.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

25 Mart 2014 Salı

SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİNDE GERGİN BEKLEYİŞ


IŞİD'in tehditleri saldırıya dönüşürse TSK'nın kapsamlı eylem planı hazır. 

Farklı senaryolara göre hazırlanmış 3 ayrı eylem planından söz ediliyor. Olası saldırıda öncelikle hava kuvvetleri belirlenen hedefleri bombalayacak. Yetmezse kara birliği devreye girecek. Üçüncü aşamada ise taarruz helikopterleri gönderilecek.

IŞİD'in olası bir saldırısına karşı öncelikle hava kuvvetleri devreye girecek. 


Teyakkuz halinde bekletilen Malatya, Merzifon ve Diyarbakır'dan kalkacak uçaklar havalanacak. Uçakların hedef alacağı koordinatlar ise çok önceden belirlendi. Bölgedeki IŞİD güçlerinin nerelerde bulunduğu, nerelerde kaldığı saptanmış durumda. Uçakların harekat tarzları da bu koordinatlara göre planlandı.

Hesaplamalara göre, uçaklar, 2 dakika içinde operasyon bölgesine gidebilecek ve 1,5 dakikada bu operasyonu tamamlayarak geri dönebilecekler. Böylece toplamda gidip operasyonu yapıp dönecek olan uçaklar 5,5 dakikada görevlerini tamamlamış olacaklar.

Uçakların hedef aldığı koordinatları vurması, operasyonun tamamlanmasına yetmezse ne yapılacak? 


TSK, bu durumda, kara birliğini devreye sokmayı tasarlıyor.Sınırda, göreve hazır biçimde bekleyen özel kuvvetler taburu bu aşamada devreye girecek. Skorsky helikopterleriyle bölgeye nakledilecek tabur, operasyonu tamamlayacak ve hemen geri dönecek.

İlk iki aşamadan, hedeflenen sonucunun tam olarak alınamaması halinde üçüncü bir aşama da söz konusu. 

Özel kuvvetler taburunun beklendiği gibi operasyonu tamamlayamaması durumunda ise bölgeye büyük bir hızla kobra tipi taarruz helikopterleri gönderilecek ve bölgeye yoğun müdahalede bulunulacak.  Planlamalara göre söz konusu bütün aşamalarda sınır hattında konuşlu bulunan Fırtına Obüsleri de bölgeyi aralıksız top ateşi altında tutacak.

Süleyman Şah Türbesinin önemi

Süleyman Şah Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesi. Şah’ın türbesi Suriye’de Halep ili sınırları içerisindeki Karakozak köyünde bulunuyor. Türbe, Türk toprağı olarak kabul ediliyor. Fransa ile Türkiye arasında 1921 yılında yapılan Ankara Antlaşması uyarınca Suriye içerisindeki bu bölge Türk toprağı olarak kabul edilmiş, Süleyman Şah Türbesi’nde Türk askerlerinin nöbet tutmasına karar verilmişti.

38 yorum:

  1. Vereceğim haber yukarıdaki haberle alakalı olmasada son yayına yazayım dedim.

    BULUNDUĞUM BÖLGEYE YAKIN BİR YERDE DÜN AKŞAM GÖKTE BİR İFŞAAT MEYDANA GELMİŞTİR.AYRINTILARI İNŞAALAH YARIN AKŞAM YAZARIM.

    selametle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gökte garip ışıkların hareket ettiği haberini aldık.Bu ışıklar iki tane olup sanki hızlı hareket eden bulut yada toz kümesi gibiydiler.Sonuç olarak bize daha uzak bir yerden gökyüzüne bir eğlence merkezinden verilen ışıklar olduğu söylendii.Bu olayı görenler ışıkların yerden sabit verilen bir ışığın olmadığı iki saat boyunca iki tozbulutu nun sürekli yer değiştirerek hareket ettiğini anlattılar.Işıkların kaybolduktan sonra havada ani bir soğuma başlamış.Kendim görmediğim için bir yorum yapamıyorum.Bu olaylarla ilgili arkadaş bana o bölgeye gidip baktığını ve kendi yorumu yerden sabit verilen bir ışığın havada tozla karışık bulutlara karşılaşıp bir ışık kırılması sonucu meydana gelebileceğini anlattı.selametle

      Sil
  2. Yukaridaki yayına gelince.Ben askerde havacı değildim havacılar operesyonu nasıl yapacaklar bilemem.

