.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

20 Ocak 2018 Cumartesi

SURİYE HAKKINDA DERLEMELER



MEHDİ ÇIKMADAN ÖNCE İKİ OLAY
Şeyh nazım kıbrısi hzleri 101 olay olur mehdi çıkmadan diyordu. 99 u gerçekleşti buyurdu ve ve geriye iki tane kaldı dedi.
1) Türkiye de bir inkılap olur: bunun ne olacağını söylemedi.
Buyurdu ki Türkiye’ye bir iktidar gelir ve sadece "bir" bölge komünist şekilde yönetilmeye başlar.
2) Armagedon: Bakalım görelim. 3 sene içinde olacak dedi şeyh Nazım Kıbrısi hazretleri.  Olmadan üç ay kadar öncesinde Türkiye- Suriye sınırı açılır dedi.
**
1. "Türkiye'de bir inkilap olur."
2. " Mehdi (a.s.) zuhurundan evvel bir hareket olacak, cenup hududu açılacaktır. Suriye hududu kalkar Şam'la bir olur." (Nazım Kıbrısi)
**
TÜRKİYE SURİYEYE GİRER Mİ?
Nazım Kıbrısi: Rusya Akdenize iner.Türkiye ve ABD Suriyeye girer. Türkiye Suriyeye girer mi sorusuna “Girer ama başına bela alır” demiştir.
**
O büyük harbin sebebi Türkiye olacaktır. Türkiye’deki hareket büyük harbe dönüşecektir. Türkiye’nin başındakiler Avrupa’ya bağlanalım, Amerika’ya bağlanalım, Rusya’ya bağlanalım diyecekler. Sonunda Rusya’ya bağlanalım diyenler galip olacaktır. Rusya ile beraber olunca bütün Rusya karşıtı devletler ayağa kalkacaktır. Büyük Harp İskenderun’da Amuk ovasında olacaktır. Bir milyon islam tarafından asker gelir. Bir milyon da kafir Rus tarafından asker gelir. Büyük muharebe olur.
**
O muharebede Hz. Mehdi daha görünmez. O harpde kafirler, dinsiz imansızlar, komunizm, faşizm, nazizm; izim’cilerin hepsi telef olur. İstanbul zapt olunur. İstanbul’da bir seda: Deccal çıkmıştır. Şerrinden sakınmak isteyenler Şam’a, Mekke ve Medine’ye sığınsın. Millet oralara gidecek. (Nazım Kıbrısi)
**
AMİK OVASI HADİSİ

Hadiste diyor ki "
Yakında siz Rumlar'la emin bir sulh yapacaksınız.
Sonra siz gaza edeceksiniz.
Onlar da gerinizde sizin gaza ettiğinize düşman olacaklar.
O harpten muzaffer çıkacak ve ganimet alacaksınız.
Sonra yeşil bir ovaya konacaksınız.
Orada bir Rum neferi salibini kaldıracak ve diyecek ki: "Haç galip geldi."
Ona müslümanlardan birisi karşı koyup, kendisini öldürecek.
Bunun üzerine Rumlar muahedeyi bozacak ve gadredecekler.
Büyük muharebeler olacak.
Sizin için toplanacak ve 80 sancak halinde üstünüze gelecekler.
Her bir sancak altında 12000 kişi olarak.
**
MELHAME-İ KÜBRA

Melhame’i Kübra olur ki, bu Beni Asfar (Rus) kabilesinin Türk kavmine saldırmasıyla başlar.  Öyle büyük bir savaş olur ki, dünya doğu ve batı olmak üzere iki cepheye ayrılır. Nitekim doğu’nun batı’ya karşı yapacak olduğu bu savaşta insanların yedide altısı telef olur. Üç ile yedi ay kadar sürecek olan bu müthiş ve görülmemiş savaşta Beni Asfar kabilesi Amik ovasında tamamen imha edilir. (Nazım Kıbrısi)

**
Vaktin sahibi sizden gelecek. (Türklerin içinden).
Melhametül-kübra (büyük savaş) ile Konstantiniyyenin fethi arasında 6 ay vardır. 7. ayda Deccal çıkar.

**
Mehdi ( a.s ) gelmezden evvel Arap Kabileleri birbirine girecektir.

** 
Bu Muharremden gelen Muharreme kadar Türk çökecek, Şam çökecek, Bağdat çökecek, İran çökecek, Mısır çökecek, Libya çökecek, Hicaz çökecek, Yemen çökecek, Sudan çökecek, Somali çökecek, Pakistan çökecek, Afganistan çökecek, Kafkaslar çökecek...

**
ŞAM BİZE AİTTİR

Şam bize aittir. Bitti. Ayağa kalktı Şam madem, mağlup olarak oturamaz! Şam Allah’ın has bir merkezidir. İslam’ın intişar edeceği yayılacağı yerdir. Binaenaleyh zannolunmasın ki zahiri kuvvet her işi halleder. Manevi kuvvetle bunları yıkacaklardır. Değil mi ayet? “Kalplerine korku salındı” diyor. Kalplerine o korku verildi mi bitti onların işi, elindekini atıp kaçacak.

**
ABDULLAH GÜRBÜZ BABA

İsrail Suriye’yi almadıkça Mehdi çıkmayacak. Suriye'yi vuracaklar, Suriye Türkiye'ye kaçacak. Ondan sonra Türkiye'yi vuracaklar. İsrail Hatay’dan vuracak. Orada bulunan Amik Ovası kan gölüne dönecek. Medine İsrail tarafından vurulacak. Filistin ve Lübnan da çok zayiat verilecek.

Türkler önce Yahudi’den tarafa olacaklar sonra Yahudiler tarafından Müslümanlar tarafına geçecekler. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden insanlar; 'Biz de Yahudi’yi ülkemizden çıkaralım' deyip orada toplanacaklar. Tam bu esnada Yunan Türkiye’yi vuracak. Hatta Boğaz köprülerini ve Marmara'daki büyük sanayi tesislerini hep vuracaklar. Amik Ovasında savaşmaya gelen Türklerden bazıları; Aman İstanbul’u vurmuşlar. İstanbul elden gidiyor. Eyvah! Malımız mülkümüz elden gidiyor deyip savaşı terk edecek. Bir kısım ise kalıp Yahudileri yok etmek için savaşacaklar.

Afganistan’dan siyah bayraklılar gelip Mehdi (as)a yardım edecekler. Savaşta Türkler yenilecekler. Türkleri Asyalılar kurtaracak. Türkiye ve Rusya üç gün işgal edilecek.
**
Muhyiddin-i Arabi’nin de bir ifadesine göre, savaşın bir kuyruğu da İstanbul’dan geçecek.

86 yorum:

  1. Afrin oprasyonu öncesi gaybi haberlerden bir derleme yapaılm dedik. Afrin opreasyonu yapılmalı mı, yapılmamalı mı?
    Biz ce vaziyet ciddidir. Yapılırsa acaba büyük devletler ne der politikası artık geride kaldı. Şimdi devlet tehlikeyi bertaraf etmek için ne gerekiyorsa yapmaktadır. Korkmakla din ve devlet korunmaz. Kaybdeceksek bile bunu müstevliye en pahalısından ödetmek zorundayız. Biz değil onlar elini korkarak uzatsınlar. Kolunu koparamazsak bile parmağını ısırırız. Allah devletimiz ve milletimizin yardımcısı olsun. Ümmetin umudu bu devlet-i islamiye ve bu idarecilerdir. Bunu dışındaki tüm yorumlar deccallere, süfyanlara, islam düşmanlarına yarıyacaktır. İşimiz kavli ve fiili dudır. Ya haysiyetle yaşarız ya da şeremizle ölürüz.

    YanıtlaSil
  2. Bizim açımızdan Türkiye ile Suriye birleşmek mecburiyetinde kalacaktır. Diğer yandan Türkiye ile İsrail sınır komşusu olacaktır. İsrail Şam üzerine yürüyecek, Hatay'a dayanacak, Hatay'dan Türkiyeyi vuracak. Türkler Hassa'ya kadar geri çekilecek. Amerikan ordusunun Ulukışla'da durdurulacağını düşünürsek savaşın Çukurovaya kadar uzanacağını varsayabiliriz.Savaşın ilk zamanlarındaki bu zor durum tahminen bahsedilen tertipçilerin hükümeti zamanında olabilir. 3 aylık tertipten sonra Hz. Ali'nin bahsettiği Türklerin cuş etmesi, yani Türkiyedeki inkılap yani Amik ovasındaki savaşta bütün izm'lerin yokolması yani milletin ayağına dolanan yabancı dostu, düşman beşinci kolu, kripto düşmanların temizliği olduktan sonra devletimiz dünyanın karşısına çıkabilecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel gören güzel düşünür Mustafa Bey. Yalnız şu yazdığınızı okuyunca hiç güzel düşünemiyor insan. Neden evliya zannıyla bazı insanların sözlerini muhkem görüyorsunuz? Mesela ben bu düşüncelere malik bir komutan olsaydım cephede hayatta savaşmazdım. Ne de olsa mübarek zatlar yenilgiyi bilmiş haber vermiş ne gerek var çarpışmaya!

      Bizler ümit isteriz milletçe. Bahsettiğiniz kışı ecdad yaşadı, artık bahar bizim!

      Sil
    2. Bizim temel aldığımız asıl gaybi haber blogun sağ kısmında duran hadistir. İslam büyüklerinin bu mealdeki keşifleri bundan sonra gelir.
      Blogda yazilan keşiflerin bir kısmında endişe verici kısımlar bulunmakta. Belki daha başka keşifler de var. Eldeki mevcut haberlere göre yorum yapmaya çalışıyoruz. Her zaman hata yapma ihtimali mevcuttur. Ecel-i muallak keşiflerin daha sonra pekçok sebep altında değişmesi ihtimali vardır. Bazen bir masumun hatırı kaderi degistirir. Ezeli kadere ise cok az kimse muttali olur. Herhalde o da bunu ifşa etmez.
      Bize gelince kıyamet koparken bile elimizdeki fidanı dikmekle mukellefiz. Yani asla ümitsizliğe yer yok. Biz Allah yolunda cihaf için savaşa çıkarız. Sonuç Allaha aittir. Zafer ya da mağlubiyeti O verir. Kaçmak, zayıf davranmak, teslimiyetçilik bizim işimiz olamaz.

      Sil
    3. Bizim temel aldığımız asıl gaybi haber blogun sağ kısmında duran hadistir. İslam büyüklerinin bu mealdeki keşifleri bundan sonra gelir.
      Blogda yazilan keşiflerin bir kısmında endişe verici kısımlar bulunmakta. Belki daha başka keşifler de var. Eldeki mevcut haberlere göre yorum yapmaya çalışıyoruz. Her zaman hata yapma ihtimali mevcuttur. Ecel-i muallak keşiflerin daha sonra pekçok sebep altında değişmesi ihtimali vardır. Bazen bir masumun hatırı kaderi degistirir. Ezeli kadere ise cok az kimse muttali olur. Herhalde o da bunu ifşa etmez.
      Bize gelince kıyamet koparken bile elimizdeki fidanı dikmekle mukellefiz. Yani asla ümitsizliğe yer yok. Biz Allah yolunda cihaf için savaşa çıkarız. Sonuç Allaha aittir. Zafer ya da mağlubiyeti O verir. Kaçmak, zayıf davranmak, teslimiyetçilik bizim işimiz olamaz.

      Sil
  3. Nazım Kıbrısiye ve diğer gaybi haberlere baktığımızda bu yorumlar arasında ciddi anlam boşlukları olduğunu görüyorum. Yani gerçeğin tam anlaşılması ancak olayın zuhurundan sonra mümkün olacaktır. Zira şu haliyle net sayılmazlar. Çoğu eski soğuk savaşın gözlüğü ile bakılarak nakledilmiş.
    Mesela kuzeyden gelen Rus ordusuna karşı güneyden gelen islam ordusundan bahsedilmiş. Bu ordu islam ülkelerinden toplanan bir ordu mu yoksa Amerikan destekli arap vs bir ordu mu? Şimdi arapların bir kısmının amerikan güdümündeki hali ortadadır. Bu ordu mu bizi ve islamı kurtaracak.
    Eğer Muhyiddini Arabiye göre Mehdi Mekkede zuhur edince işe önce yanaklarında sakal olmayan Vehhabileri temizlemekle işe başlayacak olursa o zaman bir mana ifade edecektir.
    Peşin yorumlar tam gerçeği ifade etmez.

    YanıtlaSil
  4. Biz müslümanlar enerjimizi dahile karşı menfi şekilde değil harice karşı kullanmalıyız. Enerjimizi harice karşı kullanırsak zafere ulaşırız. Eğer kendi yorum ve bakış farklarımız nedeniyle en doğru biz, onlar yanlış ve sapkın demeye başlarsak Allah bizden yardımı kaldırır.
    Bazen cemaat, tarikat ve grupların birbirlerine olan husumetlerine baktığımda içim daralıyor. Bunların bir kısmı ahmak (fayda yapıyorum diye zarar verenler) bir kısmı da haindirler (bilerek din ve devlet büyüklerimizi sapkın ilan edenler)
    Ahmaklara nasihat, hainlere te'dib lazımdır. Savaş halinde iken devlet büyüklerimize hainlik edenler, bu mücahidlerin elini zayıflatıyorlar. Daha iyisi gelinceye kadar iyileri başımız üstünde tutacağız. İyide kusur arıyan elindeki iyiyi de kaybeder.
    Madem Rabbimiz bir, Perygamberimiz bir, kelime-i şehadetimiz imanımız bir, Kur'anımız ve dinimiz bir.. Daha ne arıyoruz. Düşmana karşı birlik içinde olmak zorundayız.

