.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

7 Şubat 2014 Cuma

MEKKE VE MEDİNE'NİN TAHRİBİ HAKKINDA HADİSLER

MEKKE’NİN HARABI KIYAMET ALAMETLERİNDENDİR.

Mekke birkaç defa tahrip edilmiş ve insanların ileri gelenlerinden bir çok kimse katledilmiştir.

Mehdi çıkmadan çok az önce de yine tahrip edilecektir. Onun yıkılışını mübah gören son insan Habeşe’den Zus-sevikateyn olacaktır. Onu mübah görecek, Beyt-i Şerifi yıkacak, taş üstüne taş koymayacaktır.  135

Şeyheyn ve Nesei Ebu Hüreyre (RA) den naklediyorlar. “Kabeyi Habeş’ten ince ökçeliler harab edecekler.”

İbni Ömer (RA)’den aynı mealde hadis rivayet edilmiş, ancak o hadiste şu fazlalık yer almıştır: “Zinetlerini alacaklar, kisvesinden tecrid edecekler. Sanki ben şu anda görüyorum ki, dazlak kafalı ve eli yamuk bir adam gelmiş, elindeki gürzüyle onu yıkmaya çalışıyor.”

Sahihayn’da şöyle varit olmuştur: “Sanki ben, siyah ve açık baldırlı birini görüyorum: Kabeyi taşlarını kopararak yıkıyor.” 260

Kabe’nin ne zaman yıkılacağı hakkında ihtilaf edilmiştir:

Kaab dedi ki; “Kabenin yıkılışı İsa (AS) zamanında vaki olacak.

Huleymî dedi ki: Bu hususta İsa (AS) a bir haber gelecek. İsa (AS) da durumu önlemek için sekiz-dokuz taife gönderecek.

Bazılarına göre ise: Kabe’nin yıkılışı, İsa (AS)’ın zamanında Ye’cüc - Me’cüc’ün helakından sonra olacaktır.

Kabe’nin Dabbetü’l Arz’ın çıkmasından sonra harab edilmesine dair rivayet de vardır.

Bazılarına göre Kıyametin büyük alametleri zahir olduktan sonra yeryüzünde Allah diyecek bir fert kalmadığı zaman vaki olacaktır.

Ancak bunlara karşı şu görüş ileri sürülmüştür: İsa (AS) devri hayır, rahmet, sükun ve bereket devri olacağından böyle bir zamanda Müslümanların kıblesi olan Kabe’nin yıkılması söz konusu olmaz. Müslümanlar yaşadıkça Onun da ayakta kalması gerekir. 262

Bazı insanlar, Kabe’nin kıyamete yakın müminlerin ölümüyle Hac farizası ifa edilmez hale gelince yıkılacağını söylemişlerdir. 287

MEDİNE’NİN HARABI KIYAMET ALAMETLERİNDENDİR

Bu hadisi Şeybe, Ebu Hüreyre(RA) dan naklediyor.  “Kısmen yeşil, kısmen yaş meyve ve sebzelerle dolu Medine’yi terke halkı mecbur olacaktır.”
- Onları kim çıkaracak oradan?
- “Kötü idareciler” diye cevap verdi.

İmam-ı Ahmed sahih kanallardan rivayet etmiştir: “Peygamber (SAV) Uhud dağına çıkarak Medine’ye doğru yöneldi ve şöyle buyurdu:
“Vay haline o köyün anasına ki, ehli onu çok perişan bir halde terk edeceklerdir.”

İbni Şeybe, Şureyh b. Ubeyd’den nakl ediyor: “Ka’bın bir kitabında şöyle bir haber okudum: Medine ehlini ziyadesiyle korkutan bir haber yayılacak. Halk Medine’yi bomboş  zelil bir halde terk edip çıkacak. Kediler, ipek elbiselerine bevl edecek.. Ne korkunç bir şey bu! Tilkiler şehre inip cirit atacaklar,, ne müthiş bir şey bu!”

Muvatta’da şöyle geçer: “Medine en mükemmel olduğu bir şekilde terk edilecek. Fakat, sonradan köpek ve kurt Mescid’in duvarlarına bevl ederek tüm Medine’yi kirletecek.73

Nevevî’ye göre, muhtar olan; bu terk işi ahir zamanda vaki olacaktır.

Seyyid Es-Semhudî’ye göre; bu terk işi bir defa değil, birkaç defa vaki olacaktır.

