.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

15 Ağustos 2016 Pazartesi

KAHTANİ KİMDİR? NE ZAMAN ZUHUR EDECEK?

Vehbi Kara / Yeni Şafak
Manası itibariyle, "yokluktan", "yokluk diyarından" anlamına da gelebilen "Kahtani" kelimesi, aynı zamanda Mehdinin zuhurundan sonra dünyada görülecek bolluk ve bereketi getirecek kişi olarak hadis kitaplarında yerini almıştır. Bu zatın Cumhurbaşkanımız olan Recep Tayyip Erdoğan olma ihtimali ise meydana çıkan tarihi gelişmeler göz önüne alındığında oldukça yüksek olduğu görülecektir.
Buhari ve Müslim de "Imam", "Halife" ve "Kahtani" tabirleriyle âhir zamandaki bir kurtarıcıdan söz edilmektedir. Müslim'de Kahtani, denilen bir zattan bahsedilmekte, âhir zamandaki bir bolluk ve refah dönemine işaret edilmekte ve saymaksızın mal dağıtan"halife"den haber verilmektedir (Müslim, Fiten 67-69). Bunların dışında Kahtani’den önce gelecek Mehdi ile ilgili hadisler ise, Ebû Davud, Tirmizi, İbn Mâce ve Ahmed b. Hanbelin Müsnedi gibi hadis kaynaklarında geçmektedir.
Buhari’deki şu hadis-i şerif: ‘Kahtanlı bir adam çıkıp değneği (asası) ile insanları yönetmedikçe kıyamet kopmaz!’ şeklindedir. (Buharî, Menakıb 7; Müslüm, Fiten 60) Bu hadis-i şerifte Kahtani’nin üç mühim hususiyeti zikredilmiştir. Kaht yani kıtlık,ekonomik kriz ve kuraklık gibi olaylarla ortaya çıkacak olup iyi bir yönetici olarak bütün bu problemlerin üstesinden geleceği anlaşılmaktadır.
Günümüzdeki ve yakın geçmişteki olaylara dikkatli bir gözle baktığımızda Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük bir ekonomik krizler sonrasında iktidara gelmiş olduğu görülecektir. Bu dönemde ekonomik istikrar sağlanmış, borçlar ödenmiş, sosyal güvenlik yaygınlaşmış, fakir ve bakıma muhtaçlara  yani toplumun ekonomik alt tabakasını oluşturanlara yardımlar artmıştır. Ülke çok büyük düşmanlıklara, darbelere ve kirli kumpaslara maruz kaldığı halde istikrar bozulmamakta her şey yolunda gitmektedir. Elbette mazlum ve fakir insanların özellikle de Suriyeli mültecilerin duaları onun başarısında yatan nedenlerden sayılabilir. Çünkü fakir ve muztar kalan kimsenin duası arşa dayanır ve geri çevrilmez…
Erdoğan’ın önce belediye başkanı olması ile İstanbul bir dünya başkenti olma yolunda büyük mesafeler kat etmiş başbakan olunca da ülke bolluğa ve refaha kavuşmuştur. İlginçtir Erdoğan’dan önceki dönemde susuzluk ve kuraklık yaygınlaşmış ve yağmur bombaları ile kuraklığı önleme çabaları görülüyordu. Yolsuzluk ve rüşvet alabildiğine yaygınlaşmıştı. Başkan olduktan sonra aynı zamanda iklim olarak bir kuraklık sona ermiş yolsuzluklar büyük ölçüde önlenmiştir. Yine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi öncesinde İstanbul’da büyük bir su sıkıntısı vardır, büyük yolsuzluklar yaşanmıştır ve her yerde büyük çöp dağları oluşmuş hatta bunlardan biri patlayarak can kayıplarına yol açmıştır. Belediye Başkanı seçildikten sonra hızla bu sıkıntıları çözmüştür. Bu başarısını çıraklık dönemi olarak nitelendirmiştir.
Belediye Başkanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı döneminde senelerdir Türkiye’yi başarı ile yönetmektedir, girdiği bütün seçimleri açık farkla kazanmaktadır. Hadiste yöneticilik özelliğine eklenmiş olan değnek ise bir metafor olarak cep telefonuna işaret edilmiş olabilir. Zira 15 Temmuz 2016 gecesi yaptığı kısa bir konuşma bütün Türkiye’yi sokaklara dökmüş darbeciler karşılarında kararlı ve ölümden korkmayan vatansever bir milleti görmüştür.
Kahtani’nin zamanındaki teknolojik araçların şekli ile ilgili olarak mikrofon dediğimiz cihaz da öne çıkmaktadır. Erdoğan yaptığı konuşmalarda bir anda yüzlerce yerde halka hitap edebilmektedir. Günümüzde siyaset adamları ve idareciler emir ve talimatlarını bu teknolojileri kullanarak ulaştırmakta olup bu araçlar şekil olarak bazan asa bazan da kamçıya benzemektedirler.
Bazı alimlere göre Kahtânî’in adı Cehcah’tır. Ve saltanatı  20 yıl kadar sürecektir. Bu zat Mehdiden sonra çıkacak ve onun yolunu tâkip edecektir. “İnsanları asasıyla sevk/idare etmesi” ifadesiyle kendisi bir çobana benzetilerek raiyetine karşı güzel ve âdil idaresine, güçlü saltanatına işaret edilmiştir (bk. İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi).

İbn Hacer’in de tercih ettiği görüşe göre, Kahtan kabilesi, Hz. İsmail’in soyundan gelmiştir(bk. İbn Hacer, VII/537-538). Asrımızın büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi'nin açıklamaları doğrultusunda Mehdinin üç vazifesi vardır. Bunlar; iman, hayat ve şeriattır. İlk basamak olan iman dairesinde iman esaslarını takviye ettikten sonra, ikinci basamakta bunların hayata tatbik edilmeye başlanacağı, ardından ise Kur'an hakikatlarının hayatın her devresinde hüküm süreceği 3. devreye geçileceği anlaşılmaktadır.
Yine Müslim’de geçen bir başka hadiste ise, ahir zamandaki bir bolluk ve refah dönemine işaret edilmekte ve saymaksızın mal dağıtan bir halifeden bahsedilmektedir. Bazı kimseler, Hz. Ömer b. Abdülaziz dönemindeki bolluğa bakarak bu hadisi ona tevil etmiştir. Ancak “Ümmetimin sonunda” tabiri bu zenginliğin, ümmetin sonunda da olacağını göstermektedir. Netice olarak bütün bu hadis-i şeriflerden anlıyoruz ki, adı ne olursa olsun, genel manada bir ıslahatçılardan ve kurtarıcılardan bahsedildiği kesindir. Sahih hadis olarak kabul edilen Buharî ve Müslim’in rivayetlerini esas alacak olursak; hadislerde mehdi düşüncesinin varlığı şüphe götürmeyen bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Geniş daire olan içtimaî ve siyasî sahadaki Mehdiyetin ikinci ve üçüncü vazifesi, birinci vazifeye nisbeten ikinci, üçüncü derecede olup ittihad-ı İslâmın kuvvetine dayanarak ve mehdiyete bağlı olarak onun düsturlarını tatbik edecek zat ki, hadis lisanında“Cehcah” denilmektedir. Bu zat âlem-i İslâm vüs’atinde hilafetin icraatını temsil eder. Mehdi’nin icraatçısı olacak bu veya benzeri zatlardır. Bunlar aslında Risale-i Nurun şahs-ı manevisini temsilen vazife yapacaklardır.
Tâc’dan nakledilen 988. hadis meali şöyledir: “Cehcah adındaki bir adam idareyi ele alıncaya kadar günler ve geceler (Süfyan’ın devre-i istibdadları ve dalalet karanlıkları) gitmiyecektir. (Müslim, Tirmizi) Zübdet-ül Buhari Tercemesi 958. hadî­sin haşi­ye­sinde, Er-Raid Lügatı’nın beyanına göre “Harbte na­’ra atan kah­raman” mânâ­sında olan “Cehcah” vas­fıyla tavsif edilen bir zâtın geleceği (Şarkavî Şerhi’nden naklen) şöyle ifade edilir :
“Bu kişinin adı Cehcah’tır. Çok kıymetli bir zat olup Mehdi’den sonra ortaya çıkacak, onun yolunu tutacaktır. Çoban koyununu nasıl sürerse, Cehcah da cihangir olarak bütün ülkeleri idare edecek, herkes ona boyun eğecektir.”(Şarkavi Şerhi) (Cehcah şahsın ismi değil vasfı olsa gerek, Bak: İbn-i Hanbel 3,89)
Hadislerde Cehcah ve Kahtânî’nin Mevali’den yani Arap olmayan bir milletten çıkacağı da kaydedilmiştir. Kahtânî geldiğinde zalimlere, münafıklara, fasıklara hiç acımayacaktır.
Bunlar istikbalde hadislerde değişik isimlerde bahsedilen vezirler de olabilir. Zira hadislerde Mehdiden sonra Kahtani, Cehcah, Mahzumi, Mansur, Mevla, Heşim-ül Mehdi, Selam, Emir-ül Usub, Müferrec, Zulusub, Mukaat isminde halifelerden bahsedilmektedir.
Tüm bu anlatılanlar doğrultusunda bir yokluk, kuraklıktan varlık dönemine geçiş söz konusunu gündeme getirdiğinden hem Mehdi için hem de ondan sonra gelecek yönetici olan Kahtani için "yokluk döneminden, varlık dönemine" manasını içine alan"Kahtalani" ismi, pek anlamlıdır. Elbette herşeyin en doğrusunu Allah bilir. Bizler olaylar vuku bulup ortaya çıktıktan sonra değerlendirme yapabiliyoruz, vesselam…
http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/vehbi-kara/kahtani-kimdir-ne-zaman-zuhur-edecek-16121.html

57 yorum:

  1. Hz Ali buyurdu ki:

    “Siyah bayrakları gördüğünüz zaman yere yapışın ve elinizi ve ayaklarınızı dahi oynatmayın. Sonra kalpleri taşlaşmış bir grup gelecek onların devleti vardır. Hiçbir söze ve anlaşmaya uymazlar. İnsanları hakka çağırırlar ama hakk ehli değillerdir. İsmleri künyedir. Soyadları köylerdir. Saçları uzundur tıpkı kadın saçları gibi. Sonra kendi aralarında ihtilaf edip çatışırlar. Sonra da Allah hakkı istediğine verir.”

