.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

3 Ocak 2014 Cuma

TÜRKİYE’DE BÜYÜK HARBE DÖNÜŞECEK OLAN HAREKET


Nazım Kıbrısi sohbetlerinden:

“Türkiye’deki hareket büyük harbe dönüşecektir. Türkiye’nin başındakiler Avrupa’ya bağlanalım, Amerika’ya bağlanalım, Rusya’ya bağlanalım diyecekler. Sonunda Rusya’ya bağlanalım diyenler galip olacaktır. Rusya ile beraber olunca bütün Rusya karşıtı devletler ayağa kalkacaktır. Büyük Harp İskenderun’da Amik ovasında olacaktır.”

Türkiye’de büyük harbe dönüşecek olan hareket nedir? Türkiye’de Ruslarla birlikte hareket eden bir yönetimin bölge ve dünya dengelerini alt üst edeceği ve bunun çok ciddi sonuçlar doğuracağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.

 1. Türkiye'de bir inkilap olur.
2. Mehdi (a.s.) zuhurundan evvel bir hareket olacak, güney hududu açılacaktır. Suriye hududu kalkar Şam'la bir olur.”

“Türkiye meselesidir, bir hükümet gelecek üç ay komünist rus tertibi olacaktır, lâkin bütün Türkiye değil, ahali de ordu da ikiye ayrılacaktır. Şam hudûdu açılır ve hudut kalmaz. Sonra üç ay içinde büyük muharebe çıktığında Mehdi a.s.’ın çıkmasına üç ay var demektir.”

“Türkiye o zaman ikiye ayrılır. Ordu: biri Rus tarafıdır, biri Müslüman tarafıdır.”  

İmam Ali  (R.A.) Divanından:

Meşhur divanının Müştakzade şerhinden alınan bir kısmında şöyle denilmiştir: “Ey oğlum! Türkler cûş ettiklerinde (kaynadığında, karıştığında, yani sınırlarını aştığında) Mehdî-i Âdil’e muntazır ol...”

Hazret-i Ali (R.A.) Türklerin kaynayıp karışacağını ve sınırlarını aşacağını haber vermiştir.

Niyazi-i Mısri Divanından:

Divanında “Benî asfar zuhûrunda dalâletler olur peyda…” ifadesinde Beni Asfar Rus’lar olarak yorumlanmaktadır.  Beni asfar’ın zuhuru Mehdi’nin çıkış alametlerindendir. Böylece bu ibare Rusların Türkiye’ye saldırısı sırasında sapkınlıkların ortaya çıkacağı biçiminde anlaşılabilir.

Aytunç Altındal’ın kitabından:

“Türk İmparatorluğu’nun yıkılışına dair kehanetler “ isimli kitabında: “Önce, Müslüman şeriatı artacaktır. Eğer yedinci seneye kadar kaldırılmazsa, on ikinci seneye kadar buranın hâkimi olacaktır. Sonra, Hıristiyan silahlarıyla bir tutsaklık dönemi gelecektir. Türklerin başına geçecek 11. devlet adamı, ülkenin bekasını belirleyecektir.” denilmiştir.

Abdullah Gül, Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanıdır. İsmi 11 harften oluşmaktadır. 11. Devlet adamından sonra acaba bir dış müdahale mi olacak?

Nostradamus’tan:

Nostradamus’a ait dörtlükte Türkiye söz konusu edilmiş ve Türkiye ile ilgili yorumlanmıştır.

“İki baş ve üç kola bölünmüş. /  Büyük şehir sular tarafından rahatsız edilecek. / Onların arasından bazı büyük kimseler sürgünde yoldan çıkarılacak. / Bizans, İran’ın başı tarafından sert şekilde sıkıştırılacak.” Nostradamus, V.48

İki baş ve üç kola bölünmüş olan nedir? Büyük şehir İstanbul olabilir mi? Büyük kimselerin sürgünü neden olacak ? Bizans ifadesi neden kullanılmış?

