.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

18 Mart 2018 Pazar

AFRİN ZAFERİ

Foto: İHA
Foto: İHA
AFRİN TAMAMEN KONTROL ALTINA ALINDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Afrin operasyonu açıklaması:
“Çanakkale Deniz Zaferimizin 103. yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu tarihi günde tüm şehitlerimizi ve gazilerimiz rahmetle yadediyoruz. Böyle bir gençlik olduktan sonra Allah'ın izni ile yeni yeni Çanakkale Zaferlerini yakalamaya hazırız. Bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Afrin şehir merkezi TSK desteğindeki ÖSO mensupları tarafından bu sabah 08:30 itibarıyla tamamen kontrol altına alınmıştır. Şu anda orada Türk bayrağı dalgalanıyor, ÖSO bayrağı dalgalanıyor. Afrin operasyonumuzu en başından beri yürekten destekleyen milletimize şükranlarımı sunuyorum. Türkiye bir kez daha haklının, mazlumun yanında olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.”

TSK'DAN AFRİN AÇIKLAMASI
“18 Mart 2018 tarihi itibariyle Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu tarafından Afrin şehir merkezi kontrol altına alınmıştır. Kontrol altına alınan bölgelerde mayın ve el yapımı patlayıcı arama çalışmaları sürdürülmektedir.
Harekât kapsamında terör örgütü mensupları ile girilen çatışmalarda bugüne kadar 46 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 225 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır.
Harekâtın başlangıcından itibaren toplam 3603 terörist etkisiz hale getirilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, 18 Mart Şehitler Gününü de idrak ettiğimiz bu anlamlı günde, vatan, millet, bayrak ve tüm kutsal değerlerimiz uğruna hayatlarını gözünü kırpmadan feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, çatışmalarda yaralanan kahraman gazilerimize acil şifalar, şehit ve gazilerimizin değerli ailelerine sabır temenni ederiz.”


110 yorum:

  1. Hz. Ali'nin hükmü adaleti mahza idi yani suçluyu suçsuzdan ayırıp sadece suçluyu cezalandırmak yani kurunun yanında yaşı yakmamak. İşte bu hükmü şiar edinen bu Allah'ın ordusu daha nice zaferler elde edecek evelallah.


    Ülkemizde iç karışıklık bekleyip sonra Mehdi getirmeye kalkan, zuhurat maskesi altında bizi uyutan hainlere kapak olsun!

    Ümitvar olunuz şu istikbalin inkılabı içinde en gür sada islamın sadası olacaktır!

    YanıtlaSil
  2. Rabbim islam dusmanlarina firsat vermesin butun muslanlari turkiye eyrafinda birlesmek nasip etsin butun dunyayaya turkun gucunu butun dunyaza gosteren silahli kuvvetlerimize destek veren butun kardeslerimize ayrica sayin cumhurbaskanimiza destek veren siyasi partilerimize candan tesekkur eder gaziletimize acil sifalar diler sehitlerimizinde sehadetlerinin yuce mevlamdan kabul etmesini ailelerinede sabri cemil dilerim rabbim sehitlerimizin seratini nasip etsin rabbim ordumuza nice zaferler nasip etsin insaallah AMIN AMIN AMIN

    YanıtlaSil
  3. Türkler 1. Cihan Harbi'nde Ortadoğu’dan emperyalizme mağlup olarak ayrıldılar. Bunun sebepleri ayrı bir konu. Ama tam bir asır sonra yine bir dünya savaşında önce El Bab'a şimdi de Afrin’e girdi. Bu bir savaş değil. Bir askeri operasyondur. 3. Dünya savaşının düşük yoğunluklu bir muharebesidir. Operasyonunun amacı “Sivili koru, teröristi öldür”. Gaddar batının 100 cani için 10 bin kişi öldürme operasyonlarına Müslüman Türk usulü bir cevaptır. Bu bin yıldır böyle.

    Öncelikle şunu hatırlatayım Türk askeri ÖSO askeri birlikte mübarek bir günde Afrin’e girdi. Yüksek şahsiyetli uzmanlarımız ve yorumcularımız Afrin’e girişin zor olacağını ve bir ay kadar süreceğini allayıp pullayıp anlatıp durdular. 18. Marta sabahı kalktık bir de ne gördük askerimiz Afrin’in merkezine girmiş. İyi de uzmanların art arta hendeklerin kazıldığını, çocuk ve kadınların oralara yerleştirilip Kandilci takımının en geride mevzilendiğini, bomba ve patlayıcı tuzaklardan söz edip durdu. Yani yürütülen operasyondan kimsenin ne olup bittiğini bilmeden tahminle ve teorik bilgilerle yorumlayıp durdular. Askeri gizlilik böyle olur zaten adamı uyuturlar. Yalnız gözden kaçan bir husus Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Girdik, giriyoruz, bu son, yarın orada” şeklindeki sözlerini niçin söylemiş? Meğer operasyonunun zafer tarihini 18 Mart Çanakkale Zaferine tevafuk ettirmek içinmiş. Kimse uyanamadı. Normal bu kadar ahir zaman Duhan’ında olur böyle şeyler. Şeddeli zafer kutluyoruz.

    Bir yerde okumuştum. 3 Allahüekber sonrası bir büyük çatışma olacak şeklinde. El Bab ve Afrin ile iki Allahü ekber söylendi. 3. Münbiç olursa demek ki ondan sonra İsrail’le yüzyüze geleceğiz. Yani sonun başlangıcı başlayacak.

    Mehmetçiği kutlarız. Mehmetçik derken ÖSO ordusu askerini de kutlarız. Zaten bu operasyonda en ön safta hep onlar vardı. Sinan Oğhan gibilerini utandırarak.

    Şimdi mesele ABD’nin şahin kanadı ile Siyonist İsrail’in tepkisinin ne olacağı. Bir defe ABD’de henüz açığa vurmayan çok ciddi bir bölünme var. Kore’den beri bize iyi niyet besleyen Amerikalılar ve Tevhidçi Hıristiyanlar tepki gösteriyor. Bu çok önemli. Çünkü Ortadoğu’da düğümü bu tepki çözecek, Allahü alem. Çünkü Ahir zaman hizmeti manevi ve sulhçu olduğu için. İlerde anlatacağım “Öldürmek insanın yaratılışında var, savaş araç değil amaçtır” diyen Deccalist Yahudi’nin 50 yıldır pentagona hakim kılmaya çalıştığı savaş ve şiddet fitneleri ve teorileri başlarını yiyecek.

    Gün ola harman ola. Ayrıca Türkiye bu askeri kahramanlığı gelenekseldir, ama daha yakın tarihe kadar İsrail ve batıya ve de ABD’ye avuç açarken bugün milli silahı ile zafer yazıyorsa buna zemin hazırlayanları hayırla anmak lazım. Unutulmasın darbeci nankör cuntacılar Kıbrıs’a giden çıkartma gemilerini yapan iktidarı ABD’nin emriyle 12 Mart’ta yıkmışlardı. Her halde bugün bu halden utanıyorlar diyeceğim ama hepsi mezarda bunun da azabını çekiyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Güzel soru, taraflar borsa gibi günlük değişirken cevap vermek de zor.

      Ergun Diler, Tillerson'un görevden alınmasından beri ABDdeki güç kaymasının ayrıntılarını yazıyor, hele son 2 gündür yazdıklarının sonucunda bugün ağzındaki baklayı çıkarmış; Trump görevden el çektirilecek.

      Pompeo gibi İran karşıtı bir Dışişleri bakanı, Pentagonun sertlik politiklarının artık frenlenemeyeceğini gösteriyor. Pompeo'nun bakan yapılması, Pentagon ile İngilterenin anlaştıklarının dünyaya deklere edilmesiydi. Küresel güçle küresel sermaye el sıkışmışlar.

      Trump'un Kudüsün başkent yapılmasını onayladığı kararında, Pentagon, şimdi zamanı değil gibi tepkiler vermişti. Trump'un kararı damadı Kushner'in yahudi AIPAC örgütü bağlantıları sebebiyleydi. Pentagon katolik kontrolünde, AIPACdan da uzak duruyor.

      Trump'un görevden el çektirilmesi, damadının (AIPAC) da beyaz saraydan uzaklaştırılması demek oluyor. Pentagon -AIPAC mücadelesini İngilizlerle anlaşarak Trump'u görevden alacak Pentagon kazanmış oldu/oluyor. Pentagon bu arada AIPAC a bağlı silah şirketlerine de çökmüş.

      Kataolik Pentagon+CIA+Beyaz Saray+Askeri sinayi kompleks+İngiltere (küresel sermaye) birliğinin İsrail konusundaki tavrı ne olacaktır ? Bu şartlarda AIPAC bir şekilde bu büyük birlikle anlaşmak yoluna gidecektir. Sonuç ne olur ? Şimdilik bilmiyoruz.

      İngiltere+Rusya tarafında, Pentagon'un karşısındaydık. İngilterenin taraf değiştirmesi, Rusyayı karşısına alması, bizi İngilterenin yanında Pentagonun yanına, rusların karşısına sürükler sanırım. RTEnin geçen gün NATOyu ortadoğuya çağırması bunun işareti miydi ? Biraz zaman geçsin, TRnin yeni rotasını anlarız.

      Ahir zaman ifşaatlarında Armegeddonda bizim NATOyla beraber, Rusların karşısında olacağımız söyleniyordu. Taraflar ahir zaman hadislerindeki gibi oluşuyor,sanki.

      Sil
    3. İsraile bu dönemde Iraktan ve Suriyeden bir grubun saldırması anlatılıyordu.Ancak tüm grupların ipinin israil ile abd ve batıda olduğu alenileşti. Abd de bir grup insanın israilden hoşlanmadığı,abd nin israile verdiği destek sebebiyle, abd nin bölgedeki çıkarlarının olumsuz etkilendiği vs anlatılıyor. Anti christ denilen deccalin şuan israilde olduğunu rahmetli Abdullah baba anlatıyor. Şayet böyle birşey varsa önce batı komple israili ve yahudileri yok eder bu böyle bilinsin.Ben Sayın Abdullah babanın söylediklerine büyük önem veriyorum.Suriyeye vuracaklar Suriye Türkiyeye kaçacak sonra Türkiyeye vuracaklar büyük zaiyat vereceğiz ama O çıkacak O. O kim Hu ...Hu ne demek Allah...Yani Sayın Özfaturanın Toroslarda 1 milyon abd ve Batılı askeri geberteceğimiz öngörüsüne bu yıl sonu gelecek yıl ortaları , Herşeyin iyisini doğrusunu Hazreti Allah (CCh) bilir....

      Sil
    4. Yeni ABD-İngiltere anlaşmasıyla İngiltere İranı desteklemekten vazgeçmiş. Rusyayı zayıflatmak için ABD+İngiltere+İsrail, İranı vurmayı planlıyorlarmış.

      Akdenizin ABD kontrolünde olması da kabul edilmiş, Rusyanın akdenizden uzak tutulması da.

      Şimdilik batı, İranı vuracak ama asıl hedef rusları diz çöktürmek gibi görünüyor.

      Şimdilik İsrail hedefte yok.

      Sil
    5. Duydunuz mu beyler bir de başımıza “Ahir zaman ifşaatları” çıktı. Böyle bir tabir gaybi haberler literatüründe var mı? Duyan varsa haber versin. Bizim bildiğimiz ahir zaman ya (rivayetleri) vardır veya (ahir zaman gaybi haberleri). Bir üçüncüsü yoktu işbu rivayet yeni çıktı. Ahir zaman ifşaatları. Her halde bu ifşaat da ahir zamanın orta oyunu olsa gerek.

      Sonra siyonist-avangelistlerin Tevrat menşeli Armageddon safsatasının merkezinde İsrail’in ortadan kaldırılması vardır. Bu Yahudilerin ortadan kaldırılışının yani "zillet ve meksenet”e tabi tutulmalarının sonuncusu ahir zamanda yanılmıyorsan 12. defa tekrarlanacak. Ve Beni İsrail’in kovulacak. Bunun NATO ve Rusya ile ne ilişkisi var. Bir bileniniz var mı acaba? Çok komik. Bir de Hadisler palavraya şahit kılınıyor.

      Armageddon, Avangelistlere göre büyük dünya savaşı çıkacak. Onlar Mesih’in kumandasında cennete yükselip dünyanın yok oluşunu seyredecekler. Bunun için Siyonist kurgulu bu safsata ile Siyonistlere hizmet ederken, Siyonistlere göre ise İsrail’in ortadan kaldırılmasının adıdır.

      Bırakın bu palavrayı da şuna odaklanalım. Hangi "siz eski şeylerden bahsediyorsunuz ama aktüel bir şey söylemiyorsunuz" diyen dumanlı kafalara bir soru. Türkiye’yi Suriye işine Fırat Operasyonu ile kim devreye soktu. Niçin, neden? Ve ardından Afrin’e soktu. Bunu çözen ki mutlaka aktüel haberleri Kur’an’a göre değil de Ergun Diler’e göre yorumlayan cevabını biliyordur. Yalnız bir hata yaparsa çok fena madara ederim. Tevrat ve İsra Suresi anahtar. Melheme-i Kübra burada geçerli değildir. O oldu bitti hafazanallah.

      Şuna dikkat etmek lazım, Deccalin oyununa mı geldik, yoksa direk Mesih mi rol oynadı. İşin püf noktası bu? Dünyevi gözle değil, manevi gözle bakılmalı. Üstüne üstlük hüküm Mehdi’de olduğundan mutlaka Mehdi cemaatinin yani Mehdiyetin kime destek verdiği bilinmeli.

      Kudüs’ün fethi kime müyesser olacak, derken bu söz külliyen palavaradır (Ahir zaman ifşaatlarında Armageddon’da bizim NATOyla beraber, Rusların karşısında olacağımız söyleniyordu. Taraflar ahir zaman hadislerindeki gibi oluşuyor, sanki.) Sanki sanki mi, yoksa vanki vanki mi?


      Sil
  4. Daha zor bir surec baslayabilir bu sebeple zafer kutlamasini abartip okcular tepesini terketmemek lazim. Her an tetikte olmakta fayda var. Bunlarin en iyi bildigi iş kalleşlik cünkü. Bolgedeki kürtlerin dininin inancinin yokolmasi cok ic acıtıcı. Topraklarimizdaki kürt kardeslerimizi bunlarin fitnelerinden korumaliyiz. Zor zamanlar bizi bekliyor. Rabbim bizi dogrudan ayirmasin bize yol gostersin. Ordumuzu muzaffer eylesin. Sairin dedigi gibi islamin son ordusu. Gurur duyduk.

    YanıtlaSil
  5. İşler belli olmaya başladı haziranda türkiye kuzey ırak'a girecek mayısta ise abd iran ile nükleer antlaşmayı bozacak süfyan galiba hepsinden önce çıkacak eylülde de kutlu zuhur olacak gibi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2019 un eylülüne dikkat diyorum. 09.09.2019 ...yani 10 Muharrem 1440/1

      Sil
  6. Akdoğan da ABDnin nisan "mayıs"da irana operasyon yapacağını yazmış. sadece bir tahmin mi ? bilgi mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tahmindir
      suudların israile hava sahasını açması
      suriye ve ırakdaki gelişmeler
      suudların yemende beceriksizlikleri
      önce suriyenin ardından ırak ve irana müdahele olacağını zannediyorum
      ırakda bizim için bir kez daha kerküke girme fırsatı doğar sanıyorum
      inşallah meclis tezkere gibi buna taş koymaz umuyorum
      rus nato çatışması olursa ibre natodan yana
      çünkü
      natonun 1 milyar nufusu 40 trilyon dolar gsmh si var
      rus un ise 160 milyon nufusu 2 trilyon dolar gsmh si var
      böyle bir savaşta avrupa kalmaz ama rusyada kalmaz
      bizim için sorun abd bölgeye bizim girmemizi kabul edecekmi
      bence devletimiz ve abd anlaşacak
      bizim için natodan çıkmak rusla kankilik maceradır
      natodan çıkmak bizim sonumuz olur
      bizim yerimize israil i natoya alırlar ve
      arkadaş şu kıbrısdan çık egedede geri dur derler
      natoda kalırsak israil in natoya katılmasını veto edebiliriz yunanada sonuna kadar dikleniriz
      rusun amacı bizi çok sevdiği değil boğazları ve akdenize inmeyi sevdiği içindir
      biz zaten natoya rusun kars ve ardahanı istemesi neticesinde girmiştik
      evet rusyadan s-400 alınmalı israil ve yunan uçaklarına ve hatta 15 temmuzda darbeye katılan ve saatlerce müdahele edilemeyen uçaklara karşı
      bu füzeler alınırsa bu füzelerin kodlarını ele geçiremeyen kimse darbede yapamaz kolay kolay bize de dalaşamaz

      Sil
    2. Eğer ABD ve İngiltere Akdeniz hakimiyeti konusunda anlaştıysa, rusları da buna zorlayacaktır. rusların akdenize inmemesi için bizim yanımızda olacaktır.

      Ama adamların kafasından ne geçtiğini bilmiyoruz, önce bizi ruslara ezdirip, ardından bu bahane ile ruslara savaş açmayı planlıyor da olabilirler.

      Rusya avrupaya ABDnin NATO desteğini kırmak için saldıracak olabilir. Elbette bu rusların intiharı olur. Rusları böyle bir intihara mecbur edecekler gibi görünüyor.

      Ruslara diz çöktürmek için ,"birileri" dünyayı çok kötü günlere sürüklüyor. Bilinçli olarak mı ?

      Sil
    3. Amerika ingiltere ve rusya anlaşıp bizi oyun dışı yapmak istemeleri güçlü ihtimal.

      Bizim hedeflerimiz bu üç ülkenin de aleyhine. Dikkatli ve hazırlıklı olmamız gerekiyor.

      Sil
    4. İng. Rus'un -aslında yahudinin- komünist tek dünya devleti projesini önlemek için pentagona yanaştı; tüm avrupayı da Rus'un karşısına geçirdi ..
      Anlaşılan Rusya'yı güçsüzleştirmek için müttefiki İran'ı vurmak istiyorlar ..
      Benim merak ettiğim;Rusya -aslında yahudi- bu hamleye nasıl cevap verecek, ilk hamleyi hangi taraf yapacak, cübbeli nin dolar 4 tl videosu ve 3 aylık komünist tertibi birlikte düşünüldüğünde Allah muhafaza bu hamleyi bizim üstümüzden mi yapmak isteyecekler (bizim pentagon tarafına geçtiğimiz netleşirse) ..

      Sil
    5. Ahir zamanın ahvalini bilmemek insanı yanıltır. Komünizm Hz. Mesih’in hizmetiyle çökertildi. Yani komünizm sizlere ömür tarihe geçti. Ancak bu büyük Yahudi fitnesinin bir versiyonu idi. Yahudi’nin aklı fikri madde-dünyevi mal. Bu yoksa komünist olur. Varsa kapitalist olur. Komünizmin ortaya çıkması bir Yahudi fitnesidir. 4 bin yıllık mazisi olan Yahudi komün hayatının yani yaşam tarzının birini insanlığa kabul ettirilmesi idi.

      Peki komünizm sonrası Yahudi tıynetinin hangi kızıl rejimin bir versiyonu olarak arz-ı endam etti? Kızıl ideolojinin bir teorisyeni, devrimcisi, kızıl ordunun kurucusunun şahs-ı manevisi olarak nasıl oldu da kapitalist dünyada siyasete hakim oldu. Hem de ölümünden yıllar sonra. Batıda son 25-35 yıldır neoliberallerle kim hangi tezgahı kurguladı. Troçkistler değil mi? Peki onlara karşı hangi dini şahsiyet ve cemaati mücadele eder. Tiyatroda oyuncular aktördür. Gerçek kişilikler değildir. O oyuna konu olan şahsiyetleri bilmek esastır.

      Herkese şunu hatırlatırım. 1975 küresel deccaliyetin 3. Devresinin başladığı tarihtir. Yani küresel sermaye-neoliberal troçkist koalisyonun cirit attığı bir zamandır. Bir manada şimal rüzgarının estiği bir zamandır. 3 yıl içinde dünya siyasetine hakim olan ve 1980’de 12 Eylül ile Türkiye dahil bir çok ülkede tek tek iktidar ele geçirilirken çok önemli bir şey oldu. Yinon Planı yani siyonistin beynindeki kağıda döküldü. Ve sonra hem bölgemizde, hem Avrupa’da hem ABD’de ve özellikle Türkiye’de neler oldu neler. Türkiye askeri ihtiyaç açısından sıkıntıdan sıkıntıya, ekonomik krizden krize, Tağuti 28 Şubat operasyonunu yaşamadı mı? Nasıl oldu bu?

      Hani turfa müneccim yıldız sayarken önündeki çukuru fara etmez de içine düşermiş hesabı, rüya ile uğraşanlar önündeki gerçeğin çukurunu göremeyip için düşerler.

      Ahir zamanın hükmü ne hacı ne hocaya ve ne de şeyhe tabidir. Artık Halifetullah ile Kur’an ve iman hakikatleri bir elmas kılıç olur da bütün keferinin beynini dağıtır. Buna Mehdiyet denir. O zaman palavralar geçerliolmaz.

      Sil
    6. İngiliz yahudileri, Rus yahudilerini desteklemekten vazgeçip, amerikan yahudileri tarafına geçti. Sonuç böyle birşey. Dünya savaşları dediğimiz şey, yahudi aileleri arasındaki kavga, aslında bir kayıkçı kavgası mı ?

      Savaşın sonunda kim kazanırsa kazansın yahudiler kazanmış oluyor. Sermayenin kontrolünü elinde tutan yahudilerin dedikleri olmuş oluyor.

