Türkiye’nin askeri gücünden stratejik olarak faydalandılar. Gladyo ile hem kontrol sağladılar hem de operasyonlarla iç işlerimize karıştılar.. Bugün YPG ve PKK’ya yapıları silah yardımı kadar mütevazi yardımlarla bizi bir eyaletleri gibi yönettiler. Aykırı hareket eden iktidarları darbe ile indirdiler. Bunun ilk örneği 27 Mayıs. Lozan’da başlayan Türkiye’nin Arap aleminden uzak tutma politikası sürerken İran-Pakistan’la yeşil kuşağı oluşturdular. DP askeri güç kadar iktisadi ve sosyal açıdan güçlenmek isteyince engellediler. Başka kaynak aranınca bu kez ihtilallerle devridiler. 1950’de ABD’ye eğitim için giden 12 subaydan 11’i, 27 Mayıs darbesini yapan komitenin içinde yer aldı. Anlayın artık. Osmanlı sonrası zavallı İslam dünyası sömürge durumundaydı. Birkaç sözde müstakil ise yine batının özellikle İngiliz-Fransızın vesayeti altında. Bunların hepsi harici güçlerin fitnesinin eseri oldu.

    YanıtlaSil
  10. 2* Sovyet sonrası Türkiye NATO’nun Ortadoğu emelleri için kullanılmak istendi. Ortadoğu’nun batı ve İsrail stratejilerine uygun dizayn edilmesinde rol alması istendi. Hatta askeriyenin bir kanadı bunu desteklerken, şart olan dini kimliğin vicdan hapsinde olması taahhüdünde bulundular. Bu hal ABD daha doğrusu İsrail’i tatmin ettiği gibi stratejilerine (1990 NATO kararlarına) uygunluk arz ediyordu. Zaten Türkiye’ye 1975 yılından beri silah ambargosu altında silah ve teçhizata muhtaç hale getirilerek söz dinler uslu çocuk yapılmıştı. Üstüne üstlük Sovyet sonrası Türkiye’nin müstakil hareketini önlemek için de PKK terörünü el altından desteklediler. Muhtaçlığımızı artırmak için.

    Bu oyun 28 Şubat hamlesiyle uzun sürdü ama neticede milletin direnci sonrası bozuldu. Bozulduğu yetmemiş gibi dengeleri alt üst etti. Özellikle Irak operasyonuna katılmama ve topraklarımızı kullandırmama kararı ABD’de şok etkisi yaptı. O şoka girenlerden biri de İsrail’di. Ak Parti iktidarından beklenen ve umulan elde edilemeyince Ortadoğu’da dengeler değişmeye yenileri kurulmaya başlandı. Özellikle 2006 sonrası. İsrail’in yönetiminde önce Körfez ülkeleri bağımlı hale getirildi. Arkasından 1990 sonrası Suudiler sıkı bir markaja alındı.

    Bu arada 1948’den ’den beri cereyan eden 4 Arap-İsrail savaşı ve onun yol açtığı yeni oluşumlar uzun bir hikaye. Bütün bunlar niçin oluyordu?. Ahir zaman fitne ateşi yüzünden. Bu halin 1. Derecede sorumlusu Türklerdir. İslam dünyasının batılı emperyalistlerin boyunduruğu altına düşmesine direnemedikleri yetmemiş gibi onlara sırt da çevirdiler. Bataklık dedikleri Ortadoğu’nun batılı emperyalistler tarafından sömürülmesine aldırmadılar. Menderes’in bölgede aktif olma teşebbüsü iç ve dış dinsizlik komiteleri tarafından sabote edildi. İttihat teşebbüsüne bu kez 1964’te tahta çıkan Kral Faysal devam etmek istedi. “Ortadoğu’da 1.5 devlet var. Yarım devlet İran idi. Vetam devlet Türkiye’yi misyonuna, bölgeye çekmek için her çareye başvurdu. Ama Türkiye’nin içe kapanık, problemlerle meşgul edilmesi, kendi başına hareket etmemesi için terör ve anarşinin yanında iktidarların yapay partiler ve siyasi krizlerle meşgul edildi. 1966-2018 döneminde anarşi ve terörün devam etmesinin sebebi budur. Türkiye Menderes ve Demirel’den sonra Özal zamanında İslam dünyası ile yakın ilişki kurma teşebbüsleri de sabote edildi.