    (Kenz ul Ummal. Fitneler bölümü)

     ÇÖZÜM

    Hz Ali : XIII. Müceddid Bedî‘ ve I. Mehdî resûl Erbakan UT, III. Mehdî resûl II. Erba
    Siyah bayrakl : (‘Abbêsî) ‘AKP
    devleti : ‘AKP hükûmeti devleti
    hakk : Millî Görüş
    kendi araların : federal TR (TC – Mezopotamya Kürdistên)
    ıhtilâf : TC'nin, başında ‘Apo'nun olduğu Kürt federe devletini işğâle kalkması
    çatışırlar : Türk-Kürt çatışması
    hakk : yönetim idêre ıktidêr hükûmet devlet
    istediği : ‘askerî İmâm Seyyid III. Mehdî Resûl Muhammed‘Alî Fâtih Erbakan (‘As)

     Yorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mubarek amma zorlamışsın yahu bu hadisi ilk duyuran Cübbelidir ve hadis işidi işaret etmektedir EYYYY EDİTÖR UYUMA KARDEŞİM BLOKUNU SPAMLIYORLAR SEVEREK TAKİP ETTİĞİM BLOKDA UYDURMA YAZILAR YAZILIYOR VE SİZDE BUNU ONAYLIYORSUNUZ kurdoğlu mahyasındaki paylaşımların bir çoğu gerçekleşti bazıları ise geröekleşme zamnı yaklaştı ona göre takibinizi yapınız zorlama yorum yapmayınız

      Sil
    2. Hadislerde Benî Abbês veya siyah bayraklar diye sembolik anlatımla kasdedilen döngüsel Abbasîlerdir. Eğer övüyorsa bu ya tarihteki Abbasîlerdir veya gelecekteki Buhara ve Horasan'dan çıkacak olan II. Mehdî'nin kuracağı döngüsel Abbasi'nin bayraklarıdır. Diğer taraftan hadis Abbasi diye yeriyorsa eğer bu da AKP hakkındadır. Çünkü TC ve CHP Emevî, AKP Abbasîler oluyor döngüsel anlamda. Kötü olması da AKP'nin I. Mehdî Erbakan'dan MG’den ayrılıp Deccal’le birlikte çıkan işbirlikçisi Havaric'in son nesli olmasındandır.

      İlgili Abbasi hadisleri bu varsayımlarla incelendiğinde kullanılan tipik ifadelerden neden bahsedildiği kolayca anlaşılmaktadır. Buna göre hadis kısaca AKP'nin MG’den ayrıldığı halde hala MGci geçindiğinden haber vermekte ve hükûmetinin de sonunda Türk-Kürt iç savaşına sebeb olup kendini de milleti de yakacağını haber vermektedir..

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    4.  ÇÖZÜM

      Siyah bayrakl : (‘Abbêsî) ´Akparti
      devleti : ‘Akp hükûmeti devleti
      hakk : Millî Görüş MG
      künye : ´Ak Parti
      köy : ‘Adêlet ve Kalkınma Partisi
      kadın saç : (102 Tekêsür) (çokluğuyla övünme) (3 kasım 2002 seçimi)
      kendi araların : ‘AKP-Fetö
      çatışırlar : 17 aralık 2013 yargı darbesi, 15 temmuz 2016 askerî darbe, 13 nisan 2018
      hakk : yönetim idêre ıktidêr hükûmet devlet
      istediği : ‘askerî İmâm seyyid II. Mehdî resûl (‘as) Muhammed‘Alî Fâtih Erbakan

       Yorum

      Sil
    5. Emevî TC, ‘Abbêsî MG tarafından yıkılacak!

      Emevî CHP, ‘Abbêsî ´Akparti tarafından yıkıldı.

      Emevî I. Süfyân deccâl Demirel, ‘Abbêsî I. Mehdî resûl Erbakan tarafından yıkılacak!

      Emevî II. Süfyân deccâl Feto, ‘Abbêsî II. Mehdî resûl II. Erbakan tarafından yıkılacak!

      Emevî III. Süfyân deccâl, ‘Abbêsî III. Mehdî resûl tarafından yıkılacak!

      Sil
  2. Bu konularda amma havaya sıkanlar var. Kahtani, cehcah, heytem gibi şahıslar ile ilgili hadis rivayetlerinden bazıları birbirleri ile çelişir. Ama sahih hadisleri baz alırsak bu kişi ve kişiler Mehdi as.'ın ya kumandanlarıdır yada ondan ve İsa as. dan sonra gelecek zaman ile güneşin batıdan doğma zamanına kadar arada kalan bozulma döneminde İslam alemini arada tutmaya çalışacak şahıslardır. Yani şu an ne kahtanisi ne başkası be kardeşim. Yalakalık yapacağım diye veyahut sevgide aşırı gidilmesi sonucu bir takım ahir zaman karakterlerini şu an ki siyasilere bağlamak ne kadar dürüstçe olur iki kere düşünmek gerekir.

    Bir takım deli saçması tevillere göre, Mehdi zaten çıktı, kahtani de şu adam, İsa as. hayata tekrar geldi ama bir takım zümreler dışında onu gören olmadı, çünkü iman nuru ile bakamadılar/göremediler... Kusura bakmasınlar da tevillerinde yanıldıkları için +10 numara hipermetrop olan gözleri ile "yakını" okumaya çalışınca böyle ilginç hikayeler uydurulabiliyor. Yaz babam yaz bir alıcısı bulunur zaten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kahtani,cehcah ve mehdi ayni kisi, beklenen ne nebi ne mehdi ne de halife olarak gelecek. o sadece allahin kulu olarak ona verilenlerle kulluk yapmaya gelecek. o geldiginde ne vasifla burada oldugunu aciklayacaktir.

      Sil
    2. İbn-i Asâkîr ve diğer bazı muhaddislerin naklettiklerine göre, Kays b. Câbir, demiştir ki:

      «Peygamber, şöyle buyurdu: Benden sonra Halîfe'ler gelecek. Halîfe'lerden sonra Emir'ler gelecek. Emirlerden sonra zorlu Melik'ler gelecek. Sonra ehl-i beytimden yeryüzünü zulüm yerine adâleti dolduracak bir adam çıkacak. Sonra, Kahtânî'nin iş başına getirilmesi emredilecek. Beni gerçekle gönderen Allah'a kasem ederim ki, O, ondan aşağı değildir.»

      Mehdi ve kahtani aynı kişi değildir.

      Sil
    3. Helal kardeşim zorlama yazılara karşı çıkalım adamlar ya cahiller yada kasıtlı saptırmak için uyduruyorlar

      Sil
  3. Mehdi AS kim peki? Bediüzzaman Hz. demeyin şimdi. Hadisi serifleri alıp evirip çevirip kafaya göre tevil etmek bu olsa gerek. İşine geleni al gelmeyeni alma. Birde yakın bir zamanda çıkan istihbarat raporlarında FEtonun Said Nursi Hz. ni mehdi olarak çevresine pompaladığı bu sayede kendisini bir adım daha ileriye taşıyarak İSA olma iddiasında bulunacağını görüyoruz. Nitekim de bu tip söylemleri çevremizde de yakınen duymaktayız. Demem o ki Okyanus ötesinin örtülü planlarına alet olmayın!!! Mehdi as dünyadan gelip geçtiğini düşünen arkadaşlar.

    YanıtlaSil
  4. http://www.ensonhaber.com/abdli-kurulustan-incirlik-ve-nukleer-silah-uyarisi-2016-08-16.html

    YanıtlaSil
  5. Kahtani cehcah mehdi bunlar ayni kisi cabir ise rte dir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. I. Süfyânü’d-deccâl (melek sûretindeki şeytân! İblîs’in fitnesinden daha eşedd) Demirel

      II. Süfyânü’d-deccâl (Yezîd, ‘amcâ´zâdem Saharî, câbir, ) Ekmele’d-dîn Mehmet İhsênoğlu

      III. Süfyânü’d-deccâl Velîd bin Muğîre el-Mahzûmî


      er-Rüveybida: ‘Akp


      I. Mehdî resûl, Mehdiyyü’l-hayr, hâtemi sağîr, ğâib Erbakan

      II. Mehdî resûl, Mehdiyyü’d-dem, kâim, câbir II. Erbakan

      III. Mehdî resûl, Mehdiyyü’d-dîn, cehcêh, sâlih câbir, mansûr, el-Kahtânî


      Selâm, mevlê, müferrec

      Heşimü’l-mehdî, zû’l-‘usûb, emîrü’l-‘usûb, emîrü’l-ğadab

      Sil
  6. Darbeciler için dikkat edilmesi gereken zamanı daha spesifik vermem gerekirse.. Bakıyorum yıldızlara, özellikle 27-30 Ağustos önemli ve 1-10 Eylül arası önemli dikkat etmek lazım. 3-4 Eylül, 7-10 Eylül oldukça sıkıntı yaratabilecek zamanlar.

