.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

18 Nisan 2017 Salı

BASINDAKİ BİR KISIM HABERLER NEYE İŞARET?

AKPARTİ İÇİNDEKİ HAYIRCILAR
* Akparti’nin kalelerinde ve  Büyükşehirlerin çoğunda hayır çıktı. (Basın)
*Yeni Akit’te Abdurrahman Dilipak’ın “Görelim Mevla neyler”  yazısında bahsettiği Akparti içindeki hayırcı AKP’lileri okuyunuz.
Aynı gazetede Sabri Balaman’ın “Akparti defolu siyasilerden kurtulmalı” yazısını okuyunuz.
Yeni Şafak’ta Ömer Lekesiz’in “Gönül yıkan yıkılır” yazısını okuyun. Akpartili yöneticilerin bir kısmının halktan koptuğunu ve bunun referanduma yansımasını anlatıyor.

REFERANDUMU İPTAL ETTİRME GİRİŞİMİ
* Mühür tartışmalarının arkasından HDP çıktı!
HDP'li sandık kurulu başkanlarının halkoylaması sonucuna gölge düşürmek için bazı zarf ile oy pusulalarına mühür basmadıkları tespit edildi. CHP ve HDP'li sandık kurulu başkanlarının mühürsüz zarf ve oylar ile halkoylamasını iptal ettirmek istedikleri belirtiliyor.
16 Nisan'daki halkoylamasında, HDP'li sandık kurulu başkanlarının 'mühür oyunu'nun YSK tarafından bozulduğu ortaya çıktı.
*Cumhuriyet Halk Partisi-CHP, 16 Nisan anayasa referandumu sonuçlarının iptali için bugün Yüksek Seçim Kurulu-YSK'ya resmi başvuru yaptı.

SOROS NEYE GELDİ?
* Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Twitter hesabında yaptığı açıklamada 'Gezi olaylarının arkasında Soros'un olduğunu' ifade ederek "Soros'un şu günlerde Türkiye'ye gelmesi tesadüf olamaz. Yeni Gezi organizesi için gelmiş olması en muhtemel ihtimal" dedi.
* 16 Nisan gecesi referandum sonuçlarının meşru olmadığını iddia eden çok sayıda 'hayırcı' provokatör, özellikle İstanbul'un Beşiktaş ve Kadıköy ilçelerinde sokağa dökülerek slogan atmıştı.

İNGİLİZ OPERASYONU
* İngilizler operasyon için düğmeye bastı: Erdoğan’ın meşruiyeti…
Referandumdan ‘Hayır’ çıkması için elinden gelen tüm çabaya sarf eden Avrupalı ve batılı ülkeler büyük hüsran sonrası algı operasyonuna başladı. İngiliz Financial Times (FT) gazetesi "Önümüzdeki birkaç gün (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan için kritik. Eğer bir şeyler yolunda gitmezse, meşruiyeti sonsuza kadar sorgulanır" ifadelerine yer verdi.

CNN VE BBC’NİN İKİNCİ GEZİ BEKLENTİSİ
*  Referandum sonrası CNN ve BBC'den kışkırtma hamlesi
Referandumdan sonra ortaya atılan 'usulsüzlük' iddialarının ardından BBC ve CNN International kanalları Taksim Meydanı'na araçlarını çıkardı. 2013'teki Gezi Parkı kalkışmasını kışkırtan yayın kuruluşları yeni bir kalkışma yaşanmayınca araçlarını geri çekti.

BÜYÜKŞEHİRİN AYMAZLIĞI
* Büyükşehir Taksim'e Kaldırım Taşı Yığmış
Taksim'de BBC ve CNN'in canlı yayın araçlarının yanı sıra, Büyükşehir Belediyesi'nin de kamyonlarla yığdığı kaldırım taşları dikkat çekiyor. Olası bir protestoda, bu taşların anında polise atılacağını, bu taşları oraya getiren belediye düşünemiyor mu?

***
Bunun üzerine Fatih Nurullah Efendi’nin zuhuratını da ekleyip düşünelim.

Ben ayrıca Talut’un nehri geçmeden evvel emre aykırı nehir suyundan bolca içip kenarda düşüp kalanların savaşa girmediklerini ve 314 kişilik imanlı bir çekirdeğin savaşı kazandığını da hatırlatıyorum. Sonra Talut vazifesini yapar ve gider… 

64 yorum:

  1. "Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal"

    Artık yeni bir hale geçtik. Gerisini eski halde kalanlar düşünsün!

    Eskiden perde arkasından aldatanlar çok idi farkedilmezlerdi. Çünkü adları Ahmet, Mehmet idi bizden sanırdık. Şimdi milletin basireti açıldı artık kim ne yapıyor biliyor, gizli kalmıyor.

    Soros geldi diye kimse endişelenmesin. Biz içimizdeki "ÜLKER" lere bakalım. Onlar faş oldukça elleri kırılacak siyonist ahtapotun

    YanıtlaSil
  2. Provokasyona gelmeyin, fitneye karşı safları sıklaştırın ve gevşemeyin..

    Hayır cephesi dışarıdaki şer odakları ile birleşip ülkede karışıklık çıkarmak için uğraşacaklarını zaten biliyorduk, AB nin bunları destekleyeceğini de biliyorduk, onların bilmedikleri şey, sağ duyulu insanların onların bu provokasyonlarına öyle çok kolay uymayacağı...

    Sağ duyu ile sakin bir şekilde ama gaflete de düşmeden ülkemizin bu günleri kazasız belasız atlatması için dua edelim ...

    YanıtlaSil
  3. tayyip beyin gördüğü iddia edilen bir rüya var basında şöyle
    Erdoğan'ın geçmişte anlattığı bir rüyası konuşuluyor. R. Erdoğan'ın gizli gizli millî görüş hareketinden kopma hazırlıkları yaptığı o günlerde çok yakın çevresi ile paylaştığı rüyası. Ben de bir kaç kez dinleyenlerden işitmiştim... Rivayet o ki:"Erdoğan, rüyasında büyük bir saray yapmış ve o saraya arkadaşları ile birlikte yerleşmiş. Son tuğlayı koyarken saray bir anda yıkılmış ve arkadaşları ile birlikte altında kalmış..."R. Erdoğan'ın bu rüyaya o zamanlarda güvendiği isimlerden yorum istediği hâlâ anlatılır. Ancak manidar olan o rüyanın dünden beri sarayda çok kafa kurcalamaya başlamış olması!.
    birde gülen in rüyası var oda basından
    Rüya 2004 yılında Amerika’da görülüyor… Rüyayı gören Fethullah Gülen

    Rüya şöyle: “Takkeyle mağaraya giren Başbakan Erdoğan, generallerle birlikte üniforma giyerek mağaradan çıktı. ” yani Mağaraya sivil giren Erdoğan, Gülen’in gördüğü rüyada asker üniforması ile çıkıyordu

    O gün bu rüya üzerine Erdoğan’ın yanında durulmasına karar veren Gülen, bugün gelinen noktada bu rüyanın gerçekleştiğini ve Erdoğan’ın takke yerine askeri üniforma giyerek kendilerini bitirmeye çalıştığını öne sürüyor.
    benim bu rüyadan anladığım anlatılanlar gerçekse tayyip beyin cumhurbaşkanı olmaına işarettir çünkü cumhurbaşkanı ordunun komutanıdır nasıl olduda hareketlerine düşmanlığa yordular hayret
    ilginç son anda bir mağlubiyetmi var acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fatih Nurullah efendinin sohbetinde karışıklık çıkması nedeniyle orduyu goreve çağırdığı mevzubahis edilmişti.
      En sondaki olayları ise Taluttan sonraki dönemi ilgilendiriyor. Baki olan yalnız Allahtır.

      Sil
    2. Bazı şahıslardan yaptığımız alıntılar ard niyetle gizli mesaj verme maksadiyle degildir. Kim ne demiş manasındadır.

      Sil
  4. Bugün ne oldu bilmem ama üç kere bir şeyler yazdım. Ama her seferinde kaydedilemeden silindi gitti. Demek böyle olmasında bir maslahat var.

    YanıtlaSil
  5. Bazen Talut kıssasını misal veriyorum. Bugün Fetö taifesinden bazılarının Talut kıssasını nasıl hakikati tersyüz ederek kendi pis propagandalarına alet ettiklerini gördüm. Endişe ettim. Zira biz Talut kıssasını Kurani bağlamda misal gösteriyoruz. Halbuki sırtını Amalika kavmine dayayan ve onların yardımı ile Talut'u devirmeye çalışan bu taife bu kıssayı Tevrat bağlamında istismar ediyor.

