.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

1 Kasım 2014 Cumartesi

1 KASIM' A ÇOK DİKKAT...

Fatih Altaylı


Fatih ALTAYLI

BAŞLIKTAKİ tarihe, yani 1 Kasım gününe dikkatinizi çekmek istiyorum.
Sadece sizin değil, aslında Türkiye’yi yönetenlerin dikkatini çekmek istiyorum.
Niye mi? Yazayım da okusun herkes.
Bilmem biliyor musunuz, 1 Kasım, yani yarın bütün dünyada “Dünya Kobani Günü” ilan edildi.
Kobani konusunda uluslararası kamuoyunda oluşan sözde “hassasiyet” neticesi, kimi çok önemli ve saygın birçok kişinin girişimiyle böyle bir gün düzenlenerek Kobani’ye dikkat çekmek amacıyla bütün dünyada gündeme getirildi.
Bunda bir mahzur yok.
Her ne kadar Kobani için elini taşın altına en fazla sokan ülke Türkiye olsa da, bunun tam tersi bir algı yaratılmak isteniyor ve 1 Kasım Kobani Günü de bu amaçla kullanılacak.
Bu arada Türkiye’de ilginç gelişmeler oluyor.
Türkiye’de birileri bu günü yeni bir “tahrik” unsuru olarak kullanmak istiyor.
Özellikle Kürt medyasından izlediğim kadarıyla “bir irade” ama kime ait olduğunu anlamadığım bir “irade”, 1 Kasım Kobani Günü bahanesiyle Kürt gençlerini sokaklara dökmeye hazırlanıyor ve bu yönde çağrılar yapıyor.
Sokaklar hepimizin, elbette herkes demokratik hakkını kullanacak.
Ancak alttan alta da bir “tahrik” fırtınası estiriliyor.
Birileri özellikle gençleri bu yönde “dolduruyor”.
İşin daha da vahimi, bir başka “irade” de buna yanıt vermek üzere hazırlanıyor.
Ve yine Kürt gençlerinin bir diğer bölümü, başka saiklerle Kobani Günü için sokağa çıkmaya hazırlananlara karşı hazırlanıyor.
Tezgâhlanan oyun çok tehlikeli.
Bir tek kıvılcımla çok büyük bir parlamaya ve hatta patlamaya dönüşebilecek bir tezgâh kuruluyor.
Öyle ki, bir anda Türkiye’yi bir baştan bir başa etkisi altına alması muhtemel çok “pis” bir zemin hazırlanıyor.
Sokağa çıkacak gençlerin, sokağa çıkacak gençlerin karşısına çıkmaya hazırlanan gençlerin ve hepimizin bu tehlikeli oyuna karşı çok dikkatli olması lazım.
Yoksa 2 Kasım sabahı çok kötü bir Türkiye’ye uyanabiliriz.
Tabii 1 Kasım gecesi uyuyabilirsek.

http://www.haberturk.com/yazar/fatih-altayli

117 yorum:

  1. Türkiye Batılın Tarafında!!!
    Dinsiz laikler, ahalimizin camisine posta koyuyor!
    http://www.internethaber.com/dinsiz-laikler,-ahalimizin-camisine-posta-koyuyor-735304h.htm

    YanıtlaSil
  2. Kim kimin tarafındaymış...

    Zaman yazarı Ahmet Kurucan'a göre ABD ve Birleşmiş Milletler, 17 Aralık sürecinde cemaatin yanında duruyor.

    http://www.internethaber.com/abd-ve-bm-cemaatin-yanindaymis-735370h.htm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nato ve BM Gülen cemaatinden taraf diye hemen tuzağa düşüp oyunlarına kanılmamalıdır! ABD çok iiki yüzlüdür, her zaman birbirine karşı gruplara yardım eder ki iki taraf da birbirini kırsın ve zayıflasınlar, ben de dünyaya hakim olayım diye. Kaldı ki ABD ne derse Türkiye yok diyemiyor ve yapmak zorunda kalıyor. Unutulmamalıdır ki,Türkiye bir Nato ülkesi olarak B.M. ve Nato nun bir numaralı müttefikidir.

      Sil
    2. Ama ehl-i iman ve İslam onların yanında durmuyor. NATO ve BM Güloş ve adamlarının anında durmuyor onları kullanıyor. CIA'nın kodamanları tarafından ta 1980'lerden beri, işbirliği perdesi altında cemaate dühul edildi ve kullanılmaya başlandı. Batılı emperyalistler bugünü yarını değil, 10 yıl sonra 20, 20 40 yıl sonrasının planlarını yapar.

      Cemaati bir takım vaad ve menfaatlerle elde edildi. Güloş, büyük güçlerle siyonizmin güdümündeki küresel güçlerle işbirliğinin onu büyük güç yapacağı, belki Mehdi belki de Mesih olacağını düşüncesi ile onlarla işbirliğine gitti. 1995 ve 1997 yılında ABD'ye gidip geldi. Orada kendi için gösterilen güvenli ortama kanıp bir operasyonu sonucu tuzağa düşürülerek ABD'ye sığınması sağlandı.

      Kur’an ve iman hizmetini bırakıp hükümetçilik ve darbecilik oynamak Hz. Süleyman’a darbe yapıldığı günden beri Yahudilerin işidir. Bu yöntem Kur'an tarafından fitne ve fesada yol açtığı için reddelmiştir. Güloş ve cemaati bugün ABD ve İsrail’in ta 1960’ların başından beri sızıp yönlendirdiği bir takım yerli istihbarat birimleri kanalıyla kullanılıyor. Medya, mektepler ve holdinglerle Süfyaniyet ve Deccaliyet’e çanak tutuluyor. Ehl-i imanı sırtından vuruyor. Siyasi muvaffakiyetin dini hizmet olduğu ahmaklığına düşülüyor. Risale-i Nur’u bile tahrif eden bir cemaatten daha ne beklersiniz?

      Ehl-i kitap ile dinsizliğe ve inkar-ı uluhiyet cereyanına karşı ittifak yapmak başka, ehl-i İslam’ın kendi aralarında ittihad etmesi ise bambaşkadır. Ehl-i İslam’a muhalefeten batılı ile ittifak İslami değil deccalidir. Çünkü ehl-i imanın taraf-ı muhalifine iltizam olunuyor.

      Sil
  3. fetulah süfyanidir, Recep Ayında Soma olayı ile kendini gösterdi 6 aylık savaşı sona ermek üzere.Cabir'i(Tayyip Erdoğan'ı) yani Abbas'ı yakında yıkacak.süfyani kulağı tersten tuttuğu için kimse onu farkedemiyor pkk çatlaklığı derinleştirecek AK Parti'de ihtilaf olacak ve süfyani Askeri gücüyle Abbas'ı ve Abbasoğullarını yıkacak! 5 aylık hükümet 6.ayda büyük savaşa dahil olma...Şam, Anadolu'dur.Şam'daki ihtilaf ile Abbasoğulları'nın ihtilafı aynı şeydir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "fetulah süfyanidir, Recep Ayında Soma olayı ile kendini gösterdi.."

      Bunu biraz açar mısınız?

      Sil
    2. Elhamdüllah ki, dinin sahibi Cenab-ı Allah’tır; nebiler, asfiyalar, veliler, alimler ancak hizmet erleridir. Öyle olunca aynası kara olup dünyaya senin gibi kara görenlerin hükmü laşeydir. Öyle olunca vecizelerin yani yumurtaların da cılk çıkar. Tıpkı yeni doğan bebelerin konuşmayı öğrendiği sırada babbaaa, annna, aaa, ööö demesi gibi, gaybi ihbaratın da tufeyli ve acemi işi ve ürünü. Leb demeden leblebi diyen gibi öğrendiğin kelimeleri aceleyle bir araya getirip söylemekten ibaret kalır. Bir kıymet ifade etmezler.

      Fetoş Güloş’un hakkını yemeyelim. Şüfyani olamaz. Ama bazı meczup veliler gibi olabilir. Örneği meşhurdur. Cibali Baba. Ulaştığı makamın şefkat hakikatinin gereği, herkese acıdığı gibi gavurcuklara da acır. Öyle ki, feth-i mübine mani olacak veya zora sokacak kadar tesiri vardır. Bunlar bir ceşit mecnun velilerdir. Ne yaptığı bilmez. Öyle ki meş’umane ehl-i bid’a ve dalalete taraftar çıktıkları yetmezmiş gibi taraftarlarını da ona sevk eder. Bunun tarihte örnekleri çoktur.

      Seyr-i sülukta veya manevi terakkiyat sırasında enaniyeti ve nefsi terk etmeme sonucu bazı tehlikeler ve vartalara düşerler. Ve böyle ehl-i iman ve İslam’ın sıkıntılarına sebep olurlar. Kendisi bir sinek iken, tavus kuşu oldum sanır ve bid’avari filler sergiler..

      Süfyan yani İslam Deccali için bütün nebi ve resullerin ikazını yaptığı tarihin en büyük kafirlerinden biridir. Türk’ün bin yıllık manevi mahsulatını yaktığı gibi İslam Alemi’nin de büyük felaketlerine sebep olmuştur.

      Demokratik hakların ve hürriyetlerin alabildiğine kullanma meylinin arttığı bir zamanda, askeri darbeyi anmak veya beklemek, haysiyet-i iman ve İslam’a yakışmaz. Dizginini kurtaran bir kuvvete, dalalet dönemindeki vasıflarıyla görülüp üzerine fikriyat düzmecesi yapılamaz. Bil ki bu iktidar yıkıldı. Yerine gelecek olanlar Türk’ün mazisinde zifiri karanlığı yaşatanlardır. Faiz lobilerine, uluslararası şebekeler ve emperyalistlerin yönetime tesir ve katkısı gibi durumlar ortaya çıkar ki, hayali daha dalalet işmam eder. Kötü düşünen kötü görür, kötü gören dünyayı karanlıkta görür. Bir nevi körlüktür ki, şimdi onlara özürlü deniyor. Neyse bu seferlik özrünü kabul edelim. Bir daha yapma emi.

      Sil
    3. Sakarya seyf ben de sacret spirit arkadaş gibi "fetulah süfyanidir, Recep Ayında Soma olayı ile kendini gösterdi.." cumlenizi acmanizi rica ediyorum. Ayrica gaybi kaynaklarımız benzerlik arzediyor (Hakkani) gibi geldi bana. Yanılıyor muyum?

      Sil
    4. Fethullah Süfyani diyenler gerçekten hadislerle ilgili hiçbir şey bilmiyor. Günümüzde hadisler o kadar tevil edilip sapıklıklara sürüklendi ki ardı arkası kesilmiyor, hem münferit olarak hem de kitlesel yönden tarikatlar olarak. Zaten böyle olması da küçük kıyamet alametlerindendir biiznillah.

      Sil
    5. bencede fethullah'ın süfyani olma ihtimali çok yüksek.ayrıca hadislerde bu duruma ters düşen bir şey yok.türkiye şam toprakları içinde süfyani suriye'den çıkar diye bir ifade yok.tarık toros bugün ki yazısında açık bi şekilde askeri darbeye davet ediyor.paralel yancısı haber sitesi t24'de aysel tuğluk'un yazı yazması bile cemaat ile hdp arasında anlaşma olduğunu gösterir.
      http://www.bugun.com.tr/iki-muhim-mesaj-yazisi-1328777

      Sil
    6. F.G. eğer bu hükümeti devirmeye muvaffak olur da egemenliği tekrar batılıların eline verirse işte o zaman Süfyani olduğuna kanaat getiririm.

      Sil
    7. admin kardeşin dediği gibi bir durum olursa -ki Allah korusun- evet düşünülebilir.

      Sil
    8. Allah'a kasem olsun ki F.G. Süfyani değil, Süfyani Dimeşk'ten ortaya çıkacak hadisini dikkate alırsak Dimeşk nerede Suriye'de aslında hadisler genellikle Yabis (Ürdün) vadisinden ya da Şam'ın alt taraflarından çıkacak diyor ama Dimeşk'te ortaya çıkmasında tezatlık yoktur, mecaz-ı mürsel vardır; çünkü burada kastedilen onun Dimeşk'e yerleşmesidir; yani Yabis vadisinden savaşarak Dimeşk'e gelip orayı da ele geçirerek oraya yerleşip ordularını çeşitli komutanlar aracılığıyla oradan yöneteceği için. Tıpkı Horasan'dan çıkacak siyah sancakların içinde Mehdi'nin olması gibi. Mehdi Horasan'dan çıkmayacak ama oradan çıkacak ordu ona yardım için çıkacakları için o anlamda söylenmiştir.
      F.G. hicri takvime göre 75 yaşındadır, Süfyani ise tıpkı Hz. Mehdi'nin zuhur edeceği en büyük yaşı gibi 40 yaşında zuhur edecektir. Lakin bir ihtimal Mehdi 30-40 arası da zuhur edebilir. Tahminimize göre Hz. Mehdi as 36 ya da 37 yaşında zuhur edebilir.

      Sil
  4. 1 Kasım tamamen balon çıktı, fısss.. (Tarih verip kehanetlerde bulunan allame-i cihan yazarlarımız bakalım nasıl tevil edecekler bu balonlarını)

    YanıtlaSil
  5. İnşaallah fos çıkmıştır, ama deşifre edilen teşebbüsler ertelenir. Bu bir psikolojik harptir. En umulmadık yerden ve zamanda vurulmak istenir. Boş bulunulduğu an darbe gelebilir. Türkiye düşmanları boş durmuyor. Planları hazırdır. Sadece zaman ve zemin kollanıyor. Diğer yandan dua ordusunun gayretlerini boşa atmayalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1 Kasım geçti gitti, beklenen hiç bir şey olmadığına göre elbette fos çıktı. Söylediklerinizde haklısınız ama başka günler için konuşmuyoruz ki. En azından konunun bağlamı 1 kasım olduğu için fos çıktı dedim. Yoksa artık bundan sonra rahat olabiliriz hiçbir şey olmaz anlamına gelmez yukarıda yazdığım.

      Sil
    2. Ben yukarıda muhafazakar kesimden bir yazarı değil de Fatih Altay'lının yazısını nazara verdim. Herkeste 1 Kasım'da başlaması muhtemel tehlikeli gelişmeler beklentisi vardı. Hatta HDP 'nin bile sokağı kontrol edemez hale gelmesi onları bile temkinli hareket etmeye mecbur etmiştir. Hatta şunu söyleyebiliriz ki, Allah göstermesin Türk ve Kürtleri birbirine düşürecek bir teşebbüsün nerede duracağı ve kimleri önüne katıp süpüreceği bilinmez. Burada bazıları keserin sapının kendilerine dönebileceğini hesap etmiş olabilir. Zira bakınız MHP camiası tekrarla kuvvetin kullanılacağı bir sona güne atıfta bulunuyorlar. Bu durum milletimize hiç hayır getirmeyecektir. Yani bu milleti paramparça edecek bir tehlike baş gösterebilir. Bu arada yine de Devlet Bahçeli'nin basiretli tutumunu ve ülkücülerin -o son gün gelmeden- sokaktan uzak durmasını istemesini takdirle karşılıyorum.

      Sil
    3. Bahçeli’den HDP’nin sokağa çıkma çağrısına cevap

      MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP’nin Kobane’ye destek için sokağa çıkma çağrısına ilişkin, “MHP, sokağa çekilme oyunlarına kapılmayacaktır. Sabırla ve öz cesaretiyle son sözü söylenecek günü beklemektedir” dedi.

      http://www.eyupguncelhaber.com/bahceliden-hdpnin-sokaga-cikma-cagrisina-cevap/

      Sil
    4. Alparslan Türkeş vakt-i zamanında şöyle demiştir:
      “ Ülkücüler sokağa çıkarsa eylem değil, ihtilal yapar.”

      Sil
  6. Süfyan dediğiniz adam CEHCAH'tır.Aksi halde IŞİD'i açıklayamazsınız.Cabir dediğiniz de Rüveybida.
    1 Kasım da olay olmamışsa sebebi MGK toplantısıdır. Mesela o toplantıda bir general
    "Eline taş,molotof alıp askere polise atanlara,kamu malına zarar verenlere izin vermeyin VURUN" demiş de olabilir yani. Orada mıydık?

    Dua ehlinin dualarını tevekkül ile birlikte değerlendirmek lazım.Tevekkül olmadan dua ile becerebilseydik ABD'yi,RUSYA'Yı çoktan yıkmış olmamız lazımdı.Cenabı Mevla'nın teveküllü duayı kabul edeceği umulur.Tevekkülsüz dua "dua" değildir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tac’dan nakledilen yukarıdaki 988. hadis meali şöyledir: “Cehcah adındaki bir adam idareyi ele alıncaya kadar günler ve geceler (Süfyan’ın devre-i istibdadları ve dalalet karanlıkları) gitmiyecektir. (Müslim, Tirmizi)Zübdet-ül Buhari Tercemesi 958. hadisin haşiyesinde, Şarkavî Şerhinden naklen, mezkûr Cehcah hakkında şu izahı veriyor:“Bu kişinin adı Cehcah’tır. Çok kıymetli bir zat olupMehdi’den sonra ortaya çıkacak, onun yolunu tutacaktır. Çoban koyununu nasıl sürerse, Cehcah da cihangir olarak bütün ülkeleri idare edecek, herkes ona boyun eğecektir.” (Şarkavi Şerhi) (Cehcah şahsın ismi değil vasfı olsa gerek, Bak: İbn-i Hanbel 3,89)Tirmizi’nin lafzı şöyledir: “Mevali’den(Mevali’nin izahı aşağıda gelecektir.) Cehcah dedikleri bir adam idareyi ele alıncaya kadar gece ve gündüz gitmiyecektirYine dinsizlik cereyanına karşı çıkacak cereyan hakkında İbn-i Mace’nin 4090. hadisi de şöyle:اِذَا وَقَعَتِ الْمَلاَحِمُ بَعَثَ اللَّهُ بَعْثًا مِنَ الْمَوَالِىهُمُ اْلاَكْرَمُ الْعَرَبِ فَرَسًا وَاَجْوَدُهُ سِلاَحًا يُئَيِّدُ اللَّهُ بِهِمُ الدِّينَ “Yani: Melahim (çatışmalar-savaşlar) vuku bulduğu zaman, Allah mevaliden öyle bir ordu gönderecek ki atlar (ının cinsi) bakımından Arabların en kıymetlisi ve silah yönünden en iyisi olup, Allah İslâm dinini onlarla te’yid (takviye) edecektir....Bu hadiste geçen Mevali: Mevlanın cem’idir... Bilindiği gibi Arablar kendilerinden olmayanlara mevali derler. Bu husus tarih kitablarında da görülebilir. Bu itibarla İslâmiyeti te’yid ve takviye edeceği haber verilen toplumun, Arablardan başka bir millet olması ihtimali vardır...” (İbni Mace ci: l0, sh:354-356)

      Sil
    2. (İbni Mace ci: l0, sh:354-356)Zübdet-ül Buhari Tercemesi 958. hadî­sin haşi­ye­sinde, Er-Raid Lügatı’nın beyanına göre “Harbte na­’ra atan kah­raman” mânâ­sında olan “Cehcah” vas­fıyla tavsif edilen bir zâtın geleceği (Şarkavî Şerhi’nden naklen) şöyle ifade edilir :“Bu kişinin adı Cehcah’tır. Çok kıymetli bir zat olup Mehdi’den sonra ortaya çıkacak, onun yolunu tutacaktır. Çoban koyununu nasıl sürerse, Cehcah da cihangir olarak bütün ülkeleri idare edecek, herkes ona boyun eğecektir.”(Şarkavi Şerhi) (Cehcah şahsın ismi değil vasfı olsa gerek, Bak: İbn-i Hanbel 3,89)Sahih-i Buharideki ciddi otoriter idareye dikkat çeken şu rivayet çok manidardır. Şöyle ki: (ismuhü cehcahun yesukunnasu biasahü)Cehcah’ın asasıyla (tek iktidar olarak) idaresi: T.T. 5. cild 987,988 ve Sahih-i Müslim, 52. kitab 60,61. hadislerinde geçer.Konyalı Mehmed Vehbi Efendi’nin Sahih-i Buharî eseri 1100 hadis de bu manada izah edilir. Az yukarıda zikredilen Sahih-i Müslim 60-61 hadisleri de aynı manayı te’yid eder.