Nitekim İbni Şeybe şöyle nakletmiştir. “Medine ahalisi Medine’yi terk edip çıkacak, sonra dönecek, sonra yine çıkacaklar ve bir daha dönmeyecekler”

Ömer’den (RA) merfu olarak rivayet edilen hadis-i şerifte: “Medine ehli Medine’den çıkacak, sonra tekrar dönecek ve onu imar edecek. Medine halk ile güzel binalarla dolup taştıktan sonra yine çıkacaklar, bir daha dönmeyecekler.”

Kadı Iyad bu olayın Hicri 1. asırda Hürre hadisesi nedeniyle gerçekleştiğini ifade etmiştir. Bunu destekleyen Ebu Hüreyre’den nakledilen hadisteki “onları kötü idarecileri çıkartacaktır” ibaresidir. Bu olay 1. asırdaki Hürre olayında gerçekleşmiştir. Şimdi ahir zamanda vukua gelecek olan terk etme işini bekliyoruz.

Bu fikrimizi Şureyh’in “Medine ehlinin Medine’den çıkmalarına sebep olacak büyük bir hadise vukua gelecektir” rivayeti teyit eder. Çünkü bu, ahirzamanda korku için değil, cihad için Beyt-i Makdis’e doğru yola çıktıklarında vaki olacaktır.

Evet bunun Süfyanî zamanında vaki olacağı da söylenebilir Süfyani şüphesiz kötü idarecilerdendir. Bu ahir zamanda vaki olacaktır. 74

Medine’den üç defa çıkacaklardır. Hadis’te iki kere geçmesi özetle anlatım kastedildiğindendir. Hülasa, Yezid’in zamanında onu çirkin saldırısından ve kötülüklerinden dolayı Medine’den çıkılmıştır. Sahih hadislerin anlattığına göre ahirzamanda bu bir kere daha vaki olacaktır. 74

Mehdi Kudüs’e hicret edecektir. Bu hicretten sonra Medine tahrip edilip vahşilerin sığınağı olacaktır. Beyt-i Makdis’in imarı, Medine’nin tahribi hakkında hadisler varit olmuştur. 162

Muaz bin Cebel (RA) ’den: Kudüs’ün imar edilmesi Medine’nin harabına, Medine’nin harabı Kostantiniyyenin fethine, Kostantiniyyenin fethi Deccal’ın çıkmasına bir alamettir.  (İbni Ebu Şeybe, Ahmed Ebu Davud, Hakim) 208

Kıyametten 40 sene önce Medine harab olacak ve sakinleri oradan çıkacaktır.225

Taberani naklediyor:  Bir zaman gelecek ki, Medine bölgelerinden yolcular geçecek ve “bir zaman buraları mamure idi. Şimdi binaların yerinde yeller esmektedir” diyecekler. 

Ahmed güzel bir isnadla güvenilir kimselerden şöyle naklediyor: “Medine sakinleri, Medine’yi bol meyvalı bir halde terk edip çıkacaklar.”
“O meyveleri kim yiyecek ?”
“Yırtıcı hayvanlar ve kuşlar !”

Sahihayn’da  şöyle varid olmuştur. “Medine’yi gayet bol meyvalı ağaçlarının dalları yerlere kadar eğilmiş halde bırakacaksınız” Onun avafilerden başkası yemeyecek. Kuş ve yırtıcı hayvanları kastediyor.  Oradan en son çıkacak olan; Muzeyne’den iki çobandır.” El-hadis.

İbni Ebi Şeybe sahih bir isnadla naklediyor: “Vallahi siz Medine’yi tam 40 yıl avafiye terk edeceksiniz. Avafinin ne olduğunu biliyor musunuz? Avafî; kuş ve yırtıcı hayvanlardandır.”

Deylemî Mesnedü’l Firdevs’te Avf bin Malik (RA) dan naklediyor: “Kıyametten kırk sene önce Medine harap edilecek.”  256

İbni Şeybe rivayet etmiştir: “Medine ehli Medine’den çıkacaktır, sonra tekrar dönecektir. Sonra bir defa daha çıkacak, fakat artık dönmeyecektir. 256

Tenbih: Mercanî “Ahbaru’l Medine”de  Cabir (RA) dan merfuan rivayet etmiştir. “Bu iş “din” Medine’ye mutlaka dönecektir. Onsuz iman tamamlanmayacaktır.

Nesai Ebu Hüreyre (RA) den: İslam ülkelerinden en son harap olacak olan Medine’dir.
“Din en nihayet, yılanın deliğine girdiği gibi, Medine’ye girip orada istikrar edecektir.” diye varit olmuştur.