    YanıtlaSil
  6. Türkiye gazetesinde Hakkı Arslan'ın "Nerede hizmet orada hayır" başlıklı yazısında hizmete boğulan yerlerde hayır çıkmasına dikkat çekilmiş.
    Yine Türkiye gazetesinde İrfan Atasoy "16 Nisan referandumu bize ne söylüyor" başlıklı yazıda referandum ve seçimlerde Akpartiye oy veren toplum kesimlerinin analizi yapılarak çok önemli bir noktaya parmak basılmış. Akpartinin oyu kırsaldan kentlere, yaşlıdan gençlere, az egitimden yüksek egitimlilere dogru azaldığı belirtilerek partinin söyleminde bu sosyal kesimlere göre değişiklik yapılması gerektiği ifade ediliyor.

    YanıtlaSil
  7. Talutun da bir vakti var. Biz kendisine uzun ömür ve hüsn-i hatime dua ediyoruz. Ehl-i şerrin beddualarını red ediyoruz.

    YanıtlaSil
  8. Merhabalar, bir konu hakkında soru sormak istiyorum. Malumunuz 2019'da başkanlık seçimleri olacak. Başkanlık seçimlerinde Abdullah Gül'ün aday olma gibi bir durumu var mıdır? Siyaseti bıraktığını soylemis, hatta evet ya da hayır, hangi oy kullanacağını bile söylememişti. 2019'da Erdoğan'ın karşısına çıkar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu şer cephesinin yani neocon-siyonist uşağı sapık fetoşkeştayn çetesinin Erdoğan'ı yeme planlarından biridir. İ.gevat gibileri de bu fitne-i iblisaneye hizmet ettiğinden bu konuda fikirleri idlal için gayret gösterir. Ama boşuna.

      Türkiye'nin şimdiki meselesi Gül'ün adaylığı değil İstiklal Harbi ile başlayan ancak emperyalist batının Siyonist planlı ağına takılan istiklalini kazanma savaşıdır. Menderes ve Demirel bu alanda büyük mesafe kat etmişti. Ama çabaları yetmedi. Özal garibim küresel maskeli siyonistlere kurban gitti. Bilindiği gibi Siyonist baş deccal o dönemde cihanda mutlak hakimiyet kurmuştu. Erdoğan ise bu kez başaracak gibi. Öyle olduğu için batının ağından v e tuzağından ve sömürüsünden kaçmaya çalışan Türkiye'yi bu kez bitirme hinliklerini artırdı. Öyle olunca kader-i İlahi Mehdiyet ile imdada geldi. Değil Gül, mezardaki bütün büyükleri getirip aday yapsanız kazanamazlar. Kaderin takdir ettiği dışında.

      Dünya yeniden kuruluyor. Bunun şekillenmesinden Mehdiyete tabi Türkiye büyük rol oynayacak. Bunun herkes önümüzdeki 4-5 yılda ne olduğunu anlayacak. Çünkü millet dini ile ihya oldu, Mehdiyet’in 3. Faslı ile ayağa kalktı. Bu millet daima müstakimleri seçer. Öyle olduğu için ehven-i şerden hayr-ı azama terfi etti. Bu arada fetoşkeştayn ve çetesinin bela ve izmihlale uğrayacağı Kur’an ile işari olarak müjdelendiğinden milletin önü açık.

      Sen git başka kumda oyna. Dikenli gülleri yemezler, Siyonist kıtmiri ve çetesine uymazlar. By by by by..

      Sil
    2. çıksada bir şey alamaz sanırım
      mhp ikiye bölünür sinan ogün şimdiden aday
      chp kendi adayını çıkarır
      fetönün eski gücü şimdiki gibi kalmaz
      daha perincek ekibiyle kapışmaları
      trump tarafından satılmalarını yaşayacağız
      parasız kaldıkları her gün güçleride azalacakdır

      Sil
  9. Fetö ye neden kiziyoruz? Cok hak yedigi icin degilmi? Peki bunlarin yaptigi haksizliklari ne yapacagiz? Hala yapilan haksizliklari gormezden gelen ve bakara makara diye mubarek sureyle dalga gecenleri neden gormuyorsunuz? Haksizlik karsisinda ses cikarmamak ve bunu yapanlara destek olmak gunah degilmi? Allahtan korkmak icin daha ne bekleniyor? Ya Musa biz sana inaniyoruz ama rizkimizi firavun veriyor mu demek isteniyor? Uyuyan 100 kisiyi uyandirmak icin 1 kisi yeter ama, Allah nasip etmediyse davul calsan duymaz o kulak. Adasim insallah yazimi yayinlarsinda emegim bosa gitmemis olur. Selam ve sevgiler herkese...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz namaz kılar mısınız? Abdest alıp namaza dururken, karnınızdaki necaset namaza mani olmaz değil mi? Siyasi partiler toplumun geneli ile siyasi-dünyevi menfaat için çalışır. Başı da kalbi de olur, batnındaki pislik de. Ama hükmeden beyindir.

      Siyasetçiden istenen Kur'an'ın 4 esasından biri olan adalettir. Ak Parti adaletle hükmetmeseydi bu kadar iblisane fırtına ve kasırgalara dayanamazdık değil mi? Gemimiz sahil-i selamete yani fecr-i sadıka bu kadro ile gidiyor. Siz bir ferasat gözlüğü edinin. Ki olup biteni anlayasınız. Ayrıca latife olarak söyleyeyim Bakara Suresi de lazım ki Siyonist uşağı ve Süfyancıları da makaraya alalım. Unutma ki Nasreddin Hoca hoca ama aynı zamanda kinayeli dalgasını geçer. Sonra Bakara Suresi'nin 256. ayeti binlerce cildi ihtiva edecek kadar olaya işaret eder ve bizi Mehdi'nin zamanını müjdeler.


      Son 7 yılda meşrutiyet ve cumhuriyet tarihinde cereyan eden entrika ve komplolara rağmen dimdik duruldu. Niçin? Sırrı şu Hadis’te: “Ümmetim batıl üzerine ittifak etmez” Kıtmirler ve Siyonist-emperyalist uşakları bunu algılayamaz..

      Şu anda en büyük derdimiz Siyonistlerin 2 bin yıllık Büyük İsrail için kurguladıkları ve 1982-84 yılında uygulamaya koydukları Yinon Planı çerçevesinde 1991’de başlattıkları 3. Dünya savaşında hem ülkemizi hem de İslam alemini istila ve bölünmekten kurtarmaktır.

      TC’nin Atatürk ödülleri verdiği Yahudi Bernard Lewis gibilerinin tezgahladıkları fesada mani olmaktır. Bu adam ikide bir gelir bizim gururumuzu okşar yağlar, sonra da gider Bush gibilerine akıl hocalığı yapıp İsrail’in önünü açacak sinsi planları uygulatır.Her iki Bush’un akıl hocasıydı. Ama biz onu ödüllendirdik ve başımızın tacı yaptık. Nedene acaba? Çünkü ( mahremdir) Ama İsrail’in ilk Cumhurbaşkanı ne demişti: “Biz 20 yüzyılda önce TR’yi sonra da İsrail’i kurduk” Sırrı bu. Amma ve lakin bu oyunu bozacak olan kimdi? Yani ahir zamandaki şahlanışın motoru ve bayraktarı? Rivayetlerde bildirilen 5 siyah bayraklı olarak da nitelenen Horasanlılar (Türkler) yani Mehdi’nin askerleridir. Ahir zamanın hükmü Mehdiye ait ve biz onun askeriyiz. Bin yıldır bu makamı kader başkasına nasip etmedi. Otur oturduğun yerde ve fitnelere alet olma.

      Sil
    2. Kardeşim olmuyor işte, herkeste bir önyargı bakın yine Abdurrahim bey ne demiş "otur oturduğun yerde ve fitnelere alet olma". Hazmedediginiz fikirleri bastiramazsınız. Saygı çerçevesinde konuşulur ama siz konuşmak istemezsniz karşıdakinin tavrı da çok farklı olur. Mehdi nin askeriyiz demesini bilirsiniz ama "Amerikan askerlerinin en az kayıpla ülkelerine dönmesi için dua ediyorum" diyen adamların peşinden koşarsınız. Tüm samimiyetimle söylüyorum bu sizi yargılamak için kullandığım cümleler değildir. Gerçeklerin farkına varsanız bu ülke için daha güzel günleri görme şansımız olacak. Kusura bakmayın ama ben Peygamber efendimize akpli kimlik kartı çıkaranlarla beraber olamam, Erdoğan'a adeta ikinci peygamber gibi diyenlerle beraber olamam. Erdoğan cuma namazlarına geciktiğinde cuma namazının gec okutturuldugunu gördü bu millet. Amerikan askerlerine dua eden şahısla beraber olamam ben, zamanında Haçlı seferlerini bile övmüştür bu zat. Peygamber kibre kapıldı biz kapılmadık dendi yahu bunu da mı işitmediniz? Gerçekleri görmek isteyen görür.

