.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

2 Ocak 2017 Pazartesi

MISIRLI ALİM ŞARAVİ

Mısırlı meşhur alim Şaravi anlatıyor:
İslami bilgisi zayıf ve dini yanlış yorumlayan geçlerden biriyle tartışıyordum. Sordum;
-İslam ülkelerinden birinde bir gece kulübünü havaya uçurmak, helal mi yoksa haram mı?
Genç;
-Elbetteki helal, onları öldürmek caizdir.
Şaravi;
-Onlar Allah'a karşı günah işlerken siz onları öldürürseniz, cennete mi yoksa cehenneme mi daha yakın olurlar?
-Tabiki cehenneme...
-Peki, şeytan onları nereye götürmek istiyor?
-Tabiki cehenneme.
-Öyleyse siz şeytanla aynı hedefi paylaşıyorsunuz. Onun da amacı insanları cehenneme sokmak!
Şaravi o gence şu hadisi hatırlatır:
Bir Yahudi cenazesi geçerken Resûlullah(sav) ağlamaya başlar. Derler ki;
- Seni ağlatan nedir, Yâ Resûlallah?
Der ki;
-Fırsatı kaçırdı, ateşe gidiyor.
Şaravi gence son olarak şöyle der:
İnsanların hidayeti ve ateşten kurtulmaları için koşan Resûlullah(sav) ile aranızdaki farkı iyi düşünün.
Siz bir vadide, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) farklı bir vadide!

http://www.yeniakit.com.tr/haber/gece-kulubunde-oldurulenler-hakkinda-alimden-muthis-cevap-252281.html

13 yorum:

  1. Allah cc. Buyuruyor ki:
    " Ey İman edenler, RAİNA demeyin, UNZURNA deyin ve dinleyin, ve o kafirler için çok acı verici azap vardır. " ( Bakara 104 )

    Müminler bu kelimeyi peygamberimize kullanırlardı
    RAİNA ( راعنا : Bizi gözet )
    bunu duyan yahudiler bunu fırsat bilerek birbirlerine sövdükleri ( راعينا : ahmak adam) kelimesiyle gülüşerek peygamberimize hitap etmeye başlayınca Allahu Teala müminleri uyardı :
    " RAİNA demeyin UNZURNA deyin"

    Demek ki biz müminler RAİNA kelimesini dememeliyiz. Çünkü Allah bu kelimeyi müminlerden yasakladı.

    İstanbul'un bu meşhur eğlence yerlerine konulan isimler:

    RAİNA = Arapça = yahudi sövmesi , ahmak adam.
    LAİLA = Arapça = Allah yok.
    ...

    YanıtlaSil
  2. Yilbaşı saldırısı akabinde izmir saldırısı. Gösteriyor ki devamı gelecek Allah yardımcımız olsun elbab sonrası eğer ordumuz munbiç e girerse saldırılar arta bilir çünkü amerika istemiyor kaldıki bu saldırılarin arkasinda avrupa ve amerika mevcutken ve bugun incirligin kapanması meselesi acikca dile getiriliyorken ileriki zamanlarda daha zor gunler geçirecegiz metanetli olmamız gerekiyor Allah milletimize sabır versin ve yüreklerimizde korku varsa eğer gidersin ve imanımızı kuvvetlendırsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ALLAH cc aklını kullanan ve kendi yolunda gidenlere yardım eder,ülkemiz üzerinde gizli ve açık planlar yapıp tuzaklar kuranların tuzaklarını başlarına geçirsin, bildiğimiz ve bilmediğimiz düşmanlarımızı ALLAH cc kahretsin.