    1- Operasyona katılacak uçaklar suriye hava sahasını ihlal edecekler mi yoksa uzaktan füzelerini mi yollayacaklar....Eğer suriye hava sahası ihlal edilmesi gerekiyorsa suriyeden izin mi alınacak.Suriye izin verir mi vermez mi bilmem ama ihlal edersek vede suriye buna hazırlıklıysa uçaklarımızın suriye tarafından füzelerele düşürülme ihtimli vardır.

    2-Kara harekatı yapılacaksa askerin karadan hareket edeceği yolda tuzak, mayın vb. olup olmadığının önceden tespit edilmesi gerekiyor.Savaş ortamında bunun tespitini yapacak personelin oraa rahatça bunu yapabilmesine imkan varmı.

    3-Sorun IŞİD olsaydı yukarıdaki HAREKAT en doğrusu fakat en son düşürdüğümüz suriye uçağından sonra suriyede fırsat kollayacak.

    Hayırlı neyse o olsun.selametle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TÜRKİYENİN ELİNDE RESMEN AÇIKLANAN 500 KM GAYRİ RESMİ 800 KM ULAŞABİLEN KENDİ YAPIMI TOMAHAWK MUADİLİ SOM FÜZELERİ İLE 1500 KM MENZİLLİ KENDİ YAPIMI ÇİN FÜZELERİNDEN TERSİNE MÜHENDİSLİKLE GELİŞTİRİLEN BALİSTİK YILDIRIM FÜZELERİ VAR HAVA GÜCÜNDEN ÖNCE BUNLAR KULLANILIR

      Sil
  3. .GÜLEN BUTİ HAKLI ÇIKTI(Arap dünyasının önde gelen gazetelerinden Şarku’l-Avsat, Fethullah Gülen ile yaptığı röportajı yayınladı).
    Röportajın takdim yazısında Gülen’in “Zaman gösterdi ki Suriye ve İslam dünyasının tanınmış âlimlerinden merhum Sait Ramazan el-Buti, Suriye devrimine karşı takındığı tavrında haklıydı.” sözlerine de vurgu yapıldı.
    EL BUTİ HAKLI ÇIKTI
    Suriye’de devam eden kanlı iç savaşla ilgili soruları da cevaplayan Gülen, sürecin çıkmaza girdiğini söylerken, “merhum şehit Ramazan el-Buti’nin haklı çıktığı” değerlendirmesinde bulundu. Ülkenin tanınan âliminin sözlerini “En kötü idare idaresizlikten, anarşi ve kaostan iyidir. Bir idareyi değiştireyim derken, şartlar lehinize değilse, ülkeyi bitmez tükenmez bir iç savaşa sokmak riski vardır.” şeklinde özetledi.
    Şu aşamada ‘fazla mükemmeliyetçi olunmadan’ kanı durduracak ve savaştan zarar gören milyonlarca insanı ferahlatacak siyasî formüller bulmak için çalışılması gerektiği görüşünü aktardı. Gülen, çözüm için uluslararası camianın yoğun diplomatik gayretler sarf etmesi gerektiğini de söyledi
    BUTİ KİMDİR
    Muhaliflere karşı cihada çağırmıştı