      Sil
    3. Askeri vasfı olan bir idareci gibi anlaşılıyor...veya harp döneminde ki bir idareci....

      Sil
  7. Abdurrahim kardeşim, birkaç kere bu bahis mevzu kıtmırin içinde bulunduğu açmazı seyri sulük sırasındaki hatasına bağlar yorumlar yaptığınıza şahid oldum.

    Daha önceden de bu şahsın tasavvuf ile iştigal ettiği yönünde yorumlarınız oldu.

    Yine daha önceden de söylediğim gibi bir adama seyri sulük nispet edebilmek için o kişinin hakiki bir mürşidi kamile intisap etmiş ve tasarruf altında olmuş olması gereklidir.

    Bu demek değildir ki seyri sulüke devam eden biri hiçbir zaman sapıtmaz. Nefsinden emin olur ve mürşidi ile arasındaki rabıtayı koparırsa o kişi her zaman tehlikeye düşer doğrudur.

    Fakat sizin bu kıtmir bağlamında bahsettiğiniz olay, yani kişinin kendi kendine seyri sulük yapması tasavvufta yoktur. Çünkü böyle bir durumun sonucu genellikle o kişinin, nefsinin, şeytanın veya başka varlıkların maskarası olmasıdır.

    Kıtmir, tasavvufla yola çıkmamıştır. Aksine risalei nurlar üzerinden yola çıkmış ancak kendi sapıklığına insanları bağlayabilmek için de tasavvufi terminolojiyi sömürmüştür.

    Yoksa bu adamı tasavvufa nispet ederseniz ben de size bunun mürşidini veya usuli tarikatini sorarım..!

    Daha önce de söylediğim gibi bu kıtmir sizin sokakta iken kudurmuştur bunu alıp da bizim sokağın kuduzu yapmayın çünkü bunda hiçbir fayda yoktur.

    Bizim olsa ne olur sizin olsa ne olur. Kudurmuş işte önemli olan da budur. Uyutun gitsin mümkünse..!

    Bir adam istediği kadar ilim sahibi olsun istediği kadar amel yapsın. Kalp hastalıklarını önemsemediği sürece ve bu hastalıklarını geçerli usüller ve alimler ile tedavi ettirmedikçe her zaman tehlike vardır.

    Tehlike, ancak Allah onlardan razıdır onlar da allahtan razıdır ve onlara dünyada da ahirette de korku yoktur sırlarına mazhar olduktan sonra geçer.

    Until then stay still, brother...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türker Eraslan Kardeşimize

      1* Kıtmir hiçbir zaman Nur talebesi olmamıştır. Klasik dini eğitim alırken askere gittiğinde derin mahfillerle tanışmıştır. Ve onlarla münasebeti olmuş, onların gösterdiği yolu takip etmiştir. Hayatı ile ilgili bir röportajında bir uzlet dönemi geçirdiğini anlatır. Yani tasavvufa merak sarmış. Bunu 30 yıl sonra tekraren söylemiş ve Risale-i Nur’a bile tasavvufi meşrep yakıştırmıştır.

      1971 Mart Muhtırası’ndan sonra Cezaevi’nde yatarken Nur Talebeleriyle aynı koğuşta bile kalmamış. Onlara mesafeli davranmış. Hep militer hayranlığı ve milliyetçi duygular beslemiştir. Adamın fikir hayatı bu. Risale-i Nurlara çok baskı olduğu ve talebelerinin sıkı tarassut altında olduğu döneminde uyanan alakaya binaen kıtmir onlarla işbirliği yapmış. Daha doğrusu oradan eleman ve güç devşirmiş. 1972 yılında Bediüzzaman’ın talabelelerinden Mustafa Sungur’a ”Ben sizin gibi hizmet etmeyeceğim” diyerek Nurcu-tarikatçı-örgütçü-çeteci karışımı bir yol ihtiyar etmiş. Kendine göre.

      Bediüzzaman Said Nursi’ye Kürt olduğu için itibar etmediğini belirtmiş. Hatta onu kendi gibi tasavvuf meşrep sanıp hem adını ağzına almamak için hem de kendi meşrebine uygun Pir-i Mügan adını takmıştır. Onu kendisi gibi tasavvuf meşrep sanmıştır. Hep derin mahfillerin gösterdiği tarıki izleyip onların himayesinde olmuştur. Tasavvufi meşrep olduğu yazılarından ve çalışma tarzından anlaşılır. Ancak adam gibi tasavvuf meşrep olsaydı süfyanist-siyonist-Neoocon güçlerle işbirliği yapmazdı.

      Ehl-i tarike laf söylemek onlara bühtanda bulunmak asgari olarak ya cehalet ya da münafıklık alametidir. Ama kişinin okulu başlayıp eğitimin bir devresinde terke edip başka yola saptığı gibi ehl-i tarike intisapla mertebeleri kat ederken bazılarının önüne çıkan berzahı aşamayıp yerinde kaldığı ve başka alanlara saptığı bir vakıadır. O kıtmiri bu benzetme yoluyla öyle vaziyetini anlatmaya çalıştım.

      Sil
    2. 2* Bir husus daha ehl-i tarik sınıf sınıftır. Yalnız ehl-i sünnetten gayri ehl-i tarik de vardır. Kalp yani sevgi ayağıyla veya ferdi insiyakla Allah’a yönelen diğer mezheplerde, dinlerde de tarikler vardır. Şimdi mistisizim deyip işin içinde çıkma. Hatta ehl-i Şia ve diğer mezheplerde de tasavvufi yollar vardır. Haktır batıldır ayrı mesele. Ancak Allah’a giden yollar çoktur. Hepsi de ehl-i sünnetin inhisarında da değildir. Temel kural nefsi ve dünyayı terktir. Aksi halde çok vartalara düşülür. Örnekleri çoktur.

      Günümüz ehl-i tarik yaşanan küfri ve zulüm sebebiyle saha kaybına uğramış, ancak o tecavüze karşı önemli bir sığınak olurken bir tarz değişikliğine uğramış. Ama ana kaideler muhafaza edilmiş. Yeni bir hayat tarzı ihdas etmiş. Tabi sünnetullahı ihya ve yaşama ve tasavvufun esas kaidelerine bağlılık sürmüştür. Eskiden geniş olan tesir alanı daralmış. Dolayısıyla mezun sayısı da asgari seviyenin çok çok altına çok düşmüş.

      Bizim bilinen ehl-i tarikimizi ve cemaatlerimize karşı bir sözümüz olmaz ve olamaz ve olmayacaktır. Biz hepimiz aynı sarayın sakinleriyiz. Katlarımız odalarımız farklı olabilir, ama bir çekişme, didişme ve küçümseme olmadığı gibi olamayacaktır. Cenab-ı Allah’ın binbir ismi kadar binbir kulu veya kullar topluluğu vardır. Hepsi Allah’a yönelmiş. Sakın bir daha beni ehl-i tasavvufa mugayır bir tutum içinde görme. Sakın. Karşımızda bir külahlı var. Ama gece silahlı bir eşkıya gibi. Onu anlatmanın bir yolu olmalı değil mi? Sahte mürid veya şeyh nasıl tefrike edilecek. Hak gösterip batılı açığa çıkarmaktır. Öyle anlamalı.



      Sil
    3. Abdurrahim kardeşim ben senin şahsına değil bir "özensizliğine" karşı yazdım.

      Biz Bediüzzaman k.s'e edebimizden hiçbir yerde bu kıtmiri risalei nur talebesi olarak tanımlamadık.

      Risalei nurlar üzerinden yola çıkmış sonra da tasavvufi terminolojiyi sapık emelleri için sömürmüştür dedik. Çok açık yani. Tasavvufi usüller çok açık ve nettir. Bu adam ancak terminolojiyi kullanmaya kalkmıştır.

      Aynen hadisi şerifleri, ayeti kerimeleri ve hatta risalei nurları kendi sapıklığına alet etmeye kalkması gibi.

      Fakat senin "sapık fırka" demen gereken çok yerde kelime olarak tasavvuf kelimesini kullanıyorsun.Bir işte sapıklık varsa o, tasavvufa nispet edilmez. Çünkü sapık hiçbir oluşuma tasavvuf kelimesi kullanılmaz.

      Değerli kardeşim bak bakalım Cüneydi Bağdadi Hz.leri tasavvuf kelimesini nasıl tanımlamış.

      Cüneyd-i Bağdadi (Kuddise Sirrahu) ye göre Tasavvuf, “Bütün varlıklar ile alakayı kesip, Allah’u Teala ile beraber olmaktır.”

      Ben senin ehli tarike karşı olmadığını biliyorum ama bu işlerin edebi, özen göstermektir ki bunu sen benden daha iyi bilirsin.

      Sil
    4. Türker Eraslan Kardeşimize

      Haksız değilsin. Ama ben onun söylediklerini kast ediyorum. Öküzü boynuzundan, insanın zözünden tutarlar. Kabahat benim değil. Bak Bu adam neler yumurtlamış. Adamın aklı fikri Veli olmak. Veli olacak. Veli olmanın yolu da çok deyip kendi kendinin şeyhi olmuş sanırsınız. Şimdi birkaç anekdot vereyim. Anla. Fitne olmasın diye ehl-i iman ve İslam susmuş. Erkekçe bir grup Nur talebesinden gayrı o dönem kimse suratına gerçekleri çarpmamış. Oku bak

      18.8.1995:
      *Tasavvufun çıkış noktası, rampası, rıhtımı, meydanı, alanı enfüstür esasen. İnsanın iç alemidir. Yani insanın kalbidir, sırrıdır, hafisidir, ahfasıdır, şuurudur, idrakıdır ve hatta nefis mekanizmasıdır. Nefs-i emmareleriyle, nefs-i levvameleriye, nefs-i mutmainneleriyle, kendi içindeki fakülteleriyle, radiyesi, mardiyyesi, safiyesi, mülhemesi veya mülhimesiyle... İnsana ilham kaynağı olması itibariyle mülhime diyoruz. Allah tarafından ilhamlarla beslenmesi açısından ona mülheme diyoruz.
      19.08.1995
      *Bir diğer taraftan da Alvar imamı ve Rasim Baba gibi tasavvuf çevresinin, önemli cevherlerinden kimselerle çok yakın temasım oldu. 14-15 yaşında onların huzuruna gidiyor, ellerini öpüyor, dualarını alıyordum.
      *Risale-i Nur sıkılsa, İslam'ın ruhi hayatı veya tasavvuf gerçeğinin damladığına şahid olursunuz. Yanlışlık zannedersem tarikat ile tasavvufun karıştırılmasından kaynaklanıyor. Tasavvuf İslam'ın ruhi hayatıdır.
      28.07.1997:
      * Türkiye'de insan veli olabilir, fakat veli olma yolu bir değildir. Toplumu aydınlatma bir veli olma yoludur, Allah'a dost olabilir bir insan. Benim, toplumun ihtiyaçlarına göre, şu olsaydım, şöyle olsaydım dediğim anlar çok olmuştur.
      *Birinci zırhlı tümene tayin edilince, ben vaaz ediyordum. ……. Bir gün ben camide yine; 'vahdeti vücud, panteizm' deyip, Hallac'ın Tavasini'nden bahsederken, o (komutanı) camiden dışarıya çıktı ve başını sallayarak; 'Bu aptallar, bu cahil insanlar, Hallac gibi, seni de taşlaya taşlaya öldürecekler, ödüm kopuyor'' dedi. Hiç unutmam...
      +++
      İşte böyle, beni fazla sıkıştırma, Bak ben de onun gibi veli olur başına ekşirim ha..

      Sil
  8. Mustafa abi asagidaki linkteki videoyu izler misiniz. Seyh ahmet yasin önümüzdeki günlerde bizi bekleyen tehlikeler hakkında konusuyor. Başlı başına bir makale konusu.... Kardeşlerin bu kişi hakkında varsa onyargilari bir kenara bırakıp izlemelerini istiyorum. Ben de kendisini şahsen tanimam, internetten tanıdığım kadariyla bilgi sahibim. Bu konusmasi cok onemli, bizim 2 yildir bu bloglarda tartistigimiz konular.... http://www.halilurrahman.com/?p=1163

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa abi su videoyu izleyip izlenimlerinizi paylasir misiniz. Madem sıkıntılı zamanlar geldiginde hayatta kalmak vazifedir, ve siz de bunu ummete yaymak için gayret ediyorsunuz, burdaişinize yarayacak bilgiler mevcut gibi... videoda ahmet yasin gaipten degil de genel gundem analizlerinden konusuyor gibi, bu dikkattimi çekti. http://www.halilurrahman.com/?p=1163

      Sil
    2. Akşam inşaallah izleyeceğim.

      Sil
    3. İzledim ve yazıya geçirmeye başladım. Yarısını hallettim. Allah nasip ederse tamamlayıp yayınlayacağım. Önemli gördüm.

      Sil
    4. Şeyh Ahmet Yasin'in sohbeti yayınlanmıştır.

      Sil
    5. Mustafa abi bu kadarını beklemiyordum. Epey zahmet etmişsiniz, elinize saglik. Ben de birçok eleştiri alabilecegini düşündüğüm halde onemli bulmuştum. Inşallah faydalı olur, insanlar istifade eder. Yaziya gecirmeniz kopyalanip paylasilmasina da vesile olur. Allah razi olsun...

      Sil
    6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  9. yeşil karaltı kardeşim. bahsettiğin videoyu izledim. bu kardeşler ben kendilerini yıllardır tanıdığımdan beri hep felaket senaryoları üzerinde durmuşlardır. bir bakıma iyi birşey her zaman için hazırlıklıdırlar fakat iyi niyetle de olsa bazı insanları paranoyak haline getirip çadır vb. almaya itebiliyorlar..cemaatin tamamına söylemiyorum ama genel itibarı ile felaket habercisidir bu kardeşler..

    ***

    gülenin süfyani olmasına gelince..bende öyle bir zanna kapılmıştım ancak tayyip erdoğan belini kırınca yürüyecek hali kalmadı. tabanında o kadar temiz insanlar var ki bazıları saf-salak derecesinde temiz yalnız cahilliğin mazereti olmayacağı için gülenin tırıvırılarına iman etiikleri ölçüde öte tarafta sorumludurlar.

    ***

    videoda abd nin yıkılacağından bahsediliyor. sanmıyorum..velev ki abd nin ülke ölçeğinde felaketler olsun..zaten arada bir hortumlar vs. vuruyor ama adamlar şerbetli..

    ***

    biz abd ye değilde daha evvelden kurguladığım senaryoya bakalım derim..ortada zımni bir abd-rus ve ab-çin ittifakı var..aslında en baş oyuncu en büyük nakit parayı kontrol eden ingiltere,azmanlarştırdığı çin ve abd nin elindeki bir miktar para ve askerî gücüdür..almanya-fransa vs. abd-ingiliz kavgasında çokta güç sahibi değildir.

    ***

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Said Nursi'nin Mehdi olma konusuna gelince kendisi risalelerinde Hz.Mehdi a.s.'dan bahsetmiş ve teferruatlı tasvirini yapmıştır.. Küçük Mehdi Nursî olabilir ama büyüğü asla..Gerçi bunu Mehdici Nurcuların bir kısmına anlatamazsınız o ayrı mesele..Malûm Şeyh uçmaz mürit uçururmuş..Bir kısım Nurcular eserlerin ana teması yerine Nursî'yi yüceltiyorlar iyi etmiyorlar..Asıl meseleye odaklansalar daha iyi olur kanaatindeyim..Birde açıklaması olmayan risalelerin basımı taraftarıyım birisi envar neşriyat diğeri altınbaşak osmanlı hatlı olan..neyse..

      ***

      Benim çözümlediğim bilgilerden kafamda oluşan gelecek senaryosu şöyledir,Gaybı tabii ki Cenabı Allah celle celalühü bilir o mutlak..

      Memleketimiz şu ya da bu şekilde yönetilemez hale getirilecektir. Kimin tarafından olduğu çokta önemli değil zira kuklayı asıl oynatan Kraliçe'nin şahsında İngiltere'dir.

      Kukla yüksek ihtimal İşid olacaktır emareleri görüldü,sebepleri de oluşmaya başladı..

      Kobani kobani diye dikkatini verenlere sorarım : Ya tüm bu yaygara işidin asıl birliklerinin ülkemiz içinde toplanması ve hazırlanması için(ing-fra-alm ve cia özel birlikleri diye tahmin ediyorum) koparılıyor olmasın ? Biz dikkatimizi oraya verirken sınırlarımızdan salak gibi bekletilen tanklarımıza kros motorlu işidciler son sürat gelip üstlerindeki ya da ellerindeki c4 leri yapıştırıp patlatmasın ?