      Sil
    2. amin.....
      türkiye nato ya rusyanın kars ve ardahanı istemesi nedeniyle katılmıştı
      dış politikada özellikle suriye ve ırakda abd ve batının kalleşliği nedeniyleki bunlar ypg ye bağımsızlık ve koridor ve gülenin israrla desteklenmesinedeniyle politikamız 180 derece değişmeye başladı
      en son ırakta eğıttiğimiz haşdi vatani grubu haşdi şabiye katılmış
      abd ukrayna nedeniyle batı avrupaya 2000 tank ve askeri personel göndermiş demokrat obama 20 ocağa kadar bir çılgınlık yapabilir ihtimal
      tehlikeli ve tarihi günler yaşıyoruz şahsi tedbirlerimizi alıp tevekkül edeceğiz

      Sil
  3. Incirlik üssünün ve nato üyeliginin konusuldugu şu günlerde ABDnin Dogu Avrupaya askeri yığınak yapmasi ABD Rus savasina cok yaklastigimizin cok güçlü bir sinyali. Evliyalarimizin ifsaatlarinda Türkiyenin NATO ve AB den kopacagi ve Rusyanin Avrupayi tarumar edecegi bildirilmisti. Hersey acik acik olmaya basladi 2017 cok büyük olaylarin yasanacagi bir yil olacak. Filler tepisirken masum çimenler tarumar olacak taki karincanin hakkini ve rızkını gözeten Allah cc Hz Mehdi as mi kurtarici olarak gönderene kadar. Muhakkak ki Allah cc nurunu tamamlayacaktir.

    YanıtlaSil
  4. Ömer bey yorumunuz orjinal okuyunca vaybededim ddoğrusu insanimiz bu noktalari göremiyorum rabbim gözümüzü açsın

    YanıtlaSil
  5. Mehmet durmus bey sagolun eyvallah. Bu arada Abdurrahim cokgungor bey hasta felan degilsinizdir insallah bu aralar yorumlarinizi goremiyorum siz gercekten degerli bir sahsiyetsiniz yorumlariniza ve bilgilerinize ihtiyacimiz var ayrica mustafa beyinde rahatsizligi gectiyse onun da degerli bilgilerinizi bizimle paylasmasini isterim inaniyorum ki blogtaki diger arkadaslarda yorumlarinizi bekliyorlardir.