    18 Ağustos tutulması AKP için önemli demiştim. AKP’yi hareketlendiren önemli kararlar alabilir Erdoğan. Partiye hakim, egemen adeta. Ve 1 Eylül, 16 Eylül tutulmaları AKP’de depremler patlar gibi görünüyor… Önüne geçilmez değişim ve sancıları yaşayacak görünüyor.. Bu tarihlerde AKP’ye neşter vuruluyor, ameliyat ediliyor gibi adeta.

    Temmuzda başlayan olaylar, Ağustos ve Eylül yıldızlarının etkisinde giderek tırmanıyor tırmanıyor ve tırmanış Ekimde zirve yapıyor! Ne olacak bilemem ama Ekimde bir şeyler değişecek..! Ne olacağını Ekimde hep beraber yaşayarak göreceğiz ama ben yıldızların ışığında tahminimi yapayım yine de.

    Gelelim beni daha çok meraklandıran şey… Ülkenin durumuyla ilgili.. Ülkede Ekimde ne olacaksa adeta her şey değişecek birden.. Tırmanan olaylar zirve yapacak…. Bu ya darbeden daha büyük bir şey, bir ihtilal, devletin tam olarak askeri güçle yönetimi ihtilal vari ele alması söz konusu olacak veya bunun 180 derece tam tersi gerçekleşecek ve tırmanarak gelen fırtına Ekimde ülkede yıkıcı bir zirve yapacakken, birden bu çok kuvvetli ve yıkıcı fırtınanın önünü şak diye kesen bir olay olacak ve birden her şey sakinleşecek, bir rahatlama, bir şaşkınlık ve kavganın, kargaşanın bitişini getirecek. Ne olabilir derken, astrolojik tahminim… Birden gündeme “sistem değişikliği için düğmeye basılmasının” girmesi diyorum…

    Sistem değişikliği derken ne olabilir? Bilemem, onu Ekimde göreceğiz.. Başkanlık sistemi mi acaba..? Bilmiyorum, bu çok tartışmalı bir konu, yıkıcı fırtınayı şak diye durduran bir şey olmaz bununla diyorum ama bunu mantığım diyor, astrolojik olarak belki de öyle bir şekilde sunacaklar ki, bu genel olarak milleti sakinleştirip, kavgayı kestirecek.. Her neyse, ben buna genel olarak “sistem değişikliği” diyeyim kısaca.

    Ayrıca Ekimde, Satürn faktörünü düşünürsek, kanımca bu sistem değişikliği anayasal düzeyde köklü bir şekilde eyleme dökülecek gibi. Sistem değişikliği dediğim belki de sadece köklü anayasal değişiklikler olabilir. Ama ben daha şaşırtıcı, daha farklı bir şeyler olacağını tahmin ediyorum… Haydi hayırlısı diyorum.

    Ekimle ilgili küçük ama önemli bir not düşeyim… 10 Eylül 2016’da Jüpiter Terazi burcuna geçecek ve yaklaşık 1 sene boyunca kalacak. İşte, bu transit Jüpiter’in Terazide olduğu dönem yeni bir lider doğuşunu da tetikler.. Onun için ben, 10 eylülden sonra, özellikle Ekimden itibaren etrafa bakınacağım, gündemde sahne alan siyasi şahıslara pür dikkat bakacağım, acaba bu yeni lider kim olacak diye veya belki tanıdığımız ama henüz tam sahne almamış ama Ekimden itibaren sahne almaya başlayacak ve öne çıkacak lider kim olacak diye.. Yani, yeni bir liderin parlayışını göreceğiz bu süreçte.

    http://astrologsemavii.blogspot.com.tr/2016/08/18-agustos-kovada-ay-tutulmasinin.html#more

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Kaynağınız ne? niye albay çıkıyor, sivil varken asker ne karışır? falcılara, falcıların tasdikcilerine mi güveneceğiz?

      sunu bilin ki Allah'ın izniyle bu ülkeyi Fetullahçı teröristlere BIRAKMAYACAĞIZ!

      Sil

    3. Alıntılar:

      - Mahmud efendi hazretleri biliyorsunuz çok yaşlı. Geçenlerde hastaneye kaldırıldı. O esnada bir rüya görüldü. Rüyada, hazreti Nebiyullah (sav) efendimiz geldiler. Bir matara su getirip o Allah dostuna içirdiler. Hastaneden, bir gün sonra sağlığı çok iyi açıklaması yapıldı. Bu Allah dostunun fazla vekili yoktur. Henüz halifesi de yoktur. Sünnete en çok yapışan camia olmaları hasebiyle herkesçe çok kolay bilinecek bir guruptur. neyse, efendi hazretlerine hastanede benim de bulunduğum ortamda bu rüyayı anlattılar ve kendileri dediler ki:

      “Artık bu suyu gaybi alemde içmiş olmamla birlikte sağlığım çok iyi oldu. Direncim arttı. Çok şükür. Allah cc. Beni sevindirdi. Bu sevincim hazreti Mehdi aleyhisselama biat etmeden ölmeyeceğimin müjdesidir'

      - 'Türkler Cuş Ettiğinde Mehdiyi Bekleyiniz' hazreti Ali Kv

      - Hadis-i Şerif: “Onun Zamanında Kabir Ehli Dahi Ordusunu Görüp Gıpta Eder, Onların Arasında Yer Almak İster. Kabirlerinden Kalkmak Arzusu, İştahı ve Aşkı İle Kalkmak İsterler”... C.Suyuti.

      - Cübbeli Ahmet Hocanın İlgili Videosunu Delil Göstererek, Kutuplardan Mübarek Mahmud Efendi Hazretlerine Ait Olan Bir Zuhuratı Paylaşmıştık. Orada Efendi Hazretleri, Şianın Durumuyla İlgili Anlatımlarda Bulunurken Birden Yavuz Sultan Selim Hazretlerinin Ruhaniyetlerinin Geldiğini Ve Şimdi Yaşamış Olsa Yine İran'a Saldıracağını İfade Ettiğini Buyurmuşlardı.

      - A. Dağıstani Hazretleri, İsrail’in Suriye'ye Vuracağını ve Türkiye İle O An İçin İyi İlişkiler İçerisinde Bulunacağını Beyan Etmiştir.

      - Başbakanımızın Bu Kadar Mert Ve Açık Konuşma Yapmasına Zemini Yakın Bir Zamanda Görüşmüş Olduğu Büyük Bir Allah Dostundan Aldığı Şu Manevi İşarete Bianen Cesaretle Yapıyor Olmasıdır; Sana Biz Dua Ediyoruz. Sen İnşaallah Resulullahın (Sav) Yanında Haşr olasın Diye...

      - "300 Alimin Konstantiniyye'de (İstanbul'da) Toplanmasından 72 Ay Sonra Mehdi Zuhur Eder....."

      - 'Süfyani dımeşkten (Şam şehrinden) çıkar. Ondan önce orada zalimlerden biri vardır. O zalim gönderilir. Sonrasında süfyani çıkar ve sonrasında Mehdi çıkar' C. SUYUTİ HZ.

      - Hadis-i Şerif Silsilesinde, Önce Süfyan Çıkar, Sonra Hazreti Mehdi Çıkar Şeklinde Açık Beyanlar Var Ve Biz Bu Beyanlara Dayanarak, Dımeşk Şehrinden Çıkacak Olan Süfyan Melunu İçin Esadın Gitmesi, Yerine Yeni Bir Hükümet Tesis Edilmesi ve Bu Hükümetin de Harici Özellikler Taşıması Gerektiğine İnanıyorduk. Zaten Bu İnancımıza Ait Sürecin Yarısı Gerçekleşti.

      ÜLKEMİZDE EVLİYALARIN BAZILARININ ÇOK AÇIK BEYANATINA GÖRE BU HÜKÜMETİMİZ SON HÜKÜMETTİR. Halk PartisiIrkçı-Ulusalcı-Bir Yörüngeye Kayacak, Peşinden De Mezhepçi Bir Fitnenin Başını Çekecektir. Ancak Türk Ordusu Kendi Ayağına Kılıç Vurmayacağı İçin Bu Fitne Hareketi Tersine Çok Olumsuz Sonuçları Halk Partisi Adına Fatura Edecektir. Diğer Bir Nokta İse, Bu Fitne Hareketinin Süresidir. Bu Süre Üç İle Altı Ay Sürebilir.

      - Bu Konuda İsim Vermeden Bazı Hayatta Olan Evliyalardan Birisi Şöyle Söylemiştir:

      Yakında Bu Tayyib'e Bir Fitne Başlatırlar Ve Kötüler Bu Memleketi Karıştırır.

      Tarikat Merkezleri Kapanır.

      Ama Sonunda Çok Güzel Bir Hükümet Vukuu Bulur. Yani Dağıstani Hazretlerinin Dediği Gibi Olur. Yani Muhiddini Arabi Hazretlerinin Dediği Gibi Olur.