      Pentagonun derdi ne ? Neden İran ve sonra büyük ihtimalle Rusya ? Pentagonun ortadoğuda ne işi varsa aynı sebepten. Petrole ihtiyacı yok, esas derdi Çinin petrole ulaşmasını engellemek. Iran ve rusya ,Çinin petrol tedarikçisi oldukları için hedefteler.

      2.dünya savaşından sonra ABD, doları, dünya rezerv parası olarak dayattı. Savaş sonrası ABD yardımı denilen şeyler, doların dünyaya yayılması ve bütün dünyaca kullanılması amaçlıydı. ABD, dolar karşılığı olarak rezervinde altın tutacağını söylemesine rağmen, bunu yapmadı. İlk farkeden yada karşı çıkan deGoulle oldu, Fransanın elindeki dolarların altın karşılığını ABDden istedi. ABDnin verdiği karşılık, Fransa üniversitelerindeki öğrenci olayları oldu. Komik olan ,solun 1960 kuşağı diye yücelttiği şey, amerikan dolarına destekten başka birşey değildi.

      Altın karşılığı olmayan dolar, karşılıksız basıldıkça ABDnin zenginliği de arttı, borçları da. Kimse ABDden alacaklarını istemediği / isteyemeyeceği durumda bir problem yok ama dünya ticaretinde kullanılmayan dolar, hemen ABDye geri dönecek yani ABDde bollaşan doların fiyatı düşecek, bu sebeple ABD dolar dışında herhangi bir paranın kullanılmasına izin vermiyor, özellikle de bütün dünyanın mecbur olduğu petrol ticaretinde. Fiilen dolar ,altın yerine petrole bağlanmıştı. Bu sebeple petro-dolar deniliyor.

      İngilizler, ABD demokratları ile anlaşıp, aşırı borçlu doları rezerv para olmasına son verip, yerine euroyu koymak istediler, Globalizm denilen şey yani. Pentagon derhal müdahele etti, 11 eylül, Afganistan ve petrolü euro ile satmaya kalkan Irak. Euro ile satmaya kalkan Libya.

      Çin şöyle birşey yapıyor. Ben petrole yen ile alırım ama siz piyasada bunu altına veya istediğiniz bir paraya /mala çevirebilirsiniz,diyor. Fiilen petrolü altınla almış oluyor. Bu ABDnin kabul edebileceği birşey değil. Çini karşısına almak istemeyen Pentagon, petrolün altın karşılığı satılmasının önüne geçmek için, Çinin bütün petrol tedarikçilerini karşısına aldı.

      Olan bitenler, malesef, şahsi (müslümanlarla ilgili) değil, tamamen iş (doları güçlü tutmak)

      Çin, küresel sermaye (ingilizler+ABD demokratları) ile birlikteydi. Son zamanlarda bağımsız davrandığı yazılıyordu. İngilizlerin taraf değiştirmesi, Çinin bağımsız davranışları sebebiyle miydi ? İngiltere bağımsız davranan Çine, Pentagonun Çini sıkıştırma politiklarına destek vererek sopa göstermek mi istiyor ? İngiltere, Çine sopa göstermek için İran ve Rusyayı savaş alanına mı sürdü ?

      Enerjisi kısılan Çin, ortadoğuyu işgale kalkar mı ? Yecüc-Mecüc, önce Ruslar, sonra Çinliler mi ?

      Sil
    7. Komunizm, Sovyetlerde PARAnın bitmesi sebebiyle çöktü. Bugün hala Çin'in komunist olmasını saymıyoruz galiba. Doğu türkistanın bugün hala çektikleri komunistler sebebiyle.

      Nixon, Çini ziyaret edince komunizm (deccal) bitti zannediyorsun, tam tersine küresel sermaye Çin'e yatırım yapmak için Çin devletinden komunizmin en az 20 sene daha süreceğinin garantisini istedi. Bugün 1 milyar çinli komunizm sopasıyla açlık çekmelerine rağmen kıpırdayamıyorlar. Küresel sermayenin fabrikalarında boğaz tokluğuna çalıştırılıyorlar, aynı çalışma kampları gibi. Diğer yandan komunizm sopası yüzünden Çin sınırlarına hapsolmuş durumdalar, eğer bir gün "set açılırsa" 1 milyar Çinlinin dünyayı istilasını kim önleyebilir ?

      Her gördüğün olaya mesihiyet etkisi diyebilirsin, sen bilirsin, ben sana işin doğrusunu anlatayım. Demokrat amerikalılarla ingliz yahudileri "globalizm" propagandaları ile bizde 1980 darbesi ve anayasasının değiştirilmesiyle "merkez bankasının özerk olması" gibi, bütün komunist ülkelerin "merkez bankalarını" kendi sistemine bağlamak üzere harekete geçti. Yıllardır karşılıksız basılmış, aşırı borçlu doların yerine euronun geçeceği, İngilterenin finans merkezi, ABnin üretim merkezi, ortadoğu petrol ülkelerinin imar edileceği ve komunist ülkelerin de ABye entegre edileceği bir proje ile doğu avrupadaki komunist ülkelerin "turuncu devrimlerle" kapitalistleştirilmesi danışıklı döğüştü, sonunda Yeltsin SSCBsi de sisteme entegre/Rusya oldu.

      Tüm avrupada Euronun "rezerv para" olarak kullanılması ile karşılıksız basılmış, aşırı borçlanmış doların "rezerv para" özelliğini kaybetmesi, ABDnin tek kurşun atmadan batması demekti. Pentagon 11 eylülle "Globalizmi" bitirmek için "silahla" müdahele etti, kapitalistleşen komunist ülkeleri NATO ile kendine bağladı, yeni Rusya ise Putin ile bu projeden ayrılarak, kendisini NATOdan korumaya aldı.

      Yakın geçmişte hep beraber yaşadığımız bu olaylar küresel sermayenin ABde aşırı yükselmiş işcilik maliyetini kırmak için doğu avrupadan "aç" işcilerin batıya göçmesi için yapıldı.

      Bugüne kadar "demir perde" ile doğu avrupanın "aç" insanlarınca batıyı istilasını engellemek için yapılmıştı, bugün ise doğudaki "aç" işcilerin batıda boğaz tokluğuna çalışması için açıldı. Bu işleri yapan ise küresel "yahudi" semayesi, yani hristiyan bile değiller, sen bunlara nasıl mesihiyet dersin.

      Aynı dönemden , yakın geçmişten bahsediyoruz, sen apaçık yahudi sermayesinin yaptıklarına "mesihiyet" diyorsun ya, olacak şey değil.

      Başımıza bir FETÖ belası geldi, zaten kendisi sabetaycı /yahudi bir aileden geliyor, olacağı buydu, yahudi sermayesinin uşağı oldu bile denemez, bizzat yahudiliğinin gereğini yaptı. Peki ya bu sitede yazılanlar ? Hangisini okusan altından yahudi sermayesine güzellemeler çıkıyor.

      Bu sitede müslümanların yahudi sermayesine sürekli güzellemeler yapması nasıl bir gaflettir, nasıl bir türlü uyanmazlar,akıl alır gibi değil. Artık bu iş gafletten de öte olmaya başladı, mesihiyet maskesiyle yahudi sermayesini övmek resmen bir ihanet. Aynı FETÖ yolundalar.

      Sil
  7. Amerikalı komutan itiraf etti ve ne rusya ne de çin kadar güçlüyüz dedi

    YanıtlaSil
  8. Bennu astroidinin 2135 yılında dünyaya çarpabileceğini fizikçi howley söyledi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dünyanın dönüşünü durdurup ters çevirecek ve dünyayı bitirecek asteroid 200 metre yarı çaplı olamaz
      2136 da halley belki çünkü halley 6000 metre yarı çaplı
      belkide ay a bir şey olacak bilmiyoruz

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Bu nasa hikayelerine inanmayın hem dünyanın döndüğü nerden çıktı fevkimizde deveran eden güneştir vakti geldiğinde o dönüşünü terse çevirecek.

      Sil
    4. DÜNYANIN DÖNÜŞ HIZI VE KIYAMET…
      1*Gregg Braden son günlerde Amerika eyaletlerini ve medyayı gezerek Dünya’nın Foton Kuşağı’ndan geçtiğine ve Dünya’nın ratasyonunun yavaşladığına dair bilimsel kanıtlarını anlatıyor. Aynı zamanda Dünya’nın rezonans frekansında bir artış bulunmaktadır. (Schumann Rezonansı) Dünya dönüşünü durdurduğunda ve rezonans frekansı 13’e ulaştığında sıfır noktası manyetik alanında olacağız. Dünya durduktan sonra 2 ya da 3 gün içinde ters yöne doğru tekrar dönmeye başlayacak. Bu durum Dünya’nın etrafındaki manyetik alan içinde ters yönde ani bir değişikliğe sebep olacak…
      http://2012tr.tripod.com/schumann.pdf
      Binlerce yıldır SR’nın(Schuman Rezonansı) 7.8 devirde olduğunu, fakat 1980 yılından beri artmakta olduğunu hatırlayın. Bugün bu değer yaklaşık 12 devirdir. Ve 13 devire ulaştığında duracak.
      1980 yılın da bir günü 7.8 herz hız/24 saat olarak yaşayan dünya…şimdi bir günü 12 herz hız/16 saat olarak yaşıyor fark edemese de..İnsan zamanın bereketsizliğinden ve yetmediğinden şikâyetçi..şeytanın ve dürtülerinin esiri haz manyağı,hız düşkünü insan..kendi elleriyle yaptıklarının sonucu yaşayacak…Binlerce yıldır istikrarlı bir şekilde 7.8 herz olan rezonansı ne tetikledi ki…1980 yılından itibaren ivme kazanıp neredeyse iki katına çıktı…Efendimizin (as) bildirdiği gibi zaman başlangıç noktasına (sıfır noktası manyetik alanına)geldiği zaman dünya duracak ve ters yönde dönmeye başlayacak…Güneş batıdan doğocak..İman ve tevbe kabul edilmeyecek..
      1980…7.8 herzden günümüze kadar (38 yıl) 12 herz’e çıkan hız bakalım ne kadar zaman da 13 herz’e çıkacak..
      ” Kıyamet yaklaşınca zaman birbirine yaklaşacak. Bir sene bir ay gibi, bir ay bir Cuma (hafta) gibi, bir Cuma ile diğer Cuma arasında ki zaman da kuru hurma yaprağının ateşte yanması kadar kısa olacaktır.”Ramuz el Ehadis..

      Sil
    5. 2*…1980 yılı (1400) itibariyle artan sadece dünyanın rezonansımı..?
      !980 yılı itibariyle dünyanın etrafın da belirmeye ve fark edilmeye başlayan GÖK TAŞLARI..
      1980 gök taşı sayısı 8954
      1990 gök taşı sayısı 14.536
      2000 gök taşı sayısı 118.441
      2007 gök taşı sayısı 389.325
      27 yılda 44 kat artış..ve artarak devam ediyor..dünya gök taşları arasın da güçlükle seçiliyor..
      “ Onlar, Rabbinin katında haddi aşanlar için işaretlenmiş olan (taşlardır)”Zariyat/34
      “ Gökten bir parçanın düştüğünü görseler şöyle derler: "Üstüste yığılmış bulutlar!"Tur/44
      “Gökte olanın başınıza taş yağdırmasından güvende misiniz? Benim uyarmamın nasıl olduğunu yakında bileceksiniz.”Mülk/17
      “Bu ümmetimin son anında yer batması, şekil değişmesi ve GÖKTEN TAŞ YAĞMA OLAYLARI VUKU bulacaktır.”
      “Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere hakaret ettiği zaman ... gökten taş yağmasını bekleyin." Tirmizî, Fiten 31,

      Sil
  9. Nazım Kıbrısi Amik ovasındaki savaş hadisini yorumlarken butun izm'lerin bu savaşta yok olacağını ifade etmişti.
    Afrin savaşı bu savaşın bir bölümü olarak bu savaşta Turk milletinin kimler yanında kimler karşısında olduğunu ortaya koymaktadır.
    Şüphesiz bu savaş yakın ve orta vadede çok ciddi aşamalara erişecektir.
    İşe şimdilik ame rika ve bat ı ordularının (Rusya dahil) henüz tam müdahil olmadığından Turk ordusu savaşı buyuk bir başarıyla yürütmektedir. Bu yüzden psikolojik üstünlüğe sahip olduğumuz bu ortamda iç ve dış düşmanlar şimdilik karnından konuşmaktadır.
    Allah göstermesin bazılarının beklenti içinde olduğu gibi Afrin bizim için bir Vietnam olsaydı, ışte o zaman düşman destekçisi koronun sesleri haklılık pozlarıyla ortalığı kaplayacaktı.
    Ancak gaybin nasıl zuhur edeceğini öncelikle Allah bilir diyerek gaybtan perdeler ardında bildirilen kısmı ve hadislerin yorumundan anlayabildigimiz kadar abd, rusya ve hatta avrupadan gelen güçlerin bodoslama girdikleri vakit savaş daha vahim boyutlara ulaşınca iste o zaman mustevlilerle birlikte hareket edenler ortaya tamamen çıkacaklardır.
    Turkun tarihten silinme aşamasına geldiğini zannedenler, kendini gizlemeye artik gerek gormeyenler devran dönünce hak ettiklerini de bulacaklardır.

    YanıtlaSil
  10. Bilen soylemez soyleyen bilmez demisler.ilahi sır sahiplerinin cogu zaman dili tutulur.susak ağızlı gevşek tiplere değil ilahi sır devlet sırrı bile vermezler.bazen bizim gibi gunahkar muslumanlarin dahi ruyasi,"öngörüsü" bazen oldugu gibi çıkar ama cogu zaman çuvallarız.Mesela tanıdıgım bir dervisin bildigi nice muthis sey oldu.ama daha basit nice iste de yanildi..siz zannediyormusunuz ki."fetullah" birsey gormedi!? Bilakis bence nice seyler gordu,kendine yonttu,hala daha davasına belki de inanıyor!! Daese katılan nice capulcunun dahi motivasyonu "gaybi haberler!" o tayfa kesin biziz ! Taifeyi mansurayiz,mehdinin yoldaslariyiz diye dusunuyorlar..Ama mekri ilahi diye birsey var! Ehlullahin kerameti,kesfi haktir amenna ama tabiri caizse senaryonun tamamına kimseyi muttali kılmazlar..bir hakiki velinin sözü ile bitireyim; "dünya daha neler görecek ! "..bu mesajımı okuyan herbir müslüman kardesimden ahiretim ve husnu hatimem icin dua beklerim..vesselam

    YanıtlaSil
  11. Suudi arabistan yemene verilmek üzere bm'ye para verdi neye karşılık tabiki iranı yalnız bırakmaya karşılık

    YanıtlaSil
  12. Suriyenin kuzeyinde bir parti kuruldu başına kim gelir dersiniz tabiki süfyan

    YanıtlaSil
  13. Ergün Diler'in Takvim gazetesindeki yazısı İran'a saldırının yakın bir zamanda vuku bulacağını gösteriyor.

    https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2018/03/28/paraya-dikkat

    Paraya dikkat.

    Amerika Birleşik Devletleri, İran'ı vuracak. YÜZDE 100'e yakın bir oranda bu olacak! Bunun engellenmesi de neredeyse imkansız. Bugün İran, "ABD'ye teslim oluyoruz" dese bile, işgal operasyonu yapılacak..
    Bu operasyonun merkezinde yer alan isim de kimilerine göre dışlanan McMaster.
    McMaster çok özel biri, çok etkin adımları var.
    Kısa bir süre önce Beyaz Saray'da yani kendini görevden alan Trump'ın evinde çok özel bir toplantı yaptı. O toplantı Beyaz Saray'da olmasına rağmen Başkan Trump'ın bile giremeyeceği bir toplantıydı.
    DURUM BU KADAR CİDDİYDİ!
    Ve sadece McMaster vardı! İlginç değil mi!
    3'lü görüşmede Herbert Raymond McMaster'ın iki çok özel konuğu vardı!
    Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Halife bin Zayed el-Nahyan ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman'ın en güvendiği iki isim oradaydı!
    3'lü her şeyi açık açık konuştu ve karara bağladı!
    McMaster'ın görüştüğü isimler Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan ULUSAL GÜVENLİK DANIŞMANLARI olarak lanse edilse de gerçek böyle değildi.
    O toplantıda yani TRUMP'ın bile giremeyeceği toplantıda NAHYAN ile SALMAN'ın SAĞ KOLLARI VARDI! GİZLİ TOPLANTININ TEK KONUSU: İRAN!
    İran'a yapılacak operasyon!
    McMaster, İRAN OPERASYONUNUN BAŞINA GEÇTİ.
    İRAN için çok özel ve güçlü isimlerden oluşan bir TAKIM kuruldu!
    McMaster, İRAN MÜDAHALESİ için 250 MİLYAR DOLAR İSTEDİ.
    Bu paranın ilgili hesaba aktarılmasını talep etti...
    GARANTİ VERİLDİ.
    Para gitti gibi...
    Çünkü raporlara göre ABD'nin İran'ı kontrol altına alması için ilk etapta gereken para 250 milyar dolar.
    Bu paranın Amerikan hesaplarına yatırılmasından sonra ilk adım atılacak.
    Ve muhtemelen İran içinden İsrail'e veya Suudi Arabistan'a karşı bir hamle yapılacak.
    "İRAN ÇILDIRDI MI Kİ BÖYLE BİR HAMLE YAPSIN?" diye soracağınızı biliyorum.
    O yapmayacak zaten!
    Onun adına içeriden yapacaklar var!
    Bulundu bile...
    Bu hamle İran'dan gelmese de öyle gösterilecek. RUSYA'nın ZEHİRLİ SALDIRIDA BULUNMADIĞI AJANLA İLGİLİ YAŞADIKLARI ORTADA! Siz düşünün neler olacağını...
    İRAN OPERASYONUNUN 2018'İN SONUNA KADAR BİTİRİLMESİ ÖNGÖRÜLÜYOR.
    Planlar böyle!.

    YanıtlaSil

  14. https://www.yenisafak.com/yazarlar/ibrahimkaragul/bati-hem-turkiyeyi-hem-rusyayi-vuruyor-ne-yani-bir-rus-ucagi-daha-mi-dusurecegiz-2045022

    .......
    Bir sabah on ülke savaşa girebilir. O kuşak büyük cephelerden biridir

    İngiltere-Rusya kavgası ciddiye alınmalı. ABD ve Avrupa’dan oluşan Atlantik ittifakı ile Rusya ve yükselen Asyalı güçler arasındaki kriz çok daha büyüyecek. Batı’nın hedefi sadece Rusya değil, Çin ve diğer Asyalı güçler de bir şekilde bu işin içine girecek.

    Dünya Doğu-Batı olarak belki de ikiye bölünecek. Bir sabah uyandığımızda en az on ülkenin birden bir savaşa girdiğini ya da Baltıklarda Rusya-Avrupa kavgası çıktığını ya da Batı’nın hep birlikte Rusya’ya saldırıya geçtiğini bile görebiliriz.

    YanıtlaSil
  15. 1* Sovyetlerin çöküşü sonrası ne oldu? Bir anda Ortadoğu’da sular ısındı. Ve kimse inanmasa da 3. Melheme start aldı. 40 dünya devleti Sovyetlerin çöküşün üzerinden bir yıl geçmeden Körfez’e saldırdı. 1991. Ve o gün bugün türlü bahanelerle askeri operasyonlar peşi sıra geldi. Aslında o kara günlerin habercisi batının Humeyni’yi bir uçağa bindirip İran’a göndermesiyle başladı. Aradan bir yıl geçmeden İran ve Irak kapıştırıldı. Türkiye’de PKK terörü hortlatıldı. Sovyetler çökünce de Irak-İran ateşi bu kez güneye yayıldı. ABD askeri açıdan bölgeye yerleşerek yeni başlayan savaşın bir cephesini avucu içine aldı. Bu savaş ne zaman kurgulandı. 1975-1980 arası. Yani bugünkü tablonun çizildiği tarihin üzerinden 30 yıl geçti. Onun da akıl hocası İsrail Başbakanı Golda Meir, 1969 yılında İslam’ın azılı düşmanı Başkan Nixon ile konuşmasında “Arap ülkelerini birlik ve beraberlik içinde değiller, homojen değiller kolay bölünürler” tavsiyesi etkili olmuştu. Yani etnisitelere bölme fikri Golda Meir’e ait. Siyonist hafızası ile.

    NATO’nun 1990 toplantısında alınan “Yeni düşman hedef İslam” kararının özü ne idi. Bölgedeki dini ve ırkı etnisiteyi çarpıştırarak zaafa uğratıp küçük küçük devletçiklerin oluşumunu sağlamak. Niçin? Ortadoğu’da 10 milyondan fazla nüfusu olan bir devlet istenmiyordu. Bu kime hizmet edecekti? İsrail’in güvenliğini sağlama alacak ve nüfuz alanının genişlemesine katkı yapacaktı. Henry Kissenger’in planladığı Bernard Lewis gibilerinin geliştirdiği strateji Başkan Reagan ile start aldı.

