.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

1 Ağustos 2016 Pazartesi

TÜRKİYE'Yİ SİLME OPERASYONU

Serdar TurgutSerdar TURGUT
Habertürk Gazetesi
Yaşadıklarımız bir darbe girişimi filan değildi, bu çok daha büyük, nihai amacı Türkiye’yi silmek olan bir global operasyondu. 15 Temmuz’dan sonra duygularımı aklımla kontrol altına alabilmem için zaman geçsin diye bekledim. Öfkemi, kızgınlığımı yansıtacak yazılar yazmak yerine “Aklın gösterdiği sonuca varayım da ondan sonra yazarım” dedim ve bunların bir “Türkiye’yi silme operasyonu” olduğuna karar verdikten sonra kendimi anlatmaya ancak bugün giriştim.
Gerçi bunun çok daha büyük bir iş olduğunu daha o gece olaylar sürerken düşünmüştüm. Halka yönelik öfke ve kini, darbeci denilen insanların gözlerindeki o kindar bakışı ve ancak soğukkanlı bir seri katilin ruh soğukluğuyla planlayabileceği hareket tarzlarına baktığımda “Ülkemiz büyük, farklı bir şeyle karşı karşıya” demiştim. Bugüne kadar da bu fikrimi doğrulayacak gelişmeleri izledim, okudum, konuşmaları dinledim.
Vardığım sonuç şu oldu:
Bu basit bir darbe olayı değildi, Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’yi sona erdirme ve hatta dünya haritasından silmeye yönelik bir operasyondu.
NEDEN BİZİ SİLMEK İSTİYORLAR?
Neden bize bunu yapmak istesinler diye sorarsanız, bunu anlamanın kilidi Recep Tayyip Erdoğan’dır. O, duruşu, tavrı ve yaklaşımlarıyla bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin global dünyadaki yerine yeni anlamlar getirmeye soyunmuştur. Anlayacağınız o bir düzen bozucudur. Buradaki bozucu lafını yanlış anlamayın, bozmak derken bizim gibi ülkelerin geleceği için çok daha güzel olacak şeyler getirmeye çalışmaktadır.
Global dünyanın hâkimiyet merkezleri (buna isterseniz kolektif üst akıl da diyebilirsiniz), düzenin, var olan yerleşmiş hiyerarşinin kendi kontrolü dışında değiştirilmesini hiç sevmezler. Bunun Türkiye gibi güçlü devlet yapısı ve tarihi kökenleri olan hele de Müslüman da olan bir ülke tarafından yapılması onları dehşete düşürür. Her şeyin üstüne üstlük ülkenin liderinin güçlü, karizmatik, halkı ikna gücüne sahip bir seçilmiş olması onları bu konuda, bu ülke hakkında acilen bir şeyler yapmaya iter.
KİNDARLAR KOALİSYONU
Bence ekonomisi büyük potansiyeller taşıyan, lideri sayesinde büyük düşünmeye başlamış, güçlü ordusu ve çok dinamik bir halkı bulunan bu ülkeyi bir şekilde durdurmak ve gerekirse bu haliyle daha fazla yaşatmamak kararı alınmış gibi görünüyor. Bu kararı alanlar acımasız davranmak ve Türkiye’yi, bir iç savaş tetikleyerek parçalamayı göze almış görünüyorlar. Bu vatan hainliğinin temelinde, merkezinde gayet tabii ki FETÖ var, ama onlarla da kısıtlı değil. Böyle bir Türkiye’nin durdurulamaz tavrına öfke duyan, bize kin besleyen bir kindarlar koalisyonu kurulmuş gibi geliyor bana ve bu koalisyon FETÖ’nün yıllardır gizli kalmış imkânlarını, asker sızmalarını kullanarak harekete geçti.
Türkiye’yi bu hale getirerek dünyayı korkutan lider olmasaydı bugün çoğumuz ya ölmüş ya da bir iç savaşa sürüklenmekte olacaktık.

ÜST AKIL NEDİR?
Bir üst aklın varlığından sürekli bahsediliyor ama bu bir türlü isimlendirilmiyor. Belki de bu dış ilişkilerin bizim bilemeyeceğimiz hassasiyetleri yüzündendir.
Ama bir üst aklın gerçekten de var olduğu 15 Temmuz’dan sonra tek bir dünya liderinin bile Erdoğan’a telefon açıp “geçmiş olsun” bile dememesinden bellidir. Türkiye’ye duyulan öfke ve kin Erdoğan’ın şahsına odaklanmış gibi gözüküyor. Bu üst akıl Amerika olabilir mi? Tabii ki olabilir, bunu yapacak gücü ve imkânları, kadroları da vardır, ama ben yarın açıklayacağım nedenlerden dolayı bu işin temelinde Amerikan devletinin olduğunu sanmıyorum. Eğer Amerika’nın rolü varsa bu Amerikan devleti içindeki bir grup tarafından yapılmış olmalı. Yarın açıklayacağım nedenleri de okuduktan sonra eğer bunun doğru olduğuna inanacaksak o zaman Amerikan devletinden FETÖ’nün iadesini istemenin dışında bu olayların bir de Amerikan devleti tarafından sorgulanmasını da istememiz gerekiyor.
http://www.haberturk.com/htyazar/serdar-turgut-2025

38 yorum:

  1. İbrahim Karagül'ün yeni yazısı "15 Temmuz Son Saldırı Değil" in finalinde 2017 yılına işaret var. Bakmanız dileğiyle..