      Tankları salak gibi yanyana korumasız dizen aptallara sormak lazım : Senin tankın daha kıçını toplayıp namlusunu işidin motorlusuna çeviremeden adam yanında belirip güm diye seni patlatmasın ?

      Sil
    2. Ha bu arada bu sadece sınırlardan girenler.. Büyük şehirlerdekiler ışıkları söndürüp gece görüş dürbünleriyle karakolları-kışlaları basıp polisi askeri katletmesin ?

      Yurdun dört bir yanında halkın çoğunlukta olduğu alışveriş merkezleri,üstgeçitler(istanbuldakilere bir bakın bakalım mesai çıkışı),metrobüs durakları vs..ardı ardına patlamalarla sarsılmasın ?

      Böyle olaylar yurdun her yerinde mesela atıyorum bir saat içinde 50 yerde birden olsa Davutoğlu hükümeti ne yapar ? o 50 yerde olanlar devamlı surette başka yerlerde de olsa,her yerde korku-panik,elektrik yok,su yok,sular zehirli ??

      yasadışı marjinaller devlet yok deyip mahalleleri koruyoruz diye kurtarılmış alanlar oluştursa ? kanun koysalar ?

      Davutoğlu nasıl dış işlerine talihsiz bir dönemde başlayıp ana aktörlerin ne yapmak istediğine bakmadan duygusal davrandıysa,öyle bir dönemde geliyor ki eli kolu bağlanacağı için Cumhurbaşkanı tarafından kendisi ve ekibinin yerine başka bir kişi ve ekip atanacaktır..

      Asker eskisi gibi darbe yapmaz,yapamaz..Bazı şeyleri o da gördü..

      Abd Pasifiğe yani Çin'e gözünü dikerken arkasında Çin'i afrika ve ortadoğuya sokmayacak ve mümkünse müslümanları toparlayacak güçlü bir devlet istiyor..İngiliz ve Avrupa ve Çin ise güçlü bir Türkiye şöyle dursun paramparça bir ülke istiyor..

      Şu durumda Rusya'da Abd ile zımni olarak birlikte hareket ediyor zira düşman kıçına dayandı : Çİn..Hepimiz Rusya'yı ve Çin'i ideolojileri bakımından kardeş biliriz ancak son durumlar öyle demiyor..

      Hazar denizi antlaşmasına bakın Rusya ve diğer etraf ülkeler arasında..Nasılda Çin'i oraya sokmamak için yapıldığını anlarsınız..

      Önümüzde tarihi bir fırsat var yalnız öncesinde çok trajik günler bizi bekliyor. Özellikle büyükşehirlerde yaşayanlar ölümcül saldırılardan kendilerini korusa bile açlık,kıtlık,susuzluk,yağmalama vb. olaylar kendilerini bekliyor..llçe ve köylerde yaşayanların bu badireyi sağ salim atlatma ihtimali daha yüksek.. Özellikle köydekiler genellikle erzaklarını depoladıkları için daha rahat olacaklar.

      Tarihi fırsat şudur : Abd himayesinde bir birleşik İslam Devletleri topluluğu..Halifesi ve şer'i anayasası olan..Biliyorum garip geliyor ama bu bence bir fırsattır..

      Ne demiştim ? Evet önümüzde çok trajik günler var ve tek başımıza İngiltere öncülüğündeki saldırılara karşı durmamız İmkânsız..Abd bizi kaybetmeyi göze alamayacağı için bir yerden sonra kendi özel birlikleri ile içeriden müdahale edecektir.

      ***

      Peşmergelere bakıpta aldanmayın.. Türkiye'nin inanılmaz ama gerçek olan ama bana göre aptal cesareti yaptığı bir kamufle operasyon.. Siz zannediyor musunuz ki o peşmergeler saf peşmerge ? içlerinde özel birliklerimizden de var..Yalnız dedim ya aptal cesareti..Çok ileri giderlerse ülke olarak çok daha büyük bir belayı üzerimize çekeceğiz : Rusya.. Evet,Abd-Rus bloğu Türkiye'ye birşey olmasını şu an için menfaatleri gereği istemiyor fakat öyle bir kıvılcım düşünün ki Ruslar hemde işgal için bize gelsinler..

      Neyse çok konuştum yalnız şuna eminim inşallah güzel günler yakındır ancak sistem/rejimde çökecektir unutulmasın.. Kemalizmde bitecek yerine püri pak İslam gelecek inşallah..Malum enkazın üzerine sağlam bina inşa edilmez,çürük demokrasi/laikliüin üzerine de İslam katı çıkılmaz,Cenabı Mevla müsaade etmez..

      Sil
    3. Son birşey yazmadan edemeyeceğim : Kobani tam bir gövde gösterisidir. İngiliz öncülüğündeki koalisyon abd-rus-türk ittifakını kırmak için yunanistanı da üzerimize salacak böylece ortodoks ruslar yunan ve türk arasında tercihte bırakılacak yalnız böylelikle türkiyeyi avrupa istemeyecek,nato-rus savaşında türkiye ab ve natodan ayrıldığı/uzaklaştığı için yırtacaktır. ingiliz plan yaptığını zannedecek fakat Mevlanın planından daha güzel plan olmayacağını bilemeyecek..

      ***

      abd yıkılmaz derken adamlar küresel sermayenin ülkeden çıkıp Çin'e yöneldiğini görünce ekonomik buhranda iç karışıklı çıkacak diye doğal afetleri yönetme perdesi altında bir sürü kamp inşa ettiler suçluları,yağmacıları vs. doldurmak için. Bu kurum olağanüstü durumlarda Başkanı bile by-pass ediyor..

      ***

      Türkiyedeki karışıklık öyle bir hâl alacak ki bir yönüyle Rusya'da Avrupa'yı bundan ötürü silecektir,hepimiz göreceğiz inşallah.. Rus'a silahlı değil silahsız gaz alan avrupa daha ehvendir..

      Sil
    4. Davut kardeş seyh Ahmed yasinin Mehdi konusunda verdigi tarihlere ben de katılmıyorum. Ancak diger analizlerini goz ardi etmemek lazim kanaatindeyim. Insanlari paranoyaya suruklemek değil de uyari diyelim..... siz hem "Özellikle büyükşehirlerde yaşayanlar ölümcül saldırılardan kendilerini korusa bile açlık,kıtlık,susuzluk,yağmalama vb. olaylar kendilerini bekliyor..l" diyorsunuz. Hem de tedbir almaya çalışanlari paranoyayla itham ediyorsunuz. Müslüman esegini saglam kaziga baglar. Bu arada yorumlarinizda İsrail e hic deginmemissiniz.... Amerika himayesinde Birleşik islam toplulugu...... fazla utopik degil mi.....

      Sil
    5. Yeşil karaltı kardeşim ama bu arkadaşlar ne zamandan beri yani ben bildim bileli felaket haberciliği yapıyorlar..yani çok uzun süreden beri. yalnız bana göre o bahsettikleri felaketlerin bir kısmının çıkmasına -çok az kaldı- diyorum..başka birşey değil.

      İsrail bu yaşananlardan sağ salim çıkacakki başına Deccal geçsin. Onlar şimdilik ikinci yükselişlerini yaşıyorlar. Yalnız tahminim o ki Rusya ve Araplar birleşip bunlara dalabilirler..Ya da yalnız Rusya dalıp nükleer silahlarından arındırabilir..

      Ütopik duruyor,kabul ediyorum. Yalnız bizim buna elimiz mahkûm. Adamlara şii-sünni kavgasını bırakıp güçlü bir birliktelik kurabileceğimizi gösterirsek bize oynarlar diğer türlü olayların durulmasına imkân yok diyorum..

      Amerikan sanayi/üretim kanadı içeride faizcilerle birbirini yiyiyor..İşidi kuran mihraklardan biri cia dir yalnız pentagon millici olduğu için adamları havadan vuruyor..Abd'de tek başlı bir yapı yok..

      Sil
    6. Bu asrın bid’alarından biri de kurgu-bilimdir. Eskiden moda, yuttur yuttur söyle. Şimdi ise ilim çağında bilimselleşti ve kurgu-bilim oldu. Kurgu derken her şey kurgulanıyor. Gevezeliğin sonu yoktur.

      Bediüzzaman 6 bin sayfalık eser yazmış. Ve bunun kendisine ait olmadığını belirtmiş. Şahsını yok saymış ve bu eserler için “Kur’an’ın manevi mu’czesidir” hatta “Kur’an’ın arşından gelmektedir” demiş. Asmanın odunu benim, ama üzümü değilim demiş. Ve şahsını değil eserlerini nazara vermiş. Bu herkesi bağlar. Mehdi ve Mehdiyet için ilmi delilerle izahat yapmış. Hatta Mehdi’nin onu programı yapabileceğini söylemiş.

      1926’dan 1949’a kadar 23 yılda eserlerinin telifini bitirmiş. Sonra basımı için uğraşmış. Bu arada lahikalarla Kur’an hizmeti ile alakalı tashihat yapmış. İşte bu son mektuplarından birinde, senin alayvari iddialarına cevap olacak şahsına yöneltilen hüsn-ü zanları, makam ve kemalatı kabul etmediğini ve yalnız eserlerini nazara verdiğini uzun uzun anlatır.

      Vazifesinin sadece imana hizmet olmak olduğunu, ahreti için çalışmaya dahi izin verilmediğini belirten bir zat ve talebeleri için ifadelerin edep dahilinde olmalı. İhlası prensip eden Nur hareketi bir makama talip olması düşünülemez. Çünkü ihlası zedeler. Hangi müceddit veya veli bir makama talip olarak hizmet etmiş ki. Onların vazifesi Allah’ın vazifesine karışmamaktır.

      Diğer dünyevi senaryolarına geline. Çin’i dünya sahnesine çıkışı 1970 sonrası. Kim tarafından ve hangi olayla. Bunu bilemediğin için AB-Çin ittifakı diye bir hatalı teşhisin olmuş. Hadiseleri daim Deccal-Mesih, Deccal-Mehdi açısından bakmadığını surece yorumlanır kurgu olarak kalır. Bundan da hadiselerin iyi okunmadığı anlamı çıkar. Ki öyledir. İstikbal senin ve senin gibilerinin zihni nur-u İman ve Kur’an ile uyuşmadığı sürece düşünceleri kurgu olarak kalır.

      Türkiye’nin son 10 yılının dış politikasını anlamış olsaydın birikimli ve hamuleli Davutoğlu için bu yorumlarda bulunmazdın. Türkiye hep tek sanraforla oynadı. Çif çift santraforla oynuyor. Bu stratejik olarak Mehdiyet’e paralel Türkiye’ini ikinci yükselişinin yeni bir katalizörü olacaktır. Türkiye’de ittihad-ı İslam olmadıkça Mehdiyet hükmedemez. O da olmayınca Alem-i İslam’ın ittihadı ve istiklali, şimdi olduğu gibi başkaları tarafından yazılan senaryolarla vesayet altında kalır..

      Hilafet devri kapandı. Şimdi onun yerinde Mehdiyet’i mündemiç olan şura-yı İslam ve ittihad-ı İslam ile temsil edilecek. O da şahs-ı manevinin eseri olacak. 1839 ile 1939 arasında nelerin olduğunu iyici bilmeden hiç kimse Deccal- Mehdi hakkın konuşma hakkı yoktur. Gözler kör olabilir. Ama tarih sarihtir.

      Sil
    7. Nur talebelerine sözümüz yok. Ama övmekte aşırıya kaçanlarda çok bu inkâr edilemez. Biliyorum kafanızdaki Mehdi Said Nursî..Ama maalesef o değil,kusura bakmayın,ne derseniz deyin o değil zira kendisi bile kendisi olmadığını ve Büyük Mehdi'nin yapacaklarını yazıyorda onu sevmekte aşırıya kaçanlar neden halâ Mehdi'dir diye tutturuyor ?

      Çin'in nasıl dünya sahnesine çıktığı belli. O kadar yazmaya tarih bilmeye de gerek yok. Ucuz işçiyi buldular,taşıdılar fabrikalarını Küresel Efendiler. Sonra baktılar ki bunlar salakça ve yönetilebilir. Abd'den sonra buraya taşınalım dediler. Abd içindeki sermayede buraya akınca yerel Abd şirketleri dolayısıyla Abd'nin milliyetçi kanadı düşman oldu bunlara. Birde bu elemanlar Abd'den bilgi çalıp Çin'e aktarıyor,geliştiriyor,bir azman çıkartıyor ortaya.

      Ha şuna gelelim : Said Nursî yecüc mecüc çinliler demiş. Doğrudur. Abd oyun edip Çin'e satılan körfez petrolüne kota koyunca o yecüc mecücler zıplaya zıplaya ortadoğuya gelirlerse şaşmam.

      Deccal ve Mehdi muhabbetine girmeye gerek yok şimdiden zira şahıs olarak henüz gelmediler. Ha hareketleri var dersek herkes kendini Mehdiyet hareketi içinde sanır.

      Türkiye'nin politikasını anlamaya gerek yok dışarıdan yönlendiriliyor zaten. Erdoğan'ın arkasında Abd olmasaydı yaşar mıydı ? Gülerim.

      Hilafet devrinin kapandığı yok. Allah ömür verirse göreceğiz. Şura'nında İslam Devletlerininde başı ŞAHIS OLARAK Hz.Mehdi aleyhisselam olacak. Said Nursî Mehdi değil diye kıskanmayalım lütfen..işini yaptı gitti bu dünyadan..

      Sil
    8. Çok kullanılan bir iki kelime. Din imtihandır. Ahirzaman’ın ne olduğu ve hizmeti de belli. Eşhas-ı müphem. Kimin kim olduğu ancak sırr-ı imtihanla anlaşılacak. Hz. Hızır’ın kim olduğunu kim biliyor ki, Mehdi bilinsin.

      Çin küresel sermayenin eseridir. Politik aktörü ise Henry Kissinger. Gizli mekik diplomasisi ile ABD’nin nazarı ve operasyonlarını Çin Hindin’den Orta Doğu’ya çekme operasyonudur. Büyük İsrail için. Yahudi’nin küresel hakimiyeti son durağı küresel sermayedir. Önce İngiliz’i kullandılar, arz-ı mev’udu alamayınca ABD’yi sürüp aldılar. Şimdi Büyük İsrail’i istiyorlar. ABD bu işte ağır davranınca Çin sahneye sürüldü. Globalizm ve neoliberalizm (troçkizm) aldı başını yürüdü. 1973 Arap-İsrail kurgulu savaşından sonra petrol fiyatlarındaki anormal artışla. Ve Sovyetler tasfiye edildi. Sovyet gitti NATO’nun yeni düşmanı ve operasyon sahası İslam Alemi. Niçin? Bu operasyonun 28 Şubat’ı ile ne planladı. Kader izin verdi mi? Hayır. Nasıl? İsrail’in iki uzak doğu devi ile Çin ve Hindistan ile gelişen ilişkileri ne için ola? Bir düşün?

      Pentagon Yahudi’nin tesir alanında. Silah sanayicileri ABD ordusunun sürekli operasyonlarda olmasını ister ki, cirolar yüksek olsun. 11 Eylül kimin tezgahı? Noconlar’a 2000’de günlerce süren şaibeli sayımdan sonra kim iktidar koltuğunu verdi? Sonra 11 Eylül oldu. Teknoloji bilişimden bir anda savunma sanayine kaydı. Loockheed’in cirosu 26 milyardan 260 milyara nasıl fırladı. ABD Dışişleri Bakanlığı ile Pentagon sürekli çekişme halindedir. Wikileaks belgelerini kim sızdırdı? Niçin. Kim kazandı?

      Kissinger 20 gün önce Dünya Düzeni kitabını yazdı ve piyasaya sürdü. Ne anlatıyordu? Çin cici, Rusya kötü. Şimdiki savaş radikal İslam (Pentagon-CIA kurgulu) ile batılı değerler arasında. Ilımlı İslam tutmadı. Eeee yeni dünya düzenini ABD kuracak. Yani Ortadoğu lime lime ve Büyük İsrail başa. İyi de halifetullah ile Mesih armut toplayıp geveze kurgucuların malzemesi olmaya devam mı edecek?

      Ne diyordu rivayetçi büyüklerimiz Deccal-Süfyan-Mesih-Mehdi birden çıkarlar. Nasıl Deccal huruç ile, Mehdi zuhur ile Mesih nüzul ile. 10 yıl içinde arka arkaya hazirun olurlar. Amma ve lakin şu tufeyli Mehdi-Deccal rivayetçileri bir türlü bulmacayı çözemedi? Sanki Levh-i Mahv İspatın şifrelerini çözmek onlara kaldı.

      Neyse Türkiye’nin politikasını çözebilmek için önce yeşil karaltının sarı Mercedes’inden inip Burak’ınkine binmen lazım. Hız farkı zaman okumasının takatini düşürüyor. (Ha sarı Mercedes’in film hikayesini biliyorsun değil mi?)

      Sil
    9. Mehdi a.s.'mın kim olduğu açık seçik bilinecek boşuna çırpınmayın. Ayan beyan ortaya çıkacak hatta O'na 'Sen Mehdi'sin' diyecek HALK. İmtihan sırrı muhabbeti bu konuda tamamen geçersiz. Üstelik Deccal'de ayan beyan bilinecek. Yok leninmiş yok stalinmiş ŞAHIS OLARAK ikisi de çıkacak meydana.

      Pentagon'un Yahudi esiri olduğu tarihe gömüldü. İsrail'i şartsız destekleyen Abd artık çok rahatsız ve çıkar yollar arıyor. 11 Eylül Abd içindeki Millî Kanadın Küresel Kanada açık ve net uyarısıdır : Para sende ama güç bende. Yahudiler içerdeki adamları vasıtası ile işe gitmediler tabii ki.

      Geveze sözünü zannedersem iki ya da üçüncü kez şahsıma kullanıyorsunuz. Her dediğiniz doğru olacak diye birşey yok,üstelik burada beni aşağılamanıza da gerek yok. Ben yine birşey demeyeceğim. Celaliniz kendinize dönmesinde..

      Türkiye'nin politikasını IŞİD Kürtlere saldırıp Kürtler ayaklandığı zaman göreceğim. Kemalist politika nasıl gümbür gümbür yıkılıyor göreceğiz.