    Bütün bunların arkasında Büyük İsrail planı vardır. Ve o plan 1982’de açıklandı. Yani kamuoyuna duyuruldu. Yani bu “geliyoruz” ihbarı idi. Bu planın arkasında olan ise Büyük Deccal, Siyonizm hep vardı. Dikkat edilirse 1980 İran-Irak Savaşı ile başlayan süreçte Körfez ülkeleri ve Suudiler bütün operasyonların faturalarını ödüyordu. O ödemeler sürdükçe de o ülkelere ABD’nin dolayisiyle İsrail’in kucağına düşüyorlardı. Aslında 28 Şubat süreci ve BOP ile Türkiye de yanlarına çekilmek istendi ama İsrail’in tarihi korkusu bunu engelledi. Çünkü İsrail’in büyük korkusu dini ihbaratla gelen kuzey tehlikesini bertaraf etmek istiyordu. Ortadoğu’nun İslam kanadının güneyi ile ilişkileri geliştirmesinin gerçek sebebi bu idi. O sırada biz dünyadaki gelişmeleri bırakın bölgemizde olup biteni bilmiyorduk. Çünkü cumhuriyetimiz böyle kurgulanmıştı. Dönüm noktası 2006 oldu. Olaylar hız kazandı. 2009 ise Tevrat’ın ihbarı gerçekleme aşamasına geliyordu. Tabi Rum Suresi'nin müjdesini de.

    Kur’an işari olarak baktığı İsrail’in fitneleri ve akıbetiyle ilgili sure, İsra Suresi’dir. O Sure Hz. Peygamberin Miraçta yaptığı gece yolculuğu ile başlar. Bu Sure İsrail’in fesadı ve acı akıbetini işari olarak haber veriyor. Burada Hz. Muhammed (as) var, Hz. Musa (as)var, Hz. Nuh (as) var. Ve vurgulanan iki fesad haberi. Müfessirler iki fesadın da iki Nebi’nin şehid edilmesi ve üçüncüsünü öldürme teşebbüsü ile icra edildiğini belirtir. Ya ahir zaman fesadı ne olacak? O zaman iki fesadın ilkinin Beni İsrail Peygamberleri zamanında sergilenen fesad olurken, ahir zamanda küresel çapta hem de iki hak dine karşı işlenen dinsizlik fesadı ikincisi oluyor.

    YanıtlaSil
  16. 2* Peki o ahir zamandaki fesad nedir? 25. Söz’de Bediüzzaman 6 ayete dikkat çekerek şunları belirtir:
    (Yahudîlere müteveccih şu iki hükm-ü Kur’ânî, o milletin hayat-ı içtimâiye-i insaniyede (insanlığın sosyal hayatında) dolap hilesiyle çevirdikleri şu iki müthiş düstur-u umumiyi (genel prensibi) tazammun eder (içine alır) ki: Hayat-ı içtimâiye-i beşeriyeyi sarsan ve sa’y ü ameli, sermâye ile mübâreze ettirip (çarpıştırıp), fukarâyı zenginlerle çarpıştıran muzaaf (kat kat) ribâ (faiz) yapıp bankaları tesise sebebiyet veren ve hile ve hud’a (aldatma) ile cem-i mâl eden (mal biriktiren) o millet olduğu gibi, mahrum kaldıkları ve dâimâ zulmünü gördükleri hükümetlerden ve galiplerden intikamlarını almak için her çeşit fesad komitelerine karışan ve her nevi ihtilâle parmak karıştıran yine o millet olduğunu ifade ediyor. )

    Dikkat edilirse bu 1773’ten bu yana Yahudilerin genel karakterini ve fesadlarını ifade eder. Bunları hatırlatmamın sebebi bu iki yazar Diler ve Karagül’ün kehanetvari iddialarının nasıl değerlendirilmesi gerektiğini izah içindir. Yani doğruyu mu görüyorlar yoksa görmüyorlar mı?

    Kim ne derse desin 1929 krizinden itibaren Siyonist ağababaları Avrupa’dan sonra ABD’yi de hükmü altına aldı. ABD’de finans, silah sanayi, tıp sanayi, tarım sanayi, medya Yahudilerin denetimindedir. Gizli bir vesayetle ABD dış politikasını yönlendirmektedir. Peki buna o ülkede kim karşı? Hangi dini cemaat. Buna dair bir ipucu verilmez. Ancak nur-u iman gösterir.

    İsra Suresi 4. Ayeti Yahudilerin iki kez fesad çıkaracağı ve cezalandırılacakları belirtilir. Bunun da işari olarak kapsamını ve aktörlernini gösterir. Muhammed ümmeti, Musa ümmeti, Nuh’un çocukları (bu özel bir isim Türklere işaret eder). Kur’an’ın sembolik işaretleri böyle. Manasına geliriz. Peki Tevrat ne haber veriyor? Ki o Tevrat onların ahir zamanda yıkılış tarihin verdiği için moral bozulmaması için takvimin akışını değiştirdiler. Tevrat şöyle diyor:

    “Yehuda’da (Telaviv) bildirin ve Yeruşelim’de (Kudüs) işittirin ve deyin; Memlekette boru çalın; yüksek sesle bağırın. Ve deyin: Toplanın da duvarlı şehirlere girelim. Siyona doğru bayrak kaldırın; kaçıp sığının, durmayın; çünkü ben Kuzeyden üzerinize büyük bela ve kırgın (katliam) getireceğim. İşte aslan sık ormanından çıktı. Ve ‘milletleri helak eden’ (cengâver) yola düştü; şehirlerin harap olsun ve onlarda oturan kalmasın diye senin diyarını viran etmek için yerinden çıktı” (Yeremye Bab 4, Pargraf 3)

    YanıtlaSil
  17. 3* Yani son fesadın sonrası dayağı atacak Beni İsrail’in belalısı kuzeyden gelecek. O kuzeydeki kim? Dikkat edilirse İsrail 1967’den beri hep kuzeyindeki ülkelerle Suriye-Lübnan-Irak-Türkiye-İran ile vekalet yoluyla veya doğrudan uğraşır durur. Ürdün ve Mısırla yaptığı iki savaştan sonra aniden Türkiye’ye yönelir. Onunla ilgili başka planları olmasına rağmen Türkiye ile istihbarat işbirliğine girişmek ister. O işin bahanesi idi. Esas tehlike Menderes’in İslam ülkelerine yanaşıp ittifaklar kurması korkuları oldu. 1958 yılında İsrail Başbakanı Türkiye’ye kadar gelir ve istihbarat işbirliği teklif eder. Menderes red eder. 2 yıl sonra darbe olur. Hemen darbecilere teklif yapılır ve kabul edilir. İşin alçakça yönü işbirliğinin başlangıç tarihi ise 1958 olarak gösterilir. Bu tarih İsrail’in Kürt kartını İngilizle sahneye fiili olarak sürdüğü tarihtir. Ve yardımcısı ise İran olur. Ve ilk yapılan iş Irak Kürtlerine gerilla eğitimi verip silahlandırmaktır.

    Şimdi İsrailoğullarına Kudüs haram kılınmıştır. Yani Kudüs’e sahip olmaları onların sonunu getirecektir. Ve Ariel adı ile anılan Kudüs İşaya’da lanetlenmiştir. Kudüs’ün tamamına sahip olması demek İsrail'in sonunu getirir. Başkan Trump bununla ilgili 6 Ekim’de attığı imza İsrail’in sonunun başlangıcıdır. Yakında Kudüs tamamen İsrail’in eline geçince çok kısa sürede İsrail acı akıbetine uğrayacağı görülecektir. İsrail’in 120. kuruluş yıllı (Basel 1897) 2017’de doldu. Bu vade dolduğunun ifadesidir. İsra Suresi’nde bir ayetin işari olarak gösterdiği bir tarih ise 2019’dur.

    İşte böyle bir zaman öncesinde şimdi iki yazar kehanette bulunurcasına ABD ve İsrail’in İran’a saldıracağı kehanetleri ya hedef saptırmadır, ya da İran üzerine baskı uygulamadır. Üçüncüsü ise İsrail avladığı petrol zenginlerini ağına İran yemi ile atıyor.

    Burada daha çok Çin’in enerji sağlayıcısı İran’ı vurmak biraz sıkar. Hem Çin, hem de Rusya’yı devreye sokar. Burada oynanmak istenenin ne olduğu konusunda birçok ihtimal üzerinde durulabilir. Ama ABD Türkiye’ye verdiği önem kadar İran’a da önem verir. Çünkü stratejik konumu hem İsrail hem de ABD için çok önemli. Aslında İran-İsrail bölgenin iyi-kötü polisidir. Karşılıklı paslaşıyorlar. O paslaşmada iki ülkenin nüfuz alanları genişliyor.

    YanıtlaSil
  18. KUR’AN’I DELİL ALANLARIN USLUBU…
    1.Kavlün ma’rûf: Genel kabullere uygun olumlu, doğru ve gönül incitmekten uzak söz…Nisa/8
    2.Kavl-i adl: Adâletli, dengeli, tutarlı ve yerli yerince söylenmiş söz…En’am/152
    3. Kavl-i hasen: İnsanlara söylenmesi istenen güzel söz…Bakara/183
    4. Kavlen kerîmâ: Anne-babaya karşı söylenmesi istenen saygılı ve iltifatkâr söz…İsra/23
    5. Kavlen meysûrâ: Fakir-fukarâya, muhtaç ve mahrumlara verecek bir şey bulamayınca söylenmesi istenen, gönül alıcı, tesellî edici işi kolaylaştırıcı söz…İsra/28
    6. Kavl-i tayyib: Genellikle şiâr anlamında, kelime-i tevhîd için kullanılan güzel söz…Hacc/24
    7. Kavlen belîgâ: Tebliğ esnâsında gönüllere işleyecek açık ve tesirli söz…Nisa/63
    8. Kavlen sedîdâ: Samîmî, âdil, hak-şinas, öze uygun, doğru ve sağlam bir söz …Ahzab/70
    9. Kavlen leyyinâ:Kalbleri, yumuşatmak için söylenen etkili,tatlı, faydalı söz ve üslûb..
    “Ona (Firavn’a) yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.”Taha/44
    USLUBU BEYAN AYNIYLA İNSAN………
    Nefsine dizgin vur ve bin!Aksi halde o sana biner…Abdulkadir Geylani (ks)
    Biz muhabbet fedaileriyiz, Husumete vaktimiz yoktur…Said Nursi (ks)
    Kur’an’ın uslub ve beyan hakkında ki emri bu ayetler…

    TERCİH ETTİĞİMİZ USLUB VE BEYAN…

    1. Kavl-i sû’: Kötü söz…
    “Allah kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez…”Nisa/148
    2. Kavl-i münker: Asılsız ve çirkin söz…
    “… Şüphesiz onlar çirkin bir söz ve yalan söylüyorlar…”Mücadele/2
    3- Kavl-i zûr: Hilâf-ı hakîkat, yalan söz…
    “…O halde, pislikten, putlardan ve yalan sözden sakının.”Hacc/30
    4. Kavl-i lahn: Münafıkların eğip bükerek söyledikleri yaldızlı, ama yamuk söz…
    “… Andolsun ki sen onları yaldızlı konuşma tarzlarından tanırsın…”Muhammed/30
    5. Kavl-i zuhruf: Aslı olmayan, süslü ve etkileyici söz…
    “…Artık onları uydurdukları şeylerle baş başa bırak.”En’am/112
    CENNETTE SÖZ...
    Dünyada cennete giremeyen…Ahirette cennete giremez…Kelamı Kibar
    “ Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.”Vakıa/25
    “ Sadece selâm, selâm sözü söylenir.”Vakıa/26
    İllâ kîlen selâmen selâmâ…

    YanıtlaSil
  19. 4*Esas mesele şu. Arapların müttehid olarak kendi adlarına konuşacak bir konumda olmadıkları bir zamanda Beni İsrail’in cart curt etmesinin önünü kesecek geriye kala kala Nuh’un çocukları kalıyor. O da 2006’dan beri şöyle böyle, 2009’dan beri ise devreye girmektedir. Rivayetlerde Aşod’a gelecek gemiden bahsedilir. Sonun başlangıcında. O Aşoda’a giden gemi Mavi Marmara olmasın. Yani rivayetlerde adı geçen ve Aşoda’a gelecek gemi odur. Artık kuzeyden gelecek aslan veya Nuh’un çocuklarının zamanı gelmiştir. Peki İsra Suresi’nin yani Hz. Peygamberin mucizevi seyahatinin hemen başında Beni İsrail’in hikayesinin verilmesi ne anlama gelir? Namaz-Mescid-Miraç. Hepsi bir gece yolculuğu. “Bir gece ansızın gelebiliriz”in Kur’an dili ile işareti yani sembolik ifadesi.

    İsrail hedefine ulaşmak için her yolu denerken İpek yolu ve enerji nakli konusunda batılı şirketleri yanına alarak bölge ülkelerine şantaj yapıyor. Galiba bunu yapacak fazla zamanı kalmadı. Çünkü:

    “Kuzeyden üzerinize büyük bela ve kırgın (katliam) getireceğim. İşte aslan sık ormanından çıktı. Ve ‘milletleri helak eden’ (cengâver) yola düştü; şehirlerin harap olsun ve onlarda oturan kalmasın diye senin diyarını viran etmek için yerinden çıktı”

    Ahir zamanın sırrı Konstantiniyye-Kudüs-Mekke’nin fethi üzerine kuruludur. Mehdiyet, İstanbul’da yol çıkınca veya fütuhata başlayınca Mekke’den önce Kudüs’e uğraması gerekir.

    Kürt kartını 4 ülkenin alnına yapıştıran İsrail, büyük emeli olan Kürt devletine kavuşma sonu olacaktır. Burada müphem olduğu ve sırr-ı teklifin kalın perdeleri altındaki Mesih’in rolü nedir. Anahtar ondadır. Çevireceği bir siyasi manevra ile bir gece fütuhatı gerçekleşir. Sahi gemilerin Haliç’e ne zaman indirilmişti? Gece mi? İran’a bir saldırı Türkiye’nin elini bir kat güçlendirir.alki bir başka siyasi entrika daha var.

    Şimdi aslan Ortadoğu'ya bir asır sonra Fırat operasyonu ile müdahil oldu. Tekraratta üçleme esastır. Bir-iki tamam. Üçlemeden sonra Rabia gelir. Yalnız bu ümmete bakan bir rabia.


    YanıtlaSil
  20. Ingiltere ve ABD bunu hep yapiyor,daha oncede Saddamin nukleer silahi var dediler ancak hicbirsey bulunamadi.Simdi de Rusyaya ayni oyunu yapiyorlar, kendileri eski ajani zehirleyip veya Dunya Futbol kupasini boykot ederiz diyerek Irani desteklemekten vazgecirmeye calisiyorlar.Amac Irani yanlizlastirip yok etmek ve Israili rahatlatmak.

    YanıtlaSil
  21. Trump Suriyeden cekileceklerini söylemis.Amerikanin amaci Suriyeden cekilerek, önce Türkiyenin bölgede söz sahibi olmasini saglamak ama bunu Irani Suriyeye daha cok cekmek icin ve daha sonra bir sebep olusturup Irana saldirmak icin yapiyor olabilirmi acaba? Bütün yollar ayni sonuca cikiyor, amac Irani yok etmek ve Israili rahatlatmak..

    YanıtlaSil
  22. Afrin,tel Rıfat,cerablus…..
    1*İlginçtir Nablus savaşın da ordu yenilib Mondros ateşkes anlaşması imzalandığın da Ekim 1918 ordunun gericekilen(diyelim) ve kalan birlikleri…Afrin,tel Rıfat,cerablus hattında…Tarihci mısıroğlunun dediği gibi tarihin ittihad ve terakki aşamasındayız…Abdulhamit hana doğru gidiyoruz…Nablus savaşı Rivayetlerde anlatılan Melhameyi Kübra olamaz…Niye?Saha benzer olsa da asker sayısı,sancak sayısı,tümen sayısı,şehid sayısı,kaçanların sayısı arasın da uçurumlar var..yakın ve benzer değil sayılar…En önemlisi savaşın sonucu…Nablus da kazananlar İngilizler…Melhamede kazanan taraf Müslümanlar…Herhalde tarihi kayıtlara da müteşabih diyen çıkmaz..Aslında “müteşabih” kelimesinin benzer ve ikili manalar anlamıda var…Belkide bazı abileri yanıltan bu benzerlik olabilir…Ama Nablus savaşının sonucu ve melhamenin sonucu hiç mi hiç benzemiyor…Bu sonuca rağmen Nablus savaşına Melhameyi Kübra/Büyük budama demek isabetli olmaz…İstanbulun işgali kasım 1918 sahneler benzer olsa da…Geçmişler geleceğe suyun suya benzediğinden daha çok benzese de…Bu sefer sonuçlar geçmişte olduğu gibi olmayacak…Allah cc vaadi var…kitab ta yazmış…arza salih kullar varis olacak…Melhame, Kur’an da sahne sahne anlatılmış…Nablus’a Melhameyi Kübra diyen abimiz fark etmemiş olsa gerek böyle isabetsiz bir sonuca varmış…yazınca öğrenir…
    Bizi fırat kalkanı hareketiyle el Bab’a Suriyeye ve Afrine sokan kim…Mübarek sormuş cevabı yazmamış…yazınca öğreniriz…Biz fikrimizi yazalım inşallah madara olmayız…Tevfik Allah’tan
    Kendisinin de sıkça yazdığı gibi Kur’an’ın her asra bakan yönü var…Kırk beşer tabakasına hitabı var…Yaş kuru herşeyi sayıb dökmüş..Hiç bir şeyi eksik bırakmamış…Mana mertebeleri var…
    “Korkanların içinden Allah’ın lütufuna nail olan iki kişi şöyle dedi; Onların üzerine el BAB/ kapıdan girin. Oraya bir girdiniz mi artık siz zaferi kazanmışsınızdır. Eğer mü’minler iseniz ancak Allah’a güvenin.”Maide/23
    Suriyeye el BAB’tan girdik…Kapı açıldı zafer kesin…Afrin ve tel Rıfat bizde….Bundan sonra olacak olan Zevra savaşı…Allahu alem bissavab…
    Pyd/Pkk yı bekleyen dört çeşit bela ve musibet var…Kılıçtan geçirilirler…yere batırılırlar…Tufana maruz kalırlar ve hayvan suretine değiştirilirler…Müstehaklarını bulacaklar…Allah cc Muntakimdir…
    Peki ayette bahsedilen iki kişi kim..? Bizi Suriyeye sokan kim?Deccal olmadığı kesin…
    Afrin zaferine halkımız ve mazlum Müslümanlar sevindi…moral oldu…mübarek olsun…
    Bizim sevincimiz buruk…Hakkıyla sevineceğimiz gün, tüm mazlumların sevineceği güne rehinli…
    Şimdi korkuyorum..bacaklarım titriyor…ama teselli aramıyorum…korkum beni motive ediyor..uyanık tutuyor..İmanımı güçlendiriyor..Teselli arayanlara tavsiyem..Yusuf Hemedani (ks)hz lerinin Hayat Nedir? Kitabını okumaları…Dervişe sormuşlar Hayat nicedir? Demiş; hafız hayat bilmecedir…çözene gündüz çözemeyene gecedir…Bu günkü günde gaflet için de dünyaya ait toz pembe hayaller kuranlar…gaybi haberlere,ihbarlara,ifşaatlara bakmaya gerekbile kalmadan…Sünnetullaha baksınlar..helak olan kavimlere baksınlar…Allah cc Ne yapmış?Nasıl Yapmış?Dünyayı bekleyenin Ne olduğunu anlasınlar…Nasr/veda suresi geldiğin de sahabenin büyük kısmı sevinmiş…Efendimizin(as) amcası Hz Abbas(ra) ağlamış…Bu gün dininizi kemale erdirdim ayeti gelince…Sahabe sevinmiş..Hz Ebu Bekir(ra) ağlamış…Bu gün ağlayıb korkalım ki yârin tüm mazlumların sevineceği günde biz de sevinebilelim…

    YanıtlaSil
  23. 2*Türkiyeyi s400 lerden ve Afrine harekattan vazgeçirmek,gözdağı vermek için abd,almanya vs ülkeler yunanistanla ortak tatbikat yaptı…kasım 2017 de…Artemis tatbikatı…Tatbikatın senaryosu doğu da bir ülkede(Türkiye) büyük bir deprem olur…uluslar arası bir mahkeme iki ülke arasındaki (türkiye-yunanistan)ihtilaflı sınırlar hakkın da karar verir..karara uymayan ülkeye savaş ilan edilir..Tatbikat için getirdikleri silahları,füze rampalarını Yunanistan da bırakıb gittiler…Yunanistan şimdi hala ege de gerçek mühimmatlarla atış tatbikatı yapıyor…Misilleme olarak bizim denizkuvvetleride tatbikate başladı…
    Afrin harekatı başladığı günlerde abd incirlik üssünü boşalttı…uçakları yunanistanda ki üslere taşıdı..katar daki üssü de boşalttığı suudi arabistana taşıdığı İsrail haber kaynakların da yazıldı..abd natoyla etrafımızı kuşatıyor…gelsinler…yenilecek ve cehenneme zümera…
    Hatırlayın…enaniyetten uzak pak ve temiz şeyhlerin ihbar ve ifşaatlarını…Türkiye ab den dışlanacak ve natodan atılacak diye başlayan cümlelerini…Ne zaman ve Niçin atılacak…Türk yunan savaşı sebeb…Büyük deprem…Büyük savaşın habercisi..
    Melhameyi Kübra rivayetleri önemli…Hangi Rumla sulh yapacağız..?gerimizde ki düşman kim?
    Beni esfer,amik,yeşil ova,süfyaninin yeneceği türk ve rum kim ve kimler..?
    “ O müminler ki, insanlar kendilerine, "Halk size karşı bir araya gelmiş, korkun onlardan!" dediklerinde, bu onların imanını artırdı da şöyle söylediler: "Allah bize yeter. Ne güzel Vekîl'dir O!"Ali imran/173
    İşte o gün hiçbir şeyden korkmayacağız…İNŞALLAH
    Allah cc ordumuzu Hak üzere olduğu müddetçe,Mazlumlar için kılıç salladıkça muvaffak ve muzaffer etsin…

    Selam ve dua ile…

    YanıtlaSil
  24. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  25. trump suriye ve afganistandan ayrılacaklarını açıkladı
    her ne kadar pentegon ve abd derin devleti buna uymasada bir niyet göstergesi olarak çok önemli
    bakalım trumpda kennedy gibi bir katil eliyle veya yargı eliyle infaz edilecekmi
    fransızlar tekrar suriyeye geliyorlarmış
    fransızların destekledikleri nusayri bir katil var onu umut olarak esadın yerine geçirebilirler
    https://www.facebook.com/SuriyeGenclikBirligiHaber/videos/600448330062359/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trump, İngilizlerin/küresel sermayenin sözcüsü gibi hamleler yapıyor, en son küresel sermayenin adamı Macron'u da oyuna soktu. Kuzey Afrikadan Fransızlar elini çekecek, sadece orta afrikada kalacaklar, buna karşılık demir ipek yolunda bazı istasyonların (kuzey suriye ?) kontrolü onların elinde olacakmış. İngilizler rusları sattı, artık fransızlarla iş tutuyor.