    YanıtlaSil
  2. FETÖ'den 14 Ağustos şifresi : http://m.haber7.com/haberDetay.php?id=2061520

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://gaybihaberleri.blogspot.com.tr/2016/07/turkiyeyi-kiymet-savasina-zorluyorlar.html?showComment=1470066695881#c7889695400734910967

      14 Ağustos tweetleri

      Sil
  3. ABDURRAHIM ÇOKGÜNGÖR'den yaşadığımız olaylarla ilgili kapsamlı bir yazı istiyorum ( rica ediyorum ). Alimlerin günümüze bakan sözleriyle ve günümüzdeki olaylarla ilgili benzerlikleri yazmasını ve bu sözlerden gerçekleştiğini dünşündüğü olayları kronolojik sırayla yazmasını istiyorum ( rica ediyorum) .Gaybı yalnız Allah (cc) bilir. Kimsenin gelecekte ne olacağını söylemesini beklemiyorum elbette yalnız yazmış olduğu yazılardan Abdurrahim Çokgüngör'ün olayları değerlendirme konusunda birikimli olduğunu düşünüyorum ve uzuuuun hemen bitmeyecek kapsamlı bir yazıyı bekliyorum inşaallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kisa yazdigini gormedik ki Abdurrahim beyin..

      Sil
    2. Kusura bakma. Ahir zamandayız. 20. yüzyıl öncesinin her asrında meydana gelen olaylar şimdi 7 yılda icra ediliyor. İletişim, bilişim arttı. Son vahiy beşeri dağlardan, kırlardan, köylerden toplayıp şehirlere yerleştirdi, yani medenileştirdi. Nüfus da arttı. Onun için çok insan, çok olay, üstüne üstlük dünyanın öbür yanındaki olay anında ekranda veya kulakta. O zaman sloganik yazmak fayda etmez.

      Mehdi gelecekmiş. Ne zaman? Şu gün. Hııı, öyle mi? Asr-ı saadetten sonra insanlığın en önemli olayına sebep olacak biri geliyorsa ve 14 yılda bir eski zamanın 100 yıllık olayları oluyorsa, eskinin bir satırı şimdinin 10 satır oluyorsa zamana uymak lazım.

      Sen bilir misin 15 Temmuz'un temelinde 3. Selim'in şehid edilmesinin olduğunu. Onu anlatacaksın ki, anlatınca da 1808-1826-1839-1876-1980-1913-1922-1924-1928-1832-1945-1950-1960-1971-1975-1980-1982-1997 olayları da anlatılmalı ki, işin vehameti ve alçaklığı anlaşılsın.

      Adam 1773'te Yahudi ileri gelenlerini topluyor ve diyor ki: "Dünya hakimiyeti için deccali çıkarmamız lazım". Ve 144 yıl sonra büyük, 151 yıl sonra deccali çıkarıp İsrail'in yolunu açıyor ve arkasından 2 yüzyıl sonra (1975) küresel hakimiyeti ele geçiriyorlar. Bak kısa cevap bile ne kadar oldu. Şu gevezeler de olmasa hayat daha kolay olacaktı, tarih utansın.

      Sil
    3. Cevap için teşekkürler. Yukarıda arkadaşın dediği gibi aslında yazılarınız kısa değil ama ben bu yazıları okumayı sevdiğim için bana kısa geliyor, kaleminize sağlık

      Sil
  4. Ergün Diler / Takvim
    http://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2016/08/02/incirlik-kahramani


    Darbe girişimi tek noktadan yönetildi. Merkez İncirlik Hava Üssü... İncirlik NATO'dur, NATO da İncirlik... Belki 5 NATO üssü daha vardır merkez olarak gösterilen ama İncirlik başkadır. İncirlik, Amerika için Türkiye'den çok daha önemlidir.
    Komuta merkezi de bu nedenle İncirlik'ti.
    * Biraz açar mısın? Darbe girişimini anlamamız lazım!
    Tabii ki... Albay John C. Walker (İncirlik), Albay Michael Manion (İncirlik), Yarbay Timoty Cook (İzmir) ve Yarbay Mark Coker (Ankara)...
    Darbenin arkasındaki isimler bunlardı.
    Bunlar operasyonu yürüttü! Türk ordusu içindeki DARBEYE karışanlar ve daha üst rütbeli komutanlar dahil çok kişi bunlardan EMİR ALIRDI!..

