.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

6 Şubat 2014 Perşembe

KOSTANTİNİYYE VE RUMİYYE”NİN FETHİ

Ebu Hüreyre (ra)’den:
-Bir yanı kara, bir yanı deniz olan şehri duydunuz mu?
-Evet ya Resulullah!
-İshak oğullarından yetmişbin kişi orasını feth etmedikçe kıyamet kopmaz. El-Hadis (Müslim, Hakim)

Usul’unda da böyle anlatılır, yani feth edeceklerin adı: İshakoğulları diye geçer. Fakat maruf ve mahfuz olan İsmail oğullarından oluşudur. Çünkü hadis’in siyakı buna delalet etmiştir. Zira Allah Resulü onlardan Arapları kasd etmiştir.

Hafız İbni Hacer der ki: Bunlardan murat İsmail oğullarıdır.. Nitekim diğer hadisler buna delalet etmiştir.

Abdullah b. Ömer (RA)’dan, Peygamber (SAV)’in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Ey Ümmet! Sizde altı alamet vardır. Altıncısı bir şehrin fethi olarak sayınca; “Hangi şehirdir ey Allahın Resulü?” diye sordum. Şu cevabı verdiler:
“Kostantiniyyedir (İstanbul)…

Resulullah (SAV)   buyurmuşlardır. “Beni Esfarla çarpışmadıkça dünya gitmez (yani kıyamet kopmaz) Onlarla savaşmak üzere, Allah yolunda savaşan, kötüleyenin kötülemesinden çekinmeyen, Mü’minlerin seçkinlerinden olan Hicaz ehli yola çıkacaktır ve Kostantiniyye ile Rumiyye’yi (İstanbul ile Roma’yı) teşbih ve tekbirlerle feth edeceklerdir. O şehrin surları bir bir yıkılacaktır.  “El-Hadis (İbni Mace ve Hakim)

Kostantiniyye ve Rumiyye’nin fethi hakkında konuşuluyordu. Resulüllaha (SAV) hangisinin önce feth edileceği soruldu. Şöyle cevap verdiler: “Hirakl’in şehri önce feth edilecektir.” Bundan Kostantiniyyeyi murad ettiler. (Ahmet ve Hakim)

Kaynak:

Müellif: Muhammed b. resul El-Hüseyni El-Berzenci “El-İşaatü li eşrati’s saah” / Kıyamet Alametleri mütercim Naim Erdoğan

23 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Fatih Sultan Mehmed sadece İstanbul'u fethetmekle kalmamış. İtalyanın fethi için önce Otranto'yu alarak burada bir kale yaptırmıştı. Eğer ömrü vefa etseydi belki Roma'nın fethini de gerçekleştirecekti. Bu durumda Peygamberimizin İstanbul ve Rumiyyenin fethi ile ilgili hadisinin hakikatine fatih mazhar olacaktı. Şimdi bu durum henüz tam anlamıyla gerçekleşmediğine göre inşaallah yakın gelecekte zuhur etmesi beklenmelidir.

      Sil
  2. Ama bu meselenin yani İstanbul un Mehdi as tarafından ve öncesinde bahsedilen güzel kumandan tarafından fethedilmesinin karıştırılması çok normal geliyor bana. Çünkü hadislerde resmen 1453 ü anlatıyor. Manevi fetih diyenlerede kapak olması lazım aslında. Çünkü bildiğimiz savaşdan bahsediyor. Ama işte gene kafa karışıyor bu noktada çünkü ne sur kaldı ortada ne bişey

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorgulma kardeşim, hadisler; Hz. Mehdi'nin İstanbul'u savaşmadan manevi olarak tekbirlerle fethedeceğini ve şehrin tüm kara kısımlarının denize döküleceğini, böylece oradaki tüm Hrisitiyanların savaşılmadan denize döküleceğini ve boğularak telef olacaklarını ve surların deniz tarafına bakan duvarının hariç diğer kısımlarının yıkılacağını haber vermektedir. Ondan önce İstanbul'da ve bütün Marmara'da çok dehşetli bir deprem olacağı ve haritadan silineceğini haber veren keşifler vardır. Demek ki bu ola sonrasında Hristiyanlar Şeyh Nazım Kıbrısi'nin de dediği gibi orayı bombalamadan ele geçirecekler ve surları yeniden inşa edecekler Allahulalem.