      Kısaca Önce Suriye Olayı, Sonra Fitne, Sonra Albayın Kurduğu Bir Hükümet, Müslüman ve Çok İyi Bir Hükümet, Sonra Rusya Yakınlaşması, Sonra Yunan Saldırısı, Sonra Rusya Saldırısı, Sonra Nato İle Mehdi Aleyhisselamın Komuta Ettiği Ordusu İle Türkler Sebebiyle -Türklere Yardım Etmek Maksadıyla- Savaş; Armegedon

      Sonra Bütün Dünyanın Hazreti Mehdi Aleyhisselamın Kontrolüne Girmesi. Yani Gariplerin Sevinmesi....

      Tabi Bu Arada Sürecin İçerisinde Daha Başka Olaylarda Vukuu Bulacaktır. Mesela, Kürtlerin İttihadı İslam Hareketi İçerisinde Yer Alması Veya Süfyan Melunun İlk İş Türklere Saldırması Gibi...

      Allah Hayy Hazretleri Bundan Sonrasını Hayır Etsin ...İnşallah.... Allah’ın Selamı Üzerinize Olsun..... Abdülsamed Yüksel

      Sil
    4. SAYIN EDİTÖR NE ZAMAN FALLARA VE YILDIZLARA BAKMAYA BAŞLADIK BU KIONUDA KESİN AYET OLMASINA RAĞMEN BUNU PAYLAŞARAK BU GÜNAHA SİZDE ORTAK OLUYORSUNUZ DİYECEKLERİM BUKADARDIR

      Sil
  7. Yanıtlar
    1. Mustafa ağabey, tamam görüş serbestliği ve ifade özgürlüğü var bu sitede ama bu işin sınır yok mu? Adam Mehdi nebi diyor. Kusura bakma ama küfürü engelliyorsun da bunu niye engellemiyorsun?

      Sil
    2. Mehdi resul tabirini duydum. Dogrusu Mehdi-i Resul olsa gerek. Ancak Mehdi Nebi tabirini yeni duyuyorum. Acaba o da Mehdi-i Nebi mi?
      Bu konuda kardeşimiz maksadını açıklarsa biz de ona göre hüküm veririz. Kimsenin bile bile küfür işlemeyeceğini düşünürüz.

      Sil
    3. her daim allahin huzurunda oldugumuzu unutmayalim. mehdi bir nebi degildir.mehdi mehdi degildir. allahin hidayetine ugramis,allahin lutuflariyla donanmis bir kuldan ibarettir. ona nebi demek son peygamberi hice saymaktir. manevi ismi ahmettir. adi ve sani allahla onun arasindadir. alla ne isterse onu yapmakla mukellef kilinmistir. allah istemedi surece kimse ona ulasamaz. o allah ki zamanini bilir. kulluk gorevini yapan her muminin sabirla onu beklemekten baska caresi yoktur. o muhakkak gelecek. siz imaninizi diri tutmaya gayret etmelisiniz. baska careniz yoktur.

      Sil
    4. Beklenen Kişinin batındaki ismi Ahmed,levhi mahfuzdaki ismi Yavuz ve zahirde ismi başka olsa gerek.34 yıl yönetecek.yecüc mecücün çıkacağı sene kudüse hicret edip yerleşecek ve 14 yıl kalacak Kudüs'te vefat edecek.
      Kimilerin Selim,kimilerinin Kahtani,kimilerinin Mehdi,kimilerinin 12.İmam bekledikleri aynı kişi.Keza henüz 11.İmam vefat etmedi ki 12.imam belirsin.Unutmayın imamlar hem halife(yönetici) hem de veli olmak zorunda.Ali,Ömer bin Abdülaziz,.....,Nureddin Zengi,....,Yavuz Sultan Selim,....,11.İmam,12.İmam Beklenen.
      ALLAH'ın "Nebi" ismi yoktur ki Beklenen Kişi "Nebi" olsun.ALLAH "Veli"dir Beklenen Kişi de Veli olacak.ALLAH'ın Halifesi ne demek yeterince düşünmüyor ve anlamıyorsunuz.

      Sil
    5. Hadis:Aldatan bizden değildir.

      Sakarya seyf, sen 11. Imam vefat etmedi diyorsun. ozaman o zat kimdir? söylesen, takva icabina

      Sil
    6. 39- Eslemi Mekkî şöyle der: Ebû Tufeyl, Huzeyfe bin Yemân’ın şöyle dediğini nakleder: “Ne gökyüzünde ma‘zereti olan ne de yeryüzünde yardımcısı olmayan bir halîfe öldürülecek. Sonra yeryüzünde yürürken hiçbir şeyi olmayan bir halîfe görevden alınacak. Sonra o kendi yerine ibni Sediyye (veya 6 yaşındaki) oğlunu ta‘yîn edecek. Ebû Tufeyl daha sonra şöyle dedi: Ey kız kardeşimin oğlu! Keşke ben ve sen onun zemânında yaşasaydık. Eslem dedi ki: Şöyle dedim: Ey dayım! Sen bunu neden arzu ediyorsun? Dedi ki: Çünkü Huzeyfe bana mülkün nübüvvet ehline döneceğini rivâyet etti.”


      “Biz Nebîyiz, sistemi biz kurarız. Sonra bir Resûl gelir bizi kabûl eder, biz de ona uyarız.” (Süleyman Karagülle)

      http://akevler.org


      Kurân'ın inzâli ile tenzîli farklı şeylerdir. Kuran 23 yılda inzal oldu. Bize ise yeni tenzîl olmaktadır. Yani manası bize yeni inmektedir. Biz Kuran’ı bize yeni inmiş gibi kabul ederek okuyoruz.

      Kuran'da sadece velayet değil, risalet ve nübüvvet de devam etmektedir. Gramerden bu rahatlıkla çıkıyor zaten: Kurallı çoğul gelmiştir ve lafzî vahy alan ilk peygamber ile son peygamber arasında gelen yani sistematik bütün halinde bir topluluğu ifade eder. Yani bilinen anlamıyla lafzî vahy alan bir peygamber daha gelmeyecektir. Bunun da hikmeti insanlık sütten kesilmiştir. Buna gerek yoktur. Bunun yerine müctehid alimlerin ictihadlarıyla icmalarla ilmle aynı bu iş risalet ve nübüvvet vazifesi görevi yerine getirilmiş olacaktır.

      Nitekim peygamber isimleriyle anlatılan Mehdîlerin işleri işte bu manayı haber verir. Mesela “İshâkoğullarından 70 bin kişi İstanbul’u fetheder” hadisinde III. Mehdî resûl II. Erbakan'dan İshâk peygamber diye bahsedilmiş. İbrahim peygamber de I. Mehdî resûl Erbakan idi zaten. “Müslüman ismini İbrahim peygamber verdi” diyor ayet. Buna göre Millî Görüş ismini de Erbakan vermiştir. Yani Müslüman demek Millî Görüşçü demektir döngüsel olarak. Olmayanlar ehli kitap kalır hadiste dediği gibi.

      Bu konunun teknik açıklamasını akevler.org sitesinden sorabilirsiniz. Seminer altına soru sorabilir, telle sorup tartışabilirsiniz. Ben sadece ilgili siteye yönlendirmek için bir özet yapmış oldum. Hadiste de zaten Adil Düzen (demokratik laik olduğu için) “Araplara çok zor gelecek” diye haber verilmiş. Hadiste Ashabı kehf’in Antakya mağarası ve ibni Mesud’un Kufe mescidi Akevler kooperatifi oluyor ve çıkarılacak Tevrat da Adil Düzen demektir ve de ibni Mesud da döngüsel manada ve Karagülle demektir. İbn Arabi’de ise insanların Mehdî’nin Adil Düzen’ine karşı nasıl tepkili olacağı inanılmaz haber verilmiştir.

      Karagülle bu usulü ilk Bediuzzaman getirdi demekte, o kelamda biz fıkhta şeklinde ondan tek farkının konu farkı olduğunu söylemekte ve Erbakan ve Bediuzzaman'a Mehdî demektedir, geçen yılki seminerlerinde yazılı var. Seminerlerinin toplamını maille word halinde istetip konu araması yapıp araştırma yapabilirsiniz. 50 yılda 40 bin sayfa ilmî yazı yazılmıştır Adil Düzen hakkında. Millî Görüş D8 gibi projelerini gerçekleştirdikten sonra Adil Düzen'in de devri gelecek yaşanacak ve böylece Allah nurunu tamamlayacaktır.

      Sonuç olarak 3 Mehdî hadisi 3 Millî Görüşçü resûlü başkanı imamı haber verir. 12 Mehdî hadisi de bu 3 Mehdî resûle "Kûfe'deki 9 ârif" diye geçen 9 Mehdî nebînin de katılmasıyla risâlet + nübüvvet şeklinde hidâyet bütününü haber verir.

      Sil
    7. Sakarya seyf önceki yazılarında beklenen mehdi ile kahtani farklı kişiler diyordun 12.imam farklı hatemül veli farklı kişi diyordun şimdi ise kahtani beklenen mehdi 12.imam aynı kişi diyorsun tezat gibi sanki ayrıca kahtani 20-22 yıl mahzumiden sonra yönetip şehit olacak diyordun şimdi ise 34 yıl yönetecek ve kudüste ölecek diyorsun sözlerini peygamberimize dayandırıyordun (sav) muhbiri sadık efendimiz (sav) dogru tek ise o dogru olan neyse onu bildirmez mi anlattıklarında ya yanlış var yada ben yanlış yaptım söylediklerini açıklıga kavustursan ve söylediklerindeki su tezatlık neden söyler misin?