Nostradamus 16. yüzyılda yaşadı. İstanbul çoktan fethedilmişti. Yoksa Muhyiddin-i Arabi ve Aytunç Altundal’ın yazdığı gibi; İstanbul yabancı güçlerin eline geçip Bizans ihya mı edilecek? Bu yabancı güçler Ruslar mı, Latinler mi? yoksa İran mı?

Bediüzzaman’dan:

Bediüzzaman’ın şu ibareleri kaygı vericidir:

“Ey ehl-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat! Ve ey Âl-i Beytin muhabbetini meslek edinen eden Alevîler! Çabuk bu mânâsız ve hakikatsiz, haksız, zararlı olan nizaı (anlaşmazlığı) aranızdan kaldırınız. Yoksa, şimdiki kuvvetli bir surette hükmeyleyen zındıka cereyanı, birinizi diğeri aleyhinde âlet edip, ezmesinde istimal edecek. Bunu mağlûp ettikten sonra, o âleti de kıracak.”

Zındıka cereyanı birini diğeri aleyhinde alet edip ezmek için kullanacak deniyor. Mağlup edilen kim, alet olan kim?

Bediüzzaman “en sonda müthiş bir hatiat”ten bahsediyor. En sonda müthiş bir duruma düşmek’ten kasıt nedir? Ayrıca ‘bu milleti İslamiyetten evvelki adetlerine sevk eden hainler’ kimdir?

Bediüzzaman İslam aleminin en büyük hasareti olan İkinci dünya savaşından kurtulmasının sebebini Kur’andan gelen iman ve salih ameller olarak görmüştür. Bu nedenle eğer ülkemiz bir dış saldırıya uğrayacaksa, zorunlu olarak savaş musibetini defedecek manevi kuvvetin zayıflamış olması gerekmektedir. Ülkemiz – eğer başarıya ulaşsaydı ertesi gün ezan okunmayacaktı- denilen bir duruma düşerse; o zaman ülkemizi savaş ve her türlü belalardan koruyan manevi kalkan olmayacak demektir.

“Eğer şimdi, eski zaman gibi kahramancasına Kur’ân’a ve hakaik-i imana sahip çıkmazsanız ve sizler gibi ehl-i hamiyet eskide yanlış bir surette ve din zararına medeniyetin propagandası yerinde doğrudan doğruya hakaik-i Kur’âniye ve imaniyeyi tervice çalışmazsanız, size kat’iyen haber veriyorum ve kat’î hüccetlerle ispat ederim ki, âlem-i İslâmın muhabbet ve uhuvveti yerine, dehşetli bir nefret; ve kahraman kardeşi ve kumandanı olan Türk milletine bir düşmanlık; ve şimdi âlem-i İslâmı mahva çalışan küfr-ü mutlak altındaki anarşiliğe mağlûp olup, âlem-i İslâmın kalesi ve şanlı ordusu olan bu Türk milletinin parça parça olmasına ve şark-ı şimalîden (kuzeydoğudan) çıkan dehşetli ejderhanın istilâ etmesine sebebiyet verecek.”

Kuzeydoğudan çıkan dehşetli ejderha Rusya olabilir mi?

Tevbe suresinin bir ayetinin yorumunda “eğer şeddeli "lâmlar" ve "mim" ikişer sayılsa, bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zâtlar ise, Hazret-i Mehdi'nin şakirdleri olabilir” diyerek Türkiye’nin başına gelmiş ve gelecek üç suikast girişimini ve karanlıkları dağıtacak zatların kimler olduklarını ifade etmiştir.

Bu endişeye karşılık Bediüzzaman Bu durumu “muvakkat arıza: geçici bir arıza” olarak nitelendiriyor. Nazım Kıbrısi bunun süresini üç ay olarak ifade ediyor.

“Rahmet-i İlâhiyeden ümit kesilmez. Çünkü, Cenâb-ı Hak, bin seneden beri Kur’ân’ın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat (geçici) arızalarla inşaallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir. “Elindeki kılıncı ayağına vurdurmaz, düşmanına vurdurur. Kur’ana hizmetkar eder. Ağlayan Alem-i İslamı güldürür.”