    Suriyeli alim şeyh Muhammed Ramazan Said el Buti, Dimeşk Emevi Camisinde, cihadın önemi ve İslam topraklarının savunulması konusunda uyarılarda bulunarak insanları cihada çağırmıştı. Buti camide vaaz verirken intihar saldırısında hayatını kaybetmişti. Şeyh Ramazan El Buti şunları söylemişti: “İçinde bulunduğumuz koşullar; şehir, ev ve barınağımıza kadar varan saldırılar karşısında cihat ve savunma farz-ı ayndır. Herkes kendi gücü oranında “satılmış kuklalar”ı bertaraf etmek için Suriye Ordusuna yardım etmekle mükelleftir

    YanıtlaSil
  4. devletin en üstünün toplantı kayıtları internete düştü
    http://www.haber7.com/guncel/haber/1141405-paralel-yapidan-gorulmemis-vatan-hainligi

    YanıtlaSil
  5. Yazıklar olsun be, bu ülke kimlere kalmış. Satılmş AKP, din düşmanı CHP, fitneci CEMAAT. Allah bizi tez bu şerefsizlerden kurtarsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim... Fikir ile küfürü birbirine karıştırmayalım.

      Sil
  6. Bugünkü ses kasetlerinin sızdırılması paralele falan yükleyip kurtulmaya çalışmasınlar, devletin kendi içinden vurulmasıdır, lamı cimi yok. Bu böyle gitmez ve seçim sonrası korkulan olur da gerilim daha artar sokak eylemleri de başlarsa, yakında devlet kepenkleri kapatabilir.

    YanıtlaSil
  7. Mehmet Ali Bulut'un son yazısından:
    "...........
    Hatırlarsanız, ben sürekli "bu bir cemaat ve Ak parti kavgası değildir" bu, "zındıka güçleriyle Türk milletinin kavgasıdır", "çünkü deccal düzeninin, dünyaya hâkim olmak için aşmak zorunda olduğu son rahmanî siper, Anadolu ve Müslüman Türk halkıdır" deyip duruyordum ya baktım ayet tam da o meseleye bakıyor:
    Şöyle diniliyor ayette:
    "Kitap ehlinden (Yahudiler ve Hıristiyanlar) birçoğu, gerçek (hak)[2], onlara tebeyyün ettikten (yani Türk milletinin, Tarihi misyonunu üstlenme kararlılığından vazgeçmeyeceği gerçeği anlaşıldıktan) sonra bile, içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi, imanınızdan (bu kararlılığınızdan) küfre (istediklerini yaptıkları eski hale- 2003 öncesine[3]) döndürmek isterler. Siz şimdilik, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar onları affedin, hoşgörün. "
    Sonra ayetin rakamsal değerlerine baktım.

    (1440) ediyor. Demek ki bu hasetten (kıskançlıktan) kaynaklanan kavga daha dört beş sene devam edecek. Zira şimdi 1435'teyiz. Bugün başlayan bu haset kavgasının son bulup toplumun yeniden bir ve beraber olması zamanı ise (Fa'fu'daki Fe bağlaç olduğu için saymadım) (1453) ediyor.
    Öyle anlaşılıyor ki bugünkü siyaset çekişmeleri toplumun istikbalini ve ikbalini maalesef 10-15 yıl ertelemiş oluyor. Bugün toplumun vicdanında ve inancında açılan yaraların tekrar tamamen kapanması mümkün mü bilmiyorum ama en azından hicri 1453 yılına kadar bu kavganın devam edeceği anlaşılıyor.
    Bugün İslam dünyasını derinden etkileyen ve İslami kardeşliğinin hakiki manada gerçekleşmesine hep mani olan Şia ve Ehli sünnet ayrışması da bugünkü gibi bir siyasi kapışma neticesinde yüreklere kazılmıştı…
    O zaman, başlangıçta hak ve hakikat olan Ali Taraftarlığı sonradan Şia ve Haricilik olarak dönüştü. İktidara karşı sürekli muhalif kalma fikri onları sonunda İslam'ın kendisine karşı da muhalefet yapmaya sürükledi. Korkarım aynı durdum bugün de var…
    Amma başlangıçta zalim ve gasıp görünen Emevi sultanları, iktidarı elinde tutmak için Müslümanların gözüne girecek ve gönüllerini kazanacak işler yapmaya koyuldular. İktidarı kaybetmemek için bile olsa hayır işlerine koştukları için de sonunda Emeviyyet, ‘Ehli Sünnet Ve'lcemaat' halini aldı. Başlangıçta izzet ve salabet olan Ali taraftarlığı ise ‘Şia'ya dönüştü, bir yığın ‘gulat' meyveler verdi…
    ........"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehmet Ali Bulut'un Haber7 deki bu yazısına Abdürrahim Çokgüngör kardeşimiz bir yorum yapmış.