    YanıtlaSil
  5. Ergün Diler (2)
    Darbenin en önemli 4 komutanının görevleri de farklıydı.
    Öncelikli olarak Başkan Erdoğan'ı alacak ekibi yöneten kişi Yarbay Timoty Cook'tu. Aralarında birçok CIA ajanının olduğu ekip Başkan Erdoğan'ı Marmaris'teki otelinden alıp, İzmir'deki NATO üssüne götürecekti. Burada özel bir iğne yapılacak olan Başkan Erdoğan artık eskisi gibi olamayacaktı.
    * Büyük plan bu muydu?
    Elbette! Başkan Erdoğan'ın ele geçirilme planında cinayet kesinlikle yoktu. Erdoğan ne kadar kayıp verilirse verilsin sağ olarak İzmir NATO üssüne götürülecekti.
    Yapılan iğneden sonra, Ankara'ya transfer edilecek Erdoğan için zor günler başlayacaktı...

    YanıtlaSil
  6. Ergün Diler (3)
    Bazı paşalar önceden ayarlanmıştı. Suriye'deki kimyasal silah bile Erdoğan'ın üzerine kalacak bir suç olacaktı.
    İhanetler mahkemede tavan yapacaktı. Yalanlarla Erdoğan yalnızlaştırılacaktı. Yanında bir tek ailesi kalacaktı. Büyük ihtimal bir sonraki adım LAHEY, yani SAVAŞ SUÇLARI MAHKEMESİ olacaktı... Bu adamlar planı böyle yaparlardı. Sen de bilirsin ki tek sonuç için yola çıkılmaz! Yalnız şunu unutma, bu plan hala yürürlükte!
    Çöpe atılmış değil. Dikkat edin!..

    YanıtlaSil
  7. Ergün Diler (4)
    İncirlik'ten yönetilen darbe girişiminin başarısız olmasının nedeni, BİR TÜRK SUBAY! Bunu ilk kez duyduğunu biliyorum...
    * Nasıl yani?
    Darbenin başladığı ilk saatlerden itibaren her şey plana uygun gidiyordu. İncirlik'ten her nokta yönetiliyordu. Ancak o Türk subayı, kendi kararıyla İncirlik Hava Üssü'ndeki ilgili birimin elektriğini kesti. Daha sonra Ankara, bütün üssü elektriksiz bıraktı. İşte o andan itibaren darbe, başarısızlığa doğru yönlendi. Başkan Erdoğan'ı almaya otele giden Türk ekip, B Planı'nın bir parçası olarak harekete geçti.
    Aslında Yarbay Timoty Cook'un CIA ajanlarından oluşan ekibi, Erdoğan'ı alacaktı. Onların başarısız olma ihtimali hiç yoktu. B Planı pek ihtimal dahilinde olmadığı için Türk ekip çuvalladı. Bütün acemiliğin nedeni bu! Kendilerine görev geleceğini bilmiyorlardı.
    Zamanlama sorunları bu nedenle yaşandı. İNCİRLİK KÖR olunca bunlara "YÜRÜYÜN!" emri verildi.
    Ama oyun bozuldu! Bozan da tek bir TÜRK SUBAY'dı!..

    YanıtlaSil
  8. Hz Mehdi çıktı mı
    Şeyh Muhayseni büyük ihtimalle Hz Mehdi diye düşünüyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.akevler.org/AdilDuzenDergisi/53/1113/HZDAVUD-da-guclu-bir-mulke-sahipti

      Sil
    2. Selamun Aleykum! Neye gore bu kaniya vardiniz merak ettim? Mehdi efendimizin hangi alameti var kendisinde? Selametle.

      Sil
    3. Delili falan yok. Siyaset yandaşlığı gözünü kör etmiş. İkincisi dini basiretsizilk. Üçüncüsü Ak Parti'nin kuruluşundan sonra siyaset pastasından yararlanamayan Milli Görüşçülerin hüs-ü kuruntusu.

      Bu ne biçim bir Mehdi ki, katıksız kemalist ve de siyonist yandaşı 28 Şubatçı bir general o Başbakan iken kendisini ziyarete geldiğinde kapıya kadar inip ağarlayıp-karşıladı. Ama o general sonra tekmeyi basıp onu alaşağı etti. Ne siyasi deha yani Mehdi amma değil mi?

      Bir diğer husus din-i İslam, Mehdi ile tamamlanacak. Yani o bir dini müceddit. İlham-ı İlahi ile yönlendirilecek biri. Hangi İslam mücedidinin siyasi bir makamı olmuştur. Bir örnek gösteremezsiniz. Ama gözünü dünya hırsı bürümüşler, bir politikacıyı pak Al-i Beyt’e hakaret edercesine Mehdi gösteriyorlar.