    YanıtlaSil
  5. Fatih nurullah efendi bundan 14 ay kadar evvel rahmetli Seyh Nazimla bir zuhuratini anlatmisti bize.
    "Zuhuratta evladim bugun darbe olacak darbeyle vazifeniz baslayacak demisti Seyh nazim kendisine"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zuhurata gel!

      https://www.youtube.com/watch?v=FhdgApuAJYk

      "Hillary'li bir ABD ortadoğu idaresini Türkiye'ye teslim eder ve gider"

      Demek ki bu coğrafyadaki tüm bu sıkıntılar Hillarysizlikten!

      Sil
    2. Kesiflerde hatalar olabilir
      Lakin clintonun gorevi daha bitmedi asil yakinda baslar
      Zaniye clinton

      Sil
  6. Ihtilal olmadan once bir olay olacak
    Sonra akparti icinden kargasaya dusecek
    3 yada 5 aylik tertip irkci hukumet
    Beni asfer bunlardan sonra devreye girer.

    YanıtlaSil
  7. Yunan savaşı süfyanın çıkışından önce mı sonra mı çıkacak acaba

    YanıtlaSil
  8. Afrin harekâtı başladı. Allahu teala ordumuzu muzaffer eylesin. Yakında tanklarımız Kobaniye girecek. Bu bir gaybi istihbarattır. İnşAllah bu gaybi haber yakında Afrin operasyonunun başarılı olacağını gösteriyor.

    YanıtlaSil
  9. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nazım kıbrısi hz. mübarek bir zattı hakikat ehli değildi ne demek yalancı mıydı. yalancıysa vazifesi neydi???

      Sil
    2. Vazifesi neydi o vakit. Hakikat ehli değilse yalancılardan mıydı?

      Sil
    3. hakikat ehli olmayan bir seyh olarak kabul etsek daha dogru olur

      Sil
    4. Kıbrisi ehl-i hakikat değildir. Çünkü, başa gidelim. Cumhuriyet Türklerinin tamamına yakını ahir zaman fitnesinin kurbanıdır. İslam’ın bayraktarlığı ve kılıcı olma vasfına kaybettiler. Türkler hilafete bile sahip çıkamamışlardır. Değil mi? Ve hilafet gider Al-i Beyt mümessili ve varis-i Nebi Hz. Mehdi’ye geçer. Türkler o zaman dinin gerilemesi ile ahir zamanın Duhan denen derin gafletinin en çok onlar esiri olurlar. Öyle olmasaydı (yazamam kanunlar mani) İşte böyle bir zamanda yani derin gafletin esiri olan Türkler’in dinden istifade etme oranı ve kalitesi nicedir? Şöyle örnekleyelim. Yıl 1946. Fatih’te Cuma kılınacak. Bütün cemaat yarım saf, tekrar edeyim yarım saf. Şimdi gidip bakarsanız avlular bile dolup taşıyor. 1946’ya gelmek için ne oldu ki yarım saf iken, ne oldu da 2018’de yer bulunamıyor.

      Kur’anda bir çok yerde cenab-ı Allah, dinini izhar edeceğini (lüyuzhura) buyurur. Yani Hz. Pegyamber’in döneminden başlayarak dinini açığa çıkarır. Arada sırada milletler, cemiyetler dalalete düştüğünde de yani din bir nevi kaybolduğunda yine zuhur hadisesi yaşanır. Zuhur demek meydana çıkmak demek. Meydana çıkmak ani olmaz. Yavaş yavaş. Çünkü toplum dini aklını kaybettiğinden tekrar aklı yerine yavaş yavaş yerine getirilir. Tıpkı bir çocuğu asgari tahsili için 8, sonra 11 ve sonra 15 yıl olması gibi.

      İşte böyle bir zamanda (Aaa falan adam evliya imiş. Aman efendim ne büyük adam. Bu adam evliye her şeyi bilir. Hokus pokus der, keramet gösterir) sanılır. Duhan'ın yüzünden.

      Velayet 3 mertebedir. Tasavvuf evliyası 3. sınıf evliya olup bunlara küçük veli denir. İslam’daki makamları küçük mahalle veya köy muhtarlığı gibi mevzii, mahallidir. Kaymakam, vali varken muhtarın ne hükmü olur. Bu evliya ehl-i hakikat değildir. Ehli hakikat olmamalarının sebebi bunların terakkisi manevi olup akli ve ilmi delillere yer vermez önem vermez. Sıradan biri kalb ayağı ile yani sevgi ile dünyadan elini eteğini çeker Allah’a yönelir ve velayet elde edebilir. O velayette onun manevi terakkisini bir sonucudur. Ona aittir.Sena bana bir hüccet, dayanak noktası olmaz. Öyle olunca bu ismi geçen zatların hükmü hakikat noktasında hiçtir. Acaba bu insanların ne hizmeti olmuş. İslam’ın yayılması için ne gibi faydaları olmuş. Şu günahkar Necip Fazıl Kısakürek’in yaptığı toplumsal şuurlanmanın milyonda birini yapabilmişler mi? Hayır.

      Velayet-i kübra sahipleri yani birinci sınıf evliya öncelikle sahabeler, sonra asfiya, mücedditler, mezhep imamların hükümleri bizi bağlar. Onlar hem ilme, hem nakle, hem akla, hem kalbe bakar yani hepsinin ortak aklını güder. 20. Yüzyılda böyle biri var mı? Hilafet battığı gün hilafet kime geçerse o zat ile bir iki isim dışında kimse var mı? Kimse onlardan bir nakil yapmıyor. Ama sosyal medyanın "şu evliye şu Mehdi" hezeyanları gırla gidiyor. Aheste çek kürekleri Duhan (duman) dağılmasın. Öyle bir uykuya daldık ki, sabah olmasın.

      Sil
    5. Yeter ki hüsn-i zanda hata edelim.

      Sil
    6. Mustafa kardeş küçük-büyük-orta her nevi evliyanın va'z ve irşadları sözümün dışındadır. Çünkü o bilgeler onların değil Kur’an ve sünnettendir. Bu gibi hususlar konumuzun dışındadır. Amma ve lakin iş gaybi haberlere gelince şeriatın kıstasları devreye girer. Şu husus çok önemli. Haddini aşmamak kaydıyla gaybi tahminleri şahsi kanaat olarak ifade olabilir, Kur’an ve Hadislere dayandırmamak kaydiyle. İstersen Mektubat'tan okuyalım. Telbis-iltibas hadisesi var. Cibali Babaları unutmayalım. Ayrıca alem-i misalde gördüklerini ihata edemeyip, yanlış ifade ederler:

      “Sultan Mehmed Fatih’in zamanında hikâye edilen meşhur ve mânidar Cibali Baba kıssası nevinden olarak, bir kısım ehl-i velâyet, zâhiren muhakemeli ve âkıl görünürken, meczupturlar. Ve bir kısmı dahi, bazen sahvede (uyanık hali) ve daire-i akılda görünür, Bazen aklın ve muhakemenin haricinde bir hale girer. Şu kısımdan bir sınıfı, ehl-i iltibastır (hak ile batılı karıştıran kimseler), tefrik etmiyor. Sekir (kendinden geçme hali) halinde gördüğü bir meseleyi hâlet-i sahvede (kendinden geçme halinden sonra) tatbik eder, hata eder ve hata ettiğini bilmez. Meczupların bir kısmı ise, indallah mahfuzdur, dalâlete sülûk etmez (dalalete düşmez). Diğer bir kısmı ise mahfuz değiller; bid’at ve dalâlet fırkalarında bulunabilirler. Hattâ kâfirler içinde bulunabileceği ihtimal verilmiş.

      İşte, muvakkat veya daimî meczup olduklarından, mânen "mübarek mecnun" hükmünde oluyorlar. Ve mübarek ve serbest mecnun hükmünde oldukları için, mükellef değiller. Ve mükellef olmadıkları için muahaze (sorgulama) olunmuyorlar. Kendi velâyet-i meczubâneleri bâki kalmakla beraber, ehl-i dalâlete ve ehl-i bid’aya taraftar çıkarlar, mesleklerine bir derece revaç verip, bir kısım ehl-i imanı ve ehl-i hakkı, o mesleğe girmeye meş’ûmâne bir sebebiyet verirler.” (26. Mekup)
      Sonra her evliyanı gönrdüğü bizi bağlamamasının sırrı da şu:
      “ "Evliyâ, niçin usûl-ü imâniyede ittifak ettikleri halde, meşhudâtlarında (gördüklerinde), keşfiyâtlarında çok tehâlüf (birbirine zıtlık) ediyorlar? Şuhud derecesinde olan keşifleri bâzan hilâf-ı vâki’ (gerçeğe aykırı) ve muhâlif-i hak (hakka muhalif) çıkıyor. Hem, niçin ehl-i fikir ve nazar, her biri katî bürhan ile hak telâkkî ettikleri efkârlarında birbirine mütenâkız bir sûrette hakikati görüyorlar ve gösteriyorlar? Bir hakikat niçin çok renklere giriyor?"
      “çünkü, hakikatte hakiki kemâl-i etemm (tam mükemmellik)öyledir. İşte şu esrârın hikmeti şudur ki:
      İnsan, çendan bütün esmâya mazhar ve bütün kemâlâta müstaiddir; lâkin, iktidarı cüzî, ihtiyârı cüzî, istidadı muhtelif, arzuları mütefâvit (birbirinden farklı) olduğu halde, binler perdeler, berzahlar içinde hakikati taharrî eder (araştırır). Onun için, hakikatin keşfinde ve hakkın şuhudunda berzahlar ortaya düşüyor. Bâzılar berzahtan geçemiyorlar. Kabiliyetler başka başka oluyor. Bâzıların kabiliyeti bâzı erkân-ı imâniyenin inkişafına menşe’ olamıyor. Hem, esmânın cilvelerinin renkleri, mazhara göre tenevvü’ ediyor (çeşitleniyor), ayrı ayrı oluyor. Bâzı mazhar olan zât, bir ismin tam cilvesine medâr olamıyor (yardımcı olamıyor). Hem, külliyet ve cüz’iyet ve zılliyet ve asliyet itibâriyle, cilve-i esmâ, başka başka sûret alıyor. Bâzı istidad cüz’iyetten geçemiyor ve gölgeden çıkamıyor. Ve istidada göre, bâzan bir isim gàlip oluyor, yalnız kendi hükmünü icrâ ediyor, o istidadda onun hükmü hükümran oluyor.” (24 Söz)

      Bilmem anlatabildim mi? Ahir zaman hizmeti bambaşka bir hizmettir. Sahabe mesleğinin bir cilvesi olduğu gibi rahmet-i İlahiye’nin tecellisi ile Al-i Beyt mümessili ve varis-i Resullah’ın üzerinden yürüyeceği için ve de ferdiyet makam ve sırrına mazhariyet Mehdi ve cemaatine ve şahs-ı manevisine hüküm ve fetva onlara ait olur. Bu ehl-i hak hükmüdür.

      Hakiki ehl-i tarik 3. fasılda Mehdiyet'in içinde müttefik ve müttehiden yer alır.

      Sil
    7. Mehdiyet diye birsey yoktur Mehdi (aleyhirrahme) ve onun Isa (aleyhisselam)la yonetecegi dunya devleti vardir.

      Sil

    8. Büyük allame-i cihan Aksu Hazretleri buyurmuşlar ki “Mehdiyet diye bir şey yoktur.” Kendiler allame-i cihan olabilirler ama, dili yani lisanı ve kaidelerini oluşturma yetkileri yoktur. Çünkü dilin kuralları ayrı bir ihtisas alanı. Mehdiyet, Mehdi isminden türetilen bir isimdir. Mehdi hem isim, hem sıfat, hem de özel isim ve de bir ünvandır. Mehdiyet bir makamdır. Bugüne kadar 30 kadar Mehdi geldiği bilinir. Yani müceddit. Meslekleri bu. Bunların bir makamı olması gerekir değil mi? Örnek verelim. Halife var çünkü onun makamı Hilafettir. Nebilik var çünkü Nübüvvet makamı olduğu için. Resul var çünkü Risalet makamı olduğu için. Yani Bunun gibi ahir zamanda, dinin neredeyse silindiği ve dini cehaletin alabildiğine arttığı bir zamanda Cenab-ı Allah rahmetinin bir cilvesi olarak din-i İslam’ın takdir edilen zamana kadar yaşaması için geçmişteki 29 Mehdi gibi Hz. Peygamberin soyundan birine dini ihya vazifesi verilir. Bu vazife dünyevi değil. Dinidir dini. Kur’an hakikatleri ve sünnet üzeredir. O da bir inkılap ve devrimle olmaz. Zuhurla. Bir binayı temelinden başlayarak inşa etmek gibi. Veya yıkılmak üzere olan bir binayı restore etmek gibi. Bu vazife de Mehdi olacak zata melek-i ilham ile talim ve yönlendirme ile olur. Yani ilham ile o zat eğitilir ve vazifeye koşturulur. Yapacağı hizmet Hz. Peygambere ayna olması sebebiyle sünnet üzere olacak.

