.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

6 Şubat 2015 Cuma

UÇAK

Bekir Hazar / Takvim

Dünya bugüne kadar görmediğimiz bir şiddette geriliyor. Ortadoğu'daki çıkarlar devletleri karşı karşıya getiriyor.

İstihbarat örgütleri, terör örgütlerinin yönetimini ele geçirmek için birbiriyle yarışıyor. Top bir o kalede bir bu kalede. Suudi Arabistan'ın İngiliz sevdalısı yeni Kralı bile "ÜST AKIL IŞİD'i bizim topraklara çevirecek.
Bu orgütün içine sızmalıyız
" dedi ve istihbarat örgütüne görev verdi.
Şimdi Rusya'ya kafa tutup batırmaya kalkan cücük Suudiler bile bir örgütün içine sızmaya çalışıyorsa, siz FİLLERİ düşünün. Ve böylesine gergin bir ortamda ABD Başkanı Barack Obama Ukrayna'daki iç savaşta büyük rollerinin olduğunu itiraf etti. "Biz yaptık" dedi, dünyada kimsenin gıkı çıkmadı. Soros'la parayla Ukrayna'ya geldiler, Almanları kullanıp Ruslarla karşı karşıya getirdiler, Ukaryna'yı parçalayıp yangın yerine döndürdüler. Ukrayna ile eşzamanlı olarak Gezi olayları patladı Türkiye'de.
Yerli ve yabancı sermaye balıklama atladı olaya, Galatasaray lisesinden mezun olan patronların okulda buluştuğu yıllık ananevi günde bile oradan kazanlarla PİLAV gönderildi Taksim'e. Bir tek CACIK eksikti Gezi'de. Çocuklarımız kullanıldı, sokağa döküldü, "Vatan-Millet-Sakarya" diye Dolmabahçe'ye işgale doğru yürütüldü.
Hiç anlayamadık, hissedemedik, olaylara geniş açıdan bakamadık. CNN İnternational neden Taksim'den 18 gün canlı yayın yapıp "Helikopterlerle halka ateş açılıyor" diye yayın yapar sorusunu sorgulamadık.
Ukrayna'da yapılan neyse Türkiye'deki de oydu. İki ülkeyi kontrol eden, Pekin'le ittifak yapan Ruslar'a ÇİN Seddi örecekti. "Obama biz yaktık Ukrayna'yı" dedi, Taksim'in ardındakini sorgulamaya gerek bile kalmadı. Halbuki bizim çocuklar, Taksim'e gelen CNN İnternational muhabirlerini kahraman gibi karşılayıp, öpüp kokladı. ABD'de CIA'nın da üzerinde olan ve askeri istihbarat da dahil ülke güvenliğinden sorumlu olan Ulusal Güvenlik Ajansı NSA ajanı Wayne Madson ile Yazboz için röportaj yaptık dün. "CNN İnternational CIA'nın medya organıdır" dedi. Ona bu açıklama üzerine hemen sordum; "Peki bizim çocuklar Taksim'de CNN İnternational muhabirlerini öperken aslında CIA'yı mı öpüyorlardı" diye. NSA ajanı, gülerek nasıl cevap verdiğini Yazboz'da izleyecekseniz. Evet insanları sokağa döküyorlar, şiddete sürüklüyorlar, karıştırıyorlar, iç savaş çıkartıp, iktidarları indiriyorlar, ülkeleri fena halde dizayn ediyor. Bu uğurda en uçtaki radikal örgütleri bile bu coğrafyada hiç çekinmeden, utanmadan yönetip sürüler halinde hedeflerine sürüklüyorlar. Korkunç bir savaş var. Akla hayale gelmeyecek yerlere, kurumlara, hatta dini örgütlere sızıp, asker göndermeden ülkeleri içten çökertiyorlar. NSA Ajanı Wayne Madsen çok ilginç bir cümle daha kullandı; "İran'a kurtarıcı olarak gelip devrim yapan Humeyni'nin uçağında yer alan yolcuların yarısı CIA AJANIYDI" dedi. Gerisini varın siz düşünün. Ve ABD Başkanı Obama 22 Ocak'ta ekranlara çıkıp "Kuzey Kore'deki rejimin çöküşünü göreceksiniz" diyor. Kuzey Kore Savunma Komisyonu dün bir açıkalama yapıyor ve; "Ordumuzun buna cevabı ABD'ye en acı felaketleri tattırmak olacaktır. ABD, topraklarında göreceği en korkunç felaketin yaklaştığını bilmelidir" diyor. Felaket senaryoları, FELAKET TELLALLARI tarafından fütursuzca, pervasızca açık açık SAVAŞ ÇIĞITKANLIĞI ile ilan ediliyor.
ABD'yi yöneten Anglo Sakson kültürü yani İngilizler'e Ruslar diş biliyor. Durup dururken, kutuplar üzerinden Nükleer başlık taşıyan Rus bombardıman uçakları birden İngiliz hava sahasını ihlal ediyor. Londra Moskova'ya öfke saçıp "Bu ilk değil, son aylarda nükleer başlık taşıyan Rus savaş uçaklarının ihlalleri yüzde yüz arttı" diyerek ültimatom veriyor. Dünyada devletler birbirine sopalar gösteriyor, gerilim giderek tavan yapıyor. Euro-Dolar ve ABDAvrupa arasındaki soğuk savaş zirveye çıkıyor. Böyle bir ortamda iki kıtayı birbirine bağlayan TÜRKİYE, hayati önemde geçiş yolu olarak dünyanın karşısına çıkıyor. Onun içindir bizi saflarına çekebilmek uğuruna perde arkasında inanılmaz oyunlara giriyorlar, saldırıyorlar ve yerli işbirlikçilerini cepheye sürüyorlar. Unutmayın bizi bindirmek istedikleri UÇAĞIN yarısı AJAN kaynıyor. Devir çocuklarımıza sahip çıkma devri!

46 yorum:

  1. Bekir Hazar / Takvim

    Ertuğrul-Diriliş (1)