      Kader-i İlahi, Al-i Beyt mensuplarına uhrevi saltanat bahş ettiğinden onlara dünyevi saltanatı yasakladı, hatta haram etti. Hz. Ali’den sonra hiçbir Al-i Beyt mensubunun dünyevi saltanatına izin vermedi. Demek ki, Mehdi siyasi bir şahsiyet değil. Kur’an’ı bilecek, anlamını bilecek ve de velayet-i Kübra sahibi olacak. O bütün imam ve evliyanın ve aktabın fevkinde birisidir. Ya o Mehdi denen zat. Selamün-akgün hükümeti kurulması için dini vecibelerinden “şaka yaptık” diyerek vaz geçen biri. Ne Mehdi ama. Biri başörtüsü teferruat der, öbürü şaka konusu yapar.

      Türkiye'de Lozan vesayetinden kurtulamayışının bir çok sebebi vardı. Ama bunlardan ikisi, iki dini cemaat görüntülü iki akım geciktirdi. Tam tamına 70 yıl. Biri dünyevi saltanatı yani bürokrasiyi ele geçirerek hükmetmek hastalığı. Biri bir cami cemaati diğeri Gülen cemaat. Üstüne üstlük her iki cemaat derin devlet tarafından yönlendirilmiş ve kullanılmıştır. Her ikisi de İslam deccaline medhiyeler döktürmüştür.

      Mehdi ve cemaati iman hizmetinde büyük bir rüçhaneyete sahip. O iman esaslarının hayata geçmesinden sonradır ki, 3. Devre söz konusu olacak. O da bütün dini cemaatlerin ve grupları ittihad etmesi ile. Ki o devrede alem-i İslam’daki sayısı milyonları bulan seyyidler cemaati destek verecek. O zaman da bu zaman. Hem büyük Deccal denen Hırisityan deccali, hem İslem Deccali denen Süfyan, hem Mehdi hem de Mesih her dördü de 20. Yüzyılda yani 1300’lü hicri yıllarda hurucu, zuhur ve nüzul etti. İslam’ın kapkaranlık bir dönemde olduğu bir zamanda o Mehdi zuhur etmeyecek de şimdi gelip ne yapacak. Başbakanlığa oturacak. Bir okus pokus yapacak. Al sana Mehdi. Tuzla da kokmasın

      Erbakan müminliğine bir şey diyemem. Ama İslami yönü siyaset-i İslamiye noktasından sakat ve çok tehlikeli idi. Süfyan rejimi onun gibilerle varlığını sürdürdü. Acaba siyasal İslam’ın önünü hangi 27 Mayısçı istihbarat generali açtı? Ve yoldan kim yürüdü. Eeeeeee yürüdü.

      Politikacı da şirk-i hafi tehlikesi var. Çünkü teveccüh-ü nas peşinde. Teveccüh-ü İlahi ikinci derecede.

      Sil
    4. Bir kere adamın adı Abdullah babasının adı Muhammed... yani ordan kaldı zaten.

      Sil
  9. Mustafa Bey Allah Rıza'sı için şu ne olduğu belli olmayan Ada'mın yazılarını referans almayın! Bi dediği bi dediğini tutmayan ancak sallayan birisi! Uzun süre yazılarını takip ettim ancak şu son yazılarında iyice salladığına kanaat getirdim. Amerika'yı ve cia'i göklere çıkarmaktan başka bişey bildiği yok . Darbe çıkişmasında ortalıklarda yoktu ve 4.cü günü bi yazı yazdı evlere şenlik. Kontrollü başarısız darbe diye tanımlayıp Amerika'ı kızdırmamız gerektiğine denk gelen zevzeklik yaptı. Enfal Suresi 30.cu ayetten bir haber bir arkadaş....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ahmet-hakan_131/ilker-basbugun-10-temel-mesaji_40179232

      Sil
    2. Hafıza-yı beşer nisyan ile malüldür bu bir. İkincisi genç nüfus birden arttı. Ama bilmek o kadar artmadı. Yani cehalet demeyelim, bilgisizler çoğaldı. Hele sosyal medya bilmişleri yok mu, deme gitsin. Öyle olunca anın bilgisiyle 30-40 yıllık birikimi olan biri bir anda mahkum ediliyor. Serdar Turgut mahkum edildiği gibi.

      Evet o merkez medyanın bir yazarı. Ortamına uyması profesyonelliği gereği. Ancak kritik anlarda ortaya çıkar ve derin bilgilerinden istikamet verir. Serdar Turgut, iyi bir yazardır. Ayrıca yayın yönetmenliği de yaptı. Ondan önce uzun yıllar Washignton’da görev aldı. Türk ve Amerikan birçok derin bilgilerine vakıftır. Ancak bulunduğu ortam onun günlük hatta şakayla karışık magazinel yazmasını istiyorlar. Buna rağmen o kritik anlarda ortaya çıkar ve kim kel, kim fodul onu gösterir.