      Şimdi herkesin tam anlayamadığı bir şey var. Mehdi sayısı bakımından. Mehdi sayıları için 27-28-30 rakamı verilmiş. Bunlardan sonuncu ola zat Büyük Mehdi’dir. Diğerleri sadece Mehdi. Onlar dinin bir alanında bir veya birkaç hakikati talim ettiren ve zamanlarındaki fitne ve bid’alar ile mücadele eden kimselerdir. Aralarında İmam-ı Rabbani dahil Gazali, mezhep imamları vs. vardır. Bunların hepsi birer Mehdi’dir. Bana bir tane siyasi makama ve saltanata, orduya sahip birini gösterebilir misin? Ahir zaman Mehdisinin şu büyük özelliği var: O Büyük Mehdi, ashabtan sonra gelen Velayet-i Kübra sahibi bir zattır. Bütün imam-kutup-evliya-müceddidin önünde bir makamı var. Onun için Büyük Mehdi denmiştir. Hz. Hasan'ın (ra) yarıda kalan 6 aylık hilafetini idame ve tamamlayacak zattır.Ve en önemlisi Halifetullah olmasıdır. Dünyevi bir irade ile değil İlahi bir takdir sonucu vazife alıyor.

      Sen kendi kafana göre dünyevi olayların esiri olarak kurtuluşu siyasi bir makamda görebilirsin. Bu makam dünyevidir. İlahi kıstaslarla gelinmiyor. Yani tayin edici erk dünyevidir. Ve bu dünyevi makamlar mezar kapısında son bulur. Peki siyasetle ve dünyevi liderlikle insanları kanun ve polisiye tedbirlerle mi Allah’ın kulu yapacaksınız? Kafalarına vura vura mı? Siyaset zor kullanma makamıdır. Halbuki dinde ikrah yoktur. Yani zorlama yoktur. O zaman devreye Mehdiyet girer. Yani Ahir zaman Mehdisinin açtığı yol ve getirdiği hakikat esaslar dahilinde dini hizmet devrede olur. Buna şahs-ı manevi denir. Nakşibendi ortada yok ama Nakşilik var. Nakşilik yaşıyor. Nasıl? Müntesipleri bir şahsiyet oluşturmuş onunla. Sen önce Türkçe öğren. Mehdi ne Mehdiyet ne. Padişah ne Padişahlık ne. Cumhuriyet ne Cumhurreisi ne? Ö.ğ.r.e.n. Bu dil bilgisine de giriyor.

      Mesih ve Mehdi dinlerin esası olan Tevhidi cihana hakim kılacaklar. Bu din ile olur. Din siyasete ve askeriye dayanmaz. Özellikle medeni bir asırda. Yoksa Mehdi ve Mesih ordular kurup tank ve tüfekler, uçak ve füzelerle insanları katledip kan döküp dünyaya mı yönetecekler, yoksa Tevhid bayrağını hidayetle dalgalandırmak mı? O da Lailahe illallah ile ifade edilen Tevhidi akıl ve kalplere mutmain olarak konur. Unutma münafık zor karşısında mü’min görünün kafirdir. Sen Mehdi ve Mesih’e zorbalığı nasıl yakıştırırsın?

      Sil
    9. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    11. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    12. 1*Evvela şu çok iyi bilinmeli. Ehl-i tarike muhalif olduğum veya karşı çıktığım külliyen yanlış. Bunu böyle düşünen su-i zan etmiş olur. Benim hangi ifadem ehl-i tarik hangi kanadını veya hangi sınıfını üzmüş. Anlayamadım. Mesele şu gaybi haberler konusunda birileri haber veriyor. Ve bunlar evliya sayılıyor. Ve o zatların söylediği hilaf-ı hakikat. Ve benim sözünü ettiğim o kimseler aynı kaynaktan kitaptan bir takım bilgiler edinmişler. Ve bunların geçmişte gerçekleştiğini bilmeden istikbalde olacak gibi gösteriyorlar. Yoksa velayet hakkında bilir bilmez konuşmak palavrya girer bir, ikincisi insanı küfre bile götürebilir. Eleştirdiğim zatlar 20. Yüzyılda yaşamış bazı kimseler. Onlar da biliniyor.

      Bir hususa daha dikkat çekeceğim. Bazı milliyetçi kimseler dini rivayetleri kullanarak kendi görüşlerine istismarla kullanmak istiyorlar. Bir takım laik isimlere dini makamlar ihdas ediyorlar. Halbuki rivayetlerin çoğu dini. Kur’an ve hadis nokta-i nazarında değerlendirilmeli. Bakın bir rivayet ilk anında birkaç cümle. Bunları aktaranlar kendi tevillerini katarak veya bazı yer ve kişi isimlerini katarak o rivayeti hedefinden saptırıyor. Böylesi çok. İki cümlelik rivayet bir bakıyorsunuz 2 sayfa olmuş. Oysa aynı konuda Kur’an ve sağlam hadislerin verdiği ihbarlar çelişince gerçeği anlayabilmek ihtisas işi oluyor. Sosyal medya geliştiğinden beri bir Mehdi magazini almış başını gidiyor. Hiç kimse Deccalden bahsetmiyor. Deccalin hayat tarzını, fikirlerine alet olmuşlar, onun kuklası olmuşlar hiç farkında değiller. Ve kendilerini kurtaracak bir Mehdi’ye kaptırmışlar.

      Tasavvuf meselesine geyirsek. Madem Bediüzzaman’dan söz ettiniz. O şöyle diyor:
      "Velâyet bir hüccet-i risalettir; tarikat bir burhan-ı şeriattır. Çünkü risaletin tebliğ ettiği hakaik-i imaniyeyi, velâyet bir nevi şuhud-u kalbî ve zevk-i ruhanî ile aynelyakin derecesinde görür, tasdik eder. Onun tasdiki, risaletin hakkaniyetine kat'î bir hüccettir. Şeriat ders verdiği ahkâmın hakaikini, tarikat zevkiyle, keşfiyle ve ondan istifadesiyle ve istifazasıyla o ahkâm-ı şeriatın hak olduğuna ve haktan geldiğine bir burhan-ı bâhirdir. Evet, nasıl ki velâyet ve tarikat, risalet ve şeriatın hücceti ve delilidir; öyle de İslâmiyetin bir sırr-ı kemâli ve medar-ı envârı ve insaniyetin, İslâmiyet sırrıyla bir maden-i terakkiyâtı ve bir menba-ı tefeyyüzâtıdır."

      Bir küçük not daha:
      “Keramet, mu’cize gibi Cenab-ı Hakkın fiilidir, hediyesidir, ihsanıdır ve ikramıdır; beşerin fiili değildir. O keramete mazhar olan zat ise bazen biliyor, bazen bilmiyor, vukuundan sonra bilir.”

      Sonra ehl-i tarik Kur’an kaynaklı olduğunu Bediüzzaman 25. Söz’de Kur’an tarifini yaparken iki kere zikreder:
      “Hem, bütün evliyâ ve sıddîkîn ve ürefâ ve muhakkikînin muhtelif meşreplerine ve ayrı ayrı mesleklerine, herbirindeki meşrebin mezâkına lâyık ve o meşrebi tenvir edecek ve herbir mesleğin mesâkına muvâfık ve onu tasvir edecek birer risâle ibraz eden mukaddes bir kütüphâne hükmünde bir kitâb-ı semâvîdir.”
      “Kur’ân, asırları muhtelif bütün enbiyânın kütüblerini ve meşrebleri muhtelif bütün evliyânın risâlelerini ve meslekleri muhtelif bütün asfiyânın eserlerini icmâlen tazammun eden”

      Sil
    13. 2* Ancak, nasıl ki Kur’an’an 40 ayrı sosyal sınıfa hitap eder ve hakikatlerini gösterir, bunun gibi evliyanın hakikatlere vukufiyeti ve meşhudatı sınıf sınıftır. Evliya-yı suğra ayrı kapsamda görür, evliya-yı vusta daha başka görür, evliya-yı kübra ise bambaşka görür. Bir de ruhani veya manevi süluk esnasında kişi bazı makamlara mazhar olur veya ulaşır. Bu onun o makama yüceldiği manasına gelmez. Gelmeyince de o makama sahip oldum diye bir düşünce veya zehaba kapılamaz. O makamın icabatı ile hüküm veremez.Yani bir teğmenin nöbetçi subayı iken nöbetinde komutanın makamına girip oturması onu kumandan yapmaz. Bazıları böyle manevi makamlara uğradığında gördüğünü kendi ile ilgilendirirse hata eder.Ve o zaman kibir ve gurura kapılacağından sükut eder.

      Ayrıca Bediüzzaman’ın hakikati ulaşmadaki sınıflamaları izah ederken, ayın güneşi görüp ışığını yansıtması geniş şumullu, bir çiçeğin güneş ışığı alıp bir tek rengi yansıtması ise dar kapsamda olur. Ay güneşin tamamına mazhar ve müşahittir. Çiçekler ise ışığın bir rengine. Bir de aynaların veya nehirler ve denizlerde su damlacıklarının güneşi yansıtması daha başka. Hatta aynaya baktığınız zaman neredeyse güneşin tamamını yansıtır ama aynadaki o güneş hakiki güneş değildir.

      İşte manevi alemde görüleni herkes seviyesine göre görür ama onu değerlendirmede ihtilaf eder. Kimi kırmızı rengi görür, kimi sarı rengi görür. Gördüğünü tek hakikat sanır ama değildir. Çünkü o hakikat güneşinin sadece bir renginden ibaret. Oysa ışık 7 renkten oluşur. Bu inceliği anlamayan kendini evliya veya şeyh sanıp okuduğunu sehven anlayıp başka bir şeyle telbis ederse bilgi doğru iken değerlendirmesi yanlış ve eksik yapılmış olur. Ben bunu kast ettim.

      Konumuz din ve diyanet olursa birini övmek başka, bir siyasinin bir hizmetini görüp alkışlamak başkadır. Yani değerlendirmede nitelik farkı vardır. Biri manevi, biri dünyevi. Nasıl ki manevi bir değer dünyevi ölçülere indirgenemezse, dünyevi bir değere manevi değer izafe edemezsiniz. Velev ki şeriata münasip olsun. Ama ona hizmet ettiğini söyleyebilirsiniz. Demirel bir dönem hem de en kritik bir dönemde görev yapmış bazı başarılara imza atmıştır. Bunlar siyasidir. Ama siyaseti dine alet ederek yaptığı işler de vardır. Bir hadiste Cenab-ı Allah’ın günahkar bir Müslümanın hizmetiyle dini kuvvetlendireceği belirtilir. Burada övgü günahkara değil, yaptığı hizmetedir. Tansu Hanım Türkiye’de çok sayıda belki milyon erkeğe denk yiğitlik gösteren bir kadındır. O kadın erkekler cesaret gösterip doğruyu söylemezken, o cuntalara erkekçe direnerek karşı koymuştur. O kadın üniversitede hoca iken başı örtülü öğrencileri derslere sokulmazken o dersine alan ender hocalardan biri idi. Unutulmasın bu kadın Refahyol’un bir ortağı idi. Ve o zaman ekilen tohum bugünkü iktidarı yeşertti. Yani oluşmasına katkıda bulunmuştur. Siz gökten bir minbere inen huriye ile ilgili rüyayı bilir misin? Ve ne dediğini. Ve onun 6 yıl sonradan başlayarak gerçekleştiğini. Bunar vesiledir, aracıdır. Bugün Erdoğan da çök ilginç hizmetlere imza atıyor. Şimdi bana bunları saydırmayın. Ve o adam bir şeye aday olmak üzere. Nasıl oluyor bu?

      Sil
    14. 3*Bir husus daha. Ehl-i tarik ile ilgili Cin Suresi’nin “Eğer insanlar ve cinler tarikat üzere doğru yolda gitselerdi, Biz onları bol bol yağmurla rızıklandırırdık.” Mealindeki 16. ayeti ehl-i tarike ve manevi hayatına ve süresine bakar. 17. Ayeti de aktif manevi hayatın ve velayetin 1247 yıl üzere kuvvetli devam edeceğine ebcedi olarak işaret eder. 1247’den sonra manevi hayat zayıflar. Ve Türkler’de bir sapma görülür. O bölüme girmiyeyim. Ama manevi hayatın yeniden dirilmesi ve fütühatı Mehdiyetin dini ihyası ile olur. Ve son 80 küsur senelik yeni bir manevi dönemde, maddi ve manevi fütuhat çoğalacaktır. Bunun başlama tarihi yani Mehdiyet’in bu dönemi 1439’da yani içinde bulunduğumuz yılda başlayacağına dair ebcedi işaret var. Buna paralel ehl-i tarki de nasibini alır. Zaten 16. Ayetin verdiği ebcedi işaret ile ehl-i tarikin hizmet süresi Mehdiyetin yeniden gizleneceği tarihe kadar birlikte devam edeceği anlaşılıyor.

