.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

13 Ağustos 2014 Çarşamba

MEHDİ, MESİH DERKEN...

Abdurrahman DİLİPAK

Bundan sonra da Mesih ve Mehdi tartışması durmayacak, devam edecek.. Mehdi ve Mesih ile ilgili inanç Kur’an’dan değil, hadislerden kaynaklanıyor. Tevrat’ta Meşiah kavramı var. İslam geleneğinde Mesih olarak Hz. İsa kabul edilir. Hz. İsa’nın dünyada tekrar bedenlenmesi, İslam geleneğinde mutlak değildir..
Mehdilik konusu Şia’da iman meselesidir. İmamlar Nübüvvetin devamı gibi algılanır ve masumiyet isnat edilir.. İmamet ve Hilafet İslam geleneğindeki iki mezheb topluluğunun en temel aykırılık noktasıdır..
Esasen Şia’da imamın masumiyeti bir akaid sorunu olarak ele alınırken, biz de ise tarikat şeyhlerine bile amelen masumiyet isnat edilir.. Ki, elbette bu doğru bir inanış değildir, esas itibarı ile. O sebeble ki, şeyh önünde “musalla taşınma meyyit gibi olmak” istenir.. Bu ise, esasen “din büyüklerini İlah ve Rab edinmeme emri”ne karşı bir tavır olarak önümüze çıkar.. Bu iddiadakiler, Muhammed ümmetinin âlimlerini, Beni İsrail peygamberinden daha üstün olmakla nitelerler. Oysa ki, Hz. Musa ve Hz. İsa gibi azim peygamberler de Yakup oğulları arasındadır..
Bakın, Şiilerin beklediği Mehdi, zaten kendisi Hasan el Askeri’nin oğlu olan Şia imamı olan Mehdi’dir. Dolayısı ile ona göre, tek İslam vardır, o da Şia İslamı’dır. Sünnilik ise sapmadır.. Sünnilerin beklediği Mehdi ise, Fırka-i Naciye olarak ehli Sünneti tek ve hakiki İslam olarak niteleyecek ve Şia’yı sapma olarak yorumlayacaktır..
Bu inanç mensuplarının muhtemel bir Mehdi tartışması, İslam ümmetini Kerbela günlerine geri götürecektir ki, bu büyük bir fitnedir..
Kaldı ki, Sünnilerin ve Şiilerin de kendi içlerinde tek bir mehdisi yok.. Her iki kesimde de onlarca Mehdi olduğunu iddia eden adam var.. Ahmedi Necat’ın Kayınbiraderi üzerinden temas kurduğu Mehdi nasıl bir Mehdi! Hüccetiye hareketinin Mehdisi ne zaman zuhur edecek. Amerikano Mehdi ne zaman çıkacak göreceğiz..
Osmanlı’da Mehdîci hareketler arasında öne çıkan Rafızî isyanlarını bir kenara not etmek gerek.. 1240 yılındaki Babaî ayaklanması da bir kenara not edilmeli. 1665 tarihindeki Seyyid Abdullah, 1511’deki Şahkulu isyanı, 1520’de Bozoklu Celal ve 1527 tarihli Şah Kalender isyanları ihtilalci Mehdîci hareketler arasında sayılır. 1525-1528 tarihleri arasında Adana ve Orta Anadolu’da ortaya çıkan bir sürü Mehdi var. Çoğu tarikat çevresinden, inziva sonrası ortaya çıkan hareketler.. Kanuni Sultan Süleyman ve IV. Murad da Mehdî-i ahirzaman olduğunu söyleyenler olmuş. Kimine göre Erbakan Mehdi’yi karşılayacak olan zattı. Kimine göre Mehdi 2014 yılında zuhur edecek. Kimine göre Mehdi kişi değil, bir cemaat! O da Gülen Cemaati. Gülen Mesih!
Günümüzde Gulam Ahmed ve Amerika’daki siyahi Müslüman lider Elijah Muhammed de Mehdi sayılan liderler arasındadır..