      Gariban Said Nursî'yi Hz.Mehdi(a.s.) olarak insanlara yutturmak nafile. O geldiğinde imanı olanlar muhakkak tanıyacaklar onu.

      Türker Bey'e tarikat yolumuz değildir diyorsunuz,gariban Nursî'nin müridleri olup Şeyhinizi uçurdukça uçuruyorsunuz. Unutmayın Nursî'de zamanında Hanımıza karşıydı sonra tokatı yiyince ölene kadar o dağ senin bu mahpushane benim süründü..Kefaretini yazdığı kıymetli kitaplar ödedi.

      Sil
    10. Abdurrahim cokkonusuyor abi, bence zatinizin büyük bir hiz farki var. Buraka bindiginiz iddiasindasiniz ama 100 yıl geriden geliyorsunuz. Hala 20. Asirdan cikamadiniz. Tutturdunuz said Nursi mehdi, M kemal deccal diye. Madem 10 yilda peşpeşe çıkıyorlar Isa kim o zaman? Madem hersey sahsi manevi neden said nursi ve m kemal sahisla temsil edilmistir de o on yillik dilime koyabileceginiz temsili bir isa yok? Hic kimse cok çalıştığı icin sacindan su damlamaz efendim, alnindan damlar. Sizin bu cabalariniz beyhude, burda yaza yaza sacinizdan(!) su da damlasa mehdi şahis olarak gelecek. Siz inadiniz yuzunden ondan mahrum kalmayi goze alabilirsiniz. Ama bindiginiz burak sizi ileri degil geri götürüyor farkinda değilsiniz. Günlerdir burda çarşaf çarşaf yaziyorsunuz lakin bir kisiyi bile kendinize inandiramamis olmaniz bunun ispatidir.

      Sil
    11. Davut kardeşim aman Bediüzzaman k.s hakkında edep sınırlarını aşmayalım.Allah rızası için yapmayalım.

      Evet kendisi Mehdi a.s değildir ama zamanının en büyük velilerinden ve çok büyük bir alim idi.Allah sırrını makamını ali etsin.

      O mübareği hiçbir talebesi veya muhibbanı bi hakkın temsil edemez. Pireye kızıp yorgan yakılmaz.

      Allahın gayretine dokunur neuzubillah.

      Bu forumlarda isimler üzerinden tartışmanın böyle bir riski var malesef.

      Eğer burda bir Allah dostuna herhangi bir saygısızlık olursa çok kötü.

      Bir adama kıyamet, felaket olarak bu yeter...

      Sil
    12. Sarı arabalı Yeşil karaltılı kardeşimize

      Şimdi harikalar asrındayız. Eskiden 3 ayda, daha sonra 3 haftada, daha sonra 3 günde gidilen Hacc’a şimdi 3 saatte gidiliyor. Yani takarrub-u zaman var. Otomobil uçağın yanında geride kaldı. Meselelere intikalde sürat söz konusu. Ama inayet-i Rabbani olursa Burak hızında meselelere intikal edilir. Niye alındın ki?

      Sonra ben şu Mehdi şu Deccal demedim. Sen isimlendirdin, yorumu sana ait. Ben isim yazacak olsam taşı gediğine koyar gibi ismi koyarım. Sonra Mehdi’ye sen Mehdi’sin denecek kabul etmeyecek. Niçin? O hizmete gelmiş makam hırsı göstererek ihlasını zedeleyemez.Vazifedar haddini bilir. Deccal dahi deccal olduğunu bilmeyecek. Böyle iken kendin pişirip kendi koyduğun isimlerin yorumları sana ait. Niyet okuyarak isnad yapılamaz.

      Bediüzzaman Kevser Suresi’nin tefsirinden deccaliyetin öncülerinin başlangıcı için 19. yüzyılın başını verir, Ve ön deccaller yani bu küçük deccaller için 1222 Hicri (M.1808) tarihine işaret eder. 20 yüzyılda huruç edecek Büyük Deccallerin ileri karakolları, tabirini kullanır. Deccaliyetin keşif kollarının göründüğü tarih 1808. Türkiye’de ilk öğrenci hareketi de bu tarihtedir. Mason localarının fink attığı tarihtir. Masonik örgütlenmelerin başlattığı ve askeriyeyi karıştırdığı yıldır. 16 gemilik İngiliz filosunun Çanakkale’yi geçerek İstanbul’un önlerine kadar geldiği tarihtir. Bu fitnenin günahları 18 yıl sonra Yeniçeri Ocağına yüklenilerek lağvedilir. Ve Osmanlı’nın yıkımı başlar.

      1773 tarihindeki Yahudiler Konseyi’nin Rothschild’in başkanlığındaki küresel hükmetme toplantından 16 yıl sonra Fransa İhtilali, 5 yıl sonrası 3. Selim zamanında Osmanlı Sarayı’na Yahudi karıları casus sokulup karıştırma tarihidir. Gaye Hilafet-i İslamiye’ye suikasttir. Bu çalışmalar sonucu Yeniçeri’nin İlgasından hicri 100 yıl sonra hilafet biter. Deccalin anası muradına ermiştir. Ve o tarihlerde hem büyük Deccal hem de küçük deccal denen İslam deccali Süfyan huruç eder. Bütün rivayetlerde deccaller, Mehdi ve Mesih çağdaştır. Sadece Mesih 20-25 yıl rötarlı, büyük deccalin küresel manada tehdit haline geldiği 2. Cihan Harbi sırasında nüzul eder. Onu ancak akarribi ve ehl-i imanın ilimde rasih olanları bilir ve tanır. Herkesin bilmesi gerekmez. Sana haber vereceklerdi ama o zaman daha sen ortada yoktun. Türkiye Lozan’da başını deve kuşu gibi kuma gömdü ancak 1950 yıldan başlayarak 40 yıl sonra ne olup bittiğini, yani narkozun etkisi geçince, anlayabildi.

      Bediüzzaman Ahirzaman alametleri konusunda çok ilginç tesbitleri var. Bazılarını aşağıya alıyorum:

      Ahirzamanda vukua gelecekhâdisâta dair hadislerin bir kısmı, müteşabihat-ı Kur'âniye gibi, derin mânâları var. Muhkemat gibi tefsir edilmez ve herkes bilemez. Belki tefsir yerinde tevil ederler. “Halbuki o âyetlerin tefsirini Allah'tan ve İlimde derinlik ve istikamet sahibi olanlardan başkası bilemez.” (âl-i İmrân Sûresi: 3:7.) sırrıyla, vukuundan sonra tevilleri anlaşılır ve murat ne olduğu bilinir ki, ilimde râsih olanlar “Biz buna inandık. Muhkem âyetler de, müteşâbih âyetler de, hepsi Rabbimizin katından indirilmiştir.” (âl-i İmrân Sûresi: 3:7.) deyip o gizli hakikatleri izhar ederler.

      Sil
    13. 2* Hattâ Hazret-i İsa Aleyhisselâmın nüzûlü dahi ve kendisi İsa Aleyhisselâm olduğu, nur-u imanın dikkatiyle bilinir; herkes bilemez. Hattâ Deccal ve Süfyan gibi eşhâs-ı müthişe, kendileri dahi kendilerini bilmiyorlar.

      * Teşbihler ve temsiller suretinde rivayet edilen bir kısım hadisler, mürûr-u zamanla avâmın nazarında hakikat telâkki edildiğinden, vâkıa mutabık çıkmıyor. Ayn-ı hakikat olduğu halde, vâkıa mutabakatı görünmüyor.

      * Hem Deccalın rejimine ve teşkil ettiği komitesine ve hükûmetine ait garip halleri ve dehşetli icraatı, onun şahsıyla münasebettar rivayet edilmesi cihetiyle mânâsı gizlenmiş. Meselâ, "O kadar kuvvetlidir ve devam eder; yalnız Hazret-i İsa (a.s.) onu öldürebilir, başka çare olamaz" rivayet edilmiş. Yani, onun mesleğini ve yırtıcı rejimini bozacak, öldürecek, ancak semâvî ve ulvî hâlis bir din İsevîlerde zuhur edecek ve hakikat-i Kur'âniyeye iktida ve ittihad eden bu İsevî dinidir ki, Hazret-i İsa Aleyhisselâmın nüzulüyle o dinsiz meslek mahvolur, ölür. Yoksa onun şahsı bir mikrop, bir nezle ile öldürülebilir.

      * Hem bir kısım râvîlerin kabil-i hatâ içtihadlarıyla olan tefsirleri ve hükümleri, hadîs kelimelerine karışıp hadis zannedilir, mânâ gizlenir. Vâkıa mutabakatı görünmez, müteşabih hükmüne geçer.

      *Eski zamanda, bu zaman gibi cemaatin ve cemiyetin şahs-ı mânevîsi inkişaf etmediğinden ve fikr-i infirâdî galip olduğundan, cemaatin sıfat-ı azîmesi ve büyük harekâtı o cemaatin başında bulunan şahıslara verildiği cihetiyle, o şahıslar, harika ve küllî sıfatlara lâyık ve muvafık olmak için yüz derece cisminden ve kuvvetinden büyük bir acûbe cisim ve müthiş bir heykel ve çok harika bir kuvvet ve iktidar bulunmak lâzım geldiğinden öyle tasvir edilmiş. Vâkıa mutabakatı görünmüyor ve o rivayet müteşabih olur.

      *Hem iki deccalın sıfatları ve halleri ayrı ayrı olduğu halde, mutlak gelen rivayetlerde iltibas oluyor; biri, öteki zannedilir. Hem Büyük Mehdînin halleri sâbık mehdîlere işaret eden rivayetlere mutabık çıkmıyor, hadîs-i müteşabih hükmüne geçer. İmam-ı Ali (r.a.) yalnız İslâm Deccalından bahseder.
      *****
      Günümüzün hadiseleri Körfez ve Irak operasyonu 3. Dünya Savaşının muharebeleridir. IŞİD gibi hadiseler ise operasyoneldir. Bunları ahir zamanın muharebelerinin yönü değiştirme taktiği sayabilirsiniz ama, Mehdi ve Süfyan hadiseleri ile bağdaştırılamaz. Çünkü finali oynuyoruz. O şeyh gibi dini hizmetleri bırakıp dünyevi yorumlarda bulunmak özellikle ehl-i tarikin işi değildir. Türkiye 220-30 yıldan beri hiç bu kadar güçlü olmamıştı. Artık Alem-i İslam’ın ana oyuncusudur. Eskiden 100 yılda meydana gelen olaylar şimdi 7 yıla sığıyormuş. Armageddon dahil neler olacak neler. 2015’te ise ne olacak 1 Ocak’ta yazacağım.

      Türkiye’de Hz. Bediüzzaman’ın, Süleyman Tunahan Hazretlerinin (K.S), İstanbul’da 30-40-50’li yıllarda ehli tarikin hizmetlilerinin yaptıkları hayati hizmetlerini kadrini bilmez, nevzuhur tayyerelerle olaylara bakarsanız çok yanılırsınız. Bu çalışmaların hepsi Mehdiyet'in icraatlmarıdır. Önümüzde 2020 sonrası, Selçuk-Osmanlı’nın 700 yıllık haşmetine denk 70 yıllık ihtişam yaşanacak. Ne buyurmuştu Hz. Peygamber “Kıyamete bir gün de (100 yıl) kalsa Cenab-ı Allah Mehdi’ye gönderir) değil mi? Ne zaman Hilfafet biter. ve Mehdiyet .başlar. Tarihi değişik. 1909 (İbraihm Suresi 1. ayetinin işareti) , 1913, 1919 ve 1924.

      Sil
  10. İDDİA:Hocaefendi'nin üstad Bediüzzaman hazretleri'nden Pir-i Mugan diye bahsediyor. Pir-i Mugan,Ateşe tapanların piri anlamındadır.

    CEVAP: Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi,Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerini "Hazret-i Pir-i Muğan,Şem-i Taban” gibi ifadelerle ve büyük bir tazimle yad etmekte ve onun yolunda olmayı en büyük paye kabul etmektedir.

    Pir-i Mugan: Tasavvuf dilinde dergahta söz,aşk,ışk ve sevgi konusunda insanı sarhoş edercesine mest edip Allah aşkını imal ve sevk eden ulu kişi,Mürşid-i Kamil anlamında kullanılan bir ifadedir.

    Tasaavvuf ekolününün çokça kullandığı aşk,ateş,mey,dem,kadeh,şarap,meyhane gibi kelimelerle kastedilenin bir takım haramlar olduğunu söylemek ne kadar çirkinse,Pir-i Mugan ile de "ateşe tapanların piri" anlamının kast edildiğini söylemekte o kadar abestir.

    Tasavvuftaki kor ve ateş kavramlarının mecazi anlamları vardır. Bediüzzaman hazretleri Pir-i Mugan makamının gerçekten sahibidir.

    Ateş temizliğin ve yeniden doğuşun sembolüdür. Örneğin bir yıldırım düştüğünde yanan kurumuş otlar,sap,çöp,haşarat,parazit ne varsa temizlenmiş olur,ardından yağmurlarla yeniden doğuş başlar taze sürgünler çıkar her yer yemyemiş,çiçeklerle dolar. O cehennem gibi günlerin yaşandığı,Bediüzzaman hazretleri'den sonra da böyle bir yeniden doğuş yaşanmaktadır.

    Kast edilen özetle budur. Bu ifadeden başka bir kasıt aramak en hafif tanımla ya suizan ya cahilliktir.

    ...

    YanıtlaSil
  11. Tedbîrini terk eyle,takdir Hudâ’nındır
    Sen yoksun o benlikler hep vehm‐ü gümânındır
    Birden bire bul aşkı bu tuhfe bulanındır
    Devrân olalı devrân erbâb‐ı safânındır
    Âşıkta keder neyler gam halk‐ı cihânındır
    Koyma kadehi elden söz Pir‐i Mugân’ındır

    Meyhâneyi seyrettim uşşâka matâf olmuş
    Teklîf ü tekellüften sükkânı muâf olmuş
    Bir neş’e gelip meclis bîhavf u hilâf olmuş
    Gam sohbeti yâd olmaz,meşrepleri sâf olmuş
    Âşıkta keder neyler gam halk‐ı cihânındır
    Koyma kadehi elden söz Pir‐i Mugân’ındır

    Ey dil sen o dildâre lâyık mı değilsin ya
    Dâvâyı muhabbette sâdık mı değilsin ya
    Özrü nedir Azrâ’nın Vâmık mı değilsin ya
    Bu gâm ne gezer sende âşık mı değilsin ya
    Âşıkta keder neyler gam halk‐ı cihânındır
    Koyma kadehi elden söz Pir‐i Mugân’ındır

    Mahzun idi bir gün dil meyhâne‐i mânâ’da
    İnkâra döşenmiştim efkâr düşüp yâda
    Bir pir gelip nâgâh pend etti alel‐âda
    Al destine bir bâde derd u gamı ver bâda
    Âşıkta keder neyler gam halk‐ı cihânındır
    Koyma kadehi elden söz Pir‐i Mugân’ındır

    Bir bâde çek,efzûn kap mecliste zeber‐dest ol
    Atma ayağın taşra meyhânede pâ‐best ol
    Alçağa akar sular,pay‐i hümâ düş mest ol
    Pür çûş olayım dersen Gâlib gibi ser‐mest ol
    Aşıkta keder neyler gam halk‐ı cihânındır
    Koyma kadehi elden söz Pir‐i Mugân’ındır

    Muhammed Esad Galip Dede Efendiyyu’l Mevlevi

    YanıtlaSil
  12. Soru: Gülen Hoca Efendi,geçmişte bir tv programında "Ben Üstad'ın Kürt oldugunu bilseydim elini öpmezdim,şu anda gelse elini öpmem." diye bir ifadesi olmuş mudur,öyle bir söylenti var,doğru mudur?
    Cevabımız: Değerli Kardeşimiz;
    Böyle delil ve senedi olmayan lakırdılara kulak vermek ve insanların zihninde şüphe oluşturacak şekilde yaymak caiz değildir.
    Muhterem Hoca Efendi'nin hayatı;Üstadı ve Risale-i Nurları okumak ve yaymak ile geçmişken,böyle iddialar hakikaten ucuz iftiralar sınıfından sayılır ve böyle iftiralara cevap vermek bile abesle iştigal etmektir.
    Bugün Fetullah Gülen Hocaefendi'nin onlarca eserleri ve vaaz kasetleri meydandadır,hepsinde de Üstadı ve Risale-i Nurları şiddetle övüyor. Hayatını Üstada ve Risale-i Nurlara vakfetmiş böyle bir insana,böyle adi iftiraların atılması,hakikaten münafık ve müfsitlerin hezeyanlarından başka bir şey değildir.
    Elinde delili olan,göstermesi lazım. Aksi takdirde,yalancı ve müfteri durumundan kurtulamaz...
    Selam ve dua ile...
    Sorularla Risale-i Nur Editör
    http://www.sorularlarisale.com/subpage.php?s=show_qna&id=66054
    Üstad'ın fikir ve tefekkür yönünü göstermeyip,ırk ve kimlik yönünü nazara vermeye çalışanlar,itikatsız ve zındık ırkçı taifeleridir. Bu zındıklar şimdi de Bediüzzaman ın resimlerini facebokta profillerine koyarak Hocaefendiyi,Bediüzzaman ın davasından ayrı göstermeye çalışıyorlar. Kendini nurcu gösterip menfi amaçları olan böyle insanlar nur talebesi değil,münafıklardır.
    İnsanları değerli ve yüksek kılan şey,soyu sopu değil,fikirleri ve ahlakıdır. Said Nursi bir Türk olsa ne yazar,bir Kürt olsa ne yazar,önemli olan fikirleri ve ahlaki değerleridir. Şayet bir Türk,Said Nursi?yi sırf Kürt olduğu için reddediyor ise;bu onun ırkçı ve kafatasçı olduğunun en büyük delilidir. Yine bir Kürt,Said Nursi?yi sırf bir Kürt olmasından dolayı kabulleniyor ve fikir ve ahlakından istifade etmiyor ise;yine bu kişinin ırkçı ve kafatasçı olduğu ortaya çıkar. Sonuç olarak kafatasçı ve ırkçı bir Türk ile Kürt arasında hiçbir fark yoktur,zihniyet ve kalitesizlik her ikisinde de aynıdır,tek fark birinin Türk birinin Kürt olmasıdır. İslam dini,böyle şeytanlaşmış ırkçıları kabul etmez reddeder. İslam ile ırkçılık bağdaşmaz,bir arada duramaz,bir insan ya İslam?ı ya da ırkçılığı seçer,ikisi aynı anda cem olmaz.
    Hoceefendi Üstadımız'la görüşmemiş ki elini öpmezdim desin. Mantıken mümkün olmayan bu hezeyanvari iftiraya hiç kulak asmamalı.
    Hocaefendinin ırkçılığın zararlarıyla alakalı binlerce yazısı ve kasetleri vardır. Zaten Bediüzzaman ı ve Hocaefendiyi çok az tanımaya muvaffak olmuş hiç kimse bu kişilerin ırkçılıktan çok uzak olduklarını gayet iyi bilir,böyle ucuz iftirlara inanmaz.