      Sil
  3. Büyük Savaş (Melhame-i Kübra) ile İstanbul'un fethi arasında 6 ay vardır. Büyük Savaş başladığında mı yoksa bittiğinde mi dersek doğru sonuca varabiliriz.

    Şöyle ki:
    Büyük Savaş başlar ama yıllarca sürerse o zaman savaş başladıktan 6 ay sonra fetih mümkün olmaz. Doğrusu,Büyük Savaş bittiği andan itibaren 6 ay sonra İstanbul fethedilecektir. Bu ne demektir? Şu demektir:

    Ruslar Amik Ovasına inince Türk Ordusu ile savaşa tutuşurlar. ABD de Türk Ordusuna yardım için savaşa dahil olur. ABD dahil olunca (Bu 3.Dünya Savaşıdır) Rusya savaşı yayar ve Avrupa'ya saldırır.Ama aynı esnada Amik Ovasındaki savaşı kaybeder. Amik Ovasındaki savaş Türk-ABD savaşına dönünce,Rusya fırsattan istifade İstanbul'u işgal eder.Ve bu işgal 6 ay sürer.Bu 6 ay içinde Hz.Mehdi AS Guta'dan yönettiği İslam Ordusu ile Süfyan'ı da öldürdükten sonra Türk-ABD Savaşına müdahil olur ve ABD ordusu tarumar edilir.

    Buradan şu sonuçlar da çıkarılabilir:

    Türk-Rus harbi iki buçuk yıl sürecek kalan 6 ay da Hz.Mehdi AS'ın desteğiyle ABD Ordusu telef edilecektir.Yani Ruslarla 2,5 yıl, ABD lilerle 6 ay savaşacağız.


    ABD Ordusu yenildikten sonra Hz.Mehdi AS derhal İstanbul'un Rus işgalinden kurtarılması için İstanbul'a hareket emri verecek ama bu iletişim çağında Rus Ordusu Hz.Mehdi'nin Ordusu İstanbul'a varmadan kendiliklerinden korkup kaçacaklardır. Ve Hz Mehdi AS İstanbul'u savaş yapmadan tekbirlerle bu şekilde feth edecektir. Aslında bu fetih tamamen bir "kutsal emanetleri teslim alma seremonisi" olacaktır. ALLAH-U ALEM

    Buradan şu sonuçlar da çıkarılabilir:

    Abd bu savaşta Türk Ordusunun yanında olacağına göre hala Nato üyesi olacağız sonucu çıkar ve Şanghay vs söz de kalır.

    Ayrıca Türkiye'yi Nato'dan çıkarmak isteyen siyasi iradenin akibetinin de iyi olmayacağı sonucu çıkar.

    Yani ABD, Amik Ovasında Rus Ordusu yenilip Türk Ordusu ile savaşa tutuşuncaya kadar bu ülkede söz sahibi olmaya devam edecek, borusu ötecek sonucu çıkar.

    Başka hangi sonuç çıkar? Cemaat AK Parti savaşında ABd kimin yanında olacaksa o kazanacak sonucu çıkar.

    ALLAH-U ALEM

    Çoğaltılabilir ama tadında bırakalım.

    Allah'a CC emanet olunuz.

    YanıtlaSil
  4. Selamun aleyküm. Benim okuduğum kaynaklarda melhame i kübra 4 gün sürecek diye yazıyor. Kaynağı bulursam paylaşırım. Vesselam.

    YanıtlaSil
  5. Ve benim bildiğim mehdi 40 yaşında kabe de biatları kabul ettikten sonra cebrail semadan herkesin kendi lisanında ismini işitmiş olucak. Bu aşure günündedir. Semadan nida ondan önceki ramazan ayının ortasında olacak ve türk tarafından düşman bir ordu gönderecek mehdi ye karşı. Onun için Resulullah s.a.v. zaten diyor: Türkler size saldırmadıkça onlara dokunmayın. Ve melhame i kübra başlamadan küffar istanbul hükümetinden yardım isteyecek ve istanbul hükümeti de olmaz onlar yani mehdi ve ordusu bize daha önce galip geldiler diyecek.