Geçmişte bir çok Mehdilik olayı yaşandı.Şiiliğin ilk kollarından Keysanîyye’ye bağlı Muhtar, Muhammed bin Hanifiyye’yi Mehdi ilan etti ve  ilk defa Mesih anlamında Mehdi kelimesi kullanılmış oldu.. 700’de isyan bastırılıp Muhammed bin Hanefiyye öldüğünde bir kısım Keysaniler, Muhammed bin Hanefiyye’nin ölmediğine ve geçici olarak saklandığına inanmışlardır. Böylece Gayba ve Rucu inanışları yaygınlık kazanmaya başladı.
Şiilik meşrebinin Caferilik mezhebi de Keysaniliğin mesih inancından etkilenmiştir. 12. İmam Muhammed el Mehdi (Muhammed Muntazar) 874’de babası ve 11. İmam Hasan el Askari’nin ölümünün ardından 4, 5 yaşındayken kayboldu. 940’a kadar küçük Gayba yaşandığına ve 940’den sonra büyük Gayba haline girdiğine inanılmıştır. İsmailîlik mezhebinde, diğer sülaleden gelen ve gayba eden Mesih’in Kâim olarak Rücu edeceğine inanılmıştır. Ve bu inanç Fatımi’in ikinci imamının adı Kâim’e yansıtılmıştır.
Alevilik’te İmam Mehdi onikinci İmam diye bilinir. Dürziler de kendilerini kurtarmak üzere. Fatımi halifesi El-Hakim bi-Emrillah’ın dönüşünü beklemektedirler. Bahaîlik’te Mehdi Bahaullah’tır. 1868 yılında ortaya çıkan Bahailik İran’da mehdi inancından doğan bir dindir. 
Kadiyanilik ya da Ahmediyye hareketi olarak bilinen Pakitan kökenli hareketin kurucusu Mirza Gulam Ahmed, Mesih ve Mehdi’dir.  Şimdi buna bir de Fetullah Gülen eklenmektedir.. Gülen’in başında olduğu cemaat Mehdiyeti, kendisi de Mesihiyet makamını işgal etmektedir.. Ve 3 dini kendi inancı içinde birleştirmektedir ve bu anlamda kâinatın devamına vesile olan yüce bir şahsiyettir ve kâinatın imamı makamındadır. Böylece hem Hilafeti ve hem de İmameti şahsında birleştirmektedir.. Aynı şekilde Hristiyanlık ve Yahudilik de onun misyonu içinde yer almaktadır.
Bazı araştırmacılara göre, Risale-i Nur’ların değişik yerlerinde işaret edilen veya anlatılan Mehdikonusu, cemaatin, Mehdi’nin kendi içlerinden çıkacağı, Mehdi’nin Risale-i Nur’u bir program olarak kullanıp, O’nunla bütün dünyaya hakim olacak bir hizmeti 2000’li yılların başlarından itibaren yürüteceği beklentisi bulunmaktadır. “İstikbal inkılabatı içinde en gür sada olması beklenen İslam’ın sadası”nın, “Güneşin Batıdan doğması” beklentisi ile birleşmesi ve Sikke-i Tasdik-i Gaybi’deki işaretler, 2014 yılına işaret etmektedir.. Zaten bütün bu gelişmeler de bu tarihle irtibatlandırılmaktadır.
2014 beklentisi, sadece İslam geleneğinde değil, Yahudilik ve Hristiyanlık’ta da üzerinde çokça durulan bir zaman dilimidir.. Bu inanış, antik inançlarda da kritik bir zaman olarak işaretlenmektedir.. Kimine göre “Tarihin sonu”, kimine göre “Medeniyetler arası çatışma”nın başlangıcı, kimine göre Ehli salibin hezimeti ve İslam toplumlarının yükselişi ile açıklanmaktadır..
Eskatolojik yorumlar, Kehanetler, mitolojik anlatımlar, Mehdi, Mesih, Yecüc Mecüc ya da Gog Magog, Dabbetül Arz, Deccaliyet, Süfyan, Melheme-ı Kübra, Armagedon, Siyah Bayraklılar, Amik Ovası’nda yaşanacak büyük savaş, hepsi bu kıyamet teolojisi ile ilişkili konulardır. Bu konu burada bitmeyecek, en iyisi biz yarın da bu konuya devam edelim. Selam ve dua ile.