      Sil
    8. 11.halife nasıl vefat etmedi şu an dünyada şeriat devleti ve halife yok ki 11. İmam hayatta olsun.
      Rte desek o da halife degilki laik bir devletin tc nin lideri müslüman ama halife degil bir gariplik var bu sözlerinde sana ve sözlerine olan güvenim bu tezatlıklar yüzünden sarsılıyor sanırım digwr arkadaslarda aynı fikirde.

      Sil
    9. Sakarya sen resmen mehdi hatemül veli diyorsun simdi önceleri öyle demiyordun.
      Beklenen kim mehdi kim 12. İmam kim kahtani kim senin görüşlerini alabilir miyiz.

      Sil
    10. sakarya seyf vefat etmemiş olan 11.imam kim ve bu konudaki iddialarınızın delili varmı yoksa sadece yorum olarak mı yazdınız.

      Sil
    11. sakarya seyf bana göre sen kuyuya bir taş atıyorsun ve fikirlerin sürekli degişken ve uçuşuyor 11.imam konusunu şiaya göre mi yorumluyorsun kafan çok karışık ve korkarım bu karışıklıgın sebebi hezeyanlar olabilir yazdıklarının hiç bir mesneti yok afaki bilğiler.

      Sil
    12. bazı sözlerimde çelişkiler olması gayet doğal bu konuda başka bir şey söylemeyeceğim.

      Hatem'den kastınız doğacak olan "son veli" o henüz doğmadı almanyada doğacak bir de kardeşi olacak dabbetül arz olarak göreve başlanıldığında ilk vazifesi yanında İsa Peygamber ve Ali olmak üzere o çocuğu ziyaret etmek olacak ki çocuklar kötü durumlar daha çocukken alınsın. Ali de dabbedir ancak dabbetül arz Beklenen'dir.Dabbetül arz görevi çok sonraları başlayacak.Vefat edip kabirde bazı parçaları tamamladıktan sonra.

      Hatem'den kastınız "en yüksek dereceli veli" ise o ALLAH'ın halifesi.Al-i İmran 81 ve Ahzab 7'de bahsedilen elçi ALLAH'ın Halifesidir.Hatem-ül Nebi dahil Nebilerden "O" elçi(resul) için söz alındı.İbn-i Arabi'nin bahsettiği üstünlük bir kişi için.

      Tirmizi gibi düşünüyorsanız eğer Hatem'den kastınız Beklenen'den önce gelen kişi ise o 11.İmamdır.

      Hakikatte ise Evvel-Veli ALLAH,Ahir-Veli ALLAH.

      Sil
    13. birilerinin kahtani olarak bekledikleri Beklenen'dir, kahtani ise sonraları gelecektir Beklenen vefatına yakın kendisinden sonra gelecekleri tayin eder;Beklenen'nin Halifeleri.Açıktan ve gizliden.

      Eğer birisi bir başkasının halifesi oluyorsa o kişi kendisini halife yapanın mana ismini alır.Abdülkerim Cili'nin "secde etmek ona olur" ifadesindeki sebep halifede esmaların yansımasıdır.Bazı Melekler,ALLAH'ın Halifesine "Allah" ismiyle seslenir.Meryem 65'teki "O'nun ismiyle isimlendirilen biliyor musun?" sorusundaki durum.Keza ALLAH, Kendi Halifesine ilk olarak "Mansur" olarak seslenmiş olmalı ki ALLAH'ın Halifesi Kendisinden sonra belirleyeceği halifeyi Mansur olarak seçsin.

      Size manada hangi isim ile seslenilmişse kendinizden sonra gelene size seslenilen ismi verin.

      Her cuma edilen "Allahumme mansurul islame vel müslimin." duasında ve "taifetul mansura" haberindeki "Mansur" ; Beklenen ve Beklenen'in tayfasıdır.

      vesselam

      Sil
    14. Sen artık saçmalıyorsun sakarya seyf sözlerinde hiç tutarlılık yok hem hatemül veli mansurun ta kendisidir mehdiden10 yaş küçük ona düzen hazırlayacak şu an türkiyede mehdi ile buluşacak yakında diyordun şimdide henüz dogmadı diyorsun abdurrahimden farkın kalmadı sanki insanlarda yanlış algı olusturuyorsun gibi
      Birde sözlerinin çelişkili olması nasıl dogal olabilir saçmalama
      Ya dogru yaz ya da yanlış algı olusturma lütfen
      Ya da ben yanlış yapıyor ve sözlerinin bazıları üstü kapalı oldugu için hatalı açuklama yapıyorsam sözlerini anlasılır sekilde aç yada varsa benim hatamı söyle ama sanmıyorum sen tamamen tezatlarla doldun artık

      Sil
    15. Hani cabirden sonra mansur gelecekti mehdiye düzen kuracaktı süfyaniyi öldürecekti hz. İsa ile yecüc mecücü göğüsleyecekti dabbetül arz olarak iblisi öldürecekti kahtani mansur hatemül veli sarışın genç aynı kişi idi 28 yaşında idi neden birden bu sözlerini inkar ettin yada 180 derece dönerek kendinle çeliştin sakarya yanlisım varsa söyle ama dogru söylediğimi düsünüyorum insanların kafası karışık suan verdiğin bilgiler kafa karıştırıcı neden aniden böyle yapmaya başladın açıklar mısın yoksa hesabın mı hack lendi.

      Sil
    16. İki sebebi var sakarya sendeki bu çelişkinin ya 180 derece dönüs yaptın kafan karısık su an
      Ya da hesabın hack lendi sen gibi görünen birisi seni karalamak için saçmalıyor

      Sil
    17. bazı sözlerimde çelişkiler olması gayet doğal bu konuda başka bir şey söylemeyeceğim.
      Ne demek şimdi sakarya bazı sözlerimde celişkiler olması doğal sendemi algı yönetimi yapan kişilerdensin
      Hakikati yazsana gerçegi anlatsana kimsin söylesene fetullah gibi perde arkasından sözler söylüyorsun

      Sil
    18. Evet kim bu 11. İmam rte mi

      Sil
  8. KYE, bütün kahinler yalancıdır... Söylediklerinin hepsi çıksa bile yine yalancıdır...

    YanıtlaSil
  9. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  10. 1*Recep Tayyip Erdoğan ne Cehcah ne de Kahtani’dir. Amma. Bu amma şöyle.
    Ahir zamana ait rivayetler ve ehl-i tasavvufun veya evliyanın keşfiyatı “Gaybı Allah’tan başka kimse bilemez” hükmü gereğince mecazla, teşbihle, misalle ifade edilir. Yani bir nevi şifredir. Böyle olunca rivayetlerin zahiri manası hakikati ifade etmez, ama ona delalet eder. Delaletin de hangi anlama geldiği ise teville açıklanabilir. Tevil ise o rivayeti asli manasına döndürerek açıklama işidir. Çünkü rivayetin dış manası ile hükmedilirse murad edilen manayı karşılamaz. Çoğunluk da özellikle avam rivayetlerin dış manalarına bakarak hüküm veriyor. Ki bu hatadır. Bazen rivayetler dilden dile nakledilirken nakilin yorumu da karıştığından mesele bir hayli karışık hale gelebilir. O zaman başka bir rivayetle tashihi cihetine gidilir.

    Ahir zamanın bütün hizmeti Mehdi’ye aittir. Mehdî-i Al-i Resul veya Mehdî-yi Resul dini tamamlayacak bir zat olduğu gibi Hz. Peygamber ile Hz. Ali (ra) dışındaki kimsenin bilemediği bir hakikati de açıklayacak zattır. Şimdi Mehdi’nin hizmeti ve hükümranlığı 161 yıllık zaman sürecinde, çeşitli dönemlerden geçer. İlk 90-100 yıllık zaman Süfyanizmin geriletilmesi ve yükselişe geçişi misali kısım kısımdır. Her kısmın, özelliğine göre ehl-i keşif bir unvan ve sıfat vermiştir. Ama esas ünvanı hizmetinin niteliğini ifade eden Mehdi’dir. Mehdi ünvanı verilmesinin sebebi ise Müslümanları uyandırarak hidayete vesile olmasındandır. Öyle ümmeti ayağa kaldıracak birinin hizmetinin çeşitli devreleri olması sebebiyle bir çok sıfat ve ünvan sahibi olabilir. Niçin mi?

    Bir örnek olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı alalım.
    Mesela bir ehl-i keşf onu bin sene önce keşfetmiş olsun. Medeni hayat seven bu zat “Bir gün bir reis gelecek Konstantiniyye’yi imar edecek. O bir Mimardır” demiş. Bir başka zaman bir başka veli istikbalde Ankara’da oturan birinin dirayetle Anadolu’yu idare edeceğini bilmiş o da “O bir Melik’tir” demiş. Bir birkaç yüz yıl sonra bir başka veli onun sözünü esirgemeden söylemesi ve düşman karşısında dik duran kişiliğini görerek ona “cesur” lakabını vermiş. Bir başka veli gelmiş o da Filistinlilere koruması ve fakirlere yardımı sebebiyle “Hami”dir demiş. Bir anda istikbalde gelecek Erdoğan’ın bin yıl içinde bir düzine ünvanı ve lakabı olmuş. Derken Erdoğan geliyor. Geliyor ama kimse onu tam bilmiyor.