    Şimdi Suudilere ve Körfez ülkelerine kızıyoruz. Niçin? Siz onları terk ettiniz. Kaderleriyle başbaşa bıraktınız. Zenginliklerinin sömürülmesine göz yumdunuz. Onlar zaten birer devlet değil birer aşiret görüntüsü veriyor. Asırlarca biz onlara bakıp yönettik. Siyasi yönetme becerisi olmayan ülkeleri azgın kurtların önüne attık.

    YanıtlaSil
  11. 3*Şimdi mesele bunları anlatıp zaman kaybetmek değildir İttihad zamanı. Bu nasıl olacak buna kafa yormak lazım. Bütün İslam ülkeleri batılı istihbarat örgütleri ve fitne komitelerinin fesadıyla birbirine düşürülmüş, kavgalılar. O yetmemiş gibi üç ülke iç çatışmalarla kan gölüne dönmüş vaziyette. Bu yetmemiş gibi bir de İran’ı açık ve gizli kullanarak Arap alemine öcü gösterip batının özellikle İsrail’in kucağına itiliyor. İsrail bölgenin en güvenlikli ve en rahat ülkesi. Çevresindeki 300 milyon Müslüman birbiriyle çatışıyor. O da keyfini çıkardığı yetmemiş gibi ufak ufak topraklarına yeni topraklar kata kata büyüyor. Birbirine düşürerek çatıştırıp ardından güvenlik yemini kullanarak himayesine aldığı Arapları yönetiyor. Bu manzaradan önce hangi millet utanmalı.

    Batıya yamanmayı esas alan bizim ulusalcı ve Kemalist güruh, en ufak bir meselede Arap ihaneti palavrasını ortaya atarak carut curt ederler. İhanet ettiği öne sürülen Arapların 1. Cihan Harbi’nde Osmanlı ordusunda çarpıştığı, Çanakkale’de bile şehit düştüğü unutulur ve iftiralarını sıralarlar. Osmanlı’yı onlar inkar ederler ama Araplar düşmanlık olsun diye Osmanlılık taslarlar.

    Bütün bu karanlık tablodan çıkmanın yegane ve tek yolu ittihat etmektir. Kabahatimiz yalnız Arap dünyasını terk değil daha önemlisi Türk dünyası ile bağ kopukluğu ve onlara duyduğumuz ilgisizliğimiz de ayrı bir utanç halidir. Osmanlı’nın Türk kardeşlerimize gösterdiği yakınlığın onda birin bile gösteremedik. Sonra Sovyetler çökünce Türk dünyasına sahip çıkamadık. Bazı politikacıların Türk dünyası ile ilişkileri geliştirme teşebbüsleri birkaç yıl içinde iflas etti. Batı basınında alay konusu olduk. Avrupalılar pazarları kaparken bizde ne kadar sahtekar hırsız varsa Ortaasya ülkelerine akın edip ekonomik istismar ve yolsuzluklarla nemalandılar. Derken bir de devletin desteğiyle Gülen ve çetesinin eğitim hizmeti adı altında Mossad-CIA ajanları sözde Türk okullarına öğretmen olarak atandı. O Türk okullarını yöneten Gülen çetesi itithad-ı İslam’ı ihmal ederek bütün Türki devletleri batıya entegre politikası güttü. Gülen bunun açık açık 1990’ların ortasında söylerken bir Allah’ın kulu çıkıp “Bu ne ahmaklıktır” diyemedi. Büyük millet olmak, büyük devlet olmak lafla olmaz.

    O Türk kardeşlerimizin istiklallerini ilan ederken fakir fukaralığı yenmek için çabalarken biz ne yaptık? Lak lak. Hiç unutmam 1990 yılında bir milliyetçi liderimiz ABD’ye gitti. Yahudi lobisine Türki devletlerine yatırım çağrısı yaptı. Bu bir dergi tarafından ifşa edilmesine rağmen kimsenin gıkı çıkmadı. Halbuki Özal ne hayaller besliyordu. Adriyatik’ten Çin’e kadar uyusun da büyüsün ninni.