30 Mart 2014 Pazar

12 yorum:

  1. Abdurrahmen DİLİPAK'ın bu yazısını atlamışız. Mehdilik konusunda uyarı babında okunabilir.... Temkin her zaman şart...

    YanıtlaSil
  2. Büyük gazetelerde yazan yazarlar ne kadar büyük araştırmacı olurlarsa olsunlar KALEMLERİNİ SATMADIKLARI müddetçe bu gazetelerde yazamazlar.Çünkü SATILMIŞ GAZETELERİN YAZARLARINA "SATILMAMIŞ KALEM" VERİLMEZ.
    ABDURRAHMAN DİLİPAK' ın pek çok yazısını okuduk takip ettik ama her zaman aynı ilkeler doğrultusunda yazmadığına da şahit olduk.

    Bu yazısının ikincisini de yazacağını söylemiş, veya yazmış fakat biz okumadık, bilmiyoruz. Ancak NE YAZACAĞINI BİZ SÖYLEYELİM DE İDDİALARIMIZA DA DELİL OLSUN.

    DİLİPAK, GÜLEN CEMAATİNE ÇATARAK araştırmalarıyla Mehdi Mesih bulgularının uzaktan yakından CEMAAT ile ilgisi olmadığını ısrarla söyleyecek.(Bize göre ise bu satılmış kalemden dökülen iddialar olacak, çünkü Mehdi ve Mesih ile Cemaat arasında bir ilişki pekala olabilir.Bu da bizim araştırmalarımıza göredir.Kalemimizi de satın alacak para tedavüle çıkamaz.)

    İkinci iddiası ise Mehdi ve Mesih ile ilişki kurar ve kurmaz ama mutlaka işi AKP ye RTE ye bağlayacaktır. Ya RTE Mehdi ile ilişkili olabilir iddiasında bulunacaktır. Buna delil getiremezse de Mehdi ve Mesihliği batıl kılmaya çalışacaktır.

    YANİ DİLİPAK' A ASLA GÜVENMİYORUZ VE BİR İSLAM ALİMİ OLARAK DA GÖRMÜYORUZ.SATILMIŞ KALEMDEN ALİM OLMAZ.

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. alevi kaynaklarda mehdi rivayetlerini toplamıştım aynı sitede bir sahifede beşar esad ın övüldüğünü görünce alıntıların tümünü sildim

    YanıtlaSil
  6. konuyla ilgili
    Kral ve Ben 35. Bölüm Mehdi, Mesih ve Deccal TEK PART

    YanıtlaSil
  7. mehmet ali bulut bir mehdi yerine mehdiler olacak demiş halbuki cumhur ulema bu konuda farklıdır
    - Günümüzde “filan kişi mehdidir” veya değildir türünden tartışmalar çok oluyor. Bu konuda neler dersiniz?

    Mehdi, ismi mef’uldur, ism-i fail değildir. Yani “hidayete erdirilen” dir, “hidayete erdiren” değildir.

    Mehdiler iki kısımdır;

    Birincisi, mesela yüz kişinin hidayetine vesile olan kişi bir nevi mehdidir. Ona mehdi denilebilir. Bu neviden çok mehdiler var, her zaman da varlar. Ekmel-ül Ulema Bediüzzaman’ın tabiriyle bunlar Mehdiyyundur.

    Bir de Peygamberimiz(Aleyhissalatu vesselam)’ın haber verdiği Ahirzaman’ın beklenen mehdisi vardır ki üç özelliği olacak:

    1-Tamamıyla hâkimdir, silahı var, askeri var.

    2- Çok zengin ve cömerttir.

    3-Çok âlimdir.

    -Lenin Deccal mıdır?

    -Riyasetinde hile yapan kim ise, o deccaldır. Bu neviden deccallar çoktur.

    - Mehdi Aleyhisselam hakkında ne buyurursunuz?
    - Her sabah “bu akşam gelir”, her akşam “bu sabah gelir” diyorum. Ama görür müyüm, görmez miyim, bilemem. Geleceği kesindir. Zamanı tamamdır. Mehdi’nin zamanına kadar, en zor Irak muhaberesiydi; o da tamam. Zemin tamamdır, zaman da tamamdır. Mehdi konusunda Ehl-i Sünnet’in ittifakı vardır. Muhyiddin Arabî Hazretleri, “Onunla musafaha yaptım.” buyuruyor
    - Mehdi Aleyhisselâm hakkında, “Her sabah bu akşam gelir, her akşam bu sabah gelir” diyorsunuz. Buna paralel olarak, ümmet-i Muhammed’e bir müjde verir misiniz?
    - Bugün gelir diyemem.



    - Ama bekliyorum, diyorsunuz.
    - Evet. Geleceğini inkâr etmek mümkün değildir. Üç vasfı var ki, bunlar kimsede yok.