    YanıtlaSil
  6. sahipkiran.org/2016/02/17/suriye-ic-savasi-ve-sufyani

    YanıtlaSil

  7. 1*Kafa karışıklığı neden olur?. Çeşitli sebepleri vardır. Kafa karışıklığının ilk belirtileri arasında kavram kargaşası da vardır. Bilir bilmez fikir ileri sürmek. Yani akı kara, karayı ak göstermek bile muhtemel. Ümmetçe çöküşümüze giden dünyevi sebeplerin başında ne var, cehalet. Cehaletten arifliğe giden yol ise kısa değil çok uzundur. Belki yüz yıldır. Fakirlik-cehalet-ihtilaf bizdeki hastalığın en belirgin emareleridir. Sebepleri çoktur. Manevi sebepler var, dünyevi sebepler de.
    Fakiri, boş bir tenekeye benzetelim. Boş bir tenekeye bir lira atarsanız bayağı ses çıkarır. Hele “Bir liram oldu” diye sevinçten teneke sallanırsa tangur tungur yüksek sesler çıkarır. Ama altın dolu bir tenekeye bir lira değil 10 tane madeni lira atsanız ses çıkmaz. Tenekeyi sallasanız da. Bilen insan ariftir, hadiseler, cehilane hareketler ve sözler karşısındaki tutumu sükun ve sükuttur.
    Okur yazar olmadan arif olunabilir mi? Evet eski, ilk ve ortaçağda bu mümkündü. Çünkü yaygın eğitim yoktu. Ama bizim cemiyetimizde tekke-medrese-cami-mescit birer aydınlanma yerleri idi. Günümüze göre zaman ve hayatın ve üretimin akış hızı günümüze göre yüzde 1 ile 14 arasında değişir. İletişim ve haberleşme ise saltanat makamının dışında avam arasındaki hızı ise yer uzaklığına göre bir günle 3 ay belki bir yıl arasında değişiyordu.
    İşte o zamanın kavramları, anlayışı, zekaveti ve akıl-fikir hamulesi tabii olarak bize göre çok geri idi. Çünkü ilim daha da terakki edecekti. Mail-i tekamül üzere yaratılmış, vahşetten medeniliğe, kölelikten efendiliğe ve en önemlisi ilm-i esmada (Allah’ın isimleri ve ilimlerdeki tecellilerini bilme, anlama ve inanmada) en ileri seviyeye gelinecekti. Öyle olunca o zamanın allamesi günümüzde bir lise mezunu kadar bilgi sahibi olabiliyordu. Ve onların anlama ve anlatma araçları ve sembolleri bize göre çok farklıydı. Belki bedevice belki de cahilane idi.
    Öyle ki beşer 10bin yılın sonunda ahir zaman sath-ı mailine girince beşer ilminin sınırına dayanmaya başlandı. 19. Asırda havanın gücünü kullanıp hem ses nakletti hem de ulaşımı kısalttı. Bir asır sonra sabit ve hareketi görüntüyü, bir asır sonra da yani şimdi eşya naklinin kapısın açtı. Ve ses-görüntü nakli gibi eşya naklini gerçekleştirince beşer ilminin sonuna gelineceğinden hayat bitecekti. Yani bir ferd-i vahid olarak beşer talim ve eğitimini bitirip mahşere sevk edilecekti. Ne öğrendin ve neye inandın. Ve de ne yaptın sorusuna muhatap olup ücretini alacaktı.
    İşte rivayetlerde yer alan ahir zamanın hükümleri böyle anlaşılmalı. Gökten haber ve ses gelecekti (telsiz ve uydu), uzaklardan iki demirin çıkardığı sesten hem haber gelecek (telgraf) hem de uzağı yakın edecekti (tren). İlk defa teypten sesini dinleyen vahşinin hayretine mucip terakkiler sahne olacaktı. Ama Kur’an ve iman hakikatlerini idrak edilebilecek miydi? Çok hayır az evet. Ağır yemek sonrası uyku hali gibi, cazibedar dünyevi sofra sonrası genel bir gaflet (uyku) hali hükmedeceğinden, ve esefa dinsiz fen ve felsefeye dayalı bir fitneler zuhur edecekti. O zaman dünyaca bilgili ahiretçe fakir olacaktık. Yani cehalet baş gösterecekti. Öyle ki bir gün dini bir rivayetle okuyarak Mehdi’yi keşfeden birileri, boş tenekenin ses çıkarması gibi ağzından sesler gelecekti.
    Halbuki Kur’an “Bilenle bilmeyen bir olur mu” diyerek bir ölçü koyuyor. Üstüne üstlük hem Kur’an hem de Hadis gaybi haberleri şifreleyip aklımızı havale ediyor. Örnek verirsek, ordumuz derken, ordu MUZ değil askerimizin toplu hali ve bize aidiyetini anlattığını bilmemizi murad ediyor.

    YanıtlaSil
  8. 2*Yağmurun rahmet olması gibi dünyanın yaratılışında mevcud olmayan demirin ama sonradan dünyamızı indirilerek (yağdırılarak) faydamıza sunulmasını nazara verilmesi ne anlama gelir? Yağmur gibi nimet ve rahmet anlamına gelmez mi? Evet yağmur indiriliyor ve ölü tabiatı yeniden canlandırıp bize nimet veriyor. Demire de sanayi ve teknoloji için nimet oluyordu. Kur’an da nazil oluyor, ama rahem tmeyvası Peygamber olup ebedi saadetin haberini veriyordu. Son bir defa bir nüzül-indirme işlemi ne zaman olacaktı? Ahir zamanda. Bu kez ne bir kitap, ne de bir melek, ama bir insan yani Mesih inecek. Ondan önce zuhur eden Mehdiye yardıma gelecek. Acaba neden? Kur’an açık ve sarih bildirmiyor. İşaret ediyor. Akla kapı açıyor. Akıl da ilimle sahibine hatta ve hatta rasih ilim sahibine işaret ediyor ve diyor ki. “Bilenle bilmeyen bir olur mu”

