.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

26 Şubat 2018 Pazartesi

KUDÜS'ÜN FETHİ / MUHYİDDİN-İ ARABİ

İnsanlık fetret dönemine girecek ve
kurtuluş Konya’dan başlayacaktır.
Dini necm eden adamın alameti 28 kez ihrama girmesidir.
O merih şafağa çalındığında zalim hükümdarlar düşürüldüğünde ölür.
Onun ölümünden sonra hilafetin merkezinde büyük sarsıntılar olur
Ve o diyarlar yerle yeksan olur.
Kısa bir süre sonra da Müslümanların üzerine feci katliamların vuku bulduğu savaş çıkar.
Tam bu esnada Allah’ın izniyle dini necm eden öğretilerini üstlenen bir kumandan Müslümanlardan bir ordu teşkil eder,  
Kudüs feth olunur.

“Muhyiddin-i Arabi”


207 yorum:

  1. Dini necm eden adam: Necmeddin Erbakan'dır.
    Kudüsü feth edecek kumandanı da zaman içinde göreceğiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dini necmeden adam ile uzun boylu siyahi adam aynı kişimi

      Sil
    2. Amerikan Forbes dergisindeki habere göre, ilginç gelişme, yarı resmi bir internet sitesinde 17’nci yüzyılda yazılmış “Işık Okyanusu (Bahar El Enver) adlı kitabın yayınlanmasıyla başladı. Kitapta Hz. Ali’ye atfedilen şöyle bir söz yer alıyor:

      “Kıyâmetten hemen önce uzun boylu siyah bir adam batıda iktidarı ele geçirecek. Dünyanın en büyük ordusunu komuta edecek. Üçüncü İmâm’dan (Hz Hüseyn) işaretler taşıyacak. Şîîler onun bizden olduğuna şüphe etmesin.”

       ÇÖZÜM

      (Dengizik) (Haniba‘l) Sûdên devlet başkanı mareşal ‘Ömer hasen ´ahmed el-Beşîr

       Yorum

      Hadîste “Hartum’un reîsi” diye geçer,

      Nostra’da ise “doğu Afrika’dan çıkacak döngüsel Hanibal”.

      2020de 7 ayda 2 koldan ABnin 3te 2si fethedilecek.

      İşte bu 2 koldan biri olan Afrika kolunun başı olacak bu kişi.

      TRnin 14. cumhurbaşkanı (döngüsel Atilla) II. Mehdî II. Erbakan’ın başında olacağı güneydoğu Asya kolundan nispeten daha şiddetli davranacak (yeni doğan bebeler duvarlara çapılacak vs). Batı’nın saldırtacağı Japon’un yeneceği Putin’in petrol karşılığı vereceği eski Sovyet donanması kullanılacak bu fethte.

      Nostra’da ayrıntılı anlatılmış (Nostra’yı fransızcadan ingilizce’ye çevirebilen dünyadaki tek profesyonel mütercim Peter Lemesurier tercemesini okuyun, diğer çevirilerin hepsi sansasyonel olması için uyduruk çamur çeviri).

      Tarihsel döngüleri:

      Şedîd: “döngüsel Şeddêd” Jacques Chirac’ın kardeşi

      Hızr: “döngüsel Zûlkarneyn” II. Mehdî II. Erbakan’ın ordusunun subaşısı

      Achates: Truva’nın intikamını alan “Roma’yı kuran Etrüskler’in başı” döngüsel Aineias II. Mehdî II. Erbakan’ın arkadaşı

      Haniba’l: Roma’yı titreten komutan

      Dengizik: “doğu Roma Bizans ABD ile batı Roma AB”yi dize getiren döngüsel Atilla II. Mehdî II. Erbakan’dan sonra gelen oğullarından 1.sinin ihanet ettiği 2.si.

      Sil
    3. birde döngüsel olarak abdülhamihana denk gelmezmi kızıl sultandan kasıtın o kişi olduğunu düşünüyorum tabi yanlışda olabilir verdiğin bilgiler için teşekkür ederim

      Sil
    4. O kişi zaten Sudan devlet başkanı TRdeki bir padişahı ne diye nasıl oynayacak. O sadece bir komutan hükmünde, Hanibal yani. Kendisi bağımsız Cezayir'in sahibi olduğu halde (asl adı Hızr bey olan) Kanuni'ye katılan döngüsel Barbaros Hayreddin paşa da belki olabilir hadi diyelim.

      Abdülhamîd'i ise 3 Mehdî'nin her biri oynamakta zaten.

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. "gelecekte âhir zamânın mühimm bir şahsiyeti hapishanede ziyaretime geldi" diyor isim vermiyor

    "istikbâlde görevli olacak" demiş

    bu zât Erbakan Hoca olabilir. bir yerden duydum ve o kısmı okudum

    "sâhibüzzamân olacak" diyor.


    altinel_07@hotmail.com

    YanıtlaSil
  4. Mustafa bey; yukarıda Muhyiddin-i Arabî'den alıntıladığınız izlenimini veren yazı, o zatın hangi eserinin hangi babında geçtiğini açıklar mısınız lütfen .. Ve bunu bizzat kitabında gördünüz mü yoksa internette mi denk geldiniz ..
    Bilirsiniz; tahkîki olmak her zaman mübalağayı tard eder ve hakîkatı görmemizi sağlar, yoksa Muhyiddin-i Arabî'ye de iftira atmış olmaz mıyız ..
    Ayrıca siyaset taraftarlığının ne menem birşey olduğunu, insanlara nice uydurmalar yakıştırıldığını biliyoruz; buna rağmen araştırmadan yayınlarsak kendimizi ve takip edenleri yanıltmış olmaz mıyız ..
    Acizane fikrimi paylaştım, kişisel almayın lütfen ..
    Böyle bir yazı gerçekten o zatın kitabında varsa bilmek isterim doğrusu ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alıntı internetten... Kaynak olarak bir yerde Muhyiddin-i Arabinin "Saatlerin Hazinesi" isimli kitap denmiş. Ama ben de bu kitap var. O kitapta böyle bir ibare goremedim. Diger yandan Futuhat-ı Mekkiye denmiş. Bu nedenle link vermedim.

      Sil
    2. Mustafa bey, sizin de dediğiniz gibi kaynak olarak 'Saatlerin Hazinesi' denmiş ama o kitapta böyle bişey yok ..
      Yine bazı yerde 'Fütuhat-ı Mekkiyye' denmiş o kitapta da yok ..
      Kimisi 'Eş-Şeceretü’n-Numaniyye fi’d-Devlet-i Osmaniyye' isimli kitapta geçtiğini söylemiş; o kitap da basıldı ve orda da böyle bir şey yok ..
      Bu paylaştığınız yazı millî görüş camiasında tedavülde olan bir bilgi ve müslümanların cumhurunun kabulüne mazhar olan birşey değil ..
      Kısacası siyàsi bir lidere revaç vermek için uydurulmuş ve İbn-i Arabî'ye yamanmış bir yazı olduğu katiyet kazanıyor ..

      Sil
    3. olaylar olduktan sonra yazılmış altına da ibni arabi yazılmışa benziyor

      Sil
    4. Uydurma olma olasılığı çok yüksek, gerçekten Ibnul Arabi ks hz söylemediği bir şeyi söylemiş gibi isnat etmenin vebali büyük olur.

      Sil
  5. Döngüsel Osmanlı ve Anadolu Selçuk Millî Görüş zaten.

    Buna göre de Ankara savaşı, Sıffîn ve 28 Şubât aynı tablo olmaktadır:

    Mu‘âviye, Tîmûr, se‘de'ddîn Köpek Demirel;

    hz Alî, yıldırım Bâyezîd ve I. Alâeddîn Keykubâd Erbakan;

    ibn Vehb, şehzâde Orhan ve II. Gıyâseddîn Keyhusrev RTE.

    Bunun sonucu gavur, işğâl ve katl demek işte.


    7-14 haziran 2018 arasında 7 günde TR İstanbul, Ege depremi üzerinden işğal edilecek. İstanbul’a kadr yükselen bir direnç gösterilecek ama İstanbul’da direnç olmayacak çünkü içeriden teslim olunacak (Fetö vs).

    20 aralık 2018 Pş Tbmm yeni geçici başkent Konya olacak.

    TRnin helâki noktasında II. Mehdî resûl (‘as) II. Erbakan çıkacak.
    Hadîslerde haber verilen siyah sancaklılar oluyor işte. “Erbakan hocanın sancağını yüklenmek”le hamdeden II. Erbakan.


    72 ay: 14 muharrem 1435 – 14 muharrem 1441

    : 17 kasım 2013 – 13 eylül 2019

    (Erbakan vakfı genel merkezinin törenle açılışı – III. dünyâ´ savaşı sonu)


    18 ay : 12 receb 1439 – 12 muharrem 1441

    : (30 mart 2018 – 11 eylül 2019)

    (RP genel başkanı – )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 7-14 hazirana az kaldı, dediğin çıkmasa özür dileyecek misin 3. mehdi efendi

      Sil
    2. Nostradamus, yahudilerin Kohen dedikleri kahin bir aileden geliyor. Yahudilerde bu tür kehanetler dinlerinin bir cüzü yani takdir görüyorlar. Aynı şekilde armegeddon kehanetlerine en çok inananlar da yahudiler.

      Kehanetlerde gördüklerinin tarihlemesi mümkün değil doğal olarak, bu sebeple gördükleri olayları o dönemdeki başka olaylarla ilişkilendirerek tarihliyorlar.

      3. Mehdi aşağıda ilgili Nostradamusun kehanetini de yazmış, "yaz başlangıcında kutsal Urban gününde", 25 mayısmış, gregorian takvime göre ise 7-14 haziran. Elbette yıl,2018 yok. Eğer 2018 olacaksa demeye getiriyor, olmazda 2019, Urban günü der geçer..

      Sil
    3. Kohenler zamanlarında ehl-i haktırlar. Çakma kohen bile olamayan Nostradamusa kohenlik izafe etmek cahilliktir. Kohenler hak kitap Tevrat’ın müfessirleri oldukları gibi bizim ehl-i ledün gibi istikbale ait istihraçları olan zatlardır. Ama onların istihraçları, şimdi sizin gibi Mehdi avcılarının rivayetlere yanlış mana verdiği gibi zamanla Yahudiler de yanlış mana vererek o istihraçları anlaşılmaz hale getirdiler. O Kohenler dünyanın sonunu ve nasıl olacağını dakikasına kadar istihraç edince ve Yahudilerin ahir zamandaki fesadlarını ortaya çıkınca, Yahudi din adamları kıyameti zamanını gizlemek için takvim değişikliğine gittiler. Ve dünyanın ömrü olan istihraç tarihinin yani son tarihten takvimi başlatarak kıyameti sakladılar. Yani dünyevileşme hastalığı burada da kendini gösterdi.

      Bir husus daha Nostradamus. Muhyiddn-i Arabi’nin Endülüs’te kalan istihraçlarını alarak daha doğrusu çalarak sağını solunu değiştirerek kendine mal etmek istedi. Beceremeyince de çoğunu yaktı. Ve ortada kala kala palavraları kaldı. Siz bana bir tane doğru çıkan Nostradamus istihracı gösterebilir misiniz? Herkes kafasına göre yorumlayıp sizin yaptığınız gibi Mehdi’ye gelecek sandıkları gibi sallayıp duruyorlar. Dikkat edilirse Arabi’nin çıkan bazı istihraçlarının aynısının ifadesi değişik olarak Nostradamus’un istihracı diye yutturulmuş. Enayiler de yemiş.

      Sil
    4. Abdürrahim bey, bilgilerinizi paylaşmanızı çok değerli buluyorum, uzun zamandır da okuyorum. Allah Nurunuzu arttırsın, iyi ki yazıyorsunuz.
      Nostradamus konusunda ilk defa doğru cümleler kuran birisiniz kanımca. Çok kimse hala onun, en yakın arkadaşının tıp diplomasını çalan ve kendi adına düzenleyen, hayatı palavra üzerine kurulmuş büyük bir sahtekar olduğunu da bilmiyor.
      M Arabi Hz.den hırsızlıkları hakkında yazdıklarınıza da katılıyorum.

      Sil
    5. Düşün bunu okur, aklının erdiğince
      Ama siz sığ düşünceliler, falcılar,
      Aptallar uzak durun dizelerimden
      Daha saygın olanlar kutsasınlar odamı.

      Centuries: VI. 100 (Latin dörtlüğü) ek

      (Nostradamus, Gelecek 50 yılın Kehênetleri, Peter Lemesurier, s. 33)

      Sil
    6. 1. Kêhinlerin birinden bir adam gelecek de Kur´ân-ı kerîm’i bir okutma okutacak ki ondan sonra onun kadr okutan olmayacak.

      http://hikem.net/download/Ramuz%20el-Ehadis/re5/re518.htm

       ÇÖZÜM

      Kêhin : (Süleymân ma‘bedi) (RN Risêlei Nûr) metn-döngü çözümleri

      bir adam : (Ebû Hanîfe) ‘âlim ‘ârif kêhin III. Mehdî resûl (‘as) III. Erbakan

      Kur´ânı kerîm : (Nizâmiye medreseleri) Erbakan ‘ÂD ‘Âdil Düzen

       Yorum

      Sil
    7. Gerçekten birisi burnuyla her şeyi üfleyebilir ve şiirleri kolayca göründüğü kadarıyla anlamaya kalkışabilir. Birçok kehanet dörtlükleri başkalarının anlamamaları ve yorum yapamamaları için çok ince anlamlar içerirler. Buna karşın 1585 ile 1606 arasındaki yılları ve o zamanlarda olacak olan olayların yaşanacağı kentlerin bölgelerin hesaplarını ve tanımlamalarını da yaptım.

      Kadın iki önemli çocuğa hamile kalacak ve doğuracak fakat 18 yaşında tehlikede olacak çünkü cesareti aptalca olacak ve 36 yaşından sonra yaşamayacak.

      Bu 73 yıl ve 7 aydan fazla sürmeyecektir.

      ‘Îsê düşmanı'ndan sonra son bir cehennem prensi daha olacak. Tüm Hıristiyan krallıklar hatta onlarla bir olmayanlar bile 25 yıl boyunca titreyecekler.

      https://frmtr.com/garip-olaylar/828088-nostradamus-un-kral-henry-ii-ye-mektubu.html

       Çözüm

      1585 ile 1606 : 2015 - 2036

      Kadın : (Kilise) papa (İslâm’ın fethi altında 17 yıl papalık yapacak papa)

      iki çocuğ : Herkül ve Chiren (Henri)

      18 yaş : (وَهُوَ ابْنُ ثَمَانِ عَشْرَةَ سَنَةً) 2018

      tehlikede : (Uhud)

      tehlikede : (2-5 ağustos 2019 meteor!)

      tehlikede : 2020 (AB7 TR-İslâm tarafından 7 ayda 2 koldan feth)

      cesêreti aptalc : 2018 (AB7 TRyi işğâl katl!)

      36 yaş : 2036

      yaşamayacak : 2037 (2020 sonunda yeni seçilen papanın 17 yıl sonra görevinin bitirilmesi)

      73 yıl ve 7 ay : bahêr 2020 + 73 = 2093

      ‘Îsê düşmanı : (´Atîlâ) ‘askerî İmâm II. Mehdî resûl (‘as) II. Erbakan

      cehennem pre : (Haniba‘l) mareşal ‘Ömer el-Beşîr

      25 yıl : 2025 sonuna kadr

      Sil
    8. V.25

      Mars, Venüs ve Güneş aslan burcunda: ‘Arab reîsine
      Sonunda Hristiyân dünyâ´sı denizde teslîm olacak.
      Îrân’dan 1 milyon insên yürüyecek.
      İstanbul ve Nîl’e çöreklenmiş yılan (ver. serp.) girecek.

       ÇÖZÜM

      Mars Venüs Güneş as : 29 temmuz – 18 ağustos 2019; 16-23 ağustos 2030; …

      ‘Arab reîsi : İmâm II. Mehdî resûl (‘as) başbakan Muhammed‘Alî Fâtih Erbakan

      İstanbul (Bisance) : 11-31 ağustos 2019 meteor yiyen FRdan kansız tekrâr fethi

      Nîl (Egypte) : (Yûsüf, fir‘avn, Mûsê) TC

      Mısr : 10-01. 12. 1440 (11-31. 08. 2019) TR feth

      çöreklenmiş yılan : (ver. serp.) true serpent (gerçek yılan) ebka‘ (alaca karga)

       Yorum

      Bu 4lük İstanbul’un tekrar fethini anlatıyor.

      http://findyourfate.com/astrology/ephemeris/ephemeris.html

      Bu linkten ileriye doğru tarandığında

      29 temmuz – 18 ağustos 2019 Jülyen
      16-23 ağustos 2030 Jülyen

      tarihleri çıkar ki 2030 kronolojik akışa göre çok geç. 2019 ise têmm uygun olan tarihtir. Bu Jülien tarih Gregorien’e de çevrildiğinde 11-31 ağustos 2019 tarihi çıkar ki bu tarih İstanbul ve TR’nin meteor yiyen AB7 FR’dan kansız tekrar fethini anlatır.

      Sil
  6. Muhyiddin-i Arabi'den bazı pasajlar paylaşabilirim;
    " ..
    Mehdi beş veya yedi veya dokuz yıl yaşar. Peygamberin izini takip eder, hata yapmaz. Onun görmediği yönden kendisini destekleyen ve doğrultan bir meleği vardır. Her şeyi taşır, hakkı hususunda zayıfı güçlendirir, misafiri ağırlar, Hakkın vekillerine yardım eder, söylediğini yapar, bildiğini söyler, gördüğünü bilir ..
    Mehdi dinden dinin kendiliğindeki hakikatını izhar eder. Öyle ki Hz. Peygamber yaşasaydı, onun verdiği gibi hüküm verirdi. Yeryüzünden mezhepleri kaldırır ve geride halis din kalır. Onun düşmanları içtihat ehli alimlerin taklitçileridir. Onlar Mehdi'nin imamlarının vardığı görüşten farklı hükümler verdiklerini görünce, kendisine düşman kesilirler. Daha sonra kılıcının otoritesinden ve kahrından korkup sahip olduklarını arzulayarak onun hükmüne istemeden boyun eğerler. Mehdi seçkinlerinden daha çok müslümanların geneline ferahlık verir. Allah'ı arif olan hakikat ehli, müşahede, keşif ve Allah'ın bildirmesiyle ona biat eder.
    Mehdi'nin adamları vardır. Onlar Mehdi'nin davetini uygulayıp kendisine yardım eden ve memleketin yüklerini taşıyan vezirlerdir ..
    ...
    Mehdi'nin gerçekte kim olduğuna gelirsek , Mehdi elinde hakikat kılıcı bulunan ve medenî siyasetin sahibidir. Allah'tan mertebesinin ve menzilinin muhtaç olduğu şeylerin kadrini öğrenir. Mehdi Allah tarafından desteklenmiş bir halifedir. Hayvanların dillerini anlar; adaleti insanlara ve cinlere , vezirlerinin bilgisinin sırlarından yayılır. Allah Teâlâ 'Müminlere yardım üzerimizde bir haktır'- (er-Rum 30/47.) buyurur. Onlar 'Allah'a verdikleri söze bağlı'- (el-Ahzab 33/23.) olan sahabenin ayakları üzerinde bulunan (onların izinden giden) kimselerdir. Onlar, Acemlerdir ve içlerinde Arap yoktur. Fakat Arapça konuşurlar. Onların kendi cinslerinden olmayan bir koruyucuları vardır, Hiçbir zaman Allah'a asi olmamıştır. O vezirlerin en özeli ve emirlerin faziletlisidir. Allah onlara düstur edinip sohbetlerinde hakkında konuştukları bu ayette hal ve zevk yoluyla doğruluk bilgisinin faziletini vermiştir. Onlar da doğruluğun, yeryüzünde Allah'ın kılıcı olduğunu öğrenirler. Doğruluk her kimde bulunur ve her kim doğrulukla nitelenirse, Allah da kendisine yardım eder, Çünkü O'nun niteliği doğruluk, adı es-Sadık'tır. ... "

    Fütûhat-Mekkiyye Mehdî Risalesi shf;92-93-94-95, Müellif: İbn Arabî, Tercüme: Ekrem Demirli, Litera Yayıncılık 1.Basım, 2017

    Uzunca oldu, hakkınızı helal edin ..

    YanıtlaSil
  7. İbni arabi hz nin bazı kitaplarında yahudilerin birşeyler katmış olma ihtimali olabilir.Allahualem

    YanıtlaSil
  8. Hz Mehdî 2015: Hz Ali hz Mehdi'yi Anlatıyor- Hadis ve Rivayetler

    https://youtube.com/watch?v=i9MMrD9rzR8&index=7&t=0s&list=LLrm3byGukXTmaMkbVghrEig



    TÜRKLERİN SONU KEHANETİ | BİZANSLI KAHİN NELERİ BİLDİ?

    https://youtube.com/watch?v=dgF89OJ-0Cg&list=LLrm3byGukXTmaMkbVghrEig

    YanıtlaSil
  9. Görüş de, tevil de, tefsir de yorum da ikidir. Nefsi-şahsi-indi veya ufki, objektif, evrenseldir. Yani cahil ile alimin görüşü. Muhyiddini Arabi harika bir zattır. Şayan-ı hayret keşifleri vardır. Ama onu anlamak için onun gibi olmak veya seviyesine gelmek lazım. Adeta birkaç asrı bir anda avucuna alıp incelemek lazım. Sonra o ihbarlarında çokça sembol kullanır. Konya ile ne kast edebilir? Niçin iki defa Konya’ya gidip geldikten sonra istikbale matuf haber veriyor. Ve büyük bir imparatorluğu müjdeliyor iken, birileri o gayb aşina gözün, bu topraklarda göre göre Süfyani ile işbirliği yaparak onu iktidara taşıyan birinden söz ettiğini söyleyebilir. Bu Arabi’ye bühtanda bulunmak gibi bir şey.

    Arabi, Abbasi’nin çöküş yıllarında dünyaya gelen ve ilk Deccal olan Cengiz-Hülagu tahribatıyla ortalığın toz duman oluşunu alem-i misalde müşahade ederek haber vermiş. Ve onu takip edecek 200 yıllık fetret dönemi sonrası ortalığını yeniden İslam hakimiyetiyle düzene kavuşacağını haber vermiş. Gayb aşina bir gözle o sırada Konya’da Anadolu’yu temsil eden Selçuklu’nun çok yakında Osmanlı’ya inkılap edeceğini müjdelemiş. Ve 9. Padişahın zamanından itibaren ittihad-ı İslam’ı temsil eden hilafetin de Osmanlıya geçeceğini keşfetmiş. Ve o andan itibaren ittihad-ı İslam sembolü 28 halifenin geleceğini ittihad-ı İslam’ın kongresi olan hac ile sembolize ederek haber vermiş. Ve Osmanlı’nın yıkılırken yaşanan acı tabloyu iç isyanlarla parçalanma ve 1. Cihan Harbi’ni haber vermiş. 3 cephede büyük insan kayıplarının olacağını da. Adete depremle sarsılarak yıkılmayla benzetmiş.

    Abbasi sonrası olduğu gibi bu kez ikinci uyanışın yani İttihad-ı İslam’ın kimin tarafından tesis edilerek Kudüs’ün alınacağını haber vermiş. Yani kimi haber vermiş? Okuyalım: “Tam bu esnada Allah’ın izniyle dini necm eden, öğretilerini üstlenen bir kumandan Müslümanlardan bir ordu teşkil eder, Kudüs feth olunur.” Yani açık ve açık Mehdi’yi haber vermiş. Yani Mehdiyetin 3. Fasıldaki fütuhatını mücmel, muhtasar ve veciz bir şeklide bilmiş.

    Bunun Necmeddin Erbakan ile ilişkilendirmek Milli Görüş’ün sübjektif görüşünün safsatası olabilir. Dinsizliğin istilası zamanında burhanla karşı koyarak din, iman ve Kur’an esasları ve hakikatleriyle mi ihya olur, yoksa siyaset palavrasıyla mı? Bütün rivayetlerde var. Kudüs, Mehdi-Mesih yani Mehdiyet ve Mesih’in çabaları ile feth edilir. Lut Gölü’nde kim öldürülür. Çünkü o dinsizliğin iki asırlık temsilcisi Deccaldir. O yok edilir. O yok edilince Kudüs’ün fethi mümkün olur. Zaten ha Kudüs’ün fethi ha iki deccalin anasını yok etmek aynı anlamdadır.

    Mehdiyet ve Mesihiyetin mesleği aslında manevi cihad ve terakkidir. Ama Deccalin yardımcısı olan terör ve anarşi ile ortalığı kana boğan bir cereyanı, kullandığı silahla ortadan kaldırılması Cehcahın yani Mehdi’nin kumandanının vazifesidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa bey gözünüz aydın, Abdürrahim bey, bu sefer de size sarmış.Dinini necm eden adamın "Necmettin" Erbakan olduğunu sizin yazdığınızın farkında bile değil.

      Fırsat çıkmışken Milli Görüşcülere de çemkirmiş.Bu yazıyı sayfanın başına koyanın,siz değil, Milii Görüşcüler olduğunu sanıyor galiba.

      Yukarıya koyduğunuz yazının çerçevesine göre kurtuluşun Konyadan başlaması,28 kere ihrama girmesi ve Necmettin ismini çağrıştırmak üzere dinini 'necm' eden ifadesinin kullanılması TR referans alınırsa doğal olarak Erbakan akla getiriyor.

      Ama yok Konyayı, 28 kere ihrama girmesini,Necmettin ismindeki 'işareti' görmezden geliyor, en yukardaki yazınızın son bölümünden/işine gelen yarısından lafa giriyor,elbetteki her zaman ki mehdi'den çıkıyor.Buyur burdan yak.

      Mehdi'den çıkamıyor elbetteki,"bütün rivayetlerde var.Kudüs,Mehdi-Mesih çabaları ile fethedilir" deyip, cümlesine malesef gene "Mehdiyet ve Mesih" kelimelerini montajlamış.

      Beyin yıkamanın dikalası, açık açık yazıyorum,deşifre ediyorum gene yapıyor,ayıp yahu..

      Sil
    2. 1-Bu sitede 4 şubat 2017 günü yayınlanan (Ortadoğu'da Hilal Haç Savaşı)başlıklı ana yazının altında yer alan yorumlardan (ABDURRAHİM ÇOKGUNGOR 19 Şubat 2017 19:44) yazımı okursan orada Erbakan için ne dediğimi anlarsın.

      2-Necmettin Erbakan'ın ne zaman parladığını ve 27 Mayıs ihtilal hükümetinin listesinde isminin geçtiğini bilir misin?

      3-12 Mart darbesi ABD'nin iktidar değişikliği için yaptığı bir darbedir. Demirel hükümetinden niçin kurtulmak istediğini bilen çok şeyi bilir. 12 mart sonrası ABD tasarımı 1974 hükümetinin kurulmasında Erbakan nasıl destek verdiğini bilir misin? İsviçre'den cunta tarafından getirilip oy bölmesini için kullanıldığını.

      4-Halifetullah olan Mehdi Cenab-ı Allah'ın takdiri. Ümmetin veya milletin değil. Türkler hakimiyeti getirir ahir zamanda 5. delvet sonrası Mehdi'ye teslim eder. Yani hilafet sonrası hüküm ona geçer. Niçin?

      5-Mehdiyet şahs-ı manevidir. Yani Mehdi'nn hizmet devrinin adıdır. Hilafet-halife Resul-Risalet gibi Mehdi-Mehdiyet var. Halkçıların karşısına çıkan bütün demokrat partiler Mehdi'nin tabi müttefikidir. Milli Görüş ise muhalifidir. Derin devlete ve kemalizme yakındır. Erbakan bütün devirleri kötülemiş ve bir devri övmüştür. kimin devri idi o?

      6.Seçimler öncesi yaptığı açkılamada sandıkta Müslüman seçimi yapılacağını belirterek kendisine oy vermeyeni Müslüman saymamıştır. Mahşerde bunun hesabını soracağız. Bir şeyi daha hesabını soracağız. Süyfna taifesi ile işbirliğnin sebebini,

      Sil
    3. Hz. Muaviyenin amacı ifsad değildi haşa, ancak zamanında öyle zulumler oldu ki... Milli görüşü ne abartmak ne de yermek gerekir. Kendi çapında dini bir hizmetti. Ancak siyasete giren masum kalamadığı gibi onlar da pislikten azade kalamadılar. Güç zehirlenmesinden nasiplerini aldılar. Diğer partiler kadar olmasa da yolsuzluğa bulaştılar. Kibirlendiler, nefslerine uydular. Tanıdığım bir kurumun çok yetkili ve etkin bir lideri milli görüş kökenli olduğu için o konuma geldi. O kadar insanların canını yaktı ki bugün ölse arkasından çok az kişi ağlar. Onlar da 3 gün sonra rahmetli iyi adamdı deyip unuturlar.

      Sil
    4. Sana yazılan cevaplara verdiğin cevaba bak. Kim ne cevap yazrsa yazsın,benim yazacağım cevap aynı diyorsun ; mehdiyet ve mesihiyet. TV reklamında ki gibi, "hiç aklımdan çıkmıyor ki.."

      Siyasi gelişmeleri analiz ederken , bütün olayları mehdiyet, mesihiyet penceresinden baktığın için gözünün önündeki gerçekleri göremiyorsun , malesef.

      27 Mayıs İngiliz darbesidir, Erbakan'ın bu listede ismi geçmesi mümkün değil, Erbakan klasik olarak Avrupacıdır. Zaten hükümete de gelememiştir.

      12 Mart darbesi, İngilizlere karşı 9 Martta darbesiyle başlamıştı.İngilizler 12 Mart karşı darbesiyle karşılık verdiler. Sonunda İngilizler-amerikalılar anlaştılar, melez bir darbemiz olmuştu. Bu anlaşmanın gereği Erbakan'a da sahne verilir.

      Senin analizinle deccaliyet (ingilizler), mesihiyet (amerikalılar) 12 martta gene işbirliği yapmışlardı. Yalta'da dünyayı 2ye bölmek konusunda anlaştıkları gibi.

      Farkındaysan siyasi kişilikler üzüerinde yaptığın analizler hep yanlış. Neden ? Çünkü siyasi kişilikleri nurculara verdiği destek veya kösteğe göre değerlendiriyorsun. Halbuki Erbakan'ı siyasete davet eden İngiliz veya Amerikalılar nurcuları desteklemelerini isteseydi, Erbakan'ın itiraz etmesi söz konusu bile olmazdı. 12 Mart dizayn edilirken Erbakan'ın tercih edilmesi bizzat nurculara karşı olması sebebiyle bile olabilir. Nurcular desteklenmek isteseydi, eminim ellerinin altında nurcu bir lider mutlaka varmışdır.Kapalı kapılar ardında darbeyi dizayn edenlerin kafasından geçenleri bilmemiz mümkün değil.

      "Halkçıların (İngilizci) karşısına çıkan demokratlar (amerikalıları) mehdinin tabi müttefikidir" de ne demek oluyormuş. Ne siyasi, ne de dini bir analiz bunu kabul edemez. Hele bugün böyle bir cümle yazabilmek ? İnanılır şey değil. Amerikalıların ortadoğuda girmedikleri ülke kalmadı, milyonlarca müslümanın kanını döktüler, nasıl oluyorda Mehdi müttefiki oluyorlar. Sen de evangelistler gibi "tanrının elini kıyamaete zorlamak" hezenişleriyle ölen müslümanları görmezden mi gelmeye çalışıyorsun ? Elbette bugün Cumhuriyetciler iktidarda ama daha geçen seneye kadar "Demokratlar"ın 8 senelik iktidarında ne farkı vardı ki ? Daha da ironik olan 8 yıl ortadoğuyu tarumar eden Demokratlar "ın ingiliz" yanlısı politikalar uygulayan amerikalılar olması. Daha açık yazayım Demokrat (ingiliz), Cumhuriyetci (amerikan) olması sadece gözümüzden arkalarındaki yahudi aileleri saklamaktan başka birşey değil.

      Hele 12 Eylül gibi bir amerikan darbesinin tamamen Demokrat /Liberal polikalar için yapıldığını yani İngiliz yanlısı amerikalıların darbesi olduğunu ve FGye nasıl destek verildiğini göre göre Amerikan Demokratlarına nasıl güzellemeler yaparsın ?

      İngiliz yahudilerinin kontrolündeki amerikan demokratlarına yaptığın güzellemeler İngiliz propagandasının dikalası. Hele bunu mehdi adına yapman çok acı verici.

      Sil
    5. Bediüzzaman 1950’den itibaren Demokratlara ve özellikle dindar Demokratları destekledi. Niçin mi? Harici tehliklerele zındıkaya karşı bakın ne demiş zamanında:

      Demokratlar Nurcular ile müttefiktir
      Otuz beş senedir ki siyaseti bırakmıştım ve Nurculara da "Bırakınız!" diyordum. Sebebi, siyaset ihlası kırar. Fakat şimdi hissettim ki, bazı münafıklar dindarları perde yapıp dini siyasete alet; sonra da siyaseti dinsizliğe alet etmeye çalıştıklarından safdil dindarların hatırı için bir-iki defa siyasete baktım, gördüm ki: Bizi bu üç-dört mahkemede "Dini siyasete alet ediyor" diye itham edenler kendileri dessasane dini tezyif etmek için kendileri sonra da siyaseti dinsizliğe alet etmek için dinsizlik düsturlarını kanuna bağlamak gibi dünyada hiçbir şeddat, hiçbir zalimin yapmadığı bir dehşet gördüm. Şiddetli bir me’yusiyetim içinde, hürriyet başında bizimle, yani İttihad-ı Muhammedi (a.s.m.) Cemiyeti ile, İttihadçıların bir kısmındaki gizli farmasonlara muarız ve manen bizimle, yani İttihad-ı Muhammedi ile müttefik olan Ahrar Fırkası yine otuz beş sene sonra dirildi, yine uyandı. Birden şeair-i İslamiyenin başında olan ezan- ı Muhammedi’yi farmasonların zincirlerini kırıp ilan etmesiyle; siyasetten kat’ı alaka eden, eskide "İttihad-ı Muhammedi" şimdi "Nurcular" namını alan ve İttihad-ı İslam içinde bulunan kardeşlerimiz yanlış basmamak için bazı şeyleri söylemek isterdim. Fakat Risale-i Nur benim bedelime konuşuyor dedim, yüzümü çevirdim.
      Beyanat ve Tenvirler, s. 11-12,
      "Eğer Demokrat Parti düşse, ya Halk Partisi veya Millet Partisi iktidara gelecek. Halbuki, Halk Partisi İttihatçıların bozuk kısmının cinayetleri ve hem Cumhuriyetin birinci reisinin Sevr Muahedesiyle ve çok siyasî desiselerin icbariyle on beş senede yaptığı icraatının kısm-ı âzamı tamamıyla eski partiye yüklendiği için, bu asil Türk milleti ihtiyarıyla o partiyi kat’iyen iktidara getirmeyecek.
      Çünkü Halk Partisi iktidara gelecek olursa, komünist kuvveti aynı partinin altında bu vatana hâkim olacaktır. Halbuki, bir Müslüman kat’iyen komünist olamaz, anarşist olur. Bir Müslüman hiçbir zaman ecnebîlerle mukayese edilemez. İşte bunun için, hayat-ı içtimaiye ve vatanımıza dehşetli bir tehlike teşkil eden bu partinin iktidara gelmemesi için, Demokrat Parti’yi, Kur’ân ve vatan ve İslâmiyet namına muhafazaya çalışıyorum.".

      Bunu ancak ve ancak gözleri akıllarında olanlar anlayamaz. Bilmeden konuşur yazar.

      Sil
    6. Açık açık yazıyorum, hala verdiğin cevaba bak.

      Cumhuriyetci partilerin zorla yaptıklarını, Demokrat partililer PARA yoluyla sinsice yaparlar. Her 2 sinin arkasında da yahudi sermayesi vardır. Biz de ise sabetaycı aileler.