    YanıtlaSil
  11. 2*İcraata başlamış önce Belediyeciler çıkmış o rivayetlerden birini Erdoğan'a layık görerek “O Mimar zat işte Erdoğan. Melik falan değildir” demişler. Bir başka zümre Fakirleri Koruma Federasyonu üyeleri çıkmış “Hayır o Erdoğan mimar falan değil. Falanca rivayete göre o fakirlerin babası Hami’dir” Avrupalılarla işbirliğine karşı falan partinin üyeleri ise çıkmış onun Avrupa’ya kafa tutmasına kinaye olarak demişler ki “Falan zatın rivayetine göre o gelen meşhur Cesur’dur” Yani herkes meşrebine göre bakıp ona tarif etmiş. Ama kimse onu bütünüyle görememiş. Yani hepsi filin hortumunu tutup, kimi soba borusu, kimi bahçe hortumu, kimi at kuyruğu, demiş. Demiş demesine ama kimse fil hortumu diyememiş. Sonra bir rasih alim çıkıp demiş ki: “O Reis”. Herkes aval aval bakmış ona gülmüşler. “Olur mu? O Cumhurbaşkanı, reis olamaz” Halbuki o hem Cumhurbaşkanı anlamında reis de.

    İşte Mehdi de böyledir. Kimi cabir demiş, kimi Haris, kimi Mensur. Ama bilenler o Mehdi’dir demiş. Amma ve lakin o Mehdi’nin, Muhammed bin Abdullan olduğunu bilen bilmiş ama söyleyememiş. Söyleyeni ise alaya almışlar.

    Şurada bir not düşeyim. Mehdi’nin bir ünvanının Cabir olmasının sebebi de cabbar ve zalim olan Süfyanı mağlup etmesine kinaye olarak Cabir ünvanı verilirken, Süfyan’a karşı muzaffer olmasının sebebi İlahi ilham yardımı alması sebebiyle Mensur denmiş.

    Şimdi Hz. Mehdi’nin vazifesi dinsiz felsefenin, inkarın, ateizmin, komünizmin, kemalizmin tahrip ettiği dini temelden başlayarak tecdid etmek. Sonra tevhidi cihana hakim kılmak. Bu konuda sahih rivayetler öyle çok ve de ravilerin yorumlarının ona katılmasıyla öyle çeşitlenmiş ki, işin içinden çıkmak neredeyse çölde inciyi aramak kadar müşkül olmuş. Herkes bir meşrebin veya mesleğin büyüğünün sözüyle hareket ettiğinden bir asgari müşterek bulunamıyor. Halbuki onun kim olduğundan çok hizmetinin mahiyeti, niteliği ve ne olduğu önemlidir. Sonra o enaniyetli ve şöhretperest biri değil, ki Mehdiyet makamına talip olsun. O melek-i İlham ile ıslah edilerek ümmeti ihya ile tavzif edilmiş. Dünyevi bir makamı olmayacaktır. Öyle olunca zatından ve kimliğinden çok dini-manevi hizmeti öne çıkar. Çünkü o küfr-ü mutlakın hükmettiği bir zamanda geliyor. Din yasaklanmış veya kısıtlanmış, vicdan zincirlenmiş. O çıksa “Ben Mehdiyim” dese zamanın deccali onun ya kellesini ya hürriyetini alırdı. Ayrıca o esastan yani imandan başlayarak hizmet edeceği için fütuhatı az olabilir. Ama hem cemaati hem seyyidler cemiyeti, Hz. Peygamber’in az fütuhatına karşı Hz. Ebu Bekir ve Ömer’in (ra) kat be kat fazla fütuhatı örneğinde olduğu gibi Mehdi’den çok daha fazla fütuhatı onun tarzıyla onun adına yapacaktır.

    Tabi böyle bir zatın hizmetini görecek önemli yaverleri veya talebeleri olacaktır. Mehdi hizmetin program kısmı diyeceğimiz Kur’an hakikatlerini açıklayarak ortaya koyacaktır. Yardımcılarından veya yaverlerinden ilki Kahtani ünvanını alan bir talebesidir. Kahtani sahih rivayetlerde Mehdi’yle yapışık çıkan biri olarak tarif edilir. Yani Kahtani Mehdi hayatta iken onun maiyetinde hizmete başlar, Mehdi’nin vefatından sonra hizmetin inkişafı noktasında yani hayat faslı için hizmet eder.

    YanıtlaSil
  12. 3* Kahtanı 2. faslın inkişafına katkıda bulunduktan sonra vefat eder. Ama hizmet şahs-ı manevi ile devam eder. Ahir zamanda iman mücadelesinden sonra İslam şeairinin hayata yansımasıyla dindarlaşma artar ve her alanda yeni nesillerin yetişmesiyle artık sıra gündeme İslam aleminin istiklaline yol açacak ittihad-ı İslam gündeme gelir. Bunun sağlanması sonrası tevhidin cihana yayılması söz konusu olur. Tevhidin Hıristiyan alemindeki hizmeti ise Hz. Mesih’e aittir. Alem-i İslam’ın ittihad etmesi, hilafet-i İslamiyenin ihyası ancak ve ancak iman ve İslam’ın siyasete yansıması sonrası olur. Bu da tabii bir gelişmedir. Tabi bu da Mehdi’nin başlattığı hidayet cereyanı yani şahs-ı manevi ile olacaktır. İşte be gelişme Cehcah’ın zamanına rastlar. Cehcah en önemli vazifesi İstanbul’un 2. Kez tekbir ve tehlillerle yani manevi cihadla fethetmesi ve Ayasofya’yı ibadete açmasıdır. İşte Cehcah budur. Belki bir diğer vazifesi de Kudüs’ün fethine zemin hazırlaması veya iştirak etmesi söz konusudur. Tabi bütün bunlar Mehdi adına yapılır. Cehcah’ın zamanında, Süfyan’ın rejim ve istibdadının sona erdiği ve hayattan çekildiği dönemdir. Kahtani ile Cehcah arasında 35-45 yıl kadar bir zaman vardır.

    Recep Tayyip Erdoğan şu anda hiçbir ünvana sahip değildir. Kahtani olamaz çünkü o Mehdiye yapışık çıkar. Cehcah? Olabilir. Onun da şartı Ayasofya’ya ibadete açmayı başarırsa yani onun zamanına rast gelirse Cehcan odur. Şeksiz şüphesiz. Mehdiyet’in 3. Faslının başlama tarihi 1422 yani 2002’dir. Bir hesaba göre 2006 veya 2007’dir. Ama en güçlü ihtimal ve tarih 2002’dir. O tarihten 20 yıl sonra fecr-i sadıktır. Fecr-i sadıkın ise 3 şartı vardır. Biri ezanın aslına döndürülmesi, ki bunu Menderes icra etti. İkincisi Risale-i Nur’un Diyanet tarafından basılması, ki bunu da Erdoğan bizzat ilgilenerek yaptı. 2012. Sıra Ayasofya’ya geldi. Ayasofya’yı fethin ilk teşebbüsü 1979’dur. Ama 12 Eylül cuntası gelir gelmez o işlemi durdurdu. Sonra ANAP döneminde kapatılan Ayasofya yanındaki mescid yeniden ibadete açılır. Ama ana mabed henüz kapalı.

    Şimdi geçen Kadir Gecesi ilk defa bir sabah vakti Ezan-ı Muhammedi Ayasofya’dan semaları çınlattı. Buna benzer birçok hazırlıklar da yapıldı. Her şey hazır. İmam ve müezzini bile tayini çıkmış vazifedeler. O halde? Zamanla göreceğiz.

    Bu Ayasofya ile ilgili bir başka rivayet daha vardır. Hz. Mesih gelir elinde kılcı savaşır savaşır ve sonra kılıcını Ayasofya’nın minaresine asar. Ve hizmeti biter. Yani Mesih veya cemaati Cehcah’a bu Ayasofya işinde yardımcı olacağı anlaşılır. Rivayetler şifrelidir. Şifre çözmek için tevil gerektirir. Tevil tefsir değildir. Tevil ayetlerin, hadislerin veya rivayetlerin kelimelerini ince ince araştırıp mana ihtimallerinin birini bulmaktır. Kur’an anlaşılmasında ilk mertebe tenzildir. Sonra tevil gelir. Bu da rasih alimlerin işidir. 5. Şuada şöyle denir: “Allahu a’lem, bir tevili budur cümlesi denildiğinden mânâsı budur ki: Bu hadisin bir ihtimal ile mânâsı bu olmak mümkündür demektir. Bu ise mantıkça tekzibi kabil değil. Yalnız muhaliyetini ispat ile tekzip edilebilir. ……Elhasıl, tevilin mânâsı hadîsin veyahut âyetin birçok mânâlarından bir mümkün ve muhtemel mânâsı demektir.”

    Onun için bilmeden konuşmamak veya yazmamak lazım. Sallayabilirsiniz. Ama adınız ya gevezeye ya yalancıya çıkar diye de eklemek lazım.

    YanıtlaSil
  13. kahtani,cehcah,mehdi=kaim rte=cabir.
    kaim gelip cabir şudur demedigi taktirde inanmanin mumkunati yoktur. oyle degilmi? ya geldiginde derse ne dusuneceksin merak eder oldum. acaba dermi. allahin bildigini biz bilemeyiz . allah ise bizim bildigimiz yada bilmedigimiz herseyi bilir. belkide bir kul birseyler biliyorsa, bunu nasil bilebilir merak ettim dogrusu. bir kul birseyler ogrenmis olamazmi? hhb bu nedir? risalei nurdan bulabilirsin ama gorebilene. sanirim bu benim vedam.