    YanıtlaSil
  13. gülen süfyani olsa kafir olsa münafık olsa vs diyelimki öyle...iftiralarınız ahirette sahibine VE SAHİPLERİNE SA-HİP-LERİNE (bak çoğul ek var ey ehlitarik kardeş(güya)) teslim edilmeyecekmi....?

    hani şeriat tı hani seyrüsüluk tü hani biz şöyleyiz böyleyizdi...

    PARDON DESENİZ BİLE VEBALDEN KURTULACAKMISINIZ...


    Geçmişte Museviler ve İsrail hakkındaki bazı söylemleriniz anti-semitik olarak algılandı. Buna cevabınız nedir?

    Farklı açılardan bakabiliriz bu meseleye. Birincisi; insanın düşüncelerinde değişiklik olması her zaman için söz konusudur. Nitekim yıllar önce bir yazıda bunu “Sen, dünkü 'sen', beriki de dünkü 'o' mudur? Demek ki yarınki sen 'sen', o da 'o' olarak kalmayacaktır” şeklinde ifade etmiştim.

    Muhataplarınızın söz ve davranışları sizin o mevzudaki yorumlarınıza tesir edebilir. Özellikle 90’li yıllarda içine girilen diyalog sürecinde muhataplarımızı daha iyi tanıma imkanı buldum ve daha evvelki genellemeci söylemlerimi tashih etme ihtiyacı hissettim.

    Kemali samimiyetle itiraf etmek lazım ki ayet ve hadisleri yanlış anlamış ve yaptığım izahlarda yanılmış, olabilirim. Şunu anladım ve daha sonra belirttim ki Kur’an’da veya sünnette yer alan eleştiri ve lanetlemeler belli bir inanca bağlı insanlara değil herhangi bir insanda olacak karakteristiğe yapılıyor. Bazen sözlerim amacı dışına çıkarılıyor. Bazı maksatlı çevreler konuşmanın bütünlüğünü bozup, montajlayarak sizin demediğiniz, demeyi hiç bir zaman düşünmediğiniz şeyleri size söyletiyor. Bizim diyalog adına ortaya koydugumuz gayretleri bazı kesimler 'Müslümanların Yahudi ve Hiristiyanlara bakışını yumuşatıyorsunuz' diye tenkit ettiler. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) sünnetinde olmayan hiç bir şeyi yapmadım. "O da bir insandı" diyerek yanlarından gecen bir Yahudi cenazesine ayağa kalkan Efendimizdi (s.a.v). Geçmişte İsrail’in kimi icraatlarını tenkit ettim doğru, ama masumların hayatına kasteden intihar saldırılarını da lanetledim.

    ya bu...

    utanmadınmı hiç metni montajlayıp yayınlamaktan...

    aynı şeyleri bak şu linktede bulabilirsin

    http://m.sorularlaislamiyet.com/index.php?oku=9498


    Daha önce de bahsedildiği gibi, İsrailoğullarına Hz Musa ile Firavun'un zulmünden ve denizde boğulmaktan kurtulmak, çölde kendilerine gönderilen yiyeceklerle doyurulmak, susuzluklarını gidermek için kayadan su çıkarmak gibi nimetler verilmiş ve azaptan korunmuşlardır. Buna mukabil onlar verdikleri sözü tutmamışlar, daha sonraları bazı peygamberlerini öldürmüşler, Allah'ı unutup puta tapmaya başlamışlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmışlardır. Onlar, verilen nimetlere karşı nankörlük etmeleri, zulme sapmaları, hile, fesad ve fitne dolaplarını çevirmeleri, gurur, inat ve taassupları, haris bir şekilde mala ve dünyaya tapmaları neticesinde Allah tarafından lanetlenmişlerdir.

    Fakat bu lanetlenmenin sadece ırkî bağlamda ele alınması yanlış olur. Çünkü onlar içinde de hak ve hakikati teslim eden, iyiliği emredip, kötülüğü nehyeden kimselerin olduğu gerçektir. Nitekim Hz. Peygamber (asm) döneminde Yahudi alimlerinden olan Abdullah b. Selam kitaplarında Hz. Peygamber (asm)'in vasıflarını okumuş ve Peygamber'i görür görmez "Bu yüzde yalan yoktur." diyerek hemen iman etmiştir.

    Hiç kimse milliyetinden ve ırkından dolayı şekavete mahkum olmadığı gibi, saadete nail olmayacağı, üstünlüğün ancak takvada olduğu, kim zerre kadar hayır işlerse veya zerre kadar kötülük yaparsa muhakkak karşılığının verildiği hakikati mutlak Adaletin iktizasıdır.


    iftira ucuz olabilir....ama bedeli ne kadar ağırdır siz bilirmisiniz?

    ALLAH İFTİRACILARI LANETLER ....İFTİRACILAR LANETLİDİR....

    YanıtlaSil
  14. kurgucu davut kardeşide realitesinden dolayıda takdir ediyorum...teorisi doğruya yakındır...(tam doğruyu yani gaybı allah bilir ....yakındır kelimesi bunun içindir...)

    sevmesede en azından vebal almıyor....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. felsefem şunu da unutmayalım gülen hoca süfyan olamayacağı gibi mehdi de olamaz zira Ehli Beyt soyundan değildir. Bunu ispat edemediler..Resmî bir belge yok bu konuda..kusura bakma hayallerini yıktıysam ama Sana şunu söylerim :

      Bana öyle geliyor ki Hoca milliyetçi bir adam,bunda şüphe yok. Dinide önemsiyor. Yalnız hatası şu oldu ki : Beşerî sistemlerle İlâhi sistemi hakîm kılmak istedi ancak dediğim gibi yağ ile su karışmaz,ka-rı-şa-maz..Bu yolda herkesle ittifak yaptı bunu da anlarım : Harp hiledir diye düşündü..Yetiştirdiği kişilerin kendisine Mehdi/Mesih zannıyla bakmasına ses çıkartmadı çünki bu yolla bağlılıklarını arttırmak ve morallerini yüksek tutmaları açısından ses etmedi.

      Zamanında kurumlarında yetişenleri devletin bildiğimiz yerlerine yerleştirdi ve müthiş bir istihbarat faaliyetinde bulundular. Bunu sevmesemde takdir ediyorum. Zira bana göre İslâm böyle devleti ele geçirmekle hakim kılınmaz,metod yanlıştır..

      Dedim ya her kesimle belirli bir yere gelene kadar işbirliği yaptı,bunu mazur görürüm..

      En sonki operasyonlarda da Gülen'in kendisi ve ekibi müstesna operasyonu yapanlara suç bulmuyorum. Ortada bir yolsuzluk varsa hesabı verilmeli ancaaaaak.. Erdoğan Erbakan'ın sermayeyi sessizce palazlandıramadığı için yıkıldığını anladı ve sermayeyi kendisinden oluşturmaya,güçlenmeye başladı..devam edecek.

      Sil
    2. Bu güçlenmeden cemaatte payını aldı.

      Ben bir yerden sonra şuna inanırım : Hoca Abd'de küresel sermaye tarafından esir tutuluyor. Hassas ve korumacı bir kişiliğe sahip olduğu için kendisini esir tutanların tehditlerine boyun eğdi ve operasyonu yaptırtdı.

      Diğer yandan yine birşey diyemeyeceğim ama bu Küresel güçler tehditin yanında Erdoğanı devirmesi karşılığında ona Halifelik teklif etmiş olabilirler. Yine iyi niyetimden söylüyorum kendisi belki de bu teklifi ümmetin yararına olacağını düşünüp kabul etmiş olabilir..

      Yalnız yine ben en can alıcı yere değinmek istiyorum : Her ne kadar fikirlerinin bir kısmından hazzetmesemde operasyonel ve teşkilatlanma adına müthiş bir yapıdır bu cemaat. Yalnız Hakk batılın üzerine bina edilemeyeceği için Keremi bol Rabbimiz müsaade etmedi..

      Ha ben bilmem mi fethullah haindir laindir ...'dir ...'dir demeyi..biliyorum ve içimde sakladıklarım da var yalnız ben iyi yönlerini düşünüp hakaret etmeden düşündüklerimi yazmaya çalışıyorum..

      Sil
  15. güzelde yazıyorsun...uslüb örneğisin...

    takdir ediyorum...

    teorinin çoğu doğru...

    fakat tek bir noktayı kaçırdığın için teori bozuluyor...

    gülen herkezle iyigeçinmeye çalıştı...fakat bir xxxx teşkilatı ne gülenle iyi geçindi nede gülen onlara yaklaşmaya çalışsada tamamen dışlandı...işte o xxxx hükümeti resmen ele geçirdi....koltuk kazalarını kirli çamaşırlarını kaydetti....kaçınılmaz bir yıkımla hükümeti şantajla istediğini yaptırdı yaptırıyorda....

    o xxxx i çözersen ve teorine koyarsan gerçeği göreceksin kardeşim.....

    bir şey daha...biraz kapalı olacak ama.....

    gülen hata yaptıysa hz hüseyinin yaptığı hatayı yaptı....zira o fitnedede fitneci aynı xxxx tir....bilen anlar...kerbelayı ve osmanlıda derin devlet olgusunu iyi anlamanı ümit ederim....

    saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o bahsettiğin teşkilat mit oluyor herhalde..bende şunu derim : ülkelerin gizli servisleri her türlü pis işleri yaparlar. gülen oraya adam soksaydı dahi o pis işlere onların girmeleri mümkün değildi. benim tanıdığım bu hareket -aksi ispat edilmediği sürece- öldürme taraftarı değildir ve mensupları da bunu yapamaz,hiç zannetmiyorum..böyle işlere girememenize yani istihbarata adam sokamamanıza birde bu gözle bakılması gerekir bence.. hareket yıkım taraftarı değildir yapım taraftarıdır.hakkında ne derseniz deyin durum budur bence..itikadi yanlışlar,inanışlar,gülenin şahsı ya da cemaatinin yaptığı hatalar,günahlar bir yana bu pis işlere girmek bir yana..belki de Ulu Allah celle celalühü bu işlere karışmanızı aranızdaki duası makbullerin ya da yardımda bulunduğunuz çevrenizdekilerin perdesiz dualarından ötürü gerçekleştirmedi.ben böyle düşünüyorum bir yandan Allah affetsin..

      Sil
    2. hayır kardeş mit değil....İRAN EL MUHERABAT...HÜKÜMETTE FİNG ATIYORLAR...ARAŞTIRABİLİRSİN....AYRİETEN İSLAM TARİHİNDE KARIŞMADIKLARI TEK BİR FİTNE YOKTUR.......

      BUNLARIN DERDİ ALİ SEVGİSİ DEĞİL ÖMER OSMAN DÜŞMANLIĞIDIR...

      Sil
    3. İran meselesi biraz çetrefilli.. Ne olduklarını biliyoruz. Benim üç senaryom var İran hakkında :

      -Rejim değişikliği (iç isyanlar ile)

      -Körfez ülkeleri ile savaş(malum ülkeler)

      -Türkiye ile birleşme.

      Eğer tahminlerimde doğru isem üçüncü şıkkın olmasına hem Amerikan Milli Kanadı hemde Hükümet yol veriyor. Yalnız bu noktada şu da var : İranlı siyasetçiler ikirciklidir,güven vermezler..

      İran hem Küresel Sermaye tarafı ( İngiltere-Almanya-Fransa-Çin) ile hem de Millî Kanatlar ile(Amerikan Millî Devlet kanadı ve Rusya) aşık atmaya çalışıyor. Adamlar seni bir tarafa çekmeye çalışıyor ama sen mızıkçılık yapıyorsun sürekli. Ha ne mi olur ? İngiltere İran'ı parça pinçik eder kendisine yar olmassa ,Abd ve Rusya'da biri kuzeyden(R) biri güneyden(ABD) işgal eder Almanya'ya yaptıkları gibi.Ondan sonra muhaberat felan hikaye olur kafanı yorma.

      Sil
    4. sen genede bir araştır kardeş...iranınnuzun vadede geleceği pek açık değil...amerikanın vurması zaten ifşaat...yani olacak...ama yakın geçmiş ve yakın gelecekte bence türkiyeyi yıkma görevi irana verilmiş...muta kasetleri olduğunu artık akp liler bile inkar etmiyor ...iş ciddi yani..

      hükümetin yıkımı darbe ile değil kasetle olacak anlıcan....reza zarrab ve iran ajanları bunları pis çamura yatırmış anlıcan....komplo kurmuşlar el kol bağlanmış....manı manı oynatıyorlar...

      dikkat etson mgk dan ilginç seslergeliyor...bir forumda devlet içindeki menzilci bir abi uyarı yapmış sıra bize geliyor diye.....

      iran ehli sünnet istemiyor....özellikle adıyaman malatyadaki ve doğudaki ehli sünnet yapılanmalar feci rahatsızlık veriyor onlara...eeee nede olsa ömer osman düşmanı bunlar...

      mgk sert geçmiş....legal görünümlü illegal yapılanma--lar(çoğul) sözü raporları girmiş....

      irancı polisler menzili basınca görecem o ehli tarikleri....o zaman eyvah diyeceklerde....neyse.....

      Sil
  16. son bir not: gülen ahir zamanın büyük mehdisi değildir...erzurumda medine değil zaten....

    bu hadis yorumlama biçimine bağlıdır bana göre mehdiyet 3 safhadır...ikisi zatı maneviye 3. sü zattır...2 safhada zatlar da zatı maneviye dahildir...3 safhada direk zattır...ben 2 safhanın mehdiyet zatını gülen olarak görüyorum...

    bunda yöntem olarak bir vebal yoktur...

    YanıtlaSil
  17. benim ortadoğu teorimde şu....okudunmu önce sorayım? okudunmu?okumadıysan kopyalayabilirim....

    YanıtlaSil
  18. hz mehdi hariç ahir zaman şahısları aşağıdaki gibidir..

    1-süfyaninin ordusu: kualisyon güçleri

    2-süfyani : bu ordunun başına geçecek dehşetli şahıs

    3-esheb: beşar esad ve onun bayrağı

    4- ebka : barzani ve bayrağı

    5-yemani : asker kökenli türk lider ahir zamanın büyük mehdisinin sağ kolu..hidayet bayraktarı...musanın harunu...

    6-türk nahiyesinden saldıracak sapkın bidatçılar isyankarlar : pkk terör örgütü

    7-aralarında ihtilaf edecek felanca(kozmopolitan)abbasoğulları: İŞİD

    ve

    8-horasani yani şeysabani yani taş kalpli adam ümmete acıklı azap tattıracak ebka yı süfyaniyle beraber öldürecek şahıs : IRAK MEKEZİ HÜKÜMETİ BAŞBAKANI HAYDAR EL ABADİ

    Hadisi şerifler ve rivayetler ve evliya ifşaatları olayların şu şekilde olacağını söylüyor...(YAZDIĞIM HERŞEYE ALLAHU ALEM)

    1. alamet olan işidin kendi içinde ihtilaf etmesi öncesi türkiyede genel şu olaylar gerçekleşir...yünanistanla savaş,türklerin yunana galebe çalması fetih yapması bu fethin asker kökenli yemani türk komutanı tarafından yapılacak olmasının doğuda batıda herkezin duyacağı bir şekilde televizyonlardan nida edilmesi...(diğer nidalar televizyondan olmayacak kanısındayım...)şam ı kebir yünan adalarını kapsamaz ama şam tarafı yünan adalarınıda kapsar..şama yakın demektir...

    tam bu sıralarda birbirine çok yakın zamanlarda işidin ihtilafı kufe mescidinin yani hz ali türbesinin saldırıya uğraması ve ppk nın savaş başlatması olur...

    kuolisyon (süfyani ordusu) işidi bitirmek için harekete geçtiği sırada (bu olmadan önce amerikada 11 eylül saldırılarına benzer bir saldırı olup bm ve nato onayı alınabilir bu filmi daha önce görmüştük) hz ali türbesi vurulup iranın ve tüm şianın korkunç nefretine sebebiyet verilir...

    hz ali türbesinin vurulmasını biraz açmak istiyorum..biz ehli sünnet için kabenin vurulması ne ise şii ler içinde hz ali türbesinin vurulması odur...o türbe onlar için kabe kadar kutsaldır..hatta mescidi aksadan daha kutsaldır...böyle olunca ayetullahların nasıl fetva vereceğini düşünmek bile istemiyorum...

    mescid vurulanca kualisyon(süfyani ordusu) ve siyah sancak çekmiş şii milatanlardan oluşan iranın inanılmaz desteğini arkasına almış şeysabani ordusu (abadi komutasında)işid için kelle avına çıkar...

    NE YAZIIKİ ÜZÜLEREK SÖYLÜYORUMKİ IRAK VE SURİYEDEKİ SÜNNİ MÜSLÜMANLARIN ÇOĞUNLUĞU İŞİD BAHANESİYLE TAMAMEN KATLEDİLİR...

    kays savaşıda budur...kays kabilesi iyice yok edilir...kays kabilesi yüzyıllardır sünnidir...

    bu savaşta sünnilerin çoğu yok edilirken işidde artık görevini tamamladığı için bu iki sünni nefretiile kudurmuş ordu tarafından TAMAMEN yok edilir...hatta hadislerde 1 tanesi bile kalmaz deniliyor...

    şeysabaninin ümmete tattırdığı acıklı azap budur..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süfyanın o bölgede ortaya çıkabilmesi için öncelikle bölgenin bayağı bir güçten temizlenmesi lazım. Yani ayakta pek devlet ya da oluşumun kalmaması lazım ki hadislerde belirtilen yerleri alabilsin. Tüm yapacaklarını kısıtlı bir zaman diliminde yapıyor ve baktığın zaman bunların yalnızca az bir kısmı olabilmiş. Ondan önce muhakkak orada katliamların,toplu ölümlerin vs. zirve yapması lazım.