      Abdürrahim Çokgüngör
      Süfyan artıklarını iktidarı yapma planı berhava olacak
      Adeta deccal gibi aldatarak, yalan söyleyerek her çevreye şirinlik dağıtarak icra-yı faaliyet eden bu fitnenin ana beslenme kaynağı neocon ve Siyonist istihbarat şebekeleridir. O şebekeler İslam bayraktarının ayağa kalkmasına izin veremezdi. Yerli derin damarla da işbirliği yapan bu şebeke üçlü ittifakın üyesi ve dünya imamlığı safsatasıyla entrika ve kalleş yöntemlerle vuruyor. Ecevit’e iktidar sundukları gibi şimdi de süfyanın son artıkları için aynı oyunu sahneliyor. Acaba? Hendek Savaşı’nda 3’lü ittifakı kader fırtına ve soğukla perişan etti. Şimdi de öyle. Anadolu’da hava bugün yarın soğuk yağmurlu ve karlı. 30.3.2014=13 tevafukuyla 1994’te başlayan fitnenin hesabı aynı atmosferde bitecek. 1353 Süleyman Paşa’nın Çankkale’ye geçiş zaferinden 100 yıl sonra 1453 Fethi gibi, 1914-15 Çanakkale zaferinden yüzyıl sonra manevi İstanbul’un Fethi başlıyor. Veyl olsun ehl-i fitneye.
      Deccaliyet sacayağının son fitnesi
      Ahirzamanın bir özelliği takarrub-u zamandır. Eski bir asırlık hadiseler 7-10 yıla sığar. Fitneler art arda, gelir. Deccaliyet asrının hususiyeti budur. 21. Yüzyıl Nur Asrı olacaktı. Ama deccaliyetten bakiye bir hesap kaldı.Şualarda ihbarı var, bizim deccal son kertede ana deccalle (İsrail) ittifak eder. Çünkü Yinon Planı devrede ve Büyük Ortadoğu Projesiyle İsrail’in çevre ülkeleri parçalanacak ve kendisi merkez olacaktı. 28 Şubat bunun eseridir. Halbuki fecr-i sadık müjdesiyle bu plan çatışır. O sırada iç-dış derin odakların teşvikiyle bir fitne şebekesi zuhur etti. Gerçek mahiyetini dar bir çevrenin dışında bilen olmadı. Bilen de fitne korkusuyla üstelemedi. Önderi bir operasyonla ABD’ye kaçtı. Ama şebeke büyüdü, finansla beslendi, ehl-i imanı bile aldatarak güç devşirdi. Yeraltına inen şebeke 2010 Haziranı’nda yeryüzüne çıktı. Ve entrikayla millete ve iktidarına meydan okuyarak

      Sil
  8. köstebek buludu

    http://www.son.tv/haber-244929

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dikkat ederseniz bu işlerin şimdiye kadar batılı istihbarat örgütleriyle ilşkili olduğuna dair hiç bir iz yayınlanmadı. Şimdi biz ne memleket mişiz ki sıradan bir koruma memuru bile devletin en mahrem bilgilerine ulaşabilecek maharet ve yetenek sergiliyor. Bunları uluorta yayınlıyor. Görünen o ki bir dış saldırı falan yok, sadece biz birbirimiz yiyoruz.
      Bana kalırsa cemaat ve onun örgütü dahi bir kukladır. Servis edilen bilgiler batılı örgütler tarafından elde edilip bunlara veriliyor. Maksat hükümetin yada Erdoğanın devrilmesidir.. Saldırıya uğrayan devletin ta kendisidir. Görünen manzara bir çocuk sürekli babasını vuruyor. Kendi babasını devirmeye uğraşıyor. Şimdi bu çocuğa ne yapmalı. Komşu belki çocuğu kandırdı. Babasına karşı kışkırtıyor.