      Sil
    3. Tekil kusurları bahane ederek genel hükümler veriyorsunuz. Biz elimizdekini daha iyileştirmek istiyoruz. Tekamül süreci ve gelisimi, tamir ve tedaviyi esas alıyoruz. Reisin isteğiyle Cumayı belirttiğini sanmıyorum. Peygamberimize Akp kimlik kartı çıkarmak bir kişinin densizligidir. Kibr her zaman yanlistir. Islam ahlakina uymayan davranış kimden gelirse gelsin hoş görmeyiz. Mehdinin askeriyiz demek de haddi aşmaktır. Islamda bir kişinin kusurunu grubuna mal etmek doğru değildir. Sonuçta hepimiz ahirette hesaba çekileceğiz.

      Sil
    4. Reisin isteğiyle Cumayı geciktirmek olacak. Duzeltiyorum.

      Sil
  10. Abdurrahim kardesim cevabin icin tesekkur ederim de, Nasreddin Hoca ne diyordu?; Hirsizin hic mi sucu yok? Ne dersin? Hirsizin hicmi sucu yok? Bir soru da benden: Sence Turkiye gercek bir hukuk devletimi? Aman elini vicdanina koy ve dogru cevap ver. Ne diyor Fatih Sultan Mehmet? Hukuk olmazsa devlet yikilir diyor. Mustafa kardesim sana da tesekkur ederim yazimi yayinladigin icin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1* Batılı ülkelerin emperyalist yani sömürgeci gözüyle alem-i İslam’a baktıkları 17. Yüzyılın sonundan itibaren hep ümmeti araştırmışlar. Casuslar göndermişler, raporlar hazırlamışlar. Geçenlerde TV’de bir ilim adamı naklediyor: İngilizler 20 yüzyılın başında Türklerin ne ve nasıl düşündüğü konusunda bir araştırma yapmışlar. O araştırmada şu sonuç elde edilmiş. “Türkler analitik düşünmez. Ortaya çıkan hadise ve durumdan mevcud yönetimi suçlar, gerçek kabahatliyi aramaz.” Bu tesbitten sonra tezgahları çalışır ve yıkılırız. Ve yıkılmakla kalmaz yeni düzenimizi kurarlar ve vesayet altına alırlar ve borularını öttürürler. Şimdi olduğu gibi.

      Bunun şunun için yazdım. Mesele şu:

      Ünlü tarihçi Arnold Toynbee der ki: “Tarih iki büyük devlet kaydetmiştir. Biri Romalılar, diğeri Osmanlılar”. Buna gerekçe olarak her iki devletin muhkem bir hukuk sistemine sahip olmalarını gösterir. Tabi burada dikkat edilecek husus bu iki devletin birbirinin devam olmamakla birlikte art arda gelişi ve cihan hakimiyetlerinin sebebinin hukuk olduğu anlaşılmalıdır. Anti parantez belirteyim, şu anda hiçbir İslam ülkesinin halkı, Osmanlı’nın çeşitli ırk ve din mensubu halklara tanıdığı kadar hürriyet, din serbestiyeti, seyahat özgürlüğü ile mal ve mülk edinme hakkı tanımamıştır. Osmanlı idare ve hukukunun temeli ise Kur’an’dır.

      Fatih’e o sözü ettiren kendisi değil Kur’an’ın vaz ettiği ve 4 esasında biri olan adalettir. Sebebi de şu: İstanbul’un fethinden sonra bir olay üzerine Fatih Sultan öfke sonucu bir Rum mühendisin iki kolunu kestirir. O Rum haksızlığa uğradığı gerekçesiyle mahkemeye başvurur. Ve Kadı derhal Sultan’ı mahkemeyle celb eder ve yargılar. Karar: Kısas. Çünkü Rum mühendis haksız yere iki kolundan edilmiştir, Sultan’ın kolları kesile kararı verir. Rum mühendis bu karar karşısında duygulanır ve Sultan’ı af ettiği gibi de Müslüman olur. Fatih’in sözünü ettiği hukukun dersini buradan almıştır. Yani mesele şahıs endeksli değil sistem endeksli. Kur’an’ın 4 esasından biri adalettir adalet. Cebbarlık değil.

      Peki bu hukuk sisteminin başına ne geldi? Bunu anlatmadan önce Hz. Peygamber kendinden sonraki devrilere anlatırken son olarak Cebabire, yani cebbar, diktatör, baskıcı hükümdarlara işaret eder. Bunun başlangıç tarihini ise Kur’an’a göre 1909. Hem İbrahim Suresi’nin hem Rum Suresi’nin hem Kevser Suresi’nin ve benzeri surelerin gaybi işyaratına göre.Cebbarlar 31 Mart olayından sonra ortaya çıkar. Ki bunu o zaman bu cihanda anlayan birkaç kişi vardı. Biri de Bediüzzaman’dı. O zat o tarihten itibaren şöyle ibareler kullanır. Cebabireye atıfla, “istibdad-ı askeriye-i küfreiye”, “keyfi, cebri, küfri ,askeri”, “cebri, küri, keyfi”, “cebr-i keyfî-i küfrîye”. Bu atfa üçlü Süfyan çetesini de katar ve Süfyan’ı kevser Suresi’nin işaretiyle nazara verir. Peki buraya nasıl gelindi? İşte cevabı:

      Sil
    2. 2* Osmanlı, 1839 İslam deccallerinin “ileri karakolları” tarafından Batı hukukunu kabule zorlamıştır. Bu ileri karakolların çıkışı ise Yeniçeri Ocağı’nın içine giren mason komiteleri tarafından ortadan o ocağın kaldırılmasıdır. Yeni askeri bürokrasi masonik komitelerin tahrikleriyle İslam hukukunu çökertmeye başlar. Ve 1839’da batı hukuku o tarihte Osmanlı’ya girmiş, sonra o hukuk düzeninin adamları ortay çıkmış ve neticede Lozan’da Osmanlı’ya ait olan her şeyin inkar ve red edileceği garantisi sözü üzerine hem Lozan’daki heyet başkanının, hem de ta Ankara’ya kadar gelen Haham Naum’la görüşmesinden sonra Ankara’daki adamın tasdiki ile. Ondan sonra batıdan virgülüne kadar kopyalanarak yeni hukuk düzene kurulmuştur. Yani hukukumuz milli değil, Lozan ile intisap edilen batından kopya bir hukuktur. Rejimi, devleti demiyorum, rejimi kim kurduysa yani mevcut devletin hukukunu kim değiştirmişse bugünkü aksaklığın sorumlusu odur.

      Üstüne üstlük bu hukuk 4 darbe ile pekiştirilmiş. Pekiştirildiği yetmemiş gibi devletin ana kurumlarına o hukukun zihniyeti yerleştirilmiş. Bunun en büyük örneği 27 Mayıs ve 12 Eylül Anayasalarıdır. O yasaları kim hazırladı. Cebabirenin mensupları.

      Bakın 9 yıldır Anayasa değiştirilmek isteniyor. Değiştirilemiyor? Niçin? Bu sırrı çözdüğünüz an kimin sorumlu, kimin sorumsuz olduğunu bulursunuz.

      Bir örnek vereceğim. Menderes büyük bir çoğunuluğa sahip. Ama bir imam-hatip mektebi ni bürokrasi taifesini aşamadığı için açtıramamış. Çevresine sık sık “Amana arkadaşlar dikkatli olun biz iktidar olduk ama hakim değiliz. Devlet o malum partinin adamlarının elinde.” Demirel ve Özal dönemi ise her uygulama ya köşkten, ya yargıdan ya da Anayasa Mahkemesi’nden dönerdi. Örnek 1970 finans kanunu, en büyük baronun girişimleri sonucu yüksek yargıdan dönmüş ve TL devalüe edilmek zorunda kalmış. 10 yıl sonra ise Türkiye sadece 500 milyon dolar kredi, yardım değil kredi alabilmek için Yüzde 70’lik devalüasyonu 24 Ocak kararları ile mecbur kalmış. Yani milli irade egemen yani hakim değil. Cebabire ve şürekası.

      Şimdi cumhuriyet kurulmuş, ama demokrasi yani milli irade devreye girememiş. Giremediği gibi girmesini engelleyecek müesseseler devrye sokulmuş. Bu cebabirenin hükmünün sona ereceği tarih ise yaşıyoruz ve göreceğiz. Çok yakın bir gelecekti.