      Gözümün gördüğü şu... Cumhuriyetci bush, Irak-a girdi,sünnileri ezdi, İrana da girecekti, Demokrat Obama iktidara geldi, İranla nükleer anlaşmayı imzalayarak önünü açtı, sonunda ne oldu ? Bushun Irakta sünnilere yaptıklarını, Obama İran üzerinden sünnileri ezdirdi ? Sonuçta ne farketti ? Hem Cumhuriyetcilerin ve Hem Demokratların her 2 sinin de sünnilerle ne problemi var, dersin ?

      Kimin ne dediğini bırak, ortadoğu karıştı, taraflar birbirine girmek için fırsat kolluyor, sen gözümün gördüklerini görme diyorsun.

      Neymiş efendim, demokratlar nurcularla müttefikmiş. Gözümün gördüğünü söyliyeyim, Demokratlar aynı sinsilikteki FETÖnün müttefikiler,sen nasıl olurda görmezsin, eğer sen onları nurculardan sayarsan...mesele yok

      Demokrat amerikalılar ingiliz yanlısı politikalar uygularlar, sen, ingilizlerle, ne iş ?

      Sil
  10. 3.mehdi 3.Erbakan söylediklerini yani istanbulun eskişehire kadar işgalini eskişehirde sofular tarafından durdurulacağını bende başka bir yerden duymuştum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2 Video bastık orada 10 dkda özetliyor Şîî kaynak tabloyu. Tabi Kufe Irak dediği TR, Bağdad dediği de İstanbul.

      Hadîste Haresta diye geçen İstanbul, Nostra'da Tharse diye geçer ve 7-14 haziran diye de tarih verilmiş.

      Ayrıca Nostra'da Misya-Lisya-Pamfilya diye geçer ve Çanakkale-Muğla-Antalya demektir.

      Hadîsteki zeytin ağaçları da TRnin zeytin bölgeleri olan deniz sahilleridir.

      Bizanslı tarihçi kehanetleri de ilginçtir ve Nostra'da haber verilenlere uygundur.

      Feto (Ebû Âmir er-rêhib el-fêsık) döngüsüyle Humini gibi haç kolyesiyle gelip çökecek. Beraberinde de döngüsel Bizans ABD ordusuyla işte.

      Halk Endülüs halkı gibi ya Hrîsto olacak veya katledilecek. Kaçmasına bile müsaade edilmeyecek tekrar 18. devleti kurup da gelmesin intikam diye.


      VI.85
      Fransız güçleri büyük Tharse şehrini alacak,
      Bütün müslimânlar tutsak edilip götürülecek-
      Buna denizde Portekizliler de yardımcı olacak-
      Yaz başladığında kutsal Urban’ın günü’nde.
      Premier d'été le jour du sacre Vrban.

       ÇÖZÜM

      İstanbul halkı esir edilip götürülecekmiş. 25 mayıs Jülyende. Yılının ise 2018 olduğu biliniyor zaten. Buna göre 7-14 haziran 2018 (23-30 ramazan 1439) pş Gregoryen olur bu tarih.



      III.59
      Müslimân topraklarının 3’te 1’ini alarak
      Buralar halkının çoğunu öldürecek,
      ´Akribâ´larının kendisini öldürecekleri korkusuyla
      4 eski lîderden birini ortadan kaldıracak.

       ÇÖZÜM



      III.60
      Türkiye’de yığınlar ölüme mahkûm,
      Hattê ülkenin güneybatısına kadar.
      Kötü şey´ler yapan genç bir siyahın
      Kanını dökecek, misilleme yaparmış gibi.

       ÇÖZÜM

      Sil
  11. son yıllarda tedavùle sokulan bir metîn ve gösterilen kaynaklarda böyle bir sey yok. ibni Arabinin hiçbir kitabinda böyle bir sey yok.
    bu bir hadisin ya da rivayetin nasil uydurulup hayatımıza sokulduğuna iyi bir örnek. hosumuza giden yalanlara inanmaya olan meyilimizi şeytanlar çok iyi degerlendiriyor.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ciddi bir iddia. Bende Saatlerin hazinesi kitabı var. Onda böyle bir kısım yok. Futuhat-ı mekkiye deniyor. Bu kitabı gozden geçirmiştim. Detaylı olarak var mı yok mu bir şey bilemiyorum.
      Ciddi bir ihtimal olarak fabrikasyon imalat mı? Bilen yada kaynak belirtecek varsa buyursun. Bizde hatadan kurtulmuş oluruz.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  12. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  13. 2015 yılı strafor belgelerinde bizim savaşa çekileceğimiz vardı
    http://www.mynet.com/haber/dunya/stratfordan-kara-kehanet-turkiye-savasa-cekilecek-1725587-1

    YanıtlaSil
  14. İlk deccal, son Mehdî ikinci Erbakan vs gibi şeyler kafa karistirici.
    Deccal bir tane hazreti peygamber onu oyle bir anlatmış ki sahabekes hurma agaclarinin oraya gidip bakarlarmis çıktı mı diye.
    İşi sulandirmadan ilim arayan insanlara yardımcı olmak gerek.
    Deccal 2011 yılında Türkiye'deydi.
    Şahsi maneviviyi mağlubiyete ugratti.
    Şahsi manevi Türkiye de .
    Deccal özgür

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet işi sulandirmadan söylemek gerek. 2011 yılında Türkiyede olan deccal kim?

      Sil
  15. Herşey Allah'ın emretmesi ve ol demesi ile olur.
    Göz Allah yolunda olani mi goruyor ?
    Kulak Allah yolunda olanı mi duyuyor ?
    Diliniz Allah yolunda mi konusuyor ?
    Sokaga cikiyorsunuz bir kadinin kalcalarini,bir erkegin kufurunu edebsizligini goruyorsunuz .
    Televizyonda türlü türlü ahlaksizliklar.
    Daha ne olacakti çökmeniz için?
    Daha mehdi beklersiniz,Deccal beklersiniz ?
    Mehdi gelse insanliktan kacar.
    Yalnizlarin yalnızdır o.
    Gelse size sevgiyle mi yaklaşacak ?
    Yoksa size kırgın,kuskun mu olacak.
    Hadi geldi diyelim.
    Size diyecekki internet televizyon bilmem ne yasak.
    Nefsiniz ona karşı mi olur,yoksa kalpten bağlanır mı?
    Hayırlı sabahlar olsun.

    YanıtlaSil
  16. Şunu da unutmadan söyleyelim.
    Mehdi çok cile cekmistir.
    Gunuyuzu görmemiştir.
    İnsanlar tarafından darbe yemiştir.
    Yapayalnızdir.
    Dua edin ona

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lütfen şu mehdiyi açıklar mısınız?
      Butun yazılarımızda onu aramaktayız. Çünkü sizce bilinen bir kişiden bahsediyor gibisiniz.

      Sil
    2. Yav bizim gariban zor durumdaki bir mehtiye ihtiyacımız yok.Yazık senin zannettiğin mehtiye.Aman aman.Beyler acınacak durumda olana mehdi denmez ya

      Sil
    3. Mehdi'nin bir dikili ağacı bile olmayacak.
      Mehdi olana kadar insanlar ona kötü gözle bakacak,hor görecek.
      Senin dediğin gibi.

      Sil
    4. dikili ağacı olmadığını nerden çıkardınız
      anladığım biri elbise dikmiş kamuoyu hazırlıyor
      içine girecek o benim diyecek
      mehdi
      ilmiyle amil alim
      zengin
      mahkum değil hakim ve güç sahibi olacak
      kimdir bilmiyoruz

      Sil
    5. Kardeşlerim Mehdi As bu yüzyılda gelmeyecek, boşuna aramayın...

      En güzeli oturunda neslimizden Mehdi As biat edecekler çıksın diye Allaha dua edelim çünkü biz kendisine yetişemeyeceğiz..,

      Sil
  17. Bazilari su tarihte su olacak.
    Şu tarihte su olmuştur yazip durmakta.
    Bazılarınizda uzun uzun yazmakta ne hikmetse ?
    Size nacizane tavsiyem sudur.
    Ne tarih verin ne de Musa ya muuuusaa diyin.

    YanıtlaSil
  18. 1*Bugün 28 Şubat. 21. yıl önce ne bugün olmuştu? Yani 28 Şubat 1997’de. Yani 20 Şevval 1417 Hicri’de. Önce o tarihten 70 yıl öncesine gidelim. Yaş ve kuru her şey Kur’an’da vardır. Amenna. O tarihte telif edilen Risale-i Nur’da Bakara Suresi’nin 257. ayetinin istikbalde bir tarihe işaret edilird. Yorum yok. Her ayetin sayısız manaları ver. Ve her biri çok kapsamlı manaları olduğu ve her asra bakan yönleri olduğu için bu ayetin işaret ettiği 1417 tarihi zikredilmiş. O ayette şöyle buyruluyor: “İnkâr edenlerin dostu ise tâğutlardır”. Tağutun en hafif manası azgın veya isyankar demektir. Bediüzzaman bu ayetle birlikte aynı sayfada 20. asra bakan bir çok ayetin tarihini vermiş. Bunlar keşif veya istihraç değil. Çoğu olmuş olayların sadece ve sadece ayetlerin iş'ari olarak gösterdiği tevafuklara dayanarak belirtiliyor. Ne manaya geldiği ise o tarihler yaşanınca anlaşıldı.

    20 Yüzyılın en büyük askeri darbesi 1909’da 31 Mart’tır. Bu asırdaki darbelerinin anasıdır. Kur’an ona da işaret eder. İslam’ın kılıcı ve bayraktarı, İslam dünyasının hamisi ve siyasi birliğinin temsilcisi Rum (Türk) mağlup olur. O ayet ebcedle 1909 tarihine işaret eder. Aynı tarihe İbrahim Suresi’nin ilk ayeti de iş’ari olarak bakar. Bilirsiniz binanın ana direği yıkılırsa artık yıkım seri hale gelir. Art arda. 1909 hilafetin manen bitiş tarihidir. İşin ilginç yönü o tarihte 3 şey olur. 1-Türkiye’yi ziyaret eden Japon Kumandanı merak ettiği için Deccali İslam ulemasına sorar. 2-31 Mart ertesi Şazeli Kutbu Abdülhamid’e mektup yazarak “Sultanım içlerinde Deccal vardı mani olamadım” der .3- Japon kumadan tatminkar cevap verilmediği için yeni İstanbul’a gelen ve bir anda ünlenen Bediüzzaman’a sorulurr. O da 5. Şua’nın ilk kısmını o zaman yazar ve kumandana verir.

    Türk mağlup oldu. Kime? Mason-siyonist düşmana. Bu düşman hem harici hem dahili. Hem dünyevi, hem dini. Hem askeri, hem sivil. Bediüzzaman o zamanın halet-i ruhiyesi içinde yeni çağın adını da koyar: Cebriye-i küfriye-i askeriye. Bu aynı zamanda deccalin en önemli vasfıdır. Mason ve Siyonist ocağından çıkan, hem bir şahıs hem de bir şahs-ı manevidir.

    Sonra neler olur neler derken. 31 Mart’ın bir benzeri 27 Mayıs 1960’ta olur. Gericiliğe karşı bir şeyleri korumak için darbe yapılır. Araştırmacılar ise darbenin arkasında ABD-İngiltere-İsrail gizli servislerinin olduğunu ispatlar. Bu salak gavurcuklar uyanan Türk’ün ne yapacağını bilmedikleri için 3-4 sene rahat uyurlar. Lakin bu kez 1950 gibi, 1965 darbesini yiyince yeni bir ihtilal hazırlığı başlar. Terör ve anarşi okullardan caddelere, sokaklara yayılır. Ve 12 Mart gelir. 12 Mart’tan 3 gün önce İngilizlerin adının karıştığı darbe önlenir Bu kez 12 Mart’ta Amerikancılar darbe yapar. O tarihten sonra artık ABD işi sıkı tutar. Ve 1970’ler Türkiye için zulamatlı yani kapkaranlık bir dönem olur ve her türlü kriz yaşanır. Su uyur Siyonist deccal uyumaz ve bu kez 12 Eylül gelir. Bu hem Amerikancı hem NATO darbesidir. Darbeden hemen sonra ABD’den tam 12 general Türkiye’yi ziyaret eder. Onların derdi İslam.

    YanıtlaSil
  19. 2- Cebriye-i küfriye-i askeriye dönemi demiştik değil mi? 12 Eylül’den 5 yıl önce Türkiye’nin askeri açıdan zayıflatılması için Kıbrıs operasyonu bahanesiyle ambargolar başlar. Niçin mi? 1975-1980 arası 31 Mart’ın harici ana deccali var ya, işte o cihan hakimiyetini kurmaya başlar. Tevhitçi İseviler komünizmin altını oymuştur, yıkıyorlar. Deccaliyet boş duracak değil ya. Bu kez 1917 İhtilalinin ağa babalarından Troçki’nin taraftarlar yeni bir tezgah kurar. Liberallerle birleşir ve iktidarlar tek tek ele geçirirler. Çünkü yeni hedefler İslam dünyası olacak. Artık İsrail büyümeli. Bölgeye hakim olmalı. Davud’un krallığını kurmalı. Kapadokya’dan Nil’e kadar. Ve harekat planı hazırlanır. 1982 Yinon Planı. Sovyetler çökünce Yinon Planı gereği cebriye-i küfriye-i askeriyenin batı kanadı NATO düşman ve hedefini seçer. Yeni Düşman: İSLAM. O zaman buyurun 3. Dünya Savaşı’na. Bu savaşın finali Hermecüddin olacağı rivayeti vardır?

    İşte İslam’ın son düşman seçildiği 1990 NATO toplantısı sonrası Türkiye’de ne olur? “Sanırım Armegeddon’u biz yaşayacağız” diyen Başkan Reagan’dan sonra gelen baba Bush döneminde siyonist-neocon işi bir entrikayla Körfez Operasyonu’nu tezgahlanır. Tam tamına 60 dünya ülkesi buna katılır. Bu 3. Dünya Savaşı’nın başlangıcıdır. Peki bize yansıması ne olur? Amerika’nın çocukları hemen harekete geçirilir. Yıl 1991. Askeriyede “Bulut Projesi” uygulamaya konur. Hedef NATO’da açıklanmıştı: İslam. Bulut Projesi ile dindar askerler tesbit ediliyordu. Bu İsrail yanlışı 28 Şubat’ın ilk ayak sesi idi. Peki bunun ilk şahidi? Ordudan gerici diye atılan 1665 subaydan biri olan Binbaşı İskender Pala anlatıyor: “28 Şubat’ı 1993’te gördüm. Güven Erkaya durmadan İmam Hatip Okullarının hesabını yapardı.” Yani bu imim-hatipli çocuklar büyüyünce her şeyi ele geçirir korkusu içinde. Tabi esas İsrail'in korkusu. Onlar dinsizlik cereyanı deccalleri niye çıkardılar.

    Güven Erkaya deyince şöyle bir durmak lazım. Çünkü 28 Şubat’ın finalinin son eylem planı onun Gölcük’teki karargahında hazırlandı. 26 Ocak 1997. Emekli Oramiral Salim Dervişoğlu yıllar sonra bunu ifşa edecekti. Askerler Gölcük’teki karargahta toplanıp Harp oyunları yerine darbe planlamışlar. O oyunlara bütün üst düzey komutan ve askerler katılmış. Doğal olarak memleket meselelerinin de konuşulduğunu 13 Ocak 2001 günü Hulki Cevizoğlu’nun programında anlatacaktı Dervişoğlu: “Hepimizin fikrin alındı. Neticede verilen karar yasal ortamlar içinde bu konuların dile getirilmesi oldu ki, MGK’daki 28 Şubat toplantısı bunun sonucunda meydana gelmiş bir olay.”

    YanıtlaSil
  20. 3* Ha ondan önce 1996’daki Askeri Şura toplantısı sonrası irtica ile mücedelesinin bir örneği nasıl verilmişti. Rakıyla.Başbakan Erbakan yemek verir. O yemekte Güven Erkaya garsondan “Rakı ister”. “Yok” cevabı alınca zorlar ve masaya rakı getirtir. Ve yudumlar. Rakı içerek irtica ile savaşıyordu. Ya 28 Şubat’ın Genelkurmay Başkanı? O da şarap ister. O sırada içeriye basın mensupları alınır. Güven Erkaya içkisini göstere göstere onların önünde rakısını yudumlar. Gericilik rakı ile yendik havasında. Sonra eve gider. Yatacağı sırada telefon çalar. Ahizeden Genelkurmay Başkanı’nın tebrik sesi gelir: “Aferin Güven çok iyi iş yaptın”. İşte böyle daha sonra Erbakan’ın yemeğinde zorla rakı getirttim” diye gazetecilere övünecektir.

    Peki sonra ne olur. 28 Şubat’a gidiyoruz ya. 26 Ocak’taki Harp Oyunları toplantısında birkaç gün sonra 31 Ocak’ta Sincan’da Kudüs Gecesi düzenlenir. Bu birkaç ay önce İsrail’le stratejik işbirliği yapan askeri çıldırtır. İsrail’in müttefikleri heme harekete geçer. Grekçeleri hazır: Sincan’da irticai olaylar oluyormuş. KKK Hikmet Köksal ve Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir ile bir araya gelirler. “Hükümet bir şey yapmıyorsa biz yaparız tankları Sincan’dan geçirtiriz” Erkaya bunları daha sonra gazetecilere anlatmış. Bir şey daha anlatmış. “Batı Çalıma Grubu’nu ben teklif ettim” Gerekçe ülke felakete gidiyormuş.
    Bu tarihten 2 yıl sonraya gidelim. 17 Ağustos 1999. Gölcük depremi meydana gelir. Depremde 28 Şubat’ın planlandığı bina yerle bir olur. Onun hemen birkaç yüz metre ötesindeki lojmanlarda tek bir çatlak bile yok. Orada masum çocuklar ve anneleri yatıyordu. Ama Gölcük’teki Deniz Kuvvetleri’ne ait karargah yerle bir.

    28 Şubat birkaç ülke ayaklı bir darbedir. Peki o sırada ABD’de ne oluyor? Baba Bush seçimi kaybetmiş. Bill Clinton seçilmiş. Ama CIA-Pentagon bir cephe, Clinton bir cephe. Clinton NATO üyesi bir ülkede yapılacak darbeden rahatsız olacağı için Hariciyenin neocon ve Siyonist kanadının ifsadı biter mi? Onlar ne zamandır bir çok tezgahı hazırlamışlar bile. Su uyur ama neocon-siyonist uyumaz. Refahyol’un iktidarından büyük rahatsızlık içindeler. Washington Enstitüsü Türkiye Masası Şefi Yahudi Alan Makowski ile Yahudi sözde Türk dostu Bernard Lewis tezgahı kurmuşlar. Başkan Clinton ve Dışişleri Bakanı’na rağmen Türkiye’deki elçi Grossman vasıtasiyle harıl harıl çalıştılar.
    gericliğe karşı 28 Şubat'ı tezgahladılar. Peki büyük sermaye ne yapıyordu. Refah milletvekili Mehmet Bekaroğlu 5 yıl sonra verdiği beyanatta 28 Şubat’ı bir büyük iş adamının devlete borç verme isteğinin red edilmesi üzerine ile başladığını söylüyor. Öyle olunca ABD’nin finans çevreleri üzerinden yeşil ışık yakılır.Öyle ki 28 Şubat’tan bir hafta önce Çevik Bir, CIA Başkanı George Tanet ile bir araya gelir. Niçin acaba? Tesadüfe bakın ki çok ünlü bir işadamı da oradaydı. Peki o kiminle konuştu. 28 Şubat ve 15 Temmuz’un mimarlarından FETÖ’nün aklı hocası Yahudi Henri Barkey ile buluşur. Barkey o sırada Dışişleri Siyaset Planma Dairesi Başkanı idi. Yani 28 Şubat’ın ABD ayağında Yahudi iki-üç kişi vardı. Biri Türkiye masası Şefi Makowski diğeri ise Barkey. Diğeri Bernard Lewis. Sözde Türk dostu. Cart curt.

    YanıtlaSil
  21. 4* Peki 28 Şubat için cuntasever medya ne tezgahlıyordu?. İrtica da irtica. Fadime Şahinle, Aczimendiler manşet manşet algı araçları. Ve 1990’ların başında dindar askeri personeli takibe alarak gericilikten atanların başındaki adam 28 Şubat MGK'sında “İrtica Türkçe ezan kaldırınca başladı” safsatasını savunuyordu. Yani? Anlayın işte. Aczimendi, Fatma Şahin, irtica, Kur’an kursları, İmam Hatipler. 28 Şubat MGK toplantısı sonrası hükümetin devamı rahatsızlığı artırır.

    İddia şu: Bazı subaylar darbe kararı alır. 12 Haziran gecesi darbe tarihi olarak kararlaştırılır. Öyle ki o gece darbe olacağını öğrenen gazeteciler bile pusuya yatar. Haber bir anda Washington’a da ulaşır. ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright alelacele TSİ 21.00’de bir açıklama yaptırarak “Türkiye’de meşru iktidarı desteklendiğini” açıklatır. Yetmez ertesi gün TSİ 09.00’da bir daha.

    Eski Bakanlardan Namık Kemal Zeybek ile Hasan Celal Güzel o gece için “Çok büyük ve acı olaylar yaşanacaktı” diye o gecenin gizli yönünü açıklarlar.

    Bu darbenin çok yönü var. 28 Şubat FETÖ’nün önün açtı. Gülen soytarısı hükümete çekilmesi için çağrıda bulunarak 28 Şubat Tağuti hareketinin safında yer aldı. Bu adam hoca efendi imiş.
    Peki nasıl kapandı o dönem. Yani 1000 yıl sürecek denen yüksek rütbeli askerin sözü. 3 Kasım 2002 gecesi millet bir tokat aşk etti içeride dışarıda ne kadar Tağuti varsa hak ile yeksan oldular. Ekonomik yaraları ise 2010’a kadar sarılır. Erbakan 13 yıl sonra “28 Şubat İsrail planıydı” der. Nuh Yılmaz bir yazısında 28 Şubat’ın üçgenini açıklar. Demokrasi yanlısı ABD Başkanı ve yönetiminin katılmadığı o komplonun sac ayağı şöyle oluşur: 1-İsrail sevici bir grup asker 2-İsrail’in müsesses nizamı 3-Washingtonda’daki İsrail lobisi. Ha dikkat çekici bir husus AB’nin hiç gıkı çıkmaz. Demokrasi ve insan hakları havarisi batılılar İslam aleyhtarlığı olunca sus-pus.

    5. Şua’da bir yerde Büyük Deccal ile Süfyan taraftarlarının son kertede ittifakından söz eder. Bu bir manada 72 aylık Beyda rivayetidir. Ama asıl olan Bediüzzaman’ın Kur’an’ın mucizevi olarak müteşabih de olsa tarihi vererek işaret etmesi.20 Şevval. 1417. O ayetle ilgili bölümün sonunda üstü kapalı o tağuti hareketten sonra yeni bir dönemi müjdeler.

    11. Meselin sonunu okursanız görürsünüz. Orada bir haşiye düşer ve “Bu nüktenin bâki kısmı şimdilik yazdırılmadığının sebebi, bir derece dünyaya, siyasete temasıdır. Biz de bakmaktan memnuuz. Evet, “Muhakak ki insan azgınlaşır) bu tâğûta bakar ve baktırır.

    Hasılı kelam İsrail’in müesses nizamının uzun çabaları sonucu devlete ve Meclis’e sorulmadan askerlerin imzaladığı anlaşmanın ürünü 28 Şubat’tır. Byükü Deccal Süfyan’ın taifesi ile uzun yıllardır hazırlanan tuzak 6 yıl sonra Türk milletinin oylarıyla hak ile yeksan edilir. Bu tarih aynı zamanda Mehdiyet’in 3. Faslının başlangıcıdır. 20 yıllık süreçte bölgede oluşacak hadiseler sırasında Mehdi’nin şahs-ı manevisini yazdığı destan görülecekti. 28 Şubat’tan 21 yıl sonra 15 Temmuz darbesi akim bırakılırken bu aynı zamanda çok şeyin sonunun idam fermanı gibiydi.

    Aslında 28 Şubat cebrie-i küfriye-i askeriyenin yani deccalin şahsının cehennemi boylamasından sonra şahs-ı manevisinin son çırpışı oldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O gün ihtilal yapıldığı ancak Amerikanın reddetmesi nedeniyle ilan edilmediğini, eğer ihtilal kabul görseydi Başbakan Emre Gönensay ve 30 alevi subaydan oluşan bir bakanlar kurulunun ülkeyi yöneteceği, ertesi ülkede ezan okunmayacağı, 3000 kişinin ilk anda öldürüleceği, 80 000 kisinin enterne edileceği vs şeyler söylenmişti.

      Sil
    2. Mustafa Kardeş lafı ağzımdan çaldın. 28 Şubat'tan hemen sonra yani Erbakan'ın istifasından bir-iki ay sonra güçlü bir kaynaktan öğrendiğim şu: Çoğu dindar 50 bin kişinin göz altına alınacağını ve asgari 10 bin kişinin katledileceği yönünde idi. Haberim çok sağlam. Bunu hep üstü kapalı yazdım ama rakamı bir kere hariç vermedim. Bülent Orakoğlu ve ekibinin sızdırdığı belgelerden sonra Çiller ve Erbakan tarafından Cumhurbaşkanı’na belgeler iletilir. Cumhurbaşkanı Demirel, Genelkurmay Başkanı ile görüşür. Erbakan’ın istifasından sonra hükümetin Çiller'e değil de Mesut Yılmaz'a vermesinin bir sebebi de bu darbe belgeleri idi.

      Bu arada buna inanmayanlar için bir örnek haber vereyim. 1992’de Somali’ye 28 Şubat'ın ünlü isme bulunuyor. Somali’de teröristlerin yok edilmesi yerine o Türk komutan ve Amerikalı komutan ne yapar bilir misiniz? Somali’nin dini cemaatlerini görüşmek için randevu verirler. O liderler binaya gelince bina havaya uçurulur. İmha fikrinin Amerikalı komutandan değil de bizden çıktığına dair o zaman haberler çıkmıştı. Biz ayakta ve yatakta uyuduğumuz sürece neyin olup olmadığını anlamak noktasında daima cahil kalacağımız şüphesizdir. Mehdi’ni tek yapacağı en büyük hizmet uyuyanı uyandırmaktan ibaret. O da imandır. İnanırsanız üstün olursunuz. Yoksa 200 yıldır olduğu gibi başkaları çalar biz oynarız.

      Sil
    3. iddia doğruysa demirel de ihtilale engel olmuş olabilir....o zamanlar demirele atfedilen türkiye mezhep savaşlarına feda edilemez gibi bir lafı vardı......

      Sil
    4. Abi şeytanin bile müslüman mintani giydigi bu puslu zamanda biraz olsun aydinlanmamiza vesile oldugun icin Allah senden razi olsun.Lakin bu anlattiklarini daha uzun daha detayli anlatirsan memnun olurum.

      Sil
    5. abdurrahman beyin bahsettiği olayın kaynağı bu
      https://www.timeturk.com/tr/2012/04/13/somali-nin-vebali-de-cevik-bir-in.html

      Sil
  22. Rüyamda bir grup insan mehdi a.s yanına oturmuşuz hz.mehdi a.s ceketli ve türk gibiydi sonra o hz.mehdi a.s yanından kalkmaya başladılar bu rüyamın anlamını yorumlarmısınız Allah rızası için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abi ceket turk kıyafeti dilki

      Sil
    2. Rüya ile amel olmaz, kimbilir rüyanızda kimi gördünüz de Mehdi As yordunuz.

      Sil
  23. siz hala gününüzü gün edin.bu gun 28 subatin yildonumu.siz hala o sebatayci kadrolarin tasviye olduğu yalanina inanadurun.




    YanıtlaSil
  24. david rockfelleri çözen çoğu şeyi çözer. Tek dünya devleti fikrinin mimarı.fetönün ağ babası.ve dünyadaki başta abd yüzü geçik devletin gizli yöneteni ve iliminatinin babası.bu adam ölünce yerine kim geçti? Fikri olan var mı? alın size bir küçük deccal daha. Piyonlar denileni yapar.asıl arka plandan işi yapan daha sıkıntılıdır. Bu adamdan sonra yerine büyük deccal geçebilir Allahualem

    YanıtlaSil
  25. İşte David Rockefeller'in söyledikleri:

    "TÜRKİYE'YE ADNAN MENDERES ZAMANINDA “MARSHALL YARDIMI” İLE EL ATTIK"

    Mesela Türkiye'yi ele alalım. Türkler de yıllar boyu komünizme karşı savaşmıştır. 1950'lerde ülke yönetimine bizim desteğimizle Adnan Menderes gelmişti. Aslında Menderes bizimle başta gayet güzel bir diyalog kurmuştu. Bizden seçimde aldığı destek karşılığında, Marshall yardımı adı altında devamlı borç alıyor ve ülkesinde yatırımlar yaparak sanayi yapısını geliştiriyordu. Fakat o kadar plansız ve programsız harcama yapıyordu ki; ödeme günleri geldiğinde bizden, borç ödemek için tekrar tekrar borç istemeye başladı. Biz de kendisinden ülkesini yabancı sermayeye açmasını ve bizim şirketlerimize özel imtiyazlar tanımasını, diğer bir deyişle Osmanlı İmparatorluğu'na dayatılan kapitülasyonlar benzeri şeyler talep ettik. Menderes bize bunu hiçbir zaman kabul etmeyeceğini söyledi ve bizden uzaklaşamaya başladı. Ülke insanı ilk defa asfalt yollarla tanışıyor, fabrikalar arka arkaya dikiliyordu. Ülkenin çoğunluğu Müslüman olduğu için ülkenin her yerine camiler yaptırıyordu. Menderes bu şartlarda iktidardaki yerini uzunca bir süre için sağlamlaştırdığını zannediyordu. Bir darbe ile bu işe bir son verildi ve sonunun öyle bitmesini istemediğimiz halde, çalışma arkadaşlarıyla beraber idam edildi. Sadece CELAL BAYAR kurtuldu, çünkü bir MASONDU ve yakın arkadaşı Papa Roncalli ya da diğer adıyla 23. John, Vatikan'ın baskısıyla onu idamdan kurtardı.

    "1980 DARBESİ BİZİM İSTEKLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA YAPILDI"

    Aynı ülkede gerçekleşen 1980 darbesi de bizim isteklerimiz doğrultusunda yapıldı. O zamanlar ülkede bir solcular, bir sağcılar iktidara geliyor ve bizim isteklerimiz doğrultusunda ülke ekonomisini yönlendiriyorlardı. Fakat Amerika ve Avrupa'da gelişmiş ülkelerin piyasaları doyuma ulaşmışlar ve biz yeteri kadar mal satamaz olmuştuk. Bunun üzerine diğer az gelişmiş ülkelere uyguladığımız planı onları da uygulamak istedik ve serbest piyasa ekonomisine geçmelerini ve ithalatın serbest bırakılmasını talep ettik. Bu istediğimizi kabul etmiş görünüyorlar, fakat işi uzatıyorlardı.

    YanıtlaSil
  26. ÖZAL, İSTEKLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA KAPILARI SONUNA KADAR AÇTI

    Askeri hükümet bir süre devlet yöneticiliği yaptı ve bizim belirlediğimiz bir kişiye yönetimi devretti. Bu Turgut Özal'dı. Özal, tam da bizim isteklerimiz doğrultusunda ülkenin kapılarını bize sonuna kadar açtı. Bizim şirketlerimiz bu bakir piyasaya kurtlar gibi saldırdılar. İlk önceleri fiyatları çok düşük tutarak yerli sanayinin rekabet gücünü düşürdüler. Ülke artık Amerikan ve Avrupa yapımı mallarla dolmuştu. Sanayi şirketlerimiz stoklarını eritirken finans şirketlerimiz de ülkeyi artan ithalatı karşılayabilmeleri için yüksek faizlerle borç yatağına sürüklüyorlardı. Böylece, gelişmekte olan ülkeler olarak adlandırdığımız bu ülkelerin hemen hemen hepsinde uygulanan ve 80'li yıllarda başlatılan bu proje ile, bütün ülkeler, hem bizlerden aldıkları mallarla sanayi şirketlerimizi zenginleştirmeye devam ediyorlar, hem de bu malların karşılığı olan ödemelerini yapabilmek için bizim finans şirketlerimizden aldıkları yüksek faizli kredilerle, her sene artan bir borç batağına sürükleniyorlar.

    TÜRKİYE'DE PARA İTİBAR GÖRDÜ; ARKADAŞ, DOST, AİLE GİBİ KAVRAMLAR UNUTULDU

    Bu arada, Özal bütün bunların yapılabilmesi için gereken kanunları yavaş yavaş çıkarmıştı. Bu ülke vahşi kapitalist sistemle o kadar çabuk uyum sağladı ki, bizim bile düşünemediğimiz hayali ihracat gibi vurgun yöntemleri keşfettiler. İnsanlar artık en kısa ve en kolay yönden servet yapmanın peşine düştüler. Rüşvet, devlet bankalarının çeşitli entrikalarla soyulmaları, banker skandalları birkaç örnek. Arkadaş, dost, aile gibi kavramlar unutuldu ve sadece parası olanlar itibar görmeye başladı. Bu arada, yerli sanayi can çekişiyor, küçük işletmelerden başlayarak yavaş yavaş büyük işletmelere doğru bir iflas dalgası yayılıyordu. Devlet işletmeleri ise bizim istediğimiz yöneticilerin atanmaları sağlanarak zarar ettiriliyordu. Sonunda bu işletmeler ya kapatılıyor ya da özelleştirme hikayesiyle, ucuz fiyatlarla şirketlerimiz tarafından ele geçiriliyordu.

    YanıtlaSil
  27. KÜRT DEVLETİ PROJESİNİ” HAYATA GEÇİRMEK İÇİN ÖNCE ÖRGÜT YARATTIK

    Beyni yıkandığı için temiz hayallerle işe başlayan Özal, sonunda bu sistemin gerçeklerini görerek kendisini de kapitalizmin çarklarına kaptırdı. Ailesini ve yakın çevresini zengin etmeye başladı. Öyle bir duruma geldiler ki Özal'ın çevresinde prens ve prensesler ortaya çıkmaya başlamış, biz ülke monarşizme dönüyor diyerek kaygılanmaya başlamıştık. Aslında tam bir komedi oynanıyormuş. Her neyse, ülke insanının tepkisini ölçmek için kendisinden Kürt devleti fikirlerinden bahsetmesini istedik. Fakat bu düşünceler kendisine pahalıya maloldu. Biz de Kürt devleti projemizi hayata geçirmek için PKK denilen bir örgüt yaratıldı. Bu örgütle uğraşmak ülke ekonomisine çok büyük zarar verdi ve şu anda koskoca Osmanlı İmparatorluğu'ndan geriye kalan bir avuç toprakta varlığını sürdüren Türkiye, bizim hiçbir istediğimiz geri çevirecek durumda değil. Sanırım yakın gelecekte topraklarından biraz daha, bir süre sonra da bizim için hala geçerli olan Sevr Antlaşması uyarınca hemen hemen tamamından fedakarlık etmek zorunda kalacak.

    TÜRKİYE BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ… SU KAYNAKLARININ ÖNEMLİ BİR KISMI BURADA

    Türkiye hakkında biraz daha durmak istiyorum; çünkü dünyadaki en stratejik konumdaki ülkedir ve bizim için çok önemlidir. Nedenlerine gelince:

    Bir kere Büyük İsrail Devleti topraklarının su kaynaklarının önemli bir kısmı şu anda Türkiye'ye aittir.

    İkincisi, Müslüman ve demokratik bir ülke olarak bu konuda öncü bir ülkedir. İslamiyeti yıkmak istiyorsak önce Türkiye'den başlamalıyız.

    Üçüncüsü, Avrupa ve Asya arasında bir köprü durumdadır.