      Sil
    2. Yapmayın Allah aşkına...
      Hani ortada iki kardeş var birisi başkasına kanıp diger kardeşine ihanet etti gibi bir örnek verseniz daha isabetli olur.Cocuk örneği verince hem bir masumiyet hem de saflık manası doğuyor.Kaldı ki bu ihanet içindeki kardeş kendisini kandıranları kandırdığını düşünüyor.O derece kendini zeki (!) sanıyor yani.
      gülenin iran devrimine olan ilgisine dikkat etmek gerek.iran devrimi zamanı ne kadar heyecanlandığını ve bu devrimin çok iyi incelenmesi gerektiğini yakın arkadaşlarıyla paylaşıp dururmuş ama kimse anlamazmış.
      Gördüğümüz kadarıyla gülen,kendisini malum dış istihbarata kullandırıp sonunda irandaki devrimin sünni versiyonunu burada yapmak istiyor ki bu malum devletler bakımından en müthiş senaryodur.Şii dünyasını irandaki devrimle control etmek,sünni dünyasını da türkiyedeki devrimle (gülenin veya o ekolden birinin başında olduğu )control etmek.Hatta bop da başlangıçta bu tip bir amaca hizmet ediyordu ancak türkiyenin son zamanlardaki aktif siyaseti ürküttüğü için bop'un ileride kendilerinin aleyhine olacağını düşündüler ve vazgeçtiler ki haklıydılar

      Sil
    3. yabancı servisler bulup kullanabileceği adamları arayıp bulmak zorunda arkadaşlar bu hizmeti gönüllü hizmet adına yapıyorlar
      çocuk tamam babanında halbuki mutant olmuş bir çocuk şefkat ve söz cüretini artırıyor

      Sil
    4. Tüm bu olaylar, türkiyeden de öte ittihadı islamı (maalesef bu kelime bazı dj kılıklı çakma hoca hokkabazlar tarafından çok kullanılıyor) önlemeye yönelik harekettir.İslam dünyasını iki kutuplu (sünni-şii) olarak yönetmek.Bu kaos teorisinin veya medeniyetler çatışması fikirlerinin sahiplerine bakın hep yahudi düşünürlerdir.Dünyayı da amerika rus iki kutbu olarak 50 yıl götürdüler...
      Aslında bu adamlar once yapmak istediklerini düşünür sonra o isteğin altyapısı felsefi akımları kılıf olarak one çıkarır ve insanları buna inandırırlar.
      Örneğin zamanında saltanatlara nufüz etmeleri kısıtlı kalınca cumhuriyet diye bir fikri ortaya attılar istediklerini başa getirmek için.Bunun için de "özgürlük" "özgürlük" diye feryad eden bir akım başlattılar ve sonunda saltanatı yıkıp başına istedikleri adamları getirdiler.
      Şimdi ise bu cumhuriyet fikirleri başlarına bela olmaya başladı çünkü halk, bunlara karşı gelecek adamlara teveccüh (mursi,erdogan vs) edince bu sefer de kontrollü monarşi,hilafet,imamet vs. gibi kurumları icad etmek istiyorlar buna giden yolu da askeri veya sivil devrimlerle sağlayacaklarını sanıyorlar

      Sil
    5. Türker Eraslan kardeşim...Verdiğimiz örnekte.. Baba devlettir. Cemaat o babanın evlatlarından birisidir. Onu kastettim. Kişileri kıyaslamadım.
      Bu kıyaslamam da halen cemaatteki masum insanları gelen ve gelmekte olan tokattan korumaya çalışma saflığında bulunuyorum. Ancak cemaat+örgüt birlikte değerlendirilmelidir. Örgüt belasını arıyor. Hiç değilse halisane hizmet eden insanları da aynı kefeye koymuyoruz.