      Tam bir paylaşım savaşı, babalarının malını paylaşıyorlar sanki.

      Pentagon akdenizi istiyor, küresel sermaye akdeniz dışındaki bölgeleri emri vaki ile paylaştırmak istiyor gibi görünüyor.

      Geçen hafta Doğu Gutadaki zehirli gaz haberleriyle ABD Şama saldırmak istemiş, rusların direnci ile karşılaşmış. Bunun üzerine İngiltere /küresel sermaye basın üzerinden, rus köstebek ve kızının zehirlenmesi haberleri ile rusları sıkıştırmaya başladı.

      Küresel sermaye basında /haberlerde söyletir, söyletir geçer, bakalım Pentagon /silah ne diyecek ?

      Sil
  26. Yazarken kaynaklarınızı da yazarmısınız böylelikle yazdıklarınızdan tam tatmin oluruz.

    YanıtlaSil
  27. يَعِيشُ الْمَهْدِيُّ أَرْبَعَ عَشْرَةَ سَنَةً ، ثُمَّ يَمُوتُ "

    http://library.islamweb.net/hadith/display_hbook.php?bk_no=285&pid=133599&hid=1112

     Çözüm

    Mehdî : ‘askerî İmâm II. Mehdî resûl (‘as) II. Erbakan

    14 yıl : 24 r.evvel 1432 – 17 r.evvel 1448

    : 27 şubât 2011 – 30 ağustos 2026



    VIII. 77

    Deccâl çok geçmeden devrilecek.
    Her türlü mücâdelesi 20 ve 7 yıl sürecek.

     Çözüm

    Deccâl : ‘askerî İmâm II. Mehdî resûl (‘as) II. Erbakan

    20 ve 7 yıl : 2020 ve 2027 sonuna kadr



    oğlum Muhammed ‘Alî:

    “Benim adıma adanan kitêb 28de çıkacak ve o kitêbın 51. sayfasında benden bahseder.”

    demircicengiz@gmail.com

     Çözüm

    28de : şubât 2028 (AB7 ile 7 yıllık barış sonu)

    51. say : 02 ekim 2019 – 02 ekim 2020 (Millî Görüş’ün 51. yılı)

    : ABD-Nato (temmuz 2019), İsrâîl (2019), AB7 (2020)nin ve Hind’in fethi



    " يَمْلُكُ رَجُلانِ ، رَجُلٌ وَوَلَدُهُ مِنْ بَنِي هَاشِمٍ اثْنَيْنِ وَسَبْعِينَ سَنَةً "

    http://library.islamweb.net/hadith/display_hbook.php?bk_no=285&pid=133643&hid=1935

     Çözüm

    2 adam : Erbakan ve II. Erbakan

    adam : Erbakan

    çocuğu : II. Erbakan

    Hêşim : Millî Görüş

    72 yıl : 1472 sonuna kadr (Millî Görüş II. 40 yıl 3 Mehdî 3 Erbakan)

     Yorum

    “Millî Görüş I. 40 yıl I. Mehdî Erbakan”

    “Millî Görüş II. 40 yıl II. Mehdî II. Erbakan”

    “Millî Görüş II. 40 yıl III. Mehdî III. Erbakan”



    " الْمَهْدِيُّ ابْنُ سِتِّينَ سَنَةً "

    http://library.islamweb.net/hadith//display_hbook.php?bk_no=285&pid=54521&hid=1060

     Çözüm

    Mehdî : (Ebû Hanîfe) ‘âlim ‘ârif kêhin III. Mehdî resûl (‘as) III. Erbakan

    60 yaş : 17 r.evvel 1388 – 17 r.evvel 1448

    : 13 haziran 1968 – 30 ağustos 2026 (II. Mehdî II. Erbakan’ vefatıyla yerine itibariyle)



    " أَرْبَعًا وَعِشْرِينَ "

    http://library.islamweb.net/hadith//display_hbook.php?bk_no=285&pid=133599&hid=1111

     Çözüm

    Mehdî : (Ebû Hanîfe) ‘âlim ‘ârif kêhin III. Mehdî resûl (‘as) III. Erbakan

    24 yıl : 17 r.evvel 1448 – 1472

    : 30 ağustos 2026 – 2050



    " الْمَهْدِيُّ ابْنُ أَحَدٍ أَوِ اثْنَيْنِ وَخَمْسِينَ سَنَةً "

    http://library.islamweb.net/hadith/display_hbook.php?bk_no=285&pid=133595&hid=1051

     Çözüm

    Mehdî : (Ebû Hanîfe) ‘âlim ‘ârif kêhin III. Mehdî resûl (‘as) III. Erbakan

    51 yaş : 1451 (14 mayıs 2029 – 03 mayıs 2030)

    52 yaş : 1452 (04 mayıs 2030 – 22 nisan 2031)



    Mehdî 21 yıl kalır,

     Çözüm

    Mehdî : (Ebû Hanîfe) ‘âlim ‘ârif kêhin III. Mehdî resûl (‘as) III. Erbakan

    21 yıl : 1451-1472



    “Kâim ‘aleyhi'sselâm 19 yıl ve 1kaç ay hükûmet sürecektir.”

     Çözüm

    Kâim : (Ebû Hanîfe) ‘âlim ‘ârif kêhin III. Mehdî resûl (‘as) III. Erbakan

    19 + 1 : 10. 1452 – 01. 1472

    : şubât 2031 – ekim 2049 (Millî Görüş’ün II. 40 yılı sonu)

    YanıtlaSil
  28. ABD suriyeden çekiliyor
    -burada beni korkutan fransa ile rusyanın anlaşmış olması
    pyd kısmi bir özerklik le rejime tabi olmayı kabul edecek bizim yapacak bir şeyimiz kalmayacak
    fransızlarda pyd koruyucusu olarak sınırımıza gelip oturacak
    acaba macron ve putin anlaştımı
    nisan ayında abd mahkemesi bize yüklü bir ceza kesecekmi
    hızla kendi uçağımızı tankımızı hava savunma sistemimizi(hisar) balistik füzemizi( en az 2000 km menzilli)yapabilmeliyiz
    bu alcaklar bizi ekonomik ve siyasi kıskaca alacaklar

    YanıtlaSil
  29. 1* İsrail var oldukça “La rahata fidünya” derken, onun kolları vekilleri de rahat durmuyor. ABD Başkanı Trump çok kimse için sürpriz ama ABD’nin önceden tasarladığı bir kararla Suriye’den çekileceklerini açıkladı. O kararın arefesinde dikkat çeken bir gelişme ise, 27 Mart günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmenuel Macr’on’u telefonda arayarak “Suriye'de Türkiye ile iş birliği geliştirilmeli" çağrısında bulundu. Muhtemelen o konuşmada Suriye ile ilgili kararını da söylemiştir. Ortalık İngiltere kaynaklı Rusya’ya ajanı zehirleme suçlaması ile karışırken, ABD’nin çekilme kararının hemen ardından Fransa’nın Menbiç’e asker yollayacağı ve PYD’nin yeni kuruluşu partiyi destekleyeceği haberi gündeme bomba gibi düştü.

    Batıda son gelişmeler dikkate alındığında ABD’nin fuzuli harcamalara yol açan ve Türkiye ile ilişkileri gerginleştiren Suriye’yi neden Fransa’ya havale ettiğidir. Niçin başka ülke değil de Fransa. İlk akla gelen Almanya’nın sıcak çatışmalar için müsait olmaması, İngiltere’nin ise Ortadoğu çıkarları ve Rusya ile krize yol açan suçlamaları Fransa’yı uygun adaya haline getirdi. Bilindiği gibi Fransa şu anda Batı Afrika’da Ortadoğu’daki kan dökücülüğünün bir örneğini askeriyle sergiliyor. Bu arada Rusya’ya karşı cephelerin çoğaltılması için ABD’nin baskıyı artırması ardından bu kararı almasının bir sebebi de Suriye’de Moskova ile karşı karşıya gelmek istememesi ve Obama döneminde Suriye için varılan mutabakatı gündemden düşürmek istemesidir. Ayrıca Türkiye’yi de denetlemek de Fransa’ya kalıyor. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Jeffrey’nin söylediği gibi Münbiç’in artık ABD için stratejik bir değeri kalmadı. Tamamen Türkiye’ye bırakmaktansa batılı bir ülkeyi ortak etmek daha hesaplı gelmiş olmalı. Bu arada Erdoğan’ın Macron ile ilgili son görüşmesinde yüksek tansiyonlu söz ve uyarılarının art niyet sahiplerinin kulağına küpe olmuştur. .

    Bir de şunu gözlerden kaçırmamak lazım. Macron’un arkasındaki, küresel sermayenin hesabının ne olduğudur. Macron’a yüklenen misyonun rengi. Siyasi bir tabanı olmayan ve bir anda parlayıp Fransa’nın başına geçirilen bu adam şimdi efendilerine borcunu ödemek isteyecektir. O da bölgede enerji kaynaklarının güvenliği ve ticaret yollarının denetlenmesidir.

    Terör örgütü ile Türkiye’nin arasında arabuluculuğa soyunma heveslisi bu yeni çakma aktör elbette küresel abilerinin menfaatinin yanı sıra İsrail’in güvenliğinin sağlanması amacına yönelik icraatlar sergilemesi beklenmelidir. Küresel sermayenin önemli bir aktörü ve deccaliyetin baş tetikçisi Rothschild ailesinin asırlık hayali olan Suriye-Irak üzerinden Hazar ve Körfez petrollerine kavuşma hülyasının bu son oyunda önemli etken olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Kürt kantonları olmadı ise Türkiye’yi kafa kola alarak enerji havzasına ulaşacak koridor için alternatif çözümler bulunması.

    YanıtlaSil
  30. 2*Bir diğer husus ise İpek Yolu. Son yıllarda gündeme gelen Doğu Akdeniz enerji havzasına hakimiyet için yeni oyunların tezgahlanmasını gerekli kılmaktadır. Fransa’nın yakın mazide bunun gibi batı çıkarlarına uygun operasyonlarını unutmamak lazım. Yunan Darbesi’nden sonra Fransa’da yaşayan Karamanlis’i Kıbrıs operasyonun ardından kurtarıcı olarak ülkesine göndermek. Humeyni’yi yıllarca besledikten sonra İran’a devrim için destek vermek. Ve her dönemde Kürt unsurlarına kucak açmak . Buna bir de Ermeni meselesini eklerseniz insanın aklına hoş şeyler gelmez.

    Peki şimdi ne olacak, sorusu akla geliyor. Kader-i İlahi bu bölge için hükmünü verdi. Mehdiyet ile ayağa kaldırılan aslan ile Mehdiyet’ten 20-25 yıl sonra devreye giren Mesihiyet kader-i İlahi’nin hükmünü icra edecektir. Türkiye durdurulamadı. O zaman onu Fransa’nın vesayetine altına sokma niyet ve teşebbüsleri beyhudedir. Cenab-ı Allah İslam dünyasının toparlanması ve Deccal fitnesini dünyanın başına bela eden İsrailoğullarına son darbeye vurmak için misyon sahibi son şahsiyetleri vazifelendirdiği muhakkak. Bu meyanda hem dinin hem de fütuhatın hitamı için hükmünü icra edecektir.

    Bu arada her cezadan sonra İlahi rahmete mazhar olan İsrailoğullarına son merhamet olarak 20 yüzyılın ortasında iyilikle gösterildi. Tıpkı İsra/7’de bildirildiği üzere: “İyilik ederseniz, kendiniz için iyilik edersiniz. Kötülük ederseniz, o da kendinizedir.” Ama onlar iyiliği seçmediler ve yine fesada başlayıp dünyayı ve bölgemizi karıştırdılar. O zaman ayetin devamındaki hüküm devreye girer:
    “Daha sonraki bozgunculuğunuzun vadesi dolduğunda da yüzünüze kara çalsınlar, daha önce girdikleri gibi yine Mescide kadar girsinler ve istilâ ettikleri yerlerde taş üstünde taş bırakmasınlar diye kullarımızı yine size musallat ederiz.”

    Nitekim Bediüzzaman bir talebesinin İsrail devletinin kurulması üzerine Kur’an’ın İsrailoğulları ile ilgili zillet ve meskenete tabi tutulmalarına dair Kur’an hükmüne rağmen bunun nasıl gerçekleştirildiğini sorması üzerine şunu hatırlatır:
    “Yahudi milleti hubb-u hayat ve dünyaperestlikte ifrat ettikleri için, her asırda zillet ve meskenet tokadını yemeye müstehak olmuşlar. Fakat bu Filistin meselesinde; hubb-u hayat ve dünyaperestlik hissi değil, belki enbiya-yı Benî İsrailiyenin mezaristanı olan Filistin, o eski peygamberlerin kendi milliyetlerinden bulunması cihetiyle, bir cihette bir ehemmiyetli hiss-i millî ve dinî olmasından, çabuk tokat yemiyorlar. Yoksa, koca Arabistan’da az bir zümre hiç dayanamayacaktı, çabuk meskenete girecekti.”

    Ama onlar fesada ve kötülüğe dönünce İsrai Suresi’nin hükmü devreye girer. Ve bütün cihanda nüfuz ve güçlerine rağmen tzillet ve meskenet damgasını tekrar yerler. Olaylara bir de bu açıdan bakmak lazım.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. NATO’ya girişimiz Sovyet tehlikesine karşı yani komünist rejime karşı bir tedbirdir. Dinen ve şer’an muvafıktır. Ama o dönemde Türkiye’nin başında Adnan Menderes vardı. Adnan Menderes Türkiye’yi yeniden dar-ül İslam yapan adamdır. Yani dar-ül harpten çıkaran. Bu kavramları bilmeyen varsa bir fıkıhçıya danışsın. Menderes Horasan’dan çıkan atalarımızın fikriyatına sahip ve inanan biriydi. Ve Süfyan’a muhalifti. O Türklerle Arapları konak ahalisi olarak tarif etmişti. Konak ahalisi demek baba-anne, çocuklar ve aileleri, hatta dayı ve amcaların bir mekanda yaşadığı geniş ailyi temsil eder. Yani İslam ülkelerinin bir arada ittifak içinde yaşamasını istiyordu. Çünkü o dönem İslam ülkeleri istiklal kazanmaya başlamış, batının işgali altında çıkarken, binbir ihtiyaç içinde idi. Menderes bunun için ittihad-ı İslam’a çare gördü ve uyguladı.

      Menderes’in bu eylemi bölge hakimiyeti peşinde koşan Siyonistleri ve müttefkileri İngilizleri ürküttü. Ve Bağdat Paktı üyelerinin siyasilerini ihtilallerle devirmeye başladılar. 27 Mayıs bunun eseri. Ve Türkiye’de NATO ordusu o zaman kuruldu. Nasıl? Darbeci eşkıya bütün üst düzey subayları tasfiye ettiler. Ve asker NATO’ya bağlanarak onların ordusu oldu. 15 Temmuz bunun son örneğidir. İşte o dönemde NATO ordusu kurulurken NATO siyaseti de kurulmak istendi. Menderes onun için devrildi. Ve batının ve NATO’nun uşakları 1961 seçiminde DP’nin oylarını bölmek için 2 partiye ağırlık verdi. Yani DP’nin oyları üç bölündü ve istediklerini elde ettiler. İşte o dönemde ortalıkta 27 Mayısçı zihniyetle bir olup makama delisi bir makine profesörü ortaya çıktı. O adamın o günkü tavırları ve tutumu göz doldurmuş olacak ki, bakın ne oldu?

      Batılı ve NATO’cu müttefiklerimizin yıktığı DP’nin varisi bir parti 1965’te iktidar olup, Menderes’in kaldığı yerden hizmete devam edince iç-dış derin mihraklar büyük paniğe kapıldı. Ve derhal iki sağcı biri siyasal İslamcı, biri siyasal Türkçü biri de gizli komünist kimlikli 3 partiye ağırlık verildi. Ve Türkiye o tarihten sonra 1980’e kadar huzur yüzü görmedi. Arkasında sokaklar çalıştırıldı. Eğer Mehdiyet o zaman DP’nin devam olan partiye destek vermeseydi bugün hem fakirlikte, hem dışa bağımlılıkta hem batı vesayetinde yaşıyor olurduk. Ki o sırada istiklalimiz suni biristiklaldi. Batıya endeksli ve vesayetine tabi idi.

      1924 sonrası tek parti diktatoryasının zulmüne göz kapatan hacılar-hocalar-şeyhler DP’nin zamanında din ve vicdan hürriyeti ortamında palazlanınca çakma ilimleri ile 1965’ten sonra aslan kesildi. Niçin? Ben nedenini yazmaya utanıyorum.

      Şimdi Hz. Peygamber ve ilim beldesinin kapısı Hz. Ali (ra) ahir zamanı en keskin çizgileri ile ortaya koymuşlar. Hz. Peygamber buyurmuş: “Son halife Şam’da toprağa verilince Mehdi’nin zuhurunu bekleyiniz” Hz Ali (ra) buyurmuş: “Besmelenin harflerini sayın ve sonunda zamanın (19. yüzyılın) bitmesini ve Mehdinin çıkmasını bekleyin. Ona uyarak selameti bulun.” Yani Mehdi’nin zuhuru 13. müceddit olarak 13. asırdadır. Hz. Peygamber bunu söylemiş, Hz. Ali (ra) da. Bunu ifade temek sadece bir hakikati vurgulamaktan ibarettir. O Mehdi siyasi bir şahsiyet değil, ki kinayeli olarak liderimi Mehdi yaptığımı bazı şapşallar iddia etsin. Bunu iddia eden aptaldır. Echel-ü cüheladır.