    Dün bir haber gördüm. Sekiz Japon dalgıç, İspanyol Arkeolog ve ABD'li bilim adamlarının oluşturduğu 19 kişilik ekip tarihi bir araştırma içine girmiş. Mersin Deniz Ticaret Odası ana sponsorluğu yapıyor. THY de ulaşım sponsoru. Kazı Başkanı ise Tufan Turanlı. Sualtında kazı ve kurtarma çalışması yapıyorlar. 1890 yılında Japonya'ya gitmek üzere harekete geçen Ertuğrul Gemisi'nden geriye kalanları kurtarmak hedef. Bugüne kadar 7500 eser kurtarılmış durumda.
    Altın, gümüş ve bronz paralara ulaşıldı. Ve dahası bir kasaya ait anahtarlar bulundu. Şimdi o kasaya ulaşılmaya çalışılıyor. Ertuğrul gemisi Japonya ziyareti tamamlandığında Yokohama'dan Kobe'ye giderken Kashinozaki fenerini geçtiği sırada kayalıklara çarparak batmıştı. 550 denizcimiz dünyanın bir ucunda şehadet şerbeti içmişti. Ve tarihi bir yolculuk yapan o geminin misyonu ve dünyaya verdiği mesajlar tahmin edemeyeceğimiz kadar büyüktür. Kızıldeniz'de, Hint Okyanusu'nda ve Japonya karasularında boy göstermiştir. Geçtiği yerlerde özellikle Hindistan'da ve Güneydoğu Asya'daki Müslüman ülkelerde limanlara uğrayarak gövde gösterisi yapmıştır. Türklerin de en az o bölgelerde cirit atan sömürgeciler kadar denizlerde güçlü olduğunun mesajı verilmiştir. Çünkü o dönem yeryüzündeki tüm İslam dünyasının lideri Osmanlı'ydı.
    İngilizler o günlerde tüm varlığını Hilafetin Araplara taşınmasına adamıştı. Bu yüzden bölücülüğü fitneyi yaymak için mücadele ediyorlardı. Gemimiz Hindistan'da Bombay limanına uğradığında binlerce Müslüman sevinç gösterileriyle hücum etti. Osmanlı'nın büyüklüğünün ateşini Okyanus sularında şan ve satavetle dalgalandırıyordu gemimiz.. Gazeteler böyle başlık atıyordu. Ve uğradığı her limanda BAĞIMSIZ İslam devleti toprağı saydıkları gemiye hasretle, gözyaşlarıyla akın ediyordu halk yığınları. Bağımsız İslam Devleti toprağı saydıkları gemi içinde Cuma namazı kılabilmek için birbirlerini eziyorlardı. Sevgi ve coşku öylesine büyüktü ki, gece yarılarına kadar gemiden çıkmıyorlardı. Gemide, bir Osmanlı toprağında yatıp, uyumak istiyorlardı.
    Karadaki camilerin minarelerinde Osmanlı sancağı dalgalanıyordu. Bu muhteşem tabloyu gören İngiliz ve Hollandalılar, gazetelerinde "Pan-İslamizm" senaryolarını manşetlere taşıyarak "Eyvah" diyorlardı. Bugün aynı muhabbet ve sevgi oralardaki halklarda aynen devam ediyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (2) Gönül bağları Ortadoğu'da, Afrika'nın her karışında yine tam karşılığını buluyor.
      Dünyanın enerji savaşları yaşadığı bir dönemde, petrolün fışkırdığı her ülkede Türk sevgisi hala halk bazında tavan yapıyor. Tüm bölgede böylesine gönülleri fetheden tek dünya ülkesi Türkiye. Ancak tam 100 yıldır bizi şekillerle, ayrışmalarla, laiklik kavgaları ile kamplaştırarak kavga ettirenler, kendi ülkemize hapsedip ayağımıza pranga vurular. Ne zaman ki güçlenmeye, okyanusları dolaşacak uçak gemileri yapma hazırlıklarına başladık, yine "EYVAH" diyerek korkuya kapıldılar. Artık karşılarında "Başüstüne" demeyen diklenen bir yönetim anlayışı vardı. Enerji hatlarının kilit ülkesi Türkiye kimin kontrolünde olursa, bölge onun olurdu. Onun içindir ellerindeki yüzlerce yayın organı ile hayasızca saldırıyorlar.
      Onun içindir, içerideki işbirlikçilerini ön saflara sürüyorlar. Onun için bazıları piyon oluyor Efendilerine, bazıları da "Ne işimiz var oralarda" diye bağırıyor. Ve onu içindir, dünya denizlerinde söz sahibi olmaya hazırlanan Donanmamıza içeriden saldırarak darmadağın etmeye çalıştılar.
      Halkın seçtiğine onun için DİKTATÖR diye hücum ettiler. Ve onun içindir ölen Suudi Kral'ın maketini tüm ülkeye yayıp arkasından bir insan eli geçirip, el öptürerek taziyede bulunan bir sisteme sahip çıkıyorlar. Diktatör Suudi Kralları'nı onlar koruyorlar. Diktatör Suudi Kralları'nın 15 milyar dolar yardım ettiği Diktatör SİSİ'lere kucak açıyorlar. Diktatör Esad'ın katliamlarına seyirci kalıyorlar.
      Ama iş Türkiye olunca halkın seçtiğine Diktatör diyerek saldırarak alçaklaşıyorlar. Alçaklar hep böyledir.
      Osmanlı'yı batırmışlar, hazinelerimizi derin sulara gömmüşlerdir. Yine saldıracaklar, her türlü argümanı ve yerli enstrümanı kullanarak gelecekler. Ancak şimdi hazinelerine ulaşan bir Millet'iz.
      Ve "Ertuğrul-Diriliş" başladı artık...

      Sil
  2. Bugün bir arkadaş muhalefet muhabbeti açmış bir haşhaşiye..adam gülerek sadece askeriye demiş ve eklemiş : Doğu elden gitti. Muhalefette birtek askeriye kaldı.

    Artık eminim askeriye üzerinden birşeyler yapmaya hazırlanıyorlar.

    YanıtlaSil
  3. Sakarya Seyf 2-3 günden beri süfyanın mezarı ile ilgili rüyalar görüyorum.Mezarın altında bir sır olduğunu görüyorum.Tam olarak hatırlamasamda bu sırrın deccal yada süfyaniyle alakalı olduğunu hatırlıyorum.Bu konu hakkında bir bilgin varsa ve cevap verirsen sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O mezarın yanında ecevitin mezarı da var...süfyanın mezarını görmen süfyani fetulahın 3 vakte kadar güçlü bir şekilde geleceğini gösterir. Bugünlerde süfyani fetulahı ölü gösterenler onu aynı zamanda diriltmis oluyor.süfyani fetulahın bir abisi 1938 doğumlu olsa gerek.5816 ile korunan süfyan gittiği her memlekette ahlaksızlık yapardı.süfyani fetulahın annesi iyi bir kadın değil.

      Sil
    2. Bende geçenlerde namus meselesi yüzünden erzurum a neden göçtüler diye beyin fırtınası yapıp birşeyler yazmıştım ama Mustafa Abi uygun görmedi herhalde yayınlamadı..

      Kısaca deccal hakkında bir hadiste evlatlık alınacağı,zina mahsulü olacağı yazıyordu. Adamlar namus meselesi yüzünden göç etmişler erzuruma zaten..neyse..anlayan anladı.

      Ayrıca bir gozu şaşı bir gozu kör rivayetiyke alakalı da resimler keşfettim. Bariz biçimde gözleri şaşı. Ayrıca diğer gözde de sıkıntı var görmeme ihtimali yüksek. Bir videosunda ışığa duyarlılığı pek yoktu güneş ışığı gözüne vurmasına rağmen..sağ gözünü diyorum..sol şaşı..

      Bu adam başımıza bela olacak arkadaşlar..ordudaki adamlarıyla beraber..Allah korusun..

      Sil
    3. Davut kardeşim... Hukuki yönden sakınca olabilir diye düşündüm. Ayrıca o kimse hakkında bir yerde dedelerinin hristiyanlıkla ilgili iddialar vardı. Yani anlayacağın o kişinin gizli bir mahiyeti de olabilir, ama hem temkin lazım, hem de hukuki sakıncalara dikkat lazım. Kusura bakmayınız... Her ihtimali düşünmek lazım...

      Sil
    4. Anladım abi tabii ki takdir Sizindir. Blogun devam etmesi lâzım bence zira muadili yok.

      Bu arada..

      Şu Ürdün kralı işidle savaşta öne çıkmaya,çıkartılmaya başlandı. Soyunun haşimi olduğu da söyleniyor. İngiliz yeni bir oyun peşinde olabilir. Vakti zamanında Şeyh Nazımda hilafet,Ürdün kralı vb.birşeylerden bahsediyordu.

      Diğer arkadaşlara bir notum daha var : Büyük Deccal'in David Cohen olduğunu iddia eden bir arkadaş var internette. O da aynen benim gibi islam deccalinin bahsettiğin hoca olduğunu iddia etmiş. M.emre akkaş diye aratırsanız bloğu çıkıyor..

      Abi uygun görmediğin yerleri kırpıp yazdıklarımı yayınlayabilirsin hakkım helal olsun.

      Sil
    5. İmkan olsa sadece sakıncalı kelimeleri çıkarıp diğerlerini yayınlardım. Belki bundan sonra sakıncalı durumlar içeren kelimeleri silip diğerlerini kopyalayıp yapıştırırım. Bu daha uygun olabilir.

      Sil
  4. kurgucu davut çok kurguluyorsun bence bahsettiğin alametlerin hiç birisini ben gülende göremedim... kişinin namus meselesi yüzünden göç etmesi kötülüğüne delalet etmez bu işler gülüp kınamaya da gelmez... bence kurgularken kendi istemediğin bir şeyi başkası içinde isteme hadisine uygun olarak kurgula...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhterem Hakikat Konuşuyor,

      Deccal'in alnında K-F-R harfleri yazacak ve okuma yazma bilen-bilmeyen tüm Müslümanlar bu yazıyı okuyabilecek öyle değil mi ? Yani burada okuma yazma bilen bilmeyen arapça bilen bilmeyendir,ötesi yok.

      Buyrun Size en sağlam alamet :

      Resmin kendisine göre sağ kaşın solundan başlayın,yaklaşık 45 derece açı yaparak yavaşça sola doğru yukarıya doğru bakın.