    Şimdi Kur’an, fitneden ve fesaddan da bahseder. Nedir o? Çok var. Kur’an tarihten emsal veriyor. Nemrud, Firavun, Calud vs. Ve ayetin sonunda Hakim ismini nazara veriyor. Yani hikmet sahibinin tecellisini nazara veriyor. Ve Hadislere göre ahir zamanda ilmin ve fennin arttığı, zenginlik çoğaldığı, medeni hayatın yayıldığı bir zamanda bir fitne-fesad çıkacak. Müsebbibi kafir ve münafık olacak. Yani: Deccal ve süfyan. Yani iki büyük dinsizlik cereyanı. Nasıl anlayacağız bunları? Arapça zengin bir dil. Talut-Calud kısası gibi. Keyfiyeti, kemiyete galip çalması gibi. Hadislerde minare büyüklüğünde bir deccal, dizi boyunda olan bir Mehdi çarpışacak. Ama küçük yani keyfiyet kazanacak. Kısa görüşlü veya cahil bunu iki kişinin mücadelesi sanır. Halbuki bu ihbar, teşbih ve benzetme yani müteşabih anlatımdır. Deccal çok güçlü olacak ama Mehdi onu mağlup edecek. Nasıl olacak? Yani büyük bir dinsizlik cereyanı hem küresel çapta hem de İslam aleminde belirecek, onlara karşı Mehdi ve Mesih çalışacak kalifiye mü’minlerin başına geçip şahs-ı manevi oluşturacak. Bu iki hidayet cereyanı birleşerek Allah’ın yardımiyle galebe çalacak.
    Burada ifade edilen mana dünyevi araçlara ve güce sahip dinsizliğin manevi güce yenilgisi murad edilir. Bunun ifadesi bir milyonluk kelimesi bulun Arapçanın belagat ve fesahate yakışan bir anlatımdır. Kelime haznesi 6-10 bin kelimeden ibaret avamın zihnindeki yansıması ise iki kişi gelir çarpışır ve bizimkisi kazanır, diye olur.
    Taylasanlı sarıklıları bilirsiniz değil mi? O Taylasan’da rivyetin yapıldığı veya keşif zamanında çok Yahudi yaşardı. Sonra 1200 yıllarda bazı isyan hareketlerine karışınca sürülürler. Bir kısmı Filisin-Mısır-Suriye tarafına, bir kısımı da Hazar-Karadeniz üzerinden Balkan ve Avrupa’ya göçer. Balkanlardaki Yahudilere bir gün Endülüs Yahudileri de katılır. Ve Yahudi nüfusu artan Selanik Balkanların Kudüs’ü olur. Ve bir gün onlardan Yahudi Süfyan çıkar. Başımıza musallat olur.
    Rivayet zamanında ataları Taylasan’da yaşadığından ahir zamandaki Yahudi asıllı Süfyan’ın oradan çıkacağı ve 70 bin sarıklının, yani din adamının ona tabi olacağı ihbarı yapılmış. Ve gün gelir Süfyan huruç ile başa geçer. Yani Taylasan’a ait rivayet vuku bulur. Aldatarak başa geçen Süfyan’a çok sayıda ulama-ı su’ yani korkak ve kötü alimler susarak ona tabi olur. Ama Taylasan yerinde duruyor. Tabi ya? Küresel Deccal zamanında Humeyni ve yandaşları Batılı Hıristiyanlara karşı 1980-1990 arası komünist rejimle işbirliği yapar. Bu da rivayetin bir başka yönüdür.
    Onun için müteşabih rivayetler akla kapı açar ve der ki: “Bunlar gaybi haber çok manası var. Hadi bul”. Çünkü ilim de verildi. İlimle bulun ki derecenizi yükselsin Yoksa. Yoksa boş tenekeye atılan bir liranın sesi gibi bir kelime ile papağan gibi öter, Mehdi aşağı Mehdi yukarı, fasid bir tekerleme içinde vakit kaybedersiniz.