      Durum bu halde iken H1247 sonrası ehl-i tarikte özellikle Türkler arasında zaafa uğrar demiştik. Ve 1343’ten sonra adeta kaybolur. Ne zamana kadar? 1952, 1980, 2002, 2007. Bu tarihler zuhurun ve tecdidin Mehdiyetin şemsiyesi altında olacağına işaret var. İşte manevi çöküşün başladığı tarihler deccaliyetin huruç tarihlerine paralel gelişir. Ve tarikat yasaklanır. Tecdide bir örnek isterseniz. Cübbeli’nin alçakça FETÖ kumpasına rağmen minik bir örnek teşkil ettiği görülmektedir. Aslanlar gibi çalışıyor. Ama bazıları ise çakma ehl-i tarik. Adam oturmuş irşad ve tebliğ yapacağına siyasi ahkam kesiyor. Şimdi Abdülhamid’in şeyhine gelelim.

      Osmanlı’nın son önemli mutasvvuflarını tanımıyorsunuz. Şimdi Abdülhamid’in bağlı olduğu kutub kimdi? Nakşi silsilesinin 32. Kolunun kutbu Selaheddin-i Mevlana Seracdedin Hazretleri. O 24 Temmuz 1908 ilan-ı Hürriyet olayından sonra Osmanlının üzerinden sıkıntının kalkması için 40 gün uzlette yalvarır. Bu karanlık dağılmayınca bu kez 120 gün daha dua eder. Rivayete göre Sultan Abdülhamid’e “Padişahım gelen hareketin içinde Deccal vardı. Benim gücüm onu önlemeye yetmedi” demesi bundandır. O zat bir Nakşi kutbu. Hadiseyi çözüyor. Ve onun manevi gücü Deccal engel olamıyor. O Mehdi’nin payına düşüyor. Ayrıca deccal o zaman genç bir subay, ikincisi hareket ordusu Deccalin 1343’ten beri ileri karakollarını oluşturan dinsiz komitelerin mensupları idiler. Onlara gücü yetmiyor. Bunu ben uydurmadım. Tarih böyle yazıyor. Hatta Abdülhamid’in isyancılara ateş açılması için emir vermemesinin bir sebebinin de tasavvufi anlayışa hakim olan şefkat hissidir. Bir başka iddiaya göre deccal gibi kan dökücü olmamak için. Şimdi tam çözemedim. Yalnız çok daha sonra Abdülhamid’in Deccali teşhis eder ve onu ziyarete geldiğinde “Bizden ne istemeye geldin gene” dediğine dair bazı bilgiler var. Ama teyide muhtaç.

      Sil
    15. 4*Bediüzzaman her meslek ve meşrebin kendini hak olduğunu ve en güzel olduğuna inanmasının bir mahzuru olmadığını söyler. Ama yalnız ben hakkım, ben tek doğruyum denmesine muhalif oluyor red ediyor: “Sen mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit, “Mesleğim haktır veya daha güzeldir” demeye hakkın var. Fakat “Yalnız hak benim mesleğimdir” demeye hakkın yoktur. (Rıza gözü, ayıplara karşı kördür. Kem göz ise çirkinlikleri gösterir.) sırrınca, insafsız nazarın ve düşkün fikrin hakem olamaz, başkasının mesleğini butlan ile mahkûm edemez."(Mektubat)
      Ayrıca (İttifak hüdâdadır, hevada ve hevesde değil)

      Yazının sonundaki nakillerini gelince. Mehdi Kur’an ve iman hakikatlerine dayalı bir hizmeti olacak. Kur’an’ın o tarihe kadar hiç açıklanmamış hakikatlerini açıklayarak dini tamamlayacak. Hz. Peygamber Mehdi’nin bürhan ile Deccali mağlup edeceğini ima eder. Bürhan nedir bilir misiniz? Delil, hüccet, isbat vasıtası. Red ve inkar için itiraz kabul edilmeyecek sürutte isbat-ı hakikat eden sağlam hüccet. Bu da ancak Vehbi ilimle gelen iman hakikatlerini ile mümkün olur.

      Ahir zamanla ilgili bütün ayetler, hadisler, Firavun ve Tağutlara işaret eden ayetler her asra baktığı gibi 14. Hicri asırdaki hizmetin safhalarına işari olarak bakar. Bunları tevil etmek ise müteşabih olduklarından ancak rasih ilim sahiplerince açıklanır

      Mehdi Hakim ve Rahim ismine mazhar. Öyle olduğu için onun hizmeti sırasında zulüm ve kan dökmek yoktur.

      Sil
  10. Benim soruma tahmin yok mu önce süfyan mı yunan savaşı mı çıkacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yunan Savaşı olalı ve Süfyan gelip gideli yıllar oluyor. Süfyan yani küçük deccalin küçük sıfatına bakmayın, o insanlık tarihin en büyük fitnesidir. Hz. Adem'den kıyamete kadar. Niçin bilir misin? Çünkü o önce dini yani Şeriat-ı Muhammediyi ve şeairi-i Ahmediye’yi tahrip eder, sonra da büyük deccalin yaydığı dinsizliğine zemin hazırlayarak dinsizliğin aramızda yayılmasına sebep olur.

      Onun en büyük özelliği aldatan biri olmasıdır. Aldatanı bilmek için nur-u iman ve Kur’an sahibi olma lazım. Sonra da onun icraatlarından ve ideolojisinden uzak durmak. Yoksa girdabına kapılırsan cehennemin adayı olunur.

      İstanbul ikinci defa feth edilirken yani 1923 yılı 6 Ekim günü İngilizlerin silah atmadan çekilirken Müslümanların eline geçeceği sırada bir haber gelirmiş. “Yetişin deccal çıktı.” O deccal İslam deccali olan Süfyan’dır. Çünkü büyük deccal ondan 7 yıl önce 1917’de huruç etmiştir.

      Şimdi “deccal Yahudi’dir” diye buyurur Hz. Peygamber. Demek ki Yahudi menşeli biri Süfyan olur. Yani Tür veya Müsülman bilinirken aslında o bir Yahudi asıllı. Bizde kimliği saklı Yahudiler (Sabataycılar) nerelidir. Selanik. Peki 31 Mart Hareket Ordusu’nun subaylarının çoğu Selanikli ve mason olduğunu bilir misin? Abdülhamid’in şeyhi onu keşfetmiş Ve mektup yazıp demiş ki: ”Sultanım onların içinde deccal vardı. Mani olamadım” Yani Deccal 31 Mart Vak‘asında hayatta idi. Bu tarihi gerçeğe göre Süfyan falan artık gelmez. Çünkü gelen biri bir daha gelemez. Bu adetullaha aykırıdır. Hortlayamaz da.

      Bu çok ünlü bir sözdür: Ahir zamanın eşhası hikmet-i ibhama ve sırrı-ı teklife tabidir. Yani ahir zaman çıkacak Mehdi-Mesih-Küçük Deccal-Büyük Deccal’i herkes tanıyamayacakk. Çünkü hikmet yani sebebi var. Sonra insanın imtihan dünyasında olması. Bunlara aşmak için sıkı bir mü’min olmak lazım. Bunu yalnız biz değil koçak koca tasavvuf evliyasının çoğu bunu keşfedememiş. Mehdi ve süfyan beklerler. Biraz saksıyı çalıştırmak lazım.

      Sil
    2. Sufyan öldu geldi gitti dogru
      Lakin sufyani henuz Şam topraklarini ele gecirmedi ve daha gebermesine var rolünü oynadiktan sonra

      Sil
  11. Süfyan dan önce büyük deprem.Depremden sonra yunan savaşı akabinde Süfyan ın çıkacağını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  12. Benim kanaatime göre aferin harekatı kısa vadede tc için zarar orta vadede islam ümmeti için fayda sağlar.

    YanıtlaSil
  13. kısa vadedede uzun vadedende kar sağlar
    1inci savaşdan sonra çıktığımız yerlere silahımızla dönüyoruz
    bosna
    kıbrıs
    somali
    sudan
    katar
    kafkaslar
    ayrıca çarpışmalardan elde edilecek tecrübe
    ve bu tecrübeye uygun silah üretimi parayla ölcülmez

    YanıtlaSil
  14. ABDURRAHMAN BEY KARDESIM EBLIYALARI BAYA KUCULTMUSSUN ONLAR ALLAH CC HZ IZNI OLMADAN HICBIR IS YAPMAZLAR SIZE YSKISTIRAMADIM.BEDIUZZAMAN HZ HER IKI DECCALI MANEVI ALEMDE GORDUM DIYOR BIRININ BIR GOZU KOR OBURUNUN BIR GOZU DIGER GOZUNE GORE AZ GORUYOR DIYOR AYRICA BIR GOZUNDE IPIRIZMA VAR DIYOR BUNA GORE HER IKI DECCAL DAHIS KUCUGU GELDI GORRBINI YAPTI GITTI BUYUL OLANI ISE AHIRZAMANDA ISA ALEYHISDELAM ZAMANINDA CIKACAK BUTUN DUNYAYI KIRK GUNDE DOLASACAK DIYE HADISI SERIF VAR KARDESIM BUYUK DECCAL SAHISTIR YAHUDILERIN BASINA GECECEK ISLAMA MUSLUMANLARA SALDIRACAK

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1*Bizim evliyayı falan küçülttüğümüz yok. Evliyanın yolu ferdi bir manevi terakki yoludur. Uzun ve zahmetli bir yolla Allah’a yakın olmayı amaçlar. Ehli tarikin belki yüzbinde biri veya milyonda biri bu zorlu imtihan ve aşamayı geçerek velayet makamına erişir. Böyle az sayıda muvaffak olmasının sebebi ise, dünyevi olaylar veya şahsi makamlara merak sarmalarıdır. Burada bir husus daha var. Evliya olmak her şeye her bilgiye sahip olmak anlamına gelmiyor. Öyle olduğu için alem-i misalde gördüklerini dünyevi dille açıklarken evliyalar ihtilafa düşüyor. Niçin? Çünkü kabiliyet ve istidat farklılığı sebep oluyor. Bunu izaha çalıştım.

      Bakın Deccallerin kimliği teşhis noktasında bırakın evliyayı ehl-i ilimden kaç kişi gösterebilirsiniz? 5. Şua’nın sırrına erenler hariç. Ahir zaman çok vartalı ve tehlikeli bir zamandır. Bütün enbiya ve mürselin, evliya ve asfiya bu fitneden Allah’a sığınmışlardır. Hal böyle iken bu netameli zamanda Kur'an ve iman hakikatlerini anlamak ayrı bir meziyet ister.

      Deccallerin büyük ve küçük sıfatı almalarının sebebi iyi bilinmeli. Büyük Deccal Hıristiyan aleminde ortaya çıkarak geniş bir coğrafyayı hakimiyeti altına almasına kinaye olarak büyük sıfatı verilmiş. Küçük Deccal olan Süyfan ise dar ve küçük bir coğrafyada etkili olması dolayısiyle. Coğrafyası küçük olduğu için bu sıfatı almıştır.

      Şimdi her iki deccal ile Mehdi ve Mesih çağdaştır. Büyük Deccal’in huruç tarihi 1917, İslam Deccali’nin 1924, Mehdi’nin zuhuru H1343-44, Mesih’in nüzulü ise 20 yıl sonra. Şimdi gözden kaçan bir husus 1900-1950 dinsizliğin en etkili ve yaygın olduğu zamandır. Bu süreçte İslam Dünyası işgale uğrar, dini tahribat olur, hilafetin batışı ile İslam Birliği dağılır. Aynı zaman zarfında Avrupa ve Asya’nın büyük bölümünde dinsizliğin mümessili komünizm hakim olur. Bu süreçte Rusya’da 80 bin kilise, 24 bin cami yıkılır. 25 milyon Müslüman şehit edilir. Siz o zamanı bilir misiniz? Bu yetmedi 2. Cihan Harbi sonrası komünizm Avrupa’nın göbeğine kadar gelir. O savaşta ölen insan sayısı 50 milyon.

      Peki hem İslam hem Hıristiyan aleminde dinin dirilme emaraleri gösterdiği süreç ne zaman başlar? 1950. İslam dünyası ne zaman istiklaline kavuşmaya başlar çoğunlukla 1955 civarı. Hem de tek kurşun atmadan. Kim sağladı onu? Ve Türkiye’de dinin ihyası? 1950 sonrası değil mi? Hatta Türkiye’yi dar-ül küfür olmaktan ne çıkardı?

      İşte bütün bu olaylarda Deccaliyete karşı Mehdiyet ve Mesihiyet mücadele etti.

      Sil
    2. 2* İkinci Cihan Harbi sonrası kızıl yani komünist tehlikenin yayılma istidadı göstermesi üzerine asker kökenli ABD Başkanı Eisenhower’i 1957’de doktrinini açıkladı:“Ortadoğu ülkelerine askeri, ekonomik yardımlar sağlamak, yardım edilen dost ülkelere komünist bloktan bir saldırı gelmesi halinde silahlı kuvvetleri devreye sokmak.” Eisenhower’i İslam dünyasının istiklali için kim yönlendirdi? Eisenhower’e “Avrupa’nın en güçlü ve kahraman askeri Türk askeri” ne dedirtti? Yeşil Kuşak projesini niçin destekledi. Ki o proje Menderes’in 1955’teki ittihad-ı İslam projesi idi. Peki Mesihin dini hizmetin ilk emaresi nedir? 1962 Vatikan Konseyi kararları değil mi? Ve ondan daha muhteşemi Avrupa Kardinaller Birliği’nin 1984 kararı. O karardan 5 yıl sona komünizm birkaç gün içinde çöküp gitti? Siz mi yaptınız, yoksa başkası mı? Nasıl oldu? O zamanı Hz. Peygamber “Mesihi gören deccal tuzun suda erimesi gibi erir” diyerek çabucak dağılacağını haber vermiş. Acaba bunda kimin rolü var?