      Size yardımcı olacak resimler :

      http://www.dipnot.tv/wp-content/uploads/2013/06/fethullah-gulen.jpg

      http://vagus.tv/wp-content/uploads/2013/11/fethullah_gulenden_haydar_basa_dava_h57842.jpg

      http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/haberydtnms.jpg

      http://www.alakhbar.info/alaimg/fethullah-gulen-hocaefendi.jpg

      http://nuve.biz/wp-content/uploads/2012/07/53d134a4f493b81e00123fb8.jpg

      Bu linklerini verdiğim resimlerden hiçbirisi fotoshop değildir. İsterseniz FG'in kendi resmî sitesinden fotoğraflarına da bakabilirsiniz,oradaki resimleri de fotoshop'layacak halleri yok.

      Deccal'in en bariz vasfı aldatıcı olmasıdır.

      Nur talebeleri son Süfyan(M.K) çıktı biliyorlardı,yanıldılar,

      İslâm alimi seviyesinde idi insanlar yanıldılar,

      Nurcu göründü,insanlar yine yanıldılar,

      İslâmî kimlikli zannettik(bende dahil) insanlar yine yine yanıldılar.

      Deccal'in aldatıcılık vasfı birebir,çok açık biçimde bu kişide toplanmıştır. Zaten iki kaşın arasındaki yazı diğer hususları belirtmeye lüzum bırakmıyor(horasan/ebter/kalkan yüzlü taraftarlar/ilmiyle dalalete düşme 1995).

      Muhterem Kardeşim,

      Ben şahsen FG'in birçok kitabını ve çoğunu da beğenerek okumuş bir insanım. Fakat ne diyor 'İlmiyle dalalete düşer'. Bir yerden sonra dalalete düşmüş,bu da 1995'teki diyalog meselelerini hatırlatıyor bana. Yoksa meselâ bazı şiirleri var insanı mest eder,bazı satırları var insanı bir yerden bir yere götürür. Ben hakaret etme,kötüleme vb.niyetinde değilim. Yalnızca apaçık bir gerçeği,isminizle müsemma 'hakikat'i göstermeye çalışıyorum.

      Belki 95'ten önceki resimlerinde bu bahsettiğim K-F-R harfleri olmayabilir,zira 'Bir sabah kalkar,alnında kâfir yazar' buyuruluyor.

      Ayrıca kendisinde bir Hz.Ömer hayranlığı var ve Tin Suresinin cemaat içinde nasıl yorumlandığını sormanızı isterim..Hz.Ömer r.a. hayranı olacağını Said Nursî eserlerinde belirtmiş.

      Bir not daha : Belki bu şahıs halen Deccal olduğunu bilmeyebilir,kendisini büyük bir fütühatçı olarak görebilir.

      Deccal'in üç dönemi vardı : Allah dostu,Hz.İsa,Tanrı. Bu ilk iki merhaleyi herkes biliyor ve dillendiriyor. Belki Allah bana hulul etti diyecek,belki de bir zaman sonra kendisine belirli bir süre için öldürme,diriltme,yağmur yağdırma vb.güçler verilecek,imtihanın çetinliği işte buradadır.

      Belki de üç dinin temsilcisi olarak Kudüs'te kendisine bir makam verilecek,bilemiyorum,gaybı Cenabı Allah celle celaluhu bilir. Ancak bildiğim tekşey iki kaşının arasında hadislerde geçen K-F-R harflerinin yazdığıdır.

      Selametle.

      Sil
    2. Bu arada Muhterem Kardeşim,

      Bahsettiğim bu hakikati bizim gibi cılız sesler ancak birkaç kişiye duyurabilir..

      Kim bu hakikati milyarlara ulaştırırsa(basın-yayın yoluyla) o kişi beklediğimiz Davut'tur.

      Talut'un günümüzdeki versiyonu RTE ise,

      Calut'ta arkasında İngiltere,Siyonizm ve Küresel Sermaye'nin desteklediği FG'dir.

      Davut mucizevî bir şekilde bu sırrı tüm insanlara açtığı vakit,FG ve ona inanan aldanmışlar tam anlamıyla dağılacaklardır.

      Davut'un sapanındaki taş ile Calut'un alnının ortasından vurup öldürmesi,

      Bugün Davut'un kitle iletişim araçlarıyla FG'in iki kaşının arasındaki yazıya dikkat çekmesiyle gerçekleşecektir.

      Davut bugünki manada Ahmet Davutoğlu değildir.

      Beklediğimiz Davut,Talut'a tavsiyeler sonucu yanına alacağı bir genç olabilir. Boyu Talut'a göre kısa fakat orta boylu diye tahmin ediyorum.

      Zorlama bir tahmin olabilir ancak Mit'in başına geçirilebilir,Dışarıdan atamayla bir yerlere getirilebilir,Saray'daki Güvenlik biriminin başına getirilebilir,MSB'na getirilebilir Allahu alem.

      Seçimlere kadar tahminim Davut aramıza gelecek ve hakikatı bir basın toplantısıyla ya da sosyal medya üzerinden ya da başka bir şekilde muhakkak duyuracaktır.

      Ben çok umutluyum inşallah Sevgili Kardeşim.

      Sil
    3. Paint,Inkscape, photoshop, GIMP yada her hangi bir programla FG'in resmindeki "apaçik" olan harfleri isaretleyip bizimle paylasir misiniz güzel kardesim.

      Sil
    4. Davut kardeş, ben resimde bir şey fark edemedim. F.Gülenin küçük süfyan olduğuna inanıyorum. Zaten Süfyan, islam deccali demektir. Asıl deccal ise bütün insanlığın deccalidir.

      Sil
    5. kurgucu davut kardeşim kuranı kerim okumasını iyi bilirim hatta ezberim dersem yanlış olmaz. resimlere baktım ama ben göremedim öyle bi yazı. belki de herkes görmek istediğini görüyor. ya da aradığını. hz isa ve mehdi meselesine gelince araştırdım ben gülenden hiç böyle bir iddiada bulunduğunu ne kendinden ne de cemaatinden işitmedim hatta araştırmalarım neticesinde kendi yazdığı bir eserde yazılanları sana aynen aktarıyorum. bence acele etme iş tersini de gösteriyor da olabilir.
      buyur:

      Sil
    6. F. gülen : İşte, bugün cime benzeyen öyle boş adamlar var ki, kendilerini aliyyülâlâ, mükemmel ve aşkın görüyorlar; beklenen kurtarıcı olduklarını iddia ediyorlar. Bunların kimisi deccaliyeti Marks'a bağlamış, onu yıkınca kendi mehdiyetini ispat etmiş olacağına inanıyor; kimisi Engels'i Deccal saymış, onun düşüncesini mağlup ederek Mehdî olduğunu kanıtlayacağını düşünüyor; kimisi de âlem-i İslam'ın başına musallat olan tiranlardan birini devirirse, bir halaskâr olarak gönderildiğini herkese gösterebileceğini ve halkı etrafında toplayacağını umuyor. Bu türlü vehimlere ve kuruntulara kendisini kaptırmış onlarca mecnun, ya üç-beş rüya veya yakazayla, ya şeytan mı yoksa melek mi olduğunu tefrik edemediği birkaç suretle, ya parapsikolojik bir yolla, ya bir çeşit meditasyonla ya da tasavvufun özünden kopuk mistisizm ile yanlış bir koridora giriyor ve hem sapıtıyor hem de başkalarını saptırıyorlar.