    Sonra Kazak liderinin basiretli tutumu ile 5-10 kuruşluk Demirel’in ilgisi de yaraya merhem olmadı. Ama İslam ülkelerine olduğu kadar Türk dünyası ile ilgilenerek kardeşliği yeniden ihya etmek son 10 senenin başarısı oldu. Bu konuda Kazak Lideri’nin Nursultan Nazarbayev 28 yıldır hiç üşenmeden, yılmadan Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem verdi. Şimdi Ortaasya’ya sahip çıkmanın meyvalarını topluyoruz. Sıra Arap dünyasına geliyor.

    YanıtlaSil
  12. 4*Onun için 24 Haziran büyük bir önem kazandı. Siyasilerimiz-askerimiz-diplomatlarımız-bürokrasi bir asırdır bizi uyuttu. Hem dini, hem milli kimliğimizi ihya etmenin zamanı gelmiştir. Misyonumuzu unutup batının kuyruğunda dilenme politikaları iflas etmiştir. Türkiye’de 4 darbe ve bir darbe teşebbüsü her başımızı kaldırdığımızda geldi. 15 Temmuz’un arkasında ve destek olmayan bir batılı ülke gösterebilir misiniz? Türkiye işgal edilmek istendi. Ama bunu millet sokağa çıkarak engelledi. 15 Temmuz cesaretini 27 Mayıs’ta gösterebilseydik 70 yıl kaybetmeyecektik. Onun için 24 Haziran yeni bir Türkiye için büyük bir fırsat. 250 yıllık sivil-askeri bürokrasiyi saf dışı etme için büyük bir fırsattır. Bürokrasi oligarşisinin elinden Türkiye’yi kurtarmanın zamana geldi ve geçti. Yoksa kapkaranlık günler bizi bekliyor.

    Suudilere falan çatmadan önce bir ihtida hareketi olarak ortaya çıkan Mehdiyet’in bir vaiz bozuntusu tarafından Vatikan’ın ve batılı emperyalistlerin uşaklığını kabul etme aracı yapılırken, kimsenin gıkı çıkmadı. Hilafete 484 yıl merkez olan bir ülkenin bir soytarı din adamı kimliği altında bir Cumhurbaşkanı’nın gidip elini öpmesinden 40 yıl sonra Papa’nın elini öpüyorsa bunun tek sebebi fitneni kazanıdır. Ve neticesi Duhan.
    Siz bakmayın bu kadar karanlık tablo çizdiğime. O tabblo mazi oldu-oluyor. Bu ülkede milletin ihyası din ile olacaktı ve öyle oluyor. Din ihya edilmeden ne müstakil olabiliriz ne de Allah’ın kulu. Ne de bölgenin ağabeyi. Sadece dinsiz gizli komiteler tarafından yönetilir başımıza çorap örülmesine seyirci kalırız.
    Medine destansı blir müdafaadan sonra elimizden çıkan son İslam merkezlerinden biridir. Şerif Hüseyni kandırarak isyana teşvik eden kimdi? Daha sonra mukaddes toprakları ve Mekke-Medine’ye hakim olan Suudiler hep emperyalist boyunduruğu alında sahte bir istiklal elde etmişlerdi. Önce İngiliz sonra Amerikalılar Suudileri himayesi altına almıştır. Ancak 1964 yılında tahta geçen Kral Faysal müstesna ve çok değerli bir şahsiyetti. Ve en büyük emeli ittihad-ı İslam’dı. İslam alemindeki bütün dini kuruluşlara kol ve kanat germiştir. Kudüs’ün işgali ve özellikle Mescid-i Aksa’nın kundaklanması üzerine Kudüs’ün istiklali için bütün İslam dünyasına çağrı yaptı. İslam Konferansı’nı ilk kez onun daveti üzerine toplandı. ABD’ye rest çekerek 1973 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra petrol ambargosunu uygulayarak kafa tutmuttu. O tahta geçer geçmez büyük bir ferasetle Türkiye’yi yeniden Ortadoğu’ya çekerek İslam Birliği’nin gerçekleşmesinde ana aktör olmasını istemişti. Türkiye’yi bile ziyaret ederek yakın ilişkiler kurarak, maddi yardımda bulunarak Türkiye’ye büyük önem vermişti. Ama biz fitnelerin etkisinde nanaydık. Kral Faysal dünyadaki bütün dini hareketleri destekledi. Ama ne yazık ki bir suikaste kurban gitti. Ve ABD o tarihten sonra Suudileri sıkı markaj aldı.