    YanıtlaSil
  6. Ve daha sonra istanbuldan 300.000 kişilik ordu gönderilecek melhame i kübrada mehdiye yardım etmek için. Ayrıca bir rivayette kabe de mehdiye biat edilirken o safa da evinde oturuyor. Yani o zamanda oralar değişmiş olacak ve safa tarafında mehdinin bir evi olacak. Hilafet ona evinde otururken gelecek. Hadiselerin bir kısmı sıralamaya göre anlatılmış ve öbür kısmınıda zaman gösterecektir. Vesselam.

    YanıtlaSil
  7. Cübbeli Ahmet Hoca efendinin 8 küsür saatlik sohbetleri var youtubeda. Ve 7 veya 8 bölüm. Ordan baya net bilgiler elde edilebilir.

    YanıtlaSil
  8. Selamun aleyküm.
    Kutsal emanetler kabedeki biattan önce alınacak. Buna dahir Beklenen Mehdi kitabindan bir hadis i şerif paylaşıyorum:

    '' Keza (N:B.Hammad) Cafer'den tahric etti, o şöyle dedi: Mehdi yatsı vaktinde Resulullah (SAV) bayrağı, gömleği, kılıcı ve Nur ve beyan gibi daha bir çok alametler yanında olduğu halde Mekke'de zuhur eder. Yatsı namazını kıldıktan sonra en yüksek sesi ile hitab eder. "Ey insanlar! Ben size Allah'ı hatırlatıyorum. Yarın mahşer gününde Allah'ın huzurunda yerinizin ne olacağını haber veriyorum. Allah Teala size pek çok deliller ve peygamberler göndermiş, Kur'anı indirmiş ve size söyle emretmiştir:

    Allah'a hiç bir şeyi ortak koşmayın. Allah ve resulune itaati koruyun. Kuran'ın ihya ettiğini diriltin, yasakladığını da yasaklayın ve siz Mehdi'ye yardımcılar ve destek olun. Zira dünyanın fena bulması ve zevale ermesi yaklaşmıştır. Ve bu kesindir. Ben size Allah ve resulüne, O nun kitabıyla amel etmeyi, batılı yokedip, sünneti ihya etmeye çağırıyorum."

    Bu hitabından sonra, yanında, sonbahar bulutları gibi birbirinden habersiz toplanan Bedir ehli sayısınca, üçyüz onüç kadar insanla birlikte zuhur eder. Onun ashabı gece abid, gündüz ise aslanlar gibidir. Allah Mehdi için Hicaz toprağını feth ederek hapisteki haşimilerin hepsini de kurtarır. Siyah bayraklar ise Kufe'ye inip biat için Mehdi'ye adam gönderirler. Zulmü ve zalimlerin hepsini yok eder. Beldeler onun emrine girer. Allah Teala onun elinde Konstantiniyyenin fethini müyesser kılar. ''

    Burdan şu anlaşılır kutsal emanetler istanbulun fethinden önce alınacaktır. Yada burdaki konstantiniyeden kasıt vatikandır. Küçük konstantiniyye istanbuldur ve büyük konstantiniyye roma veyahut vatikandır. vatikanın fethide melhame i kübrayı kazandıktan sonra olacak. Tahminim istanbul bundan öncedir. Bununla ilgili ebced hesaplarınız varmı değerli kardeşler ?
    Allah hepinizden razı olsun. Vesselam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşağıdaki site ebced hesapları yapıyor, şu anda ara verdiler ama bu tarz sorulara cevap verebilirler..