      Mehdiyet nasıl ki fasıl fasıl terakki ederse, nüzül-u Mesih de öyledir. Mehdi’nin zuhuruna paralel nüzul olur. Peki Mehdiye tabiiyet ne zaman? Hz. Peygamber “sabah namazında” buyurmuş. Sabah namazı ile Hz. Peygamber neye işaret eder? Fecri sadıka. O hadisi bugüne kadar çözen tek isim Bediüzzaman’dır. Yani Ayasofya puthane olmaktan çıktıktan sonra Tevhid’de Mesih veya Mesihiyet Mehdi yani Mehdiyete tabi olur. Burada gözden kaçan husus Küçük Deccal’in (rejiminin) Büyük Deccal’e göre daha uzun ömürlü olmasıdır. Büyük Deccal‘in 70 yılda pili biter. Süfyan’ın ise 90 yıl veya bir asır sonra. Deccal küçük ama tahribatı beşer tarihini en büyük dini yıkımıdır. Tevhidin Hırsitiyan dininde zirveye geleceği tarih ne zamandı? 1456.

      Şimdi çok kimsenin gözünden kaçan Deccalle ilgili bir kaç tabir-deyim var.

      İspirtizma-Teshirci (büyüleyen) manyetizma- Deccalin bir gözü kör-ötekinin (yani Süyfan’ın) bir gözü öteki gözüne göre kör hükmünde.

      Bunlar müteşabih yani perdeli işaretlerdir. Manevi gözü kör olanların maddeci gözle dünyaya bakmaları ve tahribat yapmalarını ifade etmek istiyor. İslam Deccali’nin ise gözünün bir nevi hipnozla karşısındakini tesiri altına alabilecek yeteneğini haber vermek istiyor. Manevi alemde onun bu hususiyetini gördüğü gibi onunla karşı karşıya geldiğinde de gördü. Gözü insanı hipnoz ediyor adeta. Rivayetlerin manası budur.

      Adam Allah ve İsa’ya (as) inanıyor, ama sonra komünist oluyor. Adam Müslüman ama Süfyan’ın dünyevi şaşasına aldanıp dinden çıkıyor. Nasıl? Ne gibi bir cazibe çekicilik var? İşte o dünyevi göz ve şeytani gözle ne kast ediliyor. Öyle söylemler oluyor ki dünyevi açıdan aç olanlar ona tabi oluyor. Ve dini imtihanı kaybediyor. Şahsi ve ferdi değer ve teşebbüs öldürülürken kuru bir işçi sınıfı, emekçi sınıfı sloganı ile insanlar peşlerine takılıp tek parti, tek komite hakimiyetine yol açılıyor. Nerede? Geri kalmış ve cahil milletlerde. Bunun için ilk hedef dindir. Yani manevi ve dini değerlerin yerine batıl ve içi kof kavram ve sloganlar alıyor.

      Mesele budur. Mesih ve Mehdi ise Kur'an ve iman ve Tevhid inancı ile bu belaya def eder. Siyasi ve askeri güç ile değil.

      Sil
  15. Bugünden düne dünden Afrin'e tevafukla ne gibi işaretler var? Bakalım.
    1*Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrin harekatı konusunda art arda çok önemli noktalara değindi. Hiç bilinmeyenleri de veya az bilinen sırvari “şey”leri kamuoyuna açıkladı. Önce çok az bilinen bir gerçek:
    “Obama döneminde bizim bir de zeytinlik harekatı var. Obama orada bizi aldattı. O harekat Münbiç'i teröristlerden temizleme harekatıydı. Sözünde durmadı. Biz üzerimize düşeni yaptık ama onlar yapmadılar. (Biz buradaki teröristleri Fırat'ın doğusuna süreceğiz) dediler. … Sözlerinde durmadılar, hesap başkaydı. Orada yeniden bir terör devleti oluşturmanın hesabıydı. Adını Kürt Devlet koyuyorlardı. Burada Kürt yok ki. Yüzde 95 Arap var. Oraya terör örgütünün mensuplarını yığıyorsun. Aynısını Kobani'de yaptılar, orada Ayn el Arap'dı. Aynı şekilde teröristleri yığdınız.) 24.Ocak.

    Bir gün önce ise daha ilginç bir açıklamaya yaptı Afrin konusunda ABD’nin ikna edilemediğini belirterek şöyle dedi:
    “Biz kendilerine dedik ki; siz DEAŞ terör örgütüyle mücadeleyi niçin bir terör örgütüyle yapıyorsunuz? Niçin PYD, YPG gibi, PKK gibi terör örgütüyle yapıyorsunuz. Gelin bunu stratejik ortağınız olan Türkiye’yle beraber yapın, beraber yapalım, biz buna varız. Onları bir kenara koyalım, terörü güçlendirmeyelim. Dediler ki; bizim generallerimiz bize Türkiye’nin bu işe tahsis ettiği ekip veya ordu yeterli değil. Dedim, bakın yanlış söylüyorsunuz, sizin generalleriniz size yanlış söylüyor. Bunları ikili görüşmede de, heyetler arası görüşmede de Sayın Trump’a söyledim, fakat dinlemediler. Siz bilirsiniz dedik, siz yolunuza, biz yolumuza……”

    Erdoğan verdiği bilgiye göre ABD terör örgütüne bugüne kadar 5 bin tır ve 2 bin uçak dolusu silah ve mühimmat yolladı. Ayrıca bölgede 20 ABD üssü bulunuyor.

    Bu iki konuşmadan ne anladınız? Obama’nın ani politika değişikliğinin sebebi ne? İp ucunu sonraki Başkan Trump veriyor: “Bizim generallerimiz bize Türkiye’nin bu işe tahsis ettiği ekip veya ordu yeterli değil” İyi de, hani NATO’nun en güçlü ikinci ordusu idik. Yoksa bu kanaati oluşturan bir başka ABD komplo veya hinliği mi var. Mesela? Mesela Kıbrıs Harekatını bahane ederek 1975’ten beri Türkiye’ye silah ve teçhizat ambargosu kondu. Uçakların yedek parçaları bile verilmedi. 10 yıl sonra askerimiz büyük bir silah ve teçhizat sıkıntısına düştü. O yıllarda başlayan dış kaynaklı PKK terörü ile mücadele Mehmetçik silah açısından yetersiz kalıyordu. Ve İsrail’in silahına muhtaç hale geliniyordu. Öyle ki 1990’larda Başbakan olan Erbakan bir Fransız gazetesine verdiği beyanatta: “ABD’den silah istedik. Washington bize Tel-Aviv’i adres gösterdi” dedi. Asker de kimseye danışmadan gitti silah almak için stratejik işbirliği anlaşması rüşveti verip onlara teslim olduk.

    2000’e gelindiğinde silah sıkıntısı had safhaya ulaştı. Acaba askeri kanat Trump’a Türkiye’nin askeri bir işe yaramaz demesini bu bilgilere dayanarak mı verdi? O zaman ABD’nin komplosu var değil mi? Veya 2000 sonrası milli silah ve teçhizat üretiminde gelinen noktayı bilmiyorlar mıydılar? Ve de Trump’u aldatıyorlar mıydı? Niçin? İsrail’in güvenliği için kurulan tezgahı saklamak içi.

    YanıtlaSil
  16. 2* Yani ABD generalleri açkıca İsrail’in Yinon Planı gereğince 4 ülkeden koparılacak topraklarda Kürt devleti kurma planı için Kürt militanları silahlandırarak şimdiden terör ordusu kurmanın peşinde mi? Çünkü CENTOM’un yani ABD Merkez Komutanlığı’nın başındaki Josep Votel, Trump’un DAEŞ ile mücadele temsilcisi Brett McGurk ile baş başa verip Büyük Kürdistan planını uygulamaya mı koydular? Bütün belirtiler buna işaret ediyor. Ve terör ordusunu Suriye’de İran güçlerine karşı kullanma niyeti mi var?. Garip bir durum. Bölgedeki planı için İsrail ABD’yi, ABD terör örgütünü vekil olarak kullanıyor. Öyle ki kurulacak terör ordusu ile doğudan İran’ın Suriye’ye girmesi önlenecek kuzeyden Türkiye’nin ve Suriye üçe bölünecek. Çok denklemli bir komplo.

    Ve Türkiye bütün bunlara rağmen aniden Afrin’e girdi. Girmesine girdi ama, bir de ne görelim ABD’li generallerin işe yaramaz dediği asker, milli harp sanayinin ürünleri ile yerden ve gökten vurduğunu deviriyor. O zaman ya generaller yanıldı ya da Kürt Devleti Planı komplosu geçerli. Çünkü Pentagon yıllardır Büyük İsrail’in hayalinin inşasına çalışıyor.

    Askerin cuntacı, darbeci, Kemalist kanadı yıllar sonra bu oyun karşısında uyanmış görünüyor.Nihayet gerçeği görmeye başladılar. Ne zaman? ABD Merkez Komutanı Votel’in FETÖ askerinin 15 Temmuz darbe girişimi ile. Ve daha önce ABD ve İsrail’in emriyle FETÖ’nün askere uyguladığı kumpastan gözleri zaten biraz açılmıştı. Asker baktı ki papuç pahalı, doğru olan milli birlik için sivillerle işbirliğine gitti. Aslında bu işbirliği 2004 sonrası askeri yatırımlara Ak Parti’nin verdiği önem ve hızla artan yerli harp sanayi yatırımları cesaret verdi. Bu arada 1990’lardan başlayarak askeri uzmanların hazırlıkları ve planlamaları göz ardı edilmemeli. Arap Baharı sonrası ABD’nin ve ortağı İsrail’in Suriye’de DAEŞ’i kurgulayıp bölgeyi kaosa sürükleyerek müdahale niyetleri Türkiye’nin istiklali için milli birliği farz kıldı. 15 Temmuz da bunun zirve noktası oldu.

    Darbe girişimi ertesi Fırat Harekatı düzenlenerek fevkalade bir başarı gösterildi. O operasyon öncesi gerçekleşmeyen Münbiç için yapılması tasarlanan operasyonun Zeytinlik adı verildiğini yeni öğreniyoruz. Derken bu kez Afrin’e düzenlenen operasyona Zeytin Dalı adı kondu. Yani Kur’an’da mübarek kılınan bir bitkinin askeri operasyon ad olması ne manaya gelir diye merak ettim? Biraz tevafuk karıştırayım dedim. Çünkü her ayetin mana mertebelerinde her asra bakan bir yüzü vardı. Önce hatırlatırım Erdoğan’ın tevafuk rakamı 14 idi. Bunu bu sitede 23 mayıs 2017 günü uzun uzun anlattım. Erdoğan’ın tevafuk rakamı 1414 Hicri’de başladı ve adım adım onu politik hayatı boyunca izledi. Bu kez zeytin işinde de çıktı. Nasıl mı? Bakalım.

    YanıtlaSil
  17. 3*Zeytin kelimesi Kur’an’da kaç ayette geçiyordu? Altı. 3 ayet 6/99, 6/14, 6/11’de zeytinin nimet olarak insanoğlu için yaratılışını nazara verir. Ve ibret alınmasını ister. Biz sabah akşam Mehdi avcılığı ile uğraşırken Mehdiyetin en önemli hususlarından birinin Allah’ın nimetleri üzerinde tefekkür ve şükrü unuturuz. Ayette gökten su indirilerek, bahçeler meydana getirildiğive meyvaları hatırlatılır. Ve tabi şükür ve tefekkürle ibret almamız istenir.

    Bu nimetin bugünkü hayatı akışımıza ne gibi bir yansıma ve işareti var? Hatta diyebilirim ki, ahir zaman hizmetinde neye işaret ediyor. Nurunu tarif ederken bile Cenab-ı Allah zeytin kelimesini kullanması dikkate ve düşünmeye değer.

    İşte bu hakikatin ışığında Allah’ın Nuru’nun tarif edildiği 24. Surenin 35 ayeti zeytin karşımıza çıkar. Bana bak der:
    “Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun misali, lâmbanın ortasındaki yuvaya benzer ki, onda bir kandil vardır. Kandil de bir fânus içindedir. Fânus ise inci gibi parlayan bir yıldıza benzer. Ne doğuya ve ne batıya mensub olmayan mübârek bir zeytin ağacı(nın yağı)ndan tutuşturulur ki, o yakıtın, ateş değmeden aydınlatacak bir hali vardır. İşte nur üstüne nur...” Allah dilediği kimseyi nuruna kavuşturur. İnsanlara da böyle misaller verir. Çünkü Allah herşeyi hakkıyla bilir.”

    Bediüzzaman bu ayetin Risale-i Nur’a da işareti olduğunu belirtir ve mana-yı işareti ile ispatlar. Peki bunun günümüzle ve de Erdoğan’la ilgisi ne? Erdoğan bu ülkede FETÖ’nün Risale-i Nur sadeleştirme ile tahrifine önleyecek düzenlemeye imza atarken, Bediüzzaman’ın vasiyeti olan Diyanet’in Risale-i Nur’u basması iznini bir yıllık çalışmadan sonra verir. Ve hatırlatırım o izin niyetinden sonra art arda gelen bütün komplolar bu ayetin yüzü hürmetine def edilir.