      Saff Suresi’nin bir ayetinin gösterdiği işari tarih ise Hicri 1439 ile 1444 arası. Bu Sure’nin ana ruhu ise dünyevileşmiş yani Yahudileşmiş maneviyat fukarası dönemin sona ereceği tarihe işarettir. Bu da bir nevi İsa (as) temsil eden Risalet-i-ı Ahmediye’nin yani maneviyat ve ahlakın devreye girmesidir. Çünkü fütuhatı dünyevileşmiş, Yahudileşmiş, gözünü para hırsı bürüyen bürokrat ve burjuva hatta ve hatta askeriye değil manevi güç yapar. Fatih örneği. Fetthin mübeşşeri Hz. Peygamber. Ama defalarca kuşatılıyor ve Kevser’ Suresi’nin işaratına rağmen İstanbul alınamıyor. Çünkü onun fethinin de bir manevi faturası vardı. O faturanın ilk hanesini açan Somuncu Baba’dır. Önce manevi fetih olur. Sonra Hacı Bayram devreye girerek özel olarak talebesi Akşemseddin’i yetiştirir. Fatih İstanbul’a girmeden önce Molla Fenari de devrededir. Fatih onun ve Akşemseddin’in manevi terbiyesinden geçer. Yani manevi atmosferin saltanatı kurlur.Sonra kuşatma başlar. Ama tam başarısızlığı uğrayacağı sırada Akşemseddin’in bir mektubu savaşın seyrini değiştirir. Ve Fatih İstanbul’a yanı başında o manevi sulatanı yanına alarak girer. Fütuhat Allah adına yapılıyorsa manevi sultanları hükmeder. Sultan bir eldir. O eli kaldıran beyin ise Kur’an ehlidir.

      Sil
    3. 3* Lafı uzatmayayım, şimdi ise sözde manevi büyüklerimiz ise parti kurar, siyaset konuşur, enaniyet gösterileri yapar. Onun için onlar hükümsüzdür. Ve Fütuhat olmaz. Devreye Mehdiyet yani Mehdi’nin şahs-ı manevisi girer ve fecr-i sadık öncesi fetih için son hamleleri yapar. 16 Nisan yani 19 Recep 1439. Sır burada. Cebabireyi yenecek olan Mehdiyet’tir. Laga luga veya laf-ı güzaf veya şarlatanlar değildir.

      Bakın fetoşkeytayn niçin bu alçakça oyunlara kalkıştı. Yani parti kurup demokratik yolla iktidar olmadan devlete el koymaya kalkıştı. “Bürokrasi devlete hakim, ben onlara yönetirsem devlete hakim olurum” düşüncesi. Masonik, darbeci, cuntacı 3 kağıtçı yöntemi. Üstüne üstlük bu da dini kisveye bürünürken sünnet ve Kur’an’ı değil finans yöneticisi, Papalık gibi düşündü. Kısaca bürokrasiyi finans ve entrikayla ele geçirirsem devlete hakim olurum diye düşündü ve Masonik sünnetine uyup münafıkane eylemini şerr-i mutlak küresel deccaliyetin yardımıyla başaracağını sandı. Halbuki milli irade hem onun hem de sivil-askeri bürokrasiden daha güçlü çıktı, çıktı değil oldu. Kim güçlendirdi. Cebabireden sonra kim hükmedecekti? Hadis onu yazar. Ve hükmediyor. Yani son velayt-i kübra sahibi son manevi sultan.

      Bu sultan kim? Hz. Peygamber cebabireden sora gelecek zatın yapacağı hizmeti bir hakikati açıklamak olarak değerlendirerek bunun Hz. Ali’ye (ra) söyler ve “Sakın kimseye söyleme” diye temhibhler. O hakikat öyle bir Kur’ani hakikat ki, Hz. Ali (ra) ağırlığına dayanamaz ve çılgınca sağa sola koşturur ve sonunda gider onu bir kuyuya haykırır. Ve o kuyu o sır ile taşar ve çevresini su basar. İyi de o sır ne? Türkler analitik düşünmeye, silah gücünün dışında aklını kullanmaya kim sevk etti ise o hakikat. Kılıçtan kaleme yani ilmi üstünlüğü esma talim-i ile önceliyerek. 1928 din devletten ayrılır. Devlet İslam’ı temsilden istifa eder. Bediüzzaman Bakara 256’nın tefsirinde bunu ebcedi tevafukla açıklayarak belirtir “Buna karşı manevi bir cihad çıkar” der. 1928 +90 = 2018. Yani 1439’dan bir yıl sonra o manevi cihad başarılı olmaya başlar ve 1444. Her şeyi söylemek olmaz değil mi? Ben Osmanlı’nın son Türkleri gibi düşünmem. Maziden alır ati olurum. Ve cevabım budur. Kevser ve İnna ateyna buna işaret eder.

      Bir şey daha var: Şehit cenazelerimiz her gün geliyor. Binlerce mü’minin duaları ve tekbir sesleriyle ebedi alemdeki o imrenilen makamlarına uğurlanıyor. Ya eskiden nasıl olurdu? Bilmem kimin bilmem ne senfonisinin bilmem ne cenaze marşıyla. Dua rahmetten mahrum olarak. Hangi düzenden hangi düzene geçiyoruz acaba? Guguktan hukuka mı?

      “Eskiden şikayet şöyle idi: “Vatana ve millete zararlı bir surette meşgul eyleyen muarızlarımız olan zındıklar ve münafıklar, istibdad-ı mutlaka "cumhuriyet" nâmı vermekle, irtidad-ı mutlakı rejim altına almakla, sefahet-i mutlaka "medeniyet" ismi vermekle, cebr-i keyfî-i küfrîye "kanun" ismini takmakla hem sizi iğfal, hem hükümeti işgal, hem bizi perişan ederek, hâkimiyet-i İslâmiyeye ve millete ve vatana ecnebi hesabına darbeler vuruyorlar.” (Şualar) Şimdi meşgul edemiyorlar. Çünkü millet uyandırıldı, millet. Uyanınca da bin yıllık vazifeye dönüyor. Latif ve Rahim ve Hakim ismi gereği. O da aşama aşamadır. “La ikraha fiddin” ve "Şu istibal inkılabatı içinde en gür seda İslam'ın sadası olacaktır."

      Sil

  11. İktidar yanlısı basının ‘şahin yazarı’ Cem Küçük, AKP’nin radikal İslamcılarla yolunu ayırması gerektiğini söyleyince hedef haline geldi.

    Dün 1ANTV’de katıldığı bir programda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AKP’nin başına geri geldikten sonra ‘radikal İslamcılarla ve Mavi Marmara’daki manyak tiplerle’ yolunu ayırması gerektiğini söyledi.



    “Bu ilişki bitti, bu dikiş tuttmaz. Artık AK Parti’nin radikal İslamcılarla da Mavi Marmara’daki manyak tipler de… Kafadan İsrail düşmanı, kafadan batı düşmanı, kafadan her şeye düşman tip var… garip garip tipler var. Bunlarla da yolun ayrılması lazım. Tayyip Bey de bunları yapacaktır diye tahmin ediyorum. Amerika’yla ilişkileri yoluna sokup bunları halletmemiz lazım” diyen Küçük, bu sözleriyle İslamcı kanadın tepkisini çekti.

    Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan, Küçük’ün kendisini tanımladığını belirtip ‘tasfiye edilmeyi’ beklediğini yazdı.

    Uzun lafın kısası Ak parti'nin bu donem içinde muhafazakarlarla önemli sorunlar yaşayacağı açık. Politikalar İsrail ve ABD lehine gelişecek. Nitekim Erdoğan'ı arayan Trump "Sizinle yapacak çok işimiz var" ifadesini kullanmıştı.

    Sizlere soruyorum, AKPye yakınlığıyla bilinen Cem Küçük'ün Mavi Marmarada hayatını kaybeden insanlara "manyak" demesine nasıl bakıyorsunuz? Yoksa yine görmezden mı geleceksiniz? İnşallah vicdanınızı dinlersiniz.
    Bu arada önceki yorumlarımı inşallah yayınlarsınız Mustafa bey.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman zaman yazıyoruz. Halen Akpartinin en büyük tehdidi kendi içinden çıkabilir. Bence asabi reaksiyonlar yerine dikkat ve temkinle karşılamak lazım. Bu yazarın gerçek niyetini anlamak lazım. Bazen sürçülisan ile kastetmedigi mana çıkar. Burada dışarıdan karıştırma istediği anlaşılıyor. Yok eğer bu adamın niyeti kötü ise yine dikkat ve temkin lazım. İlla kavga çıkarmak isteniyorsa o zaman yapacak bir şey yok. O zaman buyurun düşmanın kılıcına kafanızı uzatın.