Not: Yazıdaki sayfa numaraları Kıyamet Alametleri kitabına aittir. 








17 yorum:

  1. Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri: ''Resulullah Aleyhisselâm; Kâbe-i muazzama'nın yıkılacağını, Medine-i münevvere'nin nötron bombası ile yok olacağını birer birer haber vermiştir.
    Allah-u âlem yahudiler Mekke-i mükerreme’ye ve Medine-i münevvere’ye giremeyecek, Medine-i münevvere’ye nötron bombası atsa gerek. Amma onlar, amma Çinliler. Bütün halk ölecek. Bundan değil müslümanlar, bütün küffar halkı da rahatsız olacak.
    Sonra Allah-u Teâlâ onların öldürülmesini murad ettiği zaman, küffar memleketine sığınmış bir yahudiyi dahi ikrah ettikleri için haber verecekler. “Burada yahudi var gel öldür!” diye. Yalnız Amerika haber vermeyecek, çünkü Amerika onlardandır.''
    Tabi burada Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri'nin 3 keşif hatası var: 1)Süfyaniler'den biri olan Haddam komutasındaki Yahudiler (siyonist dinsizler, Hristiyanlar ve Yahudiler) Medine-i münevvere’ye girebilecekler, sadece Mekke-i mükerreme'ye giremeyecekler. 2)Deccal zamanında Yahudiler'in ağaç ve kaya taşları arkasında olduklarını Amerikalılar değil, bizzat Gargad ağacı ve kaya taşları dile gelerek konuşup haber verecekler. 3)Bütün halk ölmeyecek, bütünü ölse o zaman Süfyani ordusundan önce gerçekleşecek olan Medine reisi ile Mekke reisinin savaşmaları ve Süfyani ordusunun Medine'yi 3 gün tahrip edip yağmalamaları söz konusu olmaz.
    Ama tabi ki halkın büyük bir kısmı ölür ve sadece Medine'ye değil, ondan ziyade daha çok Mekke'ye atmayı istiyorlar. Ahir zamanla ilgili haberler sunan sitelerden bazıları ahir zamanda Mekke ve Medine şehirlerinde büyük melhamelerin olacağını, acaba gerçekten buralara atom ya da nötron bombası atılacak mı? şeklinde haberler sunuyorlar.
    Ben böyle bir durumun olacağını hiç sanmıyorum. Zira nötron veya atom bombasında hiçbiri sağ kalmaz ve Mekke ve Medine'de büyük olaylar yaşanmasına gerek kalmaz o zaman. Fakat füze atılması söz konusu olabilir. Çünkü füzeler halkın tümünü öldürmez lakin büyük kısmını öldürür. Füze atılmasıyla ilgili şu rivayetler ipucu vermektedir:
    -Salih bin Sehl şöyle der: “Soru soran biri vuku bulacak azabı sordu” (Mübarek “Mearic” suresi 1. ayeti şerife) ayeti hakkında İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: Bu ayetin te’vili gelecektedir. Azap Seviyye’de (ateşte) olacak. Beni Esed topraklarına kadar ulaşıp Sakif kabilesine [Taif şehrinde (Mekke şehrinin 150 km Güneydoğu’sunda yer alır) oturan ve Arap Yarımadası’nda en son Müslüman olan kabiledir] sıçrayacak. Ali Muhammed’e zulmeden her yeri yakacak. Ve bu, Kaim’in zuhurundan öncedir.”
    -Cabir, İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu nakleder: “Sureyi nasıl okuyorsunuz?” Dedim ki: Hangi sureyi? Buyurdu ki: “Soru soran birisi vuku bulacak azabı sordu!” Arzettim ki: “Seele Sâilun bi Azab-il Vâkı” Buyurdu ki: Bu ayet “Sale Seylun” şeklindedir. (Yani bir sel geldi) Kufe yakınlarındaki Seviyye’de ateş gelecek ve Beni Esed kabilesine ulaşacak ve Sakıf kabilesine sıçrayacak ve Ali Muhammed’e zulmeden her yeri yakacak.”

    Peki sizin bu konudaki düşünceniz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadis'te Yahudilerin Hayber'e kadar gelecekleri yazılıdır. Demek Medine'ye kadar erişemeyecekler, ama bombalayacaklar.

      Sil
    2. Süfyani ordusu Medine'ye girecek, 3 günlük işgalden sonra büyük kısmı Mekke tarafına yöneldiklerinde, Mekke ile Medine arasındaki Beyda çölünde Cebrail a.s. tarafından yere batırılacaklar.