    Şimdi tevafuk tüneline girelim. 24. Sure Nur’un 35 ayeti bu. 2+4+3+5 = 14. Peki 14. Surenin 35 ayeti ne idi: “Hani vaktiyle İbrahim 'Yâ Rabbi,' demişti, 'bu beldeyi güvenli bir belde yap; beni ve evlâtlarımı putlara tapmaktan uzak tut”.

    Bu ayet ise Hz. Peygamber, Hz Ali ve Bediüzzaman’ın 13 tevafukunu gösterir. 1+4+3+5 = 13. Ama Zeytin dalı operasyonuna manasına tevfuku çok ilginç. Terör elindeki Afrin'in güvenli bir bölge yapılması Arap ve Türklerin bir nevi duası oldu.
    Ayrıca bu sure ve ayetin rakamlarından oluşan 1435 tarihine Tevbe Suresi’nin 90 ayetinin ebcedi değeri FETÖ’nün büyük bir mağlubiyete ve dağılmaya uğrayacağına işaret eder. Çünkü Türkiye ve alem-i İslam’ı siyonist-neocon istihbarat şebekeler adına dadanan bu çeteyi acı bir akıbet bekliyormuş.

    Peki 35 Surenin, ki adı Muhammed (asa), 35 ayeti ne buyuruyor : “Üstün durumda iken gevşeyip de barışa talip olmayın. Allah sizinle beraberdir ve emeklerinizi boşa çıkarmayacaktır”
    Afrin’de terör vurun sakın onların efendileri ile anlaşmayın mesajını rahatlıkla görürüz.

    YanıtlaSil
  18. 4*Yani işari olarak Zeytin kelimesinin geçtiği ayetlerin tevafukları bunlar. Daha bitmedi. Manaya gideceğiz. Öğrendik ki Obama zamanında 2016’da Zeytinlik operasyonuna ABD yan çizdi. Orada zeytin olmadı ise buyurun Afrin’e Zeytin Dalı Operasyonuna. Bir çok şer gücün karşı çıkmalarına rağmen başlayan operasyon sonrası ABD yönetiminde yaşanan kaos bizleri gülümsetti. Her kafadan bir ses çıkıyor. Ne diyeceklerini şaşırdılar. Çünkü baskına uğramış gibiydiler. Önce Fırat Harekatı ile terör koridoruna bıçak sapladık, şimdi başını eziyoruz.

    Yine gelelim zeytine. Tin Suresi nasıl başlıyordu?, İncir’e, ve zeytine ve Tur-u Sinine yemin olsun. Zeytin Dalı Operasyonu İsrail’in de candan desteklediği terör örgütüne fena darbe indirirken bir manada, 2000 senelik Siyonist plan da büyük bir darbe yedi. Tin Suresi’nde geçen Zeytin ve Tin ve de Mekke gibi mübarek bir yer olarak bir çok dinin yayılma merkezlerinden biri Tur-u Sinin’e işaret edilerek “İşte emin belde”ye işaret edilmesi Afrin’in de öyle bir yer olacağına bir işaret olabilir mi? Daha bitmedi. Bu zeytinin Şam ile ilgili işareti de var. Bilad-ı Şam’a. Yani Suriye’nin başşehri Dımeşk’ın mescidi ile batısındaki Kudüs’teki Mecscid-i Aksa’ya işaret mi var. Neyle mi Tin ve Zeytun ile. Tin Dımeşk Mescidine. Zeytin Beyti Makdis’e baktığı müfessirlerce belirtiliyor. Bitmedi bir de Tur-u Sinin var. Hz. Musa (as)ın Cenab-ı Alla ile konuştuğu ve 10 emri aldığı dağ.

    Kafa karışıklığına fazla yer vermeden 35. Sure’nin 35. Ayeti gayet net mesaj veriyor. Düşmana karşı güçlü iken barışa yanaşmayın. Niçin? Çünkü o surenin 34. Ayet sebebini veriyor. “İnkâr eden, halkı Allah yolundan alıkoyan ve sonra da kâfir olarak ölenleri Allah bağışlayacak değildir.”

    Büyük Deccal Marksist-Leninst fitnesinin veledi terör örgütünü af etmek mümkün değil. Onlar dinsizliği yayan büyük deccalin ki Risale-i Nur dinsizliği harici bir tehlike olarak gösterir. O tehlikenin yol açtığı ikinci harici tehlike olan terör ve anarşiye karşı tavır almak ahir zaman hizmetinin temelidir. O zaman 13 ve 14’ün tevafukuna sahip o ayet Afrin’in terörden temizlenerek güvenliğinin sağlanması lazım olduğuna işaret eder. “Bu beldeyi güvenli bir belde yap; beni ve evlâtlarımı putlara tapmaktan uzak tut.”14/35

    Bu aynı zamanda Ayasofya’dan Mekke’ye kuş uçuşu yarı yolun yarısındaki menzilin fetihle güvenli belde yapılması gerekmez mi? O güvende olunca Siyonistlerin göz koyduğu Fırat’ın doğusuna sıra gelir. Münbiç’e. Sonra ise. Tin’e işaret var. Sonra zeytine. Yani iki mabedin bulunduğu iki mahalle.

    YanıtlaSil
  19. 5*Bir husus daha var. Zeytinin yeşilinin hasat mevsimi Eylül ve Kasım. Siyah zeytinin ise hasadı Kasım sonrası. Yani Ocak’ta dalları boş olur. Zeytin dalı o zaman ağacından alınıp uzatılır. Siyah zeytin bize siyah bayraklıları hatırlatır. Ocak’ta operasyon. Tevafuk işte. Ne zaman başladı? 20.01.2018 tarihinde. Yani 2+1+2+1+8 = 14.

    Bu 14 tevafuku çok acip. İbrahim Suresi emin belde istiyor yani terörden arınmış. Nurun 35. Ayeti Allah’ın nurun tarif ederken, 35 Sure olan Muhammed Suresi ise sakın vazgeçmeyin barış yapmayın ezin terörün yani Ye’cüc ve Me’cüc’ün başını, der gibi. Dinsizlik ve terörünün başı ezilirse ne olur. “Allah dilediği kimseyi nuruna kavuşturur. İnsanlara da böyle misaller verir.”

    Bunlar Zeytin Dalı’nın tevafukla çağrıştırdığı manalar. Doğrusunu Allah bilir. Ama Allah’ın nizamında tesadüfün yeri yoktur. Her şeyi inci bir hesap dahilinde tevafuk eder, değil mi? Ama bu tevafuk neye kapı açıyor. Daha esaslı büyük nusret mi geliyor. O Nusret yani Mekke’nin fethinde üç aşamada olduğu gibi mi: Bedir-Uhud-Hendek. Hendek Savaşı’nda Hz. Peygamber’in halasının ani baskın yapan düşmanı görüce eline sopayı alıp düşmanın kafasını indirince diğerleri korkudan kaçıp gittiler. Ve bir süre sonra çıkan fırtına koskoca müşrik ve Yahudi ordusunu dağıttı. Ve o zaferden sonra Hz. Peygamber buyurdu: “Bugüne kadar onlar bize saldırdı. Şimdi sıra artık bize geldi.” Ve 3 yıl sonra Mekke fethedilir. Yani? 3 yıl mı var. Büyük Fethe mi? Sıralama Fırat Operasyonu-Afrin Zeytin Dalı-Münbiç. Sonra? Allahü alem.

    Dilimin ucuna geliyor da söylemeye korkuyorum. Allah'ın işine mi karışılır. Biz bize düşeni yapalım. Netice Allah'a ait.

    YanıtlaSil
  20. Afrin harekatından az evvel Suriyenin Idlibe hareketlenmesi, Rusyanın askerlerini Tel rifata çekmesi ilginç... suriyenin yaptığı fırsatçılık mıydı yoksa öyle mi anlaştılar?
    Amerikanın askerlerini hala Menbiçten çekmemesi, Menbicin batısını bombalayan uçaklara itiraz etmesi Afrini müteakip başlayacak olan Menbiç harekatının Amerika ile sicak çatışma ihtimalini akla getirmekte...
    Türkiyenin en sonda Amerika ile savaşacağım gosteren Amik ovasında savaş hadisi ile bir kısım gaybi haberlerin ucu görünmüş oluyor.
    Amerika şimdilik dünyanın en büyük gücü görünse de hiç bir güç ebedi değildir. En zirvede olduğu sırada Amerika kendi iç çekişmeleri neticesinde cökecektir. Belki ancak ondan sonra iclerinden bir güç gercek manada islama destek cikacak. Yani Mehdi Kuduste Deccalin ablukası altında iken zuhur edeip Mehdiye namazda tabi olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amik ovası ve afrin yanyana bitişik. ilginç...
      hadisi şeriflerde melhamei kübrada müslümanların toplanma merkezi şam olacaktır.

      büyük savaşın çıkma aşaması ise ilk önce kudüs imar edilecek sonra medine harap olacak sonra melhamei kübra denen büyük savaş olacak.

      daha şam; rus, esad ve iranın kontrolündeyken bu savaşa daha var demektir. şam ele geçirilecek ve müslümanların hepsi burada toplanacak. sonra antlaşma içinde olduğumuz beni esfer denen hristiyan bir ülke, (abd, rusya yada nato alabilir.) antlaşmayı bozup tüm hristiyanlarla birlikte üzerimize yürüyecekler. bu ülkenin rusya olma ihtimali yüksek. onlarla beraber şam da anlaşmalı olarak savaşıyoruz. yada bir kaç yüz yıl sonra gerçekleşecek bir savaş.

      sevindirici olan şu varki büyük savaşla ilgili hadisi şeriflerde israil devleti ve yahudilerin adı hiç geçmiyor. melhameden önce onları tepeleyeceğiz ve bu tarihin çok yakın olduğu kanaatindeyim.

      Tabiki en doğrusunu Allah c.c. bilir.

      Sil
  21. Bu arada izmir depremi geçen seneki bodrum depremi kadar olacakmış tahmini tarih 24 mayıs Allahın dediği olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. IX.83

      Boğa’nın 20° ilerisinde
      Kalabalık tiyatro depremle sallanacak.
      Hevâ´, gök ve deniz karışacak.
      Îmânsızlar Tanrı’yı ve ‘azîzleri yardıma çağıracak!

       ÇÖZÜM

      21 nisan + 20 =

      11 mayıs Jülyen =

      24 mayıs Gregoryende

      olacak olan bu depremin Mora yarımadası depremi olduğu anlaşılıyor. Yılı zaten belli 2018.

      Sil
    2. Mora yarımadası depremi
      24 mayıs 2018



      Beklenen büyük Ege depremi

      20 ramazan 1439

      4 haziran 2018 pt

      Hz Ali hadîsinde 100 binden fazla ölecek ve gavur saldıracak!

      Sil
  22. SERIAT OLMIYAN KIMSE VELI OLMAZ ADI GECEN NAZIM KIBRISI ADNAN OKTARI MEHDI ILAN ETMISTIR ADNAN OKATARIN VIDOLARINDA NAZ KIBRISININ ADNAN OKTARA NASIL MANEVE FEYZ GELDIGINI ANLATAN VIDOLARI MEVCUTTUR AYRICA NAZIM KIBRISI KENDISI ILE ROPORTAJA GELEN BAYAN SPIKERE ELINI OPTURMUSTUR KAYITLARI INTERNETTE DEGIL BIR VELI MUSLUMAN BIR ERKEK KENDISINE NIKAH DUSEN BIRI ILE TOKALASAMAZ ELINI OPTUREMEZ BU DINIMIZE GORE HARAMDIR HIC BIR VE BU HARAM FIILI ISLIYEMEZ ARKADASLAR SERIATA UYMIYAN KIMSELERIN ARKASINDA VELIDIR BUYUK ZAT DIYE GITMEYIN SAHI NAKSIBENDI HZ BIR KISIYI HAVADA UCARKEN BILE GORSENIZ O SAHIS SERIATA UYUYORMU ONA BAKIN DEMISTIR ZIRA SINEKLERDE HAVA UCAR BUNUN BIR DEGERININ OLMADIGINI BEYAN ETMISTIR.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın HASan HUSEYIN ,Şeyh Nazım Kıbrısi hazretlerinin Adnan Oktar'ın mehdi olduğuna dair bir açıklamasını bugüne dek ne okuduk ne de izledik.Bu konuyla ilgili bilgilerinizi blog takipçileriyle paylaşırsanız bizim de bilgilenmemizi sağlarsınız.Ayrıca ben Şeyh Nazım Kıbrısi hazretlerinin Allah dostu olduğuna inanan biriyim.Saygılarımla.