Ordunun kılıncı içeride kullanılmayacak. Düşmana vuracak. İslam alemini ağlatacak düşman kim yada kimler?

Bediüzzaman Allah’ın bulutlarla dolu gökyüzünü kısa sürede temizleyip güneşi göstermesi gibi bu karanlık ve rahmetsiz bulutları da giderip islamiyet güneşini gösterir, ucuz ve dağdağasız verebilir demektedir. “Onun rahmetinden bekleriz ki, bize pahalı satmasın. Baştakilerin başlarına akıl ve kalblerine iman versin, yeter. O vakit kendi kendine iş düzelir.”

Mutlak istibdat geçti mi yoksa gelecek mi?

Bediüzzaman Şualar’da “kafirler tağut’un dostlarıdır” ayetinin cifri değerini 1417 olarak vermiş. Miladi 1997 olur. 28 Şubat sürecininin başlangıcıdır. “et-tağut” şeddeli okunursa 9 yıl daha ekleniyor. Sürecin 9 yıl sürdüğünü ifade etmiş olabilir. Doğrusunu Allah bilir.

Bediüzzaman bir ifadesinde “Hürriyetçiler”in mutlak istibdadı kaldırıp tam bir hürriyete vesile olacaklarını belirtmiştir. Demekki bu istibdadın ardından millet egemenliğine dayalı hürriyetçi bir dönem gelecek.

Sonuç:

Buradaki alıntılar verilen kaynak kişilerin kendi öngörüleridir. Olayların nasıl meydana geleceğini Allah’tan başka kimse bilmez. Gaybi haberlere temkinli yaklaşmak en doğrusudur. Biz her zaman devletimizin, yurdumuzun, milletimizin beka ve selametine dua ediyoruz.  / 30 Mart 2013
 
Not:
Bu yazı 30 Mart 2013 tarihinde yazılmıştır. O zaman Gezi ve 17 Aralık olayları henüz olmamıştı. Yazıda belirtilen kaynaklardan yapılan alıntıların değerlendirilmesiyle 28 Şubat benzeri bir hareket beklenmişti. Gaybi haberler blogunda kısa bir sure yayında kaldıktan sonra Türkiye için ürkütücü bir durumu yansıttığından kaldırılmıştı. Bu öngörünün başlangıç olayları halen Türkiyede gerçekleşme safhasında olduğundan yazıldığı zamanki haliyle tekrar yayınlanmıştır. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin.

18 yorum:

  1. “İki baş ve üç kola bölünmüş. / Büyük şehir sular tarafından rahatsız edilecek. / Onların arasından bazı büyük kimseler sürgünde yoldan çıkarılacak. / Bizans, İran’ın başı tarafından sert şekilde sıkıştırılacak.” Nostradamus, V.48

    Nostradamus'un ONLARIN ARASINDAN BAZI BUYUK KIMSELER SURGUNDE YOLDAN CIKARILACAK" Demesi çok ilginç değil mi? Sizler de kendisini sürgünde tanımlayan Zat'ın bazı parapsikolojik yöntemlerle yoldan çıkmış olabileceğine dair yorumlarda bulunmuştunuz.

    YanıtlaSil
  2. Aklıma gelmedi değil, ama onu mu kastediyor yoksa üç aylık dönemdeki yoğun sürgünleri mi zaman gösterecek. Ancak belirttiğiniz mana cuk oturmuş görünüyor.

    YanıtlaSil
  3. Bir müslümanın Yahudi bir safsatacı olan Nostradamus la falan ne işi olur. Ey ümmet şaşırma. Yarın huzuru mahşerde Resulullah'ın yanında Allah'a hesap vereceğiz. Ne işiniz olur sizin kahinci kafirlerle falan. Kur'an ve sünnet dir HAK yol.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız... Kehanete inanmak mumine yakışmaz. Lakin Nostradamus'un kehanetlerini Tevrat, İncil ve Kur'an' dan alıntıladığı söyleniyor. Ayrıca Nostradamus kendisinden 338 yıl önce yaşamış Muhiddin İbni Arabi´nin geleceğe dair birçok beyitinden esinlendiğini veya alıntı yaptığını kaynaklarla ispatlamış yayınlar bulunmaktadır.
      Yine de güvenilmez tabii.... Neticede kahin....

