.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

3 Eylül 2014 Çarşamba

PEYGAMBERİMİZİN MEZARINI YIKMA PROJESİ

'ın 'in (S.A.V) kabrinin de içinde bulunduğu Mescid-i Nebevi'yi yıkma projesi, İslam dünyasını ayağa kaldırdı. 'Genişletme' adı altındaki projeye milyonlar tepki gösteriyor...

Peygamberimiz'in mezarını yıkma projesi

Medine'de 'in kabrinin de içinde bulunduğu Mescid-i Nebevi'nin yıkım projesi Müslüman aleminin büyük tepkisine yol açtı.  Kralı Abdullah Bin Abdülaziz el-suud'un emri ile hazırlanan 'Mescid-i Nebevi'yi genişletme planı' hayata geçirilmeye başlandı. Mescid-i Nebevi'nin çevresinde yıkım startı verilirken; İngiliz İndependent gazetesi konuyu manşetine taşıdı. Gazeteye konuşan İslami Mirası Araştırma Vakfı'ndan Dr. Alawi, Hz. Muhammed'in mezarının da yıkılıp başka yere taşınacağını açıkladı. 

YERİ GİZLİ KALACAK Dr. Alawi, bu iddiasını ise Suudi bir akademisyenin 61 sayfalık belgesine dayandırdı. Dr. Alawi, Müslümanlar için, Mescid-i Haram'dan sonra en kutsal mekan olarak kabul edilen Mescid-i Nebevi'de bulunan Hz Muhammed'in kemiklerinin, Bâki Mezarlığı'na taşınacağını iddia etti. Mezarın yerinin ise gizli kalacağını vurguladı. 

KUTSAL MEKAN Mescid-i Nebevi'nin önemi ise İslam alimleri tarafından şöyle anlatılıyor:  (s.a.v) 622 yılında Medine'ye hicret ettikten sonra sahabelerle birlikte Müslümanlar'ın ilk mescidi olan Mescid-i Nebevi'yi inşaa etti. Peygamber efendimiz "Her kim benim mescidimi ve kabrimi ziyaret ederse şefaatim onu hak olur" hadisi ile mescidinin ve kabrinin önemini aktardı. Ancak Vahabiler kabir ziyareti yapanları 'Sapıklık' ile suçladı. Her yıl Hac ve Umre dönemlerinde milyonlarca Müslüman'ın ziyaret ettiği içinde Peygamber efendimiz ile birlikte Hz. Ebu Bekir (r.a) ve Hz. Ömer'in (r.a) mezarlarını yıkma projesi başlattı. 

MÜSLÜMANLARI ÖFKE SARDI


Peygamber Efendimiz'in mezarının da içinde bulunduğu Mescid-i Nebevi'nin yıkım kararı Müslümanlar'ı öfkelendirdi. Yıkımı belgeleyen Dr. Alawi, şöyle konuştu: "İnsanlar, Hz. Muhammed'in ailesinin yaşadığı odaları ziyaret ediyorlar ve mezar odasına girip dua ediyorlar. Şimdi, Suudi Arabistan Kralı, hacıların mezara gitmesini engellemek istiyor. Çünkü bunun şirk koşmak ya da putperestlik olduğuna inanıyorlar. Bu yüzden de mezarı yıkıyorlar."

18 yorum:

  1. Yaparlar abi hiç şaşırmam; yine her zamanki gibi, bize de buralardan (twitter, facebook, bloglar, forumlar vs) protesto etmek düşer.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sacred kardeş, ne zaman bezgin bekir modundan çıkıcan merak ediyorum.

      Daha makbul gördüğün bir amel varsa önce kendin denemekle başlayabilirsin.Kimisi ancak klavyesiyle buğz edebiliyor demek ki.

      Senin imkanların ve imanın daha geniş ve kavi ise, tutan yok...

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. herkes senin gibi nefsine mukayyet olamıyor malesef.

      İnsanların yaptığı işi kendince kıymetlendirmeye çalışmasan seni muhatap alma sevdalısı değilim.
      Zaman zaman böyle kendince yukarıdan bakan yorumlar yapıyorsun ve de bizim nefsimiz ıslah olmadığı için es geçemiyoruz.

      Ama sen yeter ki haddini bil. Nefsini terbiye ettiysen başkalarının yaptığı amellerin kıymetini verecek "had"dinin olmadığı da bilmem gerekir.

      Aynı usülü diyanet işleri başkanı açıklamasında da yapmıştın. Nefis tamam da makam alma da bir sıkıntı var galiba hep aynı yerde durduğuna göre...

      Kiminin bir nefes horlaması kimimizin dünya kadar sadakasından daha hayırlıdır.