      Sil
    2. niyeti belli
      akp nin devlet yönettiğini devletinde kendisini radikal eylemcilerin eylemleri ile paralel bir politika sürdüremeyeceğini söylüyor
      kısmen de doğrudur mavi marmaranın bayrak hadisesi yolda bazılarının gemiyi terk etmesi düşünülmesi gerekir
      devlet 80 milyonun devletidir 5-10 bin kişilik kendini radikal denen bir grubunun onu kafasına göre çekip götürmesine izin verilmemeli
      devletimiz güçlüdür ancak daha motorumuzu yapamadan israil e abd ye ab ye kafa tutmak onlarla cedelleşmek ambargo yememize ve dış iç desteğimizi kaybetmemize sebebiyet verir
      dışarı ile mücadeleden ziyade onlarla sulh içinde olup içerdeki kurum kuruluşları islah etmek halkın geçimini yoluna koymak ve yurt içinde şerirlerin önünün kesilmesi lazım
      o radikal arkadaşların çoğu bana inandırıcı gelmiyor hükümetin gölgesinde ona nizam vermeye çalışıyorlar.... dünyadaki islam aleminin kanayan yaralarının olduğu yerlere basına hiç çıkmadan gidenler şehit gazi olanlar var kendileriniradikal diyen bu arkadaşları ne mynmarda ne suriyede ne afganistanda gördük......evine bir somun ekmek götürmeyen insanların devlete yön vermeye çalışmasından devlet kendini kurtarmalı....yoksa yılların emeği bu hükümeti dolayısıyla devlete teröre destek veren devlet sınıfına sokacaklar
      bu grubların dünyada gidip hastane açmasına insani yardım yapması başka ancak dünyada 5 ülkenin sözü geçiyor bu ülkelerin egemenlik alanlarına (filistin-çeçenistan-doğu türkistan)girdiğimizde devletimizi bitirirler bunuyapmaya kimsenin hakkı yok
      evet yapalım ancak kendi motorumuzu tankımızı uçağımızı nükleerimizi yapalım
      yoksa biz bir filistin bir çeçenistan bir doğutürkistan oluruz

      Sil
    3. Referandum sonuçlarından açıkça görülüyor ki AK partinin önemli bir kısmı Hayırcıymış. Madem öyle bu teklif meclisten geçmeden açıkça karşı çıksaydınız. Biz bunu istemiyoruz, halka anlatamayız deseydiniz. Şimdi bu Hayırcıların defteri dürülecek ama Cem küçük biraz haddini aşmış. Davudoğlu, Gül, Atalay, Arınç vb. değişikliğe karşıydılarsa yaklaşık bir ay süren meclis görüşmelerinde neden görüşlerini belirtmediler, yada daha doğrusu reisle görüşüp endişelerini onunla paylaşmadılar da referandumda kendileri olmasa da ekipleri Hayıra çalıştı. Elbette şimdi çok kelle gidecek ve gitmeli de

      Sil
  12. Hakan Kırkoğlu nun yıllık astroloji yorumuna göre 11 mayıs civarı kötü şeyler olabilirmiş. Nisan ayı için yaptığı yorum da tam başkanlığı işaret ediyor. http://www.milliyet.com.tr/2017-de-turkiye-de-neler-olacak-/r-hakan-kirkoglu/cumartesi/yazardetay/31.12.2016/2370644/default.htm

    YanıtlaSil
  13. Bizler zorlu bir seçim süreci geçirip bu konularla aşırı derecede boğulmuşken dünyada da ilginç gelişmeler olmakta. Sanırım kafayı kaldırıp biraz daha dışarıya bakmalıyız. Abd deniz kuvvetleri güney kore sınırlarına dayandılar. Kuzey kora ise abd kuvvetlerini vurmakla tehdit etti. Zaten abd başkanının vurdum duymaz tavırları ortada her an herşey olabilir. Bu arada Horacio Villegas adında bir adam (kendini tanrının elçisi veya üstün insan olarak tanıtan biri) 3. dünya savaşı için 13 mayıs tarihini verdi. Ona göre bu savaş 13 mayısta başlayıp (trump tarafından kuzey koreye karşı) 13 ekimde bitecek. 13 mayıs Hz. Meryem in portekizi ziyaretinin 100. yıl dönümü. Tabi bunlar sadece internette olan söylentiler ama gidişat konusunda dikkatli olunmalı. Şu an atılan adımlar da bu yönde. Dış haberler takip edilmeli içimizde herhangi bir karışıklığın önüne geçilmeli herkes sağ duyulu olmalı. Tabi herşeyin en doğrusunu Allah (cc) bilir. Bize düşen tedbir ve güzel bir iman.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. uydurmuş şahsi tahminim k. kore ye çin gaz veriyor
      japonlar çin in üzerinde hak ilan ettiği birkaç adaya abd desteği ile el kotydular
      kuzey kore abd ile baş edemez ama japon u koreyi vurur abd buna engel olamaz
      neticede bir iki nükleeride abd ye ulaşsa fena olmaz
      netice k.kore yönetimi yıkılsa bile çin k.koreye sahip çıkar ordusuyla oraya girer
      abd yi oraya sokmaz japonun el koyduğu adaları alır
      ben böyle bir savaşta abd nin yıldızının söneceğini sanıyorum
      çünkü abd deplasmanda
      abd den nefret eden çin ve rus abd nin burnunu sürtmek için k. koreye her yardımı yapmıştır

      Sil
  14. Tum soylemler anlamini yitirdigi zaman kiliclar kinindan cikacak ve biz norvec benzeri bir cografyaya sahip oldugumuz icin savas bize ugramiyacak.bazi cevrelerin belirttigi sekilde buyuyup dunya hakimi olacagiz desemde inanmayin bu son savasin tam kalbinde olacagiz ve biz 80 milyondan ibaret bir ulke olmadigimiz ortaya cikacak sahislar uzerinde fazla durmayin herkes uzerine duseni yapiyor taki Mehdi A.s gelene kadar birilerinin geldi gecti gitti demesine bakmayin su en son sureyedeki keferenin kimyasal silah sonucunda kac canin gitti ortada kac cocugun ve muslumanlik sozum ona ferah yasiyor ya oyleya mehdi gelip gitmisti ya hani buyuk savas yaklasiyor inanin buna Rabbim bizi sabir uzerinde duranlardan eylesin daha 2 gun once fransiz diplomat ne diyordu suikast reisi cumhurumuz icin icindeki kin kusuyorlar.Ne diyordu Rabbimiz Kuran-i Azummusan da Kininizden geberin. Ve inanki geberecekler ve muslumanlar o beklenen altin cagi yasayacaklar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Hz. Peygamber son Halife'nin Şam'da toprağa verildiği yıl Mehdi'nin zuhur edeceğini bildirir. Sizin mübarek zat bunu bilmiyormuş. Sonra Hz. Ali (ra) Besmele'nin harfelerinin bitiminden sonra işari olarak 19. yüzyıldan sonra 20 yüzyılın başında çıkacağını belirtir. Ayrıca Ercuze Kasidesi'nde vaktini de belirtir. "Arabi harflerin Acem'e çevrildiği zaman Deccali bekleyiniz" der. Yani Deccal olunca Mehdi de olur. Hem de şahs-ı manevi olarak.

      Ahir zamanın en küfri zaman olduğu ve Deccalin cebbarane yani Firavun ve Nemrud'dan daha ceberrut olarak hükmü sürerken ortaya çıkacak Mehdi, ancak sırrı- imtihan ile bilinir. Çünkü o velayet-i suğra gibi keramet ve zuhuratla iş yapmayacak. Kur'an hakikatlerini açıklayıp dini tecdid edecek, ihya edecek. Talim-i esma sırrı gereğince. Biz bu aleme niçin geldik. Talim-i esma yani şuunat-ı İlahi'nin ilim ve fenle işlediğini ispat ve öğrenmek için. Selametle kalınız.

      Sil
  15. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  16. Referandumda Akparti icinde ciddi fire olduğu ortaya çıktı. Ayrica hem CHP hem de MHP de kaynama var.

    YanıtlaSil
  17. Referandumda Akparti icinde ciddi fire olduğu ortaya çıktı. Ayrica hem CHP hem de MHP de kaynama var.

    YanıtlaSil
  18. Referandumda Akparti icinde ciddi fire olduğu ortaya çıktı. Ayrica hem CHP hem de MHP de kaynama var.

    YanıtlaSil
  19. Referandumda Akparti icinde ciddi fire olduğu ortaya çıktı. Ayrica hem CHP hem de MHP de kaynama var.

    YanıtlaSil
  20. Mustafa Kardeş referandum bir seçim değil. Bir partinin gelip gitmesi meselesi değil. Kimi demokrasinin orta, kimi iyi, kimi mükemmelini tercih edebilir. Bu her görüş için geçerliği olduğu gibi bir siyaset için de geçerlidir.