    Maden, petrol, doğalgaz gibi zengin yer altı kaynaklarına sahip Ortadoğu ve Kafkasya'ya hakim olmak istiyorsak bu ülke elimizin içinde olmalıdır. Ortadoğu hemen hemen elimizde sayılır. Kafkasya ve Orta Asya'daki diğer Türk devletleri de yakında darbelerle kargaşaya boğulacaklar ve avucumuzun içine düşecekler. Bu Türkler aslında birleşip bir araya gelseler karşılarında hiçbir güç duramaz. Bu yüzden böyle bir olasılığa karşı, ajanlarımız her an tetikte bekliyorlar. Türk devletlerinde kilit mevkilerdeki adamlarımız, aralarında en ufak bir yakınlaşma sezdiklerinde hemen istikrarı bozacak olaylar ve darbelerle bunu önlüyorlar.

    YanıtlaSil
  28. DÜNYADA HİÇBİR YERDE MAFYA VE KAÇAKÇILIK OLAYLARI BİZİM İZNİMİZ OLMADAN YAPILAMAZ

    “Bu arada, bütün organizasyonların çok yüksek olan maliyetleri konusu var. Onların kaynağı ise vergiden muaf olan vakıflarımızın topladığı bağışlardan ve mafya ile olan bağlantılarımız sayesinde finanse diliyor. Dünyanın hiçbir ülkesine mafya veya kaçakçılık faaliyetleri, o devletin haberi ve izni olmadan yapılamaz. Yapılması için, üst kademelerde işbirlikçilerin olması gerekir. Bu işbirlikçiler gözünü para hırsı bürümüş insanlar seçilir ve bir kere bu işlere bulaşıldı mı, bir daha çıkış yoktur. Dünyanın her yerinde tamamen bizim kontrolümüz altında çalışan mafya, özellikle uyuşturucu ve silah kaçakçılığı ile ilgilenir, çünkü en tatlı para bu alanlardadır. Bu paradan biz en büyük payı alırız ve bu parayla birlikte masum görünüşlü vakıflarımızın desteğiyle bütün bu faaliyetlerimiz finanse edilir ve buna işbirlikçilere dağıtılan para ve rüşvetler dahildir.

    NEDEN KUZEY AMERİKA VE BATI AVRUPA VARLIKLI BİR YAŞAM SÜRER DÜNYADAKİ 5 MİLYAR İNSAN, BİZİM 1 MİLYAR İNSANIMIZ İÇİN ÇALIŞIR

    Bu örnekler inanın bana sadece buzdağının dışarıdan görünen başı. Gördüğünüz gibi dünyanın her noktası kontrolümüz altında. Hegel Diyalektiği'nin amacımız doğrultusunda ne kadar çok işe yaradığını görüyorsunuz. Hiç düşündünüz mü, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa ülkeleri vatandaşlarına rahat ve varlıklı yaşam olanakları sunarken, dünyanın diğer ülkelerinde neden sefalet ve bitmeyen bir kargaşa var? Çünkü bizim ırkımız seçilmiş ırktır, diğerleri sadece köledirler. Eğer yaşamak istiyorlarsa ömür boyu bize bu şekilde hizmet etmek zorundadırlar. Dünyadaki 5 milyar insanı bizim toplumlarımızdaki 1 milyar insan için çalışıyorlar. Bütün zenginlikleri bizim şirketlerimize ve dolayısıyla bizim ülkelerimize atkılıyor. Biz gelişmiş ülkeler, her geçen gün daha da zenginleşirken, üçüncü dünya ülkeleri, ekonomileri çökertilmiş, halkı uydurma savaşlar ve olaylarla sefalete sürüklenmiş çaresiz bir halde; refah içinde yaşayan işbirlikçi yöneticileri ve zengin tabakları bizim emirlerimizi bekliyorlar.

    Bizimle işbirliği yapanlar, çok yakında yeni dünya hükümetinde kendi bölgelerini bizim idaremiz altında yönetecekler. Üçüncü sınıf ülkelerin halkları eğitim düzeylerine göre işçi olarak çalışacaklar, bizim gibi gelişmiş halklar da bunların üstünde bir hiyerarşi içinde yönetici olarak görev yapacaklar. Bu sınıfa giren ülke insanları için cumartesi günleri dışında bütün bayram ve tatil günleri kaldırılacak ve ancak karınlarını doyurabilecekleri bir maaş karşılığında, bütün yıl boyunca haftanın altı günü çalışacaklar. Bizim insanlarımız günün çok az bir kısmını çalışmaya ayıracak ve günün geri kalan kısmını zevk ve eğlenceyle geçirecekler.

    İlk önce bütün bu anlatılanları çok büyük hayaller olarak görmüştüm; ama diğer ülkelerin durumu aklıma gelince gerçekleşme olasılıklarının olduğunu hesapladım. Gerçekten de çok az televizyon seyretmeme rağmen savaş ve ayaklanma haberleri gözüme çarpıyor, açlıktan ve sefaletten sürünen insanları seyrettiğimi hatırlıyorum. Ama ben medya adamıydım ve bütün bunların sebeplerini araştıracak zamanım yoktu.

    YanıtlaSil
  29. VİETNAM, KORE, KAMBOÇYA, TAYLAND, ENDONEZYA, AFGANİSTAN, İRAN-IRAK, YUGOSLAVYA SAVAŞ ENDÜSTRİSİ'NİN DENEME VE GELİŞMESİNE YARADI

    Size dünyadan kısa örnekler vererek konuşmamıza devam edeceğim;

    Vietnam savaşında, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği silah endüstrileri, yeni imal ettiği silahları deneme fırsatı bulmuştu ve silah sanayisini canlandırmak için devlet, eskileri kullanarak elden çıkarmıştı. ‘Agent Orange' adlı kimyasal silah ile bu zehirin bitkiler üzerinde ölümcül etkileri görülmüş oldu. Bir ülke ekonomisi batağa sürüklendi.

    Kore savaşı ile bu ülke iyiye bölündü ve kalkınma hayalleri suya düştü. Böylece ülke ekonomisi tahrip edildi. Ayrıca bu ülkede mikrop bombaları ve dioksin gibi çeşitli zehirler ile biyolojik savaş denemeleri yapıldı.

    Kamboçya'da Amerika ile ticaret yapmayı reddeden lider Sihanuk 1970 yılında bir darbe ile devrildi ve yerlerine ülkeyi kaosa sürükleyen Pol Pot ve Kızıl Kmerler geçirildi.

    Tayland'da yine ülke yönetimi devrilerek yerine diktatörlük rejimi kuruldu. Ülke ekonomisi yıllarca bize çalıştı.

    Endonezya devlet başkanı Suharto 1957-58 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri'nin verdiği silahlarla Doğu Timor'u işgal etti ve yıllarca sürecek bir kaos yarattı, binlerce insan öldü.

    Afganistan savaşı Ruslara silah sanayisini geliştirmek için büyük fırsatlar sunmuştur. Biz de yeni üretilen silahların etkilerini deneyebilmek için büyük bir fırsat yakalamıştık. Ayrıca ülke çok zengin yer altı kaynaklarına sahiptir. Afganistan yönetimi şu anda tamamen bizim kontrolümüz altındadır.

    İran-Irak savaşı Saddam'a büyük vaatler yapılarak başlatıldı. İlk iş olarak birbirlerinin petrol kuyularını ve tesislerini bombaladılar. Tabii sonunda petrol zengini bu iki bizlerden daha fazla silah satın alıp savaşı kazanabilmek için ülke ekonomilerini iflas ettirecek düzeye getirdiler. Sonuçta bütün şehirleri ve petrol tesisleri yine bizler tarafından yeniden kurulacaktı. Bu de yine bizlerden daha fazla borç almakla mümkün oluyordu.

    Saddam dolduruşa getirilerek başlatılan 1990 yılındaki Körfez savaşı, ile ırak ekonomisi bir kez daha çökertildi; Kuveyt'i tekrar inşa etmek için milyarlarca dolarlık iş bağlantıları yapıldı; Amerikan askerleri bölgeye ilelebet yerleşti. Bu savaşta test amacıyla tüketilmiş uranyum bombaları kullanıldı. Bu bombalar, etkisi yıllarca sürecek radyoaktif maddeler yayarak bölgedeki yüz binlerce insanın, tabii bu arada bizim askerlerimizin de ölmesine yol açtı, hala da insanları öldürmeye devam ediyorlar.

    1990 Yugoslav savaşında salkım bombaları kullanıldı. Bu teknoloji harikası bombalar yere yaklaştıklarında yüzlerce küçük bombalara ayrışıyorlar ve yere düştüklerinde hala patlamamış olanlar her zaman aktif birer bomba olarak kurbanlarını bekliyorlar.

    Rotthschild konuşmasına “Bu ülkelerin şimdi tamamen bizim kontrolümüz altında olduğunu sanırım söylememe gerek yok” diyerek ara verdi. Onun kaldığı yerden Rockefeller devam etti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazı Rockefeller'le başlıyor,bu bölümün son paragrafında Rothschild 'la devam ediyor. İlki amerikancı, ikincisi ingilizcidir.Amerikalılar daha çok silah sanayilerine yaslanırlar. İngilizler ise para oyunlarını kullanırlar.

      Şimdilerde amerikalılarla ingilizlerin arası anlaşamayacak kadar açılmış.Trump barıştırmak ve İngilizler barışmak isteseler de amerikalılar (Pentagon) barışın Rothschild/ingiliz lehine olacağının farkında ve asla barışa yanaşmıyor. Amerikalılar dünyanın her tarafını işgal etmeye devam edecekler,anlaşılan. Aslında işgal ettikleri yerler ingiliz hakimiyetindeki bölgeler. Ortadoğu gibi..

      Amerikalıları kim durduracak ?

      Sil
  30. ZAİRE, ÇAD, YEMEN, GUATEMALA, ŞİLİ, BREZİLYA, DOMİNİK, SOMALİ, PANAMA, EL SALVADOR, BOLİVYA, EKVATOR, PERU, URUGUAY, ANGOLA'DAKİ SAVAŞLAR VE DARBELER BİZİM PLANLARIMIZDI

    Zaire devletinin başına CIA destekli bir darbe ile 1965 yılında geçen Mobutu, George Bush'un deyimiyle Afrika'daki en iyi adamımız oldu.

    Çad Hükümeti 1982 yılında bir darbe ile devrildi ve yerine diktatör Hissen Harbe geçirildi. Bu geçiş sırasında on binlerce insan öldü.

    Yemen 1990 yılına kadar iki ayrı devlet halinde uzun yıllar birbirleriyle savaştılar. Bizim şirketlerimiz zenginleşmeye devam ettiler.

    Guatemala'da hükümet, komünist rejim tehlikesi bahane edilerek CIA yardımıyla 1953 yılında devrildi ve bugüne kadar bizim tayin ettiğimiz askeri hükümetlerle ülke sonsuz bir kargaşa içinde yönetilmektedir.

    Şili'de General Pinochet, 1973 yılında iktidarı ele geçirerek, yıllarca bizim isteklerimiz doğrultusunda ülkeyi yönetti. Amerika Birleşik Devletleri'ne aktardığı milyarlarca dolarla ülke ekonomisi bataklığa sürüklendi. Ülke insanları sefalet içinde yüzerken, bizler daha zengin olduk.

    Brezilya'da komünizmden kurtarılan bir diğer ülkeydi. Ülke yönetimi 1964 yılında bir darbe ile devrildi, ülke Amerika Birleşik Devletleri'nin Güney Amerika'daki en güvenilir müttefiklerinden biri oldu.

    Dominik Cumhuriyeti, aynı şekilde 1963 yılında bir darbe ile bizim istediğimiz yöneticilere kavuştu. Ülkenin serveti bizlere aktı.

    1990'lı yıllarda Kolombiya'da uyuşturucu ile mücadele etmek maskesi altında ülke yönetimi ele geçirildi. CIA bu ülkeden gelen uyuşturucu parasıyla dünyanın çeşitli ülkelerindeki operasyonlarını finanse ediyor.

    Fiji, Grenada, Panama, Somali, El Salvador işgal edildi. Sarin, hardal gazı gibi sinir gazları halk üzerinde denendi. Yüz binlerce insan öldü ve hala ölmeye devam ediyor.

    Bolivya, Gana, Ekvator, Haiti, Filipinler, Peru, Uruguay, Angola, Seyşel adaları gibi üçüncü dünya ülkelerinde yapılan darbeler ve karışıklıklar hep bizim planlarımızın bir parçasıydı.

    YanıtlaSil
  31. Ne diyor Otsukarci kardesimiz:Mehdiye dua edin. Mehdinin bizim edecegimiz duaya ihtiyaci olabilirmi acaba? Lutfen biraz mantik. Duaya ihtiyaci olan o degil biziz.O bize dua etsin:)))

    YanıtlaSil
  32. Islam alimlrrinin buyuk cogunlugunun ikinci binin muceddidi olan ayrica bediuzzaman hz lerinin ustadim dedigi mektubatinda bediuzzamana babasininin ismi ile iki mektubunda asirlar oncesinden mirza bediuzzaman diye sesllenerek yol gosteren imam rabbani hz.mektubatinda mehdi hakkinda sunlari soyluyor. peygamber efendimizin nutfesi inenin rahmine dustugu zaman butun putlar yuz ustu yere yikildilar butun seytanlar vazifelerinden alindilar melekler iblisin tahtini alt ust edip denize attilar kendisine dahi kirkgun azap ettiler rasulullah s.a efendimizin dogdugu gece kisranin sarayi sallandi ondort serefesi yikildi mecusilerim atesi sondu. halbuki o ates bin seneden beri yanardi bu muddet icinde hic sonmemisti.Mehdi dahi buyuktur onun sebebi ile muslumanlara takviye gelecektir onun velayetinin dahi zahir ve batin buyuk tasarrufu vardir. nice harika hallerin ve kerametlerin sahibi olacaktir.onun zamaninda nice hayret veren haller zuhur edecektir onun vicudunun zuhurundan evvel ade harici haller harika haller meydana gelecek tipki Rasulullah S.A.efendimizin nubuvvetinden evvelki irhasad gibi bu zuhura gelen isler dahi onun zuhur mebdeleri olalar komis rusyanin dagilmasi mehdi hz lerinin dogum yillari olabilirmi.ESSELAMU ALEYKUM. MEKTUBATI RABBANI MERVE YAYINLARI 2.CILT SAHIFE 117O 381. MEKTUB.

    YanıtlaSil
  33. Peygambere dua ediyormusun ?
    Peygamber salat ve selam istedi mi senden ?
    Yerine getiriyormusun ?

    YanıtlaSil
  34. 1. Dünya Savaşı'nın ardindan kurulan tüm devletler öyle veya böyle israil e hizmet eder.
    Mehdi ve deccal savasir kimsenin haberi bile olmaz .
    Peygamberlik dışında hiçbir makam aciklanmak zorunda degikdir.
    Allah muslumanlara hakki tavsiye edin,hakki uyarin diye emretmistir.
    Mehdi sizi uyarmiycak gelecek görevini yapacak gidecek.

    YanıtlaSil
  35. huseyin demir arkadasin paylastigi yazi ve bunun gibiler birer yem dir.halki yemlemek için ozel tasarlanmiş algi yazilaridir.

    misal menderes ve ozali kotuleyenler inonu chp yada demirel icin gik dememesi.

    menderesin bediuzzamanla iliskisi zaten onun iyi bir adam oldugunun ispatidir.gerçi son uç yil azitip ustada zulmetti ve bedelini asilarak odedi.

    ozal ise hz omerin " malini artiran emir tağuttur " sozunu siar edinip maaşina kanaat etmiş bir insan.ama hanimi oglu kizi kardesi oyle degil.onlar mal kazanma derdine dusup zengin oldular. ozal hep buna engel olmaya calismis ama basaramamistir.maasina kanaat eden bilinen tek liderdir. ve buna odul olarak cennettedir allahualem..zira 19 yil sonra mezari acilinca bu isin uzmani kadavra profosoru soyle demistir"" ozalin cesedinin durumu fiziksel sebeblerle izah edilemez"

    bu tarz yazilara inanmayin bunlar yemdir.

    gerceklerin şifre kelimelerini yazayim siz anlayin..

    çydd-odatv-chp-sebataycilik-pakraduni-malini artiran emirler- golcukteki denizin dibindeki kafasi domuz olanlar - golcuk donanma komutanliği- damadi israilli paşalar-harici maskeli sia ajanlari-ergenekon- kumpas-zarrab....

    gerçekten çelişkisiz ve yemlenmeden yapacaginiz arastirmada hakikat tokat gibi yuzunuze çarpacaktir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Menderes, Özal ve İnönü'nün ortak özelliği nedir ? Yada şöyle söylenebilir, Macron'un öğretmenine aşık olup evlendiği magazin hikayelerine inanalım mı ?

      Şöyle bir soru da sorulabilir, yahudiler de soy anne üzerinden yürütülür, müslüman siyasi ve sabetaycı eşinden doğan çocuklar müslüman mıdır ? sabetaycı mıdır ?

      Kimseye kara çalmak için sormuyorum. Sadece TRde iktidara gelmek için ilk şartın ne olduğunu vurgulamak için soruyorum.

      Fransa'yla aynı yani...

      Sil
  36. evliyaullah kurtlerin rus safinda olacağini bildirmiş.ypg esad kardeşligi boşuna değil.

    zafer naralari atiyoruz ama rusyanin bize atacagi kazik in bedeli agir olur.

    hazirlikli olalim.

    YanıtlaSil
  37. Otsukarci kardesim peygambere dua etmek benim haddime mi dusmus? Nasil dua edecegim peygambere ? Hasa Allahim peygamberimizin gunahlarini affet mi diyecegim? Bu peygambere hakarettir.Olsa olsa ancak ondan bizim icin sefaat etmesini isteyebiliriz.Tekrar ediyorum, lutfen biraz mantik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tabii ki peygambere dua etmekle yùkùmlùyùz.... salavat duadir...

      Sil
    2. Peygamberimize sav dua etmemiz onun duamıza muhtaç oluşundan değil ama, yukarıda arkadaş Hz Mehdi as duaya muhtaç acizmiş gibi bir tablo çizmiş... Hz Mehdi As da Allahın desteklediği biri, kesinlikle aciz değil..

      Sil
  38. Benim anladigim kadari ile nurcu kardeslerimizim mehdi hakkinda bir birlik degiller abdurahim beyinde bir yazinda bahsettigi ben mehdi uzmaniyim diyen 1998 2012 kadar takip edebidigim akit gazetesinde ( gazetenin ismi simdi degismis olabilir) Yazan hatirladigim kadari ile soyadi kaplan olan nurcu oldugunu belirten yazar ust uste bilki on onbes yazi yazdi 2012 de mehdinin kesin gelecegini bu tarihi befiuzzaman hz tahminim muhakemat isimli eserinde acikca beyan ettigini yazmisti simdilerde nerede yaziyor bilmiyorum yazarin enson okumus oldugum mehdi yazisinda birmilyon muslumanin toplanim kuffara karsi savasscagini yazmisti.bu iranda muslumanlarin bulusma yazisi bana gercekci gelmedi muslanlarin bulusma yeri mekke medine veya turkiye olabilir.bediuzzaman hz cok buyuk veli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin anlamadığın daha çok şeyler var. Okumadığın sürece.Şahsen ben Nurcu murcu anlamam. Bir tek Risale-i Nur vardır üstad da odur. Bir de talebeleri. Yani Nurcu yok Risale-i Nur talebeleri var. Şimdi talebe Risale-i Nur’u okur, anlar ve istifade eder ve sınıfı geçer. Amma ve lakin biri okumuş anlamamış üstelik kalkmış Risale-i Nur'da sarahaten ve açıkça anlatılan Mehdiyetin 3 devresinin her birine bir Mehdi yapıştırmış. Niçin? Çünkü o üstadını bırakmış bir şarklı hocanın uyduruk yorumlarına kendini kaptırıp atmış-tutmuş. Onun bu konudaki talebelik vasfı düşer. Biri Kelam ilmi okurken, kalkar fizik ilmi çerçevesinde konuşursa ne olur? Saçmalar değil mi?

      Sonra Risale-i Nur’a bakıyorsun böyle bir şey de yok. Yani birileri uydurmuşlar. Niçin uydurmuşlar? Anlamamışlar da ondan. Bediüzzaman Mehdiyet’in 3 devresi olacağını belirtir:

      1.Süfyan’ın hakimiyetinin başlaması ile birlikte Mehdiyet’in iman inkişafı hizmete başlar. Bu 50 yıldır. Buna Mehdiyetin iman faslı olur. 2.Sonra hayat faslı gelir, o da 50 yıldır. Bu fasılda İslam’ın silinme raddesine getirilen sembolleri, iman faslının verdiği inkişaf ve feyizle hayata geçer. 3-Sonra ise şeriat faslı başlar. Bu süreç ne idi? Bediüzzaman'ın birkaç tarifinden biri şöyle: (Üçüncü vazifesi: İnkılâbât-ı zamaniye ile çok ahkâm-ı Kur’âniyenin zedelenmesiyle ve şeriat-ı Muhammediyenin (a.s.m.) kanunları bir derece tâtile uğramasıyla, o zât, bütün ehl-i imanın mânevî yardımlarıyla ve ittihad-ı İslâmın muavenetiyle ve bütün ulema ve evliyanın ve bilhassa Âl-i Beytin neslinden her asırda kuvvetli ve kesretli bulunan milyonlar fedakâr seyyidlerin iltihaklarıyla o vazife-i uzmâyı yapmaya çalışır…)(Emirdağ)

      Burada kafa karıştıran Risal-i Nur’un ıstılah ve ölçülerinin başka birininki ile değiştirilmiş olması. Yani tahrifat var. Buraa bahsedilen zat da kişi değil şahs-ı manevidir. Zaten bunun böyle olacağı Bediüzzaman’ın yukarıda ki sözleriyle anlaşılıyor.

      Bediüzzaman’ın merhum talebelerinden Abdülkadir Badıllı uydurum 3 Mehdi söylemi üzerine üzerine yazdığı eserde bir takım delilleri sıraladıktan sonra “İşte, tüm yazılarını bu hesap üzerine ayarlayarak uy-durmuşlardır” der.

      Bir daha kaynağına bakmadan ve de danışmadan sallamamak lazım. Şimdi 3. Faslıdayız. O fasılda Mehdiyetin zirve zamanı ve hakimiyet kuracağı için Ebu Hureyre’nin naklettiği hadiste belirtildiği üzere bütün şer güçler Mehdi’nin yani Mehdiyet’in zuhur ettiği ülkeye var güçleriyle saldırırlar. Lakin vakit geçmiş olacak. Onları Cenab-ı Hak, darmadağın eder.

      Sil
    2. قال ابن المنادى: وفي كتاب دانيال:
      أن السفيانيين ثلاثة, وان المهديين ثلاثة,
      فيخرج السفياني الأول, فإذا خرج وفشا ذكره خرج عليه المهدي الأول,
      ثم يخرج السفياني الثاني, فيخرج عليه المهدي الثاني,
      ثم يخرج السفياني الثالث, فيخرج عليه المهدي الثالث


      Ibn Munadi said that “In the book of prophet Daniel (p.b.u.h.) (in the Bible) it is reported that

      “The Sufyanis are three and the Mahdis are three.

      When the first Sufyani appears and his name and fame become widespread, the first Mahdi will confront him,

      the second Mahdi will confront the second Sufyani and

      the third Mahdi will confront the third Sufyani


      İbn Münâvî kitêbında şöyle anlatıyor:

      “Süfyânlar 3 tanedir, Mehdîler de 3tür.

      I. Süfyân için I. Mehdî,

      II. Süfyân için II. Mehdî,

      III. Süfyân için de III. Mehdî gelecektir.”

      http://suatarusan.com/indir_beklenen_mehdinin_alametleri.html

      s. 29



      İbn Münâvî diyor ki: “Dênyâl (‘as)’ın kitêbında şöyle yazılıdır”

      Süfyânlar 3 tanedir, Mehdîler de 3tür:

      I. Süfyân çıkıp adı sanı yayıldığında ona karşı I. Mehdî,

      II. Süfyân’a karşı II. Mehdî,

      III. Süfyân’a karşı da hz Muhammed Mehdî çıkacak ve

      ´Allâhü Te‘âlê daha önce fesêda uğrayanları ve îmân ehlini onunla kurtaracaktır. Sünnetler onunla ihyâ edilecek bid‘at ateşleri de onunla sönecektir. Onun zemânında insênlar ‘azîz olacak ve kendi muhâliflerine ğâlib geleceklerdir. Güzel bir hayêt sürülecek, yer ve gök bereketini artıracak, bu durum 7 yıl sürdükten sonra Mehdî vefêt edecektir. (*)

      (*) Bu hadîs Kitêbü’l-Burhên Fî ‘Alâmeti'l-Mehdiyyi'l-´Âhır Zemân ismli kitêbın Süleymâniye kütübhanesinde bulunan el yazılı bir nüshasında mevcûddur.

      http://m.harunyahya.org/tr/works/3750/Peygamberimiz-(sav)in-Dilinden-Hz-Mehdi---kitapcik/chapter/6667/Hz-Mehdinin-ozellikleri



      قَالَ : سَمِعْتُ رَجُلا ، يُحَدِّثُ قَوْمًا ، فَقَالَ :
      " الْمَهْدِيُّونَ ثَلاثَةٌ :
      مَهْدِيُّ الْخَيْرِ
      وَهُوَ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ ،
      وَمَهْدِيُّ الدَّمِ
      وَهُوَ الَّذِي تَسْكُنُ عَلَيْهِ الدِّمَاءُ ،
      وَمَهْدِيُّ الدِّينِ
      عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ عَلَيْهِ السَّلامُ ، تُسْلِمُ أُمَّتُهُ فِي زَمَانِهِ "

      http://islamicbook.ws/ageda/alftn-naim-bn-hmad.pdf ١٠٤٣

      http://library.islamweb.net/hadith/display_hbook.php?bk_no=285&pid=133593&hid=1029


      Al-Walid said that he heard a man speaking to people saying:

      “The Mahdis are three:

      The Mahdi of Khair (prosperity & wealth) is ‘Omar bin ‘Abd al-‘aziz,

      the Mahdi of Blood with whom blood will be soothed (cool down), and

      the Mahdi of Religion who is Jesus son of Mary, his nation will become Muslim during his time.”


      Hz Mehdî ve Sıfatları

      Velîd bin Müslim’den, o da bir başkasından nakletmiştir ki

      Mehdî’ler 3 tanedir:

      1) Mehdiyyü’l-hayr : Bu, ‘Ömer bin ‘Abdi'l‘azîz'dir.

      2) Mehdiyyü’d-dem : O, kanları dindiren hakîkî Mehdî’dir.

      3) Mehdiyyü’d-dîn : Hz ‘Îsê (‘as)'dır.

      İbn Hacer el-Heytemî rivâyet etmiştir.

      https://ehadulehad.files.wordpress.com/2013/01/el-fiten-vel-melahim-vel-ec59frat-c4b1-fil-ahir-zaman.pdf


       ÇÖZÜM


      Mehdiyyü’l-hayr : (siyêsî) (D-8) I. Mehdî resûl (‘as) Erbakan

      Mehdiyyü’d-dem : (‘askerî) (D-60) II. Mehdî resûl (‘as) II. Erbakan

      Mehdiyyü’d-dîn : (‘ilmî) (D-160) III. Mehdî resûl (‘as) III. Erbakan


       Yorum

      Sil
  39. geçmiş yazilara bakarken farkettim.sanirim siz erdoğani cabir olarak goruyorsunuz.

    siz eğer herseyi turkiye merkezli gorurseniz önunuzu goremezsiniz.

    salih cabir suayb bin salihtir.mehdiden evvel muslumanlarin başi ve halifesidir(gerćek manada)

    halifeliği iki kez isteyip verilmeyen istemedeginde ise elde eden kişidir..talut calut davut imtihaniyla imtihan olacaktir.kufeye inmeden hemen once estahir kapisindaki atlarin ayaklari kan olacak savasta.mevzu bahis nehir sattul arab tir.firat ve diclenin birlesmesiyle oluşan ve basraya dokulen nehir..

    aksi halde selimi ve 3 aylik kominist hukumeti unutun. yada tonla evliyaullahin ifşaatlarini.

    arablarin neredeyse kokunu kazicak fitneleri anadoluya getirmeyin isterseniz.

    tekrar soyluyorum.bizim işimiz yunanla rusla abd ile.arablarla işimiz yok..

    tayyib erdoğanada elveda deyin zira ilker başbuğ denen yahudi kopeği sinyal verdi. buda bende kalsin.

    aci gerçekler loading...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. altan e sizi ilgiyle takip ediyorum; gerçekten ilgi çekici ifşaatlar veya yorumlarınız var. Size öğrenmek için bikaç sorum olacak müsadenizle.
      Bu kadar evliya ifşaatları, peygamberimizden ve sahabeden rivayetleri nasıl yorumluyorsun; kendin mi bugünkü güncel hadiselerle kıyaslayıp ya da istişare ettiğin kişiler de mi var ..
      Bir de herşeyi Türkiye'de olacak diyorsunuz diye eleştirirken, siz de herşeyi dışarda olacak diyorsunuz gibime geldi ..
      Bir de bnm bildğim 'cebabire devri' geçiyor ama 'cabir' diye bir şahıs olarak kastedildiğini burda gördüm, kaynağı nedir acaba ..

      Sil
    2. 3 aylık komünist hükümeti demiyorum ama (çünki onunla ilgili bir fikir oluştu zihnimde), selim ifşaatını uzak görüyorum.
      Bunun için tekrar osmanlı hanedanı egemenliği falan bunlar kıbrısinin yorumu sadece bildiğim ve O nun da şüpheli tarafları var ingiliz ..

      Sil
    3. selim kesfiyati yalniz kibrisiye ait degildir.bediuzzaman dahil birçok evliyanin ifşaatidir..

      3.dunya savasinin yansimalari anadoluda farkli ortadoguda farklidir.amik hatayda kufe ve hire de irakta .kufe yi anadoluya amik ide yemene goturecek halimiz yok.neyse o.

      Sil
    4. işin sirri objektif olup tevilden uzak kalmaktir.
      o kadar objektif olunmalidirki cat stewens in yusuf islama donusebilecegini ve harun yahyanin adnan omtara donusebilecegini unutmamak gerekir.en sevdigimiz en kotuye donusebilir en sevmedigimizde en iyiye donusebilir.bunun orneği coktur.

      bu ihtimalleri cogaltir ve celiskisiz olani yani hakikati gosterir.

      Sil
    5. 1*Hz. Peygamber kendisinden sonraki devirleri nitelerken son aşamada ısırıcı-saltanatçı hilafetin sona ermesinden sonra Cebabire’nin yani diktatörler dahil decallerin hükmedeceğini bildirir. Deccal olunca onun zıddı olan Mehdi’yi zikretmek Arapçanın kuralının gereğidir.
      Yani hilafetin sona ermesi demek, İslam Birliği’nin dağılması, İslam Birliği’nin dağılması demek Müslümanların istiklalini kaybetmesi anlamına gelir. Nitekim iki-üç ülke harici bütün İslam toprakları işgale uğradı. 1947-1956-1970’e kadar. Bu son tarih 1390’e tekabül eder. Artık Ümmetin ömrünün sona ermesine 116 yıl kadar bir süre kalır. Yani o tarihe kadar ortada hür ve müstakil ve temsil edilen İslam dünyası diye bir blok yoktur. İslam dünyasını münafıklar, yabancı vesayetinin uşakları, emperyalistlerin bizzat kendileri iktidardadır. Bu süreçte bana bir tane aklı başında bir dini-siyasi şahsiyet gösteremezsiniz. Gösteremediğiniz gibi Müslüman ülkelerin reisleri ayakta kalabilmek için Batılı ülkelerin yardımına avuç açan muhtaçlardır. Beyinleri Avrupa’da gelecek bilgi gıdası ile besleniyor. Zaten onlar da onlar tarafından dolaylı dolaysız atanmış kimselerdir.

      Osmanlı imparatorluğunun merkezi ise bir nevi batı güdümlü iktidarlara sahne oluyordu. İstisnası Menderes oldu. Onun İslam kahramanlığı o asırda yaşayan hiçbir Müslüman ülkede olmayan bir kahramanlıktı. Bunun faturasını ise ipte şehit olmakla verdi. Sebebi gayet basit. O iktidarda idi ama muktedir değildi. Kamu 6 kazık zihniyetin işgali altında idi. Başbakan, İstanbul İmam-Hatip Okulu’nu açtırabilmek için direnen bürokratların ayağına kadar gidip imza atmak zorunda kalacak kadar muktedir değildi.. Düşünebiliyor musunuz? Bir memur bozuntusu izin vermiyor Başbakan ayağına kadar gidip imzalı emirle okulu açtırabiliyordu. İslam dünyasının ayağa kalkması için ittifak kurmaya kalkışınca da ihtilalle devrildi. Peki ona kim tam destek verdi. Başlangıçta iki-üç dini lider. Bunlardan da biri hariç hepsi derin devletin korkusuyla veya fitnesiyle sonradan Menderes’in aleyhine döndü. Sonra Demirel geldi. O da aynı akibete uğradı. Derken 1400’lyü yıllara gelindi. İyi de bu canını yandığım Cabirmiş, Selimmiş, Şuayb bin Salihmiş bekledik de gelmediler. Ravilerini kandırmış olamazları mı? Nerede bu adamlar, rivayetlerin çiçekleri.

      Sil
    6. 2* Şimdi herkes bir takım ahir zaman eşhasını sayıp Cabirmiş, Salihmiş, Selimmiş, bilmem neymiş döktürüyor, ama bu canına yandıklarımın bir tanesi ortalığa çıkıp yaraya derman olamıyor. Niçin mi? Çünkü onarın hepsi hayali de ondan. Yani isimleri var cisimleri olmayan dini kurtarıcılar. İstihraç sahipleri bir zata ait ünvanlara ceset kılıfı giydirip döktürmüşler. Niçin? Bütün mesele gaybi istihraçların hakiki aleme değil alem-i misale yani görüntü alemine dayalı olmasından kaynaklanıyor. Çünkü veli olan veya sanılan veya alim olduğu kabul edilen zatların alem-i misalden bir takım istihraçları oluyor. Yani Alem-i Misal’deki müşahedelerini manasını kavramadan, tam anlamadan haber vermelerinden veya makamlarının müşahade kabiliyetlerinin o kadar olmasından ileri geliyor. Yani alem-i misalde ki (o alemi ihata etmek her babayiğit velinin harcı değil) doğru gördüklerini eksik ifade etmeleri yüzünden.

      Şimdi biz ahir zaman insanları olarak gaflet perdelerinin gerisinde ahkam kesiyoruz. Cabirmiş, Süyani imiş, Selim mi. Tak tuk. Üstelim Arapça bilmez, Kur’an’dan anlamaz, hadis ilmine vakıf değil, kelam ilminden hiç çakmaz, tasavvufi meşreplikleri de yetersiz. Sonra: Palavra palavra.. Niçin?
      Sahi niçin? Bu ümmet 1806’dan itibaren, emperyalistlerin, onların ileri karakolları masonların, onların güttüğü münafıkların binbir entrikalarına muhatap oluyor. Bir asırda çöküp bir asır da sürünüyorlar. Ortada tek bir durum var. Yani alemlere rahmet gelen bir Peygamberin ümmetiyiz. Bu ümmet Türk’ün muhafazasında iken çöktü. Aşağı yukarı bu Türk de bin yıldır, iktidarı varken de yok iken de bu vazifeyi bir nevi İlahi takdir ve teşvikle yerine getirmiş. Ama sonra o tevhid bayrağı elinden alınıp bütün insanlığın en alçak zatı olan Süfyan’ın, Turan’daki soydaşları da 500 yıl sonra ikinci kez bir Deccalin hükmü altına girmiş. Horasan’ı bir tarafa bırakalım. Bu Anadolu Türk’ü öyle bir belaya uğramış ki, eski toprakları ve onun üzerinde yaşayanları bataklık olarak görecek bir hale gelmiş. O zaman takdir-i İlahi ne yapar?.