      11 Eylül oldu. Onun iç yüzünü Türkiye’de kaleme ilk alan o oldu. Hem de yazı değil yazılarla. Hem ABD hem de küresel çaptaki kavganın bir yönünü çok güzel yazdı. Açın 2001 Eylül-Ekim, veya Eki- Kasım yazılarını bir okuyun, uzun uzun günlerce yazdı. Sonra hüküm verin. Asırlık bilgi sahibi olursunuz. Sonra Kürt devleti ile ilgili tehlikeleri yeri gelince belgesiyle cuk diye gözler önüne serer. Herkes ayakta ve yatakta uyurken. Ya İsrail meselesi ve işi. Üff be.

      Peki bu genel gaflet nereden geliyor. Çünkü hırsız evde. Ondan. Ona kızın ama cemaatin kıtmirleri yani hem Süfyan hem deccal komitesinin uşakları, hem de neocon-siyonist istihbaratın şaşkınları günlerce “darbe de darbe mağduruz darbe” diye zırvalayıp duruyorlardı. Öyle ki dedikodular artınca 31 Mart günü Genelkurmay açıklama yapıyor: “Darbe falan yok, yalan” diyor. 3.5 ay sonra darbe teşebbüsü oluyor. Hatta Büyükşehir eski Belediye Başkanı Bedreddin Dalan 2 ay önce Alman-İsrail-Amerikan derin adamlarıyla yaptığı görüşmeleri Cumhurbaşkanı’na anında ihbar ediyor: “Erdoğan yakında yok”. Mesela gazeteci kökenli Şamil Tayyar Mart ayında gidiyor Cumhurbaşkanı’na “Darbe haberleri var. Kaynağım sağlam” demiş. Erdoğan bir süre sonra “Benim kaynaklarım bunu doğrulamıyor” demiş.

      Niçin? Çünkü adamlar kaleyi içerden münafıkane feth etmişler. Bediüzzaman’ın has talebelerinden merhum Abdülkadir Badıllı Risale-i Nur’un sahteleştirilmesi ameliyesi üzerine yazı yazdı ve fetoşu bulunduğu coğrafyanın istihbarat teşkilatlarıyla hükümetçilik oynadığını ve yakında büyük bir İlahi tokat yiyeceğini yazmış. Niçin böyle demiş ne biliyordu o? O zaman Serdar Turgut yazsa ne derlerdi. Hıııı, manyak ne yazmış. Yalnız bir şey var manyak aşırı dikkatli yani bir konuya kafayı takan demektir. Ben manyakları severim. Meczupları değil. Onlarda fetoş çıkar. Serdar Turgut’lar ise ana tehlikeleri yazarlar. Bilgisizler de burun kıvırırlar.

      Sil
    3. Sayın Abdurrahim Bey, biraz kafam karıştı! Bu cevabınız benim içinmiydi ? Ben Ergun Diler'i eleştirmiştim siz Serdar Turgut Bey'i savundunuz? Eğer öyleyse size cevabım alttadır eğer yanlış adıysam kusuruma bakmayın lütfen. Belki çok bilgili olmayabilirim ama Ergun Diler'in yazılarındaki çelişkileri göz ardı etmekte akıl sağlığıma zarar veriyor! Kaldıki bu günlerde bi çok insanın bildiklerini bi Amerikalı dostumdan öğrendiklerim diye ahkam kesmeside pek mantıklı gelmiyor Amerika ve sitonizmle savaş halindeyken bir Amerika'lının söylediklerine ne kadar güvenilir? ve isim vermeme geleneği bulunduğumuz durum için biraz sıkıntılı değilmi? Bu kadar şehit verip ülke olarak direkten döndüğümüz bir dönemde beyefendi çok şey öğrendim ama söyleyemem diyor! Bakalım kim kazanacak diyor? bu arkadaşın profesyonel gazeteci olması vatansever olmasının önünemi geçiyor yoksa laf kalabalığımı yapıyor? Bilgisiz burun kıvıran biri olsamda ben sizin yorumlarınızı çok severek okuyorum ve ne kadar bilgili olduğunuzuda hep takdir ediyorum. Allah sizin ve Mustafa Bey gibilerinin sayısını artırsın inşAllah Rabbim birliğimizi bütünlüğümüzü arttırsın inşAllah.
      Selam ve dua ile

      Sil
    4. Ergun Diler konusunda ben de size katılıyorum. Důnyadaki her olayın arkasindan abd yi çıkarıyor oyle bir anlatiyorki, yaziyi bitirince insanin aklinda sadece; ' Demekki bu dunyada abd ne isterse o oluyor.' Gibi inancimiza ters düşen garip bir cümle kalıyor. Hem hakikaten eski meski, cia ajani buna niye herseyi anlatsin ki bunlarin da bir tür algi operasyonu oldugunu düşünüyorum, bu sayede abd nin bol bol propagandası yapiliyor ve beyinlere " abd güclü uğraşma onunla " gibisinden düşünceler empoze ediliyor. Daha öncesinde takip ettiğim bir yazardı ama artık okumuyorum