      Siz İslam’ı temsilden istifa edeceksiniz, dine sırt çevireceksiniz sonra da ortaya çıkan şarlatanlara dini makamlar tanıyıp kurtarıcı ilan edeceksiniz. Hangimiz daha aptal. Söyler misin garip adam. Garip olmak bir anlamda eksantrik ve tuhaf anlamındadır. O makine profesörü NATO’cu derin devletin projesidir. Üstelik Almanların adamıdır. Öyle ki 1971 darbesinden sonra kaçıp gittiği İsviçre’den bir general tarafından Türkiye’ye getirilip ABD’nin istediği hükümetin payandası oluyor. Sizin şerefiniz bunu kaldırabilir ama ehl-i iman ve İslam’ın asla. Lafına dikkat et çok fena giydiririm.
      Şunu hiç aklından çıkarma. Mehdi hizmet yapmayacak. Mehdiyet yapacak. İttihad-ı İslam ile. Ki Al-i Muhammed ve Al-i İbrahim (as) bunun içinde olacak. Biz şimdi bu son aşamadayız.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    9. ayın la yazılan abdal saz çalan şarkı söyleyen dilenen kişidir
      elif le yazılan ebdal ALLAH(C.C)kul köle manasında olan veli kişidir

      Sil
    10. Eksantrik,tuhaf,aptal nasıl yazılır gördük..Echel-ü cühela elif le mi yazılır ayın la mı..şapsal,şerefsiz,gayri müslim doğru mu yazılmış?
      Ebdal:Her devirde 40 kişidir…
      Abdal:Her devirde 124 bin olduğunu söyleyen var…
      Aptal:Sayısını Allah bilir…
      Saz calan abdallar pir sultanın abdalları..
      Dilenen abdallar çeşidiyye yolunun dervişleri…
      Akşemsettin Hz..Hacı Bayramı Veliyi duymuş..içine bir ateş düşmüş..Ankaraya intisap etmek için gitmiş..sabah dergahın önüne varınca birde bakmış ki Hacı Bayram müridlerinin ellerine birer tas verib dilendirmeye gönderiyor..Böyle Velimi olur deyib intisap etmekten vaz geçip halebe doğru başak bir şeyh’in dergahına gitmek için yola düşmüş…ilk mola yerinde uyuyunca rüyasın da Hacı Bayramı velinin, boynuna zincir takıp kendisine çektiğini görmüş..uyanınca boynunda ki zincir izlerini görüb..acısıyla geri dönmüş Hacı Bayramı velinin dergahına…Hikaye uzun..Hacı Bayramı Veli Akşemsettin’i yetiştirib şehzade Mehmet’e hoca yapmış..Akşemsettinin himmeti,Mehmet’in gayreti ile İstanbul feth olunmuş..
      İslam’ın salat dediğine Müslümanlar namaz diyor…Arabcada savm yazılır..müslümanlar oruç anlar..Bir kavramın nasıl yazıldığı mühimse de İnsanların ne anladığına da bakılır..
      Abdalı taşlar,derisini yüzerler..incinmez.. İnsana Garib gelir…
      Atılan gül den canı yanar..İnsan Garibtir…İhtiyar…

      Sil
  31. Cumhurbaşkanı Erdoğan;Netanyahu nükleer silahım var diye hava atma, bakarsın çalışmazlar…
    Bu cümleleri cumhurbaşkanına söyleten,gerçek aşağıda ki adreste…
    https://www.youtube.com/watch?v=_xWY98IsjIE&feature=share
    Rahmetli Erbakan hocanın bir çok mitinginde ve salon toplantıların da anlattığı…denemelerini yaptık başardık ve gerekli yerlere(Baykar şirketi) teslim ettik dediği ,projeler savunma teknolojileri bu gün ordumuzun emrin de tamamı yerli,Selcuk Bayraktar’ın(Cumhurbaşkanının damadı) başın da bulunduğu Baykar şirketinin yaptığı iha ve siha ların fırat kalkanı ve zeytin dalı harekatında ki başarıları terörle mücadeleye getirdiği ivme inkar edilemez gerçek…Erbakan hocanın başbakanlığı dönemin de kurduğu D8 ve bu ülkelerden getirdiği profosörler’in projeleri bu gün cumhurbaşkanımızı dünyaya meydan okur hale getirdi…28 şubat darbesinin ilk içraatların dan biri bu prof ları ülkeden göndermek oldu…ancak kasım 2002 den sonra tekrar davet edildiler….
    Kıbrıs müdahalesine zemin hazırlayan antlaşmayı imzalayan bakanı göklere cıkarıb,bizzat kıbrısa müdahale eden zat’ı yerindibine sokmak…Nasıl açıklanır acaba…
    İnsan sevgide ifrata/ aşırıya kaçınca,muhabbeti aklın önüne geçince sevdiğini fark edemesede put edinir…Tam terside vakidir.Efendimiz (as)tefrit ve ifrat’tan sakındırmış…İtidal üzere..orta yol/ vasat olmamızı emretmiş…Ehli sünnetin usulü de böyledir.
    Şimdi burada Liderini ve Üstadını Mehdi yapan ve dayatan arkadaşlara düşen, ifratı ve tefriti terk edib ehli sünnet çizgisine gelmektir…Çünkü ehli sünnet alimleri ve cemaati ve mazlumların %99.9 onlar gibi düşünmüyor ve söylemiyor..
    Ehli sünnet alimleri ve cemaati ve mazlumlar,Kur’an da bahsedildiği gibi Allah cc katından bir veli/Mehdi ve bir yardımcı/İsa(as) göndermesi için dua etmekte ve beklemekteler..
    “ Size ne oluyor da Allah yolunda ve "Ey Rabbimiz bizi, halkı zulme sapmış şu kentten çıkar; katından bize bir VELİ gönder, katından bize bir NASİRA/ yardımcı gönder!" diye yakaran mazlum ve çaresiz erkekler, kadınlar, yavrular için savaşmıyorsunuz!”Nisa/75
    Bediüzzaman hz buyurmuş…aynada görünen esmadır,ayna sıfattır…
    Selâmen Selâmâ…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Garipbiri kardeşim, ne kadar iyi niyetlisin.

      "Kıbrıs müdahalesine zemin hazırlayan antlaşmayı imzalayan bakanı göklere cıkarıb,bizzat kıbrısa müdahale eden zat’ı yerindibine sokmak…Nasıl açıklanır acaba…" sorusunu getirip ortaya atmışsın. İyi de etmişsin.

      Ben senin kadar iyi niyetli düşünemiyorum, Erbakan, yakın tarihimizde sabataycı/yahudi ilişiği olmayan nadir liderlerdendir.Ve üstadını mehdi yapan arkadaş sabataycı olmayan liderlere iltifatı olmadığı için, erbakana demediğini bırakmıyor.

      Hiçbir kastım olmadan soruyorum ,sabataycı liderlere bu kadar iltifat, sabataycı olmayan nadir liderlere bu kadar hakaret neden ? İltifat ettiği liderlerin sabataycı olduğunu bilmemesi mümkün olmadığına göre ?

      FETÖ örneğinde de gördüğümüz gibi ya kendisi bizzat sabataycıdır, yada cemaate ağır bir şekilde sabataycılar sızmıştır.

      Bilinmedik birşey değil, osmanlı son döneminde de tarikatlara sabataycıların sızmaları vardı. Birçok tarikat kapatıldı ama bugün bile sabataycılar tarafından yurütülen tarikatlar var.

      FG örneğindeki gibi, liderin kendisinin bizzat sabataycı olması ve bu sitede bütün açık ve gizli bütün sabataycılara övgüler düzüldüğüne bakılınca çok dikkatli olmak lazım.

      Sil
    2. Selamu aleykum...

      III.M…III.Erbakan..Benim size erbakanın mehdi olmadığını anlatmaya gücüm,kapasitem ve bilgim yetmez..Yazdıklarınızı bile anlamaktan acizim..Siz MFE nin Mehdi olduğuna inanabilirsiniz..Ben öyle inanmasam da hoş görmesem de,sizin düşüncenize bize dayatmadıkça , tahammül eder ve size saygı gösteririm..Siz de bizim fanatiği olmadığımız ve kimseye empoze etmediğimiz düşüncelerimize tahammül ediverin…Bizim de büyüğümüz,İmamımız/Mürşidimiz var..Bir kere bile isminden ve kendisinden bahsetmedim…Davet Şeriata ve Allah cc olur..” De ki: "İşte benim yolum budur. Ben ve bana uyanlar basiret üzere Allah’a davet ederiz, Allah'ı tenzih ederim ve ben ortak koşanlardan değilim.”Yusuf/108
      Bildiğinize emin olduğum rivayetleri size hatırlatır ve tavsiye ederim..”Mehdiyi şöhret etmeyin” bir diğeri “Tarih vermeyin..Tarih veren ….”Erbakanlara, mehdi diye inanıyorsanız…şöhret ve ifşa etmeyin..Emri dinlemiş olur ve kimseyle karşı karşıya gelmemiş olursunuz…Bu gün yapılan başka bir tavsiyede ki gibi birlik ve beraberliğe en cok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bölünmeden,hiziplere ayrılmadan,kenetlenerek, birbirimizi sevib dua edersek daha isabetli olur..
      Bakın bazı haber kaynakların da teyitsiz söylentiler var…Ülkemizi ekonomik ve siyasi kaosa sürüklemek için abd de ki r.zarrab davasına bakan mahkemenin,cumhurbaşkanı ve bazı siyasilerin hakkın da mahkumiyet kararı ve 40 milyar ile 80 milyar arası para cezası vereceği söyleniyor…Anayasa mahkemesi,perincekgiller,ve pusuda bekleyen hainler ellerini ovuşturarak fırsat bekliyorlar.. Yunanistan kaşınıyor..Batı sınırına ek 25 bin kişilik birlik kaydırdık..Her an her şey olabilir..gündeme ve bu olaylara odaklanmak ve hazırlıklı olmak gerek…polemiğin faydası yok..
      Baki selam…

      Sil
    3. Ben cehenneme gidince senin eline ne geçecek..Beşikten son anına kadar ümmetim ümmetim diyen bir peygamberin ümmetinin.. cehenneme gitmesini münasib görüb temenni etmek..Şeytanı sevindirir..Efendimiz (as) mı üzer..Allah cc sığınırım efendimizi(as) üzmekten…Sizin için söyleyeceğim tek şey..Allah cc ahirette sizin hakkınız da Efendimizi(as) sevindirsin…şeytanı değil.
      Bak kardeşim..Ehli sünnet ulemasının düsturudur..Kıble ehli tekfir edilmez..İmam Gazalinin sözüdür;Bir kimsenin 99 cüz’ü küfre 1 cüz’ü imana dalelet/işaret etse biz ona mümin deriz..Bir kimse siyaseten MG vakfı mensubu olmasa bile Mümin ve Müslümandır..”… Ne kadar az öğüt alıp düşünüyorsunuz?”Hakka/42
      “…İbrahimin dinine uyun..”Ali imran/95..Hacc/78..Nahl/123..Kur’an’ın emri ortadayken..sen İbrahim (as) mı erbakana uydurmaya çalışıyorsun..Bir insan hem ebu Hanife,hem İbrahim, hemde daha başka bir çok kişi Nasıl olabilir? Döngü başınızı döndürmüş..Ne dediğinizden haberiniz yok..Bi durun düşünün..Yazılacak çok şey varda..saat eşref saati değil..Sizi üzüp incitip pişman olmak istemem..Allah size selamet versin..
      “Ya Rab benim vücudumu öyle büyüt ki cehennemde başka kimseye yer kalmasın”Hz EBU BEKİR SIDDIKI EKBER(RA)..Nakşi usulü ve anlayışı..
      “Milletimin imanını selamette görürsem,cehennem alevlerinde yanmaya razıyım”BEDİÜZZAMAN HZ..Risale-i Nur usulü ve anlayışı…
      Sizin anlayışınız!Sonra da diyorsun ki Erbakan niye Mehdi değil anlatta anlayak…sen tavrınla anlayışın ve sözlerinle zaten anlatıyorsun..Ben beyhude niye yorulayım..Tecelliye bak ki aynı yerde bir kişiye erbakanın yiğit bir mümin olduğunu anlatmaya çalışırken..Diğerine…ifrat ve tefriti bırakın..orta yola,itidale,aklı selime gelin kardeşim…şeytanı sevindirmeyin..O sizin de bizim de düşmanımız..
      “Şeytân, sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman tutun. O, partisini alevli ateşin halkından olmağa çağırır.”Fatır/6

      Sil
    4. İslam Deccali'nin zihniyetine hizmet eden, onunla işbirliği yapan, güç devşiren siyasi şaklaban biri Mehdi olabilir mi? Kur'an hakikati yok. Sünneti ihya yok. Sandıkta Müslüman sayımı yapıp milletin yüzde 90 veya 80'inin kafir ilan eden tekfir eden birinin yeri Mehdi koltuğu mu, cehennem mi? Yani Müslüman Allah'ın nazarı ile nazar eder. O hakikati görür. Ve şaklabanlara aldanmaz. Bu millet bunu becerdi. Onun için palavralar bize sökmez.

      Sil
    5. Fasıl: FEZAİL BÖLÜMÜ
      Konu: İslam Ümmetinin Fazileti
      Kaynak: Ebu Davud, Fiten, (4277)
      Ravi (r.a.): Ebu Musa
      Hadis: Resulullah (sav) buyurdular ki: Şu ümmetim rahmete mazhar olmuş bir ümmettir. Ahirette azaba maruz kalmayacaktır. Onun azabı dünyadadır: Fitneler, zelzeleler ve katl."
      Hüküm..Allah ve Resulunündür...
      Kelamı Kibara sorulmuş..Sünnetullah nasıl işler?
      Sen eşyaya/varlığa/insanlara nasıl muamele edersen…Allah’da sana öyle muamele eder..
      Hadis:Sizden biriniz kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe (kâmil manada) iman etmiş olamaz.
      Buhârî, İmân 7; Müslim, İmân 71, 72; Tirmizî, Kıyâme 59; Nesâî, İmân, 19, 33.
      Kim bildiği ile amel ederse Allah’ü Teala ona bilmediklerini öğretir…ilmiyle amel etmeyen bildiğini de şaşırır..
      “İnsana bilmediği şeyleri O tâlim eyledi.” Alâk/ 5
      “…Allah'tan korkar, takvâ sahibi olursanız mualliminiz Allah olur” Bakara/ 282
      “Ey iman edenler! Allah'tan korkarsanız, O size hak ile bâtılı ayırt edecek bir güç verir; günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah pek büyük lütuf sahibidir.”Enfal/29
      İman hakikatleri...
      Kandiliniz mübarek olsun..Mirac’ı idrak edemedik..Allah cc Hz Ebu Bekir(ra) imanı versin..

      Sil
  32. Medeni!!? Dünyanın son günlerdeki icraatları…VAHŞETİ
    İsrael onaltı Filistinli genci şehit edip…Binin üzerindeki Filistinliyi yaraladı…
    Çin de Müslüman mahkumların ve hane reisi ölmüş müslüman ailelerinin yanına Çinli erkekler yerleştiriliyor…Ailesi tecevüze uğrayan mahkumlar alimlerden, ailecek intihar etmek için fetva istiyor…
    Abd Afganistan da hafızların mezuniyet törenini bombaladı…yüzün üzerin de çocuk şehid…

    Onlar Zulm edip,İnsanlık onurunu ve namusunu ayaklar altına alıp mazlumları,masumları ve çocukları katledecek…Soykırıma tabi tutacak…
    Mehdiyet ve İseviyet onlara medeni!!oldukları için kılıç çekmeyip…sürgün edecek!!?ADALETE BAK!
    “İnkâr edenlere de ki: Yakında mağlup olacaksınız ve cehenneme sürüleceksiniz. Orası kalınacak ne kötü bir yerdir!”Ali imran/12


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söyledin. Böyle zulüm olur mu? Vah vah. Yakında Erbakan mezardan çıkacak veya oğlunun rüyasına girecek “Ey oğul ümmetin başına geç. Ordular kur, devletleri ele geçir. Bunların hepsini kes ve doğra ve Müslümanları kurtar diyecek.” Ve Mehdiyet ile Mesihiyet utandırılacak. Değil mi? Kendini biraz tuzla da kokmayasın.

      Çünkü Mehdi ve Mesih’in hükmi şahsiyetleri Mehdiyet ve Mesihiyet ile ifade edilir. Bu Arapçanın kuralıdır. Ve de atalarının dili olan Osmanlıca’da da böyledir. Bak bir Marx var bir de Marksizm. Marx öldü, Marksisizm yani hükmi şahsiyeti yaşıyor. Değil mi?

      Mehdi ve Mesih vazifeyi Cenab-ı Allah’tan alıyor. Mesihiyet ve Mehdiyet ile alay edersen küfre girme ihtimalin bile var. Dinde hassa ol, ama muvazene-i akliyeden mahrum olma. Cenab-ı Allah, senin gibi meşieti ile alay edenleri ne yapar biliyorsun değil mi?

      Ayetlere kendi hüsn-ü kuruntularına göre mana verme. Ayrıca halifetullah olan Mehdi senin gibilerinin mahkumu ve zihniyetine tabi değil. Ahir zamanın hizmeti dinidir. Siyasi ve askeri değildir. Müslümanlar müttehid olsa idiler bunlar olmazdı. Ama müttehid değiller. Niçin? Çünkü ortada kamil mü’min ve müslim yok. Neden acaba? Kimin hükmü cari. Ve sen ona karşı ne yaptın? “Makine profesörüm geldi, zamanında askeri projeler yaptı. Şimdi asıp kesiyoruz” uykusundan uyan. Onun yaptığı projeler mekanikti. Onlar tarih oldu. Çünkü şimdiki cihazlar yazılımlı. Onları da o ve bilmem kimin damadı yapmadı. Projeleri başkaları hazırladı. Ki hazırlayanların bir kısmı Aselsan cinayetlerinde yok edildiler. Ve senin makine profeösürün o zaman niçin onları teşhis etmedi. Çünkü bunamıştı.

      Bak şuanda yer yüzünde Hz. Peygamberin döneminden 80 milyon kat insan yaşıyor. Bunları Allah yarattı. Medeni oranı da asr-ı saadet göre en az 8 milyon kat daha medeni. Böyle bir zamanda, medeni çağda vahşet döneminin usulleri geçerli değildir. Değil mi? Makineni kurşunları değil kelimelerin harfleri ile cihad yapılır. Çünkü dinde zorlama yoktur. Vahşette kaba kuvvet, medeniyette akli kuvvet hükmeder.

      Filistin dahil bütün Arap aleminin bu hale gelmesinin birinci derece sorumluları kim?


      Sil
  33. Abd ile ürdün ortak tatbikata başladı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1952 yılından 2012 yılına kadar biz de ABD ile yüzlarca tatbikat yaptık. Ne çıkardı? Fış fış.

      Sil
  34. Süfyan için son bir hafta çıktı çıktı çıkmadı bu senede boşa gitti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. pardon yemani ve sahte siyah sancak 3. çikişta çikar 2. de değil.

      Sil
    2. Ben Süfyan'ı manevi telefonla aradım. Telefon açıldığında hep cehennemdeki bağırtılar, feryadları duydum. Demek ki, Süfyan şu anda cehennemde. İnanmazsan 5. Şua'daki Dikilitaş ile ilgili rivayetin tevil bölümünü oku. Onun ölüm tarihi 20 yıllık bir zaman şeridine işaret var.

      Bayrak kurulu devleti ifade eder. Kara bayrak Abbasi zamanında Müslüman olup Abbasi'nin kara rengini bayrağına renk kabul eden Türklere işaret eder. 5 siyah bayrak, 5 türk devleti. 5. Bitince Deccal çıkar.

      Siyah bayraklı anarşist ve terörist ise Ye'cüc ve Me'cüc'ü temsil eder. Dinsizliğin yani deccaliyetin eseri olan serkeş tiplerin topluluğuna.

      Sil
  35. Hz.İsa as rüyasından gören biri Hz.İsa'nın kendisine batılıların Mısır'a çıktıktan 6 ay sonrasında Süfyanın çıkacağını söylemiştir. Süfyanı şimdi beklemeyin. Ne zaman Sisi Müslüman bir grup tarafından düşürülürse o zaman abd ve müttefikleri Mısır'a çıkarma yapar. Zamanı çok yaklaştı. Mısır işgali sonrasında Süfyan çıkacak.

    Süfyan ve Hz.Mehdi as aynı senede ortaya çıkacak. Mısır'ı takip edin. Süfyanın son alameti gerçekleşmek üzere. İlk alametleri gerçekleşti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amerika şama saldıracak gibi. Şam sahibinin minberine süfyaninin oturacağını biliyoruz. Recep ayı çıkmadan bir seyler olacak gibi.
      Mısırda ses yok. Akdeniz e avrupa ülkeleri ve amerika gemilerini taşıyor. Libya ve mısır gibi ülkelere saldırmaları sürpriz olmayacak.
      Şu an her sey muallakta ve her an her sey olabilir. Savaş çıkarsa ülkelerin akla gelmeyen stradejileri olacaktır. mısır ve tüm dünya ülkelerinin sonu mechul dür. Göreceğiz.

      Sil
    2. Hz. Mesih niçin bir Müslüman’ın rüyasına girsin? O zat kim ki? Kıymet-i diniyesi ne ola? Hz. Mesih’in hizmet alanı Hıristiyan dünyasıdır. O büyük deccal ile mücadele eder ve Süfyan hakimiyetinin yani rejiminin sona ermesinden önce yani Mehdi’den önce zafere ulaşır.

      Faraza bu rüya doğru olsun. Şu anda herhangi bir Müslüman ülkesinin başına bir şey gelmesi mazideki ehl-i din noktasında ne önemi var ki? Müslüman nitelemesine haizler mi? Önce ona bakılmalı. Ehl-i keşfin bakış açısı resmi hakimiyet-i İslamiye’nin devamı önem kazanır. O da Osmanlı ile sona erer. Artık ortada formal bir temsil yoktur. Parçalanmış, dağılmış, haçlı işgaline altına girmiş, haçlı vesayeti altına giren başat ülkede ise Süfyan hakimiyeti var. O zaman onlar muhatap alınmaz. Halifetullah alınır. Ama halifetullahın dünyevi temsiliyeti yoktur. Onun vazifesi dini ihyadır.Yani son değer noktası Osmanlı olur. Osmanlı hilafeti zamanında Mısır bizden ne zaman koptu? İngiliz işgali ile 1882 tarihidir. Bu işgal ne zaman resmiyete kazanır yani Osmanlı ile anlaşma yapılır 1885. Yani Süfyan’ın hurucu bu tarihten 40 yıl sonradır. Yani Süfyan 19882'de doğar. Hilafet batınca da hakimiyet kurur.

      Ahir zamanda Müslüman kimlikli insanların akıl ve gözünü ve vicdanını Duhan kaplar. Yani duman. Daha doğrusu gaflet. Gafletteki insan hiçbir şey göremez. Mevcutla avunur oturur. Onda hak yoktur batıl vardır.

      Şu anda Hz. Peygamber dahil bütün İslam büyüklerinin gözünde melheme olarak nitelenen ve hilafeti bitiren 1. Dünya Savaşı’nın bir versiyonu olan Mehdi hakimiyetinin başlatacak 3. Melheme cereyan ediyor. O da sonuna gelindi. Yani Mehdi’nin başlattığı devrin galibiyet saatine. Bu da duman mağduru ve mahkumu Müslümanların sayesinde değil. Şu ayetin hakikatiyle: “Elinizdekiler tükenir; Allah katındaki ise kalıcıdır. Sabredenlere, ödüllerini, yaptıklarının daha güzeliyle vereceğiz” Bu da Mehdi devrinin 30-40 yılına rast gelen 1969 ile başlar 2019’da zirve yapar. Bu Süfyan’ın hükmettiği ülkedeki mücadelenin finalidir. Hatta İsrail’in de ya sonu gelir veya sonun başlangıcı olur.

      Hal böyle iken şu anda dağınık olan Müslümanların ittihad-ı İslam’ın siyasi birliği için Büyük Deccal’i mahveden Mesihin siyasi ağrılığı olacaktır. Artık Süyfan, Deccal değil Mehdi’nin hakimiyetinden bahsedilmeli. O da Tevhid nasıl hakim olur? Kur’an medeniyeti nasıl kurulur? Onun için boş akıl kalıplarından hayali Süfyanlardan değil, Mehdi’inn ortaya koyduğu Kur’an hakikatleri gözü ile olaylara bakılmalı.