      Sil
    7. F gülen : İlan Bakımından Nübüvvet ve Mehdiyetin Farkı
      Halbuki, bir insan Mehdî olsa da, onun bu mazhariyetini ilan etme gibi bir vazifesi yoktur. Dahası, hakiki Mehdî olduğuna dair elinde kesin bir delili de yoktur; duyuş ve sezişlerinde yanılmış, asıl ile gölgeyi karıştırmış olabileceği her zaman muhtemeldir. Mehdî'nin şahıs mı yoksa şahs-ı manevî mi olduğu da şüphelidir. Dolayısıyla, mehdiyet, arkasına düşülüp aranılacak, bulununca da herkese ilan edilecek bir paye değildir. Heyhat ki, bugün en ciddi insanlar bile o meseleye kafalarını takmışlar. Onu bunu Mehdî ilan etmekle insanlığın meselelerinin hallolacağını zannediyorlar. Falanı filanı getirip o tahta oturtmakla İslam âleminin problemlerinin çözüleceğine inanıyorlar.
      Hayır, meselelerin halli başka taraftadır; bugün insanlık iman zaafı veya küfür problemi yaşamaktadır. En büyük dert budur ve illa bir şey yapılacaksa, bu problemin herkese duyurulması ve ona karşı çarelerin ortaya konulması adına bir ilan yapılmalıdır. Mutlaka ilan edilmesi gereken meseleler de vardır, ilan edilmeyecek meseleler de. İnsana rüyada veya yakazada bin defa "Sen şahs-ı manevî hesabına mehdîliği temsil ediyorsun, sen Mehdîsin!" deseler ve o kendisinin Mehdî olduğuna kat'i kanaat getirse bile, onun bu kanaatini ilan etmek gibi bir vazife ve sorumluluğu yoktur. Şayet, insanın bir kıymeti varsa, o, öbür tarafta belli olacaktır ve mükafatını Allah verecektir. Onun burada kendi kendine makamlar ve mükafatlar takdir etmesi manasızdır. Özünde derin olmayan ve düz kulluğa rıza göstermeyen insan, kendisini hangi makama yakıştırırsa yakıştırsın ya da nasıl takdim ederse etsin faydasızdır.

      Sil
    8. Kendisine sorulan suallerin cevaplarından oluşan yazıda Fethullah Gülen Hocaefendi, Mesih ve Mehdi inancının dinî temellerini izah ediyor. Samimi müminleri karalamak için bir sermaye haline getirilen “Falanın çevresindekiler ona Mesih nazarıyla bakıyorlar.” iddiası hakkında, aklı başında bir müminin ne öyle bir dalâlete talip olacağını ne de Mesihlik iddiası gibi bir küfrün arkasına düşebileceğini söylüyor. Hocaefendi, “Yedi dünya bilsin ki ehl-i iman hiçbir zaman bu lâf-ı güzaflara inanmayacak, bu iftiralara kanmayacaktır.” diyor.

      Sil
    9. Hakikat konuşuyor (gevezelik ediyor)
      Pansilvanyalı ve cemaati -taban değil onlar aldatılmış- İslam Deccali Süfyan’dan sonra bu topraklarda görülmüş en büyük fitnedir. Hizmet-i Kur’aniyye ve İmaniye’yi, iç ve dış şer odaklarına alet olarak saptırmışlardır. O hoca Süfyan’ın iki kez kılıçla Mehdi’yi ortadan böler ve geçer yani hakimiyetini sürdürür gaybi ihbarına tasadduk etmiştir.

      İlmi ve irfanı yoktur. Basit bir hocanın bazı manevi teşvikleri enaniyetinin kurbanı olarak azim hakikat sanıp yüceler yücesine ulaştığını sanmasının aldatmasıdır. Tasavvuf ehlinin seyr ü sülük halinde kendisi sinek iken tavus kuşu sanması gibi bir halin kurbanıdır.Bir manada Cibali Babalık’tır. (26. Mektup 9. Meseleyi okumanı tavsiye ederim)

      Ahir zamanın dehşetengiz fitnesinin en büyük tahribatı inkar-ı uluhiyet fikridir. Beşer tam tamına 200 yıldır bu fitnenin cehennemi ateşinde kıvranıp durmaktadır. İnsanoğlu’nun yaratılışındaki ana hikmet ve gaye imanıbillah olduğundan, bu fitnenin nasıl kainat çapında bir inkara yol açtığını bilmemek hakikatsizliktir.

      Marksizmin yaptığı dünyevi uhrevi tahribatı önemsememek, küçük görmek ancak cehl-i mürekkep hoca taslaklarının işidir ki, Pansilvanyalı ve cemaati-tabanı değil- peşinde koştukları makam hırsı ve şişkin egonun zebunu olmanın bir başka halidir. 100 milyon insanın canına mal olan İslam’ın kahraman ordusu Türkleri 70 yıllık esareti ve köleliği altına alan, yüzbinlerce Türk’ü katleden ve bütün Türkler’in bayraktarlıktan adi bir nefer hükmüne kadar düşüren Engels-Marks-Lenin-Troçki gibi habisleri küçümsemek ancak ve ancak hoca taslaklarının vaziyet-i perişaniyetini gösterir.

      Öyle ki, Türki kardeşlerimizi kurtaracağım diye inkar-ı uluhiyet fikrinin ağababası siyonizmin delaletiyle okullar açıp Türk’ün müstakbel neslinin batılı emperyalist ve Siyonist egemenliği altına sokarken bunu hizmet-i iman olarak görülmesi ise bir başka ibretlik hadisedir.

      Bu dünya dar-ül hikmettir. Her an bean trilyonlarca nimetini sebepler dairesinde ihsan eden Rabb-ül Alemin, elbetteki yine hikmetle nurunu tamamlamak için vazifelendireceği zatı, nazar ve fikirlerden saklayarak bunu yapacaktır. Mehdi kim, nasıl biri, ne yapacak? O mecazlı ihbarların perde geresinde saklı olarak hizmetine yapar gider de, trilyonlarca ilahi nimete mazhar olup hamd ve şükrünü esirgeyen kullar bunu bilemeyecek ve anlamayacak. Hatta meczup Pansilvanyalı gibileri ise Bediüzzaman’ın teşhisiyle ”Kendi velâyet-i meczubâneleri bâki kalmakla beraber, ehl-i dalâlete ve ehl-i bid'aya taraftar çıkarlar, mesleklerine bir derece revaç verip, bir kısım ehl-i imanı ve ehl-i hakkı, o mesleğe girmeye meş'ûmâne bir sebebiyet verirler.” İşte Pansilvanylı ve paralel delilik hali budur.


      Evet küfri, cebri, keyfi rejimin kurucusu Süfyan’a muhabbetini ve bağlılığını izhar eden ve 1993 yılında bir gazeteye verdiği beyanatta “Nurcu, Süleymancı” gibi isimlerden rahatsız olduğunu ve ıztırap duyduğunu söyleyen, farz tesettürü teferruat gören ve etrafına topladığı fasıkları rahatlatan sözlerle kendi batıl yoluna bağlayan bir meczubu savunmak ancak ve ancak şaşkolozluktur. Hakikate muhalefet etmektir. Ancak ve ancak zırvalamaktır.

      Sil
    10. pek muhterem abdurrahman çokgüngör delilin nedir bütün bunları söylerken mesela ilim ve irfanı yok derken. ben kendim dini ve beşeri birçok bilimlere hakim birisi olarak fetullah güleni de dinlediğim kadarıyla gerek dini ilimler konusunda gerekse dini ilimlerden edebi ve beşeri hatta fenni ilimlere genişleyen konularda daha bilgili birini tanımıyorum. görmedim bilmiyorum. güneş balçıkla sıvanmaz.
      marksizmi hafife aldığına dair bir yazı yada yorum da göremedim burda eleştirilen nokta bütün bunlarla mücadele neticesinde kişinin kendini mehdi ilan etmesidir. acaba ben mi yanlış anlıyorum yoksa senmi pek muhterem abdurrahman çokgüngör bey.
      başörtüsü meselesine gelince elbette Allahın emridir. Yalnız ümmetin imanının tehlikede olduğu bir zamanda ve islamın zayıfladığı bir dönemde bu konulara yoğunlaşmak olsa olsa islam düşmanlarının işine gelir ve bunu çokca kullanmışlardır.
      peygamber efendimizi hatırlarsak necran hıristiyanlarına mescidi nebevide kendi dinlerine göre ayin yapmasına sahabe karşı çıkmasına rağmen izin vermiştir. acaba neden ve acaba hz peygamber mi bilgili yoksa sahabe mi ve acaba biz kime tabiiyiz öncelikli olarak sahabeye mi yoksa peygamber efendimize mi. burdaki manayı ve sırrı anlamayan islam adına konuşmamalı yoksa islamı savunayım derken bilakis zarar verir. pek muhterem abdurrahman bey.