      Sil
  9. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adı çıkacağına canı çıksın demiş atalarımız bizi veya alemi bu düşünceye sevkeden onların sabıka ları

      Sil
    2. Doğru, bizler böyle düşünürüz, haklıyızdır da, ama "devlet aklı" teenni ile hareket eder; etmezse, o mekanizma kendini yer bitirir.

      Sil
  11. Edindiğim son bilgiler ışığında yazdığım yorumda bazı yanlışlıklar olduğu farkettim, daha sonra revize edip tekrar yazmayı düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  12. Ahmet Davutoğlu, "Jammer, yani sinyal kesici olan bir oda dinlendi." (http://www.ntvmsnbc.com/id/25506782)

    Bu şu anlama geliyor. Ya çok üstün bilmediğimiz bir teknoloji ile dinleme yapıldı ya da o toplantıya katılanlardan biri bunu kaydetti ve her nasıl olduysa (?) bu dışarıya sızdırıldı. Eğer öyle bir teknoloji varsa, hiç bir devlet sırrı güvende değil demektir, eğer ikincisi doğruysa da aynı durum söz konusu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sacred kardeş,yazıklarının bir kısmına tam da bu meyanda bir itiraz da bulunacaktım ki zaten kendin farketmişsin.Evet çok farklı teknolojiler var ve nadirattan kullanılmak ihtimalleri de var yani her olur olmaz olaya değil.Mesela odaklanarak dinleme diye birşey vardı zamanında.Bir sniper dürbünüyle uzak bir mesafedeki bir hedefe nasıl odaklanıyorsa aynen ses dalgalarını hedefleyerek bir odaklanma da sözkonusu.
      Karadan havaya lazer silahlar da var mesela (hatta bizim düşürülen uçaklarda ve malezya uçağında kullanıldığına dair şüpheler var)

      Sil
    2. yani düşünün şu uzaktan dinleme tekniği ele düşen bir teknik
      http://www.hizlix.com/Lazerli-uzaktan-dinleme-cihazi-15Km-mesafe.html
      henüz ele düşmeyenlerini de siz düşünün artık

      Sil
    3. İstihbaratın bir kolu da DDİ - ESP Duyular dışı idrak yöntemleri kullanmaktır. Rusya'da materyalist dönemde bile bu yöntemler gözardı edilmeyip geliştirilmekteydi. Eh artık bu alana evliyamız karışmakta... Ehlinden duyduğum şu ki: bizim manevi teknolojimiz küfür ehlinin (majisyen sihirbazların) tekniğinden çok daha ileridedir derler. Bilmediğimden böyle naklettim.
      Bu yöntemlerin en önemli sırlarından biri "yaptığınız manevi yayını -ürettiğiniz dalga boyu enerjilerin- dışarıdan başkalarınca algılanıp karşı sizin farkedilmemeniz ve karşı tedbirlerin alınmasını önlemek için istitar ve sarf-ı imar yapmak zorundasınız. Gizlenme tedbiri almak yada kendini daire içine almak derler... Demek artık bu devirde devlet idaresinde bile buna ihtiyaç var.

      Sil
    4. Ehl-i küfür Türkiye kalesini düşürebilmek için kendi hizmetkarlarına demek en son teknolojiyi vermiş.. Ya da bu dinlemeleri bizzat kendileri yapıyor. Çıktıları hizmetkarlarına veriliyor. Onlar medyada vesvasil-hannas misali üflüyorlar. Bu memleket sahipsiz değil. Bu kale düşmez. Düşerse hepimiz göreceğiz o zaman Hanyayı Konyayı... Namaz kılacak bir seccadelik yeri bile çok görecekler...