    Bizim atladığımız bir husus başkanlık sisteminin anketlerde hiçbir zaman çoğunluğu olmadı. Ama onaylandı. Bu bir zaferdir. İkincisi MHP’nin katkısını küçümsemeyin. MHP Meclis’te 20-25 milletvekili ile destek verdi. Referandum’da beklenen yüzde 40’lık bir MHP katkısı. Ak Parti 7 Haziran’daki kadar oyun verildiği anlaşılıyor. Bahçeli bir İngiliz yanlısı Ak Partili’nin zamanında başbakanlığını önlediği gibi Türkiye’yi badireden kurtaracak aynı zamanda istikamet değişikliğine yol açacak bir hayır yaptı. Başörtüsü oylamasındaki gibi. Ak Parti’de yüzde 8-9’luk bir fire var. Açık diğer kesimlerden gelen oyla kapatıldı. Ezici bir çoğunluk beklenmiyordu. Çok çok yüzde 55’lik bir oy bekleniyordu. Yüzde 3.5 eksik geldi. Ama sistem onaylandı. Bu bir devrimdir. Üstüne üstlük 200 yıllık bir zafer. El hükm-ü alaleksirdir. Gerisi mağlupların yaygarayla tesellisidir.

    Bakın Alem-i İslam için 1991’den beri açık ve kapalı bir savaş yürütülüyor. Bu tecavüzü bozan 3 Kasım 2002 zaferidir. Öyle olduğu için açık-kapalı 15 yıldır Türkiye’ye karşı önce gizli sonra açık bir mücadele yürütülüyor. Türkiye’yi istedikleri gibi yönetme gayreti. Ama hava aldılar. Bunun sonu alem-i İslam’ın ittihadıdır. Vesilesi Bediüzzaman’ın şifahi tebşiratıdır. Kürt meselesinin yani 4 ülkeyi bölme kartının olacağını söylemiştir. Ne zaman 80 yıl önce. 80 yıl sonra bu oyun ortaya çıkıyor. Unutulmasın ya ittihadı- İslam tesis edilir ya da 20 yıl içinde kıyamete gidilir. Mehdiyet bunu erteliyor.

    Bu kadar yaygara çıkarılmasının sebebi halkçı zihniyetin batılılarla bir olup ilk seçimde bu muhalif yüzde 48’lik oyu kendine devşirip üzerine katarak seçim kazanmaktır. Lozan ruhunu sürdürmektir. Bu parti iktidarda beceriksiz, muhalefette lafazan ve yıkıcıdır. Başka bir meziyeti de yok. Böyle yaygara yaparak vesayetçilere işaret fişeği atıyor. “Ben buradayım. Beni kullan” işareti. Bediüzzaman ne demişti “Bir daha ihtiyarı ile başa geçemeyecek” Ya nasıl geçecekler? Vesayet ve darbelerle veya ırkçıları elde ederek. Bu ise şimdi mümkün ve kabil değil. Bu yaygara vesayet ehlinin işine geliyor. Siz koparılan yaygaradan etkilenmeyin. FB, son derbide futbol adına ortaya bir şey koymadı. 90 + 1’de attı golünü. Adı galip oldu ve 3 puanı aldı. GS’ye kalan ise züğürt tesellisi. CHP’ye kaldığı gibi. Ak Parti ehven-i şer bir parti değil. Azam-ı hayırdır. İkincisi kitle partisidir. Yüzde 10-20’lik fire normaldir. MHP de homojen bir parti değil. Irkçı yani Deccaliyetin bir ayağı olan ırkçı kesimi de var. Onların örnek şahsiyetinin kim olduğunu Süfyana muhabbetleri ve bağlılıkları bilinir. Onun için telaşa gerek yok. Abdurrahman Dilipak kafalı olmamak lazım.

    Kur’an’ın bir gaybi işareti var 1444 için. Çok sağlam. Bunun başlama tarihi 1439’dur. Yani o tebşirat start aldı. Her şey sırr-ı imtihana tabidir. Şimdi müteyakkız ve çalışmak lazım. Öncelikle dini feraizi ihmal etmemek lazım. Fütuhatlar dünyevi değil manevi riayete bağlıdır.

    Yeni bir dünya kurulacak. Medeniyet-i İslamiye şimdiki medeniyetten inkişaf edecek. Eski zihniyetlerin yıkımı başladı. Yenisi geliyor. Kaynamalar, kargaşalar normaldir. Bir dünyadan öbürüne göç ediyor. Hem de millet olarak değil milletler olarak. Mehdiyet ve İseviyet ittifakının dünyasına. Tevhidin dünyasına. Sabredin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu referandum sürecinde kimse nelerin değiştiğine baktı mı acaba. Bence bir çok insan takım tutar gibi referandum neleri getirir neleri götürür bakmadan oy verdi. Bence vatanını seven, ak partiyi seven analitik düşünceden ayrılmaz ve hangi davranış neye yol açar bunları iyice analiz eder, sonra da kararını verir. Hamasi söylemler insana heyecan verse de düşünmeden harekete sebebiyet verdiği için tamiri zor hasarlara yol açabilir.

      Sil
  21. Yorumları yayınlanmayan kardeşlerimiz lütfen sağ taraftaki kuralları gözden geçirsinler.

    YanıtlaSil
  22. Bugün Takvim gazetesindeki Ergun Diler'in "Kavga çok büyük" başlıklı yazısını öneriyorum. Kavganın Pentagon ile Rotschild ailesi arasında olduğunu ve eğer Çin parasını isterse bunun sonuçlarını yazmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ergun dileri bende takip ediyorum.ama bu degerlendirmesini bilincsizce yapılan bir manipüle olarak görüyorum.. amerikayı sımsıkı elinde tutan bu ailelerin pentagonada tamamen hakim oldugunu düsünüyorum

      Sil
  23. ABD’nin, Sincar ve Karaçok’ta 100 teröristin öldüğü harekatı PKK’ya sızdırdığı tespit edildi. Türkiye harekattan iki saat önce Pentagon’a bilgi verip askerlerin bölgeden çekilmesini istedi. ABD’liler ise bu bilgiyi 27 dakika sonra PKK’nınyedi elebaşısına ulaştırıp kaçmalarını sağladı.

    YanıtlaSil
  24. Suriye ile Irak arasında bulunan Sincar'ı ikinci bir Kandil yapmayı hedefleyen terör örgütü PKK, Türkiye'nin bombardımanıyla büyük bir darbe aldı.

    Yaşananlardan sonra harekete geçen Amerika, bölgede DEAŞ'a karşı mücadele bahanesiyle kurulan, bel kemiğini PKK'nın oluşturduğu paravan örgütü DSG'yi korumak için zırhlı birlikler gönderdi. Bu birlikler Türkiye sınırında belirlenen noktalar konuşlandı.

    YanıtlaSil
  25. Suriye sınırına dev askeri sevkiyat!
    Kilis'in Suriye'nin sınırındaki birliklere, aralarında obüs ve çok namlulu roketatarların da bulunduğu askeri araç ve personel sevkiyatı yapıldı.

    YanıtlaSil
  26. Koalisyon uçakları sınırda Türk jetlerini engelliyor…
    ABD öncülüğündeki koalisyon uçaklarının Türkiye'nin terör örgütü YPG'ye hava harekatı yapmaması için Türkiye-Suriye sınırında uçuş yaptığı iddia ediliyor. Terör örgütü PYD elebaşlarından Ewwas Eli, koalisyon uçaklarının dün gece boyunca Kobani-Tel Abyad sınırında uçuş yaptığını belirtti.

    YanıtlaSil
  27. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Türkiye’nin “denetim sürecine” alınmasına karar verdi.

    Gerekçe olarak, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliği kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi gösteriliyor.
    ......
    Avrupa hâlâ Türkiye’yi kabullenemiyor.

    Türkiye’nin güçlü bir yönetim sistemine kavuşmasını istemiyor.

    Türkiye’yi üreten değil, tüketen, kalkınmış değil dışa bağımlı, batıya muhtaç bir tarım ülkesi ve NATO’nun ileri karakolu görevlisi olarak görmek istiyorlar.

    http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/mehmet-kocak/kararin-asil-ve-gizli-gerekcesi-19253.html

    YanıtlaSil
  28. http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-necati-ozfatura/596564.aspx

    2017 Haçlı Seferi

    YanıtlaSil
  29. 1* Ahir zamanın en önemli hususiyeti hadiselerin, fitnelerin, fesadların art arda dalgalar halinde gelmesidir. Medeni hayatın gelişmesi sonucu dünya bir köye dönüşmüştür. Bir olayın hem bölgesel ,hem küresel tesiri olduğu gibi birbiriyle bağlantılı seyri vardır.