      Sevr sonrası Anadolu’daki bütün nüfus 9-10 milyon civarında. Çoğu kadın, çocuk, yaşlı. Asker olarak da topu topu sayı da 100 bin civarında. Çünkü adam yok. Tam bir tükenmişlik. Maddi ve manevi. İşte o zaman Cabir, Haris, Salih, selim değil doğrudan Halifetullah vazifelendirilir. Ve dini hüküm, Hilafet de artık onundur. Başka kimse ve millet değildir. O Mehdi çalışır. Adam yetiştirir. Bir manada sahabe gibi. Sonra bir nevi hükümlü Türk’ü temelden imandan başlayarak ayağı kaldırır. İman ettiği gibi yaşamayı da öğretir. Bu 80 yıldır veya 90 yıldır veya 100 yıldır. Yani Anadolu merkezine İlahi hidayet ve muavenet gelir. Ecdadın berzah alemindeki acıların ve hayıflanmalarını teselli için.

      Sil
    7. 3* Anadolu dünyanın damı nasıl Tibet ise dünyanın taht merkezidir. Dünyaya hükmetmenin mekanıdır. Burayı Allah’ın takdiri ile bir çok devirde birçok milletler vazife alarak yönetmiş. Ahir zaman dini için de buraya hizmetkar olarak Horasan erlerinin layık görülmüş. 3 kıtaya bakar, 30-40 millete hitap eder. Bu gurur ve tefahür için değil hizmet için. Türk sadece hizmet eder. Ama bir gün masonik fesad komitesinin çelmesini yiyince tepetaklak olur. Ona el uzatacak, ne onun içinden ne de çevresinden biri vardır. Sadece şehidine ağuşun açan Peygamber’in eli uzanır. O el de Mehdi’dir. O adeta bir zelzele sonrası harabeye dönen bir ülkenin önce manevi, sonra maddi, sonra da siyasi açıdan alem-i İslam’ın ittihadı için ayağa kaldırır. Bu hem İlahi hem de Resuli bir eldir. Ve ona bir asır önce tepetaklak edenlerin intikamını aldıracak bir seviyeye getirerek dünyanın tahtına oturtur. Ne ile? İttihad-ı İslam ile.

      Binbir Gece Masalları ve ırkı efsanelerle uyutulan bir millet ancak yüzyılda ayağa kalkarken Mehdi’nin döneminin yani açtığı yolun, oluşturduğu cereyanın alem-i misalde yansımaları değil ihbarı görüntüleri vardır. Cebri-küfri-askeri bir Süfyan’a karşı Mehdi dini manevi reçetelerle ihya ederken o dönemde görüntüsü Salih ünvanı ile temsil edilir. Bu ilk çıkışıdır. Sonra küfri bir ceberrutlukla hakimiyete kuran o cebbarın eline geçirdiği milleti dini açıdan ihya ederek bir nevi büyük bir gücün yapabileceğini bir aşamayı ifade için ünvanı Cabir olur. Bir de Selim ünvanı var. 500 yıl kadar Alem-i İslam’ın salat-ı kübrasına imametı temsil eden Hilafeti Türk’e getiren zatın adından kinaye Selim olması ise ittihad-ı İslam ile hilafet-i Resullah’ı ihya etmesinden dolayı Selim ünvanı verilmiş. Yani bir zatın 161 yıl süren ümmetin ahir zaman süresinde çeşitli hizmetlerinin aşamalarına göre kinaye olarak ünvanlar verilmiş. Veren da ehl-i keşif. Peki bu ehl-i keşfin çoğunluğu bir ünvanı görüp de tamamını niçin görememişler?

      Bunu izahı 120 sayfa kadardır. Özet olarak ehl-i keşfin terakkiyatındaki sır da yatıyor. Onların hakikati yansıtma ve gösterme kabiliyetlerinin sınırıyla ilgili. Kimi bir çiçek gibidir. Güneşin sadece bir rengini yansıtması gibi bir özelliği vardır. Papatya beyazdır. Başka bir nengi olamaz. O ehl-i keşif de öyledir. Sade bir veli bir makamdan hakikatin bir rengini görüp söylemiş. Söylediği doğru ama eksik. Çünkü 6 renk daha var.

      Sil
    8. 4* Kimi ay veya gezegen gibidir. Güneşin bütün ışığından istifade ederken, ancak bir miktarını yansıtır. Ama bir de güneşin Allah’ın takdiriyle havaya, deniz ve göl ve su kabarcıklarını ayine yaparak kapsamlı bir yansıma gösterir. Bu üç misalde biri güneşin bir rengini, ikincisi nurunun bir kısmın diğeri ise suyun ve havanın kabarcıklarında bir nevi tamamını yansıtır. Demek ki, ehl-i keşif ancak kabiliyetleri veya türü nisbetinde görür ve yansıtır. Esas olan da üçüncü sınıf Resullerin ve bir manada asfiyanın yansıttıklarıdır. Onların söylediği ise herkese ulaşmaz. Ulaşır da anlamak için ilme hem de hakikat ilmine ihtiyaç vardır.

      O hakikatli ağızların söylediği ise Hz. Peygamber ve ilim beldesinin kapısı Hz. Ali’nin (ra) söylediğidir. Tabi Kur’an’ın ışığında. Kur’an’a göre Rum yani Türk mağlup olur. Kime dinsiz ve kafirlere. Mağlup olan esir olur ve çöker. Ama Nusret-i İlahi gelince ki o Mehdi’dir yeniden ayağa kalkar ve vazifesine kaldığı yerden devam eder. Bu gerçeği herkes bilemeyecek. Ancak nur-u iman sahipleri anlar. Ve onların halis bir hidayetle Kur’an ve imana hizmet ederek Bedrin aslanları veya Talut’un askerinin azlığı sayısında cihan çapında bir zafer kazanır. Zaten muvaffakiyet sayısal çoğunlukta değildir. Aslında kazanan onlar da değil. Cenab-ı Allah Hakim ismiyle onları kendine perde ve vesile yapar. Zaten Fetih de Allah’a aittir.

      Böyle bir hengamede gerçeği görmek ve bilmek bir nevi kıssa haline almış rivayetler kılavuzluk yapamaz. Onları zaten müteşabihtir. Perdelidir. Sırr-ı imtihana tabidir. Ayrıca dilden dile aktarılırken yapılan ilavelere manayı iyice içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Bir küçük şey daha. Mehdi hem son müceddid, hem velayet-i kübranın hem de dinin hatimidir. Artık din tamam olmuştur. Mesih ise Kur’an kapsamında olan ümmetini Tevhid’e yaklaştırırken, Mehdi’ye Hilafet-i Resullah’ın tesisinde siyasi açıdan büyük bir yardımı olacaktır. Hz. Peygamber bir gün Mesih’i Kabe’de gördüğün söyler. Onu genç ve başı ıslak olarak tavsif eder. O ıslaklık onun ahir zamanın fitneler çağında göstereceği çabanın sonucunda kan-ter içinde kalacağını gösterir. Bu kadar parçalanmış alem-i İslam’ın ittihadını için çok yoğun çaba göstereceğini ifade içindir.

      Evet bu hakikat çerçevesinde Mehdi’nin zuhuru Hz. Peygamberin ve Hz. Ali’nin (ra) işareti ile 1926 ve sonrasıdır. Bir yığın küçük evliye gelmiş. Güneşin sadece bir rengini söylemiş. Bu renkler de nüanslarıyla çoğala çoğala ciltler dolusu imiş. Ama hiç biri Hz .Peygamberin ve Hz. Ali (ra) ve Gavs-ı Azamın haber verdiği gibi muhtasar ve öz olmamış. Kelimeler deryasında Mehdi’ye kaybetmişler. Ara ki bulasın.

      Şöyle bir düşünmek lazım neredeydik nerelere geldik. Nasıl geldik? Gökten inmeyen kitaplardan, gökten inen kitaplara inanmaya başladık, Camilerin sandalyeli masalı çalgılı aletli olması, dinden reform, dini eğitim kaldırılması kelamullahın yerine Türkçe ibadetten, Ezan serbestisi, dini eğitim, başörtüsü hürriyeti, Allah adının zikredilmesi, dini neşriatın serbestisi vs.

      Mehdi ile ilgili şöyle bir ayırım var. Kimi zuhurun kimi hakimiyetine esas almış. 13 asır zuhuru ve çalışması 14. Asır ise hakimiyetini kapsar. Muhyiddin-i Arabi her ikisi de vermiş.
      Neymiş Mehdi gelecekmiş, eeee. Ne yapacakmış bu Mehdi. Cebimizi dolduracakmış. Sanki adamın darbhanesi var.

      Sil
    9. Lütfen attığın taşın, ettiğin lafın nereye gittiğini azıcık düşün de yaz. Eğer hadisi sündürebilirsen tevil yapmış oluyorsun, eğer sündüremezsen müteşabih deyip görmezden gelmekten vazgeç. Bu nasıl eğitilmiş ego'dur ya Rabbim, her okuyan kendisini ne zannediyor ? Din üzerinde olur olmaz ahkam kesmek de ne oluyor ? FGnin bir örneği de bizim site de mi ?

      Sanki darphanesi var.. ifaden de çok çirkin aslında ama, tam da hedeften vurmuşsun farkında bile değilsin.

      İngiliz imparatorluğu kağıt para imparatorluğuydu. Çinle yapılan gümüş savaşları gümüş para yerine sterlin kullanmak istememeleri sebebiyle çıkarılmıştı. Bugünün reserv parası dolar da dünya savaşı sonrası dünyaya dayatıldı, şu anda dünyadanın toplam milli geliri 80 trilyon dolarken, toplam sanal dolarlar 830 trilyon dolar. Karşılığı olmayan kağıt para ile ticaret yapıp ,mal alıyorlar. Kapitalizmin en büyük buluşu karşılığı olmayan kağıt paraydı. Zengin dediğimiz ülkeler bedavadan/kağıttan zenginler yani. AB,euronun dolara karşı avrupanın zenginleşmesi için kullanılacaktı, ABD müsade etmedi. Saddam'ın en büyük suçu petrolü Euro ile satacağım demesiydi. Kaddafi'ninde. Her ikisinin sonu da aynı oldu. Dolara karşı çıkabilecek hiçbir hareketi ABD affetmiyor.

      ABD, sanal/karşılıksız para basabilmek için, doların altınla olan ilişkisini koparttıktan sonra, petrolle ilişki (petro-dolar) kurdurmuştu. Petro-dolar'ını (zenginliğini) sürdürülebilmesi için petrol yataklarını kontrol etmesi şart. Bu sebeple ortadoğuda kimseyi petrol bölgelerine yanaştırmıyor, bunun dışında her yeri darmadağın ediyor.

      Bu kadar yazdım anladın mı bilmem, güncel örnek vereyim dedim, yani müslümanlar (mehdi) ortadoğuya/petrole hakim olabilirse, sadece satacakları petrol değil, aynı amerikalıların /kapitalistlerin yaptığı gibi bu miktarın en az 10 misline kadar sanal/karşılıksız petro-lira BASABİLİRLER, aynen dediğin gibi DARPHANEde.. Altın karşılığı olmasa bile petrol karşılığı var. Zenginliğin /cebimizin dolması bu kadar basit , hem de bugünün zengin batısında bunun yaşayan örnekleri var. Neye, niçin itiraz ettiğini anlıyorum. Sana zenginlik veremeyen/cebimizi doldurmayan Mehdi lazım...

      Bir ipucu daha, olması gerekenin 10 misline kadar basılmış ve altın karşılığı olmayan dolar, petrolle de bağı (petro-dolar) koparsa ne olur ? Tek kurşun atmadan dolar çöker ve dünyanın en borçlu ülkesi olarak ABD batar.Sen tek kurşun bile atmayan mehdi'den bahsedersin ya, işte öyle..

      Sil
    10. Abdurrahim ağabey Erdoğan'ın en son İslam'ı 14 asır önceki hükümlerle uygulayamazsınız sözüne yorumunuzu merak ettim Erdoğan içtihad meselesini mi kastediyor sizce ?

      Sil
    11. Zafer Asiltürk
      Sayın Erdoğan o sözlerine açıklık getirdi. Yani ne demek istediğini. “Nas’lar değişmez” diyor. Kur’an ve Hadis’te açıkça belirtilen hususlar kesin hükümdedir. Burada anlaşılamayan mesele ananevi tutumlarla ilgili. Yani örf ve adetlerin uyumsuzluğu. İnsanlık bugün hem medenileşti, hem ehl-i kalem oldu yani ilimde terakki etti, bilişim ve iletişim dünyayı bir köye indirgedi. Zamanın icabatı da değişti. Böyle olunca tebliğ medeni insana yaraşır şeklide olmalı.

      O söz konusu hoca ne demişti: “Kadınlar erkeklerin kendilerini dövmesinden şeref duymalı” imiş. Yani insanlığın vahşet ve bedevilik ve esirilk ve kölelik zihniyeti ile hareket edilmesini salık veriyor. Bir defa kadına şiddet uygulayamazsınız. Bırakın kadını hayvana bile şiddet uygulanamaz. Kur’an onu bir şarta bağlamış. O da evliliği sarsacak ve bozacak ahlaksız durumların ortaya çıkması halinde. Kadını o teşebbüsünden vaz geçirmek için şiddetli olmadan ikaz mahiyetinde ona vurulması. Çünkü evlilik bitiyor. Bunun dışında kadına şiddet uygulayamazsınız. Mesele buradan çıkıyor.

      Sen hem kadını annelik vasfı ile cennetlik ilan edeceksin sonra da bir kaba erkeğin şiddetine maruz bırakacaksın, yok böyle bir şey. Bir diğer husus erkek ailenin bütün yükünü çekmekle yükümlüdür. Kadına bu konuda bir mecburiyeti yok. Onun tek özelliği annelik ve sadık eş olmaktır. Din kadını bu kadar koruma altına almış. Erkek kadının malına, mülküne parasına el uzatamaz. Ama kadın erkeğin parasını el uzatır ve harcar. Kadın hakiki bir şefkat kahramanı. Hem de şehitliğe koşan erkekten fazla. Cenab-ı Allah yaratılışı kadın üzerinden yapıyor ve neslin yetişmesini ona veriyor. Ve o kadın binbir sıkıntı içinde bunu karşılıksız yerine getiriyor. Sonrada erkeğin şiddetinden şeref duymalıymış. Bu zihniyet gebertilmeli.

      Medeni bir ortamda erkekle kadın bir araya geldiği gibi asansör de de gelebilir. Çekiniyorsa binmez bir daha sonrakine biner. Çünkü takva kadar fetvad da var.

      Şimdi ahir zamandayız. Dini cehalet yüzünden din herkese öğretilemedi. Daha açık bir ifade ile dinsizlik aldı yürüdü. Devletler bu konuda büyük bir vurdum duymazlık içinde olduğu gibi dinsizliği de teşvik ediyor. Anarşi ve terör bu yüzden insanlığın başına bela oldu
      Bence Erdoğan'ın tek tartışmalı isetiği İlahiyatçıları vazifeye çağırması. Türkiye’de din değişikliği gerçekleştirilemeyince fesad komitesi bu kez ilahiyatçılara yatırım yaptı. Kur’an Müslümanlığı diye bir safsata çıkardılar ve dini onunla tahrip ediyorlar. Esas mesele bu. Medyatik dinsiz ilahiyatçılardan Erdoğan’ın ne medet umduğu merak konusu. Bu tartışılmalı. Öyle ilahiyatçılar var ki Deccal’den daha beterler. Birer münafık müsveddesi.

      Zamanımız medeni bir zaman. Dinin tebliğ ve irşad yöntemleri akla delile ve ispata dayanmalı. İçtihad konusu ise bunun için zemin ve ortam yok. Olmadığı gibi hangi meselede ihtiyaç var ki içtihad isteniyor bu da ayrı tartışma konusudur.

      Ayrıca din sahipsiz değildir. Bir asırdır hükmeden deccallere rağmen nasıl oldu da din ihya olduğunu iyi bilinmeli.

      Sil
  40. Rakfeller de roshild da yahudi ailesi. 10 tirilyon doları geçik servete sahipler.zamanında ingiltere bu aileye borçlarını ödeyemeyince sterlin basma yetkisi verdi. Abd dolarıda bunlarda. Bunların herbiri deccal gibi. Sevdiği adamlarına çamur atmaz numaradan sevmem ama saygı duyarım mantığı ile hareket ederler. 100 yıl önce adamları osmanlıyı yıktığı halde bazı sahte kahramanlar için bizim planlarımızı elli yıl geçikmesine sebep oldu demişler. Sevmediği insanlara çamur atarlar. Adnan menderes özal erbakan gibi.bunlara çamur attığını paylaştım. Bunlar şeytanın ete kemiğe bürünmüş hali.deccallerde bunların arasından çıkmıştır

    YanıtlaSil
  41. acik acik yazayim.
    17 -25 aralikta fg yanlilari adalet adi altinda devletin bekasini hiće sayarak yanliş yapan şahislar uzerinden yargi sistemini devlete karşi kullandi

    bunun kâcinilmaz sonucu olarak zaten varolan yanliş sistemin hukumetin devamina izin vermemesi sebebiyle sebataycilarla bir denge aiyaseti kurulmaliydi..buna gore ergenekon saniklari serbest brakilip devlet topyekun fg yi bitirmek icin savas acilmaliydi.(kirmizi kitab)bu devletin bekasi için mecbur olunan birseydi.zira ergenekon savcilari ve polisleri ile 17-25 savci ve polisleri ayniydi.

    bu denge siyasetinin mecburiyeti basta reza zarrab ve beraber iş yaptiği bakara makaracilarin masum olmamasiydi.

    fg yanlilarida halen bu denge siyaseti uzerinden hukumeti elestirmeleri kabul edilemez zira devlet tum haklari sakli bir yapidir.her yanlis yapan devletin bekasi gozetmeksizin hapse atilsaydi devlet ayakta kalamazdi.hayrettin karaman hocaefendi bu konuda yenisafakta yazdigi yazinin yani fetvanin başligi şoyle.

    ""kim suću ispat edilmişse o cezasını çeksin demek devleti hainlerin tasarrufuna acık halde bırakır""

    vel hasil bu denge siyaseti reza zarrabin bilerek abd ye teslim olmasiyla akamete uğradi.ve hukumet abdnin tipki fg gibi bunu bu denge siyasetini bozma yonunde kullanacagini bildigi ićin abd ile iliskiler sert bir zemine oturup rusyadan yana işbirligi yonunde bir siyaset yapilmaya devam etti.

    fakat abd bu dengeyi bozmaya calisirken rusyada bunu turkiyeyi ab ve natoda tr yeyi çikartma için kullaniyor..zira rusyaninda gizli amaci natodan cikmis turkiyeyi işgal edip akdenize inmek..

    son tahlilde abd derin devleti zarrabi kullanarak gizli ittifak ettiği putinle beraber tr natodan vikartip kiyamet savasinin son adimini atmak istiyor.

    ve ne yazikki sizinde bildihiniz ama kabbullenemediginiz gibi rte yi 31 mart olaylarinin bir kopyasi olarak devirecekler bu sebataycilar..

    testinin icinde ne varsa onu sizdirir..

    vatan partisinin resmi twetter sayfasindan bir tweet

    7-Abdülhamit bayrağı açarak, 31 Mart bayrağı altında toplananlar, 31 Martın gittiği yere giderler. FETÖ ile yuvarlandığı çukurda buluşurlar..

    nato bunu engellemek yani turkiyenin sangay pahtina kaymamasi için 15 temmuzu yapti. fakat rte bunu kendi lehine kullanip denge siyasetini koruma yonunde kullandi hatta 15 temmuzdan herkezin haberi vardi.

    fg bekleme modunda denge siyasetinin bozulmasini bekleyip sebataycilarin erdoganin işini bitirmesini beklerken natonun beceriksizligiyle 15 temmuz fg nin başinda patladi ve denge siyaseti devam etti.

    fakat simdi abd bunu bitirme derdinde ve zarab kanaliyla basaracakta.bu da erdoganin abdulhamitle ayni kaderi paylasacagi anlamina gelir.

    3 ay turkiye ateş olucak yunanistanda cabasi.ama allah sahibimiz selimi gonderecek insallah.

    vel hasil 31 Mart versiyon 2.0 is loading..

    welcome to the desert of the real

    ben bosunami çydd yi adres gosteriyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen gün bizdeki darbelerin arkasındaki uluslararası güçler yazışılmıştı. Vitrinde askerler görünse de ,bu güçler aslında yerel ekonomik aktörleri /siyasi arkaplanı bu şekilde dizayn ettikleri için başarılı olurlar, gelip-giden siyasiler de bu güçler arasındaki dengeleri gözetmek zorundalar.

      DEMOKRAT bir başkan döneminde dizayn edilen iktidar, CUMHURİYETCİ bir başkan seçilince yeniden formatlandı. RTE, parti başkanı olarak gittiği ABDden, Başbakan olarak döndü, bir kaç küçük formaliteden sonra tabiki.

      Kuruluşu itibariyle Demokrat, parti başkanı/başbakanı itibariyle Cumhuriyetci bir yapı, tam bir denge politikası sonucuydu sanki. RTEnin CB olmasından sonra Davutoğlu ile Almanyaya, ABye bir göz kırpılmıştı ama 7 haziran seçimlerinden sonra beklendiği gibi bir saray darbesi ile Davutoğlu ayrılmaya zorlandı. Almanya, AB ile sorunlarımız başladı.İlginç olan İngiltere de Brexit ile kıta avrupasından,ABden kopuyordu.

      15 temmuz ! Başbakan Yıldırım'ın veciz ifadesiyle "Bir Başbakan olduk, 2 ayda başımıza gelmeyen kalmadı". Yıldırım'ın başına gelenlerin sebebi neydi ? Neden Yıldırım'ın başına gelmişti ? Yıldırım'la beraber TR rotasını değiştirmişti.

      Bugün Ergün Diler yazısında Trumpla beraber dünyada kurulan paktları yazmış. Pentagon, Almanya, Körfez ülkelerinin karşısında Trump (AIPAC),İngiltere,Fransa ,Rusya ve Türkiye. Ergun Diler, 1.ve 2nci dünya savaşı şartları yeniden oluştu,demiş.Yeniden ve tekrar İngiltere-Almanya karşıtlığından bahsediyor.

      Dünyadaki bu gruplaşmaların TRdeki siyasi değişimlere yansımaları nelerdir ? Demokratların güdümündeki FETO, Davutoğlu yerine Yıldırım başbakan olunca,nasıl olur da bir NATO darbesine ayakcılık yaptı ? FETO, Pentagon tarafına mı geçti ? Yani bu darbenin arka planını çözmeden bir yorumda bulunmak zor. Yurtdışına kaçanlar, Almanya ve Brükselin (NATO) korumasına alındılar. 15 Temmuz,bugün görebildiğimiz Pentagon+Almanya işbirliğinin sonucu muydu ?

      Zarraf davası bir Pentagon hamlesi, FETÖnün TRdeki 17-25 Aralıktaki Halkbank operasyonun 2. sahnesi. FETÖ savcı-polislerinin ürettiği davanın Pentagonun elinde ne işi var ? FETÖ tutuklamaları, Pentagona karşı yapılan bir hamle gibi görünüyor,eğer böyleyse TRnin yeni tarafının da bir göstergesi oluyor.

      Ergun Diler, dünyadaki bu gruplaşma karşısında Pentagon kaybetmeye mahkum diyor, bizim kurmaylar/derin devlet de aynı şekilde düşünerek taraf değiştirmiş olabiliriz. 2 dünya savaşını da Almanyanın yanında İngilterenin karşında geçirmiştik. Şimdi ise Trump (AIPAC)+ İngilterenin yanında Pentagon+Almanyanın karşısındayız.

      Dünyadaki bu yapılanmadan 3 aylık komünist bir darbe çıkar mı ? Çıkmaz, dünyada komünizm mi kaldı ? Komünizmden kasıt Avrasyacı kalıntılarının darbesi ise, hepsi bizim gibi İngiltere tarafında,darbe kime karşı yapılacak ? Rusya veya TR taraf değiştirirse belki ?

      Dengelerin /darbelerin ipuçlarını yurt içinde değil, yurt dışında arıyorum.

      Sil
  42. Zalinlerden sonra Cabir çıkar. Öyleki Allah Muhammed ümmetini ona tabi kılar. Sonra Mehdi, sonra Mansur, sonra Selam, sonra Emirül-Usub gelir. Bundan sonra ölmeye muktedir olan ölsün. (Celaleddin Suyuti)
    Hadis-i Şerif te Cabir olarak zikredilen kişi Allahu ağlem Tayyip Erdoğandır. Zalimler dönemi ise Osmanlı'nın yıkılması ile başlayan, ümmetin başsız bırakıldığı ve zalim idarecilerin başa geçtiği bu asırdır.
    Cabir bir sıfattır gerçek ismi değildir. Zalimler döneminde zalimlerle mücadele edecek bir insanın onlara galip gelmesi ve yenilemesi lazımdır. Zaten Cabir ismide bu manadadır. Erdoğana karşı iç ve dış saldırılar oldu muvaffak olamadılar. Şiir bahanesiyle Önünü kesmek istediler başaramadılar. Cumhurbaşkanlığı seçiminde 14 parti kendisine karşı birleşti ama yıkamadılar. Her seçimden galip çıktı. En son darbe girişiminde düşmanlarını bertaraf etti. Ümmeti Muhammed kendisine tabi vaziyette çünkü sadece Türkiyede değil islam aleminde kendisine karşı bir muhabbet destek ve dua var. Cabir isminin ünsüzleri olan CBR harflerini Cumhur Başkanı Recep yazdığımızda baş harfler olarak karşımıza çıkıyor. Recep ismini arapça yazdığımızda CBR harfleri yine çıkıyor RCB.. Receb isminde CİM Tayyib isminde BE erdoğan isminde RE harfi yine Cabire işaret ediyor.. Allahu ağlem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kenan bey.erdoganin cabir olmasinin yolu suayb bin salihin cabir olmamasindan geçer.

      Sil
    2. Cabir, rte. ALLAH ondan razı olsun. Tahmine göre konuşmam bilgiye göre konuşuyorum bu sayfada tahminler çoğaldı bilgiler azaldı.Yorumlar olabildiğince uzunlastı.Sözün kısası...

      Sil
    3. Haklısın bilmediğimiz için çok konuşuyoruz, bilmediğimiz kadar çok konuşuyoruz. Bilenler hiç konuşmayınca meydan bize kalyor. Buyrun meydan sizin. RTEnin cabir olduğuna dair "bildikleriniz" neler ?

      RTE cabir ise ahir zaman hadislerindeki olayları yaşıyoruz / yaşamaya başladık /yaşayacağız anlamına geliyor.
      Ortadoğudaki olaylardan yola çıkarak RTE cabir'dir diyorsanız, bu dolaylı bir tanımlama olur.
      Başka /direkt bir bilgi kaynağınız var mı ?
      Siz gene kısaca anlatın,biz gerisi anlarız.

      Sil
    4. cabir konusunda neden hiç kimse suayb bin salih i hesaba katmiyor anlamis degilim.

      Sil
    5. Göz gördüğüne inanırmış. Bir hadise göre Mehdi öncesi beklenen Cabir'i "bugünlük" RTE'na yakıştırıyorlar.

      Bir başka hadise göre ise Şuayb bin Salih çıktığında ahir zaman hadislerinin tarih sahnesinde gerçekleşmeye başladığını "göreceğiz", o gün Salih'e yakıştıracağız.

      "Bugün" "gördüklerimizle" yorum yapılıyor.

      Sizin neden Şuayb bin Salih, Cabir'dir, neden böyle düşündüğünüzü yukarda bir yerde yazmıştınız. Tekrar yazın isterseniz.

      Sil
    6. “Gönül kimi severse güzel odur” kuralı gibi “gönül kimi siyasetçiyi severse Cabir” olmaz. Bir türlü anlaşılamadı. Ahir zaman hizmeti Mehdi ve Mehdiyete aittir. Nasıl ki Hz. Peygamber sonrası hüküm halife ve hilafete ait olduysa. Hilafet sona erince cebabire başa gelir. Ve onlara karşı İslam dünyasında çıkacak bir zat vardır. Mehdi. Başka kimse yoktur. Kıyamete kadar istikameti o tayin edecek. Yani hüküm onundur.

      Ahir zaman rivayetlerini nakleden bin yıllık eserler daima şöyle bir not düşer. Mehdi adında biri yoktur. Mehdi bir ünvandır. Mehdi’nin bu ünvanının yanında yapacağı hizmetlerin cinsine göre ona bazı ünvanlar daha verilmiştir. Biri de Cabir’dir. Cabir, Mehdi’nin bir ünvanı, sıfatı, lakabıdır. Niçin böyle bir ünvan verilmiş. Çünkü diktatörler, cebabire yani Deccallerin eline geçen hakimiyeti geri alacağı için. Yani zorla başa geçenleri zorla indireceğini sanmışlar. Saltanat ve askeri güç sahibi olduğunu sandıkları için. Kimi ise o cebbar diktatörlerin elindeki hakimiyeti manevi hizmetiyle yeneceği için bu ünvanı layık görmüşlerdi.
      Tekrar edeyim, Mehdi hem Cabir, hem Salih, hem Haris vesaire.

      Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’de dini hizmetin yayılmasında ve hidayetin artmasında ana bir rolü oldu mu? Hayır. O bir siyasetçi. Siyasetçiden halis hidayet hizmeti çıkmaz. O geldi siyasette bazı yenilikler yaptı. Mehdiyetin desteğini aldı. Halkın manevi ihtiyaçlarına cevap verdi. Dindarlara baskıyı kaldırdı. Ama bunlardan çok siyasi ve hayat şartlarındaki iyileştirmeler yaptı ve daha çok bundan söz edilir. Ki bu doğrudur. Ayrıca siyaseten Mehdiyetin verdiği güçle İslam dünyasını haklarına sahip çıkıyor.

      Osmanlı sonrası ilk kez bu kadar İslam Dünyasına himaye gösteriliyor. Bu da iki sebepten 1-Kaderin sevki 2-İhya olmuş milletin verdiği güçle. Böyle olduğu için Arap dünyasında Türkiye aleyhine hava estirilmek isteniyor. Boşuna. Onların bütün ve tek hayalleri İsrail. Ama 2017 yılında kader İsrail hakkındaki hükmünü verdi.

      Şu olay da hızlandıracak. İsrail o kadar güç zehirlenmesine uğradı ki 7 Mart günü İsrail Meclisi Knesset’te bir İsrail milletvekili Filistinli bir milletvekiline “Namazda Allahü ekber yerine artık İsrail ekber demeniz gerekiyor” dedi. Bu söz sonun başlangıcıdır. Afrin’den sonra bir şey daha olacak. Allahü ekber üçlenecek. Şimdi ikileniyor. O olunca bu ülkede herkesin gözü açılacak. Bir şey daha olacak bu kez Arapların gözü açılacak. O zaman bir gerilim olacak. Bu gerilimde. Sus sus, billur nusus.

      Sil
    7. Yakın tarihimizi birbirine karıştırdığın gibi, ahir zamanın bütün kişilerini de birbine karıştırmışsın. Neden ? Niyet başka olunca beyin görmüyor demek ki.Mehdi gelmesin diye hadisler teville bu kadar zorlanmaz. Biz olan biteni ,olacakları anlamaya çalışıyoruz, sen bizi her seferinde geçen yüzyıla götürmeye kalkıyorsun.

      Altan e'nin, hilafeti zorla alacağı için Şuayp bin Salih'i Cabir olarak yorumlaması çok makul. Böyle olacak mıdır ? Bilemem, ömrü olan görecek. Nerden anlayacağız, ardından Mehdi gelecek çünkü. Sense mehdi gelmesin diye hadisleri inkar edemediğin için teville uğraşıp duruyorsun. Hadis gerçeklerini çarpıtmana asla müsade edilemez. Biz anlamaya, bu çağı gözlemlemeye çalışıyoruz, sen bizi durdurmak için elinden ne geliyorsa yapıyorsun.

      Hem gözlemlerken, hem de her türlü dezenformasyona karşı "uyanık" olmamız gerekirken, bir de senin muhalefetinle uğraşıyoruz. FETÖcülerin bariz özelliklerindendi, sen ne söylersen söyle sürekli aynı şeyleri anlatıp dururlardı. Ne söylersen söyle "uyanmaları" asla mümkün değildi. Kendisi istemedikçe bizim dışardan birşey yapmamız,nerdeyse imkansızdı. Nasıl bir eğitimden geçiyorsunuz, bütün fraksiyonların hali bu kadar mı birbirine benzer ?

      Bu bir akıl tutulması mı, yoksa bir fraksiyonun misyoneri misin ?

      Sil
  43. Dediklerine katılmıyorum fakat asker konusunda haklısın.

    Bu sefer daha sert geliyorlar ve geri sayım başladı. Afrini bir an önce sonlanması ve iç hareketlere odaklanmak gerekiyor.

    Allah c.c. yar ve yardımcımız olsun

    YanıtlaSil
  44. Hocam sen aslinda tayyibe lafi cakmak istiyosun ama cesaret edemiyorsun gibi bir his aliyorum senden surekli. Ilker basbug yahudi kopegi diyerekte araya sirinlik katmaya calismissin gibi. Niyeyse senin hakkinda husnu zan yapamiyorum ben. Buarada bel bagladigin araplardan hicbisey olmaz az o cografyayi takip etsen anlarsin. Ayrica tayyibten pek hoslanan biri degilim lakin tayyibe gule gule dedirtecek adamida anasi henuz dogurmadi sende bunu bil altan e. Bu millet irade gosterirse zaten elveda der lakin bu millet tasmasi baskasinin elinde olan birilerinede adamini yetdirmez artik. Sen bence baska ruyalara dal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. arablari yuzde doksan yok edecek 2. mogolvaari bir fitne olacagi hadislerde bildirilmiş.seysabani ve sufyani. sen itiraz edebilirsin ben edemem.