    - Nedir onlar?
    - Meselâ, “Humeyni, mehdi” dediler. Humeyni geldi. Zengin, evet. Hükümdar, evet. Ama adaleti icra etmekten aciz. Beceremedi. Bediüzzaman geldi, o da hükümdar değildi... Muhtemelen Uhud dağındaki altınlar Mehdî Aleyhisselâm’a kendini gösterecek.



    - Uhud’daki altınlar, Fırat’taki altınlar...
    - Gizli kalmaz ona.



    - Bildiğimiz altın madeni, hadis-i şerifte geçen...
    - Petrol de olabilir.



    - Su da olabilir mi?
    - Olabilir.



    - Tevile açık, her şey olabilir...
    - Nasıl olacağını bilemeyiz ama, geleceğine inanıyorum ve bekliyorum. Bediüzzaman kadar âlim olması lâzım, tekâmülünü ilerletmesi lazım, ki bugünkü zındıklara karşı konuşabilsin.



    - Konuşması kitâbî mi olacak, yoksa sözlü mü?

    - Kitâbî! Bugünkü bilgisayarlar, tele deccallar o zaman olursa herkes görecek Mehdî Aleyhisselam’ı.



    - Tele deccal?
    - Televizyon!



    Allah Bize Saddam’ın Ölümü Gibi Ölüm Nasib Etsin


    - Tek gözlü!
    - Ben, tele deccal evime girmeyecek, dedim. Fakat Saddam zamanında dayanamadım... Elhamdulillah, Saddam’ın iki kere kelime-i şehadet getirdiğini işittim.



    - Ondan sonra çıkardınız...
    - Evet. Saddam’ın çok aleyhindeydim. Fakat bütün dünya imanına şahid oldu.



    - Ama hâlâ Müslümanlar bu mevzuyu idrak edemiyorlar, hâlâ kızıyorlar
    - İmanından şübhe yok! Hadis’te, “Kim Lâ ilâhe illallah derse...”



    - Kurtulur...
    - Sadece “Lâ ilâhe illallah” değil, “Muhammedun resûlullah” da demeli. Saddam’ın, “Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden resûlullah” demesini, şu sağır kulağımla işittim. O anda bunu söylemek kolay değil.



    - Çok cesaretli öldü. Cellatları bile titriyordu karşısında.
    - Allah bize de nasib etsin!



    - Amin!
    - Sağır olduğumdan televizyon, cep telefonu kullanamıyorum. Birisinin bana tercüme yapması lâzım. Kulaklık yankı yapıyor.



    - Ama Saddam’ın şehadetini duydunuz?
    - Evet! Bu zamanda dört başı mamur Müslüman bulamayız. Dört başı mamur Müslüman resmiyete giremez. Hele hele, Hanefî olsa hiç giremez.



    - Neden?
    - İmam-ı Azam girmediği için. Ahmet bin Hanbel girmediği için. Daha sayayım mı?



    - Resmiyete girenlere ne diyeceğiz?
    - Arkadaş, bunlara ittiba edilir. Üç asırdır yaşayan ulemaya itibar ederiz. Artık araştırmak şarttır.



    - Neyi araştırmak?
    - Dini.

    YanıtlaSil
  8. dilipak yazının genelinde ve özellikle de şu kısmında cahilce hatalar yapmış

    " O sebeble ki, şeyh önünde “musalla taşınma meyyit gibi olmak” istenir.. Bu ise, esasen “din büyüklerini İlah ve Rab edinmeme emri”ne karşı bir tavır olarak önümüze çıkar."

    Tasavvuftaki teslimiyet konusuna bu kadar uzak olunursa böyle cahilce yorum da yapılabilir.
    Şeyhin elinde ölü gibi olma meselesi, bir müridin nefsini terbiye için şeyhine teslim olmasından başka birşey değildir.
    Nasıl ki yunus mürşidine teslim olmuş ve nefsini hizmet ile tezkiye etmiş ve bu uğurda 40 sene odun taşımış, nasıl ki bir başka mürid 40 sene lafzullah zikri yapmış veya nasıl ki başka bir mürid cehri zikir yapmış bu misallerdeki müridler mürşidlerinin elinde ölü gibi olmuş teslim olmuşlardır.

    yoksa ortada bazılarının vehim ettiği gibi ne bir ruhbanlık tabakası uydurma veya uluhiyet addetme ya da aklı tamamen yok etme vardır.

    Bir hasta ameliyat masasına yatıyor tedavi olmak için,narkozu alıyor ölüden farkı kalmıyor?Niye? en fazla 100 sene rahat yaşamak için.hiç sesini çıkarmıyor.