      Sil
    11. 1* İlim ve irfan, zik zak çizmez. Heva ve nefse tabi değildir. Bir teybe ilmi ve dini bahisleri okusanız, sonra biri dinlese ve beğense teyb için “Bu büyük bir alimdir” yorumunda bulunsa o teybin ilim ve irfan sahibi olduğunu gösterir mi? İşte birçok vaizin görevi nakilleri dile getirerek vaaz eder konuşur. Onun bütün meziyeti, hafızasına nakşettiğini okutmaktan ibarettir. Günah ve sevabı naklettiği kaynağa aittir. Bizim olay da buradan doğuyor. Hitabet konusunda yetenekli bir vaiz çıkıp ağlaya sızlaya hissederek ve hissettirerek vaiz veriyor. Bilgi veriyor. Bu ilim midir? Çevresine dolanan hayran kitlesiyle güç devşirmeye kalkışmak nicedir?

      Teveccüh-ü nas kişiyi ilim ve fazilet sahibi yapmaz. Kişi bu teveccühe kendini kaptırır ve egosuna yani enesine pay çıkarırsa ortaya acı bir durum çıkar. Ene için Ahzap/72 ne diyor? Dağlar ve gökler kabul etmediğini yüklenmekten çekindi, ama insan yüklendi. Çünkü “İnsan çok zalim ve cahil” olanak nitelenir. Aslında ene bütün ilahi hazinelerin bir vahid-i kıyasi olarak Rabbini bilmek için verildi.

      Bediüzzaman, ubudiyet için mahviyet olması gerektiğini nazara verirken ene, enaniyet tehlikesine dikkat çeker. Enaniyet dünyaya, ubudiyet ise ahirete bakar. Her birinin semeresi farklıdır. Öyle ki manevi terakkide enaniyetine yenilen veli de olsa seviye kaybeder artık terakki edemez. Çünkü tasavvufun, özellikle turuk-u hafiyenin önemli bir esası enaniyeti kırmak, hevayı terk etmek, nefsi öldürmek. Aksi halde fahir (övünme) makamına oradan da gurura suküt eder. Buna bir de sevgi ayağı ile cazibedralık eklenirse şatahat denen çok davalar görülür, hem kendine hem başkasına zarar verir. Bir kısmı ise meczup olur, yani mecnun veli. Ne dediğini bilmez.

      Şimdi din adına kalkışıp önce “Nur Cemaatiyiz” diyen, sonra içine girdiği çıkar çevrelerinin hoşnutluğuna kazanmak için Nur’u atıp “cemaat” olan, bu lafzı da dini cağrıştırdığı için “sivil toplum kuruluşuyuz” diyen, bu da tutmayınca “hizmet” adını alan bir hareket ve önderinin hali nicedir?

      Enaniyetini okşayan hallere kapılarak dünyaya yönelmek ve dünyevileşmek. Sonra hubb-u cahın tuzağıyla da çete, şebeke, cuntalaşmak. Böyle bir halde ilim ve irfan ne gezer? Enenin bir ucunu dünya ve ubuydiyet tutuğu gibi, felsefe ve nübüvvet de tutar. Dünyevileşme ile felsefi meşreplik, aksi halde nübüvvete süluk edilir. Değil mi?Aşağıda örneklerini vereceğim?

      Şimdi Türk okulu adı altında İngilizce diliyle yabancı ülkelerin eğitim müfredatı ile eğitim vermek bunun neresi dini hizmettir? Hele ki, öğretmenlerinin bir kısmının Mossad ve CIA ajanı olduğu iddiası varken. Ya bu mekteplerin çocuklarına şarkı ve türkü öğreterek onlarla gazino gösterileri yapmak dini hizmet midir? Hele ki düzenlenen çocuk gazinolarına Fahri- Kainatın teşrifini iddia etmek, ilim ve irfan mıdır? Ya o mekteplerin olduğu ülkelerin ekonomik kaynaklarını ananas adıyla pazarlamak.

      Hepsinden vaz geçtik, Kur’an’ın arşında yani ilminin yüceliğinden gelen Risale-i Nur’u sadeleştirme adı altında müellifinin sıkı sıkı tembihine rağmen tahrif ettirmek. Kur’an’ın manevi mucizesi olan bu eserlerin müellifini Pir-i Mügan adıyla anarak ona tasavvufi makamlar uydurmak. Yani onun hak ve hakikat mesleğini katletmek. Bu ilim ve irfan mıdır? Tahrifat hadisesi üzerine Bedüizzaman’ın has talebelerinin görüşme talebini 2 yıl önce kovarcasına reddetmek. Hani Nur cemaati idi. Yoksa Ene ve enaniyete kapılmış çete-şebek-cunta mıdır?

      Ya halkın yüzde 50 tercihi olan iktidarı enaniyet sonucu ihdas ettiği Kainat İmamlığına tabi olmaması üzerine entrikayla indirmeye kalkışmak. Bu mudur ilim ve irfan? Yoksa dini kisve adıyla siyaset midir? Kaldı ki Nur Cemaati havasına kimin emri ve telkiniyle büründüler bilir misin? 12 Eylül cuntasının omuzu kalabalıkları tarafından. Nur Talebeleri arasında ihtilaflar çıkartarak talebeleri gladio direktörlüğünde bir kumpas cemaatine havale etmek olduğunu bilir misin?

      Sil
    12. 2* Bu nur Cemaati işine bir göz atalım. Mehdi ve Mehdiyet, Süfyanist akımın korkulu rüyasıdır. Dini veçhesi sebebiyle harici dinsizliğin Lozan dayatmacılarının kabusudur. Yazında Marks örneğini vererek Mehdiliğe taş attığını yazdın. Niçin? Bilir misin. O taşı atmadan önce kendini Nur Cemaatinin lideri ve Mehdiyet’in şakşakçılğına soyunmuştu. Yıl 1995. Röportaj veriyor İstikbalin Kainat İmamı’na soruluyor: “Yani iman faslından, hayat faslına mı geçildi?” (Not: Bediüzzaman’ın tarif ettiği Mehdiyetin safhalarının ilki iman ikincisi hayat üçüncüsü İttihad-ı İslam)

      Cevap: Öyle zannediyorum. Hayatın bütün ünitelerinin fethedilmesi faslı... Tarihi bir olgu olarak insanımız ekibi ile, finansman kaynaklarıyla, o kerteye geldiğini tıpkı yumurta kabuğundan sıyrılmak için civcivin kireç tabakasına 'tık tık' gagasını vurması gibi dışardan bile hissettiriyor.
      Soru: Kaynağı nedir bu dinamizmin?
      Cevap: Evvela dinimiz. Saniyen finans kaynakları, eğitimciler ve rehberler, salisen bazı mevkuteler, mecmualar, gazeteler...
      Soru: Bu çıkışa nasıl karar verdiniz?
      İster sayın Başbakan (Tansu Çiller- sonradan emniyet çetesine torpil geçmedi diye aleyhine döndü) ve siyasilerle görüşmemizde, isterse bazı gazetecilerle, sizinle şu anda yaptığımız gibi mülakat meselesinde, arkadaşlarımla beş-on defa görüşme yaptım. Demek ki bunun mevsimi gelmiş. Belki benim aklıma yatıyordu. Bazı endişelerim de vardı. Genelde arkadaşlarımız, 'Mevsimidir, çıksak bazı şeyleri anlatsak' dediler. O kadar çok dostumuz bana bu meseleyi ifade etti ki, ileri seviyedeki arkadaşlarımızdan birisi 'Ne olur, Allah aşkına çıkın artık' dedi. (Yani muharriki dünyevi-siyasi)
      Soruyorlar: İkinci fasıldan sonra hangi fasla sıçranacak?
      Cevap: Hayatın bütün birimlerinin içine girilmesi faslına. Böyle olunca biz bir boşluk yaşamayız. (Ve her türlü müesseseye sızarak hükümet içinde hükümet kurmaya kalkıştılar)
      SORU: Asya koridoru Türkiye'yi; Batı'ya, Ortadoğu'ya ve Pasifik'e mi taşıyacak?
      Çok doğru. Çok da güzel ifade ettiniz. Önemli olan, o koridorun, şimdiki Gürcistan şeridinin açılması gibi... Zamansız, mekansız bir koridor açılacak. Eskilerin ifadesiyle; 'Kalpten kalbe yol alacak...' Evvela bu entegrasyon, duyguda, düşüncede, imanda gerçekleşecek ve böyle bir entegrasyona bedenler veya devletler planındaki planlar tatbik edilecek. Bu Türk toplumunun, bütün Batı'yla da, zararsız bir planda entegrasyonu olacak. (Nerede İttihad-ı İslam)
      **
      Diğer incileri
      *Başörtüsü, tesettür füruattır. Temel mes’eleler varken füruatın kavgasını vermek, yanlış,
      *Atatürk idari ve askeri bir dehaydı. Z.. Gazetesi’nde Atatürk’ün fotoğrafının silindiğini görünce hemen telefon ettim ve “Bu bir rezalettir” dedim. Bu işi yapanı çıkardılar.
      *Allah da bana benim gibi ızdırap kaynağı ola …cı’yla …cu’yla cevza veriyor. Bu cı’yı, cu’yu bir ölçüde atabiliresm…
      Aslında ..cı den.. cu’dan rahatsız oluyorum. Çünkü bunlar toplumu bölücü şerledir.
      (Not: cu Nurcu, cı Süleymancı. Bunlardan rahatsız olan bir adam ya meczuptur ya divanedir)…
      *Dünya gemisin kaptanı ABD’dir,. Dünya ABD’den yönetilir.
      *İzmirli olan ve yayıncı Mesut Zeybek geçenlerde Yeni Şafak Gazetesi’ne verdiği röportajda o zatın kendini Mesih olduğuna inandığını 1973’ten beri bildiğini söyledi. Şimdi bu zat Mehdi mi Mesih mi, Cibalı Baba mı?