      Sil
  23. SEYYAH RUMUZLU KARDESIM HERKES KENDINCE DOGRU BILDIGINE INANABILIR SIZE NAZIM KIBRISININ ADNSN OKTAR UZERINE TECELLILER YAGDITDIGINI BUYUK EBLIY OLDUHUNU AYRICA MANEVI EVLADI OLDUGUNU KENDISI ILE MANEVI ALEMDE GORUSTUKLERINI ANLATYOR MEHDI OLDUGUNU IMA ETTIGI VIDOSUNU BULAMADIM NAZ KIBRISININ HALIFELERI ADNAN OKTARI TUTMUYOR IKI BIDO ISMINI SIZE BILDIRIYORUM.SEYH NAZIM KIBRISININ 1987 YILINDA BIR SOHBETI VIDOSU 2. NAZIM KIBRISININ SON ADNAN OKTAR VIDOSUK.ILKINI YANLIS YAZMISIM KISURS BAKMA VIDO ISMI SEYH NAZIM KIBRISI ILE ADNAN OKTARIN 1987 YILINDA BIR SOHBET. SELAM VE DUA ILE

    YanıtlaSil
  24. Sufyan bir tane degilki rivayetlere gore 30 veya 40 tane sufyan geleck.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hazreti Peygamber ümmetine 3 deccalin musallat olacağını söylemiş. Bunların ilki Cengiz-Hülagu ikilisi. Sonra 20. yüzyılda ortaya çıkan küçük deccal olarak nitelenen Süfyan'dır. Üçüncüsü ise kıyametin kopmasından hemen önce muhtemelen 1525 tarihinde hükmedecek deccall. Bu son deccal olduğu için hakkında hiçbir bilgi yok. Bunun dışında gelen deccaller, bizi ırgalamıyor.

      Şayet 27-30 Deccal gelecek rivayetlerine bakıp her birine bir Mehdiyi rakip olarak çıkarıyorsan bu yanlış. Bizim Mehdilerin çoğu müceddit ve çoğu bid'alara karşı bir, ikincisi dinin anlaşılmasında vazife alırlar. Mesela Rabbani de bir Mehdi'dir.

      Şimdiki Süfyan fitnesi sondan ikinci fitnedir. Büyük Deccal'den 7 yıl sonra huruç edeceği belirtilir. Siz Süfylan'a küçük deccal denmesine bakmayın onun yaşadığı coğrafya küçük olduğu için ona binaen küçük denmiş. Ama o insanlık tarihin en büyük kafir ve münafığıdır. Yahudi soyundan gelir. Ve aldatarak hakimiyet kurar. Onu kim olduğunu bir bilsen küçük dilini yutarsın. Bu süfyanın şöyle şeddeli-çifte alçaklığı var. Şeriat-ı Muhammediye ve şeair-i Ahmediyeyi tahrip ederek çağdaşı olan ve dinsizliği yayan büyük deccale zemin hazırlar. O önce İslam'a sonra uluhiyete olan imanı sarsarak dinsizliğe yol açar. Suçu ikidir. Onun yandaşları bir aşama sonra hem ondan hem büyük deccalden olurlar. Her iki kimliği birlikte kullanırlar.

      Sil
    2. daha fazladir.hebsi geldi. birkaci hayatta. gelecek olan sonuncu ve en buyugu.

      geldiğinde ya tabi olursun yaşarsin ve karnin doyar yada ölursun ve aç kalirsin şeklinde bir ortam olacak.

      hep oyle olmadimi?

      bana tarihten bir sufyan soyleki boyle yapmamiş olsun.

      yezide bak sufyaniyi gor hz huseyine bak mehdiyi gor.

      bu kadar basit. ama bakmayida bilmek lazim.

      misal hz huseyinle yezid arasindaki dert neydi? ve neden halk yezidi tuttu?

      yezid ve emevi ve iran 3 lusu arasindaki iliski neydi?

      ayet meali" sizden evvelkilerin imtihan olduklariyla imtihan olunmadan cennete girebileceginizi mi sandiniz""

      mehdi sufyan senaryosu hep aynidir.

      Sil
  25. Amerikalı yetkililer türkiye ye geliyor suriye meselesi için esed gidici galiba

    YanıtlaSil
  26. Mustafa bey Turkler tarafindan dinden cikan bir grubunisyan edecegini bidiren hadisi serifin ayrica yazilariniza konu olacak olan hadisi serilerin be risalelerden alinti yapilan yazilarinizdaki risalelerde adi gecen yazilarin sahifeleri ile birlikte yazarsaniz daha faydali olacagi kanaatideyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hz.Mehdi (as) Gaybeti Hakkında Baş vuracağımız Güvenilir Hadis Kitaplarından birisi de (GAYBET-İ NUMANİ) Kitabıdır. Yazar: Şeyh Muhammed bİn İbrahİm-i Numanî (ra) Aşağıdaki Hadisler Bu mubarek Kitaptan alıntıdır.
      Kitabın Tamamını Okumak İsteyen Arkadaşlar
      Aşağıdaki Linkin Üstüne Tıklasın.
      http://aliyyenveliyullah.com/gn.asp

      “Şam halkını önceden başlarına gelmemiş korku ve açlık saracak. Açlık İmam Mehdi’nin kıyamından önce, korku ise İmam Mehdi’nin kıyamından sonradır.”

      “İmam Mehdi’nin kıyamından önce Şam’da halkı öyle bir fitne saracak ki ondan kurtulmak isteseler de kurtulamayacaklar.”

      “Şam (Emevi) camisinin sağ duvarı yıkılacak. Sapkın, bidatçı ve kandırılmış isyancılar Türk nahiyesinden saldıracaklar ve peşi sıra batı (Amerika ve Avrupa) topraklarında anarşi ve kargaşalar başlayacak…”

      “Batının her yerinde ihtilaflar çıkacak. Viran olacak ilk toprak, Şam topraklarıdır.”
      "Şam’daki bir depremde yüz bin kişi ölecek Allah bu depremi müminlere rahmet, kafirlere ise azap olarak gönderecektir."

      Cabiri Cüfi’den: İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’a: “Sizleri korku, açlık…” ayetinin anlamını sordum.

      Buyurdu ki: Ey Cabir! Bunun genel ve özel manası vardır. Özel manası Kufe’deki açlıktır. Allah bunu sadece Al-i Muhammed’in düşmanlarına mahsus kılıp, onları helak edecek. Genel anlamı ise Şam hakkındadır. Şam halkını önceden başlarına gelmemiş korku ve açlık saracak. Açlık Kaim’in (İmam Mehdi’nin) kıyamından önce, korku ise Kaim’in kıyamından sonradır.”

      http://aliyyenveliyullah.com/forum/showthread.php?t=2376
      ----------------------
      Bu ve buna benzer hadisler şia hadisleridir. Kaynağını yazdım. Ona göre değerlendirilsin.

      Bu hadis Türkiyede dinden çıkan bir grubun yapacağı darbeyi / isyanı haber veriyor olabilir.

      Sil
    2. Gaybeti numani şia kitabıdır. Kesinlikle hadis konusunda kaynak kitap olamaz. Tahrif edilmiş hadis kitabı diyebiliriz. Her ne kadar ehli sünnet le benzeşen hadisler olsada sıkıntılıdır.
      Buna dikkat ederek bilgilenmek faydalı olacaktır. Özellikle sia nın diğer hadis kaynağı olan Bihar-ül Envar çok sıkıntılıdır. Ashab a ve ehli sünnete kin kusan hadisler vardır.

      Buna dikkat edelim. Bu önemli.

      Sil
    3. Kesinlikle, bu nedenle çok fazla itibar edilmemeli

      Sil
  27. Mustafa bey turklerden dinden cikacak bir gurubun isyan edecegini bildiren hadisi serifin kaynagini yazarsani sevinirim sel ve dua ile

    YanıtlaSil
  28. Kalp gözü açık bir seyyidimizden duyduğuma göre Hz Mehdi As çıkmasına Hz İsa as nüzuluna ve Deccali öldürmesine daha 300 yıl var. Bu yüzden Hz. Mehdi As şimdi beklemeyin. Şu an yaşananlar evet melhami kübranın bir cüzzi ama bu Dünya seyyidimizin söylediğine göre daha çok savaşlar yaşayacak, Su savaşları ve dahi toprak savaşları olacak çünkü tarım bitecek..

    Bize düşen şu anı iyi değerlendirmek ve askerimize dua etmek, vatanımızı savunmak.

    Herşeyin en doğrusunu Allah cc bilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1545 kıyamet öncesi diyen bediüzzamanın kalp gözü kapalımı
      hadiseler gelişmelerden sezilir.büyük hadiselerin arifesindeyiz.
      bak 2014 den bir yazı
      nasrettin tusi öküz olarak moğolları getirmişti
      .............
      .............
      felsefem9 Aralık 2014 20:56
      tamam....iddanameyi hazırlayın gelsin...koşarak gelir...anında...sizinkilerde gelsin kaçmasınlar...dava açılmıştı niye kaçtılar?

      ha bu arada ...akdoğan kardeş sen tuncelide memurdun...

      ALLAH VE PEYGAMVER İÇİN SÖYLE....KCK VARMI?

      NİYE DIŞARDALAR....?


      akdogan9 Aralık 2014 21:20
      tunceli değil kck bir suç örgütü bunu herkes bilir ancak hocaefendi muhabbet fedaisi yim diyen birisi
      üzerine atılı suç resmi iddianame ne olur bilemem ancak bu ümmet nazarında gavura hizmet etmiş olmak
      belkide geri gelecek ancak beraberinde nasreddin tusi nin yaptığı gibi koca öküz olacak ona dayanarak iktidar olmak isteyecek

      Sil
    2. Yav Sufi arkadaş, bak yukarıda ABDURRAHİM ÇOKGUNGOR kardeşimiz üşenmemiş uzun uzun ilm-i hakikatler ile hem de Bediüzzamanın sunuhat nevinden olan ilhama dayalı eserlerinden nakiller ile bu konuya cevap vermiş. Sen hala 300 yıllardan bahsediyorsun. Yahu en basitten bir hadis var. Ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmeyecek diyor. Bu hadisi nakil edenlerden biride Celalettini Suyuti Hazretleridir.

      Sana tavsiyem, ABDURRAHİM ÇOKGUNGOR kardeşimizin yukarıdaki bütün yazılarını baştan aşağıya anlayarak tekrar oku.

      Sil
    3. Yav Sufi arkadaş, bak yukarıda ABDURRAHİM ÇOKGUNGOR kardeşimiz üşenmemiş uzun uzun ilm-i hakikatler ile hem de Bediüzzamanın sunuhat nevinden olan ilhama dayalı eserlerinden nakiller ile bu konuya cevap vermiş. Sen hala 300 yıllardan bahsediyorsun. Yahu en basitten bir hadis var. Ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmeyecek diyor. Bu hadisi nakil edenlerden biride Celalettini Suyuti Hazretleridir.

      Sana tavsiyem, ABDURRAHİM ÇOKGUNGOR kardeşimizin yukarıdaki bütün yazılarını baştan aşağıya anlayarak tekrar oku.

      Sil
    4. Benden o kalb gözü büyük seyyide selamımı söyle. Hz. Peygamberin ihbarı: Hilafet biter Deccaller çıkar. Deccaller çıkınca da Mehdi zuhur, Mesih nüzul eder. Bu demektir ki, dünyanın son iki yüz yılına girildiği anlamını çıkar. Çünkü ümmet-i Muhammed'in (as) ömrü 1.5 gündür. (O seyyid hakiki seyyid ise 1.5 günün ne anlama geldiğini bilir) Bu duruma göre 300 yıl sonra bu alemlerin olmayacağı ve kainatın tahribiyle mahşerin kurulmakta olduğu zaman olacağını bilir.

      Kalb gözünün açık olması yetmez. Hepimizin maddi gözü açık. Ama bilmek için okumamız lazım. Okumak için de okumayı bilmek gerekir. Onun gibi Seyyidinin kalb gözünün açık olduğunu konusunda şüphemizin yoktur. Amma ve lakin alem-i misalin ahvalini okumak için ayrı bir marifet gerekir. Aksi halde 300 gün, 300 ay gibi de anlaşılır, 300 yıl da.

      Velayet-i suğranın velileri, velayet-i kübranın işini karışmamalı. Sadece yardımcı olmalı.

      Sil
    5. -Bilmelisin ki Peygamberlik kul ile başladı kul ile hatim oldu sonlandırıldı. Velayet ise Hak teala'dan başlamıştır. zira o kendisine nebi veya resul ismini esma şeçmemiştir onun yerine El veli ismini seçmiştir. Dolayısıyla velayetin kandili Hak teala'dır. Onla başlamış onla sona erecektir. Başlar her zaman sonlar dır. Bütün veliler nebiler onun kandilinden bir nur ilim denizinden bir damladır. Ve ayrıca bütün nebiler ve veliler kendi zamanın cüzi mehdisi'dir. Bütün mehdiler tamamlandıktan sonra Mutlak velayet sahibi olan hak teala zuhur eder ve nurunu kendi eli ile tamamlar, Mehdi'de O'dur, Hadi'de kıyam eden ve kıyametin sahibi de odur. Dolayısıyla cüzi peygamberlerden sonra gelen ve peygamberliği hatim eden mutlak son peygamber alemlere rahmet olarak gönderilmiş bir kurtarıcıdır. Başında bulut olan ve Baba'sının ismi Abdullah ve kendi ismi Muhammed olan da odur. Resulullah'tan başka kurtarıcı mehdi yoktur. Ondan sonra gelecek olan cüzi mehdilerden sonra mutlak mehdi Hak tealadan başkası değildir ve O Azaptır. Ama'dan Arş'a istiva ettiği gibi Arştanda Arz'a inerek nurunu tamamlayacak ve o güne kalmış olanlar ondan fena bularak ebedi cehenneme gireceklerdir.