      Sil
  45. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  46. 2*İmam Caferi Sadık (ks)tan rivayetle…Kur’an tefsiri..
    ” Allâh'ın emri geldi, artık onu acele istemeyin. Allâh, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.” Nahl/1
    Bu ayet hakkın da İmam şöyle buyurdu; Bu, bizim Kaim’imiz ile ilgilidir. Allah azze ve celle emretti ki: Acele etme, ta ki (Allah) seni üç ordu ile onaylasın: Melekler, müminler ve korku. Onun kıyamı tıpkı Resulullah’ın kıyamı gibidir. İşte Allah azze ve celle buyuruyor ki: “Tıpkı rabbinin seni evinden hak ile çıkardığı gibi. Ve şüphesiz müminlerden bir grub (bundan) hoşlanmayacaklardır.”Enfal/5
    Kim ola ki..! Hz Mehdinin çıkışından hoşlanmayacak,kerih görecek müminler..Aman!Yarabbi..Sana sığınırız..İddia sahibi olmaktan..Bizi bir an bile nefsimizle başbaşa bırakma Rabbim..
    Yine İmam Caferi Sadık (ks) “Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.”Rahman/41 Ayeti hakkında buyurdular ki; Allah onları tanır, lakin bu ayet Kaim hakkında nazil olmuştur. Onları çehrelerinden tanıyacak ve ashabı ile birlikte onları darmadağın edecek.
    “Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü'minlere savaşma) izni verildi. Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeye kadirdir.”Hac/39 Bu ayetin de Hz Mehdi ve ashabı için nazil olduğunu beyan etti ,İmam Caferi Sadık..
    İmam Caferi Sadık (ks) “… Artık hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun, Allah sizin hepinizi biraraya getirir. Muhakkak ki Allah herşeye kaadirdir. Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a döndür. Bu, elbette Rabb'inden gelen gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.”Bakara/148-149.. ayeti hakkında şöyle buyurdu: Kaim ve ashabı hakkında nazil olmuştur. Allah onları vaatsiz olarak biraraya toplayacaktır.
    İmam Caferi Sadık (ks) “Onların uğrayacakları azabı sayılı bir ümmete dek ertelersek…” Hud /8 ayeti hakkında şöyle buyurdu:Azap, Kaim aleyhisselam’ın kıyamıdır. Sayılı bir ümmet ise Bedir’de savaşanların sayısı kadar olan ashabıdır.” Türkçe mealler sizi yanıltmasın..ayetleri arabca metinden ve sözlük den kontrol edin..
    İmam Cafer Sadık (ks) bu ayet hakkın da “ Allah; sizin, iman edip hayra ve barışa yönelik iyilikler yapanlarınıza şu vaatte bulunmuştur: Onlardan öncekileri halef kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka halef kılacak. Onlar için beğenip seçtiği dinlerini yine onlar için güç kaynağı yapacak, onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak. Bana kulluk/ibadet edecekler, hiçbir şeyi bana ortak koşmayacaklar. Bundan sonra nankörlük edenlerse, yoldan sapanların ta kendileridir.”Nur/55 şöyle buyurdu; Bu ayet Kaim ve ashabı hakkında nazil olmuştur.
    Doğrusu Allah, peygamberleri ve imamları (aleyhimusselam) muvaffak kılar; kimseye vermediği sonsuz ilminden ve hikmetinden onlara ihsan eder. Böylece onların ilmi kendi zamanında olanların ilminden daha üstün olur. Yüce Allah buyuruyor ki:
    “Hakka hidayet eden mi uyulmaya daha layıktır yoksa kendisi hidayet olmadıkça hidayet edemeyen mi? Ne oluyor size, nasıl hükmediyorsunuz?”Yunus/35
    “Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz. Allah onların yapmakta olduklarını pek iyi bilendir.”Yunus/36

    YanıtlaSil
  47. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  48. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  49. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  50. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  51. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyide sağ kulağını sağ elini kaldır direk göster sağ kulağını sol elini ayaklarının arasından geçirerek gösterme
      hayati sırdan sizin anladığınız nedir
      adet olduğu üzere insanlar her yöne çekilsin her ihtimale vursun gizem olsun bildi denilsin diye yuvarlak laflar ediliyor

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. delikanlı ben senin şahsını kimsin ne bileyim
      fakat bir gram şeker için bize bir kilo keçi boynuzu çiğnettirme
      ne vaktimiz nede dişimiz var
      az ve öz ne demek istediğini yaz ricam budur

      Sil
    4. Mehdi’ye yardıma gelecek olan,ay üstü alemden Müslüman dabbeleri!.. İblis’in-Deccal’in bu arz’ın dışında müttefikleri yok mu!Zannediyorsunuz!..
      bu ne demek arkadaş uçmuş

      Sil
    5. Sayın akdoğan abim..
      Az ve Öz…
      “Gökleri ve yeri yaratması ve orada dabbeleri çoğaltıp yayması, O’nun âyetlerindendir. Ve O, dilediği zaman onları bir araya getirmeye de kadirdir.” Şura /29
      “Allah, tüm dabbeleri sudan yarattı. Onlardan kimileri karnı üzerinde yürür, kimileri iki ayak üstünde yürür, kimileri de dört ayak üstünde... Allah dilediğini yaratıyor, Allah her şeye kadirdir.” Nur /45
      “Ve sizin yaratılışınızda ve dabbelerden üretip yaydıklarında, yakîn sahibi kavim için âyetler (deliller) vardır.”Casiye/4
      “Ve yeryüzünde yürüyen bir dabbe yoktur ki; onun rızkı, Allah’ın üzerine (Allah’a ait) olmasın. Ve onun karar kıldığı (kaldığı) yeri ve onun emanet (geçici) durduğu yeri bilir. Hepsi Kitab-ı Mübîn’dedir.”Hud/6
      “Ve onların üzerine (Allah’ın Kitap’ta söylediği) söz vuku bulunca, onlara arzdan dabbe çıkardık (çıkarırız). İnsanların âyetlerimize yakîn hasıl etmediklerini söyleyecek.”Neml/82
      “ O Allah ki, yedi kat gökleri ve yerden de onların misli kadarını (yedi kat yerleri) yarattı. Allah’ın herşeye kaadir olduğunu ve Allah’ın herşeyi ilmen (ilmi ile) ihata etmiş olduğunu (kuşattığını) bilmeniz için emir, onların arasında (gökler ve yerler arasında) devamlı iner.”Talak/12
      Şi’ra nın Rabbine hamd olsun…Alemlere gönderilen Resule ve size selam olsun..

      Sil
    6. iyide insan okuduklarından duyduklarından kendiside bir fikir düşünce imal eder
      kopyalayıp yapıştırmanın dışında şu kitaptan bu yazardan okuduklarınızdan sizin edindiğiniz fikir ve düşünce nedir

      Sil
    7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    9. delikanlı fikir yazmadın yazılmış bir şeyi yapıştırdın
      niyetimiz ne eğlenmek nede bir luzumsuz tartışmadır
      sadece dostca ikazdı güle güle

      Sil
    10. Hemen celallenme ihtiyar..
      Nefsimle,başka bir mümin arasında tercih/ihtiyar zorunda kalsam..Mümini tercih ederim.. İnşallah..
      Sözü nefsime dokundu diye…Alah’a ısmarladık demeyen mümine güle güle demem..
      Biz burada,bu rahatlıkta tevhid/birlik olamazsak..Müminlerle kucaklaşmak yerine,ihvanımızla dayanışmayı tercih edersek…diğer Müslümanların ittihad’ını beklemek hayel olur…
      Efendimiz (as) buyurmuş; "Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız”
      Gördünüz mü birbirimizi sevmemiz şart..anlaşamasak da..Müminler ancak kardeştir..
      Ben zannımı ve hatamı düzelteyim…Siz niyetinizi kontrol edin..Abi, kardeş geçinip gidelim..muhabbetle birlik için de..
      Selam ve dua ile

      Sil





    11. sorduğuma derde deva bir cevap yok yazdıkların çok derde derman bir şey yok
      Mehdi’ye yardıma gelecek olan,ay üstü alemden Müslüman dabbeleri!.. İblis’in-Deccal’in bu arz’ın dışında müttefikleri yok mu!Zannediyorsunuz!..
      şu cümlen ne demek
      iblisin deccalin arz dışındaki yardımcıları kim

      Sil
    12. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    13. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    14. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    15. İddia sahibine..
      1*“ Ey iman edenler!........ Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin. Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.”Nisa/59
      "Yahûdîler sizinle savaşacaktır! Fakat netîcede siz onlara musallat kılınacaksınız! Öldürme o kadar şiddetli olacak ki, bir kaya parçası: ‘Ey Müslüman! Şu arkamda duran kişi bir Yahûdî’dir. Onu öldür!’ diye haber verecektir.”(Müslim, Fiten, 81)
      "Müslümanlarla Yahudiler harb etmedikçe kıyâmet kopmayacaktır. O harpte Müslümanlar (gâlip gelerek)Yahudileri öldürecekler……”(Müslim, Fiten, 82)
      “Müslümanlar, Yahudilerle harp etmedikçe kıyamet kopmayacak. Harp olacak ve Müslümanlar onları yenip öldürecekler……” (Ennihaye, cilt 1, shf. 87, 103, 104, 117; İbni Mace, cild: 2, shf: 1363; Müslim, cild: 4, s. 2239)
      Kütüb-i sitte deki diğer hadisleri ve Hz Ali(kv)rivayetlerini yazmıyorum…
      “ Allah ve O’nun Resûl'ü ile harp edenlerin ve yeryüzünde fesat ve bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları ya da ellerinin ve ayaklarının çapraz kesilmesi veya bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rezilliğidir. Ve ahirette ise, onlara “büyük azap” vardır.”Maide/33
      Daha önce bu suç’ları işleyenler sürgün edildi…Şimdi tekraren işleyen aynı kavimler Efendimizin(as) buyurduğu gibi öldürülecekler…İblis ilk önce sürgün edildi…şimdi öldürülecek…Yahudiler ilk önce sürgün edildi…şimdi öldürülecekler..

      Evrensel hukuk usulüdür..Suçlu/Sanık yargılanıp,hüküm tesisedilirken,sabıkasına ve haline bakılır…pişmanlık varsa, iyi halli ise ve sabıkası yoksa ceza alt sınırdan verilir..Suç’a meyilli ise,sabıkası varsa,suç’u mükerreren işlemişse ceza üst sınırdan verilir…Suç’un nevine göre cezanın infazı değişir…

      Sil
    16. 2*“Ve kim kendisine hidayet beyan edildikten (açıkladıktan) sonra resûle muhalefet ederse ve mü'minlerin yolunun dışında bir yola tâbî olursa, onu döndüğü yola çeviririz ve onu cehenneme yaslarız. Ve o ne kötü varış yeri.”Nisa/115
      “Allah ve Rasul’ü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadın o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Rasul’üne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.”Ahzab/36
      Gerçeği bildikleri halde inkar edenleri..Ali imran/70
      Hakkı batılla örtüb bile bile gerçeği gizleyenleri..Bakara/42
      Hakikati sizden iyibilenlere …Bu kavimlere hangi hakikati,nasıl bir usulle anlatacaksınız..
      Allah’ın ve peygamberlerinin davetini red edenlere..peygamberlerini öldürenlere…
      Hangi hadis/sözü söyleyeceksiniz de ikna edeceksiniz..
      “Onlar artık bundan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?”Murselat/50
      “…Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?”Casiye/6
      Burdakilerin bile ikna olmadıkları söz ve usulle..İsrael kavmi ikna olacak?
      Onlar ancak güçten anlar..Müstehak olduklarını bulacaklar…
      ÖLDÜRÜLEÇEKLER…
      İrşad/tebliğ usulünde yumuşaklık nasiplenecek olanlara karşı olur…Bildiği halde Hakikatle savaşanlar için sözkonusu olamaz..
      “Ey nebî! Kâfirlerle ve münafıklarla cihad et. Ve onlara galiz (sert) davran. Onların mevası (barınacağı yer) cehennemdir. Ve ne kötü varış yeri.”Tahrim/9
      “Ey nebî ! Münafıklarla ve kâfirlerle cihad et (savaş). Ve onlara sert (katı) davran. Ve onların barınacağı yer cehennemdir ve gidilen yer (dönüş yeri), ne kötü.”Tevbe/73
      “ Ey iman sahipleri! Küfre sapanların yakınınızda bulunanlarıyla savaşın. Sizde bir sertlik bulsunlar. Şunu bilin ki Allah, sakınanlarla beraberdir.”Tevbe/123
      Saraheten sürgün edilecekleri ve onlarla savaşılmayıb, kılıç gibi ilim ile ikna edilecekleri hangi hadis kaynakların da ve kur’an ayetlerinde var..
      “…Yoksa siz, kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden böyle yapanların cezası, dünya hayatında rezillik ve kepazelik, ahirette de acıklı azaptan başkası değildir. Allah yaptıklarınızı bilmez değil ki.”Bakara/85
      Bediüzzaman hz arkasına saklanıb,sözlerine takla attırıb hevanıza uydurmayın..
      Varsa Kur!an dan bildiğiniz ayet..Kütüb-i Sitte den hadis yazın..İmam Malik hz ravzayı göstererek bu kabrin sahibi hariç herkesin sözü atılır da,alınır da..Yani efendimizin sözü hariç herkesin sözü tartışılır..Bediüzzaman hz tartışılır hale getirmeyin..
      Yazmak için size bahane..tevilleri,tevillerin tevillerini yazma..Varsa Kur’an ve sahih Hadisten delilin onları yaz..Bilelim eğer biz yanlış bir anlayıştaysak tevbe edip Hak’a dönelim..Hatadan dönmek fazilettir…
      Heheeheehee ne ya?...ayıptır…size yakışmıyor!...

      Sil
    17. Sen gene çok iyi niyetlisin..

      Ben "işaretlerden" buldukları tarihleri hadislere montaj yapmaya başladığını gördüğüm an iyi niyetimi kaybettim.

      Ayet, hadis değil, tek kıstası /konusu var, "mehdiye iman". bunun dışında hiçbir konunun konuşulmasına/ yazılmasına müsade etmiyor. Nasıl hakaret ediyor, nasıl bir alaycı dil, nasıl bir ruh, kimsesinin kabul etmesi mümkün değil.

      "Mehdiye iman" şiada imanın şartlarından, iyi ki bizde değil, yoksa din diye "işaretlerden" başımızı kaldıramayacaktık.

      Çok açık yazıyorum, bu "mehdiye iman" cemaati, sıratı müstakimden / orta yol 'dan ayrılmış, bambaşka bir din haline gelmiş.

      Yakın zamana kadar içe kapalı oldukları, takiyeli bir dil kullanarak bizden uzaktılar, bugün düşüncelerini gözlemleyebiliyoruz. Bambaşka bir dini kültür oluşmuş.

      Bu cemaatleri FETÖ gibi "yeni bir din" ihsası yönüne saptıran nedir ? FETÖde olduğu gibi istihbarat örgütleri mi ? "Yazdırılması" mı ?

      Sil
    18. iyide hadisde vardırki
      "Kıyamet günü Azîz ve Celîl olan Allah:
      "Ey Âdem!" diye seslenir. Âdem:
      "Ey Rabbim buyur, emrindeyim, bütün hayırlar senin elindedir!" der. Şöyle bir nidada bulunulur:
      "Allah sana, cehennem hey'etini çıkarmanı emrediyor!" Âdem sorar:
      "Ey Rabbim, cehennem hey'eti ne kadardır?"
      "Her binden dokuz yüz doksan dokuzu!"
      "İşte hamilelerin çocuğunu düşürdüğü, çocukların ihtiyarladığı, insanların sarhoş olmadıkları halde, azabın şiddetinden sarhoşa döneceklerini göreceğin zaman bu zamandır."

      Bu haber Ashab'a çok ağır geldi. Öyle ki yüzlerinin rengi değişti.
      "Ey Allah'ın Resûlü! Bu binde bir içine hangimiz gireceğiz?" dediler,
      "Ye'cuc ve Me'cuc'dan binde dokuz yüz doksan dokuz, sizden ise bir olacak. Şunu da bilin: Siz insanlar arasında, beyaz bir öküzde siyah bir kıl veya siyah bir öküzde beyaz bir kıl durumundasınız." [Buhârî, Tefsîr, Hac 1, Enbiya 7, Rikak 46, Tevhid 32; Müslim, İman 379, (222).]
      diğer bir hadis
      Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki:

      «Cenâb-ı Allah, kıyamet gününde diyecek ki: «Ey Adem, kalk ve ateşin hasrı gibi zürriyetini hasret.» Adem de diyecek ki: «Ya Rab, ateş hasrı nedir?» Cenâb-ı Allah şöyle buyuracak: «Her 1000'den 999'u ateşe, biri Cennet'e gidecektir.» İşte o zaman küçük çocuklar ihtiyarlayacak, her hamile de karnındaki yavruyu düşürecek ve insanlan sarhoş halde göreceksin. Aslında onlar sarhoş değildirler, ama Allah'ın azabı şiddetlidir.»

      bu hadisdende anlaşılıyorki
      yecüc mecüc adem evlatlarındandır ayrı bir tür değildir

      Sil
    19. Sayın akdoğan..
      Öncelikle sizin ve ümmetin Regaip gecesi mübarek olsun…
      Hep siz sordunuz..Bir de ben sorayım…
      Siz 2018 dünyasın da..gezegenimizde/Dünyamız da, bininci evladını/torununu gören bir adem evladı veya insan ırkı/türü gördünüzmü! biliyormusunuz?

      “Adem” bahsi…Mayınlı saha…anlatmaya dilimiz dönmez…ehil değiliz…sorulara cevaba takatimiz yetmez..
      Daha önce altan e abinin paylaştığı hadisten de anlaşılacağı üzere…konunun ehli..meselenin sahibi
      Mehdiyi Azam, olayın üzerindeki perdeyi kaldırıp,meseleyi açıklayıncaya kadar..bu konudaki bilgimiz zandan öteye geçmez…
      İnsanlara, mahşerde Kur’an okunur..Bu bizim okuduğumuz(anladığımız)Kur’an değildir derler..Ahmed Gümüşhanevi/Ramuz el Hadis
      “Allah, sizin ve evvelki babalarınızın Rabbidir.”Saffat/126
      “O’ndan başka İlâh yoktur. Diriltir ve öldürür. Sizin ve evvelki babalarınızın Rabbidir.”Duhan/8
      “ Mûsa dedi: "O hem sizin Rabbinizdir hem de evvelki babalarınızın Rabbidir."Şuara/26
      Yazdıklarım size deva/cevab olurmu bilmem..hafızanız da bulunsun/dursun…Belki ilerde/yakın gelecekte bir gün lazım/faydalı olur..
      Efendimiz (as) Miraçtan döndüğün de,gördüğü kavimleri/ırkları (cablısa ve cablika-israil oğullarından kaçmış mümin kavmi..vs..)anlatırken ,orada bulunan Yahudilerin alimleri analatılanları tevrattan bulub doğru söyledin dediklerini,Siyer/Miraç bahsini okuyanlar hatırlayacaktır..
      Bizim Hadis ve Kur’an’ın anlattığı…bi haber olduğumuz hakikatlerin/gerçeklerin…Filmini yapıyor şeytaniler/illimunati-aydınlananlar…tabi ki algı için..tabi ki kendi yorumlarıyla..
      Size bir sinema filmi önerim var…boş vaktiniz olursa izleyin…
      2016 yapımı..Warcraft;İki dünyanın ilk savaşı/ilk karşılaşma.
      Selam ve dua ile..

      Sil
    20. Sayın Umut Yılmaz..
      Sevgili üstad…Hakkım ve Haddim olmasa da hoş görünüze sığınarak, bir kardeşiniz olarak…
      İsmiyle müsemma denilenlerden olmanız adına...İyi niyet ve hüsnü zan dan vaz geçmeyin..İsminiz olan Umut’u yitirmeyin..soy isminiz gibi yılmayın..İyi niyetliler kısa vadede kaybetse de iyilik hiçbir zaman kaybetmez..kaybolmaz..Mümin; kendisiyle eşyanın/mahluk’un/insanların ünsiyet ettiği,Kendisinin de eşyayla/insanlarla ünsiyet ettiği, kişiye denir.Müslüman elinden ve dilinden emin olunan kişidir..Biz Elhamdülillah Mümin ve Müslümanız..Allah cc Muhlis ve Muhsin kullarının arasına katsın bizleri..
      Allah cc kulundan vazgeçmez.. Kul müminse hiç geçmez..binlerce yanlış da yapsa günaha da batsa ya Rabbi deyib ona yöneldimi…lebbeyk kulum der…Bize Allah cc ahlakıyla ahlaklanmak emredilmiş..Biz Abdurrahim abi den de,Onun gibi düşünenlerden de, yanlış yapmış, hataya düşmüş,günaha batmış müminlerden de vazgeçemeyiz…Anlaşamasak bile…Efendimiz (as) beşikte ve dahi son nefesine kadar ümmetim,ümmetim demiş…İttihad farzdır..Vahdet elzemdir..Kendi aramız da yumuşak,merhametli ve hoş görülü..kafirlere karşı şiddetli olmamız dinimizin emri…Bahsettiğiniz cemaatleri/grubları ötekileştirmeden,hatalarını söyleyerek ,söylediklerini dinleyerek ümmetten görüb ittihadın içine almak zaruridir..Hevasının peşin de olan belasını bulur..ümmete kuyu kazan kazdığı kuyuya düşer..Taassub sahibi hakikatin kokusunu bile alamaz..
      Kelamı kibar buyurmuş..İyilik yap at denize balık bilmezse,Halık bilir..
      “Yazdırılma” sözü iltifat gibi duruyor..onure etmek için söylenmiş diye anladım..Kimsenin kalbindekini bilemeyiz…Kim ne yazarsa yazsın..Kime ne yazdırılırsa yazdırılsın..Hak ve Hakikat gün gibi ortada..İndirilmiş vahiy(kur’an ve sahih sünnet) göğe kaldırılmadığı müddetçe..Kıyamete kadar Hak üzere mücadele edecek fırkayla beraber oluruz..Yazılanlar dan Hak ve Hakikate uygun olanı alır gerisini atarız..Bazen bize de yazdırılıyor..emmare nefs tarafından..Hoş görmezsek,hoş görü bekleyemeyiz…
      Hz Ali (kv) buyurmuş: Hakkı (gafil) insanlar vasıtasıyla tanıyan,sapıklık girdapların da çırpınır durur.Bunun için önce (kur’an ve sünnet’ten) Hakkı tanı,böylece Hak ehlini zaten tanırsın..
      Bu gecenin hürmetine Maddi ve Manevi ikrama ihsana mazhar etsin...sizi,bizi mazlumları ve ümmeti… Alemlerin Rabbi cc.. zalimleri kahru perişan etsin..
      Baki selam…

      Sil
    21. bende yecüc mecüc ün adem evlatlarından hz nuh(a.s) soyundan olduğunu inanıyorum
      artı anadoluda 2 kesim türk var
      biri şeyh necmeddinkübra(r.a) ihbarı ile hicret edip anadoluya yerleşen genelde afganistandan kalkan gruplar
      mevlana(r.a) babası bunlardandır
      birde baycu noyan ve abışga noyan ve daha sonra timurla anadoluya gelen yurt tutan gruplar vardır
      anadoluda dikkat ederseniz karamanda ve sair iç bölgelerde rumlar 1900 lara kadar kaldılar
      ancak sahillerde hiç kalmadılar
      bu moğollarla gelen gruplar genelde sahillere yerleştiler mesela varsaklar adı bu gruplardan gelir

      Sil
    22. umut yılmaz
      1*Kur’an denince akla hemen ezel ve ebedin tek anahtarı olduğu anlaşılır. Kur’an’ın 40 sosyal tabakayı hitabı olduğu gibi 40 kadar mu’cizevi yönü vardır. Onun da yegane ve tek müfessiri, açıklayıcısı ayaklı Kur’an olan Hz. Peygamberdir. Yani Kur’an ancak ve ancak Hz. Peygamberin kılavuz ölçüleri ile anlaşılabilir.
      Kur’an, Risale-i Nur’un biraz sadeleşen tarifiyle bu kainatın ezeli bir tercümesi. Kainatta Allah’ın varlığına işaret eden ayetleri okuyan çeşitli dillerin ebedi tercümanı. İçinde yaşadığımız şahadet ile yaşamadığımız ve bilemediğimiz gayb aleminin müfessiri. Yani okuyanı ve yorumcusu. Mana ifade eden yazılı satırlara benzeyen gizli olayların hakikatlerinin anahtarı. Ve içinde yaşadığımız şahadet aleminde gayb aleminin dili. İnsanlığı saadete sevk eden hakiki mürşidi ve doğru yola ulaştıranı. Ve bir şeriat, dua, hikmet, ubudiyet, emir ve davet, zikir ve fikir, hem insanların manevi ihtiyaçlarına merci olacak bütün kitapları içinde bulunduran tek ve içinde toplayan tek mukaddes kitaptır.

      Bitmedi.
      Kur’an bütün evliyalar, ariflerin, hakikatleri araştıran, çeşitli meşreplerin, ve ayrı ayrı mesleklerine, ve her bir meşrebin zevklerine layık ve o meşrebi aydınlatacak ve her bir mesleğin hedefine uygun ve onu tasvir edecek birer risale ibraz eden mukaddes bir kütüphane hükmünde semavi bir kitaptır.

      Böyle bir kitaptır, Kur’an. Enam Suresi’nin 59 ayetinde “Yaş ve kuru herşey kitab-ı mübinde vardır” ve Nahl 89. ayetinde ise “Biz Kur’an’ı sana her şeyin apaçık bir beyanı olarak indirdik.” buyurulması bunu ispatlıyor. Mesela, aklı başında ilm-i ledün sahibi bir zat sadece (umut yılmaz) adını alarak onun nasıl bir kişilik olduğunu Kur’an’a sorarak, (ki bu sormanın yolları vardır) her şeyini öğrenir. Bu kadar net ve açık. Şimdi (umut yılmaz)ın ne memen biri olduğunu bilmek bir yana, mazi ve istikbalini şıpşak öğrenir. Böyle değersiz bir kulun ahvalini kader üzerinden bilen bir kitabın insanlığın ahirinde meydana gelecek olayları es geçmesi beklenemezdi değil mi?

      Şimdi (İçinde yaşadığımız şahadet ile yaşamadığımız ve bilemediğimiz gayb aleminin müfessiri) olan Kur’an’ın zamanımıza ait yorum ve değerlendirmede bulunamayacağını iddia etmek ya cehalet ya da inançsızlıktandır. Evet ahir zamanın bütün hükmü, cennetin 7 büyük efendisinden biri olan Mehdi ünvanlı zata verilmiş. Hem de halifetullah olarak. Çünkü Hilafet-ül Resullullah devri kapanmış, ama zaman devam ediyor. O zaman hem halifetullah olarak hem de varis-i nebi ve al-i beyt mümessili olarak vazife alacak bir zatın (Mehdi’nin) zamanına işaret etmemesi belki bilenler için sarahaten haber vermeyeceğini iddia etmek ya nasipsizlikten ya da cehalettendir. Veya “Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür”

      Benim yazdığım birçok şeyin kaynağını Mustafa Kardeşimiz bihakkın vakıftır. Üstelik birçok şeyin hikmete binaen es geçildiğini de.

      Sil
    23. 2* Her bir insan bir kadir-i mutlak tarafından yaratılarak dünyaya gönderilirken onun ne yapıp yapmayacağı tayin edilmez, neyi yapıp yapmayacağını ilm-i ezel sahibi tarafından bilinir. Ve adeta bir mektup mesabesinde el ve yüzüne kalem-i İlahi ile onun kaderinin de yazılmaması beklenemez. Bunun gibi semaların, gezegenlerin, güneşlerin, yıldızların ve sair gök cisimlerinin heyet-i mecmuasında tecelli eden esmasının mana ve ayetlerini (okuyan çeşitli dillerin ebedi tercümanı) bir Kur’an’da buna yer verilmemesi de beklenemez. İşte bunlar Kur’an mana mertebelerinde yer alır. Bilindiği gibi Kur’an’ın muhkem olmayan müteşabih ayetleri, birden fazla manayı kapsarken akla kapı açar “Hadi gerçekleri bul” der. O zaman herkes ilmine ve kapasitesine göre bunları anlar ve bilir. Ama tamamına vakıf olmak için ayrı bir ilme sahip olarak Rasih makamına yükselmesi lazım.

      Şimdi Kur’an’ın bir başka yönüne bakalım. Bu değerlendirme Bediüzzaman’a aittir: “Her bir ayetin müteaddid manaları vardır. Hem her bir mana küllidir. Her asırda efradı bulunur. Bahsimizde bu asrımıza bakan yalnız mana-yı işari tabakasıdır. Hem o külli manada, asrımız bir ferddir. Fakat hususiyet kesbetmiş ki, ona tarihiyle bakar.”

      Gaybın gizlenmesi rahmetin gereğidir. Bu yüzden gaybtan haber vermek yasaklanırken, yalnız müphem (belirsiz), mücmel (öz) bir surette ilham veya ihtarla bir emare vesile edilerek veya keşfiyatta ve rü’ya-yı sadıkada bir kısım gaybı hakikatler ihsas edilir.. Mesela ilgili ayetin ebced hesabı ile Hicri 857 tarihinde İstanbul’un fethedileceğine işaret edilir. Ayrıca Kevser Suresi’nin 857ebcedi hesabıyla da işaret ikiye çıkar. Bu hal delil-i kat’i olur. Bunun Kur’an’ın nüzulünden İstanbul’un fethine kadar kaç kişi bildi. Yani kaç kişiye ilhamla bu bildirildi. Çok az. Ama fetihten sonra herkes öğrendi. İşte gaybi haberler Kur’an üzerinden böyle müstesna insanlara ilhamen ihsas edilir. Ve asırlar önceden bilinir.

      Peki İstanbul’un Hilafetin merkeze olarak kalacağı bilinebilir miydi? Evet yine çok az sayıda insan bunu bilmesi gerekirdi. Çünkü fetih ile ilgili bölümde bununla ilgili işaret de var. Olayın vukuundan sonra bu daha kolay bilinir. Nasıl? Tevafukat-ı Kur’aniyye ile. Yani Kur’an’da ta ezelden buna işaret edilmişti. Hem de önemine binaen tarihle. Bu gibi tarihler öz ve kısa bir ifade ile çok büyük manalar içerir. Bu manaları çıkarmak çakma mü’minlerin işi olmasa gerek. Rasih ilim sahibi mücedditler veya aktabın işi.

      1222 tarihinin sırrına erişen herhangi bir zat 484. senenin sonunda hilafetin sona ereceğini ve Mehdi’nin zuhur tarihine ulaşılır. Yani birkaç emare bir araya kelince kat-i delil hükmüne geçer. Bu konuda 3-4 adam ayrı ayrı tarzda bu tarihe ulaşsa bu o zaman tevatür derecesinde yüz adamın ihbarı kadar bunun kat’i olduğu anlaşılır.

      Sil
    24. 3*Şimdi bu gibi bilgiler dinden-imandan-Kur’an’dan avare tiplere anlatılınca kafalar çakmaz. Daha doğrusu çakar almaz olacağından ortada bir garabet çıkar. Laikçi, dünyaperest, dinden avare, nesillere laf anlatılması zordu.

      Şimdi şu gülünç ve lagaluga cümleye bakın: “Ben "işaretlerden" buldukları tarihleri hadislere montaj yapmaya başladığını gördüğüm an iyi niyetimi kaybettim.” Bakın Ne kadar gerzekçe değil mi? Senin her yerin iyi niyet olsa ne olacak?

      Evek Kur’an ne idi? “İçinde yaşadığımız şahadet ile yaşamadığımız ve bilemediğimiz gayb aleminin müfessiri” idi. Bunu anlamak Duhan zamanında zordur. Ama Nur’a ulaşırsan bütün meçhuller ayan beyan anlaşılır.

      Şimdi gözünü siyaset ve dünyevi hadiseler kaplayanlar dini konularla ilgilenmesi olabilir de, elinin hamuruyla hesabı elinin dünyanın pis işleri ile iman ve Kur’an’ın nezih manevi işlerine karışırlarsa ortaya gülünç bir durum ortaya çıkıyor. Hz. Mehdi onlarca Hadisle müjdelenen bir şahsiyettir. Her meslek ve mezhep bunu kendine göre ele almış. Ama ehl-i sünnetin ele alışı esastır. O zatın ise biyolojik varlığı tamam da, onun hizmetini yapacak olan zat bir insan değil, bir şahs-ı manevi, yani bir hükmi şahsiyet, yani bir hidayet cereyanıdır. Bak Kemal ortada yok, ama bir Kemalizm var. Onun gibi Mehdi ortada yok ama bir Mehdiyet var. Bu nazara veriliyor. Bu zamanda bir şahsın ne hükmü olabilir. Bir kişi ne yapabilir. Bir hidayet cereyanının uyandırdığı insanların aynı yönde hizmeti mesela 93 yıllık bir dönemin sonunda ondan koparılan ve mazide kalan İslam’ın ipi ve Hablullah yeniden devreye girer. Mehdiye inançsızlık veya inkar küfre kadar götürebilir. Bunun bilmem ne yazarının takipçileri bilemez. Çünkü onlar akılların Avangelistler ve Neoconlarda, veya Londra veya Washington’la bozmuş. Eylemleri ve bakış açıları Mekke ve Kabe’ye veya Kudüs’e veya Şam’a veya Bağdat’a ve Konstaniyye’ye göre ayarlamıyorlar. Öyle olunca Mehdi’yi Kemalist devletin gladsoyu ile neocon devletin istihbaratının yetiştirmesi FETÖ ile karıştıran ya cahil ya imansızdır. Ahir zamanın bütün meselesi insanları iman üzeriden Allah'a bağlamak. Yani beşeri şeytanların fitnesini söndürmek.

      Sil
    25. 4* Bu işlerin sırrını Risale-i Nur çözmüş. Yani ahirzamanın işleri şöyle anlaşılmalı:
      “İman ve teklif, ihtiyar dairesinde bir imtihan, bir tecrübe, bir müsabaka olduğundan, perdeli ve derin ve tetkik ve tecrübeye muhtaç olan nazarî meseleleri elbette bedihî olmaz. Ve herkes ister istemez tasdik edecek derecede zarurî olmaz. Tâ ki, Ebu Bekir’ler âlâ-yı illiyyîne çıksınlar ve Ebu Cehil’ler esfel-i sâfilîne düşsünler. İhtiyar kalmazsa teklif olamaz. Ve bu sır ve hikmet içindir ki, mucizeler seyrek ve nâdir verilir. Hem dâr-ı teklifte gözle görünecek olan alâmet-i kıyamet ve eşrât-ı saat, bir kısım müteşabihat-ı Kur’âniye gibi kapalı ve tevilli oluyor. Yalnız, güneşin mağripten çıkması bedahet derecesinde herkesi tasdike mecbur ettiğinden, tevbe kapısı kapanır, daha tevbe ve iman makbul olmaz. Çünkü, Ebu Bekir’ler Ebu Cehil’ler ile tasdikte beraber olurlar. Hattâ Hazret-i İsa Aleyhisselâmın nüzûlü dahi ve kendisi İsa Aleyhisselâm olduğu, nur-u imanın dikkatiyle bilinir; herkes bilemez. Hattâ Deccal ve Süfyan gibi eşhâs-ı müthişe, kendileri dahi kendilerini bilmiyorlar.” (Şualar)
      “Mehdî, Süfyan gibi, âhir zamanda gelecek eşhasları çok zaman evvel, hattâ Tâbiîn zamanında onları beklemişler, yetişmek emelinde bulunmuşlar. Hattâ bâzı ehl-i velâyet, "Onlar geçmiş" demişler. İşte bu da, Kıyâmet gibi, hikmet-i İlâhiye iktizâ eder ki, vakitleri taayyün etmesin. Çünkü, her zaman, her asır, kuvve-i mâneviyenin takviyesine medâr olacak ve yeisten kurtaracak "Mehdî mânâsına muhtaçtır. Bu mânâda her asrın bir hissesi bulunmak lâzımdır. Hem gaflet içinde fenalara uymamak ve lâkaydlıkta nefsin dizginini bırakmamak için, nifâkın başına geçecek müthiş şahıslardan her asır çekinmeli ve korkmalı. Eğer tâyin edilseydi, maslahat-ı irşâd-ı umumi zâyi olurdu…..
      …O eşhâsın şahs-ı mânevîsine veya temsil ettikleri cemaate âit âsâr-ı azîmeyi o eşhâsın zâtlarında tasavvur ederek öyle tefsir etmişler ki, o eşhâs-ı hârika çıktıkları vakit bütün halk onları tanıyacak gibi bir şekil vermişler. Halbuki, demiştik, bu dünya tecrübe meydanıdır. Akla kapı açılır, fakat ihtiyârı elinden alınmaz. Öyle ise, o eşhas, hattâ o müthiş Deccâl dahi çıktığı zaman çokları, hattâ kendisi de bidâyeten deccâl olduğunu bilmez. Belki nur-u imânın dikkatiyle o eşhâs-ı âhir zaman tanınabilir.” (Sözler)
      Benin yazdıklarım ehl-i sünnet dünyasının ilmi bilgileridir. Araştırma eseridir. Anlamıyor veya inanmayabilirsin. Bu işler ihtiyara bırakılmış Yani tercihe. Ama terbiyesizlik yaparsan ağzının payını alırsın.

      Sil
    26. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    27. 1*Bir defa Osmanlı Hilafetine ilk baş kaldıran ülke Suudilerdir. 18. asrın sonunda. Ama hilafeti kovan ise Türkler mi, yoksa Selanik Hanedanı mı. Hangisi daha utanç verici? Biri sapık, diğeri münafık.

      Sen kavramları bilmeden sallıyorsun. Protestanlık bir Hıristiyan mezhebi. Türklere 1920’lerde bu protestanlık yani Hırisityan dininin dayatılması öngörülmüştür. Başaramayınca ne yaptılar, şunu yaptılar: (…………)

      Ilımlı İslam söylemi veya safsatası 1990 sonrası ortaya atılmıştır. Temeli 1971’de atıldı. Başlatanlar da Washington’daki neoconlar ve bizim Batı Çalışma Grubu ile onların yalakası ilahiyatçı müsveddeler. Şimdi farkı anladın mı çocuk.

