.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

21 Ağustos 2014 Perşembe

FUTUROLOJİ

İftara doğru

Takdim:
Mustafa Necati Özfatura'yı neredeyse 40 yıldır takip ediyorum. Öngörülerinin hadisler ve evliyaullah keşiflerinden süzülmüş olduğu kanaatindeyim. Futuroloji de geleceği tahmin etmektir. Üstad Türkiya Gazetesindeki 18.8.2014 tarihli yazısında yine futurolojik yöntemle Türkiye'nin geleceğine dair kanaatlerini yazmış.

FUTUROLOJİ

Gelecek ve geçmiş gaybdır. Allahü teala Peygamberlerine ve sevdiklerine bazı gayb bilgileri vermiştir. Futuroloji gaybı bilmek değildir. Bu ilim geleceği tahmin ilmidir. 
Türkiye 10 Ağustos seçimiyle “Yeni Türkiye” kapısından giriş yapmıştır. Vesayet rejimi büyük darbe almıştır. 10 Ağustos seçimleri Erdoğan’ın zaferinden çok, milli iradenin zaferidir. Erdoğan sadece sebeptir. Milli irade ve Yeni Türkiye neticedir. 
Ak Partiyi bölmek, 2015 genel seçimlerinde iktidar olmasını önlemek için her çareye başvuracaklardır. Bu konuda rol alacak olanlar; CHP, MHP, küçük partiler, İsrail, ABD, Almanya başta olmak üzere emperyalist güçler, paralel yapı, paralel yargı, faiz lobisi, vesayet rejimi özlemini çekenler, medyanın yüzde 80’i, bu saydıklarıma bazı anayasal kuruluşlar ve İstanbul dükalığı da dahildir. 
Ak Partinin başına genel başkan ve başbakan olacak kişi asla emanetçi olmayacaktır. Ancak Erdoğan’ın reformları devam edecektir. İnkarı mümkün olmayan gerçek şudur ki; demokrasi yolunda gelişmeler, büyük projeler ve paralel yapı ile mücadele devam edecektir. 
Hıristiyan Batı demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğün de çifte standartlıdır. Yani münafıktır. Türkiye hariç 56 İslam ülkesinin liderleri ve üst seviyeli bürotratları küresel güçlerin ajanıdır. Hepsinin başında bir Mursi vardır. 
Ekmeleddin İhsanoğlu’nu İslam Teşkilatının başına küresel güçler getirdi. Bu teşkilat kan ve gözyaşına seyirci kaldı. Küresel güçler Türkiye’nin başına kendi adaylarını CHP ve MHP’yi kullanarak sürdüler. 14 parti Erdoğan’a karşı birleşti. Peki geçmişte birbirini katleden bu partilere ne olmuştu? Geçmişte birbiriyle boğuşturan güçler bu sefer Erdoğan’a karşı ittifak yaptırdılar.
40 yıldır (1974- 2014) İstanbul Barosuna kayıtlı bir avukatım. Hakim ve savcılar Avrupa Birliği standartlarına göre en az 3 hatta bazıları 5 misli davaya bakmaktalar. Maaşları da Avrupa’ya göre çok düşüktür. Yargı mensubları temiz, namuslu ve çalışkandır. Ama aynı şeyi paralel yargı için söyleyemem. Yargının bağımsız ve tarafsız olması gerekir. Paralel yargı yargı imamlarına bağlıdır. Ve bayramda memleketlerine ziyarete gitmeleri bile bu imamların iznine bağlıdır. 
Takiyye, yalan, iftira, şantaj ve insanların özel hayatına müdahale gibi İslamiyetin yasakladığı bu şeylere sahiptirler. Şu anda ülkeyi tehdit eden en büyük tehlikedir. Paralel yargı sadece Balyoz’da 97’si general 365 kişiyi yargıladı. İçlerinde elbette çok az sayıda suçlu vardır. 
Balyoz ve diğer duruşmalarda ABD ve bilhassa İsrail adına bu ülkelere karşı olan üst rütbelileri bertaraf ettiler. Ayrıca orduya sızan mensublarının önünü açtılar. Paralel yargı kasetlerle CHP, MHP ve diğerlerini esir aldı. Sessiz kalmalarının sebebi bu olabilir. 
Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı döneminde yeni Türkiye’de birçok teamüller değişecektir. 10 Ağustos CHP, MHP ve diğerlerinde  depremlere sebeb olacaktır. Vesayet rejimi taraftarları Ak Parti iktidarını sona erdirmek için, askeri darbe, yargı darbesi, partiyi kapatma, ekonomik kriz, Taksim Gezi Parkı, 17- 25 Aralık darbeleri başta olmak üzere her yolu denediler. Bu darbe teşebbüsleri ne ilk ne de sondur. Unuttukları ise halkın milli iradeye sahip olduğudur. İnşallah 2023- 2053 ve 2071 hedeflerine ulaşılacaktır. 
Peki Erdoğan’a neden düşmanlar? 1699 Karlofça Antlaşmasından 2008 yılına kadar Osmanlı ve Türkiye asla bağımsız olmadı. Süper ve emperyalist güçlerin ve onların Türkiye’deki uzantılarının vesayeti altında idi. Bu ülke ilk defa kendi menfaatlerini ön planda tutan bir strateji geliştirdi. 
Yakın zamana kadar Türkiye, ABD, AB ve İsrail’in güdümünde onlara entegre edilmiş olarak duruyordu. Küresel güçler diğer 56 İslam ülkesinde Erdoğan gibi liderler çıkar diye korku içindeler. Ortadoğu neden karışık, kan, gözyaşı ve savaşlar sona ermiyor?
Osmanlıyı yıkan güçler Birinci ve İkinci Dünya Savaşları ile Ortadoğu’da sömürge sistemi kurdular. Ortadoğu’da değişim istemiyorlar. İnsan hakları ve hukukun üstünlüğünü, bu ülke liderleri ve Batı’nın uşağı orduları ile devam ettiriyorlar. 
Küresel güçler Ortadoğu’yu eninde sonunda terk edeceklerdir. Dünya tarihinin en zalim, korsan ve terör devleti İsrail, yıkılacaktır. Ömrü olan bunu görecektir…



2 yorum:

  1. Arkadaşlar merhaba,

    Hamas Sünni mi, Şii mi bir örgüt ?

    Linkli referanslı cevap verirseniz sevinirim..

    YanıtlaSil
  2. 2023 = Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılı

    2053= İstanbul un fethinin 600. yılı

    2071= Malazgirt Savaşı 1000. yılı

    YanıtlaSil