    Suriye ve Irak’taki gelişmeler hatice değil, bir neticedir. Ve bunun görünmeyen yüzü ilk olarak 1932 yılında ileride MOSSAD’ı kuracak mel’un bir Siyonist istihbaratçının Kuzey Irak’a giderek katır sırtında 2 yıl yaptığı inceleme ile başlar. 1959’da Londra’da Kürt kongresi ise bugünkü hadiselerin başlangıcı olur. Aynı yıl MOSSAD Kuzey Irak Kürtlerine el atar ve gizlice yardım ve tahrikle isyanları başlatır. Aslında bugünkü manzara 1975’lerde yaşanacaktı. Ama o yıl hem küresel Siyonist sermayenin ortaya çıkış meşguliyeti, hem komünist bloku yıkacak Helsinki Muvafakatı sebebiyle Kürt kartı, Irak-İran Cezayir Anlaşması ile ertelenir. Dikkat ediniz ertelenir, iptal edilmez. Çünkü İsrail’in aceleciliği zamansız olarak değerlendirilir. Ama batıda neoliberal iktidarların başa geçmeye başlamasıyla Yinon Planı hazırlanır. Türkiye dahil 9 İslam ülkesi 22 devletçiğe bölünecek ve Büyük İsrail Kurulacak. 1991 Körfez Harekatı ve 28 Şubat o planın bir neticesidir. Her neyse.
    Gözü batının şaşası ile büyülenmiş Sabataycı Türk Hariciyesi ve Gladyoya bağlı cuntasal askeriye bunlarla uğraşacağı yerde Kürt kartı fitnesinin gelişmesini görmezden gelmişlerdir. Türk hariciyesinin Türk personeline kavuşmaya başladığı tarih 1966’dır. O zaman hariciyeye azar azar intisap eden Türk evlatları olgunlaşıncaya kadar atı alan Üsküdarı geçti.

    Şimdi ortaya çıkan tablo şu: Büyük İsrail için Yinon Planı bir merhale daha kat ederek, Irak’tan sonra Suriye’yi bölmeye başladı. Bölünmede en önemli etken Kürt kartının kullanılıyor olmasıdır. Yıllardan beri bu plan gözümüzün önünde tıkır tıkır işlerken ve bu ulaşılan neticeye nasıl gelindi. İsrail ve ABD’de kurgulanan talimatlarla Fetoşkeştayn’a bağlı askerlerin 15 Temmuz öncesi PKK terörünü vurma yerine dağı-taşı vurmasının hiç mi rolü yok.

    Şimdi korkulacak, endişeye ve telaşa kapılacak bir husus hem var, hem yok. Fetoşkeştayn’a dini makamlar biçecek kadar gaflet içindeki bizlerin aklı neredeydi ki, netice bu oldu. Fetoşkaştayn askerlerinin dağı taşı bombalayıp teröristleri vurmadığı zaman akıllar neredeydi?

    Şimdi bunun ilacı tektir. Bölgenin Müslüman ülkeleri 3 teşebbüse rağmen hayata geçiremedikleri ittihad-ı İslam’ı sağlayıp, binlerce km. uzaktan gelen Siyonist uşaklarının planlarını bozup bölgeye sahip çıkarak sulh ve selameti sağlamasıdır.

    Bu vazife Süfyan’ın bid’a rejimini tamir eden Türkiye’ye aittir. Bir şartla. Türkiye 90 yıldır sürdürdüğü içe kapanma ve eski memaliki ve halklarını aşağılama politikasından vazgeçmelidir. Bu zihniyet İttihatçı paşalarla başladı ve cumhuriyet döneminde Selanik Hanedanı yani Sabatycı hanedanla sürdü. Ortadoğu’yu bataklık niteleyip, Avrupa’yı cennetasa hayal eden deccal kuklalarının oluşturduğu hatalı politikalar terk edilmelidir. Avrupa Avrupa derken arkamızdan hançerlenip bir gün geldi, ki Türkiye’nin 4 ayrı eyalete bölünme planlarını (bir nevi Sevr’i) görünce afallayıp kaldık. Bu ittihatçılarla başlayan politikaların iflasıdır. İsrail müesses nizamı şu anda Ortadoğu’nun görünmeyen tek hakimidir. Bütün ülkelerle sinsi bağlantılarla çok yönlü planlar yürütürken, kendisini gizlemek için neocon-neoliberal batılıları ve Amerikalıları şu veya bu etkenle kullanmaktadır. Zaten Beni İsrail rivayetlerinde İsrail’i kendileri değil vekaletle adlarına savaşacak kimseler tarafından armağan edileceğine inanırlar. Onun için vekalet savaşlarının tahrikçisidirler. Yani batılılar onların tetikçisidir.Osmanlı’da ittihatçı-masonların kullanılması gibi.

    YanıtlaSil
  30. 2* Bölge devletleri deccalist komitelerin ve onların maşası olan münkir yönetimlerin taklitçi, batı hayranı, kişiliksiz ve uyducu politika ve planları artık terk edilmelidir. Kürt meselesi bunun en uyarıcısı olacaktır ve oluyor. Bu kart ve plan bozulmadan yani onu kurgulayan küresel deccalin devleti ortadan kaldırılmadan hiçbir netice alınamaz. Şükürler olsun bizde askeriyede uyanık azınlık çoğunluğa inkılap ediyor. Yani mesele anlaşılıyor.

    Mehdi ve İsa bekleyen onların gelip bizi kurtaracağını sanan uyuşuklar yani onlara zemin hazırlamadan oturanlar otura dursunlar, bu işin sonu geliyor. Mehdi’nin başlattığı hizmetin ve cereyanın 3. aşamasında en önemli meselesi Al-i Beyt’in milyonları bulan mensuplarının da yardımıyla ittihad-ı İslam’ın tesis edilmesidir. Bu Emevi-Abbasi-Osmanlı tipi bir devlet değil Müslüman milletler topluluğunun birleşerek bir pakt halinde ortak hareket etmeleri ile mümkün olacaktır.

    Şimdi Rus ve ABD ile ortakları Almanya-İngiltere ve Fransa’nın şarlatanlığının nasıl bertaraf edileceği Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ay 3 önemli merkez yapacağı ziyaretler sonrası ortaya çıkacaktır. Türkiye bu noktada müttehid olmak zorundadır. Çünkü ortada 90 yıllık bir yanılgının yol açtığı bir büyük tehlike var. Türkiye hem Ortadoğu’dan tecrid edilip (sahte aydınları ve Kürt koridoru ile) hem de Batı’nın yeni bir vesayeti altına sokulmak isteniyor. Ve bu 2006’dan beri harici bir tehlike olarak başladı. Gelişti, büyüdü ve Arap baharının soldurulması sonrası bölge ateşe verildi.

    ABD’nin şu anda küresel sermaye karşıtı iktidarı, yine küresel karşıtı Türkiye ile işbirliğinin zarureti vardır. Bunun nasıl olacağı ve nasıl sağlanacağı biraz netameli ve kapalı bir konudur. Her iki ülkenin yerlici ve millici çıkarı bunu gerektiriyor. Çünkü ortak düşman Küresel deccaliyetin Ortadoğu için biçtiği Büyük İsrail projesidir. Bu projenin kaderi ABD içinde yoy açtığı kavganın seyri neticeye tayin edecek. Bu işin maddi yönü.

    Hz. Mesih’in nüzulü meselesi vardır. Bu nüzül ilkin 2. Cihan Harbi sırasında, hem deccalin küresel tehlikesi hem de alem-i İslam’ın işgalden kurtulması için. Dini nüzulünün 1960’ın başı olduğu, üçüncü aşamanın ise Komünist bloku dağılması iken 4. Nüzulün alem-i İslam’daki ihtilafın çözülmesindeki misyonu.İhtilaf ortadan kalkınca ittihad-ı İslam sağlanır. Bu ittihadın yol açacağı cihan çapında çok önemli politik neticeler olduğu gibi, Hıristiyan aleminin hem insanlığa hem İslam’a zarar veren, muzır tavrını değiştirecek ve neticede cihan çapında sulh ve sükun tesis edilecek. Bu da uzun bir hikaye.

    Mehdiyet’in manevi desteği Türkiye’dedir. Çok kritik bir 4 yıl yaşayacağız. Belki fütuhatın art arda geleceği bir dönem.

    Onun için ABD askeri devriye geziyormuş. Yok sınıra gelmişmiş. Yok anarşist ve terörist Kürtler meydan okumuş muş. Geçiniz. İşin zor yanı 1991’de kurgulanan, 2003’te Irak operasyonu ile uygulamaya konan ve Obama döneminde neocon-neoliberallerin hazırladığı siyasi-diplomatik-askeri tezgahın nasıl bozulacağıdır. Bu Mesih cemaatinin küresel çaptaki siyasi plandadır. O da Fecr-i sadıkımıza bakar.