      Beni iyi dine. Mehdiyet’in fiili hizmete başlama zamanı 1926’dır. Hilafet sonrası hüküm artık ondadır. Bu dini bir hizmettir. Dini ihya eder. Din ihya olunca insanlar ihya olur, İnsanlar ihya olunca İslami şuur artar. Bu 3 devreli bir hizmettir. Çünkü zuhurun anlamı böyle. Deccal huruç ile Mehdi zuhur ile gelir. Huruçta tepeden inme vardır. Bir gecede veya birkaç ayda siyasi entrika ile. Biz son devresindeyiz. Senin batı hayranlığı ve takipçiliğin sana hangi yazardan geçti isen git onunla muhabbet ibadetini yap. Bizim dinimize karşıma.

      Mehdiyetin büyük bir iddiası değil büyük bir misyonu var. İlahi misyon. Cenab-ı Allah’ın iradesinin tecellisi var. Kur’an ve iman hakikatlerini yaymak ve Tehvidi cihana hakim kılarak şimdiki medeniyete yeni bir veçhe vererek İslam medeniyetini tesistir. Sizin gibi ayakta ve yatakta uyuyanlar bunu anlayamaz. Küresel diyerek tir tir titriyorsunuz. Beni iyi ve anla: Küreselin celladı kim olacak bilir misin? Kim onların celladı. Yakında göreceksin.

      FETÖ bir yerli istihbarat tasarımıdır? NATO’cu askerler de işin içinde. Ki istihbarata onlar hakimdi. Gülen bir tasarımdır.1962. Keşke mümkün olsa da 1990-1993’te onun hakkında yapılan kitap ve yayınları bir gösterebilsek.
      Türkiye’de bütün dini cemaatler şerefli ve haysiyetli Müslümanlardan oluşur. Onlar cumhuriyeti kuran (bu söz Yalçın Küçük’e ait) sabataycılarla bir arada zikretmek büyük bir alçaklıktır. Dahası münafıklıktır. Dini bütün cemaatler bu konuda çok duyarlıdır. Özellikle İstanbul’daki bütün gruplar geleneksel olarak Selaniklilere karşı büyük bir dikkat sahibidirler. Bu 1930’lardan beri gelen bir gelenek. O zaman baban bile ortalıkta yoktu.

      Sen ona buna çamur atmak için önce bir pislik kurguluyorsun sonra da, ona buna atıyorsun. Senin yazdıklarının tek cümlesi bile doğru değildir.

      Sil
    28. 2*Cemaat dediğin devlet tarafından kurulmuş ve kollanmış ve kullanılmıştır. Merkez medyanın mensupları onları sahiplenmiştir. Sen hiç mi bir gazete okumazsın. Mehmet Şevket Eygi o cemaati çok iyi tanır. Ve o 2006’da iş sınırı aşınca yazı yazdı Onların MOSSAD ve CIA ile çalıştığını duyurdu. Cemaat o zaman Eygi'yi tehdit etti. Ama Türk insanın kafası az çalışır.

      Biz muhteşem bir mazisi olan küçük insanlar ülkesiyiz. Sana Tavsiyem acı halimizi öğrenmek istersen Gir internte aylarca Mahir Kaynak’ın yazılarını bir oku. Halimizden utanacaksın. Sana birkaç örnek vereyim:

      Yıl 1992 Türk Edebiyatı Ekim sayısı.Mahir Kaynak: “Efendim ben APO’nun Türk ajanı olduğunu tahmin etmiyorum. Neden? Çünkü Türkiye’de böyle bir ajan kullanacak akıl yok. Ha! Olay ortada. Çok tercih ederdim. Ama böyle bir kavram yok Türkiye’de. Böyle oyun oynayacak, devletlerarası oyun oynayacak akım oluşmadı. Şu ana kadar. Türkiye devletlerarası oyunun konusuydu. Oyuncusu değildi. Konusuydu”

      8 yıl sonra. 20 Şubat 2000. Akit Gazetesine konuşuyor:
      “Türkiye büyüyecek ama Türkler idarede olmayacak” başlıklı uzun röportajdan bir cümle “Türkiye bir saldırı altında (ki bunu sadece askeri anlamda kullanmıyorum genel anlamıyla söylüyorum) ile karşılaştığı zaman yasak koymak ve duvar çekmek istiyor. Oysa yapacağımız şey saldırıyı kabul etmek ve yenmeyi düşünmek olmaktır”

      Benim notum: Bunu ancak Mehdiyet bu millete kazandırıyor. İttihad-ı İslam ile. 15 Temmuz’da 2 asır sonra ilk kez 7 düvelin köpeklerini kovaladık.

      Bir Hadisten istihraç edilen tarihe göre iki yıl sonra 2002 Mehdiyetin 3. faslı başlıyor. Yani iman ve sosyal hayat faslından sonra, hem Türkiye’nin (20 yıl) hem alem-i İslam’ın ittihadı gündeme (20 yıl sonra) geleceğin zaman 2002’de başlıyor. Bu 20 yıllık bir süreçte (susmak lazım)

      Mahir Kaynak 2000'de 10 Şubat günü, 1971’deki darbeyi anlatıyor. Bilir misin o darbe 9 Mart’ta yapılacaktı. Mahir Kaynak’ın ekibi darbeyi deşifre ediyor ve önleniyor. O darbe İngiliz darbesi idi. O darbeye karşı 12 Mart’ta Amerikancılar muhtıra veriyor. O darbe girişimi ve muhtıra niçin verildi bilir misin? Yani sivil ve askeri bürokrasi hangi yabancı gücün emri altında. Demirel o tarihten çok sonra verdiği bir beyanatta "Bürokrasiye emir veriyordum yerine getirmiyorlardı. Her işi tavsatıyorlardı"

      İşte o darbenin yapıldığı 1971 yılının ortasında MİT Müsteşarı-Çok büyük ve ünlü bir işadamı-Gülen toplanıyor. Konu. Laikçileri ısırmayan Müslümanlık? Niçin?

      Peki İngilizlerin amacı ne imiş bilir misin? Baasçı ideolojiye sahip bir darbe yapmaktır. Bilirsin Baasçılar bizim Süfyan’ın rejiminin mukallitleridir. Menderes ve Demirel kemalist oyunu bozunca bu kez böyle bir tasarım yaptılar. İşte biz böyle bir büyük ülkeyiz. İngiliz-Amerikan emir verir, biz yaparız.

      Sil
    29. 3*Peki batının bu rejim oyunlarına kim karşı koydu. Kim milleti biliçlendirdi. Senin o şom ağzın ve kaleminden iftira ettiğini dini cemaatler. Ki onların içinde en müessiri ise Mehdi cemaati. Şimdiki Türkiye nire, o Türkiye nire. Ha senin gibiler eski Türkiye artığı pek anlamaz. Dini cemaatlere dil uzatan mutlaka münafıktır. Bilirsin münafık Kur’an’da 1 nolu düşmandır. Kafirden de büyük.

      Bak kafası var aklı yok. Biz Kur’an’a bağlıyız. Elde Kur’an varken başka burhan aramak bize gereksiz gelir. Ağır gelir. Alçaklık gelir. Sen geldin bulaştın. Hadi oradan demek demek hakkımız. Bulaşma git ne yaparsan yap. İstersen sümük salya Neocon-Avangelist-Amerikan-İngiliz korkusuyla titre. Krizler geçir. Ama bize bulaşma. Biz davamızdan dönmeyiz. Bu iş bitmiştir. Birkaç yıl sonra bu Türkiye olmayacak. Öyle şeyler olacak ki, utancından yerin dibine değil cehennemin dibine gireceksin. Deden var mı?. Yoksa bul bir dede sana 1920’leri-1930’ları-1940’ları-1950’leri anlatsın. O Türkiye ile bu Türkiye arasında tam tamına milli gelir hesabıyla 100 kat fark var. Manevi açıdan ise küfürle iman, sadakatla vefasızlık kadar fark var.

      Bediüzzaman 1960 yılında son olarak geldiği İstanbul’da talebelerine şunu söylemiş hem de birkaç defe: “Küfrü mutlakın belini kırdık”. Meğer teselli veriylormu, bunlar hiçbir şey yapamayacaklar, hükümleri bitmiş. 3 ay sonra darbe oluyor. Sonra üç darbe daha. Kim yaptırdı. Ne elde ettiler. Bugün biz batıdaki entrikalardan korkmuyoruz. Onlara cesaret vermemek lazım. Yoksa sen de mi onlardansın? Türkiye'yi Suriye'ye müdahaleye kim vesile oldu? Onu bulursan yakın geleceği anlarsın.

      Sabataycılar Osmanlı’dan sonra başa geçen hanedandır. Biraz kitap oku. Dini cemaatlere dil uzatanın diline felç gelir, kelimeler boğazında tıkanır kalır. Ona göre. Kavramları kulaktan dolma değil, kaynağından öğren.

      Sana itibar edip cevap verdiğimi sanma. Senin zihinleri idlal etme ihtimaline karşı üçüncü şahısları teselli içindir. Sen zaten değerini ortaya koydun. Bilgiçlik taslayayım derken sirkatini söylüyorsun.

      Sil
    30. Bilinmedik birşey değil, ılımlı islam / islamın ılımlılaştrılması yani protestan islam icadı /projesi bizim değil, batının bir "emri". Suudilerin bugünkü uygulamaya başladıkları gibi.

      Protestan hristiyanlarda olduğu gibi, protestan müslümanlar da faize daha uyumlu hale getirilekceler. Küresel sermayenin bir neferi olacaklar, aynen bugünkü evangelikler gibi.

      Derya içredir, deryayı bilmezler misali sen içinde olduğun yolun nereye gittiğinden haberdar değilsin, biz dışardan baktığımızda bunun "apaçık bir sapma" olduğunu görüyoruz ve söylüyoruz ama senin ne dinlemeye ne görmeye niyetin var.

      FETO örneğini yabancı istihbarat servislerinin cemaatleri ne hale getirdiğinin güncel örneği olarak verdim. Onlarda tevillerle hiç olmayacak şeyleri yapmaya / islami görmeye başlamışlardı.

      Bu cemaatlerdeki sapmanın sebebi nedir ? Bunun mutlaka ortaya konması lazım. Sen içinde olduğun için göremiyorsun anlıyoruz. Biz dışardan bakarak anlamaya çalışıyoruz.

      FETÖ çok ilginç, bu insanları güncel haşhaşiler haline dönüştüren neydi ? Sadece FETÖde değil, diğer islami görünümlü sabetaycı yahudi cemaatlerinde de aynı durum var. Ortalıkta kişisel gelişim kursları diye lanse edilen gruplarda da. Budist görünümlü yahudi tarikatları yani. New age denilen şeyler.

      Ayetmiş, hadismiş gibi her cümlesini bu kadar savunmaya seni iten "içgüdü" nedir ? Daha da önemlisi bu halden neden "uyanamıyorsun". FETÖnün haşhaşileri de aynı durumda, bütün yaşadıklarına rağmen hala bu açmazdan/ kısır döngüden kurtulamıyorlar ? NEDEN ?

      Daha önceleri cemaat denilen grup daha "görünür" olduğu için onları biliyor ve FETÖ olarak ortaya çıktıklarında hakkında yazılanları okuduğumuz için seni / sizleri onlarla karşılaştırmakta belki hata yapıyorum ama beni merak ettiğim bütün bu cemaatlerde üyeleri "dai" /misyoner /fanatik (hatta haşhaşi) haline çeviren nedir ?

      Bana yorum /tevil vs.den bahsetme, burada çok daha önemli olan seni /sizleri "orta yol"dan sapmaya iten şahsi psikoloji nedir ? Benim merak ettiğim konu bu.. aynı durum/psikoloji cemaat /FETÖ üyelerinde de vardı. Büyük ihtimalle haşhaşilerde de vardı.

      Senin /sizin üzerinizden ılımlı islamı /protestanlaşmayı gerçekleştirebilecekler mi ? Kim bunlar ?

      İslami görünümlü sabataycı gruplar, FETÖ ve senin yazdıklarını dikkatle ve merakla takip ediyorum. Yani yazdıklarından ziyade bu grupların psikolojileri nedir ? daha açık yazayım, bunların hepsi NEwAge gibi budist görünümlü yahudi tarikatleri benzeri mi ?

      Sil
  52. 3.mehdi 3. Erbakan süfyanın çıkışı için 13 nisan 2018 demişti bana da mantıklı geldi hadislerde bakın efendiler efendisi ne buyurmuş onun zuhuru ümitsizlik ve yeis esnasındadır
    Halk tam zuhurdan ümidini kestiği anda o zuhur edecektir yani süfyanın çıkışına burada vurgu var benim anladığım kadarıyla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. II. Mehdî II. Erbakan’ın 6 aylık çıkış ‘alâmetleri:

      (Aynı zamanda tarihteki Nûh Tûfânı aralığı)

      10.7.1439 – 10.1.1440

      28 mart 2018 – 20 eylül 2018 arasında olacak.



      Süfyân Feto'nun "receb cuma" çıkışı:

      12 receb 1439 (30 mart 2018) C



      II. Mehdî II. Erbakan’ın ramazan çıkışı:

      23 ramazan 1439 (7 haziran 2018) pş

      RP genel başkanı olması

      Sil
  53. “Ve bir ayet/ delil gördüler mi alay etmeye kalkarlar.”Saffat /14
    Nadan’ın işi insanlarla eğlenip alay etmektir..
    ”Asıl Allah onlarla alay eder ve onları bırakır;şaşkınlıkları içinde bocalayıp dururlar”Bakara/15
    “Eğlenip alay ettikleri şey onları bulup kuşatınca…” Nahl/34 Biz de onlarla alay edeceğiz..
    “Bizimle alay edin bakalım, biz de, alay ettiğiniz gibi sizinle alay edeceğiz”Hud/38
    Hz Ömer (ra) buyurmuş;”Biz de hata görüpte uyarmazsanız,Sizde! Uyardığınız halde,hatamızı düzeltmezsek Bizde hayır yoktur.”
    Hatamızı söyleyenden..ikaz edenden..nasihat edenden..Allah cc Razı olsun..
    Alay edenlerde..Alay edilecekleri günü..beklesinler..
    "Bekleyin, biz de bekliyoruz!"Hud/122

    YanıtlaSil
  54. Saatlerin hazinesi isimli kitapta böyle bir nakil yok.Birilerinin yazdığı ve kaynağı olmayan bilgileri niye yayınlarsınız.Varsa kaynağı ile yazın da bizde öğrenelim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimi müritler mürşidini uçurur, kimi fanatik taraftarlar da liderini Mehdi yapması zamanımızın devam bulmaz hastalıklarındandır. 27 Myası'ın cellatları ile işbirliğini yapar, bitmedi Süfyan'ın partisini iktidar yolunu açan bir nasıl Mehdi olur anlamak mümkün değil. Üstelik dini palavrası olmasına rağmen beşerin hayatının yüz binlerce senedir sürdüğünü belirterek zımnen Yahudi Darwin'nin haklı çıkarır. Ahir zaman fitneler ve Duhan çağıdır.

      Sil
    2. Sen safmısın…Cennetlik adam…Burada senden başka fanatik var mı? Senden başka liderini Mehdi yapan var mı?Senden başka Mehdi dayatan var mı? Aynaya mı bakıp yazıyorsun…herkesi kendin gibimi biliyorsun…Ruslara etmediğin sözleri senin gibi düşünmeyen Müslümanlara söylüyorsun…Hz Ömer gibi kılıcı çekip kim M…… öldü derse kafasını uçururum, dercesine…yalın kılıç kim mehdi bekliyorsa, kafasını uçurmanın peşindesin…Allah’tan kork biz senin düşmanın değiliz..
      Palavra,çakma mümin,münafık iması ne…bu kelimeler tehlikeli,hava da kalmaz atılmış ok gibi hedefini bulur…Münafık diye itham edilen münafık değil,Müminse söz söyleyeni bulur…Cemaatlere söz söyleyen münafıktır deyip,Aynı gün şeyh lere enaniyet sahibi diyorsun…Aklın başında mı?
      Birisi çıkar ehli tarik/cemaatler için söylediğin sözleri bu bloğun arşivinden çıkarır önüne kor mahcub olursun…Belden aşağı vurma kardeşim,fikrin ve cevabın yoksa hakaret etme…Senin sözlerin fatiha suresi gibi değil ki…her gün kırk defa aynı şeyleri tekrar edip duruyorsun…Senin hiç dostun yok mu?Düştüğün Varta ları görüp seni Allah için uyaracak teselli edecek kimsen yok mu?Gaza gelme!
      Bizler sana gıyabın da dua ediyoruz Allah için…Sen aleni tahkir ediyorsun…Mehdi cemaatindensen…Mehdiyeti temsil söylemekle olmaz…Onlara yaraşır şekilde davranmakla olur…
      Hatasız dost arayan Allah’ı bulur…Allah bana yeter…Size lüzum yok diyorsan…eyvallah…
      Allah dostları gibi davranırsan…Başımız üstündesin…
      Selam ve dua ile…

      Sil
  55. Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: Vatan Partisi'nin direnişini zaafa uğratmaya çalışırsanız ve hedef olarak Vatan Partisi'ni alırsanız, işte o zaman darbe olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin gibiler de bundan endişelenir ve yorum konusu yapar. Şimdi cadılar ikidir. Erkek cadılar kadın cadılar. Kadın cadılar aylanan karşısına geçer "Ayna ayna var mı benden güzel" diye saçmalar. Erkek cadılar ise aptalların önüne geçer "Var mı benden güçlü ona ben darbe yapan". Hehehehehhheeee.

      Sil
  56. Avrasyacı subayların tasfiyesinden mi,bahsediyor ? Avrasya (Rusya-Çin) Shanghay 5lisi ile kapitalizme (İngiltere) entegre oldu,iktidarla aynı taraftalar. Öyleyse kim bunlar ? Avrasyadaki değişim /dönüşümü takmayan komünist eğilimli/ iktidar karşıtı bir grup mu ? Dünyada bir desteği olmayan yalnız kurtlar mı ? Talat Aydemir gibi ?

    Afedersiniz,ısıracak köpek havlamaz,derler,DP söylüyor diye darbe mi olur ? Darbeden bahsetmek ancak darbeyi ifşa etmek olur. Yada darbe ile iktidarı ürkütmek için.

    DP,komünist darbe ifşaatlarını biliyor, bu ifşaatlarla iktidara vuruyor,sanki. Ya da "umut fakirin ekmeği" misali, boş atıp,dolu tutmaya çalışıyor.

    31 mart gelsin bi bakalım. Olmazsa bir başka tarih alırız




    YanıtlaSil
  57. İngilizler her zaman dengeleme siyaseti güdüyorlar ..
    Sovyet Rusya, 'beynelmilel gizli yahudi teşkilatı' projesi idi; tek dünya devleti idealine yaklaştılar ama olmadı ..
    İngiliz-Yahudi ortaklığı ise çok öncelere dayanıyor. Beşeriyeti bir insan olarak kabul edersek; İngiliz vesvese veren şeytanı, Yahudi ise nefs-i emmareyi temsil ediyor ..
    İngiliz, ortağı olan Yahudi üzerinden Rusya üzerinde belli bir yönlendirme yapabiliyor; Abd yi dengelemek için ..
    Sovyet Rusya yı dengelemek için de Çin'i ileri sürdü, hâlâ da öyle ..
    Zamanında komünistlerin etkinliğini bölmek ve azaltmak için içlerine sızma projesinde de pentagonla taktiksel ortaklık yaptılar ..
    Bu sızma olayında Mao, Maoizm ve Çin kullanıldı ..
    DP; Rusçu(Avrasyacı) görünümlü, aslında İng. güdümlü ..
    İng. Rusya ile müttefik lakin yine de bazı sürtüşmeler var ve bundan dolayı pentagonla taktiksel yardımlaşmaları da var ..
    İng. Rus sürtüşmesinin aslı ise İng. Yahudi arasındaki bazı anlaşmazlıklar; Rusya'nın tekrar Sovyet günlerine dönmesi ve hatta daha da güçlü olmayı istemesi altında Yahudi tek dünya devleti amacı olması ..
    Çok girift herşey; herkes herkesle taktiksel birliktelikler yapabiliyor .. Her an dengeler değişebiliyor ..
    Benim kanaatim bu yönde .. Zihin açıcı fikirlerinizi paylaşırsanız memnun olurum; eksiklerim ve hatalarım olabilir elbette, doğruya yaklaşmış oluruz ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısaca anlatamıyorsanız, anlamamışsınız demektir,derler. Mümkün mertebe kendim de, "kısaca" anlamaya çalışıyorum.

      Rönesans yahudi sermayesi, tarihin ilk büyük sivil sermayesiydi, servet büyüdükçe kendilerine "koruma"/ordu aradılar, önce Hollandaya geçti, daha sonra İngiltereye, daha sonra ABDye, son olarak da Çine kaçmaya çalışıyorlar. Kar marjı azaldıkça her 50 yılda bir yeni bir ülkeye geçiyorlar.

      Yeterince beklersek, bu sermaye Çini de talan ettikten sonra ortadoğuya da, afrikaya da gidecek yani. Aslında 11 eylülden önce İngiliz merkezli küresel sermaye AB ile euroyu kullanacak, petrol geliriyle ortadoğuyu imar edecekti. Yani aslında ortadoğu petrollerini ve euroyu kullanarak aşırı borçlu petro-doları batırıp, yeniden hegamon olacaktı. AB/Euro üzerinden tek dünya devletini kuracaklardı.

      Pentagon durumun vehametini farketti ve 11 eylülde kendi kendini vurdu ve dünyayı işgale başladı. Bugün ortadoğuda yaşadıklarımız Pentagonun, ingiliz yandaşı bütün devletlerle savaşının görünür yüzü.

      Malesef batıda para (silah), bizde de bu petrol varken daha çok enseye şaplak yiyeceğiz gibi görünüyor. Her 50 yılda bir başımıza gelen bu kısır döngüden nasıl kurtulabiliriz ? Ya petrol bitecek, ya yahudi sermayesi ortadoğuya da gelecek, yada zengin batı hegamonik savaşlarda birbirini yiyecek.

      Bugün yeni hegamonik savaşta batı yeniden birbirini kollarken, ABD ortadoğu petrollerini ele geçirdi. Şimdiki mücadele ABDnin petrolün doğu akdenize bağlanmasını engellemeye çalışıyorlar. Pentagon+Almanya karşısında İngiltere+Trump (AIPAC)+Fransa+Rusya var. Yani katoliklerle, protestan+yahudi sermayesi savaşı. Çin birden kendi başına hareket etmeye başladı.Her 2 gruptan da uzak duruyor. Sanki 2 dünya savaşındaki ABD gibi, ABD savaştan uzak durmuş, savaşta 2 taraf da kırılınca yeni hegamon olmuştu.

      Bu karmaşanın TRye yansıması, hükümet ingiliz tarafına geçti, muhalefet almancı, yakın zamana kadar tam tersiydi. Bu arada DPnin çıkışları ordudaki ulusalcı kanatla FETÖcülerin ittifakı söylentileri seniyor ama DP bence de ingilizci, eskiden ulusalcı kanatla işbirliği olabilir ama bugün ulusalcılar da FETÖcülerde almanya+pentagon tarafındalar. Böyle bir ittifak varsa bile sözcülüğünü yapmak DPye düşmez herhalde. Biraz bekleyelim bakalım, anlarız ağzındaki baklayı.

      Demokratların kontrolündeki FETÖ nasıl olurda Pentagonla beraber darbe yapmaya kalktı ? Değişen dengeler, FETÖyü de Demokratların safından Pentagonun safına savurdu mu diyeceğiz ? FETÖ, bütün gladio yapıları gibi CIA kontrolündeydi, CIA, Pompeo ile Pentagon hakimiyetine geçince FETÖ de, Pentagonun bir aparatı haline gelmiş. Pompeonun şimdi de Dışişleri bakanı olması, Pentagonun, Beyaz Saray hükümetine hakimiyetinin göstergesi.

      Hergün değişen taraflar, Pentagonla, Beyaz saray kavgasının yansımaları. Pentagonun hamlelerini, Beyaz saray/Tillerson yumuşatırdı,şimdi Pentagon/Pompeo, Dışişlerini ele geçirince ortadoğuda daha sert bir Pentagon göreceğiz. ABDnin dışa yansımaları artık tek sesli olacak. artık sadece Pentagonun dediği olacak. İfşaatlarda bahsedilen birden barış olması, Pentagon barışı olabilir.

      Bu barış, dediğin gibi Rusyanın kabul edebileceği bir şey değil. Rusya sahneye çıkacak ve...

      Sil
    2. Yazdığın gibi ingiliz rus sürtüşmesi akşam haberlerine kadar düştü. İngiltere 23 rus diplomatı kapının önüne koydu, kapıyı da suratına çarptı.

      Geçen hafta bu olayla ilgili birşeyler yazılmıştı

      https://m.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2018/03/08/arkadaki-adam

      Arkaplanda aslında neler oldu, elbetteki hiçbir zaman bilemeyeceğiz ama Trump-Putin ilişkisinin CIAin eline geçmesi ile ilgili sanki.Dün de CIA, ABD seçimlerinde Rusya'nın etkisinin tespit edilemediğini açıkladı ve CIA baskanı Pompeo,dışişleri bakanı oldu.

      Bütün bu olayların birbiriyle ilişkisi var mı bilmiyoruz ama ingiltere bu olayla ilgili olarak veya bu olayı bahane göstererek ruslarla ilişkilerini geriyor.


      İngilizler, dünya medyasında rusları karşı kutup gibi ilan etmek istemiş de olabilirler. Rusların bağımsız kalması yada bağımsızmış gibi davranacak olması fikri hoşuma gitmedi.

      ABD ve ingiltere+rusya arasındaki savaşta ingiltere+rusya tarafını tercih etmiştik. Eğer ingiliz-rus gerginliğini tırmanırsa kim tercih edilir ?

      Sil
    3. “Dünyâ´ üzerinde korkunç bir harb olur, Japonya Rûsya’yı mağlûb eder…”

      (Şeceretü’n-Nu‘mâniyye'nin Edirne Kütüphânesi’nde Efrânî tarafından tercüme olunmuş bir nüshası)



      Japonya mahveder iklîm-i Rûs’u
      Yakar bütün Asyayı Şeyhu’l sünnisi

      Sil
    4. 1940 lardan bahsediyor
      şimdi japon değil rus kuzey kore ile baş edemez
      abd japon devletini iğdiş etti

      Sil
  58. Önce Çin kenara çekilmişti. Şimdi de İngiltere Rusya'yı kendinden uzaklaştırıp, ABD ile işbirliğine giriyormuş. Tillerson'un (Trump'ın) Rusya'ya yakınlık politikasından, Pompeo'nun sertlik politikasına dönüyoruz. Pentagon (NATO) politikaları yani.

    Ergun Diler'e göre, bu durum TRnin işine gelecek. Bence, İngiltere niye taraf değiştirdi diye düşünmek lazım. Tillerson (Trump) un gidip ,yerine Pompeo'nun gelmesiyle, İngiltere'nın Trump'un gücünü yitirdiğinin tescil etmesi gibi geliyor, bana.

    Yada İngilizler, Pompeo ile birlikte Rusların ortadoğuda ABD ile savaşacağının kokusunu almıştır.

    İngilizlerin Rusya'yı itip, NATOya dönmesi, bizim de aynı şekilde davranacağımızı gösterir.

    İfşaatlarda bizim de NATOnun yanında, Rusyaya karşı savaşacağımız vardı. Şimdiki durumumuz buna uymuyordu, yakın zamanda uyacak anlaşılan, ahir zaman tarihi aynen gerçekleşiyor.

    YanıtlaSil
  59. natodan çıkmak bize büyük bedellere mal olur
    biz natoya rusun kars ve ardahanı istemesi nedeniyle girdik
    natodan çıkarsak kıbrıs ve yunan meselesinde nato daki yunan nedeniyle nato bizi işgal eder
    yerimize israil i natoya alır
    hem yunan ve rumla savaşabilmek
    hem israilin natoya kabulune mani olmak için natoda kalmalıyız
    nato rus savaşındada rusya kaybeder
    rusyanın 160 milyon nufusu 2 trilyon dolar gsmh si var
    nato ülkelerininde 1 milyar nufusu 40 trilyon dolar gsmhsi var
    rus nato savaşında avrupa dümdüz olur falanda rusda kalmaz
    onun için zannımca nisan veya mayısda iran vurulurken rus sadece seyredecek
    trump irana rahatca vurabilmek için kuzey kore ile arasını iyileştiriyor
    ancak iranda kolay lokma değil 5 filo körfez sularına gömülürken petrol 200 doları altında 2000 doları zorlar
    bu iran-abd savaşı olursa bize hem fayda hem tedit ihtimali var
    fayda kurulacak güney azerbaycan ile azerbaycanla kara bağlantısı
    risk ise güney azebaycanının tebrizin kirmanşehirin hoy un pkk destekli kürtlere verilmesi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pentagon Ortadoğuda ingiliz ilişiği bütün ülkelere saldırıyor. İngiliz ilişiği İran ve Rusya için ingilterenin geçen hafta taraf değiştirip, Pentagonla anlaşmaya varmasıyla, savaşta karşı tarafa itildi.

      K.Kore liderinin Pentagon kontrolünde olduğu, K.Kore savaş sanayiinde çalışan mühendislerin de amerikan silah sanayiinde yetiştikleri yazılmıştı. Birbirlerine atıp tutuyorlardı ama geçen kış olimpiyatlarında medyatik fotoğraflarla G.Kore ile barıştıkları gözümüze sokuldu. Ardından ABD ile görüşmelerden bahsedildi.

      Hatta birkaç gün önce RTE, NATOyu Suriyeye çağırdı.

      Bütün dünya liderlerinde ani ve sert değişimler var. Pentagonun dünyaya hakimiyetini kabul ettiklerini deklare ediyorlar sanki.

      Yazında İrana nisan veya mayısta saldıracağını yazmışsın. Sadece tahmin mi ? Yoksa bilgi mi ? Pentagon-İran savaşı füzelerle mi olacak ? Kara ordusu PKK/YPG mi olacak ?

      NATO-Rus savaşı (Armegeddon) daha sonra ve suriyede ve Ruslar doğu anadolu üzerinden ortadoğuya ineceği için Azerbaycanla bağlantı falan olmaz. NATOnun savaşa katılması doğu anadoluyu işgali ile ilişkili olur.

      Dünya savaşı konusunda herkes hemfikir de taraflar kendisi için uygun zaman ve şartları kolluyorlar. Pentagon'un İngiltereyi yanına çekmesiyle savaşa başlamaya karar verdiği anlaşılabilir. Yalnız kalan Rusya kendisi için uygun gördüğü an saldıracak. İran karışırsa Rusya ortadoğuda yalnız kalır, suriye de tutunamaz.Geri de çekilemez...ve...

      Pentagon İngilizleri diz çöktürdü, Rusları da diz çöktürmek, kendi hakimiyetini kabul ettirmek için hamle üzerine hamle yapıyor. Ya Ruslar yeni dünya şartlarını kabul edecek yada savaşacak.. Hadisler savaşacağını söylüyor.

      Sil
    2. Savaş 200 gün surecek.
      Rusya Avrupaya saldıracak.
      Iran ve Turkiyeye girecek.
      Istanbul 6 ay Rus isgalinde yada denetiminde kalacak.

      Sil
    3. Nosradamus dogu akdenizdeki deniz savaşından bahseder. Ayrıca Faros (Mısır) ve Rodos onundeki savastan bahseder.
      Nostradamus eger bu bilgileri Muhyiddini Arabiden calmissa o zaman daha dikkate alınabilir. Yok kendi falciligi ise biz falcilari tasdik etmeyiz. Gaybı Allah bilir. Allah gaybinden ne kadar bildirdi ise o kadar bilebiliriz.

      Sil
    4. Her hangi bir yazarı empoze etmek gibi bir niyetim olmaz. Ortadoğudaki savaşın taraflarını eski ezberler üzerinden değil,günlük takip eden bir yazar olduğu için, benim burada özetini yazdıklarımın ayrıntılarını merak edenler için ismini zikrediyorum.

      Yukarıda yazılan ifşaatlar sonuçlar, bu sonuçların öncesindeki sebepler ne olabilir ?

      Ergün Diler bugünkü yazısında ABD-İngiltere arasındaki anlaşmanın şartlarını yazmış. Şartlardan birisi; ABDnin akdenizin hakimi olması kabul edilmiş.

      Güneyde ve Batıda uzun bir sahilimizin olduğu akdenize hakim olmak isteyen ABD, Rusyayı akdenizden (belki boğazlardan da) uzak tutmak için TRye de hakim olmak isteyecektir.

      Hem Rusyanın Suriyedeki varlığı, hem de Lazkiyedeki rus üssü Şam'la yapılan anlaşmaya bağlı olduğu için, Şam'da iktidar/rejim değişimi Rusları suriyeden kovacaktır.

      Rusların akdenizde kıyısı olan bir yerleri fiilen işgal etmesi gerekecek, en kestirme yol doğu anadolu malesef. İstanbulu işgal de boğazlara hakim olup, karadenizden akdenize çıkışını garanti altına almak için olabilir.

      İrana niye girecek ? İrana saldıran ABDye karşılık olarak ? İranı savunmak için ? yada İranda ABD yanlısı bir iktidar oluşursa bu iktidarı yıkıp doğu anadoluya komşu bölgelere, Hazar'ın güneyine de hakim olmak için ?

      İfşaatların gerçekleşmesi için ön şartlar oluşmaya, kaderin taşları atılmaya başlandı.

      Sil
    5. Nostradamusun yazdıklarının İbn-i Arabi'den çalıntı olduğu yazılır/ bahsedilir ama buna dair bir kaynak yok. Şehir efsanesi.

      Meşhur edildiği için Nostradamus üzerinden İbni Arabinin ifşaatları rasyonalize ettiklerini zannediyorlar ama farkında değiller, İbni arabi üzerinden nostradamusun yazdıkları rasyonalize ediliyor aslında.

      Yakın tarihlerde birden zamanında yasaklı olduğu iddia edilen bir kitap bir kütüphanenin tozlu raflarında bulundu ve meşhur edildi. Kitabın ortaya çıkışı bile şüpheli, kehanetler şüpheliyken bunu İbni arabi ile rasyonalize etmek tam bir gaflet.

      Nostradamus fransız sarayının "falcısımış", falcılığın kilise tarafından yasaklı olması, ancak sarayın koruması ile çalışabilmiş,meşhur olmuş. Günümüzde heryerde mebzul miktarda olan "metafizik istihbaratcılardan" biri. Halihazırda olmuş olanı deşifre ettiklerini söylüyorlar.

      Kendi yazdıklarına göre "suya bakıyormuş", işin sırrı elbetteki "suda" değil, "bakışlarda", gündüz rüyası "yakaza" hali gibi bir hale giriyorlar. Mesela psikiyatrik hastalar da vizyonlar görebiliyorlar. her durumda görme merkezini tetiklenmesi ile oratya çıkan bu görüntülerin kaynağı nedir ? Kontrollü deney yapılabilecek bir alan olmadığı için bilmiyoruz. Kontrolsüz bir alan yani.

      Aynen Hz Peygamberin buyurduğu gibi "O kâhinler de bir doğruya yüz yalan karıştırır (halka sunar) lar".

      Malesef kendi istihraçlarına da kuran'dan işaret arayanlar, kendi istihraçlarını kuran'la rasyonalize etmeye kalkanlar daha sinsiler. Hz.peygamberin bu buyruğunu bypass etmek için kendi istihraçlarını saklayıp Kuran'daki işaretler böyle diyor diye ortaya çıkıyorlar.

      Şüphesiz Allah'ın va'di haktır. Artık dünya hayatı sizi aldatmaya sürüklemesin ve aldatıcı(lar) da sizi Allah ile aldatmasın.''(Lokman:33)

      Malesef çağımız böyle bir çağ, Allah'ın emri gereği, aldatılmamak için heran uyanık olmaktan başka çaremiz yok.