      Sil
    5. Dış işleri Bakanının odasında gerçekleştirilen görüşme için, güvenlik tedbiri olarak sadece jammerlerin aktif olmasının yeterli olabileceğini düşünenler acaba; uzak mesafeden ve yakın mesafeden casus dinleme cihazları hakkındaki malumatları ne kadardır? Öncelikle sizleri bu teknoloji hakkın da merakınızı giderebilmesi açısından küçük bir bilgi olarak, aşağıdaki linkte yer alan cihazları incelemenizi tavsiye ederim.

      http://www.mikrokameralar.com/dinleme_cihazlari.htm

      Birde çok daha gelişmiş olan; 15 km ye kadar mesafesi olan LAZERLİ UZAKTAN DİNLEME CİHAZLARI vardır ki;
      bununla ortam dinlemesi için böceğe falan gerek yoktur.
      Bu tür casus hareketlerine karşı alabilecekleri en etkili önlemlerden birinin günümüzdeki son teknolojileri bile etkisiz kılan Osmanlının kullandığı su havuzları olduğunu
      biliyorlar mı? Su sesinin çıkardığı ses ile her türlü (cihazlı,cihazsız) dinlemeleri etkisiz kıldığı gözlenmiştir.

      Son dönemde ayyuka çıkan telekulak skandalları sonrasında özellikle büyük şirketler toplantı odalarının ve makam odalarının dinlenmesini engelleyecek yollar aramaya başladı. Su sesi dinlemeleri tamamen imkansız kılıyor...

      Bir çok kişinin telefonlarının, makam odalarının ve toplantı odalarının dinlendiği yönündeki iddialar ve haberler üzerine, büyük şirketler ve bazı devlet kurumları harekete geçti. Yeni ve eski yöntemlerle dinlemelerde korunmaya çalışanlar çareyi Osmanlı Su Perdesinde buldu.

      Oda duvarlarına uygulanan su perdeleri sayesinde elektronik dinleme imkansız kılınıyor. Bazı belediyelerin de aralarında bulunduğu bir çok özel şirket, su perdesi sayesinde toplantı odaları ve makam odalarının dinlenmesini engellemeyi amaçlıyorlar.

      Osmanlı Saraylarında devlet sırrı niteliğindeki görüşmelerin yapıldığı odalarda da küçük havuz ve ya su perdesi bulunduğunu belirten üreticiler, yöntemin elektronik dinlemeye karşı %100 etkili olduğunu söylüyorlar.

      Sil
    6. Vahim olan şey şu: Hadi diyelim biz bunları bilirken, devletin en mahrem odalarından birini koruması gerekenler bunu (odanın alınan önlemlere rağmen bir şekilde dinlenebileceğini) bilmiyorlar mı? O halde?

      Sil
    7. Ataman kardeş Allah senden razı olsun.Yukarıda senin yorumundan önceki yorumumu yazarken odaların dışının suyla kaplanabileceği konusunda bir fikir yürütmüştüm ama sonra bu kısmı "çok detaylı bilgim olmadığı için ve hariçten ahkam kesmemiş olmak için" sildim.Senin verdiğin bilgiler çok yerinde olmuş.

      Sil
  13. Mustafa Bey, Hz. Mehdi'den önce Cabir diye bir kişiden bahsediliyor. Bizi bu konu hakkında bilgilendirebilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keza (N.b. Hammad) Abdullah b. Amr’dan tahric etti dedi ki: Zalimlerden sonra Cabir gelir, sonra Mehdi, sonra Mansur, sonra, Selam ve en sonra da Emirül Usub gelir.

      Naim, Abdullah b. Amr’dan tahric etti. Dedi ki: Zalimlerden sonra Cabir çıkar. Öyle ki Allah Muhammed (s.a.v.)’in ümmetini ona tabi kılar. Sonra Mehdi, sonra Mansur, sonra Selam ve sonra da Emirül-Usub. Bundan sonra ölmeye muktedir olan ölsün.