      Sil
    2. Bizim Nostradamusla işimiz olmaz ama kafirin ne düşündüğünü bilmek bizim işimizdir. Bu blogda neden zulmani gayb haberlerine yer verdiğimizi hala anlamak istemiyorlar.

      Sil
    3. Yeşil karaltı: Nostradamus'un kehanetlerini Muhyiddin-i Arabi'den aldığını gösteren link varsa yazarsanız, onları araştırmak lazım...
      Onlara inanılsın diye değil, batı dünyasının Müslümanlar aleyhindeki istila ve sömürge planlarına dayanak olduğu için onları bilmek gerektiğini düşünüyorum.

      Sil
    4. http://www.enucuzkitap.com/105178/en_ucuz_kitap/_Nostradamus%C2%B4un_De%C5%9Fifresi.aspx

      Yukarıdaki linkteki kitaptan yararlanarak hazırlanmış bir yazının linki:http://www.estanbul.com/nostradamus-un-desifresi-1-a-19633.html#.UsnEtdJdWRY

      http://www.pandora.com.tr/urun/urun/123758

      yukarıdaki linkteki kitabın içeriği:".............'Kehanetin Deşifresi', ise tüm dünyada dahi olarak nitelendirilen Nostradamus'un önemli birçok kehaneti için; Eski Ahit (Tevrat), Yeni Ahit (İncil) ve Kur'an-ı Kerim'den alıntı yaptığını gözler önüne seriyor.

      Ayrıca, ampulün mucidi Edison'un 'üstadım' diye bahsettiği, Nostradamus'tan 338 yıl önce yaşamış İslam alimi Muhiddin İbni Arabi'nin geleceğe dair bir çok beyitinden ünlü kahinin esinlendiğini veya alıntı yaptığını da 'Kehanetin Deşifresi', kaynaklarla ortaya koyuyor. Muhiddin Arabi'nin ve Nostradamus'un birbiriyle örtüşen iddiaları arasında; SARS hastalığı, casus Lawrence, Mehdi ve Deccal ile ilgili ön görüler de yer alıyor.

      Endülüs Emevileri döneminde İspanya'da yaşamış ve yüzlerce cilt eser yazmış, ebced ve cifr ilminin dünyadaki en önemli temsilcisi kabul edilen Muhiddin Arabi'nin, bir çok önemli beyitine neredeyse birebir benzeyen, cifr ve nazım alanında aynı yöntemle tarihler düşen Nostradamus'un, kehanetlerinin büyük bir bölümünde Muhiddin Arabi'den esinlendiğini ve ortak kanaât belirttiğini 'Kehanetin Deşifresi'nde bulacaksınız..............."

      Bu da webden buldugum bir yazıdan.

      "...........KABALA METİNLERİNDE İBN-İ ARABİ ETKİSİ VARProf. Dr. Mahmut Erol Kılıç, İbn-i Arabi'nin Nostradamus'u etkileme ihtimalinin şu şekilde varolabileceğini söylüyor: "Nostradamus Fransız Yahudi kabalistidir. Kabala metinleri üzerinde çalışan bazı Yahudi bilim adamları derlerki 'Kabala'nın bir çok metni İslam Tasavvufu'ndan alınmıştır.' Bu adamlar Ortodoks yani Selefi Yahudiler'dir. Yahudilerin özellikle İspanya tecrübesinde İslâm sufilerinden tesir aldıklarını iddia ederler."
      Profesör, İslâm tasavvufunun da dış kaynaklardan etkilendiğini söyleyenler olduğunu hatırlatarak şu noktaya dikkat çekiyor: "Yahudiliğin mistik taraflarının doğuşuna İslâm Sufileri neden oldu diyen Yahudi araştırmacılar var. Çünkü Kabala Ortaçağ İspanya'sında ortaya çıktı. Bu araştırmacılardan biri de Paul Fenton adında bir Yahudi. Fenton, Kabala metinlerinde İbnü'l Arabi'nin Arapça metinlerinin İbranice'ye çevrilerek bire bir alıntı yapıldığını ispatladı."
      FATMA DURMUŞ / Yeni Şafak/02.05.2005 "

      Sil
    5. Yeşil Karaltı kardeşim: Teşekkür ederim. Siz yeterince açıklama yapmışsınız.