      Sil
    6. teşekkür ederim... çok güzel anlatmışsın... aklımız ve kalbimiz böyle böyle şeytan tarafından ele geçiriliyor...ve bu işlerle ilgilenenler akıllarındaki senaryo ve kuruntuları Kuran ve hadisleri kılıf yaparak yutturmaya çalışıyorlar. ve bunları da ilim sanıp kendilerini alim sanarak kibirleniyorlar.

      Sil
  60. Cübbeli Ahmet hoca youtube deki bir videosunda dolar 4 Tl olduğu zaman iç savaşın çıkacağından bahsediyordu. Bunu değerli bir şahsın gördüğü rahmani rüyaya göre yorumlamıştı. Hatta rüyayı gören şahsın "iç savaş var, dış savaş var" diye söylediğini ve dış saldırıya karşı da dikkat çektiğini söylüyordu.

    Herkez hazırlıklı olsun. dikkatli olsun. Hazırlıklı olsun.
    gelen musibet gafletten iyidir. uyanmamıza vesile olur İnşeAllah!

    http://hazretimehdias.blogspot.com.tr/2018/03/dolar-4-tl-oldu-ic-savas-tehlikesi-var.html#more

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Allah cc ordumuzun, milletimizin, yardımcısı olsun amin

      Sil
  61. 1*Ahir zamanın hangi faslında olduğumuz bilmek-hatırlatmak için sık sık tarihi olayları anlatmak değil, hangi evrede bulunduğumuzu hatırlatmak için tarihler veriyorum. Çünkü ahir zaman ile Süfyan-Süfyaniyet aynı manadadır. Yani Ahirzaman = Süfyaniyet. Yani küçük deccal. Bunu anlamayan Mehdi avcıları hep “Maziden bahsediyorsun ama günceli atlıyorsun” buyurmanın buyurmasını yapıyorlar. Ve işin garibi, küresel deccaliyetin (Büyük Deccalin) bir harfi mesabesinde olan batıdaki bazı oluşumları habbeyi kubbe diye yutturma cehaleti içindeler. Ahir zaman hizmeti siyasi ve askeri değildir. Kur’an ve iman hakikatlerini anlayarak inanma hizmetidir. Bu olmadan da Müslim olunmaz. Ve İslam medeniyeti tesis edilemez. Biz mü’miniz, ama acaba kaçımız Müslim. Yani ibadetle Müslim ve günlük yaşamında ne kadar Müslim. Önemli olan bu.

    Peki niçin böyle olduk? Alem-i İslam’ın yaşadığı büyük felaket sonrası egemen olan küfrü mutlak felaketi. Yani 19. Yüzyılda başlayan ifsadat ve 1909 darbesini hazırlayan Mason ifsad komitesinin başına geçen Süfyan’ın dini, manevi tahribatı ve zulmü neyle izah edilecek?

    Mason ifsad komitesinin asıl maksadı ta başından beri hilafetin merkezini dağıtmaktı. Hilafete karşı saldırıların başlangıcı ise Yeniçerin arasına karışarak 1806’dır. Bu maksadla bir çok saldırı gerçekleştirdi. Bunlardan biri de Yunanlıları 1314’te (1897) Osmanlı’ya saldırtarak hilafet-i İslamiye’nin merkezine girip İslam’ı ortadan kaldırmayı amaçladılar. Ama başaramadılar. Bu kez 1908’de ilan-ı Hürriyet öncesinde bu kez İttihat ve Terakkiye kullanarak fitnelerini sürdürdüler. Bütün hedefleri hilafeti ortadan kaldırmak, Şeriat-i İslamiye’yi tahrip etmek hatta İslam’ın sonunu getirmekti. Bu deccaliyeti doğurdu. Unutulmasın biz İstiklal Harbi’nde 7 düvelle savaşmadık. O bir palavra. Biz Yunanlı ile savaştık. İyi de onu bize sopa karşı olarak kullanan kimdi? Ve o sopa ile ne tesis ettiler. Suni bir istiklal.

    Bir hadis var: “Deccalın hayatını ve işlerini beğenmeyenler onu tanıyabilir” (Tirmizi, Fiten 56) Süfyanın hayat tarzını beğenip ona tabi olanlar ve icraatını benimseyenler elbetteki onu tanıyamazlar ve tuzağına düşerler. Ahir zaman fitnesi dinin zaafa uğraması ile oluşan tahribattır. Nefsani heveslere kapılıp, batı tarzı hayatı benimsemek, modaya uymak, çağdaşlık safsatası, medeni olma yutturması ile Avrupalılaşmak hep Süfyaniyetin akılları çelerek kitleleri kendine bağlamasıdır. Ahir zaman fitnesi, İslam ve şeriatı ortadan kaldırır ve mimsiz medeniyetin bid’alarını yayar. Dinsiz felsefe ile yabancı adet ve yaşam tarzına uyarak İslamiyeti terke zorlar. Ve bir bakarsınız ki bid’a medeniyeti içinde oturmuş dinle imanla ilgili olmayan hezeyanlar savuruyorsunuz. Çünkü “Fitne-i ahirzaman o kadar dehşetlidir ki, kimse nefsine hakim olamaz” Hz. Peygamberin ikazıdır. Acaba ahir zaman fitnesi nedir? Neyin nesidir?

    Ahir zamanın ana fitnesi deccallerdir. Peki fitne nedir? Fitne lügat manası olarak bir madenin özünü karışığından ayırmak için ateşe tutulması demektir. Istılah olarak ise fitne başlangıcı musibet ve zorluk sonu ise imtihanla denenerek temyize çıkmadır. Ancak bu fitnenin ne olduğu açıkça bildirilmiyor sadece ikaz yapılıyor. Niçin? İmtihan için. Çünkü iman ve teklif kişinin iradesi dahilinde bir imtihan, bir müsabaka bir tecrübe olarak açık ve net olmaz. Perdelidir.

    YanıtlaSil
  62. 2* Bizim karşılaştığımız fitne bir değil bindir. Yahudi ahir zamanın baş fitnecisi. Adeta kendi milli kimlik ve karakterini daha doğru bir deyimle inançlarının hayat tarzını insanlığa bulaştırmak ve kabul ettirmek için fitne ve fesad çıkaracağı Nebevi tembihle haber veriliyor.

    Ahir zaman fitnesinin en büyüğü dinsizliktir. Mesela Süfyan İslam’ı tahrip ederek büyük deccale yani dinsizliğe ve komünizme zemin hazırlar. O da dini-imanı tahribat sonucu anarşiye sebebiyet verir. Sonra fitne çılgınca bir sefahattir. Münafıkların provokasyonu ile öldürmedir. Müslümanlar arasında rey ihtilafından doğan savaştır. Deccal gibi şerli insanların Müslümanlara zulüm ve istibdadıdır. Darbe ve ihtilaldir. Sosyal kargaşa ve birbirini öldürmedir. Yine siyasi kargaşa ve mücadele sonucu katliamdır. Nefisleri azdıran günahlar ile dehşetli bir sefahattir. Avrupa felsefesinin beş menfi esasından birisi “hevesat-ı nefsaniyeyi tatmin” (Sözler) ve (Onlar Allah'ı bırakıp da dişilere dua ederler. Aslında onlar inatçı şeytandan başkasına yalvarmış olmuyorlar.) 4/117 ayetiyle bildirilen kadınperestlik gibi nefsaniyete dayanan ve beşeriyette yaygınlaşan mimsiz medeniyet fitnesi. Bu sefahat ruhi ve manevi hayatı tahrip ve nefs-i emmareyi hakim kılar. Açık-saçıklıkla kadınların cemiyetin her tarafında görülmesiyle maneviyata yapılan saldırılar ile anarşiye zemin hazırlamak ve milli ahlakı ifsad etmektir.

    Peki bu fitnelere kim zemin hazırlıyor? Önce Mason ifsad komiteleridir. Ve onu takiben Süfyan komitesi. Bu komiteler gizlidir ve dış kaynaklıdır. Mason komiteleri 300 yıldır bu topraklarda cirit atıyor. Ve 1222 (1806) tarihinden başlayarak Süfyan’a zemin hazırlar. Ve Süfyaniyetin hakimiyetinden sonra ne olur? “Komünistlik, masonluk, zındıklık, dinsizlik” derken “doğrudan doğruya anarşistliği intaç ediyor“ İşte bu gün ulaşılan nokta budur. 1960 sonrası terör ve anarşi önce Türkiye’yi 50 yıl sarsarken son 10 yıldır bu İslam dünyasının diğer ülkelerinde boy gösteriyor. Ama esas anarşi ve terör bu topraklarda doğdu. Nasıl mı?

    Bediüzzaman talebeleriyle yargılanırken mahkemede “Zındıklar ve münafıklar, istibdad-ı mutlaka "cumhuriyet" nâmı vermekle, irtidad-ı mutlakı rejim altına almakla, sefahet-i mutlaka "medeniyet" ismi vermekle, cebr-i keyfî-i küfrîye "kanun" ismini takmakla hem sizi iğfal, hem hükümeti işgal, hem bizi perişan ederek, hâkimiyet-i İslâmiyeye ve millete ve vatana ecnebi hesabına darbeler vuruyorlar.” diyordu. (Şualar)

    Bütün bu fitneler yetmiyormuş gibi 1946’dan sonra dış zorlamalarla demokrasiye geçilirken zındıka mevcudiyetini muhafaza için ne tedbir aldı? İhtilaf çıkarmak için ne yaptı dersiniz? 1911’de verdiği Hutbe-i Şamiye’ye yıllar sonra haşiye düşen Bediüzzaman şöyle diyordu:

    “O gizli münafık zındıkların garplılaşmak bahanesiyle siyaseti dinsizliğe âlet yapmalarına mukabil, bir kısım dindar ehl-i siyaset, dini siyaset-i İslâmiyeye âlet etmeye çalışmışlardı. İslâmiyet güneşi yerdeki ışıklara âlet ve tabi olamaz. Ve âlet yapmak, İslâmiyetin kıymetini tenzil etmektir, büyük bir cinayettir. (Hutbe-i Şamiye)

    YanıtlaSil
  63. 3*Evet bu acınacak tablo bu halde iken. Bakıyorum Büyük Deccal’in hakimiyeti alanında rekabet sonucu siyasi gelişmeler dakikasına kadar takip ediliyor ve orayla ilgili bizimle ilgisiz olaylar için ahkam kesiliyor. Sen önce hanane bak, kendine bak. Bizdeki Süfyaniyete bağlı kuruluşlar ve azınlık zümresi dururken, Avangelistlere, Nostradamus, savaşlar, şu saldıracak bu saldıracak kehanetleri. Ortalık onlarla kaynıyor. Ama iman ve Kur’an hakikatlerinden söz eden yok. Süfyaniyetin tahribatını tamir edecek olan budur. PKK ve YPG; Dev-Sol, Acilci, DHKP-C gibi Afrin’de bir milletin içinden çıkan düşmanla savaşın adıdır.

    Faşistlerin kara propaganda taktiği vardır. Önlerini açmak ve taraftar toplamak için felaket dellallığı yapar ve sonra biz varız havasın içinde kendilerini sunarlar. Onlar gibi şimdi “ABD’de şu grup şunu yapmış, İngiltere şunu yapacak. Çin gelecek. Eyvahlar ne yapacağız” korkusu ve ödlekliği içinde yapılan yorumlar acaba Süfyaniyet yani dinsizliğin, ahlaksızlığın, ibadetsizliğin, gafletin giderilmesinde ne gibi bir şifası olur. Gözünün önünde kendi düşmanın varken onlara takılmak büyük fırsatı kaçırıyor. Sebebini tekrar yazıyorum. Duhan. Yani kalb ve gönülleri hatta nefisleri kaplayan gaflet. Ve Mehdi her kes uykuda yani Duhan altında yani gafletti iken gelir hizmetini yapıp gider rivayeti böyle gerçekleşir. Ve sonra Afrin'de hem AB'ye hem ABD'ye hem de NATO'ya posta koylar. Rothschild'in Hazar petrolüne ulaşma hattı berhava olur. Olur mu olmaz mı?

    Ortadoğu’daki savaşın kurgusu ve uygulanması yeni bir olay değil. Şimdi esas mesele şu: Terör kullanılarak neticeye ulaşılmak isteniyor. İyi de bu teröristler bu ülkenin çocukları. Nasıl ve kim tarafından bu hale düşürüldü? Süfyan’ın. Yani onun cebri-keyfi-küfri uygulamaları. Ve 1961’den başlayarak tokatları yiyip oturduk. Deniz Gezmiş ile Kandil’de veya Afrin’deki terörist arasında ne fark var.? Yok. Ama mucitleri aynı zihniyet.

    “İslâm Deccalı olan "Süfyan" dahi, şeriat-ı Muhammediyenin (a.s.m.) ebedî bir kısım ahkâmını nefis ve şeytanın desiseleriyle kaldırmaya çalışarak, hayat-ı beşeriyenin maddî ve mânevî rabıtalarını bozarak, serkeş ve sarhoş ve sersem nefisleri başıboş bırakarak hürmet ve merhamet gibi nuranî zincirleri çözer, hevesat-ı müteaffine bataklığında birbirine saldırmak için cebrî bir serbestiyet ve ayn-ı istibdat bir hürriyet vermek ile dehşetli bir anarşistliğe meydan açar ki, o vakit o insanlar gayet şiddetli bir istibdattan başka zapt altına alınamaz. (Şualar)

    Ye’cüc ve Me’cüc ne yapmıştı?. Kurulan maddi sedleri yıkarak ortalığı istila etmişti. Kur’an ahir zamanda terör ve anarşiye işaret eder. Onlar nasıl türedi de ortaya çıktı. Kalplerdeki iman sedlerinin yıkılması ile. İki bela ahir zamanda dış kaynaklıdır. Dışardan kurgulanır. Dinsizlik ve terör ile anarşi. Başlama tarihi ise 1806. Ve bir iki yıl geçmeden ilk kez Osmanlı’da medrese talebeleri yani bugünkü üniversiteli anarşist ve teröristlerin abileri İstanbul’da yürüdü. Oyun ve tezgah aynı.

    YanıtlaSil
  64. 4*Rusya dinsizliği yendi. 10 yıl sonra, Moskova’da İslam’ın Rusya’da kabulünün 1110 yılı kutlanmaya başladı. Putin iki yıl sonra 2002'de bu törene katılarak Deccalin ölümünü ilan ediyordu. Peki bunun müjdesi ne zaman verilmişti. 1950’lerde. Şöyle:
    “Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Olsa olsa, küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur’ân ile bir musalâha veya tâbi olabilir.
    İki dehşetli Harb-i Umumînin neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle, kat’iyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Olsa olsa, küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur’ân ile bir musalâha veya tâbi olabilir. O vakit dört yüz milyon ehl-i Kur’ân’a kılıç çekemez.” Emirdağ Lâhikası.

    Ağalar beyler fosilleşmiş evliya söylemlerini artık bırakalım. Rusya artık İslam’a kılıç çekemez. O alçaklığı biz yaptık. Moskova Camii’nin açılmasından iki ay geçmeden içimizden çıkan müfsidler Rus uçağını vurup düşürdü? Niçin? Kim yaptı? Çakma Müslümanların içinden çıkan çakma bir dindar cemiyet.

    Rusya gelecek İstanbul’u işgale edecek vah vah vah, Akdeniz’de savaş çıkacak. Amanın ne yapsak acaba. Bilmem hangi yazar yazmışmış. Eeee ABD-İngiltere anlaşmış. Vah vah vah. Ah ah ah. Anlaştılar Ruya’yı Suriye’den kovacaklar. O zaman Süyfan’ın uşakları gitsin ABD-İngiliz ile işbirliği yapsın. Çünkü Ruslar gelecek boğazı alacaklarmış. Doğu’yu vuracak. Amanın nedir bu başımıza gelen. Yoksa bunlar fosilleşen soğuk savaş döneminin safsataları mı?. Rusya Deccali yenmenin gurur ve sevinci içinde İslam’a sahip çıkarken, Avangelist ve neoconların yeni versiyonu ülkemizde batı şakşakçılığına yeniden soyunuyor. İbni Arabi’nin de ifşaatları rasyonalize ediliyormuş. Bre süper zeka İbni Arabi’nin istihracı başka ifşaat başka. İfşaat gizli olan bir konuyu, suçu, açıklama. İstihraç ise Kur’an’dan hüküm çıkarmak. Gaybi haber çıkarmak. Ya efendim böyle işte. Buyurmuşlar “Malesef çağımız böyle bir çağ, Allah'ın emri gereği, aldatılmamak için heran uyanık olmaktan başka çaremiz yok.” Yok ya. Sen iman ve Kur’an hakikatlerini bırak git felaket dellalığı yap. Vaziyet çok kötü savaşa geliyor kehanetinde bulun. Ne yapsak acaba? Tuvaletler yakın oturalım da altımıza etmiyelim? Değil mi? Felaket çok büyük. Söyleyen Nostradamus. Sanki hücet-ül İslam mı, yoksa biz mü’min Yahudi miyiz. Yoksa mü’min Müslüm miyiz? Şu sıralar pek anlaşılmıyor. Lailahe illallah deyip Sabatay Sevi Mesihullah cemaatinin yeni bir oyunu ile mi karşı karşıyayız.

    Esas fetih, halifetullahın fethi ise Kıbıs-Kudüs-İstanbul (Ayasofya) fethidir. Bizim kılıcımız bunları fethedecek. Rothschildli İngiliz-neoconlu Amerikan uşaklığı ile Rusya ile savaşmak değil. Rus Mesih’in yardımı ile Deccali devirdi. Peki sen ne yaptın Süfyan mağduru. Nerede kardeşlerin “Gümüş Nil yeşil tuna/Giden akıncı ne gün döner yurduna” beklentisi içinde misin? Yoksa?
    Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak...
    Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
    Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
    İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
    Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'
    Davransana... Eller de senin, baş da senindir!
    His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
    Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.

    Çünkü ilhamı Kur’an ile müjde bir asrıdır kapıda bekliyor:“Evet, ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sada, İslam'ın sadası olacaktır."

    Değil mi yani?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle Selamun Aleyküm Abdurrahim abi var olasın.
      2014 yılından beri bu siteyi takip ediyorum bende diğer arkadaşlar gibi süfyan mehdi deccal şu tarihte gelecek şöyle olacak ondan önce şu çıkacak hadislere bakarak şu olacak ikilemlerindeydim.okul bitmiş işi gücü daha oluşturmadan bu işlerle nasıl olsa büyük savaş olacak diye kendimi askerliğe hazırlıyodum bilmeden kafamı bunlara vererek esas islam davasını göremiyordum.
      Abi sende o yıllardan beri ısrarla usanmadan uzun uzun yazıyordun daha önce zaten islamın tahrip olduğunu ahir zamanın fitneleriyle yaşadığımızı süfyanı mehdiyi deccali bir bir anlatıyordun. Bana da en uzak senin yazıların geliyordu. Yazıları atlayarak okuyordum Çünkü diğer arkadaşların tarih vererek yazıları o tarihlerde olacak şeyler daha ilgi çekiciydi.Ha oldu ha olacak şu tarihte şu saldıracak süfyan suriyede esad tan sonra ortaya çıkacak mehdiyi beklicez derken kendimi ruhsal olarak kaptırdığımı farkettim.
      Senin yazılarını ayrıntılı okumaya başladım tarihe merakım nedeniyle yakın uzak tarihimizide ayrıntılı olarak okumaya çalıştım. Gerçekleri bir bir senin sayende görmüş oldum. Ve senin şu an ısrarla yazılarına devam etmen yazılarını okuyan ben gibi kardeşlerine ümidimizi asla yitirmememizi sağlaman islamın ipine sımsıkı sarılmamıza vesile oluyor. Dönemin Şartları neyi gerektiriyorsa o şekilde savaşabilecek bir müslüman olmak için bana verdiğin katkılar için Allah Razı Olsun. Birgün yüz yüzede tanışmak çok isterim sağlıcakla kal abi.

      Sil
    2. "Rusya artık islama kılıç çekemez" diyebilmek için bi ton laf ediyorsun ama bunu destekleyecek hiç bir fikrin yok, geçen yüzyıldan kalma örneklerle oyalanıp /siteyi oyalayıp duruyorsun. Büyük ihtimalle sen de geçen yüzyıldan kalma olduğun için. birilerinin sana 21. yüzyılda olduğumuzu hatırlatması lazım, bunun için yazıyoruz, şahsi değil, sadece bir hatırlatma...

      Ruslar islama kılıç çeker mi çekmez mi bilemem, sadece bugünü (21.yüzyılı) anlamaya çalışıyoruz. İfşaatlara bakılırsa Bağımsız Devletler Topluluğu da dağılacak, Rusya yalnız ve küçük bir devlet olarak kalacak, belki o zaman islama kılıç çekecek hali kalmaz. Kimbilir belki o zaman islamla da müşerref olur. Ama önce büyük bir savaş ve bu savaşta Rusların sindirilmesi olacak.. mış.. bilemem.

      Ortadoğu karıştı. Ortadoğunun karışmasının ortadoğu ile (ve islamla) hiçbir ilgisi yok. Her 50 yılda bir yaşanan hegamon savaşlarından birini yaşıyoruz. Kısaca, bu savaşı kim kazanırsa hegamon /zengin olacak, diğerleri /kaybedenler bir 50 yıl daha hegamon olmayı bekleyecekler. Bu sebeple herkes kazanmayı istiyor. Bu sebeple Ortadoğu çimenliğinde tepişen hegamon adaylarının ezilen müslümanları hiç gördükleri yok. Onlar sadece rakiplerine odaklanmış durumdalar. Bu onlar için bu savaş hayat memat meselesi değil, zengin olma/ fakir kalma mücadelesi.

      Bu sebeple bugün içinde yaşadığımız 3. büyük savaşı eski / geçen yüzyıldan kalma bakış açısı /düşüncelerle anlamaya çalışmak gafletten başka birşey değil. Bugün neler oluyor, hiç mi ilgini çekmez, sanmıyorum ama bir an önce kıyamet kopsun, yeni mehdi gelmesin, ben haklı çıkayım telaşınının sebebini anlıyorum ama etrafta olup bitene bu kadar gözünü kapatmayı kabul edemem. Hele bu geçen yüzyılın fikirlerini bu siteye boca etmene hiç katlanamam.

      Burada yazdıklarımızın senin fikirlerine karşı olarak yazmıyoruz. Sadece bugünü anlamaya çaılışıyoruz. Bugün olup bitenler senin fikirlerine uyar mı, uymaz mı bizi hiç ilgilendirmiyor ama sen bugün olanları yazdığımızda üstüne alınıyorsun, ya alay ediyorsun yada yorum üstüne yorum yapıp kendi fikirlerini doğru göstermeye çalışmaya çalışıyorsun, elbetteki mızrak çuvala sığmıyor.

      Kendin bugün olan bitene gözünü yummayı /uyumayı tercih etmiş olabilirsin , bana göre bu fikri körlükten başka birşey değil ama tercih senin, sen bilirsin. Müsade edersen biz "bugünü" yazmaya devam edelim. Amacımız geçen yüzyılı analiz etmek değil, 21. yüzyılı /önümüzü görmek.

      11 eylülden beri Pentagon, küresel sermaye /demokratlarla savaşıyor. Demokrat Obama dönemi bile Pentagonu yolundan çeviremedi. Sonunda İngilizleri /küresel sermayeye diz çöktürdü. Bu anlaşma ile Ruslar da pes der mi ? Bilmiyoruz, bekliyoruz. Mesela Yalta daki gibi bir anlaşma daha yapabilirler mi ? Bilmiyoruz, bekliyoruz.

      En net soru şu ; Melhameyi Kübra ne zaman ? Yani Ruslar "bugünkü şartlarda" , ifşaatlardaki gibi bir "altın vuruş" yapacak mı ? Yoksa senin yazdığın gibi "geçen yüzyıldaki" Nablus savaşıydı, geldi, geçti mi, diyeceğiz ? Eğer senin dediğin gibi ise 3.üncü dünya savaşı olmayacak mı ?

      11 eylül öncesinde her istediğini söyleyebilirsin ama bugün söyleyemezsin. 3.dünya savaşı başladı ve devam ediyor, Ruslar da savaşa girdi, sen İslama kılıç çekmez diyorsun ama bugün süriyede katlettikleri müslüman değil mi ? ABD-İngiliz anlaşmasından sonra Suriyeden çekilir mi ? İfşaatlerdeki gibi fiili olarak Ruslar batıya karşı saldırmaya başlayıncaya kadar birşey söyleyemiyoruz. Ama hem Rusların durumu hem de ifşaatlar Rusların geri çekilmeyeceğini gösteriyor.

      Sen, islama kılıç çekmez diyorsun, Suriyede olanları saymıyorsun anladık da, peki ,hristiyanlara/ batıya kılıç çeker/ çekecek mi ?

      Sen haklı çıkmak derdindesin, bizse hristiyanların arasındaki 3üncü büyük savaş ne zaman olacak, derdinde... sen geçmişi yazıyorsun, biz geleceği merak ediyoruz...

      Sil
    3. Rusya Suriye'deki müslüman mazlumları öldürürken, islama hizmet mi ediyormuş yani?

      Adamlar her zaman islama kılıç çektikler ve hala da çekmeye devam ediyorlar. Bu kadar basit.

      Batıya da kılıç çeker mi,çekmez mi bunu da zamanla görürüz inşaallah.

      Sil
    4. 1*Kılıç çekmez demek, barış yapar, yani geçinir manasındadır. Unutma Rusya’da ve nüfuz bölgesinde Türkiye nüfusu kadar Türk var. Ve Müslümanlara karşı tavrı gayet iyidir. Batılı ülkeler nasıl Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu karıştırmak istiyorlarsa oradaki Türk azınlığı kullanarak Ruslara sorun çıkarma peşindeler.
      Sen bir şeyden çakmadığın için bilmediğin çok şey var. Kazak lideri uçak düşürme hadisesinden sonra araya girip Rus yetkilileri ve Putin’i ikna ederek Türkiye ile ilişkilerinin düzeltilmesini sağladı. Yani Putin Nazarbayevi dinledi.

      Bugün Türkiye’de bilinmeyen bir konu var. Türk sanayiinin gelişmesinde batının değil Rus kredisi ve yardımı var. Ağır sanayiyi Ruslara borçluyuz. Öyle ki 1986 yılında Türkiye’nin batının provokasyonu üzerine yaptığı bir münasebetsizlik üzerine Moskova yaptığı açıklamada yardımlarını ve desteklerini hatırlatmak zorunda kalmıştı.

      Ayrıca Moskova’nın din hürriyeti noktasındaki tutumu alkışlanacak kadar müsbettir. Türk firmalarına ve işçilerine kucak açtığı gibi, Putin Rus turistlerin Türkiye’ye gitmesinde baş rolü oynamıştır. Putin 1990’larda Türkiye kıyılarını ve turistik tesislerini gezerek bilgi sahibi olmuştu. Ve başkan seçilince Türkiye’ye gidilmesini tavsiye ve teşvik etti.

      Senin ifşaat dediğin şey rivayettir. Daha dini tabirleri bile bilmiyorsun. Ne olacak Lozan cumhurileti çocuğu. Bütün rivayetler müteşabihtir. Yani dış manaları ile o haber verilen şeyin olacağı anlamına gelmez. Bu sırr-ı teklife ve sırr-ı imtihana aykırıdır. O rivayetler zamanın sahipleri içindir. Avam için değil. Ayrıca senin kas ettiğin manada Rusya ile bir savaş olmayacak. Onu iddia eden rivayetleri okuyup kendi malı gibi satmaya çalışan enaniyetli şeyhlerin yutturmasıdır. Mazide olmuş şeyi gelecekte olacak sanmışlar.

      Melheme ahir zamanda 3 tanedir. 1. Melheme 1. Cihan Harbidir. Ve İslam alemi çöktü. Hz. Peygamberin haberini verdiği melheme budur. Çünkü hem alem-i İslam çöküyor hemde insanlık tarihinin en büyük küfür cereyanı ortalığı istila ediyor. Hz. Peygamber ve HZ. Ali bunun haber vermiş. 2. Melheme ise en kanlı olan ve en çok insanın öldüğü savaştır. Rivayetler buna işaret eder. Üçüncüsü ise şu anda 1990’dan beri devam ediyor. Herhalde Ortadoğu’da süren düşük yoğunluklu savaşalar askeri tatbikat değildir. 20 milyon insanımız öldü.

      Kur’an önemli hadiselere ebcedi tarihle işaret eder. 1417 Risale-i Nur’da Hicri olarak 28 Şubat’a Rumi olarak ise 11 Eylül’e bakar. Eğer biraz bilgi sahibi isen şunu bilirdin. Irak ve Afganistan işgalleri 11 Eylül'den 6 ay önce Şubat ayında kararlaştırılmıştı.

      Sil
    5. 2* Şimdiki savaşın sebebi ise Ortadoğu enerji kaynaklarının küresel sermaye tarafından paylaştırılması bahanesi ile Büyük İsrail’i kurmaktır. Bunun bilinen ilk belirtisi ise NATO’nun varlığını korumak için bölgeyi kan çanağına çevirme politikası. Bunun temeli 1990 yılında Iskoçya’da yapılan NATO toplantısında alınan ve açıklanan karardır. Orada İngiliz cadısı Thatcher “Sovyetler çöktü yeni düşman İslam’dır ileri” denildi. Buna bizim 28 Şubatçı, silah ve teçhizat fakiri omuzu kalabalıklar da omuz verdi. Ve o karardan 3 yıl sonra M.Ali Birand bunu açıklamıştı. Ayrıca zamanın Genelkurmay Başkanı Torumtay 1990’de verdiği bir TV demecinde Sovyetler sonrası Türkiye’nin ne yapacağı sorulduğunda cevabı “Ortadoğu’da görev alacağız” olmuştu. Yani Arapları vurup İsrail’i koruyacaktık. Ama bu engellendi. Acı bir faturaya rağmen. Bediüzzaman bunu 80 yıl önceden haberini vermişti. Mektubat’ta bu bölüm şöyle yer almıştı:

      “Rahmet-i İlahiyeden ümid kesilmez. Çünki Cenab-ı Hak bin seneden beri Kur’anın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat ârızalarla inşâallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir…» (Mektubat)

      Ancak Bediüzzaman o zaman basımı laikçi rejim tarafından yasak olduğu için el yazılen Mektubat’ın kendi nüshasında bir not düşmüştü. Kendi el yazısıyla yazdığı notta Türk Ordusu'nun kuvvetini kendi Milleti aleyhinde değil, İslâm Dünyasının selâmet ve zaferinde kullanıp büyük vazifeler göreceğini ihbar olarak şöyle der: “Kılıcı ayağına vurdurmaz, düşmanına vurdurur. Kur'an’a hizmetkar eder. Ağlayan alem-i İslam’ı güldürür”

      Zaten şu anda olan budur. Yakında başka şeyler de olacak Allahü alem.

      Şimdi esas mesele şu? Türkiye’yi kim Ortadoğu’ya sevk etti. Bunu çözen tabi Kur’an gözü ile her şeyi anlar. İsrail’in sonu Kürtlerden olacak. Tam tamına fiili olarak daha devlet olarak bile değilken 86 yıl önce açtığı Kürt kartı. Nasıl olacağını göreceksiniz. Biraz sabır. Herkese herşey söylenmez. İsrail küresel hakimiyetin zirvesinde iken çökertilecek. Kur’an ihbarı da Tevrat’ın da ihbarı bu? Peki kim o darbeyi vuracak?

      Sana bir şey soracağım. Yazman için değil. Bugün dünyaya hakim olan medeniyetin ana fikrini, temasını, gidiş şeklini kim temsil ediyor. Her alanda. Yahudiler değil mi? Mesela niçin maymundan geldiğimiz teorisini ortaya attılar. Bir ara yazınca öğrenirsiniz. Unutma İsrail’den önce Yahudiler Türkiye cumhuriyetini kurduklarını iddia ederler. Anla artık.

      Bizim için şu anda bütün dünyada meydana gelen olayların hiçbir kıymeti yoktur. Bir belaya def temek için önce o belayı def edecek irade ve kudrete sahip olunması lazımdır ki, Mehdiyet bunu sağlıyor.

      Hilafet-i Resullah kuruluncaya kadar Hilafet makamı Mehdi'nin şahsı manevisi ile temsil edilir. Mehdi Halifetullahtı değil mi? O zaman? Bu öyle bir vazifedir ki zulüm ve işkenceler ve baskılar altında adeta Nemrud ve Firavun baskıları altında hizmet eden Mehdi bu hizmeti ile dini tamamlar ve de cennetin 7. seyyidi ünvanına layık olur.

      Sil
    6. Evet bu zamanda merak ile, radyo vasıtasıyla, ciddî alâkadarane küre-i arzdaki boğuşmalara merak edip bakanlar, dikkat edenler, maddî ve manevî pek çok zararları vardır.
      Ya aklını dağıtır manevî bir divane olur,
      ya kalbini dağıtır manevî bir dinsiz olur,
      ya fikrini dağıtır manevî bir ecnebi olur.
      Kastamonu Lahikası

      Ve bazan bu harb boğuşmalarını merak ile takib eden, bir tarafa kalben tarafdar olur. Onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerik olur.
      Asa-yı Musa

      Sil
    7. Yapmayın,etmeyin,bütün hristiyanlar toplanmışlar, tepemizde horon tepiyorlar, sizler olan biteni görmemek için kırk takla atarken bari görenlere/ görmek isteyenlere laf etmeyin.

      Bu nasıl bir gaflettir ,ya Rabbim, düşmanına bu kadar anlayış, düşmanına düşman dememek için bu kadar çaba nasıl izah edilir.

      Mesihiyet gelecek sizi kurtaracak diye düşünüyorsanız, mesihiyetin bütün ülkeleri ortadoğuda, geldiler ama hiç de sizi kurtaracak gibi görünmüyorlar.

      FETÖ mensupları gibi bir islami cemaat üyeleri nasıl olur da batıya (hristiyanlara) bu kadar kul-köle olur diye düşünmeye hiç gerek yok, yukarıda yazılanları okuduktan sonra diğer fraksiyonların hali bir de facia anlaşılan.

      Israrla sizi geçen yüzyıla ait düşüncelerden , bu yüzyıla getirmeye çalışıyoruz, siz hala geçen yüzyılda kalmakta inadetmeye devam ediyorsunuz.

      İngilizler nerdeyse 100 yıl önce bu cemaate yatırım yaparken, çok iyi yere tezgah açmış, ve dahası dilimin ucuna gelenleri söylettirmeyin bana.

      N'olur, kendinize gelin, kim ne derse desin, ne yazarsa yazsın, gözünüzün gördüğünü görmemezlik etmeyin, ayaklarınız yere sıkı bassın, hayal aleminde dolaşmaktan vazgeçin.

      Allah rızası için söyleyin, bu sitede "bir tarafa kalben taraftar olan,zulumleri hoş gören, zulümlere şerik olan" kim ? kimler ?

      Sil
    8. Bırak bu bir mehdi tayin etmek için kullandığın mesihiyet, deccaliyet teorilerini, senin mesihiyet dediğin "kapitalizm" de yahudi sermayesidir, deccaliyet dediğin "komunizm" de yahudi sermayesidir.

      Melhamelerin 3 tane olduğundan bahsediliyor, bunun kaynağı ne ? En azından 3.dünya savaşı arefesinde olduğumuz konusuna getirebildik seni. En azından buradan başlayalım. Kapitalizmin dünyaya dayattığı dünya savaşları her 50 yılda bir oluyor. Melhameler 3 taneyse bu sonuncusu demektir, bundan 50 yıl sonra başka dünya savaşı olmayacaksa bu savaştan sonra kapitalizm de kalmayacak demektir. Kapitalizme nasıl son verilecek, global sermaye nasıl durdurulacak ? Yakın geleceğimizde bu olaylar olacaksa bugünlerde neler olacak ki sonuçta kapitalizm bitecek ?