      Sil
  10. mustafa bey ergün dilerden alıntı yaptığınız yazıda bu bilgileri ''amerikalı bir dostundan'' edindiğini söylüyor kendisi.sizce amerikalı bir dosta ne kadar güvenilebilir.bir algı operasyonu oluşturmaya kalkıp bizden gözüken ajanlarıda olabilir bu tayfanın. aman dikkat sonuçta illimünatinin lücifer'ın doktrinlerini uygularken 3.dünya savaşını çıkartmaktaki amacıda bu(albert pikenin mazziniye yazdığı mektubu okuyunuz)islam dünyasıyla siyonistleri savaştırıp ikisinide yeryüzünden silmek sonra dünya da sadece hristiyanlık ve ateizm kalınca onlarında sonunu getirip lucifer yani şeytanın doktrinini hakim kılmak yani bizim lehimize söyledikleri şeylerde planlarının parçası olabilir.aman yurt dışındaki şakşakçıların oyununa gelip her söylenene anında tepki vermeyelim.doğruysa da bu doğruyu yaratan da ALLAH. Umarım o kutlu şahıs ve mutlu günler gelmeden önce büyük savaştan da anlımızın akıyla çıkarız ve şerler hayra döner hayırlarda hayır kalır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Medyada yayınlanan ilginç gördüğüm yazıları paylaşmaktayım. Okuyucular degerlendirecek ve gerekirse uyarısını yapacaktır.
      Bilgi kırıntıları bazen bizi umulmadık gerçeklere götürür. Elbette bazen boş hatta maksatlı yazılara gereksiz önem vermiş olabiliriz. Buna hep beraber karar verecegiz.
      Biz bir yerde hurdalıkta altın ve gümüş arıyoruz.

      Sil
  11. Tam Adı:Abdullah Bin Muhammed Bin Süleyman El
    Muhayseni dir. Arabistan'da doğmuştur. 30 yaşında Suriye cihadına katılmış bir alim olup hiç bir Mücahit cepheye doğrudan bağlı değildir. Kendisi cepheleri birleştirmek için yoğun gayret gösteriyor.
    Fizik yapısı hadislerdeki Mehdi tipolojisine çok uyuyor. acizane görüşüme göre yakında cepheler tarafından zorla liderliğe getirilebilir.eniyisini yüceAllah bilir
    Kıymetli Mustafa bey kardeşim konu hakkındaki görüşünüzü paylaşırmısınız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhayseni bnim için çok yeni bir bilgi olduğundan zamana bırakmak lazımdır. Zaman en iyi mufessirdir.

      Sil
  12. 9 Ağustos Putin görüşmesi, Ağustos sonu Kerry'nin Ankara'ya gelişi Türkiye'nin duruşunu netleştirecektir. Bu duruştan rahatsız olanların eylem vakti Eylül - Ekim. Bugünlerde bile ufak izlerine rastlandığı ve beklendiği gibi bu sefer Batı'nın ekonomik yaptırımları ve 'hukuk kılıflı' ciddi operasyonları başlayacak. Tabi bunu biz bekliyoruz da, devlet farketmiyor mu? Elbette farkında ve önlem alınıyordur, önlem alındığını karşı taraf da fark ediyordur. Bu satrançta bir çok hamle ötesini tahmin edebilen kazanacak..Öyle ya da böyle zorlu aylar kapımızda.

    YanıtlaSil
  13. Ankara'nın en önemli işadamlarından biri. Çok varlıklı. Çok kişi bilmese de cemaatin önemli isimlerinden.
    15 Temmuz'un sonucunu görünce atlamış uçağa ver elini yurt dışı. Böyle başkaları da var. Hem de çok. Koca bir evde oturan işadamı dışarı çıkarken yıllardır yanında çalıştırdığı hizmetliye "Ben 4 ay yokum.
    Geldiğimde her şey başka olacak.
    Eve iyi bak. Dönünce görüşürüz.
    Kurban'dan sonra asıl bayram" demiş. Bence en iyi istihbarat budur!
    Evin içindeki çalışan evin sahibi bilmese de her şeyi bilir. Yeni periyot 4 ay demek ki! Göreceğiz...

    http://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2016/08/04/abdye-bagli-isadamlari

    YanıtlaSil
  14. Sorun 2011'de başlamış!
    Erdoğan Türkiye'yi devlerin cirit attığı AFRİKA'ya taşıyınca Washington'un sinir sistemi alarma geçmiş. Gülen cemaatiyle oralarda operasyon yapan CIA Türkiye'yi bölgede görünce çıldırmış. Bu nedenle saldırılar başlamış. Gelen GÜLEN ve ekibi olsa da aslında Amerika ile CIA. Bakın SUDAN 'da cemaat okulları kapatıldı! Amerika için kırmızı alarm bu! Arkasında kim var? Muhtemelen ÇİN! En büyük rakibi! Çin'in yanına Türkiye'yi aldığını düşünün! Amerika bununla yatıp kalkıyor. Saldırmasının nedeni de bu! Yoksa cemaat figüran! Bugün var yarın yok!..