      Bazı gerzekler Arap Baharı sırasında Türkiye’nin tutumunu alçakça eleştirir. Bu doğru değil. O Türkiye’nin beceriksizliği değil. Çünkü İslam aleminin zincirin elinde tutan elin Mesih veya cemaati tarafından henüz kırılmamış olması sebebiyledir. Bu el yakında kırılacak.

      Sil
  36. Süfyanın çıkışını Recep ayı 2019 ve sonraki yıllarda bekleyin. Eğer Mısır'a bu sene sonunda batılıların işgaline ya da batılı askerlerin yerleşmesine şahit olunursa 2019 yılı sonlarında Hz.Mehdi as zuhur eder İNŞALLAH.

    YanıtlaSil
  37. sufyaninin 3 çikişi var.

    1-recepte ilk gorulur herkez bilmez.

    2-ebka ve esheble beraber samda 3 bayrak dikildiginde (ayni vakit sahte siyah sancak ve yemani de zuhur eder)

    3-mehdiden birkac ay once karkisya savaşindan hemen sonra kufeye inmeden evvel.sam mimberine ve 5 bolgeye hakim iken.

    2.cikisi ramazan yada sevval 3. çikişi zilkade yada zilhicce.

    batililarin misira gelmesi 2. cikista

    onlarin şama çikişi karkisyadan evvel.

    sufyani onlari 7 bayrakli ordusuyla maglup edecek.

    sonucta sevvali gormeden bu sene cikmadi diyemem.

    deaş in sonu 3. cihan harbinin başidir. bu kesin.

    rabbim onlara muhlet verirse o zaman iş uzar.

    YanıtlaSil
  38. sufyaninin 3 çikişi var.

    1-recepte ilk gorulur herkez bilmez.

    2-ebka ve esheble beraber samda 3 bayrak dikildiginde (ayni vakit sahte siyah sancak ve yemani de zuhur eder)

    3-mehdiden birkac ay once karkisya savaşindan hemen sonra kufeye inmeden evvel.sam mimberine ve 5 bolgeye hakim iken.

    2.cikisi ramazan yada sevval 3. çikişi zilkade yada zilhicce.

    batililarin misira gelmesi 2. cikista

    onlarin şama çikişi karkisyadan evvel.

    sufyani onlari 7 bayrakli ordusuyla maglup edecek.

    sonucta sevvali gormeden bu sene cikmadi diyemem.

    deaş in sonu 3. cihan harbinin başidir. bu kesin.

    rabbim onlara muhlet verirse o zaman iş uzar.

    YanıtlaSil
  39. recep ayina değil bağdadi nin olmesine bakin.

    deasin cikmasi ile hilafetin mehdiye devri arasinda 72 ay vardir.

    deas cikiş 10 haziran 2014 12 şaban musul fethi

    arti 48 ay 2018 saban ayi. arti 24 ay suayb bin salih(cabir) devri eder 72 ay.

    bakalim onumuzdeki 1 ayda bağdadi ölecekmi?

    ölurse erzak yapin turkiye venezulla olmadan.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cübbeli ahmet hocanın aktardığı rüya çıkıyor gibi.
      Dolar 5 tl olduğunda iç ve dış savaştan bahsediyordu.
      Erzak stok etmek icin zaman şu zaman herhalde...

      Sil
    2. Düzeltme..
      Dolar 4 tl olduğunda olacaktı.

      Sil
    3. Altan e biraz daha açık yazabilirmisin

      Sil
  40. 3.mehdi 3.Erbakan seni tebrik etmem lazım çünkü galiba senin de dediğin gibi süfyanın çıkış tarihi 13 nisan 2018 olacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süfyân Feto’nun çıkışı “39da ve 9 veya 7 ay” diye geçiyor.

      “Receb cuma” ve “ramazan deprem” sonrası çıkışları olduğu anlaşılıyor.

      Feto'nun Receb çıkışının siyasi olduğu anlaşılıyor. Sûriye’nin şişlenmesi bağlamında TRye de aynı şekilde müdahale daveti bağlamında bir angajman gelişme olacak gibi Feto’nun, TR hakkında soykırım müdahalesi vs..

      Aynı gün çıkacak olan Yemanî ve Horasanî çıkışları da RP kurucular kurulunun 16 nisan 2018de yapacağı toplantı olduğu anlaşılır.

      Feto’nun önceki tarihleri çıktığına göre 39daki çıkışı da doğrudur.

      Ayrıca Nostra’ya göre çıkan tarih, I. kıyamet’in tarihinin bu yıl olduğunu kesinleştirir. Nostra’ya göre ağustos sonu 2019 TRnin kurtuluşu ve AByi TRde ezip Avrupa’da üzerine yürüme zamanı.

      Hadîslerde de var zaten bu tarih yani 1440.

      Sil
    2. Deccâl kısa boylu. 34 yaşını geçmiş birisi olup

      https://tr.scribd.com/doc/59416918/osmanlı-resim-sanatında-kıyamet-alametleri

      http://archive.is/qQxQv

       ÇÖZÜM

      Deccâl : (Yezîd) II. Süfyânü’d-deccâl (‘al) Feto

      34+ : 17 aralık 2013 (14.02.1435) yargı darbesi girişimi Fetö

      34+ : 15 temmuz 2016 (11.10.1437) ‘askerî darbe girişimi

      34+ : 30 mart 2018 (12 receb 1439) C işğâl! katl!

       Yorum

      Sil
    3. http://library.islamweb.net/hadith/display_hbook.php?bk_no=285&pid=133561&hid=820

      http://library.islamweb.net/hadith/display_hbook.php?bk_no=285&pid=133643&hid=1941

       ÇÖZÜM

      Süfyân : (Yezîd) II. Süfyânü’d-deccâl (‘al) Feto

      15 temmuz 2016 (11.10.1437) ‘askerî darbe girişimi + 28 ay = 20 ekim 2018 (11.02.1440)

      30 mart 2018 (12 receb 1439) C işğâl! katl! + 09 ay = 19 aralık 2018 (12.04.1440) Tbmm hük

       Yorum

      Sil
  41. 1*Gaybi haberler çeşit çeşittir. Müjde ve tebşirattan haber veren olduğu gibi, felaket ve kötü bildiren de. Gaybi haberden kasıt din ve manevi kaynaklı ihbarattır. Kahinlerin, falcıların, astroloji uzmanların verdiği uydurma haberler değil. Herkesin bildiği üzere bütün gaybi ihbarat müteşabihtir. Yani örtülü ve perdelidir. Mecaz ve sembollerle haber veriliyor. Dış manalarına baskılmaz. Bu ihbarlar Kur’an ve hadislerle bildirildiği gibi kutsal kaynaklarda remzen belirtilen ve velilerin keşif ve istihraç eseri olanı da var. Bunları okumak, anlamak apayrı bir ihtisas işidir. Ancak genel manada ümmeti ilgilendiren ihbarları okumak zamanın kutb ile ve ilim adamlarına aittir.

    Günümüzde gaybi haberle uğraşmak ve araştırmak bizde 1400’ün (1980) başından başlayarak ufak ufak merak olarak başlarken, sosyal medyanın devreye girmesi ile bir anda bu bir hastalık halinde yayıldı. Öyle ki alakadar sayısı bir gün öncesine nazaran kübik olarak artıyor. Dini terbiye ve ilimden mahrum olunduğu ve de Süfyan fitnesinin ağır tahribatı ile dini ilimlerin kıstas olmaktan çıktığı bir zamanında cüz’i bile denemeyecek bazı bilgilerle ahkam kesilmesi yanlış anlamaları yol açıyor. Yol açtığı yetmezmiş gibi konuyu daha karmaşık hale getiriyor. Öyle ki, kütüphanelerin tozlu raflarındaki birkaç kitabı okuyan bir anda kendini ahir zaman müfessiri gibi görüyor. Kimi Mehdi’nin zuhuru hususunda atmasyon-tutmasyon tarzında tarifler bile veriyor. Hem de savaş-kan-siyaset sosu ile. Bir anda bir değil yüzlerce zuhur-huruç tarihi önümüze konuyor. Üstelik hiçbirinin manevi illiyeti belirtilmiyor. İşin hazin tarafı bu konuda oldukça ilmi araştırmalar kalem erbabının birden fazla ahir zaman Mehdisi zuhur edeceğini ilan etmesi işin bir başka garip tarafı oldu. Hatta ve hatta yaşına başına bakıp kendini (fetoş ve kedici gibi) Mehdi ilan eden bir iki maskara çıkarken, kimi kendi tarikatının, kimi de cemaatini içinden Mehdi zuhur edeceğini söylüyor. Bir şeyhin Mehdi’nin arkasında namaz kılacaklarını söylemesi işin vehametini ortaya koyuyor..
    Bu uzun girizgahtan sonra Ahir zamanın ne zaman başlayacağı konusu çok ciddi bilgi ve kaynağı gerektirir. Ancak ahir zamanın çok önemli bir özelliği takarrub-u zaman yani zamanın mesafeler gibi yakınlaşması ve olayların art arda sıralanmasıdır. Ki ahir zamanın bir önemli özelliği fitneleridir. Dalgalar halinde geleceği haber verilmiş. Bir nevi fitneler tufanında olacağız-oluyoruz.

    Ahir zamanın en önemli özelliği fitneler sebebiyle dinin yok olma raddesinde gelmesi hadisesidir. İslam ümmetini temsil eden Osmanlı’nın 18. Yüzyılın sonlarına doğru duraksarken bir asır sonra silahlı cihad gücünü de kaybetti. (1222) İslam Alemi’nde 500 yıldan beri dini alanda baş gösteren gerileme sebebiyle Osmanlı’nın batıdan hukuk ithaline başlayınca çöküşü hızlandı. Üstelik cemiyetin manevi gücünü sağlayan ehl-i tasavvufun 1247 (1832) tarihi itibariyle etkisinin azalması ahir zaman fitnesine zemin hazırladı. 1241(1826). O tarihte Osmanlı’da Süfyan’ın (dinsizliğin) ileri karakolları belirdi. Aynı tarihlerde 3 asır önce Yahudiliğin Hıristiyanlığı ifsadı ardındın inanç, gelenek, görenek ve finans hakimiyeti ile ortaya çıkan Yahudi-Hırıstiyan medeniyeti fazilet ve manevi değerlerden mahrum olması beşere saadeti getiremedi. Tabiri caizse Yahudi-Hıristiyanlık küresel çapta hakim olmuş. Dinsiz fen ve felsefenin bir nevi Yahudilik zihniyet ve kavramları üzerinden ladini bir hayat felsefesi doğurmuştur. Bunun bize dühul tarihi 3. Selim dönemi ile başlar ve bir asır sonra bütün imparatorluğu etkisi altına alır. Mason locaları ve İngilizlerin istihbaratı ile ümmetin adeta topoğrafyası çıkarılır. 1839 kimlik tahribinin bir nevi yasal başlangıcı olurken o tarihlerde bile dinin terakkiye mani olduğu sesleri zihinleri bulandırmaya başlar. Kırım Harbi münasebetiyle müttefikimiz olan batılılar1854 yılında maddi güçsüzlüğümüzü hayretle öğrenirler. Osmanlı dünyevi gücünün, yani askeri ve iktisadi olarak tükendiğini sevinçle anlarlar.

    YanıtlaSil
  42. 2*Bu İngiliz-Siyonist ortaklığının arayıp da bulamadığı fırsat olur. Ve Osmanlı Devleti’nin ortadan kaldırmak için Rusları fitneleyerek 24 Nisan 1877 Savaşı ile Osmanlı çöküşünün kapısını açarlar. Mazide yapılan rivayetlerde Ruslar’ın İstanbul’u işgal edeceği haberi1878’de gerçekleşir. Ve Ruslar 3 ve 6 ay kadar İstanbul’un Yeşilköy Semti’ne kadar işgal ederek Osmanlı’ya çok ağır bir anlaşma imzalatır. Bu imzadan paniğe kapılan fitneci Avrupa derhal devreye girer ve Berlin Anlaşması ile olayı hafifletir. Osmanlı’yı kurtarmak için değil Rus’a kaptırmamak için. Ve o günden sonra ahir zamanın çok ilginç gelişmeleri olur?

    Kur’an bu hadiselere İbrahim Suresi’nin 1. ayeti ile önemli işaretler verir. Bu sure 14. Sure’dir. 14. Asra yani 1300’lü yıllara bakar. Çok önemli olaylara remzen işaret eder. Bediüzzaman bu sureden çok önemli hadisatın ebcedi tevafuklarını keşfeder. Bir tanesi çok ilginç:
    “Alem-i İslâm için en dehşetli asır, altıncı asır ile Hülâgû fitnesi ve on üçüncü asrın âhiri ve on dördüncü asır ile Harb-i Umumî fitneleri ve neticeleri olduğu münasebetiyle, bu cümle makam-ı ebcedî ile altıncı asra ve evvelki cümle gibi (Azizün, Hamidun) kelimeleri ile bu asra (14. Asra), Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülhamid devirlerine îma eder.”

    Bediüzzaman, Kur’an’ın işari olarak bildirdiği bu gaybi haberleri gerçekleştiği için tevilen açıklıyor. Yani Kur’an’ın mucizevi ihbarını keşfediyor. Abbasi Hilafetini ortadan kaldıran Hülagu-Cengiz Deccali’nden sonra 2 nolu Deccalin zamanını nazara verir. 13. Asrın sonunda başlayan bu meş’um zamandan sonra 14. Yüzyılın başlarında ortaya çıkan Deccallere işaret eder. Ve bu zulüm döneminin ayette geçen (Zulamat) kelimesinin ebcedi değeri olan 1372 tarihine kadar devam edeceğini istihraç eder. Yani bu tarihten itibaren Deccaliyetin-dinsizliğin gerilemeye başlayacağını belirtir. Nitekim 1372 (1951) tarihinden 30-40 yıl sonra Samuel Huntington 20 yüzyılın ilk yarısında sönme noktasına gelen dinin bütün dünyada uyanmaya o tarihte başladığını kitap konusu yapacaktır.

    Bediüzzaman yaşadığı o zamanı “kış” olarak niteler ve bunun geçici olacağını, Kur’an ve İslam medeniyetinin hakim olacağını istihracen belirtir. Bediüzzaman Kur’an medeniyetinden, İslam medeniyetinden haber verir. 2 asırlık küresel kan ve gözyaşı döneminden sonra İslam medeniyetinin mevcut medeniyetin gelişmesinden zuhur ederek beşeri saadete getireceğini vurgular. Medeniyet demek refah, barış, huzur ve güvenlik demektir. Şimdiki medeniyet Siyonist tarlasında yetişen Yahudi-Hıristiyan medeniyetidir. Yahudi değerlerinin hakim olduğu bir medeniyettir. Bu medeniyet maddi bir medeniyettir. Tıpkı Yahudi’nin dünyevileşme hastalığı ile malül. İşte Kur’an medeniyeti siyonizmin çok ağır bir darbe yemesiyle ortaya çıkacak. Şu anda yaşanan düşük yoğunluklu 27-28 yıllık 3. melhemenin finalindeyiz. Bazılarının cahilane ortaya attığı küresel bir kanlı savaş söz konusu değildir. O iddialar İsrail’in akıbetiyle ilgili ihbarın Siyonist mübalağasıdır. Dünü bilmeyenler bunu ve kendi zamanlarını merkeze koyarak değerlendirme yapmaları yanlış manalara yol açıyor.
    Bugünkü nükleer ağırlıklı silahlanmanın mucidi Hitler Almanya’sıdır. İlk füze o zaman icad edildi. Sonra atom silahı geliştirildi. 2. Cihan Harbi sonrası o ülkenin uzmanları ABD ve Rusya arasında kapışıldı. Alman uzmanlar hem Amerikalılara hem de Ruslara silah sanayii konusunda önemli hizmetler verdi. Ve ortaya garip bir durum çıktı. Füze ve nükleer silahların mucidi Sovyet ve Batılı ilim adamları bunlarla yapılacak bir savaşın insanlığın sonu olduğunu anlayınca işbirliği yoluna gitteler. Ve siyasi otoriteleri uyararak uzlaşma sağladılar. 1950’nin başında. Bu denge atom silahlarına dayalı “Dehşet dengesi”dir. 1945 Malta’da varılan anlaşmaya 1950’lerin başında atom korkusu eklenince meydan mahalli ama vekaletle yürütülen savaşlara kaldı.

    YanıtlaSil
  43. 3*Bundan 25-30 yıl sonra ise bu dehşet dengesi daha da törpülendi. Silahın niteliği değişti yerini finans aldı. Bu yeni silah,1975 Helsinki Senedi ile sahne aldı.. Ve mevcud sosyo-ekonomik düzene deccalizmin yeni bir versiyonu olan Troçkist menşeli neoliberal ayarı verildi. Bu ahir zamanda Yahudilerin mutlak dünya hakimiyetinin başladığı bir dönemdir. Çünkü Yahudi demek dünyevileşme demek, finans demek. İşte bu yeni neoliberal düzen dünya ekonomi modelini değiştirdi. Piyasaları, ülkeleri, hükümetleri “imalat sanayiinden” çekerek hizmet sektörüne ağırlık verdirdi. Ve bir anda dünyanın siyasi ve sosyo modeli küresel sermayenin finans hakimiyeti altında girdi. Ancak bu 30 yıl sonra 2008 krizi ile sarsılmaya başladı. Küresel sermayenin komplosu ile12 Eylül darbesi ile tanıştık. 12 Eylül küresel sermayenin yönettiği siyasetin CIA’sını devreye sokarak yaptırdığı bir darbedir. Reagan’a eşlik edecek bir Türkiye için. Özal dönemi finans sektörünün ağırlıkta olduğu bir dönem oldu.
    1975 tarihinde o zamanki Sovyet-ABD yakınlaşması ve anlaşması ile Türkiye’ye gizli bir darbe indirildi. Kıbrıs’a çıkarmayı teşvik eden ABD silah ambargosu uyguladı. Öyle ki o tarihlerde Helsinki’de yapılan uluslararası bir toplantıda ABD Başkanı Ford Türk masasına kadara gelerek Türk Başbakanı’ndan özür diledi. Bir nevi beden dile ile aczini ifade etti. Şimdiki Trump’un düştüğü durum gibi. Türkiye o tarihten başlayarak silah sıkıntısı girdi.

    Tabi bütün bunlar olurken bizim gözümüzden kaçan bir husus var. Türkiye’de cebr-i-keyfi-askeri cereyan, demokrasi ile palazlanmaya milletin8 iradesiyle törpülenmeye başlamasıdır. Milli iradenin dayatması ile kimsenin anlayamadığı ve buhranlı 1970’li yıllara rağmen Mehdiyet’in 25 yıldır devam eden hayat faslı ile sevk ettiği yeni bir yükseliş 1969’da başladı. Bu değişim 20 yıl sonran 28 Şubat Tağuti fitnesi düzenlenmesine rağmen yükselişe devam etti. 1969’da başlayan o dönemin ilk yılları sancılı oldu ama 2019 tarihi itibariyle hakimiyet-i ve sürur-u İslamiye zirve yaşayacaktır. İnşaallah.

    Şimdi Bediüzzaman’ın 20. Asrın karanlıklarla dolu ilk yarısı için kış nitelemesi yapar. Der ki: “Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır.” Bitmedi.
    “Neden dünya herkese terakkî dünyası olsun da, yalnız bizim için tedennî dünyası olsun? Öyle mi? İşte ben de sizinle konuşmayacağım, şu tarafa dönüyorum, müstakbeldeki insanlarla konuşacağım:

    Şu muasırlarım, varsın beni dinlemesinler. Tarih denilen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz-telgrafla (o azman en hızlı iletişim araçları bunlardı) sizin ile konuşuyorum. Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennetasa bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır.” (Emirdağ L)

    “Ey muhataplarım! Ben çok bağırıyorum. Zîra, asr-ı salis-i aşrın, (yani on üçüncü asrın) minaresinin başında durmuşum, sûreten medenî ve dinde lakayd ve fikren mazinin en derin derelerinde olanları camie davet ediyorum.

    İşte ey iki hayatın rûhu hükmünde olan İslamiyeti bırakan iki ayaklı mezar-ı müteharrik bedbahtlar! Gelen neslin kapısında durmayınız. Mezar sizi bekliyor; çekiliniz. Ta ki, hakîkat-i İslamiyeyi hakkıyla kainat üzerinde temevvücsaz edecek olan nesl-i cedid gelsin!..” (Münazarat)

    “İlim, akıl ve fennin hükmettiği istikbalde her meselesini fen ve akla tesbit ettiren Kur’ân hükmedecek” (Hutbe-yi Şamiye)

    YanıtlaSil
  44. 4* Şimdi Bediüzzaman’ın siyasi ve dünyevi olyalarla ilgili önemli bir uyarısı var. Günümüzde zamane insanlarının aklını fikrini taktığı günlük gelişmeler konusunda. O 2. Cihan Harbi’nin en ateşli zamanında bile olan bitenle alakadar olmamış. Kur’an hizmetine mesaisini vakfetmiş. Kimin için? Bizim için: O Kur’an’ın küresel hakimiyeti için ortaya koyduğu esaslar içinde dünyevi gelişmelerin bir önemi yoktur. Çünkü fetih başlamış.