      11 eylülden beri Pentagon "kuresel sermaye (demokratlarla)" ile savaşıyor. Dünyadaki tüm para hareketlerinin demokratların (bankacıların) kontrolünde olmasını önlemeye çalışıyor. Pentagonun tüm medeniyetlerin kendi birliklerini (imparatorluklarını) kurması ve her imparatorluğun kendi "para"sı olması ve bu medeniyetler arasında gıda ve enerji dışında hiçbir alışverişin yapılmaması, böylece herhangi bir imparatorluğun bir dğerinden ticaret yolu ile bile olsa sermaye transferinin yani uluslararası bankacılığın/küresel sermayenin faliyetlerinin engellendiği bir düzen projesi var. Elbetteki bu düzen bütün dünyayı üsleri ile "işgal" etmiş Pentagonun "silahlı" kontrolünde olacak.

      Bugün ortadoğuda müslümanların anasını ağlatan Pentagon, yahudi küresel sermayesini (deccal) öldürmek istediğine göre mesihiyet midir ? Yada bütün ortadoğuyu tarumar edip, islam birliğini kuracağı için mi mesihiyet diyeceğiz ?

      Yada senin dediğin gibi bugünkü savaşın sebebi Ortadoğu enerji kaynaklarının küresel sermaye tarafından paylaştırılması bahanesiyle büyük israili kurmaksa, deccaliyeti kim öldürecek, mesihiyet nasıl yardım edecek ? Bu anlattığın BOPtu, bitti, kafama takma.

      Gene kafa karıştırmaca, anlattıklarının bugün ortadoğuda olanlarla hiç bir ilgisi yok. Araya da bir de Afrin harekatını karıştırmışsın,TRyi ortadoğuya kim sevketti ? diye ? 1 mart tezkeresiyle amaç neyse, bugün pentagonun kuzey suriyede yaptığı şey aynı amaçlı, biz de bunu durdurmaya çalışıyoruz. Herşey yazılamıyor ama büyük ihtimalle gene boş şeyler ima ediyorsun. Şu ima ile konuşma işinden artık vazgeçseniz. Birşey biliyormuş havası vermeye çalışıyorsun kendine ama yazdıklarının hepsi boş analizler. FG de "benim şefaat imkanım olsa, bunu ecevit için kullanırım" sözüyle "kendisinde şefaat imkanı varmış" imasıyla konuşması gibi. Bu tarz "karından" konuşmalar neden hep aynı cemaatten çıkıyor ?

      İsrailin sonu kürtlerin elinde olacağı iddiası da nerden çıktı. Bugün Pentagon, küresel sermaye (İngilizler+amerikan demokratları) ile anlaştı ama hala birbirini yiyorlar.. Taraflar birbirine güvenmiyorlar, birinin (silah) hakimiyeti, diğerinin (para) sonu demek çünkü. Eninde sonunda gene birbirlerine girecekler. Büyük ihtimalle pentagon dünyayı üsleri ile işgalini tamamladığında Hitler gibi yahudi/küresel sermaye avına başlayacak. Gargat ağacı hadisi yani. Pentagon bu asrın Hitleri olarak kürtleri görevlendirirse bilmem. Ateist kürtler, israili (deccal) öldüren mesihiyet mi olacak ? Ne yazdığını okumuyor musun sen ?

      Sil
    9. 2**Nolursun ne yazarsan yaz ama bu yazılarını okuyan bizlere acı, yazdıklarını 1 defa olsa oku, bu kadar kafa karışıklığı olur mu , yazdıklarını konudan konuya atlayarak lafı dolandırmak yerine bir mantık çerçevesinde yazarsan daha inandırıcı olursun, imalarla birşeyler biliyormuş havalarından da vazgeç.

      Konudan konuya atlamadan, madem 3. melhemeyi yaşadığımızda anlaştık, bu savaş nasıl devam edecek, nasıl bitecek ve bu savaştan sonra nasıl bir dünya olacak, açık bir şekilde bu konulardan bahset. 3.melhemeden sonraki Mehdi ve Mesih konularına hiç girmeden etrafında dolanmaktan da vazgeç. Ömrümüz varsa , o günleri görürsek, göreceğiz ki herşey tevile hiç gerek olmaksızın hadislerdeki gibi aynen gerçekleşecek.Hadisler üzerinden ahir zaman tarihini yazmalıyız.

      Sil
    10. 1*Umut Yılmaz ayaklı boş kutu. Sen önce Türkçe algılama melekeni geliştir. Geliştirmediğin sürece kendi safsatalarını yutturmaya kalkışma. Bilmediğin alanlarda kalem oynatmaya kalkışma. Türkiye’nin değil Osmanlı’nın gerilme ve çöküş sebebi ile Türkiye Müslümanlarının Selanik Hanedanı’na direnememe sebebi milliyetçi-gelenekçi anlayıştır. Sende zuhur ettiği gibi. Menfi milliyetçi anlayış Selanik mason-siyonist localarında siyonist hocalara tarafından kurgulanmıştır. Amaç İslam’ın ve hilafetin merkezi İstanbul’u ele geçirip çökertmek. Gelenekçi kanat ise ilmi yetersizliği ile yobazlık içinde kıvrandığı için kafası basmıyor . Böylece mazi yandı kül oldu. Bitti. Artık hüküm Halifetullah’a geçer. Bilgin olmadığı için inanmayabilirsin. Ama ya dinleyeceksin ya da öğreneceksin.

      Gaybi haberlerin müteşabih olmasının en önemli sebebi cahli cühelanın eline geçip felaket dellallığı yapmamaları için. Zaten ihbarlar senin gibi avama değil vazifedar alimleri içindir. Mesela zamanın son mücediddi kimse onun içindir. Kaldı ki hilafet sonrası hüküm artık hiçbir dini cemaat veya kutupta değildir. Artık hüküm halifetullaha aittir. O dini tamamlayacak. Senin gibiler ise onu tanıyamayabilir o zaman eline bir iki rivayet geçirir ve rivayet çocuk bahçesinde onunla oynarsın.
      Her zaman bu sitede yazdım aksini iddia edenin alnını karşılarım. Siz manyak mısınız? Tufeyliler. Ahir zamanın melhemeleri üçtür. Bir değil üç tanedir. Hepsi bir asır içinde olur. Hz. Peygamberin gaybi ihbarlarında dikkat çeken Melheme Hilafeti sona erdiren ve İslam aleminin işgale uğramasına yol açan Melhemedir. Bu 1. Cihan Harbidir. İlk iki cihan harbi kübra (yani büyük), üçüncüsü yani içinde bulunduğumuz 3. Dünya Savaşı suğra (küçük) olacağına işaret edilmiştir. 3. Dünya savaşı ki hala 1991’den beri sürüyor. Ve finalini çok yakın bir zamanda yaşayacağız. Bu final Irak Savaşı’ndan daha büyük olmayacak.Şöyle(…..)

      Şimdi ahir zaman melhemeleri ile ilgili hadis Ebu Hareyre ve İbni Abbas’tan rivayet dilmiştir: “Ahirzaman’ın harbi cihan harbidir. Çok kimselerin öldürüldüğü iki büyük harbden sonra bir üçüncüsü daha olacak. İkinci cihan harbinin ateşini yakan (başlamasına sebeb olan) “Büyük Reis” künyesinde bir adamdır ki dünya onu “Hitler” ismiyle çağırır”.(El- Mehdiy-yul Muntazar Alel Ebvab)

      Bu hadis çok ünlüdür. Sen hariç herkes bilir.
      Hz. Peygamberin işaret ettiği 3. Melhemenin vde ana deccalin (yani Büyük Deccael ile İslam Deccali’ni ortaya çıkaran Beni İsrail’in) eseri olacağına işaret ediliyor. Yani küresel sermayenin güttüğü ABD ve İngiltere’nin önderliğindeki 40 dünya devleti Irak’a saldırması ile başlayan savaştır.

      Ahir zaman savaşları ile ilgili hadisler okuduğunda 1. Melheme ile her iki deccalin huruç edeceğini haber verir. Bu konu bu sitede çok yazıldı çizildi. Aç oku. Senin aklına taktığın her şeyin sahibi cihana riyaset eden kavmin oyuncaklarıdır. Yahudiler Hz. Peygamber’e gidip nübüvvetin onlardan gittiğini anlayınca (cihana yani bütün milletlere hükmedecek Peygamber’in Beni İsrail’din çıkmadığını anladıkları için) ne demişlerdi: “Olsun, Deccal çıkınca dünyaya hakim olacağız.” Bu Kohenlerin ihbarı idi.

      Decccal’in huruç tarihi büyük için 1917, küçük için 1924.

      Sil
    11. 2*Gülen denen münafık-ı ekber ve aşağılık yaratık her iki deccale (küresel-milli) alet olurken, İslam’ı kendi adi çıkarlarına kullanarak güç devşirmiştir. İblisin molla kılığına girmesi gibi. Türkiye’de müstesna bir iki cemaatin dışında hariç herkes güç devşirme enaniyeti peşinde koştukları için gerçeği göremediler. Ne zamana kadar? Tokadı yediler akılları başlarına gelene kadar.

      Şimdi evli bir kadın fahişe olabilir mi? Olabilir. Bu ayyuka çıkarsa onun namuslu geçinme savunması geçerli olabilir mi? Onun gibi Gülen ve çetesi dini bir cemaat görünümüne bürünmeleri onları senin iddia ettiğin gibi dini cemaat yapmaz. Zaten onlar 1990’ların sonunda dini kimliklerini atarak sevil toplum kuruluşu, hizmet gibi kimliklere büründüler Gülen denen proje vaiz, askerlik döneminde derin devlete intisap etmiş. ABD’nin güvenlik politikaları için Türkiye’de kurulan derneklerin kurucu üyesi olmuş. Sonra Mit-patron ikilisi ile kokmaz bulaşmaz (prüten Müslümanlık) için derin devlet tarafından devşirilmiştir. Proje bir vaiz ve bir cemaattir. Soğuk savaş dünyasının anlayışı ile kullanılmıştır.

      Gülen Yahudi ve batı ülkelerinin has adamıdır. Bundan 20-22 yıl önce verdiği röportajlar okunursa bunlar görülür. Ama çakma Türk’ün kafası çalışmadığı için muayyen gruplar dışında kimse bunu değerlendiremedi.

      Önce Gülen salağının dine ve ümmete hizmet dışında şahsi ve siyasi ve makam hırsı için batı ve Yahudiler için ne demiş bir bakalım. Yani yolu Mekke-Medine mi, yoksa Tel Aviv-Washington-Londra-Bonn mu? Şimdi bakalım geçmişteki çetelesine:

      Yahudi Atlantic Dergisi Gülen’i Gezi sonrası 2013’te ziyaret eder ve sorar: “Geçmişte Museviler ve İsrail hakkındaki bazı söylemleriniz anti-semitik olarak algılandı. Buna cevabınız nedir?
      CEVAP:“Kemali samimiyetle itiraf etmek lazım ki ayet ve hadisleri yanlış anlamış ve yaptığım izahlarda yanılmış, olabilirim. Şunu anladım ve daha sonra belirttim ki Kur’an’da veya sünnette yer alan eleştiri ve lanetlemeler belli bir inanca bağlı insanlara değil herhangi bir insanda olacak karakteristiğe yapılıyor. Bazen sözlerim amacı dışına çıkarılıyor. Bazı maksatlı çevreler konuşmanın bütünlüğünü bozup, montajlayarak sizin demediğiniz, demeyi hiç bir zaman düşünmediğiniz şeyleri size söyletiyor. Bizim diyalog adına ortaya koydugumuz gayretleri bazı kesimler 'Müslümanların Yahudi ve Hiristiyanlara bakışını yumuşatıyorsunuz' diye tenkit ettiler. “ (15.08.2013)

      Mavi Marmara için konuşan Gülen: Türkiye İsrail’den izin almalıydı” (04.06.2010)
      İsrailli yazar Alon Goshen-Gottstein: “Gülen giderse İsrail kaybeder”
      CIA Danışmanı Henri Barkey: “FETÖ’cüler bizim adamımımızdı” (06.02.2017)
      Gülen: “Herkesin bir eskisi bir de yenisi vardır. Çok konuşmaktan dolayı Atatürk’e karşı sürçü lisan ettiysem özür dilerim, yanlış yapmışım” (23.06.1999)

      Sil
    12. 3*GÜLEN İSLAM DEĞİL, BATI YANLISIDIR.
      Gülen gladyonun bir adamı olduğu, ABD’nin ve NATO’nun güvenlik çıkarları için çalıştığının ispatı nedir? 1986 yılında Özal’a teklif edilen Gülen hem emniyet ve orduda ve Dışişleri’nde örgütlenirken elde ettiği başarı üzerine prüten bir İslam için sermaye sağlandı. ABD destekli bir takım odaklardan akıl geldi. O zaman ABD’ye gidip geldi iki kez. Üçüncüsünde kaçtı. O iki ziyaret sonrası hem Türkiye’yi hem Türki devletleri Batı’ya entegre etmek vazifesinin üstlendi. Bu yönde beyanatlar verdi. Ama kimse uyanmadı. Okuyalım:

      SORU:Siz bu istikametin, Batı'ya dönük yüzünü nasıl görüyorsunuz?
      GÜLEN: Batılılar'la, Batı düşüncesi ile bütünleşmemizde mahzur olmayan ve gerekli olan noktalarda bir bütünleşmenin gerçekleşmesinde, bence bir beis yok. Zaten bu kaçınılmazdır da... Allah; insanı, aklı ve vicdanı mükerrem yaratmıştır. Akıl ve vicdan sahibi bir insan olmanın vadettiği bir kısım kerametler vardır
      … Ben bu anlamda bir Garplı, Batılı olmada hiçbir mahzur görmüyorum.

      SORU:Fakat özellikle İslamî camiada, slogan düzeyinde bir Batı düşmanlığı var...
      GÜLEN: Mutlak mânâda, bila kaydı şart bir Batı düşmanlığı, zannediyorum bizi çağın dışına iter. Ve zaman tarafından elenirsiniz. … Batılılar'ın alıp geliştirdiği şeyleri, bence bizim bugün almamızda hiçbir beis yoktur…… Biz de alır, bu meseleleri daha ileri götürürüz... (15.08.1995)

      İSLAM PAKTINA HAYIR BATI PAKTINA EVET
      SORU: Avrupa ile entegrasyonu ciddiye almayıp D8 adı altında Müslüman ülkelere yönelme ne kadar doğru sizce? Refahyol Türki Cumhuriyetleri tümüyle göz ardı etti.
      CEVAP: Bunun hissi bir yanı var. Biraz, farklı bir mantalitenin ürünü. Biraz da, bir kesimin tabanına mesaj vermeye matuf gibi görünüyor. Onlar D8'in bir şey getireceğine ciddi olarak inanıyorlar mı bilmiyorum. Bir kere, dünyadaki konjonktür buna uygun değil. İslam ülkeleri olarak her biri bir Batılı'nın elindedir.
      …… Ben, şahsen D8'i bir kısım çevrelere çok ucuz bir mesaj olarak görüyorum. Riski çok olan bir mesele bu. Üzerinde fazla durulmaya değmez. (22.07.1997)

      Sil
    13. 4*“Dünyanın hali hazırdaki durumuyla, şu çerçevesiyle, Amerika da şu andaki konum ve gücüyle bütün dünyaya kumanda edebilir. Bütün dünyada yapılacak işler buradan idare edilebilir ve hatta denilebilir ki, şöyle veya böyle Amerika ile dostça geçinmeden destek almak değil, dostça geçinmeden, Amerikalılar istemezlerse, kimseye dünyanın değişik yerlerinde hiçbir iş yaptırmazlar. Şimdi bazı gönüllü kuruluşlar dünya ile entegrasyon adına gidip dünyanın değişik yerlerinde okullar açıyorlarsa, bu itibarla, mesela Amerika ile çatıştığınız sürece bu projelerin gerçekleştirilmesi mümkün olmaz. Amerika, hâlâ bu dünya gemisinin dümeninde oturan bir milletin adıdır.
      … Amerika daha uzun zaman dünyanın kaderinde çok önemli bir rol oynayacaktır. Bu realite kabul edilmeli. Amerika göz ardı edilerek şurada burada bir iş yapılmaya kalkılmamalı.
      …Amerika düşmanlığı meselesinin bir diğer boyutu da şu: İnsanlara düşman olmak, ülkelere düşman olmak çok yarar getiren bir şey değildir. …. ABD'ne bugün de dünyada ihtiyaç vardır.
      SORU:Amerika'ya büyük bir ilginiz olduğu görülüyor, burada üniversite de açmaya hazırlanıyorsunuz.
      GÜLEN: Amerika'ya alaka duymamızın sebebi, çoğumuz Amerikan kültürüyle, Avrupa kültürüyle yetiştik. Aklın yolu birdir bence. (23.07.1997)

      Bilirsin algılama ve idrak ve fehmetmede insanlık 40 tabakadır. Bizim yazdığımız düzgün insanlar için. Senin aklını taktiğini, pentagon, küresel sermaye, Avangelisltler falan filan hepsini Hz. Peygamber bir kelime ile ifade etmiş. Deccal.

      Deccalin (dinsizliğin) fitneleri iki zat tarafından tesirsiz kılınır. Dinin bittiği anda Mehdi ve nüzul eden Hz. Mesih. Biri dini tamamlar diğeri fethi. Fetih Suresi’nin haber verdiği fetih Mesih ile tamamlanır. Mesih dinde Mehdiyete tabi olacak. Sen Kur’an’ın ehl-i kitaba hitabını nazara almıyorsun. Onlarla ittifak ve işbirliği yapılır. Kur’an ve sünnet buna fetva veriyor: “İman edenlere sevgide insanların en yakını olarak da 'Biz Hıristiyanız' diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır ki, bunlar büyüklük taslamazlar.”

      Ayaklı boş kutu iyi anla: Mehdi ve onun şahs-ı manevisi olan Mehdiyet iman ve dini tecdit ile ihya edecek. Hz. Mesih ve ekibi Hırıstiylanlığın Tevhide inkılap etmesini sağlayacak. Bunu genç yaşta olanlar ve orta yaşlılar görecek.

      Mehdi İslam medeniyetinin çekirdiğidir. Şimdiki Yahudi-Hırıstiyan medeniyetinin Yahudi ayağını kırıp, Hırıstiyanlığın Tevhidçi yönüyle İslam-Hırıstiyan medeniyeti kurulacak. Bu uzun bir konu bir gün yazarım.

      Sil
    14. 5* Romatizması olanlar yağışı sızıntılarla önceden anlar. Mehdiyetin Türkiye’de dini ihyası ve ittihad-ı İslam’ı sağlaması,İslam alemin ittihadının belirtisidir. Bu ittihad-ı İslam ile asırlık emperyalist işgalin sona erdirilecektir. İşte bu aşamada Mesih veya cemaati devreye girer. Bu İsrail’in kısa süren bir operasyonla ortadan kaldırılmasını sağlar. İsrail ortadan kalkınca dünyada iki asırdır süren silahlanma ve şiddete başvurma geleneğinin sonu gelir. Çünkü her şey İsrail’in kurulması, yaşaması ve büyümesi stratejisi içindi. Silahlara veda edilecek. Ye’cüc ve Me’cüc yani terör ve anarşiyi İslam dünyasına musallat eden ana kaynak (İsrail) kurutulacak. Genel barış sağlanacak. Beşerin geliri ve hayat şartları bütün dünyada şimdikinden çok daha iyi olacak.

      Cumhurbaşkanı Erdoğan bir iki gün önce bir laf etti: “Nükleer silahına güvenme” diye. Bunu iyi belleyin. Yani bir yere not edin? Çünkü (…)

      İstikbalde İslam hakim olacak müjdesi tam tamına 107 yaşında. İslam medeniyetinin hakim olması demek, Kur’an esaslarının ve medeniyetinin neşvünema bulması demektir. Bu konuda Avrupa’da 1970’lerden beri alt yapı hazırlanıyor. Siz siyasi konulara fazla ağrılık veriyorsunuz. Siyaset İspanyol nezlesi gibi fikri hezeyanlaştırır. Gerçeği göremezsiniz. Halbuki dinsizliğin ortaya çıkışı ve hakimiyeti yüzünden insanlık iki asırdır savaştan savaşa koşuyor. Bu yakında bitecek. 1-5 yıl içinde herkes görecek. Bunu sağlayacak olan da Mehdiyetin 3. aşamada sağlayacağı ittihad-ı İslam’dır. İttihad-ı İslam’ın bir adı da Büyük Ortadoğu Projesidir. İsrail bunu engelledi. Engellediği için çok ağır bir tokat yiyecek. Şimdi tam anlaşılamayan konu şu: İsrail toplu katliama mı uğrayacak, yoksa diş ve tırnakları mı sökülecek. Çünkü katliam İslam’a yakışmaz. O zaman Kur’an’ın hükmü olan zillet ve meskenet Beni İsraile yeniden hakim olacağından azınlık olarak Filistin Devletinin hükmü altında yaşayacaklar. İslam, faşist, despot, İstibdat, tahakküm, zulüm dini değildir. Kur’an’ın 4 esasından biri adalettir. O zaman?

      “İstikbalin kıtalarında hakikî ve manevî hâkim olacak ve beşeri dünyevî ve uhrevî saadete sevk edecek yalnız İslamiyettir ve İslamiyete inkılâp etmiş ve hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak İsevîlerin hakikî dinidir ki Kur’an’a tâbi olur, ittifak eder.”
      “Her kıştan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, nev-i beşerin (insanlığın) dahi bir sabahı, bir baharı olacak inşaallah.”
      İstikbal, yalnız ve yalnız İslâmiyetin olacak. Ve hâkim, hakaik-i Kur’âniye ve imaniye olacak.” (Hutbe-i Şamiye)

      Bütün bunların başlama tarihi Mehdiyet’in üçüncü faslının başladığı 2002-2006 sürecidir. Süresi 20 yıl. Sonra 3.Faslın meyvaları görülecektir.

      Bazı akl-ı evveller Rusya ile Harbi unutsun. Rusya artık İslam’a kılıç çekemeyecek. Çünkü İngiliz’in siyonistlerle 1854’te kurguladığı oyunun foyasını Türk de, Rus da gördü-anladı. Şimdi bölgede küçük ve düşük yoğunlukla muharebelerin sadece birkaç saatlik veya günlük heyecanlı bir finali var. Ondan sonra seyredin şenliği.

      Yahudileri kutlamak gerek Hem Hıristiyanlara hem de Müslümanlara dinlerini aşıladılar. Onlar gibi dünyaperest yaptılar. Ve onların bize yutturduğu Armageddon onların sonu olacağı için büyütüldü. Bakın bir insanın küçük kıyameti var, bir de dünyanın büyük kıyameti. Bir insanın ölümü dünyanın ölümü olmadığı gibi İsrail’in ölümü büyük değil küçük kıyamet. Sadece onlara inana aptallar Melheme-i Kübra-Armageddon yutturmasına kanar. Değil mi?

      Sil
    15. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    16. Abdurrahim Ağabey İsrail'le kara sınrımız yok İsrail'in çevresinde Arap ülkelerinin hali de malum biz nasıl İsrail ile mücadele edeceğiz herşey esbab dairesinde olur

      Sil
  65. De ki: “Herkes, gelecek adına bir beklentinin içinde; madem öyle, beklemeye devam edin! Kim doğru yolda imiş ve kim beklentilerini doğru çıkaracak bir yol takip ediyormuş, elbette yakında bileceksiniz.”Taha/135

    YanıtlaSil
  66. 7 mart 2013 Perşembe…http://gaybihaberleri.blogspot.com.tr/2013/03/hz-aliden-rivayet
    HZ.ALİ’DEN RİVAYET…
    Emire’l Mümin’in Hz. Ali (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: Yahudiler batıdan gelerek Filistin topraklarında bir devlet kuracaklar.” İnsanlar dediler ki: “Ey Ebu’l Hasan! O esnada Araplar nerede olacak?!” İmam aleyhi selam şöyle buyurdu: “O zaman Arapların güçleri birbirinden ilişkisiz, bağlantıları kopuk, dayanışma ve işbirliğinden yoksun olacaktır.”

    Sonra şöyle soruldu: “Acaba bu bela ve sıkıntılar uzun mu sürecek?” buyurdu ki: “Hayır, Araplar başkalarının nüfuzundan kurtulup kendi işlerini ellerine aldıklarında ve kararlarında ciddi oldukları zaman kendi elleriyle Filistin’i feth edeceklerdir. Araplar muzaffer ve müttehit olacaktır. Irak tarafından onlara yardım güçleri gelecek ve onların bayraklarının üzerinde “Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın.” (Enfal/60)Ayeti yazılı olacaktır. Araplar ve Arap olmayan Müslümanlar (bazı rivayetlerde İranlılar diye geçmiştir) birlikte Filistin’in kurtarılması için (Yahudilerle savaş için) kıyam edecektir. Savaş, iki grubun denizin büyük bölümünde karşı karşıya geldikleri sırada oldukça zorlu geçecek, insanlar kanlarında yüzecek ve yaralılar ölülerin cesetlerinin üzerinden geçecektir.”
    İmam Ali (a.) sonra şöyle buyurdu: “Araplar, Yahudilerle üç kere savaşacak* ve dördüncü savaşlarında Allah onların sabit kadem olduklarını, iman ve sadakatini gördüğünde zaferi onların başlarının üzerinde dalgalandıracaktır.” Hz. Ali (a.s) sonra şöyle buyurdu: “Yüce Allah’a andolsun ki bir tek Yahudi Filistin’de kalmayacak şekilde tüm Yahudiler koyun gibi ÖLDÜRÜLECEKTİR.”
    Bu rivayete palavra diyecek babayiğit varmı..? Yok..Bize beş paralık ilmi haysiyetin var mı? Diye soran ekabir(makamca büyük kimse)abiye… Efendimizin hadislerini delil göstererek sorduğumuz soruya direk cevab veremediğin den…güya!bizi tenezzül edip muhatab almak istemediğinden olsa gerek!Başka bir kardeşimize yazdığı cevabi yazılarının satır araların da… ukala(akıllı ve bilgili kimse)edasın da…Rivayetlere/Delillere bir şey diyemediğinden…görüşlerimize palavra…bize de cakma mümin demiş…eyvallah…
    Hakikat denizin de boğulub meczublar bostanına gömülmeye razıyım…teselli aramıyorum…Hakikate talibim…Dağ’a sığınmayacam…Gemiye binmeyecem…İlmi haysiyeti olan, Kendine güvenen, Gücü yeten buyursun…Hakikat denizinde Boğulmaya gönüllüyüm…
    Yukarda Efendimiz(as)hadisleri ve HzAli(kv)Ahir zaman rivayetleri “MÜTEŞABİH”mi..? Allah cc akıl nimeti verdiği bir mümin bu rivayetlere Müteşabih diyebilirmi?Kör eden inadi Taassub! Rivayetler muhkem…sarahaten anlaşılamayacak olan kısmı var mı?
    Bazılarının Müteşabih ve Muhkem ölçüsü!
    Kendi görüşlerine uyan rivayetler MUHKEM…görüşlerine uymayan rivayetler MÜTEŞABİH…anlaşılamaz,açıklanamaz…kendilerinden başka kimse tevil edemez…
    Usule bak…Böyle ilim mi olur…Hakikat böylemi bulunur…
    Tercih ve usul’ümüz bu değil ancak…Kibre karşı kibir sadakadır…
    Niyet emr-i maruf…Söz kavli maruf…kavli adl…
    Selâmen Selâmâ…

    YanıtlaSil
  67. Umut yilmaz kardesim 100 yil oncesi ingilizler bu cemeate yatirim yapmistan kastin eger saidi nursi hz ise cok buyuk hata edersin ben nurcu degilim ama saidi nursi hazretleri cesitli kaynaklardan okudug ve buyuklerimizden ogrendigim kadari ile asrinin kutbu azamidir abdulkadir geylani imamrabbani hz mevlanayi biliyorsan enaz onlar kadar hatta bunlarin bazilarindanda buyuk olduguna inanirim nurcu kardeslerimizin saidi nursi hz mehdi olarak gormeleri onun cok buyuk bir Allah dostu oldugundandir o mubaregin eserlerini oku anlamaya calis yuce mevlam kim bir dostuma savas acarsa bana savas acmis olur hadisi kutsi Allah doslarini hakkinda konusurken cok dikkat etmek gerekiyors

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hasan Hüseyin kardeşim, beni daha açık yazmaya zorlama.

      Yakın tarihimiz Sabataycı ailelerin (Kapancı,Karakaş,Yakubi) arasındaki taht kavgalarından başka birşey değil. Futbolda 3 büyükler denilen spor kulüpleri bile onların mücadelelerinin göstergesi.

      Sabataycı hanedanının sızmadığı yer yok yani.

      Masonlara atıp tutan Yakup Yahya'nın, sonunda mason olduğunun ortaya çıkması gibi bir durum var ortada.

      İngiliz aklı, bizim akıllarımızla oynuyor, resmen.Hangi delikten daha ne çıkacağını bilemiyoruz. Kimbilir kaç sene önceden beri daha hangi projeyi uygulamaya başlamışlardır ?

      Mü'min aynı delikten iki defa sokulmaz, ısırılmaz.

      Bu kaçıncı delik oldu ?

      Sil
  68. Sayin cumhurbaskanimizi kimisi cehcah kimi kahtani hatta baxilari mehdi olarak goruyor bence hic biri gercek degil sayim cumhurbaskanimiz islama hizmet eden mehdi hz zemin hazirliyan biri olarak goruyorum cunku yukarida ismi veya lakabi gecen sahislar islamin butun kurallarina harfiyyen riayet eden sahislar olmasi gerektigi kanaatindeyim

    YanıtlaSil
  69. Sayyin abdurrahim bey saaidi nursi hz mutlak kufre karsi A.B.D Almanya pakidtan misir japonya ittihadi islam mutlak kufre karsi savasir diyor bu ne savasidir boyle bir seyi bediuzzaman hz boyle savas varmi

    YanıtlaSil
  70. 1*Ahir zamanın hizmeti cihad-ı manevidir. Yani medeni zamanda küfr-ü mutlak ile mücadele silahla olmayacak. Kur’an’ın hakikatleri ile. Akıl, delil ve ispatla ikna edilecek. Medeni insana karşı silah kullanımı küfrün gizlenmesine ve münafıklığa yol açar. Ahir zaman fitnesinden enbiya ve evliya Allah’a sığınmış. Niçin? Çünkü böyle bir tehlikeye beşer görmemiş olacak. Bu kiminle temsil edilir Deccal ile. Deccal, dinsizliğin sembolü ve yayıcısıdır. Bir şahs-ı manevidir. Küfür cereyanıdır. İnsan vahiyden ve merhametten uzaklaşınca hayvanlaşır. Zaten kendisi hayvan-ı natık olarak yaratılmıştır. Ama vahyi terbiye ile insan olması ve ala-yı illiyine çıkması istenir ve telkin edilir.

    Bugünkü fitnenin ve ifsadın başlangıcı yeni değildir. Başlangıcı 250 yıl önce. Din-i his kalp ve akıllardan çekilince insanlık vahşileşir. Bunu yapan da dinsiz felsefedir. Yani vahyi terk eden beşer, şeytanın iğvası ile dinsiz felsefe ile yoldan çıkar. Çıkınca da işte böyle bir asırda 3 savaş art arda gelir. 150 milyon insan katledilir. Bu gaddar medeniyetin eseridir. Böyle vahşileşen ve gaddar olan beşerin ıslahı bir günde olmaz.

    Siz cereyan eden olaylara bakıp hüküm veriyorsunuz. Acaba İslam ne zaman batıda resmen tanındı. Hiçbir İslam devleti bunu başaramadı. Ama şimdi İslam Avrupa ve ABD’de resmi din. 1300 yılda olmayan oldu. Nasıl oldu? Bunun etkisi ne olacak?. Ehl-i teslisin vahdete yönelmesine. Vahdete yönelen ehl-i salip ne yapar rahmet-i İlahiyeye mazhar olur. O zaman ne olur? Bu dinsiz felsefenin sahibi olanı Deccal, ki o biliniyor, yok edilir. Yani, din ve imanın manisi zayi olunca memnu olan din ve maneviyat avdet eder. Bu kez bu küresel çapta olacak. O zaman da sulhu umumi yani küresel çapta barış sağlanacak. Silahlara veda edilecek. Bugünkü acı tabloya bir günde gelinmedi ki bir günde bitirilsin.

    Mehdi’nin zuhurundan bir asır sonra ve Mesih’in nüzulünden bir asır sonra küfrü mutlakın beli kırılır. İmandan tecerrüd etmiş, manevi hayatı sönmüş beşerin ıslahı zamana bakar. Şu anda cereyan eden çatışmaların sebebi deccalizmdir. Çünkü deccal Beni İsrail’in dünya hakimiyeti için icad edildi. Beni İsrail tesirsiz kılınınca, yani mani zayi olunca Tevhid dini hakim olur yani çoğu beşer Tevhide tabi olur. Bu fethin amacıdır. Ve beşerin dünya hayatı tamam olur.

    Bugün 40 dünya diline çevrilen 60 ülkede okunan Risale-i Nur’un külli bir hizmeti var. Her şeyi madde arayan gözler maneviyatta kör olduğu için manevi fethi göremiyor. Tevhidine olan yakınlaşma sezilemiyor. Bugün ABD’de 4-5 güç odağı birbiriyle çekişme halinde. Bak Trump “Suriye’den çekileceğiz” diyor. Öbürü kanad “Hayır o dedikodu” diyor. O zaman akla şu gelir. Bu fitne nasıl durdurulur. Kaynağını kurutmakla. Yani İseviler sıkıntıdan kurtulmak için Müslümanlar yardım eder. İyi de hangi Müslüman’a? Sır burada. Bir anda birileri için bir gecede kıyamet kopar. Bütün hadisat bunu gösteriyor. Bunun vadesi geçen yıl doldu. Şimdi icraat safhasındayız.

    YanıtlaSil
  71. 2*ABD eski Başkanı Bill Clinton 10 basın organına beyanat vermiş: “İsrail Filistinlileri zayıf gördüğü için barışa yanaşmıyor” Demek ki barış isteyen ABD’lileri var. Kimi kurtarıcı bekler, kimi de kurtarıcıya zemin hazırlar. Öyle olunca görüşler de farklılaşır. Bediüzzaman, “Ben Mehdi’ye görecek miyim?” diye soran merhum Salih Özcan’a “Zemin hazırlarsanız” demiş. Ne dersiniz zemin hazırlanmış mı? O zaman Mehdi değil hükmi şahsiyeti yani sahs-ı manevi, yani devri gelir. Gayb örtülüdür. Ancak ilimle meşgul olanlar için en azından ilhamla sezdirilir. Diğerleri ise, vukuundan sonra bir kısmı anlar. Bir kısmı beklemeye devam eder,

    Biz cehalet bataklığından yeni çıkıyoruz. Birden allame kesilmemek lazım. Olayları iyi gözlemlemek lazım. İlahi işler keyf ve hevesata mahkum değlidir. Bediüzzaman 1371 demiş. Şimdi 1439’dayız. Niçin 1371 doğrulanmamış. İki sebepten. Türkler yüzünden. Biri siyasi İslamcı ve bir Deccal yamağı bir vaiz milleti bölmesi yüzünden 70 yıl kaybettik. Ama finale geldik. Şimdi birileri “bu ne diyor” diyecek. Bu yıla bakan hangi ayet vardı. 1-2 tane. Gelecek yıla ise 6 ayet. Acaba bu ayetler ne diyor. Biraz sabır. Gezegenler arasında seyahat edecek uzay gemilerinin 3 aşaması var. Fırlatma füzesi, rota tayin kademesi, ve hedef yöneltme kademesi. Gayb müteşabihtir. Olunca tevil edilir. Ama 2022’de bu Türkiye'nin olmayacağını, yani şerait ve ahvalinin böyle olmadığını herkes görecek. Ve bir şey daha görecek. Mehdi hala bekleniyor. Akıl gözde olunca maneviyatta kör olunur ya.

    YanıtlaSil