    http://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2016/08/04/abdye-bagli-isadamlari

    YanıtlaSil
  15. Din Şurası Olağanüstü Toplantısı sonuç bildirgesini açıklayan Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "FETÖ/PDY’nin liderine atfedilen sıfatlar İslam ile bağdaştırılamaz. FETÖ/PDY din kisvesi altında bir güç ve çıkar hareketidir." dedi.

    http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/08/04/gormez-fetopdy-din-kisvesi-altinda-bir-guc-ve-cikar-hareketidir

    YanıtlaSil
  16. FETÖ/PDY hareketi sahte bir mehdi hareketidir…Tarih boyunca toplumun güvenliğini tehdit eden mehdici-mesihçi ve hurufi-bâtınî karakter arz eden pek çok fitne ve fesat hareketi ortaya çıkmıştır. Sır, gizem, adanmışlık, karizmatik kişilik gösterisi ve takiyyecilik/çift şahsiyetlilik bu hareketlerin en bariz özelliği olmuştur. Modern zamanlarda ise bu tür hareketler, uluslararası siyasal mühendisliklerin güdümünde İslam toplumlarının parçalanması ve sömürülmesinin birer aracı olarak kullanılmışlardır.

    http://www.risalehaber.com/fetopdy-hareketi-sahte-bir-mehdi-hareketidir-279674h.htm

    YanıtlaSil
  17. Ruşen Çakır: FETÖ istihbarat örgütü. Nakşibendilik, Kadirilik ve Nurculukla kıyaslamak yanlışİslam bir yerden sonra Fetullah Gülen’in amaçlarının, hedeflerinin gerisinde kalıyor.

    http://www.risalehaber.com/rusen-cakir-feto-istihbarat-orgutu-naksibendilik-kadirilik-ve-nurculukla-kiyaslamak--279631h.htm

    YanıtlaSil
  18. Senelerdir kendini cemaatmiş gibi gösterip başaramazsam diğerlerine zarar veririm mantığı. Darbeyi tamamen fetöye yıkmada bir şüphe. Kemalistler nerde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir ay öncesine kadar CHP'nin başkanı şehit cenazelerinde protesto ediliyordu. Bazı milletvekilleri ve taraftarları PKK'ya destek veriyor diye. Şimdi onlar değilmiş gibi davranmalar. PKK'ya destekleri olanlarda hesap vermeli

      Sil
  19. Senelerdir cemaatmiş gibi gösterip, başaramazsam diğerlerine zarar veririm mantığı.

    YanıtlaSil
  20. Abdurrahim abiye...
    Mehmet Ali Bulut Hoca son yazısında "Beşincisi; bendeniz fakir, 2008’de bir Talut ve Calut kıssası anlatmıştım. Sonra da Talut ile Davut’un mücadelesinden bahsetmiştim. Ve demiştim ki, “Kur’an, Davut ile Talut mücadelesinden söz etmediğine göre, inşallah bizimkiler de kavga etmez!” Ama kavga ettiler. Şimdi anlıyorum ki bizim Davut’umuz Kur’an’ın ahkâmıyla değil Tevrat’ın ahkâmıyla hareket ediyor. Talut’u da kendi zeminine çekiyor. Eğer Talut şu zemine girerse, kaybedecek. Çünkü ‘Amalikler’ onu kendi meselesi haline getirecekler.

    Evet, Amerika (yani kıssadaki Amelika) şu darbedeki kadar kendisini açık etmemişti. Düşünün ki, ‘yılların stratejik ortağı Türkiye’yi PYD teröristleri için harcadı. Şimdi ise, çekinmeden, “içeriye atılan generaller arasında dostlarımız var” diyorlar. Amerika, hiç gizlemeden, darbenin adresi benim “darbeciler benim adamımdır” diyor!

    Amerika hiçbir zaman bir darbenin içinde bulunduğunu bu kadar açık etmemişti. O yüzden haber veriyor ve ikaz ediyorum ki, bu Amerika, -tıpkı kıssadaki Amelika hükümdarının yaptığı gibi- sonunda içimizdeki ‘davut’larla Tayyip Beyi ( yani Talut’u) durduramayacağını anlarsa –ki anladı-, şimdi kendisi bizzat harekete geçecektir, Talut’u yok etmek için! Tüm hışmıyla saldıracaktır.

    Kıssada böyle geçiyor. Ve mademki kıssayı çözdük, öyleyse tedbir alma imkânı da var demekir. Ben fakir derim ki, Talut, acilen suikastlara karşı temizlenmelidir. Yani suikastta bulunsalar da isabet etmemesi için, onun bir temizlikten geçmesi lazım! Çünkü her şey bir hak edişle gelir. Siz o hak edişleri ortadan kaldırırsanız, kimse size bir şey yapamaz!