    Şimdi Ruslar gelecek ha. İstanbul işgal edilecek, Yunanistan bizi vuracak. Ah afendim ah. Bilmem ne kışlası savunması, Küresel savaş çıkacak. Ruslar Avrupa’ya yürüyecek, kan diz boyu olacak safsatalarının dönemi geçmiştir. Sonra bu hal akıl sağlığı olan bir Müslüman için değersizidir:
    “Nasıl ki sarhoşluk, hakiki vazifelerden gelen elemleri ve ihtiyaçları sarhoşlukla muvakkaten unutturduğu cihetle menhus ve kısa bir zevk verir; öyle de, böyle fani boğuşmaları ve hadiseleri merakla takip etmek bir nevi sarhoşluktur ki, hakiki vazifelerden gelen ihtiyacat ve yapmamaktan gelen teellümatı muvakkaten unutturduğu için menhus bir zevk verir.” (Emirdağ L.)
    Şimdi asıl mesele şu. Bugünün medeniyetin yerini alacak Kur’an medeniyeti. Esasları nedir. Bunu ayrıca yazalım.

    NOT: Fırat operasyonu sonrası Zeytindalı operasyonu da zaferler sonuçlandı. Bu bir nimet-i İlahidir. Şükürü gerektirir. Çünkü “Muzafferiyetteki harikulade nimet-i İlahiye bir şükran ister ki devam etsin, ziyade olsun. Yoksa nimet şükrü görmezse gider”

    Bu şükür de her halde felaket dellallığı yapmak olmasa gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yukarıda belirttiğiniz gaybi haberleri bir şekilde internet aleminde kayde edilmiş ve biz de onlari nakletmekteyiz. Hakikat-ı hallerini bilemeyiz. Mutasavvifinden bazi eşhas bu haberleri nakletmiş. Buna istinaden biz de yorum yapmaktayız. Bilerek yalan söylemeye haysiyetimiz elvermez.
      Husn-i zan eciyoruz. Suizanna memur değiliz.
      İşbu hal üzre bu sözleri safsata olarak nitelendirmeye cesaret edemeyiz. Hele hele sırf Bediüzzamana kuvvet vermek icin başkalarını tenkis etmeyi de uygun bulmayız. Hakikat kadar uslup da gayet muhim... Bu uslubun da nur hakikatlerinin kavli leyyin dusturuna uygun olmadığı kanaatindeyim. Biraz dikkat. Milleti nurdan ürküttmeyelim. Fikrimi beyana mecburum. Risaleleri esas alıyorum. Nur cemaatinin içinde geliştirilen ve giderek neşvünema eden telakkileri değil.

      Sil
    2. Aşk olsun Mustafa kardeş. Biz sahih ve makul ve geçerli hiçbir dini ihbaratı red edemeyiz. Müteşabih olması hasebiyle tevili cihetine gideriz. Ehl-i tassavvufun bazı nakillerini tahrifen ve de tağyiren nakledilmesine veya istismarına karşıyız. Onlara haksızlıktır. Onları hukukunu korumak da vazifemiz. Bunu yaparken de kimseyi yüceltme peşinde değiliz. Bir ihbarın vaktini ve zamanının tayin etmek ancak vukuundan sonra tevilen mümkündür. Ve vuku bulduktan sonra artık o ihbar değersizdir. İstanbul’un işgali gibi. Adam Fethin sembolü Ayasofya’nın puthane olarak olmasına ses çıkarmaz ama İstanbul’un işgal edeceğini söylerse adama "dur" derler.

      Gaybi habercilik falcılık merakını tatmin sahası değildir. Herkes gaybı merak eder. Ama o beşere kapalıdır. Rahmet-i İlahi’nin hükmü budur. Buna rağmen kalkar da bazı müteşabih ihbaratı alıp felaket dellallığı yapılırsa “dur” demek lazım. İçimizde hala Süfyan bekleyen var. Halbuki Deccaller en çok Türk milletini mağdur ve mazlum etmiştir. Adriyatik’ten Çin’e kadar ki alanda yaşayan hangi Türk topluluğu Deccal mağduriyetine uğramadığını bana söyleyebilr misiniz? Asgari 25 milyon şehit var. Üstelik Anadolu Müslüman küçük ve büyük her iki Deccalin tahribatına uğramıştır. Hal böyle iken hala Süfyan geleceğini beklemek safsatadır. İstanbul'un işgalini de. Soğuk savaşın Sovyet aleyhtarlığı söylemi ile hareket etmek ehl-i basiretin doğrusu değildir.

      Bediüzzaman bilinenin aksine (hem de müddeilere meydan okuyorum) gaybi haber vermemiştir. Zamanı geçen gaybi haberleri Kur’an’ın ve hadislerin mucizeliğine delil olarak tevil etmiştir. Yani “Bakın şu olaya Kur’an böyle remzen böyle işaret etmiş. Bu Kur’an’ın mucizesidir” demek istemiş. İstikbale ait bir kaç gaybi tarih var. O da mazide ve hazırda başlamış olayın takibini belirtmek için, Deccal fitnesine dikkat çekmek için yorumsuz-tevilsiz-tefsirsiz haber vermiş. Çünkü Kur’an’ o tarihe iki işaretle bakınca kat’i delil hükmüne geçtiğinden haber vermiş. Örnek alırsak 1971, 1996, 1990’lardaki terör ve anarşi olayları gibi. Çünkü bu tarihler küfr-ü mutlakın sebeb verdiği olaylar olup cereyan etmekte olduğundan nazara vermiş. Ehl-i hizmeti ikaz için veya ümid vermek için.

      Bediüzzaman her ihbarın müjdeler gibi kat’i olmadığının belirtir ve meşiet-i İlahi’nin bir tebşiratın veya ihbarın şartları oluşmaması durumunda tehir veya iptal edileceğini de ayrıca not düşmüş.

      Bugün hem kedici hem de fetoş hem de piyasada bir iki “şeyhim” diye sosyal medyayı dolduranlar bazı rivayetleri kendilerine yorumlayarak aldatmalara sebep oldular. Nasıl ve niçin? Sosyal medyada bir şeyh gördüm. O şeyh birkaç sene önce iktidara ver yansın ediyor: “Herkesle konuşuyorlar bize gelmiyorlar. Günlerini görürler” mealinde laflar ederek seçimde oy ile tehdit etmiş.. 3 yıl sonra ise Erdoğan’ın zamanın kutbu ilan ediyor. Bu adam teveccüh-ü nas ile ehl-i dünya şeyhi mi, yoksa teveccüh-ü İlahi ile aciz bir kul olma peşinde olup olmadığı irdelenmeli.

      Şimdi güzel düşünen güzel görür kaidesince biz felakete değil fecr-i sadıka gidiyoruz. Mehdiyetin kılıçla yani askerle iki kez ortadan bölünmesinden sonra. Yani iyi günlerin arifesindeyiz. Yoksa “Her şey kötü, battık-batıyoruz” diye düşünenler mi haklı yapılan yorumlardan anlaşılır. Allah’tan ümid kesmemek Kur’an’ın emri olunca gerisi palavra. Fetih Allah’ındır.

      Sil
    3. Kibarca ve ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi ama görüyorsunuz umurunda değil,kırıp yıktıklarına bahane bulmaktan başka bir tepkisi olmamış.

      Yazısında Menderesin sabataycı olduğunun reddedildiğini bile gördü gözlerim. Yahudilerde soy anneden yürür ve menderesin annesi izmir grubundan sabataycı bir aileden gelen yahudidir. Yani Menderes sabataycı bir yahudidir.ama bu konuya hiç girmeden uzun uzun menderesin babasının kırım yada kerkükten geldiğini anlatıyor. Kırım yada Kerkükten gelen ailelerde yahudi /sabataycı çok, yani menderesin babası gibi.

      Yazılarında övgüler düzdüğü bütün liderler de istisnasız sabataycı. Dinsel maskeli bir sabataycı propagandaya maruz kalıyoruz. Yani sadece hakaret değil, ağır bir dezenformasyon altındayız.

      Yazınızda "neşvünema bulan telakkileri değil" diyerek nur cemaati adına gönlüme su serptiniz. Ama "neşvünema bulan telakki" sahipleri, FETÖ gibi sabataycı kontrolünde mi ? Malum Osmanlıdan beri sabataycıların kontrolünde olan tarikatlar hep başımızın belası oldular.

      Tarih tekerrür ediyor,siteniz sabataycı bir propagandaya alet ediliyor.

      Sil
  45. Trump daha bir kaç gün evvel Suriye'den askerini çekmekten bahsederken Dogu Guta'da kimyasal silah kullanıldığı haberi, Bu olaydan Rusyanın bilgisi olduğu şeklinde suçlanması, Rusyanın kimyasal silah kullanılmadı demesi ve Trump'ın bir iki gün içinde çok önemli kararlar alacağını söylemesi ve en nihayet batının ABD nin yanında yer alması... Bütün bunlar çok ciddi durumların öncesinde olduğumuzu gosteriyor.
    Bizlerde burada birbirimizi iptal etmekle ve hakikatın sadece kendi tekelimizde olduğunu ispat etmekle meşgulüz.
    Eh.. Artık akıl fikir versin hepimize... Herşey olabilir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsrail suriyede defalarca İran ve Rejim hedeflerini vurdu. Onlarca iran ve rejim askerlerini öldürdüi israili haritadan sileceğiz diyen İran ve Rejim bu saldırılara sustular cevap veremediler masum suriyeli kadın çocuk sivillerin üzerine napalm, varil, fosfor ve kimyasal bombalarla saldırdılar. Kadınların namusunu kirlettiler binlerce insanı işkence ile katlettiler katlolunmak sırası onlara geldi

      Sil
    2. suriye ye yapılacak bu operasyonla Rusya denen devletin gücünün ve caydrıcılığının sadece kuşatma altında ki zavallılara çaresizlere yettiğini yakında hepimiz göreceğiz

      Sil
    3. Saşırtıcı bir şekilde birleştiler. İngiltere, a.b.d, amerika, fransa ve diğerleri...
      Esad bu sefer ciddi bir sekilde gidecek gibi.
      Peki yerine kim gelecek?
      Sam minberine kim oturacak?

      Sil
    4. 1* Ortadoğu’nun temel aktörü, hatta ve hatta küresel irade üzerinde etki sahibi İsrail’dir. 1860 yılından beri olan her şey Siyonist idealler uğruna gerçekleşmektedir. Bizim açımızdan neyin olduğunu daha iyi anlamak için şu söze bakalım. İsrail’in ilk cumhurbaşkanı Weizmann: “20 yüzyılda önce TC’yi, kurduk sonra İsrail’i” Yani Osmanlı’yı batılılarla yıkıp yerine kurulan ülkeden sonra istediğini kim elde etti? 25 yıl sonra. Ne elde ettiler? Filistin’den çalınan minik bir toprak parçası. Büyük İsrail’in ilk temel taşı. Sonra ise? Kapadokya’dan Nil’e kadar olan topraklar için adım adım genişledi.
      Bağdat Paktı kurma teşebbüsünden sonra Siyonist, 2 bin yıllık rüyası büyük İsrail planı için harekete geçti. Batılı ülkeleri yanına aldı. Ve ünlü Kürt kartını masaya sürdü,1958.
      Uzatmayayım önce İran’da Iraklı Kürtleri eğitti. (Şah zamanında) Araya 1967 ve 1973 operasyonları girmesinden sonra Türkiye’ye el atıldı. Ortadoğu’da 9 ülkeyi 22 devlete bölmeyi öngören Yinon Planı’nın açıklanmasından 2 yıl sonra (1984). Körfez operasyonu ile Kürt meselesi zirve yaptı. 1990 NATO toplantısından sonra bölgemizde ırkı-dini temelli bölünmeler çarpışmalar başladı. Niçin? Büyük İsrail için. Peki Türkiye kimin safında yer aldı? Derin devlet İsrail’in yanında, milli iradenin temsilcileri karşısında yer aldı. Bu ayırımı İsrail’in lehine ortadan kaldırmak için 28 Şubat meş’um harekatı geldi. Ama bu oyunu kim bozdu? Şahs-ı manevi-i Mehdi.
      Şimdi cereyan eden bütün olaylar şu veya bu, batılı 40 ülkenin tezgahı saldırıları falan filan hepsi palavra. Çünkü 1990 NATO toplantısından sonra bölgemize düzenlenen 3 askeri operasyonla Körfez Harekatı-Irak ve Afganistan operasyonu-Suriye operasyonu bölge savaş alanı oldu. Bütün bunlar olurken bu kandan ve baruttan etkilenmeyen tek ülke kimdir? İsrail. Çünkü oyun kurucu o. Bu vekalet savaşlar onun için oluyor. Şimdi ortalığı karıştıran 8 Nisan kimyasal saldırısını kim yaptı? Üstlenen yok, suçlayan var. Suçlayan “vuracağım” diyor. Vurursa ne olur? İsrail’in çevresinde bir ülke daha askeri açıdan tehlike olmaktan çıkar. Peki bu ABD darbesinden başka kim yararlanır? Siyonist-emperyalist kuklaları, Kürt teröristler: YPG-PKK. Ve Suriye’de silahlı tek büyük güç o olur. Bu çok önemli.
      Şimdi soruyorum herkese. Hangi rivayette bu var. 20. Yüzyılda yaşamış bunca büyük büyük İslam büyüğü bunu haber vermiş mi? Bir istisna ile yok. Şimdi “Armegaddon olacak, bizi vuracaklar, 3. Cihan Harbi çıkacak” kehanetleri gırıla. Soruyorum hangi İslam büyüğü bunun öngörmüş? Yok. Fi tarihinde bilmem kim demiş ki falan filan. Ağalar beyler, Afganistan harap oldu, Irak Harap oldu. Suriye harap oldu. Siz daha ne harbi bekliyorsunuz. Çünkü 20 milyon Müslüman katledildi. Bu yetmemiş gibi şimdi iki tarafı “Allahü ekber” diyen Müslüman gruplar da birbirini öldürüyor.
      Ve “Doğu Akdeniz çok kritik. Bütün savaş gemileri orada. Eyvah başımıza bombalar yağacak” diye korku ve endişesi hakim. Lafı dolandırmayayım. Bunların hepsi palavra. Esas mesele şu: Bu halden cesaret alacak bir ülke Güneydoğu Anadolu dahil Kürt devleti isteyecek, pardon teşebbüse geçecek. Ve ortalık müthiş gerilecek. Bir gecede. Siz sağ ben selamet.
      Yoksa Mehdi elinde kılıç gelip bu kördüğümü çözmeyecek. Bunu bekleyen havasını alır. Mehdi şimşek ve yıldırım veya gök gürültüsü değil. Rahmet yağmuru. O tarlayı sular, tohumlar yeşerir. Sonra, belki bir asır sonra şahs-ı manevi istikbali inşa eder. Mehdi değil. O zaman? Bu işin kilit noktası Türkiye. Çünkü bir asır önce Türkiye hem alem-i İslam’a hem de Kur’an’a hem de dine sırt çevirmişti. Süfyan bekleyen mahalle çocukları ne zamandı bu? Dinden ve Alem-i İslam’ı temsilden ne zaman istifa ettik. 4 yıl arayla. Peki şimdi o durum var mı? Yok. Bu iş bitmiş. ABD bütün askerini uçaklarını, gemilerini, askerlerini alıp gelse hiç bir şeyi değiştiremeyecek. Kazdığı kuyuya düşer. Kaldı ki o da kendi içinde homojen değil. Bir tarafı siyoniste diş gıcırdıyor.

      Sil
    5. 2*Türk’ün 28 Şubat’ı ne zamandı? 1996. Peki küresel 28 Şubat ne zaman oldu? 2001/11 Eylül. Gazeteci Ruşen Çakır o zaman “Bu küresel 28 Şubat” demişti. Türk’ün 28 Şubat’ı milli iradenin zaferi ile sonuçlandı. 90 yıllık “zabazingo” rejimi gitti milli irade rejimi geldi. Şimdi sırada dünya var. Bakalım Mevlam ne güzel eyler. Fetih Allah’a ait, kula değil.

      Ruslara karşı casus krizi ile Batı’yı ayağa kaldıran İngiltere’nin algı operasyonu hız kesmeden bu kez ABD’nin “vururuz” tehdidi geldi. Hedef niçin Rusya? Rus-ABD enerji nakil hattı için Obama zamanında anlaşmaya varmış ve Rusya Ortadoğu’ya yerleşti. Aradan ne geçti de şimdi bundan vaz geçiliyor. Ukrayna kartına karşı Ortadoğu kartı sonrası konjonktürde ne gibi değişiklik oldu. Yoksa ABD-Rusya Esed’in ipini çekti mi? İsrail’le petrol zengini Araplarla muhabbet bir anda Arap-İsrail-Batı ittifakını dönüştü. Nasıl oldu bu? Biz yüksek politika üreten Türkler BOP yemi ile hayalet savaşı yaparken, Siyonistler ittihad-ı İslam’ın bir kanadını alıp götürmüş de haberimiz yok. Gerçi bu hırsızlama yeni değil. 1-2 asırlık olay ama, her ittihad arefesinde böyle yeni bir oyuna gelinmesi garip değil mi? Öncesi malum ama 1945 sonrası batıya yamanan Türkiye’nin batı yanlısı tutumu Arapları kahrederdi, şimdi sanki onlar rolümüze soyunduruldu. Yani neticede ittihad-ı İslam gecikiyor mu?
      Ama bu sefer vaziyet-i hal farklı. 21. Yüzyıl kimin olacak. Çin’in mi, ABD-Yahudi’nin mi ittihad-ı İslam’ın mı? Yani 2 asırlık Siyonist hakimiyeti devam edecek mi, etmeyecek mi? Çünkü Çin projesi Yahudi Kissinger’in küresel sermayeyi hakim kılmada payanda olarak kullanmıştı. Kimse 21. yüzyılın İslam asrı olacağından bahsetmiyor. Bunu kime sorsanız yüzünüze “Bunlar deli mi” diye bakar. Ama Bediüzzaman haber veriyor. Dünyanın merkezi neresi olacak?1990’larda Bill Clinton’ın ekibi bunun için çalışma yapmıştı? Ve Clinton yeni asrı yani 21 yüzyılı 1999’da “Türkiye kuracak” demişti. İstanbul’u ziyareti sırasında Clinton herkese İslam hakkında sorular sorar. Ecevit’e de. Ecevit “İslam gericiliktir” diye Süfyan’ın söylemini dile getirir. Bundan rahatsız olan Clinton Sultanahmet Camii imamını da ailesiyle ziyaret eder. 30 dakika süren ziyaret sırasında İslam hakkında sorular yöneltir. Kalbi ferah ve sürurla kaynar. O zaman 28 Şubat’tı, ama gerici imam Emrullah Hatiboğlu dünyanın 1 numaralı adamını sevince boğmuştu? Ne demişti acaba? Gerçi bir yıl sonra görevi sona erdi. Ama onun derdi Çeçenistan, Filistin ve Kıbrıs meseleleri idi. Çözmek istiyordu ama çözüm başka bahara kaldı.

      Sil
    6. 3* Şimdi ise başka bir zamanın yeni bir dünya düzeninin zamanı. “Hayır ve hak din istikbalde mutlaka galebe edecektir. Ta ki, nev-i beşerde dahi sair neviler gibi hayır ve fazilet galib-i mutlak olacak” (Hutbe-i Şamiye)
      Çünkü “Yakînim varki; istikbal semavatı,zemini Asya Bâhemolur teslim yed-i beyzayı İslâm'a” Şimdi zamanı değil mi? Fani boğuşmaları merakla takip edenler şimdi başımıza “Süfyan geliyor” palavrası ile çıktılar. Ne günlere kaldık, ahkamda Avrupa’ya dilencilik edenlerin torunları dedeleri gibi. Karakışın ağzıyla konuşuyorlar.
      Her neyse. Son söz Kur’an’dan olsun. İstikbalde Kur’an medeniyeti hakim olacağına göre suçluları onunla son ikaz edelim. Yoksa suçları, ağır cezaları da ağır:
      “Sonra, bütün bunların ardından kalbiniz yine katılaştı. Sanki taş kesildi, hattâ taştan da katılaştı. Çünkü öyle taşlar vardır, bağrından nehirler çağlar. Öyleleri var ki, yarılır da aralarından sular akar. Öyleleri var ki, Allah’ın korkusundan parçalanıp aşağılara yuvarlanır. Allah ise sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir. “(Bakara/74.)
      Bediüzzaman bu ayeti tefsir eder:
      “Ey benî İsrâil ve ey benîâdem! Sizlere ne olmuş ki, kalbleriniz taştan daha câmid ve daha ziyâde katılaşmıştır. Zîrâ görmüyor musunuz ki, o pek sert ve pek câmid ve toprak altında bir tabaka-i azîme teşkil eden o koca taşlar, o kadar evâmir-i İlâhiyeye karşı mutî ve musahhar ve icraat-ı Rabbâniye altında o kadar yumuşak ve emirberdir ki, havada ağaçların teşkilinde tasarrufât-ı İlâhiye, ne derece suhuletle cereyan ediyor. Öyle de; tahte’z-zemin ve o sert, sağır taşlarda o derece suhulet ve intizam ile, hattâ damarlara karşı kanın cevelânı gibi muntazam su cedvelleri (Haşiye)

      HAŞİYE-Evet, zemin denilen muhteşem ve seyyar sarayın temel taşı olan taş tabakasının Fâtır-ı Zülcelâl tarafından tavzif edilen en mühim üç vazifeyi beyân etmek, ancak Kur’ân’a yakışır.
      İşte birinci vazifesi: Toprağın, kudret-i Rabbâniye ile nebâtâta analık edip yetiştirdiği gibi, kudret-i İlâhiye ile, taş dahi, toprağa dâyelik edip yetiştiriyor.
      İkinci vazifesi: Zeminin bedeninde deverân-ı dem hükmünde olan suların muntazam cevelânına hizmetidir.
      Üçüncü vazife-i fıtriyesi: Çeşmelerin ve ırmakların, suyun ve enhârın muntazam bir mîzan ile zuhur ve devamlarına hazînedarlık etmektir. Evet, taşlar, bütün kuvvetiyle ve ağızlarının dolusuyla akıttıkları âb-ı hayat sûretinde delâil-i vahdâniyeti, zemin yüzüne yazıp serpiyor. (Sözler)
      .....
      Taş taşlığıyla böyle vahdaniyetin delillerini gözler önüne sererken, taş kalpliler ise vahşet ve hayvaniyetin örneklerini sergiliyorlar. Onun için cezaları ağır olacak. Kur'an asrı ile terbiye edilecekler.