      Sil
  4. İslam evliyası nurani silahlarla, küfür ehli kehanetçiler zulmani silahlarıyla savaşıyorlar. Bu mealde uyarılarımızı bloğun baştaki yazılarında yazmışız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarihin en büyük psikolojik, parapsikolojik savaşının içindeyiz. Çok yakın bir zaman içinde savaşın sıcak boyutu ile yüzleşeceğiz. Bu savaşta kendi silahlarımız yanında düşmanın silahlarını da bilmek zorundayız. Saldırının nereden geldiğini ve geleceğini, düşmanın düşünme biçimini onların dayanakları olan kehanetleri de kafamızın bir kenarına (kalbimize değil) koyarak düşünmeliyiz. Kehanetlere gönül bağladığımız için değil, düşmanı anlamak adına araştırıyoruz.

      Sil
  5. Konuyla ilgisiz gibi görünse de, -belki de bu büyük harbin silahlarından- HAARP iklim değiştiriciler devreye mi girdi? Türkiye'de önümüzdeki günlerde/haftalarda "kuraklık" konusu gündeme gelecek gibi.. Oldukça kuru bir kış mevsimi geçiyor, barajlar tehlike alarmları vermeye başladı.. Ve önümüzdeki hafta ülke genelinde meteoroloji tahminlerine göre bol sisli ve yağışsız bir hava bekleniyor. İlginç..

    YanıtlaSil
  6. Konuyla ilgisiz...
    Biraz önce Şeyh Nazım Kıbrısi'nin saltanat.org sitesinde yayınlanan 15Ağustos2011 tarihli sohbetini dinledim. Sohbetinde "Laz Uşakları" diye bahsettiği sanırım Hükümet (rte) idi. Şeyh Efendinin Orduyu Hümayun hakkında yaptığı bir sohbetti. Bilhassa 20. dakikadan sonra ilginç tespitler vardı.
    "...Bu Hitap Mısır'a, Libya, Tunus, Cezayir'e, Şam'a, Bagdat'a, Sudan'a, Hicazdaki devletçiklere ve emirliklere sonra İran'a, Afgan'a, Pakistan'a... Nerde müslüman varsa hepsine hitaptır, kabul etti etti, etmedi ondan sonra başka yerden çeker...." diye bitirdiği ilginç bir sohbet. Bu devletlerin sıralaması da bana ilginç geldi...

    YanıtlaSil
  7. HAARP iklim silahıyla ilgili birkaç şey diyeceğim..bu silah tamamen düzmece....allahın alametlerini kendi çıkarları için üstlenmek istiyorlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deccal'ın da özelliklerinden biri bu değil miydi dini literatürde? Kendine tanrısallık izafe edip, güya harikulade işler yapmayacak mıydı? Neyse.. Bir şeye "tamamen düzmece" demek çok kolay. Bu onun yokluğunu kanıtlar mı? Hayır. HAARP ile ilgili binlerce somut bilgiyi (http://www.bariumblues.com/haarp1.htm) görmezden gelip "yok öyle bir şey" diyebiliriz tabi, kişisel yorum olur. (Aksiyon dergisi bu tamamen düzmeceyi (!) haber yapmış zamanında http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-5953-26-haarp-kiyamet-teknolojisi.html)

      Sil
    2. Haa şunu da ekleyeyim: Bütün depremler bütün iklimlerdeki anormallikler elbette Haarp eseri değil, böyle bir paranoya sağlıklı olmaz ama birileri tabiattaki mekanizmayı anlayıp bir biçimde ona etki edip, lokal bazda değişimler yapabilecek teknolojiyi keşfetmiş olabilirler. Bu imkansız değil. (Teknoloji zaten çoğunlukla tabiattaki ilk asıllarını taklit ederek gelişir.)