      Sil
  2. mehdi alemetleri kardeşim şimdi şu ayrımı yapalım istersen yesrib mi medinemi şu anda medine adı ama yesrib hadislerin soylendiği zaman ne gibi dımışk ve şam gibi hadisler zamanında dımışk idi ismi şimdi medine biliyorsunuz şehir manasında şimdiki medine (yesrib) evet orasını bombalayacaklar taş ustunde taş bırakmayacaklar o buyuk yuksek oteller hepsi yıkılacak ancak ravzaya dokunamayacaklar ravzaya sığınan kurtulacak hadislerde zaten geçiyor sonra ordu mekkeye yonelecek ve beydağ denilen mevkide yere batacak ama yukarda verdiğin bazıları hepsi değil medine yani şehir o şehir hangisi dersen terk edilecek meyvelerini yırtıcı hayvanlar yiyecek işte o şehir istanbul mehdi as feth ettikten sonra terk edilecek ve bir daha kimse kalmayacak duşunceleriniz nedir demiştin yorumun sonunda bunlar duşuncelerim değildir bu işe en az 40 senesi vermiş ledun ilmi sahibi buyuklerin sohbetlerinden duyduklarım dır.s.a.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "En son ölecek olan Müzeyne kabilesinden iki çobandır. Bir gün dağlarda Medine'ye gelmek için davarlarını toplamak üzere bağırırlar. Fakat görürler ki hayvanları vahşileşmiştir. Seniyetül Veda'ya geldiklerinde yüz üstüne düşüp ölürler."

      Sahihayn’da şöyle varid olmuştur. “Medine’yi gayet bol meyvalı ağaçlarının dalları yerlere kadar eğilmiş halde bırakacaksınız” Onun avafilerden başkası yemeyecek. Kuş ve yırtıcı hayvanları kastediyor. Oradan en son çıkacak olan; Muzeyne’den iki çobandır.” El-hadis.

      Muvatta’da şöyle geçer: “Medine en mükemmel olduğu bir şekilde terk edilecek. Fakat, sonradan köpek ve kurt Mescid’in duvarlarına bevl ederek tüm Medine’yi kirletecek.73


      Buradan gördüğümüz kadarıyla, mescid tabiriyle kastedilen mescidi nebevidir, meyvaları yenecek, yırtıcı hayvanların gezeceği şehir el- medinedir yani yasrib. Çünkü veda tepesine geldiklerinde yüzüstü düşüp ölürler diye geçiyor hadisi şerifte ve bir arap kabilesindendirler. Ya yorgunluktan dolayı yada termo nükleer bombaların salgıladıkları radyasyondan dolayı olabilir. Mehdi alametleri kardeşim, termo nükleer bombalar, küçük bir alanı imha etmek için kullanılırlar ve radyasyon etkileri vardır ama daha temizdir. 1-2 km lik bir alanda canlı bırakmazlar. Belki bu manada olabilir hadis.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Murat Bayrak kardeşim, ben öyle bazılarının saptırdığı gibi Medine'yi İstanbul anlamında kullanmam. Medine'den kasıt Medine-i Münevvere'dir.
      Abdullah b. Ömer (RA)’dan, Peygamber (SAV)’in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Ey Ümmet! Sizde altı alamet vardır. Altıncısı bir şehrin fethi olarak sayınca; “Hangi şehirdir ey Allahın Resulü?” diye sordum. Şu cevabı verdiler:
      “Kostantiniyyedir (İstanbul)…
      Bak şimdi, bu orijinal hadis. Adamlar tutmuş bunu çevirirken hadiste geçen şehir kelimesinin yerine akıllarınca günümüz Türkçe lugatında aynı anlama gelen Medine terimini koymuşlar. Bu ne tevildir yahu! Öyle değil mi? Onun için ben yanlış anlamda kastetmem merak etme.
      Ayrıca; Ravza-i Mutahhara'ya sığınanlar değil, Kabe-i Şerif'e sığınanlar kurtulacak, ama sonunda onlar da kurtulacak yer bulamayacaklar. Zira daha önceden Suud kralı Abdullah'ın ölmesiyle başlayıp sonradan dinecek olan halk çatışmaları tekrar başlayacak. Kabe gömüsü için savaşacak herbiri halifenin oğlu 3 kişi ve taraftarlarının savaşı (bu harbi Ben-i Haşim komutasındaki Siyah Sancaklılar durduracak), kendi masum halkıyla çatışan Medine reisinin Süfyani'nin emriyle masum Mekkeliler'e savaş açması, ardından Mehdi'nin zuhur etmeden 5 taifesiyle (birinin adı Mebis'tir) dağa kaçarak ve birtakım insanların onlara tabi olmasıyla şehirlere inerek zalim Mekkelilerle savaşması ve bu sırada Mekke emirinin Kabe'nin yanında Nefs-i Zekiyye ve cemaatini şehid etmesi (böylece Kabe'nin etrafı ıssız hale gelir), ardından Mehdi ve ona tabi olanlardan sağ kalanların Mekke reisine esir düşmesi ve yere batma olayına kadar tutsak kalmaları (Haddam komutasındaki Süfyani ordusu 3 gün boyunca Medine'deki masumları katledip orayı talana uğratınca büyük kısmının Mekke'ye yönelip Cibrail a.s. tarafından toprağa hasfedilince bir kadın çoban bu durumu aceleyle gelip Mekke reisine bildirir ve Mekke reisi tekrar imana gelip yanındaki esirleri serbest bırakır), insanların Mina ve Arafat dağlarında iken semadan 2 münadinin art arda nida etmesiyle bedir ehli sayısınca kalıncaya kadar ve aynı zamanda Hz. Mehdi a.s. Kabe'de zuhur edinceye kadar şiddetlice birbirleriyle savaşmaları hadiseleri var. Merak edilen; Ravza-i Mutahara hasar görecek mi ya da yıkılacak mı? Nitekim Kabe-i Şerif daha önceden birkaç defa mancınıklarla hasar görüp tekrar tadilat edilmiştir.