    YanıtlaSil
  14. Bu yorumu yaptıktan 9 gün sonra Prof Ahmed Akgündüz, FETÖ ihanetiyle kaleme aldığı yazıların beşincisinde ilginç bir tesbitte bulundu. Recep Tayyip Erdoğan’ın (21. Yüzyılın siyasi müceddidi) olduğunu yazdı. Bu tesbit Erdoğan’ın Kahtani değil de Cehcah’a aday (namzet) olduğunun bir başka ifadesidir. Şimdi o yazıdan bir bölüm iktibas ediyorum:

    “FETÖ’cü ihânet darbesinin ve tertipleyenlerin esas hedefi dünyada ehl-i sünneti temsil eden İslamiyet’tir; bunun mümessili olan Türkiye’dir ve özellikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyib Erdoğan’dır ve onun hükümetidir. Bu sebeple bütün İslamofobiciler, bütün ateistler ve Avrupa ile Amerika’daki İslam düşmanları, ihânetçi darbeyi hem hazırlamışlar ve hem de başarılı olamayınca üzülmüşlerdir.
    Unutmayalım ki, Tayyib Erdoğan kanaatimize göre, 21. Asrın siyâsî müceddidir. Sadece Türkiye’nin değil, ümmet-i Muhammed’in reisidir. Bunun Müslümanların kahir ekseriyeti böyle kabul etmekte ve dua eylemektedir. Nitekim tarihte, Yavuz Sultân Selim de siyasî müceddid olarak kabul edilmiştir.
    Hainlerin temsilcilerinden olan Hollanda Leiden Üniversitesi Türkologlarından Prof. Dr. Zürcher, Tayyib Erdoğan’a olan düşmanlığının asıl sebeplerini NRC Gazetesindeki makalesinde şöyle açıklamaktadır:
    “Ben Tayyip Erdoğan’a üç sebepten dolayı karşıyım ve barış ödülünü geri iade ettim:
    1. Tayyip Erdoğan, Türkiye’de İslamî değer ve normları hâkim kılmak istiyor. (Müslüman bir ülke için başka ne düşünülebilir ki?)
    2. Tayyip Erdoğan, Türkiye’de ibadet yerlerini çoğaltıyor; ama içki içilen yerlerin sayısını gittikçe azaltıyor (Elhamdülillah).
    3. Tayyip Erdoğan, Türkiye’de PKK adı altında Kürt militanlarına karşı mücadele ediyor.”
    Gördüğünüz gibi, şecâaat arz ederken merd-i kıptî sirkatin söylüyor.
    Unutmayın ki, Bediüzzaman’ın Hz. Mehdi’nin ikinci vazifesi (Sayın Akgündüz burada sehven üçüncü vazife yerine 2. vazife demiş. Çünkü bu husus 3. Vazifenin çerçeveisi içindedir) olarak açıkladığı şu hakikatta Tayyip Erdoğan ve hükümetinin de büyük payı bulunmaktadır:
    “Hilafet-i Muhammediye (A.S.M.) ünvanı ile şeair-i İslâmiyeyi ihya etmektir. Âlem-i İslâmın vahdetini nokta-i istinad edip beşeriyeti maddî ve manevî tehlikelerden ve gazab-ı İlahîden kurtarmaktır. Bu vazifenin, nokta-i istinadı ve hâdimleri, milyonlarla efradı bulunan ordular lâzımdır.” (Emirdağ Lahikası)

    Akgündüz’ün yazısı böyle. Böylece Hadis’in riyazi işaretiyle Mehdiyet’in 1902-1952-2002 fasıllarının başlangıç tarihleri teyid edilmiş oluyor. Önümüzdeki yıl ve sonraki birkaç yıl çok önemli gelişmeler gebedir. Hele H1441-43. O tarihe kadar veya sonra Fethi Konstaniyye ve Kudüs ve ittihad-ı İslam’ın gerçekleştiğini veya emarelerini göreceğiz. İnşallah. Her şey Yalemullah hükmü ve sırr-ı teklif perdesi altındadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. “Ne cihêdı be! Cihêd diye diye bir dîn uydurmuşsunuz.. Biz cihêd değil siyâset yapacağız.”

      (RTE’den I. Mehdî resûl Erbakan’a)

      Sil
  15. “صاحب مصر علامة العلامات وآیته عجب لها إمارات , قلبه حسن ورأسه محمد و یغیر أسم الجد(محمد حسنی مبارک) , أن خرج من الحکم فاعلم ان المهدی سیطرق أبوابکم , فقبل أن یقرعها طیروا الیه فی قباب السحاب (الطائرات) أو أئتوه زحفاً وحبواً على الثلج “.

    “Mısır’ın sahibi şaşırtıcı alametlerden bir alamettir. Kalbi hasandır (isminin ortası Hasan’dır*) başı Muhammed’dir ve babasının isminden farklıdır. Eğer hükümetten ayrılırsa biliniz ki Mehdi en kısa zamanda kapınızı çalacaktır. Öyleyse kapınızı çalmadan önce bulut kubbelerinde ona doğru uçun veya buz üstünde onu sürünerek tarayın.”

    (ma za kale Ali an ahiri zaman, s. 330)

    http://tr.abna24.com/276234/print.html

     ÇÖZÜM

    Mısr : (Yûsüf, fir‘avn, Mûsê) TC
    Mısr sâhibi : 13. cumhûrbaşkanı
    Ekmellettîn Muhammet İhsên
    Ekmeleddîn Mehmet İhsênoğlu
    Kalbi hasan : hsên
    başı Muhamm : Mehmet
    babasının ismi : soy ismi
    babasının ismi : İhsên
    farklı : İhsênoğlu
    hükûmet : haziran 2018
    hükûmetten a : eylül 2018 3 aylık kızıl komünist ‘askerî darbe! Ç2!
    el-Mehdî : ‘askerî İmâm seyyid II. Mehdî resûl Muhammed‘Alî Fâtih Erbakan (‘as)
    en kısa zaman : 20 eylül 2018 (10 muharrem 1440) pş ‘Âşûrâ´ gecesi Ke‘be'den hurûc!
    buz : 20 aralık 2018 Pş

     Yorum

    YanıtlaSil
  16. Gençler! Yorumlarınız kesin bilgiye dayanmayan ve derin tetkikler sonucu olmayan bilgiler. Hz. Mehdi'ye Rasûl denmesi: Peygamberlere mahsus olan Velâyet-i Enbiya yolunu 1000 yıl sonra yeniden ve tam kemal ile açması ve Manevî makamı Hakîm ve Rahim isimlerinin asl'larına bağlı olmasındandır. Hz. Mehdi (k.s) Osmanlı'nın yıkılması zamanında zuhur etmiştir. Velâyet-i Enbiya yolunu açıklamış, Hz. Mehdi Cemaatini oluşturmuş gitmiştir. O'nun vazifesi budur. Hayat ve Şeriat vazifeleri ve ittihad-ı İslam'ı O'nun şakirtleri yapacaktır. Suudi Arabistandan çıkacak olan beklenin Mehdi ise; Ahir zamanın büylük Mehdisinin bir talebesi olacamktır. Yeni bir emir, yeni bir kitap,yeni bir sünnet ve şeni bir hükümle zuhur edecektir. Fakat bu durum Araplara ağır gelecektir ( İmam M.Bekir Hz. beyanı)Dikkat edilsin: Hz. Mehdi bir tek şahıstır ve Mehdiyet makamının sahibidir. Mehdiyet bilgilerini bizzat Hz. Ali, Zeynel Abidin,A.K. Geylani gibi Velâyet-i Enbiya aktablarından almıştır. Suriye(Şam) savaşıbaşladı. Hüareste şehri tahrib oldu. Süfyani Suriye'de Esed ailesidir. Fakat büyük haritaya bakmak lazım. Büyük harita: İsrail'in büyük israil kurma maksadıyla müslümanları birbirleriyle savaştırmaları ve 3. cihan savaşına zemin hazır etmeleri gibi maksatları taşıyor.Şu tarih itibariyle görünen durum şudur. ABD ve israil Kürt devleti kurduracak. Kürt'ler ABD nin gönüllü asekri olacak ve bağımsızlığı 2017 de muhtemelen ilan edecekler. İşte o tarihlerde ABD önderliğinde batı koalisyonu ile Irak, İran ve Rusya güçleri arasında Kıskısya'da çok kanlı savaş olacak. Batı'nın kuklası Süfyani galip olacak Irak'ı işgalh edecek. İran'ı füze yağmuruna tutacaklar. O tarihlerde Afganistan'dan Hz. Mehdi ordusu gelecek. Irak'ı kurtaracaklar.Bu tarihten 6 yıl sonra Suud'da Hz. Mehdi'ye biat edilecek.Afganistandan gelen ordu da Hz.Mehdi'ye biat edecekler.Süfyani Medineyi tahrip ettikten sonra Mekke'ye ordusu ile giderken BEYDA'da o orduyu Allah cc yere batıracak. Bu olay Hz. Mehdi'nin komutanı olan ve kitaplarda beklenen Mehdi denilen Zata bütün islam ülkeleri biat edecekler. Müteşabih hadislere kesin şudur diyemeyiz. Zamanı gelince, o konuda ilmî birikimi olan ve keskin zekaya sahip olan seçilmiş kimseler teşhis edebilirler. Yüce Rabimiz hepimizi Hz. Mehdi'ye asker eylesin. Selam ve dua ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslı „Mehdî ´âl-i Resûl“ diye geçer „Resûl’ün soyundan Mehdî“ anlamında „seyyid Mehdî“ demektir. Kısaltarak „Mehdî resûl“ dense de bu kullanım mana olarak doğrudur zaten. Çünkü sadece velayet değil risalet ve nübüvvet de devam etmektedir. Son bulan, „lafzî vahy“le gelen peygamberlik vazifesidir. Oysa „vahyi mana“yla aynı peygamberlik vazifesi devam etmektedir. Bunun da göstergesi zaten döngüsel tarih gereğidir. Yani zaten o peygamberlerin yerine vazifelerini yapacak birileri illaki gelecek demektir. Müteşabih hadislerde de haber verilmiş zaten. Mesela 70 bin İshâkoğulları demek, İshâk peygamberi oynayan II. Mehdî resûl II. Erbakan’ın Amik savaşına katılan ordusuyla İstanbul’u geriden ülkesi meteor yiyen âdî Âd kavmi AB7den kansız tekrar fethi demektir. Hadiste de kaldı ki açıkça haber verilmiş „mülkün nübüvvet ehline tekrar döneceği“ (Huzeyfe bana mülkün nübüvvet ehline döneceğini rivâyet etti.)