      Belki pek inandırıcı gelmeyecek yalnız bana göre Işid bundan sonra kobani örneğinde olduğu gibi kürtlere yönelecek ve pkk lısı dahil bize sığınacaklar. İşidi yabana atmayın arkasında yukarıda bahsettiğim üst akıl var. Abd kaba kuvvetle vuruyor ama inanın İngiliz şeytanî zekâsı onu da alt edecektir yalnız sanırım Rus saldırısından pek kurtulacak gibi gözükmüyor.

      Kays dediğin kabile urfa-harran yöresinde bulunuyor bir kısmı da urfanın güneyinde. İşid bize dalacak kaçarı yok..Kürtlere daha pis dalacak onunda kaçarı yok..

      Sil
    2. Kürtler azdı onlar elektirik su ödemiyor biz büyük şehirdekiler ödüyor öcakan diye yırtınıyorlarya anlamıyırum öcalan degilmiydi onkarın köyünü basıp çoluk çocuk öldüren

      Sil
    3. Kürtler diye genel bir tabir kullanmak hatalı olur. Kürtlerin bir kısmı derseniz makul... Her milletin iyisi var, kötüsü var. Kurunun yanında yaşı da yakmak rahmet ve hikmete aykırıdır. Elektrik su parası ödememek dinimize aykırıdır, hırsızlığa girer. Suçu savunamayız. Öcalan'a gelince bazı şeyler göründüğü gibi değildir. Zira PKK içinde bir çok istihbaratın elemanları bulunur. Ortada bir kürt (isyanı) realitesi varsa buna karşı tedbir almak yani yangını içerden kontrol etmek akıllıcadır. Zira evin içinde yangın çıkarmaya çalışanlar var. Buna karşı yangını yabancı kundakçıların insafına bırakılmaz. Sanırım yeterince söz söylendi.

      Sil
    4. Asıl söylenmesi gereken söz: Kürtler ve Türkler komşudur, kardeştir. Öyle olmasa da öyle olmak her ikisinin menfaatinedir. Özellikle Kürtlerin aklı varsa Arap ve Fars denizi arasında yok olmamak için aynen 1071 den bu yana olduğu gibi Türklerle ittifakı sürdürmek zorundalar. Şimdi bazı Kürtler Türklerin dostluğu yerine İsrail'in, Avrupa'nın, İngilizlerin. Neocon Amerikalıların desteğiyle oturdukları evin bir kısmını ateşe vermeye uğraşıyor. Bu strateji ancak Türklerin bu bölgeden kazınmasıyla akla uygun olabilir. Buna da kimin gücü yeter bilmem. Çünkü bu konudaki her türlü teşebbüs tarih boyunca akim kalmıştır.

      Sil
    5. Gülsevim Hamı'a

      Kürtler bu ülkenin mazlum vatandaşlarıdır. Aslında bu milletin tamamı mazlumdur, ama Kürtler 1 milim daha fazla mazlum. Medeni nimetlerden, eğitimden, ekonomiden istifade ettirilmemiştir. Niçin mi? Güvenlik gerekçeleri ileri süren Mareşal Fevzi Çakmak ve gibilerinin menfur zihniyeti yüzünden.

      Kürtler Niğbolu’nda, Viyana kapılarında, Yemen'de suriye cephesinde, Çanakkale’de ve İstiklal Harbi’nde dedelerimizle birlikte katılıp birlikte el ele öbür aleme göç ettiler. Hepsi Bedir’in Aslanları gibi şehadet şerbeti içtiler. Ha içlerinden hain çıkmadı mı? Bizden çıktığı kadar. 20 yıl bu ülkenin sokaklarında marksist-devrimci soytarılar Ye’cü Me’cüc taifesi gibi anarşi ve terörü estirdiler. Onlar neyin kurbanı idi. Kemalist sistemin. Kürtler de öyle.

      Güneydoğu 1980 yılından beri Kemalist derin odakların harp oyunları sahasıdır. Niçin? Sovyet Bloku çökerken, Org. General Torumtay TV’ye çıktı ve dedi ki: “Bundan sonra Ortadoğu’da yeni görevler alabiliriz.” Yani. NATO’nun Siyonist çevrelerce tezgahlanın yeni İslamfobia stratecisi gereği. Ama Neo Osmanlı olurlar diye bizi dışlayıp terörle oyaladılar. O bölgenin tarihi aşiretleri, dini grupları, Süryanileri göçtü gitti. Bir tarihi battı. Ateş hattı olan bölgenin insanları ihmal edildi.

      Hani vatandaştık? Neyse bütün bu kaos bizi birleştiren beton olacak. O bölge imar edilip tarihi misyonuna katkıda bulunacak. Senin gibiler hoşlanmasa da?

      Mü'min ve Müslim Kürt kardeşlerimize selam olsun

      Sil
  19. işidin tamemen yok olduğu saman süfyani ordusu(kualisyon) rakka ve deyr zor bölgesinde son temizliklerini yaparken ebka (barzani) ve horasani yani şeysabani yani abadi muhtemelen musul yüzünden yada musul barajı yüzünden yada su yollarıyüzünden yada musul barajının patlaması yüzünden yada fıratın altındaki hazine yüzünden yada vsvs yüzünden ihtilafa düşerler kırkısya savaşı başlar..savaş esnasında kualisyonun yani süfyaninin sebebiyet verdiği olağan üstü tarihte hiç görülmemiş bir olay yüzünden ebka (barzani ve peşmerge ordusu)yok edilir...

    şamda çarpışacak iki mızrak yada iki ordu ebka(barzani peşmerge) ve ırak merkezi şii yönetimi şeysabani (abadi) dir...

    ebkada yok edilince meydanı boş bulan esed (esheb) şımarır ve bayrağına bakar(büyüklenir)

    katliam felan yapar...artık ne yaparsa...kualisyon suriyeye ürdün üzerinden kara harekatı yapar...

    türkiye üzerinden değil....neden ?türk komutan hidayet sancağı yemani ASLA AMA ASLA SÜFYANİYE BİAT ETMEZDE ONDAN...BİAT EDEN EDİYOR ETMEYENDE ETMİYOR...İSTER DOĞRUDAN İSTER DOLAYLI....BİaT BİATTIR...

    yemani süfyaniye hem doğrudan hem dolaylı biat etmeyeceğinden süfyani suriyeyi ürdün üzerinden feth eder...esad devrilir...ailesiyle berber...ölür

    süfyani mimberine oturur

    bunu hazmedemeyen iran ve şeysabani süfyaniye düşman olur...iran o zamanlar karışmış olur...kualisyon şeysabaniyi yok etmek için necef(kufeye gelir...katliam yapar...iranda bana yar olmayan kimseye yar olmasın der hürmüz boğazını vurur...amerikada ama yalnız amerika kualisyon ordusu değil amerika tek başına iranı vurur...rusyada vay sen benim ortadoğudaki son müttefikimi nasıl vurursun der ve ite dalaşmaktansa köprüyü dolaşayım diyen hidayet bayrağı ülkesi yemaninin milleti türkiyeyi
    sapkın biatçı pkk nın da çağırmasıyla vurur...

    rusyanın türkiyeye girmesiyle 3. dünya savaşı başlar...

    tüm bu olaylar 3. dünya savaşından evveldir...

    rusyanın incirlik üssüne yaklaşmasıylada 3. dünya savaşı nüklüer savaşa dönüşür...

    gerisi iranın vurulduğu zaman ki ortama göre netlik kazanacağı için daha ilerisi çok muğlaktır...zira nüklüer savaşın olası etkileri şimdiden öngörülemez...

    ha son bir not....işidin kedi içinde ihtilafıyla süfyaninin(şahıs kastediyorum) ölümü 15 16 aydır...

    siyah sancak çıkmıştır...2 .2.5 yıl oluyor olması lazım...ama tamamen gizlidirler...

    nasılki işid 2003 te çıkmıştırda 2012 de adı ilk duyulmuşsa gerçek siyah sancakta böyledir...vallahi billahi tallahi kim oldukları hakkında hiçbir bilgim yoktur...

    kendilerini açığa vermeyen yüzlerle ifade edilecek kadar küçükler...

    72 ay mevzu kendilerinini açığa çıkartmaları ile başlamaz...kuruldukları an başlar...yani 72 aylık kum saati işliyor...

    YanıtlaSil
  20. yemani konusunu revize etmiş düzeltmiştim...yemenden çıkması tevil götürmüyor...

    ayrieten kızıl esheb ve alacalı ebkanın ayrı esheb ve ebkanın ayrı olduğunu açıklamıştım

    2 hadis yazıyorum ehli sünnet...

    1--Türk size hücum ettiği zaman, malı toplayan halifeniz öldüğü zaman, o halifeden sonra iki yıl içinde de azledilecek olan zayıf bir adam başa geçtiği zaman, Şam’ın batısında batma olduğu zaman, Şam’dan üç kişi çıktığı zaman, Batı insanları da Mısır’a çıktığı zaman, bunlar Süfyani’nin alametleri olacaktır.

    şamda 3 kişi çıktığı zaman...

    şam neresi ?suriye lübnan ürdün filistin güneydoğu anadolu yemenin bir kısmı ırakın bir kısmı...

    2-Biri Batıda, biri Cezire de, birisi de Şam’da olmak üzere üç grup bayrak dikilir. Fitne bunların arasında bir yıl devam ettikten sonra, Süfyani’nin çıkışı ve yaptığı zulüm ve fücuru anılır. Sonra Mehdi aleyhisselamın hurucu ve insanların Rükun ile Makam arasında O’na biatları anılır.


    kızıl esheb hicaz dan alacalı ebka mısırdan çıkar...esheb ayrı kızıl esheb ayrı kişiler ebka ayrı alacalı ebka ayrı kişiler....

    ha birde el cezire neresi derseniz işte burası

    Mezopotamya, Cezire-tül Arap, El Cezire ve Beynen Nahreyn, Dicle ile Fırat nehirleri arasında kalan bölgenin adıdır. Keban Dağları’nda başlar, Basra Körfezi’nde biter. Buraya eski Yunanlılar ve şimdiki Avrupalılar Mezopotamya’ya, Araplar El-Cezire derler. “İki nehir arasındaki bölge” anlamına gelen Mezopotamya adı Yunanca mesos (ara, orta) ve potamos (nehir) sözcüklerinden gelir. Mezopotamya, ilk çağda yeryüzünde görünen Sümer, Akad, Elem, Babil ve Asur devletlerinin kurulduğu yerdir. İklimin yaşamaya uygun olması, Dicle ve Fırat Nehirleri ile sulanan toprakların verimli olması nedeniyle birçok kavimin yerleştiği bölge olmuştur. Ancak bu bölgenin sınırları tarihi süreç içerisinde sürekli değişiklik gösterir. Çeşitli kavimlerin ortak ürünü ve mirası olan Mezopotamya, aynı zamanda Sümer, Babil ve Asur gibi en eski ve büyük uygarlıkların doğduğu bölgedir.

    YanıtlaSil
  21. teorim tüm hadislere uygundur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teorilerinin bir kısmını okudum hepsini değil. Yalnız şunu söyleyebilirim :

      -İsrail Kürtleri bulundukları ülkelerden koparıp kendisine bir şekilde bağlamak istiyor.

      -İsrail etrafındaki ülkeler ne kadar bağımsız olursa o kadar rahat eder.

      -İsrail şii-sünni savaşından son derece memnun.

      -İsrail ekonomik bir değersizleştirme operasyonu yapıp doların değerini sıfıra indirecek ve Yahudi sermayesi Abd'den tamamiyle çıktığı zaman eyaletler merkezî hükümetle çatışmaya sürüklenecek. Bundan mütevellit bağımsız olma taraftarlığı artacak,bir ya da birden fazla eyalet tek başına ya da beraberce bağımsızlığa oynayacaktır. Özellikle güneydeki eyaletleri iyi analiz etmek lazım. Daha geçen gün kansasın bağımsızlığını isteyen ve aday olan bir siyasetçinin beyanatlarını izledim.

      Sil
    2. felsefe kardeş, teorileri öyle bir uyduruyorsun ki, sonra da tutup hadislere uygundur diyorsun, düşüncelerine saygılıyız ama vukua gelecek olan hadiseler kesinlikle senin bahsettiğin gibi değil.

      Sil
    3. Öte yandan Rus-Avrupa harbinde Ruslar ilk planda başarılı olacaklar fakat içeriden darbe ile devrilecekler sanırım. Abd kafa kafaya Rusyayla savaşı göze alamaz zaten o ara kendi iç işlerini bahane edip savaştan sıyırmayı düşünecektir.

      Bu aralar bir üst akıl muhabbeti dönüyor. Yeryüzünde tek bir üst akıl vardır o da Kraliçe'dir yani İngiltere'dir. Aslında herkes İsrail'i ön planda görüyor ancak irinin başı İngiltere'dir. Diğerlerinin -siyasî deha yönünden- İngiltere'nin yanında at sümüğü kadar değeri yoktur..İnanmayan tarih okusun.

      Bir diğer üst akıl ise ABD'dir. ABD'nin üst akıllığı dehasından değil araştırma-geliştirme-düşünce-strateji enstitülerinin isabetli kararlarındandır.

      Şimdi bu ikisi çarpışıyor. Zamanında çarpıştılar. Yine Kobani üzerinden çarpışıyorlar.. Bakmayın siz kobani stratejik vs. zırvalarına..bildiğin kasaba tipli barınak..Onun üzerinden gövde gösterisi yapıyorlar.. Abd'nin yapıtğı hava harekatları sayısı ve maliyetine bir bakın..Pragmatik bir devlet için kobaniye değer mi :)))

      Sil
    4. mehdi alametleri kardeşim...uymayan tek bir hadis yazsana....neresini beğenmiyorsun...kızıl esheb alacalı ebkayıda açıkladım....daha ne yapayım....

      iran ve kualisyon kays kabilesini işid bahanesiyle yok etmeyecekmi?

      karkısa kürtlerle şiiler arasında olmayacakmı....

      sağlamasıda şu....esheb esad olmasın hadi...esad gitsin yerine kızıl esheb gelsin süfyanide onu öldürsün tamam...

      eee...esad gittiğinde rusya ve iranın eli armutmu toplayacak?

      kardeşim ....fikirlerine müthiş saygım var....bu işteki en iyi 3 e sokarım seni....emeğine laf edenin anlı karışlanır...

      ama gerçek bu...bende üzülüyorum...ortadoğudakisünnilerin katledilecek olmasına ....ama takdir böyleymiş....ve yakınmış...

      Sil
    5. Rabbime daha çok dua etmeliyiz ülke olarak daha az zarar görmrk için Atatürkte Allah tarafından kurtarıcı olarak gönderilmiştir yukarda kurgucu davut kardeşimin yazdıgı atatürk kuranı kerimimizin türkçe açıklamalı yazdırmış ve dagıttırmıştır laikligi getrimiştir islamıda nasıl yaşanacagını göstermiştir insanların içinde islam yaşamak yoksa atatğrk napsın Rabbim içinden versin...

      Sil
    6. Atatürkün batması laikligin batması size ne kazandırır bilmem davut. Kardeş ama şunu bilinki ne hıca hacıkar ülkemizi atatürk zamanında ülkemizi elin gevuruna peşkeş çekmiştir. Unutmamak lazımdır

      Sil
    7. Sürç-ü lisan sebebiyle ne kastettiğiniz anlaşılmıyor.O yüzden cevap sükut....
      Hıca hacıkar nedir? Kimler ülkemizi Atatürk zamanında elin gevuruna peşkeş çekmiş. Bundan Lozan anlaşmasını kastediyorsunuz?

      Sil
    8. hazreti Nuhun hiç çocuğu olmuyormuş,-yanlışım varsa düzelt bak-
      Allaha yalvarmış dua etmiş. Allahta ona Züleyha adında bir çocuk vermiş.-yanlışım varsa düzelt bak-
      Nuh tam Züleyhayı kesecekken ,Azrail denilen melek bi keçi ile gökten inmiş-yanlışım varsa düzeltbak-..

      Sil
    9. Söyledigim hacı ve hocalar. Ülkemize gevuru yabancıları ingilizleri sokmuştur atatürk ve onun gibi subaylar ülkemizi elbirligiyle kurtarmıştır.

      Sil
    10. Milli Mücadele, Halife-i Ruy-i Zemin Sultan Vahdeddin Han Hazretleri ile ve sarıklı mücahitlerin zaferidir. Milletin zaferidir. Zaferi kazanıldıktan sonra sahte kahramanlar türedi. Onlar darbe yapıp bir gecede rejimi değiştirip ülkeyi militer ve despotik bir rejimle yönettiler. Sehpalar kurup korku saldılar. Ve Selanik Hanedanı’nı başa geçirip ülkeyi onlara sömürttüler. Türkiye’in büyük zenginlerine bak nereli ve hangi ırktan. Bülbül Deresi’nde kimler yatıyor. Bak ve öğren.

      Türk'ün ruhun zorla asi göründü hem Allah'ına ham Peygamberine. Nasıl? Senin gibi sonradan görme ve yapmalar da çıkar uzaktan kumandalı robotlar gibi böyle cık cık öter. Önce tarihini öğren. Lozan’da ne söz verildi. Necip Fazıl bunu 1950’lerin başında yazdı. Ben yıllar sonra bunu öğrenince utandım. Yerin dibine geçtim. Nerede şanlı tarih, nerede İngiliz çizmesini parlatan. Zavallı. Git de S.Ahmet’teki Özbekler Tekkesi’nin tarihi oku. Oradan Osmanlı cephaneliklerinden Anadolu’ya nasıl silah kaçırıldığını öğren. Hem de İngilizleri yatsı namazlarında uyutarak. Manevi güçler vazife başında idi. Onlar kazandı, darbeciler yedi. Şimdi mezardalar. Hepsinden hesap ve sorgusu yapılıyor. Yakında sen de gideceksin. Bakalım bu palavraları orada nasıl savunacaksın?
      .