      http://www.gaybihadisler.com

      Sil
  9. bütün hak tarikatların 6 temeli vardır
    1-TARİKATLARIN BİRİNCİ TEMELİ TEVHİD DİR
    Tevhid islamiyet in temeli olup Kul hüvallâhü ehad deki o zatı pak ALLAH Celle Celaluhu dür bir tektir buyurmakla bildirmiş ve icabet eden kullarını bu tevhidle temizlemiştir
    Tevhid ALLAH Celle Celaluhu Rububiyetini kabul etmek diğer rububiyetleri red etmektir
    Tevhid"Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden âbduhu ve Resuluhu."dan ibarettir
    "Şehadet ederim ki Allah´tan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed (s.a.v.) onun kulu ve Peygamberidir".
    Bir insanın bu şahadeti dilde olursa yani inanmadan söylüyorsa münafık
    inkar ediyorsa kafir
    dille ve kalben tasdik ile söylüyorsa mümin ve muvahhid
    kalben inandığı gibi ruhen inancının nurlarını müşahade ederse sıddık dır
    bir ehli tevhid tövbe eder ne nefsine nede başkasına zulmetmez
    işte bu tevhidin ikinci kısmını söylemeden de cennete gidilebileciğini iddiasını red edilir üstadın 1950 lerde fener patriği athenegoras ile görüşmeside şöyledir

    İkinci Teşebbüsü: 1953 yaz aylarında, yanına üniversiteli talebelerinden birisini alarak, İstanbul Fener Patriği Athenagoras ile görüşmüştür. Bu görüşmede Hazret-i Üstad Patrik'e sormuş: "Hıristiyanlığın din-i hakikisi olan tevhid ve nübüvveti kabul ettiğiniz gibi; Hz. Muhammed'i(asm) de pey­gamber ve Kur'an-ı Kerim'i de kitabullah olarak kabul ederse­niz ehl-i necat olacaksınız."
    Patrik Athenagoras cevabında: "Ben kabul ediyorum." de­yince, Bediüzzaman: "O halde siz bunu dünyanın diğer ruhani reislerine de söylüyor musunuz?"
    Patrik: "Söylüyorum amma, onlar kabul etmiyorlar" de­miş.(m.fırıncı.)
    görüldüğü gibi risaleti ahmediyeyi ve kuran ı kabul şartı nı üstad söylemiştir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TARİKATLARİN İKİNCİ TEMELİ TENZİHDİR

      TENZİH :ALLAH Celle Celaluhu Zat ı şerifinin mahluktan ,mahlukun ona ulaşmasından,ondan ayrılmasından,onunla birleşmesinden,mahlukun sıfatıyla vasıflanmaktan, akla ve zihne gelen ve hissedilen suretlerden pak ve uzak olması demektir
      Subhanallah dendiğinde ALLAH Celle Celaluhu tektir mahluktan münezzehdir,mahlukun ondan ayrılmasından münezzehdir,onunlla birleşmesinden münezzehdir mahlukun sıfatı ile vasıflanmaktan akla hayale gelen ve hissedilen suretlerden münezzehdir demektir
      Tenzihden maksad mevcut bir şeyi nefyetmek değildir,çünkü mevcudu nefyetmek imkansızdır
      Tenzihden maksad zihne ALLAH Celle Celaluhu ya layık olmayan vasıfların gelmesinin nefyedilmesidir.
      TEVHİDE İMAN ,TENZİH VE TAKDİS ŞARTIYLA TASDİKTEN İBARETTİR
      yahudi ve hristiyanlar ALLAH Celle Celaluhu varlığını kabul ettikleri halde mahlukun zat ı pak i şerifine ulaşmasından =İsa(a.s)nın onunla birleşmesinden zat-ı pak-ı şerifini tenzih edemedikleri için kafir oldular
      La ilahe illallah ı söylemek kalbin tasdikinin şartı olduğu gibi subhanallah demekde kalbdeki tenzihin şartıdır.
      Yani şirkten arınmanın alametidir
      Allahu ekber demekde hem tasdik hem tenzih in ifadesidir
      Allahu ekber diyenin kalbinde ALLAH Celle Celaluhu den başkasının ululuğu varsa kalbi dilini yalanlamıştır
      Subhanallah, velhamdulillah, vela ilaha illallah, vallahu ekber i dil ile tekrarlamak aklı ve vehmi istila eden şirkin suretlerini kalbde yerleşen şirkin damarlarını söker atar
      Subhanallah, velhamdulillah, vela ilaha illallah, vallahu ekber çokca söylenmezse şeytan ve nefis vehmi aklı istila eder Halıkın mahluka mahlukun Halık ına benzetecek suretleri getirir kalbi şirke düşürür