    Zümer/9: “De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak aklıselim sahipleri bundan ibret alır”

    YanıtlaSil
  9. 3* Bunu niçin yazdım. Decaller çağındayız. Deccal Yahudi. Yahudi İslam ve Hıristiyanlardan intikam almak için dinlerini tahrif eder. İmandan başlayarak her alanda tahribat yapar. Bunun için elindeki dünyevi finansı da, ilmi de, siyaseti de kullanır. Vekalet savaşları ile hem topraklarına hem cihana hakim olmak ister. Dünyevi fitneleri çoğaltır.
    İşte o zaman rahmet-i İlahi cenahından iki zata görev verilir. Onalar sayısal çoğunlukla değil 13 ve 313 kişi ile işe koyulur. Ve Deccaller ve komitelerine ve en sonda Yahudi deccali Bilad-ı Şam’da-Lut’ta mağlup ederler. Nasıl mı? Yahudi kohenleri 4 bin yıl önce keşfettiler. Uzun bir hikaye. Sırlıdır da ha.

    Ben başka bir şey beyan edeyim. Çünkü benzeri çok yazdım. Önce deccallerin küresel ve İslam alemindeki ileri karakolları ortaya çıkar. Bu ortaya çıkışın toplantısı 1773 yılınrda yapıldı. Bütün Yahudi sermaye ve büyük din adamlarının zirvesinde. Deccallere zemin hazırlama kararı alırlar. Küresel deccalin ekonomi, ilim, fikir, edebiyat, siyaset alanlarında art arda yeni cereyanlar çıkarır. Freud-Karl Marx-Darwin-Dinsiz akımların okulu Franfurt Mektebi. Çok ilginçtir bunlardan kimse bahsetmez. Bediüzzaman onları çıktıkları kıtayı “şimal rüzgarı” diyerek dinsizlik hareketlerinin yayıldığı Kuzey Avrupa ülkelerini nazara verir. Sonra şimali şarki diyerek Rusya’ye işaret eder:

    “Hıristiyan dinini mağlup eden ve anarşiliği yetiştiren ŞİMALDE çıkan dehşetli dinsizlik CEREYANI, bu vatanı manevi istilasına karşı Risale-i Nur, sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur’âni vazifesini görebilir ve alem-i İslamın bu mübarek vatanın ahalisine karşı pek şiddetli itiraz ve ithamlarını izale etmek için matbuat lisanıyla konuşmak lazım gelmiş diye kalbime ihtar edildi.
    Ben dünyanın halini bilmiyorum. Fakat Avrupa’da istilakarane hükmeden ve edyan-ı semaviyeye dayanmayan dehşetli cereyanın istilasına karşı Risale-i Nur hakikatleri bir kale olduğu gibi, alem-i İslamın ve Asya kıt’asının hal-i hazırdaki itiraz ve ithamını izale ve eskideki muhabbet ve uhuvvetini iade etmeye vesile olan bir mucize-i Kur’âniyedir.” Emirdağ/90

    “Misyonerler ve Hıristiyan ruhanileri, hem Nurcular, çok dikkat etmeleri elzemdir. Çünkü, herhalde ŞİMAL CEREYANI, İslam ve İsevi dininin hücumuna karşı kendini müdafaa etmek fikriyle, İslam ve misyonerlerin ittifaklarını bozmaya çalışacak. Tabaka-i avama müsaadekar ve vücub-u zekat ve hurmet-i riba ile, burjuvaları avamın yardımına davet etmesi ve zulümden çekmesi cihetinde Müslümanları aldatıp, onlara bir imtiyaz verip, bir kısmını kendi tarafına çekebilir.” Emirdağ/139