      Sil
    11. Tamam felsefe kardeşim, övgülerin için Allah (cc) razı olsun senden, ilahi takdir olarak öncesi çok felaket tamam, ona sözümüz yok. Kızıl Esheb Cezire'de (arap yarımadasında) Cidde şehrindeki Balad beldesindeki adadan, alacalı Ebka ise Mısır'da ihvanı müslimin örgütüyle (Kays kabilesiyle) çıkıp darbeci Abdullatif Sisi'yi devirecek olan kumandandır ve kızıl Esheb ile savaşmak için Ürdün'e gelecek.
      Ayrıca Süfyani'ye 7 ya da 9 bayrak sahibi biat edecek, ama senin dediğin koalisyon toplamda 41 ülke ve Süfyani onların birçoğuyla Karkısa'da savaşıp onları yenecek.
      Ayrıca Batılılar Şam'a saldırınca Beşşar ve Mahir Esad kardeşleri yıkıp yerine kukla olarak birkaç yıllığına kendi seçtikleri batılı bir adamı koyacaklar. Onu da Süfyani diğerlerini Ürdün'de yendikten sonra sancağına baktığı zaman (anında) Dimeşk'e gelip hezimete uğratacak.
      Bir de Süfyani'den önce Abbasoğulları (Iraklılar) ile Mervaniler (Kürtler) arasındaki Karkısia savaşı var, onun için o savaş Şiilerle Kürtler arasında değil de Sünnilerle Kürtler arasında olacak ve gökten bir melek hayvanlara zorbaların etine doymaları için nida edecek.
      Tabi Batılılar'ın Şam'a saldırmaları için Şam tarafından gökten fetih müjdeleyen bir ses gelmeli ki (o anda Şam'da 100 binden fazla kişiyi yok eden deprem olacak) müminlerden bu dehşetli sese çok az iştirak eden olsa da Batılılar hırslanarak Batı'dan gelip Şam'a ulaşarak nükleer ve kimyasal silahlarla korkunç ve ürkütücü bir savaş çıkaracaklar, büyük bir dehşet ve kızıl ölüm gerçekleşecek.

      Sil
  22. Benim demek istedigim atatürkü sevmeyebilir davut arkadaşımız ama onu sevmemek atatürkün ülkesi için yaptıkkarı göz ardı edilemez heleki aratürk orman çiftligini. Bir gecede kanun çıkartıp türk miletine bagışlaması gibi ama bazı aç gözlülerin orda saray yaptırması okadar agaç katletmesi günah degilmiki girecegi yer bi karış her insan. gibi

    YanıtlaSil
  23. bağışlamış iyide memur maaşı ile orayı nasıl almış

    YanıtlaSil
  24. Arkadaşım kendisine armagan edilmiştir oda çiftlik olarak hazineye bagışlamıştır şimdikiler gibi yememiştir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasil armağan edilmiş, anlat hele....

      Sil
    2. Bakın gençlermi diyim 45 yaşında bir bayanım az çok herşeyi biliyoruz anlat hele yazacagına yaz Googleden ögren

      Sil
    3. . Kemal Atatürk'ün mal varlığı değil de serveti hakkında, halkın zihinlerinde alt yapı yoktur. Bu serveti de Kemalist rejim sakladı. Bu devlet aklıyla saklanan milli bir cehalettir.

       

      1937'de M. Kemal servetinin bir kısmını hazineye devrediyor.

       

      Atatürk'ün servetini ispatlayan belgeler:

       

      İki tane çok kuvvetli referansım var: Hasan Rıza Soyak'ın Atatürk'ten Hatıralar kitabı. Soyak, Atatürk'ün Genel Sekreteri idi.

       

      Matbuat Umum Müdürlüğü yayınlanan resmi süreli yayınlardan Ayın Tarihi isimli Dergi. 1933 senesi 43 sayılı dergi. Bu yayınlarda Atatürk'ün servetine dair uzun listeler yer alıyor. Hasan Rıza'nınki özetidir.

       

      Atatürk'ün servet bilgilerini alt üst ettiler.

       

      Derin Tarih Dergisi'nin 1. sayısına baktığımızda 1881 yılına dönüyoruz. Pembe ev denilen yer babalığına ait, annesinin kendi babasından sonra evlendiği adama ait. Zaten kendi evleri de o pembe eve yakındı. Atatürk bunu zor hazmetmişti. Atatürk'ün doğumuyla o evin alakası yok.

       

      Bizim Kemalistlerimiz altın saçlı kahraman zihniyetin altını doldurmak için bu pembe ev masalını uydurdular. Halbuki köşk yavrusunda doğdu.

       

      "Atatürk'ün serveti izah edilemez"

       

      Sadece Atatürk'ün doğduğu yer değil onun ailesinin ekonomik durumunun gerçekliği de ilkel zihniyetle alt üst edilmiştir. Kemalist ideolojinin ürünüdür. Gerçek servet gizlenmiştir. 155 bin dönüm arazisi vardır.

       

      Neden? Çünkü bu servetin kaynağının izah edilebilir yönü yok. Bu servet aileden gelmiş olamaz. Babası iflas edip, kendini içkiye vurmuş ve erken yaşta ölmüştür. Annesi, ağabeyinin yanına sığınıyor. Fakirliğin durumu ortada. O çiftlik Atatürk'ün dayısına ait değil, o çiftlikte çalışandı. Sonra Atatürk, askeri okulu kazanıp, gidiyor. Annesi başkasıyla evleniyor. Atatürk okullarını bitirince maaş almaya başlıyor. Yani ailesinden gelir hiç almadı.

       

      "Atatürk öldükten sonra efsane yaratıldı"

       

      Efsanevi Atatürk , Kemalist ideoloji ürünüdür ve Türkiye'nin temel taşıdır. Atatürk öldükten sonra efsane yaratıldı. Bu yüksek egodan dolayıdır. Bu içgüdüsel bir ilkelliğin ürünüdür.

      Sil
    4. Okul bitikten sonra...

       

      Başarılı şekilde, hızla, başarıyla tırmandı. Samsun'a hareket etmeden önce İstanbul'da 7-8 ay kaldı. Biriktirdiği para vardı. Fikriye Hanım için ayrı, annesi ve Makbule için  de ayrı ev tutuldu ve Pera Palas'ta da sürekli tuttuğu oda var. Bunlar ciddi para gerektirir. Sonra dolandırılıyor. Ankara'ya dönünce annesine ve kız kardeşine bıraktığı para bittiyse değerli eşyaların satılması için haber gönderiyor. Demek ki çok para bırakmamış onlara.

       

      Milli mücadelede yardım toplandı

       

      Hint Hilafet Komitesi milli mücadeleye yardım için para gönderdiler. Peki sonra ne oldu? 2 yıl sonra hilafet kaldırıldı. İki görüş var. Ya 380 bin lirası ya da 500 bini milli mücadeleye verdi. Yani Hintli Müslümanlar hilafet korunsun diye para gönderiyorlar. Bu gelen paradan Mustafa Kemal'in şahsi hesabıyla İş Bankası'nın kuruluşunda kullanılıyor. 10 bini Cumhuriyet Gazetesi kurucusu Yunus Nadi'ye verildi. 50 bin lira da CHP milletvekiline yapılıyor. Hintli Müslümanların gönderildiği parayla banka kuruldu, CHP'ye arpalık oldu.

       

      Halide Edip Adıvar ve eşinin Atatürk ile tartışıp yurtdışına gitmesinin nedeni bu parayla ilgili Atatürk'e Halide Edip'in ağır sözleridir. Halide Edip ve eşinin kellelerinden korkup yurtdışına çıkmalarına neden olacak demek ki çok büyük bir tartışma çıkmış. Paris'te eşiyle birlikte 12 yıl sürgün hayatı yaşadı. İnönü affıyla geldi.

       

      1923'te Atatürk Cumhurbaşkanı oldu ve...

       

      1923'te Atatürk Cumhurbaşkanı ve tabi ki maaşı var. Medyada çıkan ve yalanlanmayan habere göre Recep Tayyip Erdoğan 26 bin 800 lira alacak. Biz ekonomi olarak G20'deyiz. Bunun içindeki Cumhurbaşkanı 26 bin 800 lira alacak.

       

      Peki o dönemde o ekonomik dönemde Atatürk'ün aldığı maaş kaç liraydı? Bu Kemalist rejimin 10 Kasım 1989 tarihli Nokta dergisi referansımdır. 1928 şartlarında Atatürk 10 bin lira net maaş alıyordu. Bu ne ifade eder? bir cumhuriyet altını o dönemde 5 liraydı. Yani 2 bin 800 altın yapıyor.

       

      Bugün ise cumhuriyet altını 601 lira. Yani,1 milyon 682 bin 800 lira aylık maaş yapar. Bugün Erdoğan'a saldıranlar baksınlar ki insanlık üstüne koydukları şahıs kaç lira almış! Erdoğan'ın alacağı altın 44 buçuk fakat Atatürk'ünki 2 bin 800 altın.

       

      Şu bakiyede duran hesabın temizlenmesi lazım. O zamanlar insanlar ot yiyordu. Bugünkü gibi G20'de filan değiliz. İnsanlar açlıktan ot yiyordu.

       

      Atatürk'ün mal varlığının kaynakları...

       

      Atatürk'ün servetine kaynak olan dört kaynak var.

       

      Mete Tuncay, Marksist Yakın Dönem Siyasi Tarihi'nin uzmanlarındandır. Bu kişi Eleştirel Tarih kitabında, "Hint Müslümanlarından gelen 600 bin lira para, Mısır'dan Hidivi Abbas Hilmi Paşa'nın Türk vatandaşlığına alınması karşılığında alınan 900 bin lira. Ama bu yine de izah etmez. Mutlaka başka 'hediyeler' de vardır" diyor.

      Sil
    5. Atatürk'e tehdit mektupları

       

      Latife Hanım'ın babasından Atatürk'e yazılmış tehdit mektupları var. Bildiğimiz rant kaynağını söylersem kötü olur cümlesi yazan mektuplar. Bunlar da belge olarak mevcut.

       

      Üçüncü kaynak ise ilginçtir. Yaşar Kemal'i Atatürk sempatizanı olarak biliriz. İnce Memed cilt 2, 22'inci bölüme bakılmalı. İddia şu: İttihat Terakki yönetimi Anadolu2dan Ermenileri çıkarttılar. Ege'den de Rumları çıkarttılar. Ermeni ve Rumlardan gayrimenkul, taşınmaz mallar kaldı. Resmiyete göre hazineye verildi. Halbuki tarihi gerçeklik hazineye yüzde 10 gibi sus payı verildi. Ama kalanını da yağmaladılar. Herkesin yağmaladığı mal kendine kar kaldı.

       

      İnce Memed romanında, Atatürk'ün Mersin'deki çiftliğine değinir ve o ve diğer mallar Ermenilerden kalmadır. Yaşar Kemal'in ifadesi ile yağmalanan malların aslan payı Mustafa Kemal'e veriliyor ve o da reddetmiyor. Tarihçiler buraya odaklansın. Yaşar Kemal laf olsun diye bunları söylemiyor.

       

      Dördüncü kaynak ise; Mustafa Armağan'ın Satılık İmparatorluk kitabı. Atatürk Orman Çiftliği ile ilgili bir bilgi paylaştı. 25 Aralık 1954 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nin yayınladığı bir haber var. Haberde, Makbule Hanım Ankara Atatürk Orman Çiftliği'nin 100 dönümünün kendisine ait olduğuna dair dava açtı. O günün değeri ile o para 1 milyon lira yapıyor. Hemen ertesi günkü haberde ise, "10 köylü daha dava açtı" diye bir başlık. Habere göre, köylüler normal bir satışla satın alınmadığını söylüyorlar. Bu habere göre yapılan gasptır. Açılan davaların biri de kazanılmış ve Yargıtay tarafından tasdik edilmiştir. Bu haber Kemalistlikten taviz vermeyen Cumhuriyet Gazetesi'nde yer alıyor.

       

      Kaynak: KanalAhaber

      Sil
    6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    7. Erdogan çaldıkları ne olcak peki yurt dışına kaçırdıgı isveç bankalarındaki dolarlar adam çalıştı deniyor zaten planlanmış olanları yaptı ama nası nerde hazine var orada çalıştı sen biliyormusun denizlide büyük park yapıldı dünyanın 3 parkı olarak orda bulunan agaçların büyüklüğünü bilirim okadar kalınki beş kişi bi araya gekse elleri kavuşmaz yıkılan o agaçların altından çıkan osmanlı sikkeleri ne oldu bu altın kara para aklama rıza sarafın yaptıkları bu o altınlar devletindir hiç kimse zimmetine geçiremez ama geçirdiler rıza ne dedi çıkartmasan beni konuşurum dedi 20 gün sonra çıktı

      Sil
    8. Yukarıda paylastiklarim mühürlü belgeli, imzali, sahitli, senetli bir arastirma. Senin de varsa resmi dokumanlarin savciliga git hanimefendi. Bloglarda dedikodu yapmakla davanizi ispatlayamazsiniz.....

      Sil
    9. Dedi kodu degil Allah herşeyi bilir ve görür kör olanlarda ergeç görücektir..
      .

      Sil
    10. Yeşil karaltı, senin önceki yorumlardaki ifaden ile bu ifade farklı. Biri ali mektebinden çıkmış gibi, kimi lise mezunu gibi. Arabanı nöbetleşe başkasıyla kullanıyorsun galiba.

      Not: Yukarıdaki yorumun için cevap yazacağım.

      Sil
    11. Araba benimdir efendim. Kimseyle paylasmiyorum. Zatinizin su-i zanlarina mazhar olmuşum. Belki ummazsiniz fakat ben de risale-i nur okurum. Külliyatı yeniden okuma gayretindeyim, ama mehdiyet konusunda ortusemiyoruz ustadla, napiyim....

      Sil
    12. Üstad nerede mehdiyet iddia etmiş kardeş ? Belki üstad mehdiyet konusunda seninle örtüşüyordur !.... Adam açıkça ben onun dümdarı (öncüsüyüm) demiş. Bir asır sonra gelecek acib şahıstan söz etmiş.

      Sil
    13. Evet öyle demiş. Fakat Abdurrahim cokgungor mehdiyi şahıs olarak beklemedigi, risale-i nur Külliyatı ve hizmetlerini mehdiyetin şahsi manevisi kabul ettigi için öyle dedim. Kendisine gore mehdi de deccal de geldiler ve gittiler....

      Sil
    14. Yeşil karaltı gene sarı arabadasın galiba. Şu Burak'ı bir dene de daha çabuk intikal edersin

      Sen okuduğunu anlamıyorsun galibe. 4 Kasım günü ben sana cevabını verdim. Sırada duruyor.

      Mehdiyet Hz. Mehdi'nin açtığı yolun, hizmetin cereyanın adıdır. Yani Mehdi gelir, ancak bütün o rivayetlerde anlatılanı bir anda yapar demek akla ve mantığa ve sırr-ı teklife aykırıdır. O bir hizmet esası koyar ve cemaati onun adına hizmet eder. Bu Mehdiyet'tir. Şahıs olarak geldi ve gitti. Şimdi Mehdiyet çağındayız. Kabul etmek zorunda değilsin.

      İlkokul veya ortaokul çocuğuna MC2'nin ne olduğunu anlatmak zordur. Çünkü sayfalar dolusu bilgi lazım. Işık hızı lazım, kare almak lazım, kitleyi tarif etmek lazım. Onun yerine kısaca atom bombası denir. Şimdi bu MC2'nin inkarı mı demektir. Atom bombası yapılacak denmiş. Biri çıkmış MC2 demiş. Yok bu atom bombası değildir demek gibi bir inattır.

      Dini tabirle Hz. Peygamber (a.s) var.Bir de sünneti var. Bir yapanı bir yapılanı var. Ben Peygambere de inanıyorum ve yaptıklarının bana örnek olduğuna.

      Mehdi'nin doğumu, hizmeti, hizmetinin öldükten sonra devamı safha safha. Ehl-i velayet alem-i misalde Mehdi’nin sönük dönemini değil, parlak günlerine bakıp o hizmetinin ışıldayacağı zamanı geleceğini sanıp rivayet etmiş. Yani ahir zaman hizmetinin fecrine bakmamış sabah vaktini atlayıp öğle vaktini gelişi sanmış. Kabahat kimsenin değil. Hikmt-i ibham bunu gerektiryor. Ama sen işin hakikatini tam bilirsen Mehdi fecir vakti geldi ve sabaha kadar çalıştı kuşluk vakti gitti.Bunlar birbirinden farklı.

      Bir şey daha Bediüzzaman, Mehdi Risale-i Nur’u kendine programı yapacak demiş. Sonra Mehdi’nin vazifesini 3’e ayırmış. İman hizmeti, hayata geçiş hizmeti ve şeriat-i Muhammediye’nin inkfişafı hizmeti. Bunu şöyle ifade etmiş: “Hem bu üç vezâifi (îman, hayat, şeriat) birden bir şahısta yahut cemaatte bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerh etmemesi pek uzak, âdetâ kàbil görülmüyor. Âl-i Beyt-i Nebevînin (a.s.m.) cemaat-i nûraniyesini temsil eden Hz. Mehdî’de ve cemaatindeki şahs-ı mânevîde ancak içtimâ edebilir.” (Kastamonu Lahikası)

      Sen Risale okurken galiba aklın başka yerdeydi. Ha bunları kabul etmemek inkarını gerektirmez. Çünkü bir şeyi red başka, kabul etmemek başka iman etmek bambaşkadır.

      Tabi (sözüm meclisten dışarı) bu arada bazıları kendine veya tabi olduğuna makam payı çıkarmak için 3 vazife var öyleyse 3 Mehdi gelecek diye vecizane yumurtlamış. Ona sorsan Allah kimdir diye, kem küm eder. Ama Mehdi için döktürür de döktürür. Servetin üzerine oturup da zengin olacağım diyen aymaz gibi.

      Sil
  25. Arkadaşlar Allah aşkına kaliteli yorum ve paylaşımlara geri dönelim.

    Koca karı dedikodularına çok kolay düşüyoruz millet olarak. Bir insan malı mülkü ile değil yaptıkları ile değerlendirilir.

    Dedikodu öyle bir hastalık ki aynı esneme gibi. Biri yanında yapsa seni de tutuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel laf... Kaliteli yorum ve paylaşımlar istiyoruz...