    Enfal Suresi’nin 73. Ayeti mü’minin yerine kafirin dost tutulması halinde fitnenin zuhur edeceği ve bununda yeryüzünde büyük bir fesad nedan alacağın konusunda mü’minleri ikaz eder.

    YanıtlaSil
  13. 5*Hiç unutmadığım iki olay var. Kenan Evren İslam Konferansı’nın ekonomik işleri başkanı iken Körfez ülkelerinden Kuveyti ziyaret eder. Bu körfezde büyük heyecan uyandırır. Ziyaret sırasında bir yaşlı İslam alemi Evren’e “Asırlarca İslam’a hizmet ettiniz. Vazifeden kaçamazsınız” yollu sözler edince ne oldu?. Evren’i alelacele o salondan uzaklaştırırlar. Adamcağız arkasında aynı sözleri bağırarak tekrarlamaya devam eder. Zavallı alim olmak başka Türkiye’nin ahvalinden çakma başkadır, bilmiyor.

    10 yıl sonra. Sovyetler çökmüş. Türk müteşebbisleri Türk kardeşlerimizi ziyaret eder. Galiba Kazakistan’da şöyle bir olay cereyan eder: Birkaç Türk bir gün bir bakkal dükkanına girer. Alışveriş yapar. Dükkandaki genç karşısındakilerin Türk olduğunu anlayınca sevinçten çığlık atar. Ve koşa koşa dükkanın arkasına bağırarak “Baba geldiler onlar geldiler. Kurtaracaklar” diye haykırır. Meğer zavallılar 60 yıl karanlık günlerinde tarihte adı büyük ama şimdi küçük bizleri beklemişler. İşin acı tarafı o sırada paşalarımız herkesten gizli İsrail’le Stratejik İşbirliği Anlaşması yapıyordu. Dışişleri bölgede CIA-Mossad güdümündeki Gülen çetesinin önünü açıyordu.

    Kimse Suudilere, BAE’nin soytarısına, Mısır’a falan kızmasın. Önce kendimize bir bakın.

    Niçin böyleydik? Bir türlü fitnelerin etkisinden kurtulup ihya olamıyorduk? Niçin? O ihya olmadan biz ihya olamazdık. Sahi o nedir? Ve Evren’e bağıran Arap alimi ile o Kazak gencin çaresizliğine kim yansın ve üzülsün?.

    Bütün bunlar olurken Tarikat-ı Muhammediye’nin evradında yer alan namaz tesbihatında ahir zaman, Süfyan ve Mesih deccal fitnesinden ve kadın fitnesinden istiaze edilmiştir. Bunların bu anlattıklarımı kapsar mı? Anlamak kolay olmasa gerek. Çünkü fitne bir manada imtihandır. Dehşetli bir zamanda iyi ve kötü ayırt etmek için bir ölçüdür. Ehl-i hak ile ehl-i batıl böyle ayrışarak belirlenir. Ne de olsa dünya imtihan yeridir.

    24 Haziran da bir imtihandır. Son fitneleri içimizden ayrıştırma imtihanı.

    YanıtlaSil
  14. Mehdi Aleyhisselam ve Vezirleri:
    1. Sehametul Ferdani (k.s.)
    2. Yusuf es-Siddiyk (k.s.)
    3. Abdurrauful Yemani (k.s.)
    4. Imamul Arifin Emanul Hak (k.s.)
    5. Lisanil Mütekellimin Avnullahis Sehavi (k.s.)
    6. Arifittayyarel Ma'rufi bimillah (k.s.)
    7. Burhanel Kermai Gavsul En'am (k.s.)
    Himmet ya Seyh Nazım , Meded ya Sah-ı Merdan
    Hicabın üzerinde ismi geçen Abdurrauful Yemani k.s. (3. sıradaki) kimse su an
    Türkistanda yasamaktadır. Oradaki müslümanların manevi lideridir.
    Abdurrauful Yemani hazretleri Hazreti Mehdi nin Basveziri olarak hizmet edecektir.
    Allah bu Hazretin makamını yüceltsin.

    YanıtlaSil