      Sil
  14. Yaptığım kısa araştırma sonucunda "Zâlimlerden sonra Cabir gelir, sonra Mehdi, sonra Mansur, sonra Selâm ve en sonra da Emirül Usub gelir." (İmam-ı Suyûtî) hadisine rastladım.
    Cabir kelimesinin iki manası var. Birisi: kalbleri tamir ve tedavi etmesi... İkincisi: zalimleri cebr ile perişan etmesidir.
    Bundan Mehdi'den önce gayet sert davranan Cabir lakaplı birinin yönetici olacağı anlaşılabilir.
    Ancak nasıl ki Mehdi de bir sıfattır. Beklenen büyük zatın en belirgin niteliğidir. Cabir de o zatın bir diğer niteliğidir. Mehdi de bir Cabirdir.
    Bu durumda Süyuti hadisine göre Zalimlere haddini bildirecek sert biri gelip ona iktidarı devredecek diye düşünebiliriz. Gerçeği Allah bilir.

    YanıtlaSil
  15. Belki Cabir bizim Receb'tir... Elimde lügat, gaybi işaret araştırıyorum:). "Cabir"in bir anlamı: Aziz ve kavi olan. "receb"in bir anlamı: Azametli, heybetli.

    YanıtlaSil
  16. Benim paralel yapının neden bu kayıtları yayınladığına dair fikrim şu: Devleti çok aciz göstermek. O kadar ki devlet en mahrem sırlarını saklayacak kadar bile güce sahip değil. Ne yapılmalı, bu hükumet gitmeli, nasıl? DARBE ile. cemaat benim bildiğim 20 yıldır orduya asker sokmaya çalışıyor. Yargı Darbesi tutmayınca bildiğimiz Ordu Darbesi yapacaklar.
    Akşam sekiz gibi Bahçeli hükumetin acizliğine dair açıklamalar yaptı. H. Fidan'ın ses kaydının cümlelerini tekrarladı, yerdi, yerdi...(bu da devlet sırrı ifşasına ortak olmaktır aslında, hukuken suç.) Bütün kanallar konuşmasını bitirmesini beklemeden canlı yayını kesti aynı vakitlerde. Bahçeli hükumet komada falan dedi. Neredeyse ORDU GÖREVE diyecek sandım. dilinin ucuna geldi gitti gibi bu cümle sanki...
    Orduda bildiğim kadarıyla uzman çavuşların ile yüzde sekseni paralel... Hem öyle bir yapı ki, birbirlerini bile tanımıyorlar. Abiler ayrı ayrı çağırıyor, ilişkiler hep birebir, asla üçüncü kişi olmuyor görüşmelerde, öyle ki uzman asker birimde sadece kendisini hizmetten sanıyor. Hanımlarına talimat şu: " Siz o açık kadınlardan daha modern giyineceksiniz, daha çok makyaj yapacaksınız, sakın kendinizi belli etmeyin, solcuları övün, sağcılara çamur atın, face de ne paylaştığınıza dikkat edin... vs." bunları birinci ağızdan dinledim... Bütün bu yapılanma boşuna değil. Bu zemin için hazırlandılar. Sıra darbede....

    YanıtlaSil
  17. Cabir, Başbakanımızdır.Ancak hilafeti kurup Hz.Mehdi'ye teslim edecek olan Mansur'dur.Hz.Mehdi'den sonra mahzumiyi öldürüp başa gelecektir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahzumi kim? Mansur Hz. Mehdi'den hem önc hem de sonra mı başa geçecek? biraz açar mısınız?

      Sil
  18. Mansur lakaptır.Mansur'un Hz.Mehdi'den önce belirmesi hilafeti kurmak içindir ancak halifeliği Hz.Mehdi'ye teslim edecektir.Hz.Mehdi 7 yıl hükmedip vefat ettikten sonra mahzumi hileyle başa gelecek ve 3 defa Mansur'un ismi nida ile duyurulunca Mansur, mahzumi ve mahzuminin adamlarını öldürecek...Ondan sonra 20-21 yıllık hükmettikten sonra öldürülecek.

    YanıtlaSil