      Sil
    4. Pardon arkadaşlar termo nükleer bomba ile nötron bombasını çorba etmişim. Asıl demek istediğim zaten nötron bombasıdır. Ama radyasyon azlığı hidrojen bombasında azmış. Yani termo nükleer bomba hidrojen bombası oluyor. 1 tanesi ne Medine bırakır ne Bursa. Burada çapı küçük ama etkisi büyük bir silahın kullanılacağı kesin. Bu da nötron bombası oluyor haliyle.

      Ravza'nın tamamen yıkılacağını düşünmüyorum. Hasar görebilir mi onu da bilmiyorum. Habibullah var çünkü orada. Hz. İsa as. vefat ettiği zaman da oraya gömülecek. Bir rivayet varsa duymak isteriz.

      Sil
  3. Eğer İmam Şarani'nin Kıyamet ve Ahiret kitabını okursanız Medine'nin harabı ile ilgili bir sürü hadisi şerifun gerçekleşmiş olduğunu göreceksiniz. Ayrıca nasıl ki Peygamber efendimizden s.a.v önce uzun süre peygamber gelmemişse bende Mehdi öncesi dönem olduğu için şuan tam kamil ermiş olduğuna inanmıyorum. Zaten öyle olduğu idda edilenlerin söyledikleri şeyler çıkmıyor. Bu da beni doğruluyor. Birde ya hadislerde geçen Beni Asfar Turistler ve Masonik güçler ise? Eğer öyle ise İstanbul çoktan işgal edilmiş...

    YanıtlaSil
  4. selamün aleyküm...bilinenlerin çoğunu kökten değiştirecekbir bilgi elde ettim...paylaşmak isterim.3 gün evvel bediüzzamanın talebelerinden ders almış bir abinin sohbetindeydik..abi söslerine şöyle başladı.."hadiseleri yorumlamak her babayiğidin harcı değildir unutmayınki dünyanın ömrü uzatıldı uzatılmış yüzyılda yaşıyoruz..." abinin bu sözlerini duyunca beynimde şimşekler çaktı...aklıma hemen şuiki hadis geldi..."ümmetimin ömrü1400 yıldır eğer ümmetim iyi olursa ümmetimin ömrü 1500 olacaktır...(kelime kelime aynıolmayabilir) kıyamete 1 gün kalsa allah o günüuzatır mehdiyi getirir..yada ümmetimin ömrü 1500 yılı geçmeyecektir...sanırım suyuti hadisleriydi....düşündümki büyük bir ihtimal hepimiz hadisleri yanlış yorumluyoruz...şöyleki ehli sünnet hadis alimleri yada imamlarımız hadis naklederken inanılmaz hassasiyet göstermişler...buhari müslim ebu davud suyuti vs...hata yapmaları mümkün değil bence..ve eğer efendimiz s.a.v de sünnetinin bozulmayacağını vaad etmişse nasıl olurda iki hadis bir birine ters düşebilir...burdan şuna varmak istiyorum...eğer peygamber efendimiz zamanında ümmetin ömrü 1400 düde acaba osmanlı gibi yiğitlerin iyiliğinden ötürü allah ümmetin ömrünü 1 gün yani yüz yıl uzatmışsa..ya biz uzatılmış yüzyılda yaşıyorsak? bu şu anlama geliyor...alaah efendimize hem 1400 ömürlü ümmetin kaderl evhasıyla hemde 1500 ömürlü kader levhasını gösterdiyse ve efendimiz ikisini de bizlere nakletmişse yada ihbar etmişse...ve ümmetin ömrü uzamışsa allah o hadisleri yerde koymamak için farklı şekillerde oldurmuşsa....örnekle açıklıcam devamı var...