    “ŞİMALDEN gelen küfr-ü mutlak cereyanını durduracak, yalnız Risale-i Nur dur. Siyaset, diplomatlık, bu vazifeyi göremez. Onun için, vatanperver ve milliyetçi ve siyasetçiler, Nurlara sarılmaya mecburiyet var. O Zülfikar ın zuhura gelmesi için çalışanların şahs-ı manevisinin, belki herbirisinin kıyametteki defter-i hasenatına yedi yüz sayfasıyla bir tek sayfa-i hasenat olmasını rahmet-i İlahiyeden niyaz ediyoruz.” Emirdağ/181

    YanıtlaSil
  10. 4*“Bin seneden beri alem-i İslâmiyeti kahramanlığı ile memnun eden ve vahdet-i İslamiyeyi muhafaza eden ve alem-i beşeriyeti, küfr-ü mutlaktan ve dalaletten şanlı bir surette kurtulmasına büyük bir vesile olan Türk milleti ve Türkleşmiş olanların din kardeşleri, eğer şimdi, eski zaman gibi kahramancasına Kur’an’a ve hakaik-ı îmana sahip çıkmazsanız ve sizler gibi ehl-i hamiyet eskide yanlış bir surette ve din zararına medeniyetin propagandası yerinde doğrudan doğruya hakaik-ı Kur’aniye ve îmaniyeyi tervice çalışmazsanız, size kat’iyyen haber veriyorum ve kat’î hüccetlerle isbat ederim ki, alem-i İslamın muhabbet ve uhuvveti yerine, dehşetli bir nefret; ve kahraman kardeşi ve kumandanı olan Türk milletine bir adavet, ve şimdi alem-i İslamı mahva çalışan küfr-ü mutlak altındaki anarşiliğe mağlûb olup alem-i İslamın kal’ası ve şanlı ordusu olan bu Türk milletinin parça parça olmasına ve ŞARK-I ŞİMALİDEN çıkan dehşetli ejderhanın istila etmesine sebebiyet verecek. “Emirdağ/193

    Uzatmayayım. Küresel deccaale (dinsizlik cereyanı) bizim küçük Süfyanların ülkemizde zemin hazırlayacağı deccal. Peki Süfyan? Onun kıpısı 1826’da askeriye sızan masonların dessas fitneleriyle lağvedilir. 1939’da Şeriat-ı Muhamemediye’yi yaralayan 1939 Tanzimat Fermanı, 1854 ilk borç anlaşması, 1909 31 Martd Vak’ası 1913 baba-ı Ali Baskını, 1918 Sevr 1922 Lozan. Süfyan küresel dinsizliğin alem-i İslam’ı temsil eden hilafetin lağvına hizmet eder. Sonra da şeriat-ı Muhammediye ve iman tahribatı ile büyük deccale yani dinsizliğe; komünizm-neocon-neoliberal fitneye zemin hazırlar. Ve öyle olur. Hem hilafet kalkar hem alem-ie İslam istila ve işgal edilir.

    Bunların hakimiyeti 70 ve 90 yıldır. Sonra ise buraya çok dikkat. Deccaliyet mahiyet değiştirir. Karl Marks’a dayalı komünist deccalinin yerine bu kez Frankfurt Menşeli Neoliberaller ve Siyonist kurgulu Avengalistler yani Neoconlar ile Kissenger’in ekibi hakimiyet kurar. Bunların ilk siyasi koçbaşları ise Margareth Thatcher ve Roland Reagan’dır. 1975-1978 yılı bunların huruç tarihleri. 12Eylül dahi bunların eseridir. Sonra 1989-1991’de Sovyetler çöker. Artık Neoliberal-Neocon çifte koçbaşı vazife alır ve alem-i İslam’a saldırır. Bugünkü hadiseler de onların eseridir. Bundan sonrasını sonra anlatmayım. Çok uzattım.