      Osmanlı'nın yıkılması zamanında zuhur eden Bedîuzzemân, hadislerde (Mehdiyyü’l-hayr, hâtemi sağîr, ğâib) diye geçen büyük Mehdî I. Mehdî resûl Erbakan’dan önce gelen 13. Müceddid ve sêbık mehdîlerden biri idi. 3 Mehdî hadîslerinden zaten kesin olarak anlaşılıyor. Sadece İsa resûl peygamberdi yani kelam ilmi usulü getirmiştir. Siyaset ve fıkh yani devletle düzenle uğraşmamıştır. Bu vazifeleri 3 Mehdî yapacaktır hadislerin haber verdiği gibi. Hadislerde 3 Mehdî’nin her biri Mehdî diye anlatılır. Mesela „Mehdî 40 yaşında olacak“ denildiğinde bunun I. Mehdî Erbakan değil de II. Mehdî II. Erbakan olduğu artık anlaşılmıştır. „60 yaşında gelecektir“ denildiğinde de bunun artık III. Mehdî olduğu anlaşılmaktadır.

      Beklenin Mehdî, döngüsel Suudi Arabistan olan TRden çıkacak olan, hadislerde (Mehdiyyü’d-dem, kâim, câbir) diye geçen II. Mehdî resûl II. Erbakan’dır.

      Yeni bir emr, yeni bir kitap, yeni bir sünnet ve yeni bir hükmle zuhur edecek olan Mehdî ise hadislerde (Mehdiyyü’d-dîn, cehcêh, sâlih câbir, mansûr, el-Kahtânî) diye geçen III. Mehdî resûl’dür. 60 yaşında gelecek ve döngüsel Tevrât ve İncîl’in aslı olan MG ve ADyi döngüsel Ashabı Kehf mağarası Antakya mağarası olan Akevler’den çıkaracaktır. Bu durum yani sonuçlar MG hidayeti ve AD devlet düzeni döngüsel Araplar olan TRdeki Türk halkına ağır gelecektir (AD, laik düzen olduğu için).

      Ğaybî hadislerin hepsi döngüsel dille TRyi anlatmaktadır. Orta Doğu’daki o ismlerin hepsi döngüsel manadadır ve TRdeki ismlerdir. Mesela Beydâ’nın Hicâz’la alakası yoktur ve Ege demektir ve beklenen büyük Ege depremini haber vermektedir. Hicâz da zaten döngüsel manada ve TR demektir. Çünkü 3 Mehdî’nin her biri de döngüsel Muhammed nebî olduğu için Medînetü’n-nebî de TRdir. Müteşabih hadîs demek, bilinmez kimse bilemez demek değil, ancak döngüsel tarih analiziyle anlaşılarak bilinebilir demektir. Benzer şekilde hadislerde Şâm’ın Suriye ile hiç bir alakası yoktur. Hicâz’da yüzünü doğuya güneşe döngüğünde yön olarak sağda kalan coğrafya anlamında Yemen, solda kalan coğrafya anlamında da Şâm denmiştir. Özel ism olduğu için de bildiğin büyük harfle Orta Doğu anlamındadır ve bununla da kasdedilen oradaki banko ülke TRdir. Harestê şehri ise Nostra’da Tharse diye geçer ve büyük İstanbul şehri demektir (telaffuz benzerliğine de dikkat zaten. Yunanca Thrasse, fransızca Tharse, ingilizce de bildiğiniz Trakya anlamında Thrace). 4 haziran 2018de beklenen 2 büyük İstanbul depremi ve tsunami yani tûfânı olacak işğal altındayken. Zevrâ ve Kûfe hadîsleri işte bunları haber verir.

      Sil
    2. 3 Mehdî resûl TRde olduğuna göre karşı çıkacakları 3 Süfyânü’d-deccâl de TRde demektir. Çünkü bütün mesele TRdir. TR yeni bin yıllık İslâm medeniyetinin kurulma hazırlıklarının yapıldığı ülkedir. MG ve AD ile bu düzen kurulacaktır.

      Şu tarih itibariyle görünen durum şudur:

      Allah 8 milyar insanın dünya ve ahıret saadetinin önünde engel takoz olanları kaldırıp atıp kendi dinini hakim kılmak için dışarıdan bir kuyruklu yıldız göndererek bir parmak fiskeyle müdahale edip tüm engelleri ortadan kaldıracak. Ampul Havaric TR halkını helêk etmek için Batıya şişletmek anlamında ğafil avlamak için batıdaki ordusunu doğuya çöllere göndertecek. Yıldız hesabı olmadığı için nasıl olsa geriden ne tehlikesi olacak ğafletiyle işte. Tarihsel döngülerde bunlar da var zaten. Feto’nun Haşhaş döngüsüne takmış da baba İshak isyanı döngüsüne bir türlü gelemiyor. Oysa baba İshak isyanı döngüsü 1239-40-41lerde devleti zayıflatmış ve arkasından Mongol’u bekleyen ordu Ege’deki isyanı bastırmaya gönderildiği için ve yine de 35 bin Mongol’a karşı 80 bin Selçuklu askerine rağmen korkaklık ve beceriksizlikle 1243te Kösedağ yenilgisiyle Anadolu Selçuklu devleti Moğollar tarafından yıkılmış ve tam bir helâke uğramış. İşte hadiste de „Türk size hücûm ettiğinde“ dediği de döngüsel manada ve Mongol döngüsü anlamında AB7 demektir. Bu döngüdeki baba İshak isyanı Fetö oluyor işte. Ama kendisi de II. Ğıyaseddîn Keyhusrev’i oynamaktadır. Yani babasını zehirletip ortadan kaldıran hayrsız korkak işbilmez! Yine aynen öyle olacak demektir. Döngüler ciddidir ve aynen gerçektir. Mesela Erbakan’ın dediği gibi RTE döngüsel damad Ferîd paşadır ve kendi iktidar hesabıyla Sevr’i uygulamaktadır. Bu döngüsü gereği askeri orduyu devleti tasfiye etmektedir. Halkta 1 gr akl olsa İstanbul’dan doğuya gönderilen askerî araçlara engel olur bizi arkadan Ebrehe’ye (işğâlci FR komutan Kindeli topal) şişletmeye mi gönderiyon ğâfil mudill hâin têmm işbirlikçi klavuz rehber Ebû Riğâl diye.

      Önce 12. cum RTE suikasdle ortadan kaldırılacak. Yerine de II. Süfyânü’d-deccâl İhsênoğlu 13. cum olacak. Ampul’ün patlama sürecinde döngüsel Demirel olan İhsênoğlu tarafından döngüsel Kabe Tbmm’de olan yükselen II. Erbakan 2. 28 Şubât’la bastırılmaya çalışılacak. Ege ordusundan 12 bin kişilik bir tümenle döngüsel „Kuds’ün imârı“ olan Konya’daki hükûmetini (Atilla ve Kutluk döngüsü) yıkmaya gönderecek ama Ege depreminde batacak. Sonra işğali de yiyince işğalci Batı karşıtı ulusalcı askerî darbe olacak (Kürşad döngüsü). Bu darbeyle ABDye kaçacak cum İhsênoğlu milyonluk Nato ordusunu TRye çıkarttıracak.

      Sil
  17. Bismillah
    Allah in selami üzerinize olsun.
    Her bilinenin soylenmemesi lazim.
    Her bilinen soylenseydi hz.Muhammed sav kimliklerini deşifre ederdi

    YanıtlaSil
  18. Gayb hakkinda bilgi sahibi olmak isteyenler Kurani ve onun keskin kilinci olan Risale i nuru okusun

    YanıtlaSil
  19. Sufyaninin 4 rukunu vardır. Sonuncusunu görmek bize nasip oldu.M.fetulah gülen günümüz sufyanisidir.nurdan ve Kurandan saparak imanini kaybetmiştir.deccal 2023 den sonra vucud bulacaktır.Ve ALLAHin izniyle yehuda kavmi bir kez daha boyun egecektir. Vesselam

    YanıtlaSil