      Sil
    7. şu alçağı esadın yerine geçmesini planlıyorlar
      https://www.facebook.com/SuriyeGenclikBirligiHaber/videos/600448330062359/

      Sil
  46. Tek bir hakikat var oda ortada göremiyen anlayamayanda zaten ortada...imtihanin sırrı...ne kadar açiklayicida yazilmiş olsa inatmi inat...halen Süfyan ve Hz. Mehdinin çıkışını gelecekte bekleyenlere derizki...bekleyin durun...zarari varmi...evet kendine...bahari yaşayacağina ebeden kiş mevsiminde donmaya mahkum olursun.

    YanıtlaSil
  47. içimden bir ses duma katliamini deaş in uzerine atacaklar diyor.eger bu olursa abbasogullarinin ihtilafi budur derim.

    YanıtlaSil
  48. Totonun hiristiyan birlikleri ile beraber turkiyeyi isgal edip halife olma hayelleri devam ediyor olur olmaz bilemem ama adamin niyeti bu

    YanıtlaSil


  49. ABDURRAHMAN BEY KARDESIM BIR YORUMUNDA EHLI TARIKTEN BIRKAC TANE MUCEDDID GELDIGINI BEYAN ETMISSIN BENIM FAZLA BIR DINI BILGIM YOK AMA TARIKATLAR FALIYETE KURULDUKTAN SONRA MUCEDDID OLANLARI HZ USTADIN SIKKEYI TASDIKI GAYB RISALESINDEN MUCEDDIDLERIN IMINI YAZIYORUM SAHEBE.TABIUN TABAID TABIUN EFENDILERIMIZDEN SONRA GELEN MUCEDDIDLER.1.IMAM GAZALI HZ FAHRETTIN RAZI HZ 3 CELALETTIN SUYUTI HZ 4 ZEYNEDDIN RUKI HZ IMAM RABBANI HZ.5 SAH VELIYULLAH DEHLEVI 6.MEVLANA HALID BAGDADI HZ. BU MUBAREKLERIN BILDIGIM KADARI ILE HEPSI EHLI TARIK EGER YANLISIM VARSA DUZELTIN USTAD BEDIUZZAMAN HZ HARIC EHLI TARIK HARICINDE TARIKATLAR KURULDUKTAN SONRA MUCEDDID OLAN VELI VARSA BILGILENDIRIRSENIZ MEMNUN OLURUM O MANEVI DURBUNUNLE BAK BAKALIM SELCUKLUYU KIMLER KURDU OSMANLIYI KIMLER KURDU.BILGILENDIRIRSENIZ MEMNUN OURUM SELCUKCUKLU DEVLETINI MEVLANA HZ OSMANLIYI SEYH EDABALI KURDU DIYE BILIYORUM YANILMIS OLABILRIM.SELAM VE DUA ILE

    MAN

    BEY KARDESIM BIR YORUMUMDA

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hasan veya Hüseyin.
      1*İlmi meseleleri konuşurken şumullu düşünmek, 360 derecelik bir açıyla bakmak lazım. Meslek ve meşrep taassubu ile meselelere bakmamak lazım. İlmi mesele ilimi yolla incelenir. Hele ki mahalle şeyhlerinin kültürüyle değil. Mehmed Şevket Eygi yazılarında sık sık bu gibi konulara değinir. Yani çakma şeyhlere, çakma ilahiyatçılara, yetmemiş gibi meslek taassubu ile hareket eden yandaşlara verir veriştirir. Son yazdığı “Gerçek ulema gerçek şeyhler” başlıklı yazıya şöyle başlar: “Bu fakirin gerçek ulema ve fukahaya, gerçek şeyhlere ne kadar hürmetkar olduğunu herkes bilir. Onlar biz Müslümanların hidayet rehberleridir.

      Onlara ne kadar hürmet ediyorsam, ehl-i dünya ulema-i su'dan, sahte şeyhlerden, din baronlarından o nispette uzak durmaya çalışıyorum. Onlar, merhum ve mağfur Ahmed Davudoğlu hocaefendinin dediği gibi din tahripçileridir.”
      Bir noktaya daha temas eder: “Gerçek icazetli şeyhler, tarikata hizmet etmezler; İmana, İslam'a, Kur'an'a, Sünnete, Şeriata, Ümmete hizmet ederler” Ve: “Kutsal dini konuları âdi magazin seviyesine indirenlere yazıklar olsun”

      Bu ne demek? Aşağıda anlatacağım. Önce şunu hatırlatayım Bediüzzaman Nakşi ve Kadiri tarikten gelir. Yani tassavufi gelenekten, yani zülcenaheyn. Ama hizmet zamanında nasıl davranmış yani meslek ve meşrebi ne olmuş? Ne yaptığını aşağıdaki bilgileri okuyunca anlayacaksınız. Sürgünde tarassut altında iken çevredeki ehl-i tarik de gelir dersleri dinlermiş. Yani onları dersine dahil etmiş. Niçin? Anlaman için konuyu kavraman için İmam-ı Rabbani’yi örnek vereceğim.

      İmam-ı Rabbani hicri ikinci bin yılının müceddididir. Veraset-i Muhammediyeyi (asm) taşıyan bir mürşid-i kamildir. Ve silsile-i Nakşi’nin bir kahramanı olduğu halde tarikat üzere değil, daha üst düzeyde hizmet etmiş. Mektubat’ta hakaik-i imaniyeden bir mes’elenin inkişafını, binler tasavvufi zevkler ve keramete tercih ettiğini vurgulamış. Yani en alt seviye dini eğitim sınıfı olarak gördüğü ehl-i tasavvuf gibi değil, son aşaması ve noktası olarak iman hakikatlerinin inkişafını esas almış. Ve konuya şöyle açıklık getirmiş. Velayeti küçük, orta ve büyük olarak üçe ayırırken, velayet-i kübranın tasavvuf berzahına girmeden doğruda doğruya hakikate yol açmak olarak tarif etmiş.

      Ve bu 3 velayeti açıklamış. Önce Tarik-i Nakşi’nin iki kanat ile süluk edileceğini belirtirken, bunun iman hakikatleri ile sağlam bir itikad sahibi olmak ve dini farzlara uymak olarak tarif eder. Bu iki cenahta kusur varsa o yolda gidilemeyeceğini vurgular. Yani taklidi imanın tasavvufu sakat olur. Onun için imanın inkişafı hususunu keşfedince mertebesi yükselmiş. Ayrıca tarik-i Nakşi’yi üçe ayırır.

      1.Küçük velayet olarak nitelediği tasavvuf yoluyla kalp hastalıklarını tedaviyeye çalışmak ve kalb ayağı ile süluk etmektir. Bunun için önce farzlar, sonra vacipler sonra sünnetler ihya edilir, tatbik edilir, yaşanır.
      2*Velayet-i vustanın yolu ise dini farzlara ve sünnet-i seniyyeye tarikat perdesi altında hizmet temek.
      3*Velayet-i Kübra. Bu velayetlerin en büyüğü ve en birincisidir. Doğrudan doğruya iman hakikatlerine hizmettir. Ki İmam-ı Rabbani hayatının sonunda ihtiyari ile bu mertebe erişince demiş ki: “”Hakaik-i imaniyeden bir meselenin inkişafını, binler ezvak ve mevacid (vecdler, istiğrak halleri) ve keramete tercih ederim.”
      Bütün müceddidler velayet-i kübra sahibidir. Yani tasavvufi ve tariki yol velayet-i kübranın meşrebi değildir. Onlar ehl-i hakikat olur. Mehdi bu velayetin hatimidir. Ondan sonra ne müceddid gelir, ne de velayet-i kübra sahibi. Nokta.

      Meseleyi böyle izah ettikten sonra gelelim senin anlamadığın konularla dalga geçer gibi söylediklerine. Dürbünün ne gösterdiğine. Ben bunları normal karşılıyorum. Şimdi ahir zaman duhanı hükmediyor. Ve bilme, öğrenme, uyanma ve ihya yeni yeni oluyor. Yani acemilik gani.

      Sil
    2. 2*Günümüzde var, adam şeyh geçiniyor. Çıkmış iman ve İslam’ı anlatacağını aktüel konulara dalıp “zuhuratları konuşuyorum” diyor ve onu dinleyen müridleri ve dinleyicileri de hakikati öğrendiklerini sanıyorlar. Şeyhlik zuhurat konuşmak mı yoksa yukarıda belirtilen 3 şıktan birine uymak mı? Yetmiyor, tarikat nedir, tasavvuf nedir, müceddid nedir, evliya nedir bilmeden, anlamadan tarihi kıssaları okuyup her şeyi onların eseri sanan çıkıyor. Bir şey hatırlatayım. İmam-ı Rabbani’nin tarifi ve tasnifine göre keramet göstermek küçük evliyanın işi. Yani avamla muhatap olan velilerin. Çünkü o zatın çevresi avam. Kader hikmet noktasında onu doğrulamak için olağanüstü hallerden minik bir hal gösterip ona tabi olanları teşvik ediyor. Ama o keramete mazhar olan şeyh ise takvasından utancından yerin dibine giriyor. Büyük evliya ise tasavvufun bu hallerine girmez ve keramet falan göstermez. Tasavvufi yolu ve süluku kullanmadan sahabe mesleği ile direk hakikate erer. Ne ile, imanın inkişafı ile. İman böyle bir öneme haizdir, külli bir manevi hazinedir.

      Mesele budur. Yani büyük evliya tasavvufi ekolden geliyor ama, üst mertebelere geçtiğinde ehl-i tarik değil ehl-i hakikat oluyor. Bir nevi ümmete irşada yöneliyor. Bu da tasavvuf ile olmuyor. Mevlana Celaleddin Rumi ve Halid-i Bağdadi gibileri zamanın icabatı gereği bazı hususları terk etmiyor. Veya zamanın hikmeti gereği öyle davranıyorlar. Bağdadi’nin döneminde ehl-i ilmin azlığı onu böyle bir yola sevk etmiş. Ben bunu kast ettim. Bütün müceddidler hemen hemen tamamı ehl-i tarikten geliyor ama yukarda anlattığım ve Mehmed Şevket Eygi’nin belirttiği üzere iman ve İslam hizmetini esas alıyorlar. Bediüzzaman da bu hakikati savunur. Müceddid ehl-i hakikattir. Bu bir türlü anlatılamıyor.

      Manevi inkişaf, manevi hizmet 1247 tarihinden sonra gerilemeye başlıyor. Sebebi çok. Benim tezim değil ama gerçek bu. Ahir zamanın başlangıcında ehl-i tarik önce orta evliyalıktan küçük evliyalığa tenzil-i rütbe etmiş. Sonra etkisi kırılmış. Deccaller çıkmış. Ve ne olduğunu anlamak için 20. Yüzyıl tarihini okumak lazım. Resim ideoloji kitaplarından değil. Hep yazmayı tasarlıyorum da senin gibileri karşıma çıkıp anlamsız suçlamalar yöneltince vakit kalmıyor. Yakın geçmişte ne olmuş da bu hale gelmişiz. Nutkunuz kurur.

      Bediüzzaman bir müceddid dersem itiraz edersiniz diye es geçiyor ve bir önemli alim olarak dinsizliğin menşeini Kur’andna ders aldığı için iman hakikatlerine hizmet etmiş. Bunun sebebi ise 1-Bizde maddi terakki durmuş. 2-Dünyada medeni hayat gelişmiş. 3-İlim ve fen üstünlük kazanmış. Fenni ilimlerin ürünleri günlük hayatımıza girmiş. 4-Artık eski silahlı cihada imkanı kalmamış. 5- Yeni halde Kur’an hakikatleri ilim ve ispatla insanlığa sunulacak. Risale-i Nur bunu yapmış. Şualar’da seyyah-ı alemin Rabbanin medresesine uğradığında, orada o mübarek zatın düşüncelerini duyar. Yani ahir zamanda bir nevi ilm-i kelamın revaçta olacağını dile getirmiş. Çünkü iman olmadan İslam olunmaz. Bu iman hizmetinin bir ucu Hıristiyan dünyasına bile yansıyor. Bugün bir çok Hırıstiyan ülkesinde iman dersleri veriliyor. Türkiye’den Risale-i Nur ve iman hakikati üzerinden tez sayısı yani akademik çalışma birkaç tane iken batı üniversitelerinde birkaç düzineye ulaşmış.

      Sil
    3. 3*Dini meseleler, mahalle çocuklarının oyun oynarken sahip oldukları ile böbürlenmesi gibi olmaz. Çocuğu biri “Benim babamı arabası dört teker” Öbür çocuk “Ama bizim arabanın jantları parlak”. Öbür çocuk dayanamaz cevap verir, sonra öbürü de cevap verir ve manasız böbürlenme devam eder gider. Ahir zamanın hizmeti bambaşkadır. Din ve vidan hürriyeti ile dine hürmet edilmeden, baskılara ve tahrifat teşebbüslerine koruma sağlamadan imandan sonraki İslami şeair ihya olamaz. Bir baş örtüsü 90 sene, evet 90 sene kamudan kovulmuş? Niçin? Ve bunun için silahlı cihad değil de manevi cihad esas olmuş. Niçin? Çünkü zamanın hükmü böyle. Bediüzzaman bir gün şehre inmek ister. Yolda polis çevirir. İzin vermezler. Talebeleri çıkar polisle tartışır. Bediüzzaman duruma muttali olunca talebelerine çağırır ve geri döner. Kızgın talebeleri sebebini sorar. Cevabı: “Biz asayişi korumakla mükellefiz” der, şahsi hürriyetinden vaz feçer. Yani din dahilde niza istemez kuralına tabi olur.

      Netice-i kelam tasavvufi gelenekten gelen müceddid artık İmam Rabbani gibi tasavvufi yöntemleri kullanmaz. Mevlana Halid ve benzeri bir iki tanesi müstesna onlar bazı alanlarda kullanmışlar. Ama diğerleri ise tasavvufi zevk ve kerametleri bırakıp ne yapmışlar? Zamanın fitnesi karşı dini hakikatleri zamanın ihtiyaçlarına göre ders verirler. Bu zatlar manevi olarak Allah tarafından görevlendirilir. İlhamla. Hz. Peygambere varistirler. Dinin o asra bakan hakikatlerini izhar ederler.

      24. Söz’de Bediüzzaman bütün evliyanın alem-i misalde gördüklerinin aynı olduğunu, ancak rivayetlerinin farklı olduğunu hatta ihtilafa düştüklerini belirtir. Niçin? Velayet mertebelerinin farklılığı sebebiyle. Kimi ilk aşamada kalmış kimi ikince aşamada. Terakki edememişler. Bakış ve görüşleri farklı olmuş. Ama Vvris-i Nebi olan müceddidler ilmelyakin, aynelyakin, hakkalyakin merteblerini aşarak hakikate ulaşmışlardır. Ve müteşabihi de tevil ederek zamanın anlayışına hitap etmişler.
      Bize gelince. Biz ahir zamanın duhanında cehlelyakin mertebesindeyiz. İman ve şeair-i İslamiye’nin ihyası ile ilmelyakin mertebesine aday olmuşuz. Kimimiz bu mertebenin ilk, kimimiz orta-lise mektebi seviyesinde. Kimi ise akademik kariyere başlamış. Ama çoklukla ilk mektepte olduğundan ortaya ilmi tartışma başlayınca kaos-karmaşa-anarşi sergilenir olmuş. Her kafadan bir ses çıkıyor. İlmelyakin mertebesinin eşiğine bile gelemeyen ilimle yorum yapmaya kalkışıyor. O mertebenin ilk okulundayız. Orta ve lise ve akademik ve akademik mertebelerine erişmiş değil iken kalkıp müceddiler gibi ahkam kesiyoruz. Ne diyeyim Allah ıslah etsin. Unutma Duhan zamanında özel ışıklara yani nurun özel aydınlatma araçlarının olmaması durumunda bütün kavramlar birbirine girdiğinden hak batıl, batıl hak görünür. Ve sonra kalkar neymiş efendim bu müceddilerin hangisi ehl-i tarik değilmiş. Ya efendim öyle. Ehl-i tarik nedir bilmeden eleştirmemek lazım. Müceddid ehl-i kalb değil ehl-i hakikattir. Kalb-akıl birilkte inkişaf eder.

      Sil
    4. 4*Bu arada imanın inkişafının ne kadar önemli olduğu ve sahabe mesleği olarak velayet-i kübra sınıfına girdiğini anlamak için şu kavramlara dikkat etmek lazım. İlmelyakin-aynelyakin-hakkalyakin. İlim tahsiline başlayan ve terakki eden duman görünce der ki: Bu duman varsa ya yangın vardır, ya da baca dumanıdır. İlmine devam eder. Edince aynelyakin mertebesine terakki eder. Ve bu kez dumanın olduğu mahalle bakan bir tepeye gelir. Bakar ki o duman bir orman yangından, veya bir konaktan, veya bir vapurun bacasında çıkıyor. Bu mertebe ile dumanın çıkış sebebini bilir. İlmen daha da terakki edince bu kez hakkalyakin mertebesinde dumanın çıktığı mahalle kadar gelir. Artık o dumanın mahiyetinin ateş ise ateşi, veya çıkış mahalli ise makineyi görür ve hakikati anlar.

      Kurbet-i İlahi de böyledir. 3 mertebeyi tahkik-i iman ile aşan artık Cenab-ı Allah’ın huzurunda imiş gibi her şeyin nasıl olduğunu bilir ve anlarcasına şahit olur. Bunun da en önemli vasıtası ise esma ile Allah’ı bilmek ve tanımak olmuştur. Bundan sonraki aşama muhabbetullahtır.
      Şimdi herkes dumanı görüyor da onun ne duman olduğunu bilmeden sallıyor. Risale-i Nur’u okuyan ise talim-i esma ile onun modern zamanın buharlı bir geminin bacasından çıktığını bilir. Bedevi veya köylü insanı ise hiç anlamaz. Ehl-i tarik bunun hisseder ama ilmen açıklayamaz. Ama yolu doğrudur. Terakki ederse öbür mertebeleri erişir.

      Eski zamanda fütuhat kılıçla boğazlaşma yoluyla oluyordu. Dünyanın şartları, insanlığın sosyal yapısındaki vahşet hakimdi. Kaba kuvvet geçerli idi. O zaman askeri güç fetheder, ehl-i tarik gelir zikirhaneler açar İslam’ı özendirirdi. Ama bu iki asır önce bitti. Artık ilim ve irfanın ve fennin geliştiği bir zamanda kaba kuvvet geçerli olamaz. Ne yapılacaktı. Kur’an hakikatleri Hz. Peygamberin de tavsiyesi olan bürhanla cihad başlar. Manevi cihad. Ve toplumda manevi hayat yeniden aktif hale gelir. Bu sefer yalnız kalb ayağı değil ona akıl da ilimle eşlik eder. Ve Velayet-i kübra mesleği revaçta olur. Ehl-i tarik de bu esas üzerinde ihya olru. Mehmed Şevket Eygi’nin tarif ettiği “İmana, İslam'a, Kur'an'a, Sünnete, Şeriata, Ümmete hizmet ederler” Risale-i Nur iman hizmetini üstleniyor. Diğer dini cemaatler de kendi meslek ve meşreplerini buna ihya ve tecdide uğruyor.
      Senin tavsiyen olan dürbünle bakınca bunu gördüm. Aslında dürbüne gerek yoktu ama hatırın kırılmasın dedik.
      “La ikraha” fiddin ayetinin tefsirini yapan Bediüzzaman 1928’de Anayasadan “din-i İslam” maddesinin çıkarılması üzerine buna mukabil manevi bir cihadın başlayacağını Kur’an’ın ebcedi ihbarla haber verdiğini belirtir. Yani 90 yıldır cihad silahlı ve kaba kuvvetle değil manevi olarak yürüyor. Siyasal İslamcıların ortalığı karıştırmasına rağmen. Rum Suresi’nin işari ihbarı olan 90 yılı eklerseniz aynı zamanda 1439 olan bir diğer ihbarla çakışıyor. Neye mi? Biraz da akıl yürütün. Din aklı olan içindir.

      Sil
  50. Yorumumu niçin yayınlamadığınızı anlıyorum gereksiz tartışma çıkmasını istemiyorsunuz kişiler arasında ama o mesajın muhattabı zaten böyle bir tartışmaya da girmezdi kendisi yapay robot evresinde olduğundan. Ama bu blogu açmak daki amacınız insanların bilinçlenmesi ise bu adamın Türkiye adına kafasından kendi hesabına göre bazı şeylerin tekrarından çıkardığı hesaplamalarla tarih ve gün verip desteksiz sallıyor. Maşallah geleceği Allah'tan başkası bilinemez diyor ama önüne gelen sallıyor. Üstelik neye dayanarak bunları söylüyor oda bilinmiyor. Bu yazdıklarımı yayınlamasanız da olur, sadece küçük bir eleştiriydi forum da at koşturan koşturana ama birisi küçük bir tenkit yapsa birine tartışma çıkmasın diye yayınlamama gibi bir huyunuz var, neyse ne diyelim kolay gelsin.

    YanıtlaSil