      Sil
  26. Ergün diler bugünkü yazısında bir holywood senaryosuna benzer bir komplonun kapıda olduğunu söylüyor. Aklıma 11 eylül senaryosunun stüdyolarda nasıl yapıldığı geldi birden. Bu işe benzer bir "fitne" ye teşebbüs edebilirler.

    http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/2014/11/03/yok-daha-neler
    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------
    " Ne yapabilirler ki?
    Kabul edelim ki 30 yıldır Türk askerinin yapmadığını, yapamadığını IŞİD bir ayda yaptı! Dünya basını yazmıyor ama Kürtler cepheden kaçıyor! Kimse IŞİD'in karşısına çıkmak istemiyor! Bu gücü Ankara'ya bağlayacaklar! Uluslararası bir grup bu proje üzerinde çalışıyor! Film tadında bir şeyle gelme ihtimalleri yüksek!
    Dünya bu filme inanacak öyle mi?
    Kendi aralarında anlaşma tamamlanmış değil! "
    -------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Dikkat edin karakter hep aynı. Ya sesler kesilir biçilir taklid edilir ya da hocalar dublörlerle canlandırılıp gizli kamera işleri yapılmaya çalışılır ya da bütün bir komplo bir film gibi çekilir ve gerçekmiş gibi yutturulmaya çalışılır.

    11 eylül tarzı holywood işlerine sandy hook ve boston maratonları da eklenebilir. Merak edenler ve biraz ingilizceyle haşır neşir olanlara youtube'dan bu saldırıların nasıl holywood ürünü olduğunu seyretmelerini öneririm.

    Bu yüzyıla yani 1900-2000 arasına bilinçli hristiyanlar age of deception diyor. Yani aldatma farklı gösterme çağı tam da deccalin karakteri işte...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türker Eraslan'ın yorumuna aynen katılırım?

      Ama Allah'ın da bir senaryosu var ki, ımmmm deme gitsin. Merak etme sen.

      Sil
  27. son noktayıkoymak adına konuşuyorum...

    adam rakı içerdi....konu kapanmıştır....içmezdi deniyorsa buyrun.....

    kardeşler geçmiş 200 yılda ve önümüzdeki on yılda olmuş ve olacak şeyler tamamen prosedür ve dizayndır....

    kafirler insan aklıyla hareket etseydi tüm müslümanları böcek gibi öldürürdü...kimsede gık demezdi....hatta kutlama yaparlardı....

    siz bu vitrin planlarla kafanızı o kadar doldurmuşsunuzki...aslında gerçek çok basit...

    atatürk melun bir adamdı..haim naumdan emir alırdı....haim nahumda üstad hahamlardan...onlarda deccalden....durum bundan ibaret...

    bakın...,,

    1-ingilizler istanbulu türklere vermezler...mantıksızdır...

    2-sizi natoya almazlar mantıksızdır...

    3-bediüzzamanı yaşatmazlar...mantıksızdır...

    4-kıbrısın bir kısmını size vermezler...mantıksızdır...

    5-hatayı size vermezler mantıksızdır..

    6 sizi tek hareketle 2. dünya savaşına sokarlar mantıksızdır...

    olan hiçbirşeyin bir mantığı yok....bu mantıksızlıklar deccalin sınırlarından kaynaklanır...

    çözebildiğim sınırlar şunlardır...

    allah melekler aracılığıyla deccale bildirirki...

    1-türkleri asla yok etme...

    2 türklerin helakına asla yol verme

    3 ekmeklerinesularına dokunma....

    4 bediüzzamana dokunma dokunursan......

    5 mehdinin yoldaşlarına dokunma...

    küçük mehdilere dokunma...

    6-istanbula dokunma asla türklerden alma....

    7 mehdinin çıkışına engel olacak hiçbir şey yapma....

    8 9 10 vs...

    bunları yaparsan çıkamazsın muhakkak cezan artırılır....


    allahu alem...

    deccal sınırlar dairesinde hareket eden bir varlıktır...bu sınırları allah koyar...ve bu allahın rahmetindendir....


    en belli sınırda şudurki...deccal çıkması için hem süfyaniye hemde mehdiye yol vermek zorundadır....

    tüm ahir zaman şahsiyetlerine hem iyi olanlara hemde kötü olanlara yol verilmelidir...

    işte deccalin temel görevi budur...

    bu görev kendine verilmiş olan ilimden(cessase kıssasından bu ilmi az çok görebiliyoruz) olağan üstü bir dizayn ve prosedür uygulamaktır....

    SİZİN EN BÜYÜK YANILGINIZ ŞUDUR Kİ BU MÜTHİŞ DİZAYN VE PROSEDÜRÜN BUZAĞIYA TAPABİLECEK BİR ZİHNİYETİN ÜRÜNÜ OLDUĞUNU SANMANIZDIR.....

    DEĞİL KARDEŞİM...o salaklara kalsaydık hepimizi toptan yok ederlerdi...

    gerçi gene edemezlerdi....zira deccalin aklı olmadan bunlar türkler yanında ancak SIĞINTI olurlardı...

    atatürkte işte bu persfektiften bakılarak ahir zamanın süfyanlarından biridir...görevi kaderidir...dizaynda aktif rol oynamıştır....

    size bir beyin jimnastiği....tamamen deccalin elinde olan nato afganistan türk askeri göderirken amacı neydi?

    a-afganları dizginlemek için
    b-barış için
    c-ucuzasker diye
    d-biz ne uğraşalım türkler uğraşsın diye...

    e---MEHDİNİN YARDIMCILARI AFGANLARI SİYAH SANCAĞA TÜRKLER TARAFINDAN HAZIRLANSINLAR EĞİTİLSİNLER BU SİYAH SANCAK İÇİN GEREKLİDİR...

    SİZCE HANGİSİ...

    DECCAL KENDİ YANDAŞLARINI OLUŞTURMAK ZORUNDA OLDUĞU KADAR BİR YANDANDA DÜŞMANLARINA YOL VERMEK ZORUNDADIR...

    işte bu sebebtendirki türklere dokunamıyorlar ...hatayı ve istanbulu bize vermek zorundalar....aksi taktirde deccal çıkamaz....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ehriman gibi olmuş...fazla zorlama bence... evet deccal vazifelidir...Cenab-ı Hakkın takdiri içindedir...Deccal de bir mahluktur...

      Sil
    2. felsefem seni severiz ama bu dediklerin çok saçma olmuş ve ırk ayrımcılığı yapıyorsun! Allah (cc) Türklere büyük belalar verecek, Mehdi'nin ordusuna destek verecek olan ülke Türkmenistan'dır, Hadislere göre; Türkiye Amerika ve Avrupa ile beraber ona karşı savaşacaklar.
      Ve Deccal henüz çıkmadı, çıkması için hadislere göre; nüfusun binli rakamlara inmesi gerekiyor ve yine hadislere göre; ona 70 bin Yahudi ile 70 bin Türk tabi olacak.

      Sil
    3. Şu 70 bin Türk hadisini uydurmayın. Nerde? yazsana.Yüzü geniş olanlar tabi olacaktır hadisinden Türkler sadece çıkmaz..Sallamayın yaw..

      Sil
    4. Mehdi alametleri, ahir zamanın şahısları, deccal, Mehdi. Mesih davul zurna ilanıyla gelmez. Onların kim olduğunun bir önemi de yoktur. Onu ancak ilimde Rasih olanlar ve bazı çok az evliya bilebilir. Herkesin bilmesi de gerekmiyor. O bir hükümdar veya sultan değil ki, şu veya bu tabi olsun.

      O bir mürşiddir. Deniz Feneri gibi aydınlatır. Burası kayalık, burası gideceğin yol diye gösterendir. Dinde zorlama yoktur. Akıl ve ilmin ve eğitimin yaygın olduğu bir çağda geleceği için ilim ve ikna metodunu kullanır. Çünkü din bir tekliftir. Deccalin rejimi, askeri ve hükümeti vardır. Zulmeder, dinsizlik yayar. Ama Mehdi öyle değil o bütün dünyaya hakim olacaktan kasıttan, ilmiyle göreceği hizmet sonucu Tevhid Dini’nin yayılıp dünyaya hakimiyet kurması olarak anlaşılmalı.

      Masal kahramanları ile ilahi vazifedar kimseleri karıştırmamak lazım. Kendini kendinizi uyduruklarla hipnoz edip uyumayın ve uyutmayın. Şimdi kılıç yani silah değil kalem zamanıdır. Şimdi siyasi hakimiyet değil ilm-i dinin hakimiyetidir.Gaybi ihbarların da bir haysiyeti vardır.

      Sonra her milletin bir mümtaz vasfı vardır. Türk'ün vasfı güç ve kuvvettir. Yaşadığı Orta Asya steplerinni gerektridği sür’atül intikal ve tabiat şartlarıyla mücedele hikmeti sebebiyle. İslam onu mecrasına alarak akıtıp hizmet ettirmiştir. Çılgınca akan sulara baraj yapıp enerji ve sulama suyu olarak istifade edilmesi gibi. Acem ve Arap gibi ilmi ve edebi ve felsefi bir vasfı yoktur. Ancak Mehdiyet arefesinde izmihlala uğrayacak olan bu ırk, her iki deccale esir olacak. Onların hükmü altına girecek. İlmin geliştiği bu çağda Türk ırkı yine vahyin nurları ile kılıcı bırakıp ilimle donatılacak. Bunu yapacak olan da Mehdi ve cemaati ve benzeri dini cemaatlerdir. Niçin dünya çapında bir ilim adamımız yok. Ama şimdi emaraleri görülüyor. Demek ki, Mehdi hizmetini yapmış.

      Ali Ulvi Kurucu arada sırada Türkiye'ye geldiğinde hep şunu söylermiş. “Buradaki dini hava, dini anlayış hiçbir yerde yok. Burası bambaşka” Süfyanın gazabına uğramış bir ırkın kökünden kesilen ağacının filizlenerek yeşermesi ve eski istidadına dönmesinin bir hakikati budur. Tevile ve izaha muhtaç rivayetlerin zahiri manasına bakıp milletin kafasını karıştırmayın. Seni bana marifetullahtan bahsedebilir misin. Kadir-i Mutlak ne işleri var. Nasıl yaratır, nasıl donatır, nasıl gadap eder, nasıl rahmeti ile alemleri kuşatır. Nasıl insanı tınlayan çamurdan yaratır. Mehdi geldiğinde sizin beklentilerinizin aksine bunlara cevap verecek. Sana-bana Yaradını ilimle anlatacak. Onun bunun başını keserek kasaplık yaparak değil.

      Sil
    5. SANA HİÇ BİRŞEY DEMİYORUM SEN NERDE OKUDUN TÜRKİYE TOPRAKLARINDA YAŞIYORSAN BUNU ATATÜRKE BORÇLUSUN UNUTMA HİÇ BU BLOGA YORUM YAZMAYACAGIM

      Sil
    6. Üsteki yazım felsefe nikli kişiye

      Sil
  28. A.Yüksel'den alıntıdır.

    - 'Süfyani dımeşkten (Şam şehrinden) çıkar. Ondan önce orada zalimlerden biri vardır. O zalim gönderilir. Sonrasında süfyani çıkar ve sonrasında Mehdi çıkar' C. SUYUTİ HZ.

    - Hadis-i Şerif Silsilesinde, Önce Süfyan Çıkar, Sonra Hazreti Mehdi Çıkar Şeklinde Açık Beyanlar Var Ve Biz Bu Beyanlara Dayanarak, Dımeşk Şehrinden Çıkacak Olan Süfyan Melunu İçin Esadın Gitmesi, Yerine Yeni Bir Hükümet Tesis Edilmesi ve Bu Hükümetin de Harici Özellikler Taşıması Gerektiğine İnanıyorduk. Zaten Bu İnancımıza Ait Sürecin Yarısı Gerçekleşti.

    ÜLKEMİZDE EVLİYALARIN BAZILARININ ÇOK AÇIK BEYANATINA GÖRE BU HÜKÜMETİMİZ SON HÜKÜMETTİR. Halk Partisi Irkçı-Ulusalcı-Bir Yörüngeye Kayacak, Peşinden De Mezhepçi Bir Fitnenin Başını Çekecektir. Ancak Türk Ordusu Kendi Ayağına Kılıç Vurmayacağı İçin Bu Fitne Hareketi Tersine Çok Olumsuz Sonuçları Halk Partisi Adına Fatura Edecektir. Diğer Bir Nokta İse, Bu Fitne Hareketinin Süresidir. Bu Süre Üç İle Altı Ay Sürebilir.

    - Bu Konuda İsim Vermeden Bazı Hayatta Olan Evliyalardan Birisi Şöyle Söylemiştir:

    Yakında Bu Tayyib'e Bir Fitne Başlatırlar Ve Kötüler Bu Memleketi Karıştırır.

    Tarikat Merkezleri Kapanır.

    Ama Sonunda Çok Güzel Bir Hükümet Vukuu Bulur. Yani Dağıstani Hazretlerinin Dediği Gibi Olur. Yani Muhiddini Arabi Hazretlerinin Dediği Gibi Olur.

    Kısaca Önce Suriye Olayı, Sonra Fitne, Sonra Albayın Kurduğu Bir Hükümet, Müslüman ve Çok İyi Bir Hükümet, Sonra Rusya Yakınlaşması, Sonra Yunan Saldırısı, Sonra Rusya Saldırısı, Sonra Nato İle Mehdi Aleyhisselamın Komuta Ettiği Ordusu İle Türkler Sebebiyle -Türklere Yardım Etmek Maksadıyla- Savaş; Armegedon

    Sonra Bütün Dünyanın Hazreti Mehdi Aleyhisselamın Kontrolüne Girmesi. Yani Gariplerin Sevinmesi....

    Tabi Bu Arada Sürecin İçerisinde Daha Başka Olaylarda Vukuu Bulacaktır. Mesela, Kürtlerin İttihadı İslam Hareketi İçerisinde Yer Alması Veya Süfyan Melunun İlk İş Türklere Saldırması Gibi...

    Allah Hayy Hazretleri Bundan Sonrasını Hayır Etsin ...İnşallah.... Allah’ın Selamı Üzerinize Olsun..... A.Yüksel....

    YanıtlaSil
  29. Mustafa Özbağ Hazretleri'nin sohbetlerinden:
    Suriye İşgal Edilecek. İşgalden Önce Perişan Olacak...
    Türkiye’nin Güneydoğusunda da Özellikle Şırnak ve Nusaybin’de Büyük Fitneler Görülecek...
    Süfyan Türkiye’ye Saldıracak...
    Arab Ülkeleri Karışacak...
    Barajlar Yıkılacak...
    Süfyan Bir Çok Yeri Düşürecek ve Ordusunda Yabancı Askerler de Bulunacak...
    Türkiye’de Süfyan Fitnesi Çıktığı İçin En Geç 2015 Yılına Kadar Hazreti Mehdi Aleyhisselamın Ordusu Türkleri Ondan Kurtaracak...
    Yani Hazreti Mehdi Aleyhisselam 2007 ile 2017 Yılları Arasında Hurucunu Bulacak... İnşaallah...
    Türkler Onun Askeri Olacak... İnşaallah...
    Memleket Karıştığında Hazreti Mehdiyi Bekleyin Çünkü O Bu Topraklarının Gözetleyicisidir...
    Sonra Deccal Çıkacak. Allahın Laneti Üzerine Olsun....
    Sonra İsa Mesih Gelecek...

    YanıtlaSil
  30. Bazid'li M.Ç. kardeşimizden alıntı... Gaybi Hadisler Grubu...

    Son zamanlarda müminler Hz.Mehdi ile ilgili rüyaları sık görmeye başladılar. İşte bu zuhurunun yaklaştığının alametidir.

    Cuma günü şafak vaktine doğru, rüyamda Hz. İsa, mübarek yüzünü ve kendisini göstermeksizin bana seslendiğini işittim. Ümmeti Muhammedi Deccalden kurtaracak olan o mübarek peygamber, bana iki cümle söyledi.

    Birincisi, Batılılar Mısır'a çıktıktan 6 ay sonra Süfyani çıkacaktır,
    İkincisi, yeryüzüne intikal ettikten sonra kendisine yirmi milyon insan küfür edecektir. (inkar etmek)

    Mısır işgalini haber veren birinci mesajdaki Batılılar, Müslüman ülkeleri işgal edip zulüm yayan NATO ülkeleri olsa gerek. İsrail'in güvenliği için Müslüman kardeşleri deviren Mısır ordusu, Amerika ve diğer batı ülkeler tarafından çok destek aldı. Yakın bir zamanda, Mısır'da karışıklığın çıkacağı ve ordunun yetersiz kalıp Batılı ülkelerin müdahalesine şahit olacağız.

    Hz. Ebu Hureyre radıyAllahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Irak’a ölçeği ve dirhemi verilmeyecek. Şam’a da ölçeği ve dinarı verilmeyecek. Mısır’a ölçeği ve dinarı verilmeyecek. Başladığınız yere döneceksiniz” buyurdu ve üç kere tekrar etti.”
    (Müslim, Fiten: 33, (2896); Ebu Davud, Harac: 29, (3035))


    Nakledilen bu hadis, Irak, Suriye ve Mısır'ın savaş sonucu yaşayacağı dönemi anlatıyor. Irak işgal edildi. Sırada Suriye ve hemen ardından Mısır işgali olacak. Mısır işgalinden 6 ay sonra Recep ayında çıkacak olan Süfyani, İmam Muhammed Bakır (r.a.) göre Hz.Mehdi'den önce olmakla beraber aynı yılda çıkacaktır. Hz.Mehdi'nin zuhuru çok yaklaştı. Allah bizleri ve sizleri onun ordusunda bulundurmayı nasip etsin. (Amin)
    Bazidli M.Ç.
    Gaybi Hadisler Grubu
    02.11.2013

    YanıtlaSil
  31. Alıntıdır.....

    - Seyda Muhammed Raşid hazretlerinin (ks) sofileri onu, mübarek hazretin isminden ve babasının isminden dolayı ve dahi milyonlarca Müslümanı ve binlerce gayri müslimi irşadından dolayı hazreti Mehdi zannetmişlerdir. çünkü birçok alamet kendisinde vukuu bulmuş ve bu alametleri bilip te mübareğin üzerinde görenler, Seyda Hz.lerinin Mehdi olduğunu düşünmüşlerdir.ve bir çoğu bu soruyu kendisine zahiren sormuşlar ve şu cevabı almışlardır:

    'Evladım, Allah sizlerden razı olsun. Bu zannınız hüsnü zandır. Allah hayy Teâlâ bize bu görevi vermemiştir. Hazreti mehdi aleyhisselamın vazifeleri daha geniştir. Kendisi de hayattadır. Ancak biz ona tebaası olacak olan Müslümanları yetiştiririz'

    YanıtlaSil