      Sil
  10. TARİKATLARİN ÜÇÜNCÜ TEMELİ HAZRETİ AHMED İ(S.A.V) TANIMAKTIR(1)

    Peygamber Efendimiz (Aleyhissalâtü Vesselâm)’ın nübüvvetinin bütün insanlara şâmil olduğunun en açık delillerindendir. Bir hadîs-i şerîfte: “Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemîn olsun ki, ister yahudi ister hristiyan olsun, bu ümmetten beni işitip de gönderildiğim şeylere îmân etmeden ölen kimse Cehennemliktir!” buyurulmuştur. (İbn-i Kesîr, c. 1, 273)
    buna göre bütün insanlar bir tek ümmet sayılmaktadır bunlardan ehli kitap olan yahudi ve nasraniler dahi hazreti muhammed sallallahu aleyhi ve sellem e inanıp şeriatını kabul etmezler ise ebedi ateşte kalacaklardır
    Muhammed, Allah’ın Resûl’üdür. Onunla beraber bulunanlar da kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında ise pek merhametlidirler. Sen onların rükû ve secde ettiklerini görürsün. Onlar, Allah’ın lütfunu ve rızasını ararlar. Yüzlerinde ise secde izi vardır. Onların Tevrat’taki vasfı budur
    O hayatta iken tevrattaki vasıflarından dolayı hiç bir tevrat bilgini onu tekzip edemediği gibi abdullah bin selam gibi insaflı tevrat bilginleri tevrattaki vasıfların hazreti muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de mevcud olduğunu ve yahudilerin kendisine iman etmelerinin tevratın emri olduğunu ilan ettiler
    Aynı zamanda incildeki vasıfları ise şöy­ledir: Onlar filizini çıkarmış, sonra gitgide kuvvet bulmuş, kalınlaşmış ve göv­desi üzerinde yükselmiş bir ekine benzer ki, ekincilerin pek hoşuna gider. Al­lah’ın onları böylece çoğaltıp kuvvetlendirmesi, kâfirleri öfkeye boğmak için­dir. Onlardan iman eden ve güzel işler yapanlara Allah mağfiret ve büyük bir mükâfat vaat etmiştir.
    kaziyesini ilan ettiğinde hristiyan alimleri mevcuddu ve bunu tekzip edemediler
    bilakis selman ı pak farisi gibi incil bilginleri incilde vasıflanan paraklit in hazreti ahmed sallallahu aleyhi ve sellem
    filiz in paraklit in risalet davası
    ziraatcilerin ashabı kiram olduğunu itiraf ettiler
    her iki taife de tekzibe iktidar bulamadılarve bir kısmı tabii oldular

    YanıtlaSil
  11. TARİKATLARİN DÖRDÜNCÜ TEMELİ ŞERİAT IAHMEDİYYE Yİ(S.A.V) TANIMAKTIR

    Hazreti Muhammedin (Aleyhissalâtü Vesselâm) Şeriatını ihya etmekten ibaret ittiba ve tatbikata İSLAM VE İHSAN denir
    Bir cihetde islam ve ihsan iman la birleşse de zahirde birbirinden farklıdır .
    yani Peygambere (Aleyhissalâtü Vesselâm) ittiba şeriatını ihya etmek imanın varlığına alamettir.
    Çünkü ittiba ve islami tatbikat tevhidin birinci müeyyidesidir,
    Bu itibarla bütün peygamberler ümmetlerine hakikat ı muhammediye (Aleyhissalâtü Vesselâm)ı tanıtmışlardır. ve şeriatının mükemmeliyetinden bahsedmişlerdir.
    ümmetlerine tatbiki ihyasına teşvik etmişlerdir.
    Peygamderin (Aleyhissalâtü Vesselâm) vefatından sonra ekabirler tabii lerine alimler talebelerine meşayıh müridlerine hakikat ı ahmediye yi (Aleyhissalâtü Vesselâm) anlatmış ve şeriatının ihyasını emretmişlerdir.
    Nasıl ki bir baba evlatlarına telkinde bulunarak ona bütün tehlikelerden korunmasını öğretiyorsa Habib i Azam da ümmetne dünyevi uhrevi tehlikeleri bildirerek tebliğ ve tilavetiyle ümmetini tehlikelerden özellikle küfürden şirkten nifakdan koruyor ve bu sayede zekalarınızı artırarak ilmle cehalet ve küfürden temizliyor.
    bu temizlikten sonra kitabın hükümlerini öğretiyor.
    Hadisleri ile hikmeti de beyan ediyor