      Sil
    3. Vehhabiler işi Peygamberimizin mezarını da ortadan kaldırmaya kadar getirmiştir. Konumuz dahi bu olduğundan konumuza uygun paylaşımlarınız memnuniyetle karşılanacaktır. Bu konuda en azından bir dua ile fenalığı ümmetin üzerinden savmaya çalışmalıyız. Daha önce de zındıklar Osmanlı idaresi döneminde tünel kazarak Peygamberimizin mezarına ulaşmak istemişler, ancak başarılı olamamışlardır. Malum IŞID bir açıklama yaparak Kabeyi yıkmak istediklerini söylemişler, Vehhabiler ise Peygamberimizin mezarını yok etme sevdasından vazgeçmemişlerdir.

      Sil
    4. İslamiyet o kadar kuvvetli ki, kafirler dışarıdan, münafıklar içeriden o kadar uğraşmalarına rağmen bir türlü yıkamıyorlar.

      Sil
    5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    6. Mustafa beyin haklı ricasını sonradan farkettim ve gereksiz muhataplığı sonlandırmak için de siliyorum mesajımı. Dileyen egosunu mesajlarıyla besleyip başkasına, tanımadığına ders vermeye devam edebilir. Umrumda olmayacak.

      Sil
  3. Umuma:

    Müslümanların amellerini, niyetlerini, içinde bulundukları durumu,açlıklarını,yoksulluklarını,masumiyetlerini,mahzuniyetlerini, geçmişinde uğradığı haksızlıkları, geleceğine konan ipotekleri küçük görenleri ÇEKEMİYORUM çünkü bu bir aşağılık kompleksinin sonucudur.

    Tüm dünya ve malı, bir müslümanın esnemesinden daha değerli değil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın kardeşim ama hadis-i şerifte derki: Dünyanın Allah katında bir kuşun kanat tüyü kadar değeri olsaydı, kafirler ondan bir yudum su içemeyecek idiler. Dünya bir imtihan meydanı olduğundan gayretsiz, gevşek müslümanları Allah sertçe dürtüyor ki harekete geçsinler. Uyansınlar. Maalesef hepimizde "vehen" var. Hadiste içimize vehen atılmış der. Yani dünya sevgisi yüzünden ahireti ikinci plana atıyoruz. Bu yüzden kafirin sopası ile dayak yemekteyiz. İnşaallah bu sıkıntılar geçicidir.

      Sil
    2. admin kardeşim zaten o hadisi şerife atıfla öyle söyledim.

      söylediklerinde haklısın fakat şurası da çok önemli:

      amellerde eksik bulunacaksa,beğenilmeycekse bu, ancak ve ancak KENDİ amelimiz olabilir.

      Ben senin veya bir başka müslümanın her türlü amelini kendi amelimden üstün görmek zorundayım.Aksi hali NEFS'imi beslemek olur.

      Benim bir cihad meydanında şehid olmam, orada olmayı benden daha fazla arzulayan fakat hadisi şerif gereği "evde erkeğinin hizmetini görmeyi kadınların cihadı bilen" bir kadının ecrinden daha çok OLMAYABİLİR. (dışardan baksan ben savaşıyorum canımı veriyorum o kadın çamaşır yıkıyor.You know what i am saying?)

      Bir büyük de der ki "Nazar ber kadem" manalarından biri "bakışlarını kendi adımlarında topla" demektir...

      Son yüzyılın (daha doğrusu son 300 yılın) belki de en büyük "fikri fitnesi", yapılan işlerin öneminin dünya kıstası ile ölçülmesidir.(Bir ülkenin parası çok, binaları çok, arabaları çok ise ileri ve o ülke toplumu da "başarılı" sayılıyor)

      Bugün kimileri diyor ki müslümanlar niye geride kaldı...Nedir gerilik?

      Dünya mallarının olmaması mı?Evet yok çünkü hırsız geldi çaldı...Evet kapıyı kilitlemesi gerekirdi ama hırsızın hiç mi kabahati yok?

      Kimilerimiz duayı önemsemez olduk, kalbi buğzu küçük görmeye başladık. Bu işler küçük olsa Efendimiz sav neden tavsiye etsin?

      Evet haklısın bizler hastayız fakat bunun gereği KENDİ kalbimizi tedavi yollarını araştırmaktır.

      Her halükarda Allah bizi imtihan edecek. Şimdi yaşadığımız zamanın imtihanı da bulunduğumuz durumdur ve içinde bulunduğumuz an ve şartlar bizim için en mükemmelidir.