      Sil

    13. 3* NTV'nin 27.2.1998 tarihli 'Püf Noktası' Programında yapılan söyleşiden:
      *'Diğer Türk büyükleri için söylediklerimi O'nun için de söylüyorum, artı bir şey de, istiklal mücadelesinin bayraktarlığını yapıp, bu günlere ulaşmamızda vesile olması bakımından da çok önemlidir Atatürk.
      *Türkiye için hayati bir meseleyi başarmış ve büyüklüğe sıçramanın önünü açmıştır. Elli yıl cami kürsülerinde konuştum, hiçbir zaman Atatürk'ün aleyhinde söz etmedim. Hatta Atatürk'e hakaret eden birisini cami kürsüsünden protesto ettim Atatürk kendi toplumunda yanlış biliniyor. Yanlış takdim ediliyor.
      *Atatürk önemli din alimleriyle, Aksekili, Ş. Günaltay, Seyit Bey, Rıfat Börekçi ve daha niceleri ile uyumlu olabilmiş. Yakın dönemde bazı Marksist ve Leninistlerin birden bire 'Atatürk'çü' kesilmeleri ve adeta o da dinsiz ve ateistmiş gibi onun namına dine diyanete hücum etmeleri de, Atatürk'ü istismardır.
      *Nutuk'u dikkatle okuyanlar O'nun dinine apaçık sahip çıktığını görürler', Nutuk incelendiğinde görülecektir ki, bu ülkeyi kurtaran Atatürk, akıl ile dini mezc etmiş bir dâhi idi ve İsmet İnönü İle birlikte Hz.Muhammed'in savaş taktiklerini inceliyorlardı.'
      ***
      Soru: Kadınların Başını Örtmesi Şart mıdır?
      -Kadının başını örtmesi meselesi bir iman meselesi ölçüsünde önemli değildir. Allah'a karşı kulluk, umumi manada kulluk meselesi ölçüsünde önem arz etmez bunlar.
      Soru: Ama geçmişte türban meselesi yüzünden toplum neredeyse birbirine girecekti. Siz bu tartışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
      -Temel meseleler varken, teferruatın kavgasını vermek zannediyorum üslup bakımından yanlış. Onları öne çıkartmak bir yönüyle diğer meselelerin önemsizliğini bir yönüyle ifade etmek gibi bir şey olur. 16.11.2001 (31.10.2006 yeniden güncellendi)
      * 23.3. 2013 tarihinde Posta Gazetesi’ne avukatıyla bir açıklama yaparak Nur Cemaatinin Lideri olmadığını açıkladı.
      **
      Ahir zamanın hizmeti konusunda çeteci-cuntacı-şebekeci mi yetkili yoksa Risale-i Nur mu? Eskiden Risale-i Nur ağzıyla konuşup kendini öyle tanıtmak, sonra milli ve küresel baronlarla ilişkileri geliştirip güçlendiği vehmine kapılınca siyasetin arenasına inip, milli iradenin üstünde güç vahmederek yandaşı partiye, muhalifini alaşağı ederek iktidar yolu açmak hizmet-i Kur’aniye ve imaniye mi? Hele kumpaslar kurmak. Devlet içinde devlet veya hükümetçilik oynamak. Hem de küresel neocon-siyonist şebekeleriyle işbirliği yapmak.

      Sorarım hangi kutb-u azam, hangi mürşid-i kamil, günlük siyasete müdahale etti? Bediüzzaman etti mi? Hangi dini hakikat, siyasi ve günlük meselelerle eş değerdir. Ahir zamanın en büyük fitnesi geniş coğrafyada hüküm süren ve inkar-ı uluhiyeti esas alan komünizm lakaplı Büyük Deccaliyet’in hangi lideri olursa olsun mücadele, hem Mesih’in hem de Mehdi’nin vazife-i asliyesidir. Bütün enbiya ve mürselinin Allah’a sığındığı marksizme karşı çıkmak ehl-i dinin asli vazifesidir. Ya Süfyanizmin siyasi cereyana fetva vermek? Enesini iblise kaptıranların hal-i pür melaline teslim edenlerin acı ve feci sükutunu gösterir. İlim ve irfanını değil.

      Onları ne niçin ve nasıl bu zelil hale kim getirdi bilir misin?

      Sil
    14. Yukarıdaki yazıyı yazdıktan sora TV’yi açtım. Ülke TV’de Hüseyin Hatemi’nin konuk olduğu Sıradışı Programının tekrarı vardı. Saat 6.00 sıralarında. Konu cemaat idi. Hatemi ilginç bir şey söyledi. Cemaat ile şu tasarlanmış: “İslami bir hareket değildi. İslam boyası vardı (Cemaati kast ediyor) Asıl amaç Bediüzzaman önderliğindeki gerçek Nurcu hareketini durdurmak, sınırlandırmak onun karşısına bir Türk Nurculuğu çıkartmaktı. 1980’e kadar sürdü”

      Hatemi’nin bu sözleri yukarda yazdıklarımı doğruluyor. Derin devlet F.G. kullanmış. O da kendini kullandırmış. Ayrıca bütün Nur talebeleri bunu bugün değil ta 1970’lerden beri biliyordu. Öyle ki bu cemaat gemi azıya alınca 1990'ların başında bu konuda İttihad Yayınları bir dizi cep kitabı çıkarıp F.G’nin foyasını ortaya çıkardı. Ama kimse dinlemedi. Ve gün geldi başımızda patladı.

      Bu blogda birkaç defa yazdım. 1972 yılında F.G. Bediüzzaman’ın talebesi Mustafa Sungur’a şunu söylüyor: “Ben sizin gibi hizmet etmeyeceğim” Anlaşılan o ki, askerliğinde gladionun ilgiisi çeken bu F.G. bu iş için tasarlanmış. Ve kullanılmış.

      Bu Mustafa Sungur’un şu önemi var. Türki devletleri Sovyet rejiminden kurtulup bağımsızlığına kavuşunca Risale-i Nur’u oraya yani Büyük Deccalin hükmettiği Türki devletlere götürerek Nur medreseleri açmıştı. Cemaat ABD’nin teşvikiyle o devletlere yerleşince ilk yaptıkları iş, M.Sungur’un hareket alanın önce daralttılar sonra da oradan kovmaya kalkıştılar. Çeşitli dolap ve entrikalara çevirerek. Mustafa Sungur vefatından önce sosyal medyaya düşen videoda F.G. hakkını haram etmişti. Özellikle sadeleştirme meselesi için.

      Bir şey daha ekleyeyim. Cübbeli Hoca, Mehmet Doğan gibi cemaate boyun eğmeyen din adamları bilindiği gibi düzmece gerekçelerle zindana atıldılar. Niçin? Malum cemaatin içyüzünü ortaya döktükleri için. Ama ilahi kudret Neocon ve gladio maşalarının oyununu bozdu. Şimdi foyaları meydana çıktı.