    YanıtlaSil
  12. TARİKATLARİN BEŞİNCİ TEMELİ MUHABBETULLAHDIR

    Hadis i şerifde buyrulmuşturki Kimde 3 şey olusa imanın tatlılığını bulur
    1-kendisine ALLAH Celle Celaluhu ve rasullünün başkasından daha sevimli olması
    2-Kişiyi ancak ve ancak ALLAH Celle Celaluhu için sevmesi
    3-ALLAH Celle Celaluhu onu küfürden kurtardıktan sonra ateşe atılmaktan tiksindiği gibi tekrar küfre dönmekten tiksinmesidir
    İnsan kalbiyle sırrı ve ruhuyla her bir günahı terk ettiğinde ve her bir emri yerine getirdiğinde maddi lezzetlerden yüksek bir lezzet bulur
    ALLAH Celle Celaluhu ve rasulunu her şeyden fazla sevmek le kişinin sevgisi aşka dönüşür ve o aşk sahibine mürşit ve rehber olur
    Muhabbetin aşka dönüşmesi ile hayali iman ittiba ile yakini imana itaatle tahkiki imana dönüşür

    YanıtlaSil
  13. TARİKATLARIN ALTINCI TEMELİ TEVELLİ VE TEBERRİDİR

    Tevelli iyileri dost tutmak ehli beyti sevmek ALLAH Celle Celaluh sevgili kullarını vesile edinmektir
    Teberri ise kötü insanlardan uzaklaşmak uzak durmak sevmemek ve onlardan çekilmek demektir
    ALLAH Celle Celaluh sevmek dostlarının da sevgisini gerektirir dostları rasuller nebiler ashab evliya ulema şehitler gaziler takva sahipleri dir
    Düşmanları olan teberi edilmesi gerekenler ise kafirler münafıklar asiler fasıklardır
    Bir zatı sevmek o zattan yüz çevirenleri sevmemeyi gerektirir aksi halde sevgi yalandan olur
    Üç türlü düşman vardır
    Birincisi ap açık düşmanlığını ilan eden
    İkincisi dostuna düşmanlık yapan
    Üçüncüsü düşmanına dostluk yapandır
    ALLAH Celle Celaluhı seviyorum diyen birinin onun düşmanı olan kafirlerle ve/veya asi ve fasıklarla düşüp kalkmak veya Müslümanlara eza cefa verenlerle bir olmak en büyük günahlardandır
    Bu hal imana sirayet ederse küfre kadar varır
    Müdara takiyye sempatik olma hadisesinde ise cana mala namusa zarar geleceğine inanılısa caiz olur bunun dışında bu haller nifaktır
    Zalimi zulumden vazgeçirmek için bir menfaat olmaksızın zalim ve fasıkların fiiline uymaksızın hoşgörü değil hoş görünme yoluyla tebliğ tenbih olabilir yapılanları yaptıklarını hoş görmek vebaldir

    YanıtlaSil
  14. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yukardaki 6 madde merhum ismail çetin in kitabından alınmıştır 6 temel ilginçdir kişi kendi hoş görünebilir ancak dinini hoş göstermek için ondaki bazı şeyleri çıkaramaz çünkü şeriat senin mülkün değildir onu anlatabilirsin ancak onda tasarruf yapamazsın
      cübbeli evet hoş görünüyor fakat dinde taviz vermiyor.bir kez bir din düşmanı aleyhinde konuşmadı lehinde konuşur gibi yaptı o müstesna