      Bizim dahlimiz olmayan tüm işler bizim için en hayırlı neticeyle neticelenir.(Olanda hayır vardır)

      Biz farkına varamıyoruz ki, madde aleminde gerçekleşen tüm olayların mana aleminde bir tetiği vardır.Bu tetik bir peygamber duası, bir evliya duası, bir mazlumun ahı ve tamamıyla ilintili olarak Muradı ilahi olabilir.

      O tetik çekilince "başarı"yı Allah isterse bir fasığın elinden bile sadr ediyor.

      Bizler şunu bilmek zorundayız; elimizden ne geliyorsa yapmamız lazım.Ama ne geliyorsa...Bu bir karınca ağzı kadar su da olabilir, bölük bölük ordular da.Biz neyin hayır neyin şer olduğunu BİLEMEYİZ...

      Yeise düşmek iman noksanlığındandır.

      Selametle,

      Sil
  4. IŞID denilen İngiliz ordusu müslümanların kıblesi yani birliği temsil eden Kabeyi yıkmaya çalışıyorlar. İçimizden İngilizlerin başımıza muallat ettiği Vehhabiler ise ümmetin birliğini temsil eden Peygamberimizi kabrinde rahatsız ediyorlar. Dur bakalım Allahın hikmeti ne zaman bu işe gayret sillesini vuracak. Şüphesiz Kabenin sahibi olan Allah Kabeyi korumuş, İslamın peygamberi de Allahın izniyle kendini korur...

    YanıtlaSil
  5. 'Kabrin taşınması gündemimizde yok'
    04.09.2014 Suudi Arabistan yönetimi, Hz. Muhammed'in Medine'de bulunan kabrinin yıkılarak, mezarın taşınacağı haberlerini yalanladı. Yapılan resmi açıklamada, "Böyle bir düşünce gündemimizde bulunmamaktadır" denildi. İngiltere'de yayımlanan Independent gazetesi, Mescid-i Nebevi'de önümüzdeki yıl başlayacak genişletme çalışmaları çerçevesinde kabrin taşınacağını yazmıştı.

    YanıtlaSil
  6. 'Bizim kültürümüzde Kâbetullah’ı tepeden izlemek yok'

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, hac farizası için kutsal topraklarda bulunan gurbetçilerle bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Görmez, Kabe’ye yukarıdan bakan gökdelenleri eleştirdi.

    Daha önceki ziyaretinde 20. katta bulunan bir odada kaldığını ve cama yaklaştığında dizlerinin titrediğini belirten Görmez, “Bizim kültürümüzde Kâbetullah’ı tepeden izlemek yok” dedi. Şikayetini hac bakanına ilettiğini söyleyen Görmez, kutsal topraklarda tarihin her geçen gün yok olduğunu vurguladı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni kabe projesinin resimlerini görmüşsünüzdür, Kabe görünmüyor bile. Işid "Kabe'yi yıkacağız" diye bir açıklama yapmıştı, ne kadar da tepki göstermiştik ama..! Şimdi bu projeyle daha 'soft' bir yıkım gerçekleşince, iş meşru mu oluyor?

      Sil
    2. Kutsal mekanların korunması da bir ehliyet işidir. Yavuz Sultan Selim Han’ın hutbede kendisi için “Sahibül Harameyn” sıfatını yakıştıran imamı ikazı ne idi? “Hadim-ül Harameyn de” olmuştu. Yani sahibi değil hizmetkarı. O sebeple Hilafet 484 yıl bize geçip bütün Alem-i İslam’a salat-ı kübrasına imamet etti.

      Sonra o hizmet bizden gitti. Sebebi çoktur. Ama şayet şimdi ittihad-ı İslam olsa idi Suudiler kendi bid’a anlayışlarını göre Alem-i İslam’a ait mukaddes topraklarda böyle dünyevi ve israf kokan fiilleri olmayacaktı. Belki bir hilafet vazifesi gören ve alem-i İslam’ı temsil eden bir şura, bir meclis veya bir kongre olsaydı buna müdahale edip durduracaktı. Ama bölünmüşlük değil mukaddes mekanları korumak, bütün İslam dünyasını emperyalist ve haçlı vesayetin elinde oyuncak durumda tutuyor.

      1.5 milyar mü’minin önemli bir kısmının açlıkla ve fakirlikle boğuştuğu ve dini eğitimden mahrum bırakıldığı bir dönemde kendilerin bahşedilen tabii zenginliklerden gelen serveti bu uğurda harcamayıp, lükse, debdebeye sarf eden ve de mukaddes mekanlara da o debdebeyle tasarrufta bulunmalarını önlemenin tek çaresi, birinci vazife olan ittihad-ı İslam’dır. Acaba o bayrağı kim eline alıp çıkacak. Ve ne zaman. .O güne kadar zillet sürecek.

      Sil