    Hiç kimse ahir zaman deccallerine açık ve net Risale-i Nur’un işaratı kadar vazıh işaratı olmamıştır, demiyorum, meselenin anlaşılmasına yardımcı olacak mercekler vermedi. Tabi bu arada bütün dini ve milli cemaatlerin kahramanca mücadelesini unutmuyoruz. Onların ki tepki mahiyetinde kaldı. Ama Deccale, Süfyan’a ve onların anası olan Şimal Cereyanı ile Yahudi-Siyonist taifeyi mana itibarıyla açamadı. Bakın 1945 yılında Bediüzzaman CHP Genel Sekreterine mektup yazar ve ikaz eder. 50 sene sonra yani 1995 tarihinden itibaren hem Türkiye’nin hem de alem-i İslam’ın uğrayacağı tehlikeleri belirtir ve ikaz eder. Tabi laikçi kafa aldırmaz. Bu molla da kim der ve geçer giderler. Şimdi ise 1961’den beri başlayan bu topraklarda terör ve anarşi cirit atııyor. Niçin? Bunlar hepsi Müslümandı. Kim onları büyük deccale alet ettirdi, yani maşa yaptırdı? Küçük deccalin uygulamalarıyla hazırladığı zemin değil mi? Din aleytarlığının sonu budur. Sebep olanlar şimdi mezarda. Öf be azapları şedit olsun.

    Bediüzzaman harici iki büyük tehlike olarak gördüğü dinsizliğe ve anarşi-teröre karşı muhkem kale gibi Risale-i Nur’u telif eder. Bundan sonra ne olacak? Bir ara yazarım. Ama şu çok gücüme giti. Bir iki tane zırtaboz neocon-neoliberal uşağı maşası bir iki teröstin patlattığı bombayı, habbenin kubbe yapılması gibi şişirilip etklerin zil çaldırılması ehl-i imana yakışmadı. 90 yıldır bu ülkede armut toplanmadı. Veya küfr-ü mutlakın zındıka komitesine boyun eğimkedi. Bu millet çok büyük vartalar atlattı. Ama 15 Temmuz günü gösterilen yiğitliği 27 Mayıs sabahı veya 12 Mart günü veya 12 Eylül veya 28 Şubat’ta gösterilseydi değil yalnız Türkiye’nin alem-i İslam’ın ve dünyanın tarihi değişirdi.

    YanıtlaSil
  11. savaş abd çin arasında olacak batı medeniyeti ile husmueti olan rusya bu denklemin başka cephesinde

    seçimlere rus müdahalesi başlığı abd yönetimini kızdırdı..

    tapınak v.s rus baroncuklar seri infazlarla rus diplomat avında dünde rus büyükelçi çalışanı atina da ölü bulundu..

    üst üste konulduğunda gizli bir abd rus anlaşması var..

    vede siyonistler dnyada yeni savaş ateşini yakmak üzere kutuplaştırmayı tamamladı..

    trump abd sisteminin dışında hareket edemez..ettiği anda diskalifiye olur vede olacak..

    bugün ise 2.ci dünya savaşının başladığını duyuran gazeteci öldü..manası pek derin yaklaşmakda olan anafora bakınca...

    trump putin gizli ortak ise çin hamlesi vede trump un tayvan yöneticisini raması aslında kafasında tek düşman olduğunu net gösteriyor..ÇİN

    rusyanın gücü abd ye yetmez ruslar bunu gayet iyi biliyor..

    duginin yanında ayrılmayan ulusalcı perinçekçi emekli paşaların avrasyacı kanat olduğunu hatırlatmakda faide var..

    bir zamanlar ergenekon ve balyoz hükümlülerinin yüzde 85 nin avrasyacı kanat olduğunu bilmek zorunluluğu var..tasfiyeye uğrayan avrascılar şimdiler de natocu kanatı tasfiyeye mi tutuyorlar..?

    1971 kızıl darbe gerçekleşseydi 5.000.000 milyon masum müslüman listede idi bunuda yazalım bir kenera..

    YanıtlaSil