      Sil
    2. Emeğin için Allah Celle Celaluh. razı olsun kardeş,

      Sil
  15. Selamun aleyküm cemaat. Allah hepinizden niyet ve gayretlerinizden dolayı razı olsun.
    İçime ilham oluyor. Burda samimiyetle çaba gösteren kardeşler ve abilere Allah c.c. güzel hizmetler nasip edecek. Burdaki yazıları okuyunca seviniyorum, her taraf fitne fesat iken mü minler birbirlerini katlederken burdaki arkadaşlar samimiyetle birşeyler yapıyorlar ve umarım ki Kadir i mutlak olan Allahu Teala o gereken maddi ve manevi imkanlarıda sizlere tanır ve tam tamına cismen ve fikren cehd etmeye nasip eyler. Amin.

    Ayrıyeten bir aralar bir hadisi şerif yada bir rivayet okumuştum. Hz. Ali r.a. ye ait bir söz sanırım. Bu aralar aradım ama bulamadım.
    Böyle başlıyor:

    Son islam hükümeti yıkıldıktan sonra 100 sene boyunca dünyaya zalimler hükmedecek. O 100 sene geçtikten sonra tekrar islam hükümeti kurulacak.
    Ve bu son hükümet.

    Son yıkılan hükümet bilindiği üzere Devleti Aliye i Osmaniye.
    Ayrıyeten Beddiüzzaman Hazretleri k.s. bu konu hakkında '' Sancak nerden düşerse tekrak ordan kalkar veya yükselir '' demiş. Yani Allahu Alem ama bilinen bilgilere göre konuşuyorum ve diyorumki inşallah o hükümet burda kurulacak ve başında Osmanlı Torunu Selim adında bir zat olacaktır.

    YanıtlaSil
  16. Size soracağım soru şudur ayrıyeten safa asya kardeşimizden bir yorum rica ediyorum bu konuda.
    Son şeriat hükümetinin yıkılışını hangi tarih olarak kabul etmemiz gerekiyor ?

    Resmi olan 3 Mart 1924 tarihimi yoksa İstanbulun işgalinin başladığı tarihmi yani 13 Kasım 1918?
    Geçmiş hadiselere bakılırsa Osmanlı Devleti esaret ve parmak işaretleriyle diyorum küffarın ''gözetim ve denetimi '' altına girmiştir. O andan itibaren gücünü kaybetmiştir.
    Toprakların elimizden alınması vs. gibi birçok şeyler.

    Benim acizane yorumum şudur:

    Nezaman İstanbul işgal edildi ozamanda Osmanlı Devleti yıkıldı çünkü işgal esaret ve baskı altında kalan bir devlet veya hükümet artık hükümet sayılmaz. isim olarak gine hükümet olarak geçsede hükmetme yetkisi artık kalmamış çünkü herşeye boyun eğme durumunda kalıyor ve toprakların çoğu elden gidiyor ve kim bilir daha neler.

    Bu benim acizane yorumumdur, sizlerdende yorum bekliyorum.

    Vesselam.

    YanıtlaSil
  17. Allah katında gizli olan zaferini bizlere sunmuştur.İlim ve teknoloji aracılığı ile.
    http://ateistcaps.blogspot.nl/2015/01/tanrinin-varliginin-kanitlanmasinda.html
    Alıp üzerinde yoğunlaşarak çalışma yapıp insanlığa servis etmek bizlere düşüyor.
    EŞYAYI BAZ,ÖLÇÜ ALDIĞIMIZDA

    Vahyin,Son asrın ilim ve teknolojisiyle hazırlanmış açılımı bekleyen Fikri.

    VAHİY KONULARI HARİCİNDE,DALINDA UZMANLAŞMIŞ KİŞİNİN GÖRÜŞLERİ GEÇERLİDİR.

    Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir.

    İNSANDAKİ HALLER..(EŞYADAKİ ÖZELLİKLER.) DEN BAZILARI.

    Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir. Fikrin oluşum Süreci ve Aşamaları.
    http://namenstraat8bredahollanda.blogspot.nl/2016/01/asl-nedir1-kok-esas-temel-kaide-asl.html?spref=fb

    YanıtlaSil