      Sil
    6. İslamiyyette olan hicri takvim müslümanların takvimidir. Miladi takvim ise acemlerindir. Resulullahın doğumu ile başlayan Kamer-i Takvim ise kainatındırki Resulullah fetret devrinde zuhur etmiş ve zamanına göre sureler nazil olmuştur, Ve daha sonra Allahu Tealanın izni ile Kur'an-ı kerim'in sure sıralanışı ise kamer devrinin bitimi ile başlayan fetret devri zamanına göre sıralanmıştır baş ve sonun bir olması için. Kamer devrinin bitimi Kamer suresinin ilk ayetinin hükmü ile >>Ay yarıldı saat yaklaştı<< yani batıni yorum tevilde ayın yarılması zeval bulması ile kameri takvim bitmiş olur ve saat yani kıyamet yaklaşmış olur.Bu surenin değeri bin üçyüz doksandırki dolayısıyla (Kameri-1390)- (miladi-1917-1918) zamanlarına işaret etmektedir. Bu zamanın içinde sonuna doğru büyük kıyamet alametleri zuhur eder. Bu Saatin bitimine yakın Hak teala Ama'dan Arş'a istiva ettiği gibi bu seferde Arş'tan Arz'a inerek nurunu tamamlayacaktır. O gün fena kıyamet günü dür ve büyük ölümdür. O saatin yerlere ve göklere ağır gelmesi bu yüzdendir..

      Sil
  29. Bediuzzaman hz futuhat sahibiydi tıpkı Muhyiddin Arabi ks hz gibi, bu seyyid de futuhat sahibi. Küçümsemeyiniz

    YanıtlaSil
  30. Ayrıca şunu da belirteyim her Futuhatın bir milâdı vardır ve kevn değişince o futuhatın milâdı biter!

    Bunu şöyle izah edebilirim. ibnul Arabi ks saatlerle ilgili bir kitabı var o kitapla amel edenler saatlarin hiç birinin tutmadığından şikayet eder. Kevn değiştiği için o kitabın hükmü bitmiştir ve saatler değişmiştir. Zaten kitabın orijinalinde de İbnul Arabi ks hz kitabın hangi yıla kadar geçerli olunduğunu yazmıştır. Risale-i Nurlar da böyledir. İsteyen inansın isteyen itiraz etsin bu değişmez !

    Hz Mehdi As ile gerçek bilgi almak istiyorsanız bu yüzyılın Futuhat sahibine başvurmanız gerekir.

    Seyyid Muhammed Ruhi ks Hz Mehdi as kitabını çıkınca okuyun, yada gidip kendisini bulun sorun. İstanbul Şirinevlerde dükkanı var.

    Ayrıca bu seyyidimizin Hz Mehdi as ile ilgili sohbetini dinlediğimde , neden kendi tarikatımda Hz Mehdi as ile konuşmanın yasak olduğunu çok iyi anladım

    Yukarıda yazdığım 300 yıl yaklaşıktır, bu 200 de olabilir 250 de

    Ama gerçek olan bir şey bar ki bu yüzyılda gelmiyor. Boşu boşuna aklınızı karıştırmayın

    YanıtlaSil
  31. Ben 200 300 veya 250 yılı bilmem ammaaa,yakında abd ile akabinde de ruslarla tokuşacağımız kudüsü geri alacağımız kesin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insaallah kardesim, hem Abd hem Rusya hem de Israil ezeli dusmanimiz. Allah cc onlara karsi bizlere zafer nasip etsin, amin.

      Sil
  32. Ayrıca abd ve İsrail birlikte Ürdünü yanlarına aldırılar ,üslerini Ürdüne taşıyıp İsraili korumaya almaya çalışıyorlar. Yani yakında afrine giren ordu 3 yıl içinde Kudüsü geri alacak.İşbu sebeple yakında göreceksiniz ki PKK,PYD vs tüm teröristler abd üniformasıyla Ürdüne kaçacaklar...Türkiyenin İsraille değil Ürdüne yönelmesini bekleyecekler....

    YanıtlaSil
  33. Nazım hocanın bir ingiliz sempatizanı olduğu açık,bize Ürdün kralına tabi olun diyor. Ürdün kralı,ingiliz Kraliçesinin töbe sanki uşağı yani Nazım hoca Kraliçeye bağlı olun diyor yersen. Anlattıklarının bir kısmı doğru diye muhakeme yapmadan adama inanmak fetö ye inanmak gibi,fetöyü de kraliçe kurmuş ancak zaman içinde abd ye kaptırmış.İş bu sebeple de fetö afişe oldu,ne mal olduğu belgeleriyle ortaya kondu. Kraliçe hainleri sevmez...işbu sebeple fetö rezil oldu. Sonuç : Şayet Türkiye 3 yıl içinde Kudüsü geri alabilirse ki ( alacak ) yeniden islamın bayraktarı olur,bu sebeple İranın Türkiyeden erken davranması ve Kudüse yürümesi de gündeme gelebilir. Selam Saygı ve duayla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insaallah kardesim dediginiz gibi Kudusu yakin bi zamanda almayi Allah cc bizlere nasip eylesin, amin

      Sil
  34. Abdurrahman bey kardesim hasan akar hocaefendi bediuzaman hz.mehdi muhammad resuldur kitap verilmis mehdidir daha sonra baska bir mehdiden bahsediyot kastamonu lahikalarida acikca beyan edilmistir diyor dogrusu mehdi hk.baya kafa karisikligi oluyor dogrusu nedir cevaplarsaniz memnun olurum.

    YanıtlaSil
  35. Benim öngörüme göre Hz Mehdi ya 1980li yılların başında yada 2000 yılının başlarında doğdu Allahu ağlem.. Rüyamda merhum Abdulhakim Arvasiye Hz Mehdiyi sordum bana yaşıyor ama şu çocuk gibi diyerek 10 yaşlarında bir çocuğu işaret etti. Bu rüyayı 2010 yılında gördüm..Abdullah Gürbüz babanında rüyası var. Kucağında iki yaşında bir çocuk var bu çocuğu Resûlullah efendimize soruyor oda evladım torunum Mehdi diyor öpmeye çalışıyor öpemiyor. Abdullah baba 2004te vefat etti ve hz mehdiye kavuşamadı. Vefat ettiğinde Hz Mehdi 2 yaşında olsa gerek.

    YanıtlaSil
  36. Kenan ayber kardesim.ikinci binin muceddidi IMAM RABBANI HZ
    RUYALAR ILE EMEL Edilmez diyor baksana fetoculer yalan yanlis ruyalar ile helak oldular Imam rabbani hz
    ilhamlara guven olmaz cogu yanlis cikar buyuruyorlar ayrica yorumculari bazilari bazilarinin gordugu zuhurati anlatiyorlar hatali yanlis olabilir
    fetode zuhuratinda ben ALLAH cc ile gorustum HZ MUHAMMED AS icin dunyayi yarattim senin icin ise kiyameti uzattim demis zafalli saf musluman kardeslerizi kandirmistir.RABBIM Insaallah hepsini bu dipsiz kuyudan kuryarsin hidayet nasip etsin AMIN AMIN AMIN.

    YanıtlaSil
  37. BENCE TAHMINIM ISA A.S ILE HZ MEHDI BU DUNYAYI NIZAMA SOKACAKLAR HERTARAFTA ALLAH CC.HZ KANUNLARI HUKUM SURECEK HER TARAF ADALETLE DOLU OLAN BIR YENI DUNYA DUZENI KURULACAK BEDIUZZAMAN HZ DEDIGI GIBI YANLIS OLMASIN HATIRLADIGIM KADARI ILE YETMIS YIL DUNYA SULH VE ADALETLE YONETICILECEK BUTUN IZIMLER BITECEK GIBI ALLAH CC EN DOGRUSUNU BILOR

    YanıtlaSil
  38. Abdullah gürbüz Baba benzeri kimselerin evliya olmadığı bütün bunlardan anlaşılıyor. bunlar mümin kullar fakat evliya değiller çünkü bir evliya oturup bizlere hikaye anlatmaz. Eğer israil suriyeyi almadan mehdi çıkmayacaksa önce oturup israilin suriyeyi almasını bekleyelim. böyle bir şey varsa bu gerçekse bir evliya müslümanlarda gaflet oluşturabilir kaygısıyla bunu sözlemezdi... bu gayb bilgisi israilin lehine değil mi? madem mehdiyi bekliyoruz bunun için israilin suriyeyi alması kesinleşmiş bir hükümse hiçbir şey yapmamıza gerek yok... ??? bu insanlar evliya değil evliyalıklarına kıl payı mesafe kalmış şeytan yollarını kesmiş ve onu geçememiş insanlar.. genelde çok konuşurlar... evliyanın en ayırt edici vasfı suskunluğudur... oturup sana bana gaybtan bahsetmez. ve soruyorum herkese ne gibi faydası var bu bilgilerin fakat zararları saymakla bitmez... bu bilgileri belki yahudiler pompalıyor bizlere....

    YanıtlaSil
  39. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  40. Bediüzzaman hiçbir yerde Atatürk için deccal dememiştir. Okuyan öyle yorumlamışsa kendi hatasıdır. 1949 Afyon Mahkemesinde savcı deccal'den Mustafa Kemal'i kastettiğin anlaşılıyor deyince cevabı nettir: "...bu zâhir yanlışı ve medâr-ı mes'uliyet olması büyük hatâ olduğunu gösteriyor" (Şualar - 259 hatalar ve cevapları) İşin garip tarafı, nurcuların bile Said Nursi "büyük hatadır" demesine rağmen Mustafa Kemali deccal zannetmesi.

    Atatürk'ün gerçekte II. Abdülhamid Han tarafından İttihat ve Terakki içine sokulan bir ajan olduğunu kanıtlayan kitap https://fevzibilir.blogspot.com Mustafa Kemal'in Sırrı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. az okuyorsun
      "Bana hücum eden garazkarların en esaslı sebebi; Mustafa Kemal'in dostluğu ve tarafgirliği vesilesiyle beni eziyorlar. Ben de o garazkarlara derim ki: Ölmüş gitmiş ve dünyadan ve hükumetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz altı sene evvel bir hadis-i şerifin ihbarıyla, Kur'ana zararlı öyle bir adam çıkacak dediğimi ve sonra Mustafa Kemal o adam olduğunu zaman gösterdi."

      "Evet çok emarelerle bildik ki; bana hücum edenleri tahrik eden, Mustafa Kemal'e itirazımdır ve ona dost olmadığımdır. Başka sebebler bahanedir."

      "Bir hadis-i şerifin, ahirzamanda an'anat-ı İslamiyenin zararına çalışacak diye haber verdiği adam, bu olduğunu ef'aliyle göstermesidir. Ben otuzaltı sene evvel o hadisi tefsir etmiştim. Aynen bu adama manası çıkmış. "
      feyzi bili in iddiası ise karşı tarafa temize çıkarmaya yöneliktir
      ben insanları anlamıyorum
      kişi senin hilafetini kaldırıyor
      şeriatı muhammediyeyi kaldırıyor
      ezanını yasaklıyor değişitiriyor
      kadının kızın çarşafını açıyor
      şapka giymeyeni asmak dahil ceza veriyor v.b
      insanlarımızda biz yanlış biliyormuşuza geliyorlar
      ALLAH (C.C) cümlemize akıl fikir versin amin

      Sil
    2. stalin in bazı yeni belgelerde çar adına çalıştığına dair belgeler bulundu
      bu onu bolşevik olmadığını göstermez
      en iyi ihtimalle ikili oynayan biri olduğunu gösterir

      Sil
    3. Akdoğan Kardeş. Provokasyona gelme. Ehl-i nifak ve münafıklar tuzak kurar. Onlara düşmemek lazım. Herkes kimin ne olup olmadığını iyi biliyor. Bediüzzaman kendine alanında tektir. Bu meseleyi kökünden hal etmiş. Unutma mücadele şahs-ı maneviler arasında cihad-ı manevi ile olacak. Kaldı ki bu mesele bitmiştir.

      1901 tarihinde doğanlar mezarlarında şimdi büyük bir sürur içinde yapamadıklarının ve hatalarının bir sonraki nesil tarafından yapıldığını ve tashih edildiğinin haberiyle bayram ediyor.. Unutma bid'a rejimi ıslah olacaktı. Yani çakma cumhuriyet hakiki ve demokrat bir cumhuriyete oluyor. Bu konuda büyük çabalar harcayan 4 siyasi liderden 4'üncüsü döneminde tecdidd tamamlamak üzeredir. Sonrası ise fecr-i sadık.

      Sana bir soru? Kendi kendine cevap ver.”Kurt”un amca oğlu kimdir? Beidüzzaman İngiliz işgali sonrası bir mesele üzerine onlara nasıl hitap etmişti? Hah işte. O yabancı, bizimki yerli.

      Sil
    4. üstad hakkında yazılan bir şey var
      olurda bazıları tarafından gercek sanılır
      biz risaleden yazalım hakikat ortaya çıksın
      varsın biz provake edilelim

      Sil
  41. suriyenin yeni katili esedi nusayri bu genaral olabilir
    https://www.facebook.com/SuriyeGenclikBirligiHaber/videos/600448330062359/

    YanıtlaSil