      Hatemi’nin bu sözleri yukarda yazdıklarımı doğruluyor. Derin devlet F.G. kullanmış. O da kendini kullandırmış. Ayrıca bütün Nur talebeleri bunu bugün değil ta 1970’lerden beri biliyordu. Öyleki bu cemaat gemi azıya alınca 1990'ların başında bu konuda İttihad Yayınları bir dizi cep kitabı çıkarıp F.Gfoyasını ortaya çıkardı. Ama kimse dinlemedi. Ve gün geldi başımızda patladı.

      Bu blogda birkaç defa yazdım. 1972 yılında F.G. Bediüzzaman’ın talebesi Mustafa Sungur’a şunu söylüyor: “Ben sizin gibi hizmet etmeyeceğim” Anlaşılan o ki, askerliğinde gladionun ilgiisi çeken bu F.G. bu iş için tasarlanmış. Ve kullanılmış.

      Bu Mustafa Sungur’un şu önemi var. Türki devletleri 1990 sonrası Sovyet rejiminden kurtulup bağımsızlığına kavuşunca Risale-i Nur’u oraya yani Büyük Deccalin hükmettiği Türki devletlere götürerek Nur medreseleri açmıştı. Cemaat ABD’nin teşvikiyle o devletlere yerleşince ilk yaptıkları iş, M.Sungur’un hareket alanın önce daralttılar sonra da oradan kovmaya kalkıştılar. Çeşitli dolap ve entrikalara çevirerek. Mustafa Sungur vefatından önce sosyal medyaya düşen videoda F.G. hakkını haram etmişti. Özellikle sadeleştirme meselesi için.

      Bir şey daha ekleyeyim. Cübbeli Hoca, Mehmet Doğan gibi cemaate boyun eğmeyen din adamları bilindiği gibi düzmece gerekçelerle zindana atıldılar. Niçin? Malum cemaatin pisliklerini ortaya döktükleri için. Ama ilahi kudret Neocon ve gladio maşalarının oyununu bozdu. Şimdi foyaları meydana çktı.

      Sil
  5. (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme. Kalem 10-14

    YanıtlaSil
  6. Kalem 10-16 süfyanın özelliklerini veriyor olabilir mi?

    YanıtlaSil
  7. -İslâm Deccalı-

    Araştırmalarımıza devam ediyoruz :

    'Bir gözü şaşı diğer gözü kör'

    http://4.bp.blogspot.com/-qT91ScPbGfU/TjiLrehtmkI/AAAAAAAABNs/0yq7TWF0frg/s640/fethullah+gulen.jpg

    http://www.aydinpost.com/d/news/23086.jpg

    http://images.beyazgazete.com/haber/2015/1/30/20150130_fethullah-gulen-hakkinda-sok-iddia_m.jpg

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatta konu ile tam alakası yok ama Kur'anda summun bukmun umyun tabiri var. Var yani sağır, dilsiz ve kör ... Aslına bakarsanız islam deccali de bir nevi şirkettir. Bir kişi bütün kabahati temsil etmesine rağmen hakikatte suça iştirak etmektedirler. Kör ve sağırı cihan biliyor. Peki dilsiz kim ola ki? Bütün bu işlere ses çıkarmayan, zahiren dindar ve milliyetçi görünürken suça iştirak eden, süfyaniyet komitesinde hissesi olan hatta kör öldükten sonra sağırı seçtirmek için Meclisin etrafın tanklarla çeviren kimdir? Bediüzzaman bu şahsı fazla nazara vermemiş. O da milletin nazarında bir nevi mütevazi kahraman diye kalmış.

      Sil
  8. 2015 yılındayız. Bu yıldan itibaren Süfyan ordusu kurulmaya başlayacak. Yabancı istihbaratlar çok yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Allahu alem gelecek yılda bu ordu medyaya yansıyabilir.

    Toplanma zamanı çok yaklaştı. Yakında Arabistan ve Mısırın karışması çok yakındır. Bu iki ülke aynı zamanda aynı aylarda fitnelere sahne olacaktır. Bunun sonucunda İNŞALLAH Sisi devrilecektir(2017).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Secramental Life

      1915'te olanı 2015'te oluyor görmek bir hesap hatasından çok, bir bilgi eksikliğinden olsa gerek. 2015, Kudüs'ün fethine gidecek bir avuç mübareğin hazırlığa başlama yılıdır. Süfyan yatağından can cekişip geberdiği gibi rejimi can çekişiyor, ne Süfyan’ından bahsediyorsun. Şimdi Mehdiyet'in 3. safhasının hükmünün tesirini gösterdiği yıllardayız. Son 2-3 yılda bunca melanete rağmen neredeyse 20. yüzyıldaki fitne sayısınca darbe teşebbüsünü rağmen ayakta dimdik ve müreffeh duruylorsa ve bunu bilmiyorsak bu küfran-ı nimettir. Başka bir izahı yoktur.

      Kur'an ve Hadis'teki mana mertebelerine vakıf kaç kişi var ki, tarihler veriliyor, ordular kuruluyor,. Mehdiler Süfyanlar tayin ediliyor. Yapan Cenab-ı Allah'tır. O da hikmetle ve sebepler dairesinde yapar da bulutu görüp de yağmur yağacağını bilip ancak yağdıranın kim olduğunu bilmemek gibi bir vaziyettir.

      Kudüs'ün fethi Mehdi'nin toprağındaki ehl-i imanın işidir. Tevrat'ta bunun kim olduğunu söyler. Küresel sermayenin uşaklarının olduğu ülke ve topraklar değil. Sadece one minute düşünmek yeter de artar. Tabi arifler ve ehl-i hakikat için. One minute. Işık tam tamına 1 milyar 800 milyon km. yol alır. Ya Nur, ne kadar yol alır. Onu bizzat Meraç yolcusu bilir değil mi?Hz. Peygamberk buyurdu ki: “Miraç dönüşü yatağıma girdiğimde sıcaklığını muhafaza ediyordu”

      Kudüs Kevser Suresi’nin işaratına bakar. O Kevser’deki 5-7 beldeden ikisi fetih bekliyor. Kostantineyye ve Kudüs. Aynı fatihlerin gelişini bekler. Yani Fetih Suresi’nin iki büyük fethine bakar. Mekke ve Çanakkale. 1915’te ne oldu. Orhan Gazi’nin kardeşi Süleyman Şah ne yapmıştı da, 100 yıl sonra Kostnaniyye düşmüştü. Ya Osmanlı toprağının 4 bir yanından gelen Muhammedçikler ne yapmıştı? Gafil ne bilir neş've-i pür-şevk-i vegâyı /meydân-ı celâdetteki envar-ı sefâyı/ merdân-ı gazâ aşk ile tekbirler alınca/ titretti yine, rû-yı zemin arş-ı ...Bu one minute ve Cehcah’a bakar. İnşallah görürsün.

      Sil
    2. İŞİD TR'YE SALDIRACAK

      Hüseyin Yayman,Vatan Gazetesi.

      Haber7'de çıktı bugün bu haber.

      Sil
  9. Mustafa abi sanırım olayı çözdüm:

    Seçime kadar partinin dağılma ihtimali var. Hatta Davutoğlunun bile ayrılma ihtimali var. Abdullah Gül,Ali Babacan,Bülent Arınç ve üç döneme takılanların bir kısmı ile 4 milletvekili oylamasında fire verenlerin bir kısmı da başka bir partiye geçebilir,destekleyebilir. İçeriden büyük bir darbe yiyecek olan Erdoğan'ın Ak Partisi dağılma noktasına gelebilir. Bütün bunların sonunda Rte Ve ona inananlar yalnız kalabilir. RTE arayışta iken biryerlerden kendisine Davut sunulabilir.

    Olay bu yönde gidecek gibi. Aynı zamanda işid saldırıları da başlayabilir ve hükümetin üzerine atılabilir.

    Erdoğan çok fena kazık yiyebilir. Ama Allah Davut u verecek ona.

    YanıtlaSil
  10. İşin sırrı Talut - Davud kıssasında gizlidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Davut'ta bir sır var o bahsettiğin sır. Bence Erdoğan'a yakın bazı keşif ehli Davut'u ortalık allak bullak olduğu vakit kendisine sunacaklar ve yanına yerleştirecekler.