    YanıtlaSil
  5. bir örnekle açıklayayım...1 melhamei kübra(büyük kahramanlık savaşı) ile istanbulun fethi arasında 6yıl vardır 7. yıl deccal çıkar...2 melhameil kübra (büyük kahramanlık savaşı) ile istanbulun fethi arasında 6 ay vardır 7. ay deccal çıkar...şimdi değerlendirelim..eğer ümmetin ömrü1400 olsaydı geçtiğimiz yüzyıl melhamei kübradan 6 yıl sonra istanbul mehdi a.s. tarafından feth olunur 7. yıl deccal çıkardı...beniesfer ingilizler olurdu...7. yıl deccal çıkardı...ama olmadı..ahirzamanın büyük mehdisi gelmedi...bu yüzyıla kaldı..ve allah bu hadiside yerde koymadı...çanakkale savaşı(büyük kahramanlık savaşı)1914 itilaf devletlerinin istanbulu fethi 1920 6 yıl 7. yıl hangi deccal çıktı bilmiyorum artık atatürkmüdür lenin midir bir başka yahudimi bilmiyorum...deccalmi yok...ama hadis yerde kalmadı...hadisin anlattığı olay oldu bitti...dikkat edin hadiste amik ovası denmiyor yada mehdi adı geçmiyor...dolayısıyle olan olay hadise ters düşmüyor hadis ogerçekleşmiş oluyor...o hadis gerçekleştiğine göre 2. hadis bu yüzyılda...demekki amik ovası savaşıyla istanbulun fethi arasında 6 ay var...7. ay deccal çıkacak...en doğrusunu allah bilir...bu konu hakkında görüşlerinizi talep ediyorum...allah ümmetin ömrünü 1 gün uzattımı uzatmadımı yada hangi hadis hangi kader levhasında...saygılarla...

    YanıtlaSil
  6. burnu çokük adam hadisi aynen oldu gibi...emin değilim oda ümmetin ömrü 1400 yıl olduğu kader levhasında olabilirmi...yada suriyede büyük süfyani hariç bazı çıkmasını beklediğimiz şahısların bazısı acaba suriye bağimsızlığını ilan etmeden önceki karışıklıklarda çıkmış olabilirlermi....

    YanıtlaSil
  7. mehdi alemetleri kardeşim ravza sağlam kalacak yine tekrarlıyorum ona sığınanlar kurtulacak bunu sohbetlerde ledun ilmi sahibi zatlardan dinledim kabenin talanı biliyorsun minada şeytan taşlamada olaylar olacak ve bunun uzerine kabeyi yıkacaklar hatta kabenin taşlarını ciddeden denize atacaklar ve insanlar kabenin temellerinde tavaf edecekler mehdi as gelmesi ile hz adem as zamanındaki gibi aslı gibi yeniden yapacak hatta bir abim bununla ilgili ruyası var yeniden yapılışta kendisini orda kabenin yapımında çalışırken gormuş kendisinden dinlemiştim seneler evvel için rahat olsun ravza sağlam kalacak s.a.