    Son olayda şantaj kokusu da var. Sen adımıza savaş,biz Kürt kartını erteleriz sinsi şantajı.

    YanıtlaSil
  31. m.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/kiyametin-3-buyuk-alameti-18782.html

    YanıtlaSil
  32. https://m.youtube.com/watch?v=S4yAchTgLY4

    YanıtlaSil
  33. https://m.youtube.com/watch?v=Lei1R-fwxbE

    YanıtlaSil
  34. sahipkiran.org/2016/09/23/teo-politik-acidan-irak-ve-suriye

    YanıtlaSil
  35. abd ile türkiye savaşı yakın gelecekte olacağı iddia ediliyor
    https://www.youtube.com/watch?v=rmhlQviQJus
    abd türkiye savaşı

    YanıtlaSil
  36. Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütü PKK/PYD/YPG kontrolündeki Tel Abyad ilçesinin karşında bulunan Tatlıca, Hürriyet ve Öncül mahallelerindeki sınır hattına iş makineleriyle zırhlı araçlar için mevziler kazıldı.

    YanıtlaSil
  37. ABD Başkanı Trump: Kuzey Kore ile savaşta milyonlarca kişi ölebilir
    ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore'nin nükleer programına son vermemesi halinde bu ülkeye askeri müdahalede bulunma ihtimalini dışlamadı. Trump ayrıca Kuzey Kore'ye karşı girişilecek büyük bir savaşta milyonlarca kişinin ölebileceği uyarısında bulundu.

    YanıtlaSil
  38. Kuzey Kore'den ABD'yi çok kızdıracak 'nükleer' açıklaması!
    ABD'nin nükleer programını durdurmasını istediği ve bu nedenle komşu Güney Kore'ye askeri yığınak yaptığı Kuzey Kore'den nükleer denemelerle ilgili bir açıklama geldi. Açıklamada, ülkenin nükleer gücünün maksimum seviyeye çıkarılacağı belirtildi.

    YanıtlaSil
  39. .. angajman kuralı gereğince parolamız ortaya konmuştur: “Bir gece ansızın gelebiliriz.”
    Lakin, “stratejik müttefikimiz” ABD terör örgütü PKK / YPG ile sınırımızda konuşlanmış vaziyette.
    Hülasa, manzara-i umumiye, PKK'ya silah yardımı aşamasını çoktan geçip “yanaşık düzen”e ulaşmış vaziyette.
    Aylar öncesinden TVNet'te, “Türkiye için en kötü senaryo, ABD ve Rusya'nın Suriye'de anlaşmalarıydı; maalesef bu senaryo gerçekleşiyor…” demiştim.
    Takdir edersiniz ki, bir sonraki aşamada, “Türkiye'de iç savaş” için anlaşacakları muhakkaktır.
    Neden mi?
    Türkiye parçalanmadan, “İkinci İsrail” kalıcı şekilde kurulamaz da ondan.
    Son günlerde, ABD ile Rusya arasında Suriye'nin paylaşımı konusunda (ABD'den kaynaklanan) kimi pürüzlerin çıkması mahut planın devre dışı bırakılacağı anlamına gelmez.
    Anlaşılan o ki pazarlıklar sürüyor…

    http://www.yenisafak.com/yazarlar/salihtuna/bekledim-de-gelmedin-2037645

    YanıtlaSil
  40. ABD Rusya ve İran TSK operasyonlarından rahatsız!
    Türkiye'nin terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD'ye karşı yaptığı operasyonlara ABD, Rusya ve İran'dan aynı tepkiler geldi. Üç ülkede TSK'nın hava harekatından rahatsız oldu.

    YanıtlaSil
  41. Suriye'de kimyasal silah saldırıları belgelendi
    İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Suriye rejiminin aralık ayından bu yana en az 4 kez kimyasal silah kullandığını belgeledi. HRW İcra Direktörü Roth 'Hükümet son 6 ayda savaş uçakları, helikopterler ve kara güçleri ile Şam, Hama, İdlib ve Halep'te klorin ve sarin gazıyla saldırı gerçekleştirdi' dedi.

    YanıtlaSil
  42. Sosyal medyada Rus askerleri ile YPG'lilerin ortaklıklarına dair yeni görüntüler paylaşıldı. Fotoğraflarda Rus askerleri, YPG'lilerin mevzilerinden Türkiye'yi gözetlerken görülüyor.
    http://www.turkiyegazetesi.com.tr/dunya/469511.aspx

    YanıtlaSil
  43. bugün tgb li bir grup tarihci mustafa armağan ın istanbul üniversitesine gelişini protesto etmiş mustafa armağan bey etkinliği iptal etmiş bu yeni bir kalkışmanın başlangıcıdır
    http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/ataturk-dusmani-mustafa-armaganin-etkinligi-iptal-edildi-instagram-hesabi-da-hacklendi-h157900.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nur talebesi Hasan Akar'ın uzun süre önce yaptığı ve aylardır internet üzerinden herkesin görebileceği şekilde yayınlanmış videosunun yalnızca 1-2 dakikalık kısmının cımbızlanarak alınması da yeni kalkışmanın ayak sesleridir. Görünen o ki yeni kalkışma öncesi toplum Atatürkçü-Atatürkçü olmayan şekilde ikiye bölünmeye çalışılacak. Bu tür hareketlerin devamı gelecektir.

      Sil

  44. TEOG TARTIŞMALARI MEB SADECE ÖĞRENCİLERİ DEĞİL
    BELLİ ARALIKLARLA ÖĞRETMENLERİDE SINAVDAN GEÇİRMELİ
    -Ülkemizde yıllardır çeşitli isimler altında uygulanan temel eğitimden liselere geçiş sınavlarının kaldırılması hem olumlu hem olumsuz yönleri var şöyleki
    -bu sınavlar veliler için bir soygun vesilesi oldu çeşitli isimlerle açılan kurslardan 10 bin tlye varan ücretler talep ediliyor
    -okul başarı puanını artırmak bazı okullarda karekök içinde 8 i parentez dışına çıkaramayan veya 52 yi 5 e bölemeyen çocuklara yüksek notllar veriliyor çocukların eğitim kalitesi düştü
    -teog sınavları güvenilirliği zedelendi batmanda bir sınıfda sınava giren 10 kişi teog birincisi çıktı
    -türkiye çapında 17.000 teog birincisi çıktı
    -demek sınav gözetmenleri oturup öğrencilere yardım ediyorlar
    -önlem alınmadığı takdirde belki bu yıl 100.000 birinci çıkacaktı
    peki neler yapılabilir
    -teog aynen kalarak kemaralı sisteme geçilebilir
    -öğrenciler yerine belli yıllarda öğretmenler sınava girebilir ki yetersiz olan öğretmenler uyarılmalı bunlar kursa alınmalı veya meb bunlar konusunda çalışma yapmalı
    -1975-1980 yılları arasında 3 yıllık eğitim enstitülerini 45 günde bitiren binlerce kişi öğretmen oldu bunlar emekli edilmeli
    -adrese yakın lise uygulaması son derece sakıncalı olup velileri sahtekarlığa yöneltir... mücavir bölge dışındaki liseler nedeniyle bazı okullar öğrenci bulamazken bazıları 5000 kişilik olur
    -yıl içindeki performans ödevleride inandırıcı değil babalar ve hocalar proje yapıp öğrencinin ismini yazıyorlar
    netice olarak
    - ama il bazında ama türkiye çapında güvenliği artırılmış kamera destekli sınav vazgeçilmez görünüyor
    -velilerin kaliteli liselere yönelten kaliteli hocalar olması nedeniyle meb belli zamanlarda kendi öğretmenlerini sınava almalı belli puanın altında not alanları derslere vermemeli bir iki yılda bu durum devam ederse ama görevine son verme ama idari görev verme ama emekli etme seceneklerini uygulanmalı
    böylelikle her tarafda kaliteli öğretmen olunca lise tartışmaları bitmez ama azalır
    -EN ÖNEMLİ BİR NOKTADA ORTAOKUL VE LİSELERE MERKEZİ KAMERALI OKUL BİTİRME SINAVI GETİRİLEBİLİR
    MERKEZİ SINAVI GEÇEMEYEN ÖĞRENCİ ORTAOKUL VEYA LİSEDEN MEZUN OLAMAMALI BU HORMONLU NOT SİSTEMİNE KARŞI BİR ÇÖZÜM OLUR
    LİSE VE ÜNİVERSİTE ÖNÜNDEKİ YIĞILMA AZALIR
    -Şimdiki uygulamadan biliyoruzki okula 5-10 top fotokopi kağıdı alan sınıf geçiyor

    YanıtlaSil