      Ben bu zamana kadar işidin ya da başka ekonomik manipülasyonların beklediğine şaşırmıştım..Demek herşey seçime endeksleniyor. Bir taşla bayağı bir kuş vurmayı planlıyorlar..Hem Ak partiden hem Davutoğlundan hem Erdoğan'dan hem Hakan Fidan'dan hem bizim kazanımlarımızdan kurtulacaklar..Bununla beraber bir sürü menfaatleri var.

      Bir koalisyon ya da ara rejim gelirse anamızı ağlatırlar ne var ne yok elimizden alırlar hatta liderlerimizi,din büyüklerimizi öldürürler,dinimizi kökünden kazırlar..Bu sefer işi şansa bırakmazlar. Bu kadar palazlanmamızdan zaten rahatsızlar..

      Türkiyeyi boğmaya geliyorlar.

      Sil
    2. Ben de öyle düşünüyorum Kurgucu Davut. Umarım yanılırız.

      Sil
  11. Akpartiyi yıkmak isteyenler, bu projelerini seçim sonrasına bırakmaz, bırakamaz. Çünkü akpnin tek başına hele bir de 367 sınırından fazla milletvekili ile gelme ihtimali bile artık onların sonu olur. Riske atamazlar, nasıl olsa 367 alamaz, tek başına iktidar olamaz diye. Ya alırsa, sonları olur. Ne deneyeceklerse, ne yapacaklarsa seçim öncesi Mart-Nisan gibi yaparlar. Açıkcası, zaten seçime sakin, kazasız, belasız bi ortamda girersek paralel devletin bittiğinin işaretidir. Bence şu an ince hesaplar yapılıyor ve uygun zaman kollanıyor. Fiskosları duyar gibiyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nokta kardeş İşid saldırıya geçecek az bir zaman sonra,dehşet dolu günler bizi bekliyor..

      Bunu bugün de Hüseyin Yayman yazmış. Ben teorimde yer vermiştim..Bahsettiği yerler birebir tahminlerimle örtüşüyor.

      Haber için Google dan Hüseyin Yayman İşid yazıp okuyabilirsiniz.

      Sil
    2. Son yaptığım yorumlardan birinde (işid'i cia kurdu konusunda) ben de buna değinmiştim. Hüseyin yayman'dan sonra haberim oldu.

      Sil
    3. 'MİT, Emniyet'i uyardı; 3 bin IŞİD militanı Türkiye'ye geçti, bombalı eylem hazırlığındalar'

      http://t24.com.tr/haber/mit-emniyeti-uyardi-3-bin-isid-militani-turkiyeye-gecti-bombali-eylem-hazirligindalar,286745

      Sil
    4. 2 ay önce Türkiye'nin batısında 3 tane patlama görülmüştü. Allah sonumuzu hayr etsin

      Sil
    5. Kardeş Allah muhafaza bizi vurmaları an meselesi gibi birşey..Dua edelim inşallah..

      Sil
    6. Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde bomba yüklü otomobil ele geçirildi.
      Otomobilin kovalamaca sonucu ele geçirildiğini kaydeden Şanlıurfa İl Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı, araçta yüklü miktarda patlayıcı bulunduğunu, olayla ilgili de 5 şüphelinin gözaltına alındığını söyledi.

      Sil
  12. İşid bir saldırsın,ortalık kaosa boğulsun,millette güven kalmasın,güven ortamı tamamıyla sarsılsın,sermayede ülkeyi terk etsin,

    Bırakalım 367'yi koalisyon bile kuramaz Ak Parti Allah korusun.. Neden Allah korusun diyorum ? Mhp başa gelse hele ki şu süreçte kesin paramparça olur memleket,toplu Kürt ayaklanması çıkar,Mhp iktidarı müdahale eder,sivil katliamı yapılır o hengamede,sonra o bölge BM eliyle cart diye ayrılır bizden. Bunu eski Mhp'li olarak söylüyorum ciğerini bilirim bizimkilerin..Chp geçse bu sefer dine diyanete darbeden tutunda parçalanma,ekonomik düzensizlik,bu komünist haşa Allahsızlar canımıza okurlar..Ak Partiyi muhakkak desteklemeliyiz.

    Yalnız teorimin yavaş yavaş oluşmaya başladığını görünce üzülüyorum..adamlar sağlam gelecek hemde çok sağlam..Maalesef küçük eniştemizin kaderi herhalde her işin elinde patlaması..

    Olaylar zirve yaparsa seçimler ertelenebilir,meclis fesh edilebilir,Erdoğan maşallah ferasetli adam ama bu yetersiz..Altını oyacaklar,mhp-chp koalisyonu olursa Erdoğan'ı da indirirler. Bütün dinî millî kazanımlarımız heba olacak..Bakın bu komünistler hem din düşmanıdır hemde devlet düşmanıdır. Bahçeli de yedek tekerlekleri oldu zamanında.neyse konu uzamasın. Allah küçük enişteye acısın...

    YanıtlaSil
  13. Gardaslar, siz cok fazla Turkiye siyasetine dalmissiniz. Gozlerinizi, Sam'a cevirin. Pensilvanya'ya degil. Pensilvanya'li, bir munafiktir. Belki de buyuk sufyandan once gelecek olan 40 kadar kucuk sufyanlardan biri. Allah'u alem. Agzimizi kirletmeyelim.

    Gorunuyor ki: Alem-i Islamin merkezi Sam'a tasindi ki bu asirda kara bulutlar oranin uzerinde donup duruyor. Sufyan aldatici olacak, aldatmakla is gorecek. Belki, gecen yuzyildaki gibi olacak. Gecen yuzyilda, O deha, Sakarya Meydan Muharebesini, Melhame-i Kubra olarak tanitti. Belki, o da rivayetlerdeki 3 kilic ile, atin saha kalktigi gibi kalkip, butun ortadoguyu fethedip bu savaslara bir dur diyecek. Muslumanlarin takdirini kazanacak, alem-i islam ona seve tabi olacak. Tam bu savas fitneleri durdu derken baska bir fitneler baslatacak. Bizde oldugu gibi.

    Gorunen bu onde gelen sahte siyah bayraklilar tutmadi. Cakma, dikdatorler de tutmuyor artik. Geriye tek kalan, kendi icimizden cikacak seve seve biat edecegimiz sahte bir kahrama.

    Allahümme salli ala muhammedin ve ala alihi ve ashabihi ve evladihi ve ezvacihi ve zürriyyetihi ve ehli beytihi ve asharihi ve ensarihi ve eşyaıhi ve muhıbbihi ve ümmetihi ve aleyna meahüm ecmeıyne ya erhamer rahımiyn.

    Hatamiz varsa duzeltiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyaz yılan, haddamı en basta kahraman olarak sunacaklar diyorsun.Profilindeki kişi haddam olsa gerek.Ne demek istediğimi anladın.Yardımın için teşekkür ederim.

      Sil
    2. Sufyan'a Sufyan denmesinin sebebi, Ebu Sufyan'in soyundan gelmesidir. Ama hadisler de ayrica, Haddam kabilesinden musluman alimlerin basina bela olan bir komutandan bahsedilir. Bilmedigimin olmadigi bir sey hakkinda konusmak uygun degil. Ama, olasilik yok da degil. Ebu Sufyanin kabilesini bilmem. Haddam kabilesinden de olabilir, baska bir kabileden de ve ya Sufyan'in ceddi haddam kabilesi ile evlilik yapip birlesmis de olabilir.

      Benim gorusum: Isid'in siyah bayrak kullanmasi bize bir seyi gosterdi. Islam dusmanlari, taktik degistirip hadislerdeki tevilleri kullanarak Islam-i icerden vurmayi planliyorlar. Isid'in siyah bayrak takmasi ilk deneme idi. Ama tutmadi. Tahminim, yeni planlari Sufyan'i hadisler dogrultusunda Mehdi diye takdim edecekler. Haddami kullanmak gibi bir aptalligi yapacaklarimni sanmiyorum. Belki, Haddam'in destek verdigi birisi olacak.

      Allah-u Alem diyelim zamana birakalim.

      Allahümme salli ala muhammedin ve ala alihi ve ashabihi ve evladihi ve ezvacihi ve zürriyyetihi ve ehli beytihi ve asharihi ve ensarihi ve eşyaıhi ve muhıbbihi ve ümmetihi ve aleyna meahüm ecmeıyne ya erhamer rahımiyn.

      Sil