    YanıtlaSil
  8. Murat Albayrak kardeşim sen anlaşılan hadislere değil çelişen keşiflere bakıyorsun. Asıl Kabe-i Şerif'in taşları sökülecek cidde denizine atılacak şeklinde bir keşif duymadım ama olabilir, sadece Kabe'nin önünde muhtelif hadiselerle büyük kıyımlar olacak ve etrafı boşalacak, zaten 3. Cihan Harbi başladıktan sonra hac yolları da 3 sene engellenecek, sonraki 1 sene kontrol sağlanamayınca o zaman sağ kalan insanlardan bir kısmı oraya sığınabilecek imkan bulabilecekler fakat tekrar büyük hadiseler yaşanacak. Fakat Ravza-i Mutahara'ya bir şey olmayacak, oraya sığınanlar kurtulacak hükmü kesinlikle yanlıştır, o zaman hadislerde siz Medine'ye de sığınmayın, Mekke'ye sığının diyor, daha öncesinde hadiseler yaşansa bile ve daha sonrasında da yaşansa bile o zaman zarfı aralığında bir ara tek Mekke güvenli kalacak. O zaman hadislerde Ravza'ya sığının derdi. Ravza'ya belki bomba denk gelmeyip hasar görmez ya da yakınına düşüp hasar görebilir ve sonra tadilat edilir ama etrafında insan görürlerse hiç affetmezler vallahi. Çünkü böyle bir durum hadisletde yok ve ben hadislere zıt düşen yanlış haberlere veya keşiflere asla inanmam. Ama sen o zamana sağ kalırsan eğer bi denersin Ravza'ya sığınmayı bak ne oluyor :)


    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. mehdi alemetler kardeşim ben gidin ravzaya sığının demiyorum o gun orda olanlar için konuşuyorum medinenin harabında orda olanlardan ravzaya sığınanlar kurtulur diyorum ben şama bakarım hadisler açık şama bakın toplanma yeri melhamelerde şamdır bu arada bir kaç hadis okudum araştırmalarda ne kadar guvenilir bilmem ama paylaşmak isterim

      Sil
  9. Barack Huseyin Obama Hakkındaki Hadis:



    Abdurahman b.Ebi Bekre anlatıyor:


    “Abdullah b.Amr bize şunu anlattı:
    “İbn Hamelu’d-Da’n'ın (Koyun kuzusu oğlunun) çıkması pek yakındır.” Bunu 3 kez tekrarladı. Ben:
    “Hamelu’Da’n” (koyun kuzusu) da nedir?” diye sordum. Şöyle dedi:



    “Ebeveyninden biri şeytan olan bir adamdır ve Rumları yönetir.
    (Müslümanlarla savaşmak için) 500.000 kara kuvveti, 500.000 de deniz kuvveti olmak üzere 1.000.000 kişilik bir ordu ile gelip “Amik” denilen yerde kamp kurar.
    Sonra askerlerine:
    “Gemide bazı eşyalarım kaldı” der ve gidip gemiyi ateşe verir.
    Askerlerine:
    “İçinizden kaçmak isteyenlere ne Roma, ne Kontantinopolis yurt olur”der.
    Sonra bir ay savaşırlar. Ayakkabılarına kadar kana bulanırlar.
    O gün mü’mine; Hz.Muhammed(sav)’n ashabı müstesna, önceki milletlere kıyasla iki ölçek sevap verilir. Ayın son günü olunca Yüce Allah şöyle buyurur:
    “Bugün kılıcımı çekip dinime yardım edeceğim, düşmanımdan intikam alacağım.”
    Böylece Allah(C.C.) savaşın kaderini düşmanlarının aleyhine çevirir ve onları hezimete uğratır.
    Bunun sonucunda Konstantinopolis fethedilir. Müslümanların kumandanı
    “Bugün ganimet hırsızlığı yoktur.” diye ilan eder. Onlar bu şekilde kalkanlarıyla altın ve gümüşleri bölüşürlerken birden
    “Deccal geride yurtlarınızı işgal etti”diye bir çağrı duyulur. Hemen ellerindeki malları bırakıp Deccal’in üzerine yürüyüp onu öldürürler.”

    Nureddin El-Heysemi Mecma’uz-Zevaid ve Menbau’l-fevaid 13.c. / 20.s. / hadis no:12420
    Hadisi Bezzar sahabi sözü olarak rivayet etmiş olup ravilerinden Ali b.Zeyd hadisi hasen biridir. Diğer raviler ise güvenilirdir.



    ————————————————————————–

    Hadiste 3 kez tekrarlanan “İbn Hamelu’d-Da’n” (koyun kuzusu oğlu) Müslümanlara karşı savaşmak için Amik ovasına (Hatay’a) gelecek.



    Rum (Hıristiyan) = Nato ordusu Yöneticisinin ismidir.


    Şu anda hıristiyan aleminin başı olan Amerika başkanı “Barack Hüseyin Obama”dır.