    Peki sonsuz bir hayat için manevi bir doktora tedavi olmak nerde kaldı?Ona teslimiyete ne oldu?Yooooo..orda nefsin bin türlü oyunu başlar işte böyle.
    Yok benim kalbim temiz
    yok kul ile Allah arasına girilmez
    yok ruhbanlık yok vs..

    Bunların hepsi vesvesedir ve "teslim"olamamaktan ve hatta tam manası ile "islam" "selam" "teslim" olamamaktan kaynaklanmaktadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah bize kuranı kerimde "sadıklarla beraber ol"mamızı emrediyor.

      EMİR...

      peki sadık kim? sıdk haline kavuşmuş olanlar kim?neden Allah bize onlarla olmamızı emrediyor?
      neden biz bir mağaraya girsek, "KENDİ BAŞIMIZA" okusak okusak okusak ve sonra sabah akşam ibadet etsek,nefsimizle başbaşa olmak "OLMUYOR" da

      günah işleyip sonrasında tövbe etmek, sadıklarla beraber olmak gibi işler "OLUYOR"

      yazar, bu kadar tahlil, yorum vs getirdikten sonra kuranı kerimin bu ayetinin gereğini de açıklasaymış iyiymiş...

      Sil
    2. "Ey o bütün iman edenler! Allahtan korkun ve sadıklarla beraber olun"

      Bu ayeti kerime TEVBE suresindedir.Dikkat..!
      TEVBE...

      Sil
  9. abdurahman dilipak boş adam.
    boş işler kovalayan ve tasavvuf düşmanlığı yapan abuk sabuk yazılar yazan bir şahsiyet.
    vahdet vahdet deyip sayıklayan fakat tasavvufu bu alanın dışına koyan bir adam...

    bunlardan uzak durmak lazım.
    bunlarla takılan şeyh düşmanı tasavvuf münkiri olup çıkar.

    bizden uzak olsunlar.

    kendi kıt akıllarıyla kendilerini nimetten sanıyorlar.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zülkarneyn kardeşim, artık bunlar gibi hakiki islamın üstündeki çer çöp ayıklanıyor, bunların da devri bitiyor zaten.

      Adam şunu yazmış utanmadan yukarda bak,

      "Bu iddiadakiler, Muhammed ümmetinin âlimlerini, Beni İsrail peygamberinden daha üstün olmakla nitelerler"

      İnsan bilmediğinin bu kadar cahili mi olur?Aklınca hadisi şerifin altını boşaltacak.Aklınca hem ümmete hem de Efendimize sav iftira edecek.

      ""Ümmetimin alimleri, İsrâiloğullarının peygamberleri gibidir." Bu bir hadisi şeriftir ve haktır.

      Siz bundan "üstündürler" diye bir mana mı anlıyorsunuz? Peki yazar bunu nasıl anlıyor veya anlamını ifsad etmeye kalkıyor?

      Haşa sanki hadisi şerif "o alimler peygamberden üstündür" demiş gibi iftira ediyor.Oysa biz kıt aklımızla ve cehaletimizle bile görüp anlıyoruz ki bu hadisi şerifin manalarından birkaçı şöyle

      1.Hz.İsa a.s nasıl Allahın izni ile ölüyü diriltti ise, Efendimiz sav alimleri (yani mürşidi kamiller) de Allahın izni ile ölü kalpleri diriltecek.
      Görmüyor musunuz şahit olmuyor musunuz bu olaya bugün?

      2.Hz.İsa as Hz.Musa as Allahın izni ile büyük mucizeler gösterdiler.Efendimiz alimleri de Allahın izni ile keramet gösterdiler ve göstermeye devam edecekler.

      veya bizim bilmediğimiz daha ne hikmetli anlamı vardır bu hadisi şerifin.

      Bir insanın bu hayattaki en büyük nasipsizliği evliya (Efendimizin alimleri) münkiri olmasıdır.

      Çünkü Allah bize o sevdiği kullarının hatırına merhamet ediyor (tabi burda Allahın lutfu keremi yine de olayın başlangıcı oluyor) aynen Efendimizin hatırına ümmetini bağışlaması gibi.

      Allah bizi sadık kullarından ayırmasın ve bizi razı olduğu kullarından etsin.

      Bu ve bu tip hayır görünen şer fikirler, şeytanın sağdan yaklaşmasıdır. Allah hepimizi korusun.

      Sil