    Aynı şekilde, devlet erkânı da…

    Eğer, devlet içinde yapılan şunca düzenlemeleri, aynı zamanda istihbaratta yapmazsanız, ülkemizde cirit atan CİA; MOSSAD; MI16, BND casusları dizgin altına alınmazsa şu akıbetlerden kendinizi kurtaramazsınız… şunların birkaç tanesi yakalanıp ibreti alem için yok edilmeli…"
    demektedir. Benim gibi bir acizin anladığı Talut-Davud çatışması Kuran'da geçmese de madem ki bu kavga gerçekleşti, o zaman Davudun Talutu öldürmesi de muhtemel demektir. Talut acilen bir tedbir almasa hayati tehlikesi var demektir. Bu konudaki yorumunuzu merakla bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Mehmet Ali Bulut çok, ama çok değerli ve bilgili üstüne üstlük arif bir yazardır. Bir diğer hususiyeti Risale-i Nur’a aşinalığı ve hakikatlerine teslimiyetidir. Dolayisiyle ehl-i hakikattir.

      Yazdıklarına yüzde yüz katılıyorum. Bir istisnayla. Önce şunu belirteyim. Davut-Talut kısası doğrudan doğruya Mehdi-Mesih (hatta Hz. Yahya rolünde Mehdi ve Hz.İsa rolünde Mesih as) ile Süfyan-Süfyan mücadelesine işaret eder. Yani ahir zamanda gelecek bir Davut misal Mehdi, deccalizmin dinsizlikle kasıp kavurduğu bir dünyada dini ihya ederek Davut gibi maddi-manevi tevhidi cihana yayacağına işarettir. Daha başka hakikatler daha var.

      Bakın Amerika ikidir. Biri Mesihiyeti temsil edecek halis Hırıstiyanlar ki 4 yıl sonra bunu bilmeye başlayacaksınız, diğeri ise küresel deccal neocon-siyonist şebekenin yönettiği Amerika. Türkiye’deki kavganın bir eşi orada da oluyor.

      Şimdi Sayın Mehmet Ali Bulut Bey’in o benzetmesi yapması tam sahih değil. Benzetebilirsiniz ama sahih çıkmaz. Çünkü bu fetoş çılgınının ne mal olduğu ehl-i hak nazarında 1971, 1973 ve sona olarak 1993’te kesin olarak ortaya çıkmıştı. Risale-i Nur’a muhalefet ederek Nurcu geçinen mola bozuntusu 1993 yılında Hürriyet Gazetesi’ne verdiği röportajda “Nurcu ve Süleymancı’nın bölücü olduğunu ve ruhuna azap verdiğini" söylemişti. YLani önce dini cemaatlere darbe yaptı şimdi de devlete. Deccal hesabına. Ama ehl-i tahkik olmayan dini cemaatler biri müstesna bunun ne demek olduğunu anlamamıştı. Hele 28 Şubat döneminde münafıklığı. Böyle olunca Davut-Talut kısası bu olaylara işaret etmez. Sahte bir Mesih veya Mehdi nasıl Davut olabilir. Bu kıssa Mehdi-Mesih birlikteliğine nasıl işaret edebilir.

      Sonra Mehdiyet Erdoğan’ı destekliyor. Erdoğan’ın Mehdiyete taraftarlığı ve dostluğu 10’u aşykın seçim zaferi ve bir o kadar fitneyi hatta hayatına suikasti nasıl atlattı? Hele 2015 ve 2016’da hem Mehdi’nin hem de Hz.Ali’nin duasına mazhar oldu. Yazacağım onu.

      Bir husus 27 Mayıs darbesi ve Kennedy’nin katlinden sonra ABD’nin bir kanadı büyük İsrail için kolları sıvamıştı. Uzmanlar Kürt kartının o tarihte ABD'ce açıldığını ve önce uzun yıllar diplomaside kavga verildiğini bilir. Hatta 1991 yılında Körfez Harekatı'nda bir albay basına verilen brifingte Güneydoğu Anadolu’da bir Kürt devleti kurulacağını açık açık beyan etti. Öyle olunca Amelika rolündeki Amerika’nın muhalefete yeni değil. Çok eski. Öyle olunca bu benzetme hatalıdır.

      Bu benzetmenin dışında Sayın Bulut’un yazdıkları feraseti ve basireti ve nur-u iman gözüyle bakışı genel hatlarıyla doğrudur.

      Sil
  21. İlk defa abd darbede başarısız oldu. MAĞLUP OLDULAR.Onlar için farketmez fetöyü kullanmış kemalistleri kullanmış. Zaten darbe bildirisinin içeriğine bakılırsa içi fetö dışı kemalist

    YanıtlaSil
  22. Hz.Mehdi yi yaknda aramamak lazim bence o gözlerden uzaktır. Abd israil geniş çaplı araştırma yapmaktadir goz önünde olmasi zor gözüküyor

    YanıtlaSil