    “Berak” kelimesinin sözlük anlamı:
    “1 yaşına girmiş kuzu” (Tür-Dav Osmanlıca-Türkce sözlük)
    Ayrıca hadiste Rum yöneticisinin “Ebeveynininden biri şeytandır” diye bahsediliyor. Barack Huseyin Obama’nın babası müslüman, annesi ise hristiyandır. İnsanlar ya yüce Allah’ın hizbi müslüman, şeytanın hizbi “Hiristiyan, yahudi, putperest” vs. dir. Ve hadiste koyun kuzusu oğlu diye buyurulmuştur, Barack Huseyin Obama‘nın babasının adıda Barack‘tır. O zaman Barack Huseyin Obama, Barack‘ın (koyun kuzusunun) oğlu ve koyun kuzusu oğludur. (Wikipedia/Barack Obama kimdir)




    Müminlerin Emiri İmam Ali (a.s.) buyurdu: "Mısır sahibi, alametlerin alametidir ve onun özelliği, hükümet sahibi olmasıdır. İsminin kalbinde Hasan ve başında Muhammed. Ve o, soy ismini değiştirecektir. Eğer çıkarsa ve düşerse, Mehdi (a.s.) kapılarınızı çalacaktır. Kapılarınızı çalmadan önce, ona (a.s) doğru gidiniz. Hatta gerekirse buzların üstünde sürünerek ya da bulutların üzerinde uçarak gidiniz." - Maza Gal Ali (a.s) En Ahiril Zaman s.330



    Bildiğiniz gibi, Hüsnü Mübarek’in soy ismi Seyit'ti ve mahkemede Mübarek'e çevrildi. Hüsnü ismi ise, Hasan demektir. Zira Arapça yazılışı Hasani olarak yazılır. Ancak bazı aksan ve şivelerde, Hüsnü olarak okunur. Velhasıl, Muhammed Hasan Mübarek, Hz Ali’nin bahsettiği kişidir. Ve bildiğiniz üzere, Mısır Hükümdarı Hüsnü Mübarek, devrilmiştir ve tahtını bırakmıştır. O zaman, Hz Ali’nin bahsettiği üzere, Mehdi’nin, bu gidişten önce gelmiş olması lazımdır ki, zira Mübarek gittiğinde, Mehdi a.s kapılarımızı çalacaktır. Ve kapılarınızı çalmadan önce ona doğru gidiniz, diye buyurmuştur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamam da kardeşim hadislerde Ravza'ya sığınan kurtulur demiyor. Birkısım insanlar Medine'nin dağına kaçarlar ve Mehdi zuhur ettiğinde ona tabi olurlar diyor. Ravza'nın etrafında kurtuluşun olmadığı kesin belli! Adamlar aptal mı ta dağlara çıkıyorlar da Ravza'nın etrafına sığınmıyorlar! Ben bu hadislere gözüm kapalı inanıyorum. Ama ben kimsenin neye nasıl inanacağna da karışamam, sonuçta yanlış da olsa herkesin fikrine saygı duymak lazım.

      Dediğiniz Barack Obama hadisine gelince, o saptırılmış bir tevildir! Hz. Mehdi a.s.'ın Demmare ile yapacağı sulhun 7 veya 9 sene sonra bozulmasının ardından başlayacak olan Melhame-i Kübra/Uzma (Büyük Kahramanlık Savaşı)'nda Müminlerin karargahı Guta olacaktır. Ondan önce değil! Hz. Mehdi a.s. Müminler'in lideri olup İslam deccalini (büyük Süfyani'yi) öldürmeden Guta güvenli olmayacak. A'mak veya Dabık'tan kasıt aslında Amik Ovası değil, Halep ve Şam bölgeleridir; ama tabi savaş Amik'te de olacağı için bir nevi Amik de denebilir, Cübbeli bunu sohbetinde anlatıyor. Kutsal dinler dışında başka nesnelere tapan kafirlere karşı Müminler ve Romalılar savaşırken, bir gün yeşil bir ovada, ama Amik ovası ile hiç alakası yok, haç galip geldi iddiası üzerine Müminler'den biri haçı kırıp o Hristiyan'ı öldürür, bunun üzerine orada bulunan Müminler şehaed şerbetini içerler. Sonra oradaki Romalılar geri dönüp durumu haber verirler ve 9 ay hazırlık yapıp toplaşırlar ve Halep ve Şam'a kara ve deniz yoluyla gelirler, 40 gün boyunca savaşacaklar, savaş 1 ay sonra Müminler'in lehine dönecek meleklerin yardımıyla. Yenilgi üzerine Demmare'nin kararıyla o zaman Avrupa'da oturan tüm Müminler sokak sokak ev ev basılıp şehid edilecekler. İbn Hamelu’d-Da’n denen adam, o zamanki Roma kralı olan Demmare'nin veziridir.

      Sil