      Sil
  8. detaylıca yazayım...masonlar ilimunati tapınakçılar vs..vs..tamamen uydurma vitrin örgütleridir...bu adamlar bu isim altında asıl ideolojinin köpekliğini yaparlar..en baş görevleri insanların asıl ideolojiyi görmelerini engelleyip hedef sapıtmaktır..piramit üstündeki gözü insanların gözüne sokarlar...sanatçılar bu sembolü danslarla gösterir..mistik bir ortam oluşturulur...tamamen vitrindir...asıl ideoloji EVANGELİZMDİR..bu sitedeki herkez bu ideolojiyi çok iyi bilir..zira konuşulmakta olan tek konuda budur...evangelizmin baş patronu akıl hocası direk olarak deccaldir...ve şu an bir mağarada hapistir.ama evangelistlerle konuşur ve onlara taktik verir...haarp bu işin nersinde...geçtiğimiz 4 kasım da deccal 3. gününe girdi istanbulun fethinde 4. gününe girecek yani görünecek...deccalin 3. günü olağanüstü olayların olduğu gündür..bu günde yani deccal görünür olana kadar müthiş depremler hiper tayfunlar gökten münadinin sesi hemen akabinde yerden şeytanın yalancı sesi vs vs..evangelistler vitrin örgütleri yoluşla uydurma projeleri piyasaya sürüpinsanları alametleri görmezden gelmeye ve kalplerine şüphe salmayı amaçlıyorlar...haarp ve mavi ışın projeleri buna örnektir...en doğrusunu allah bilir...

    YanıtlaSil
  9. Bir kısım savcılar ve medya Türkiyeyi teröre destek verdiği yönünde suçlamak için delil üretmeğe çalışıyorlar.

    Hilal Kaplan: 8.1.2014
    'teröre destek' suçlamasına konu edilen iddia, durdurulan bir tır vesilesiyle ortaya çıkmıştı. Hüseyin Yayman'ın dünkü yazısından ('7 soruda tır olayı', Vatan) öğrendiklerimizi özetleyelim:

    Jandarma'ya mevzubahis tırın yasa dışı mühimmat taşıdığı ihbar ediliyor. İhbar jandarmaya yapılıyor ama nedense jandarma bölgesi sınırları içindeki tırı polis ekipleri durduruyor. Tıra eşlik eden eskort araçtaki iki görevli MİT'ten olduklarını beyan ediyor. Jandarma ekipleri bölgeye vardıktan sonra, Valilik'ten bir açıklama geliyor ve MİT Kanunu 26. Madde uyarınca iki kolluk kuvvetine de arama yetkileri olmadığı hatırlatılıyor. Konu kapanıyor mu? Elbette hayır.

    Savcılar, bu sefer de tırı kendi özel araçlarıyla takip ediyorlar. Muratpaşa Köyü'nde, savcı ve beraberindeki polisler tırı bir kez daha durdurup vali tebligatının kendilerini bağlamadığını, aracı arayacaklarını söylüyorlar. Yetmiyor, bir de ilçe merkezinden ek polis kuvveti istiyorlar. Sorun aşılınca jandarma, Kırıkhan ve Adana savcısı kendi tutanaklarını düzenliyorlar.

    Devamı da var:

    Adana Cumhuriyet Savcısı Özcan Şişman, olaydan sonra, Hatay Cumhuriyet Başsavcısı, Kırıkhan Başsavcısı, Hatay İl Jandarma Komutanı, emniyet yetkilileri, Hatay Valisi, İçişleri Bakanlığı yetkilileri ve MİT mensupları hakkında suç duyurusunda bulunuyor. İdarî ve adlî nerdeyse bütün devlet birimlerini 'alayına isyan' şeklinde hedefine koyan savcının, 'Acaba ben mi yetki aşımında bulunuyorum?' diye bir soruyu bile sormaya gerek duymayacak kadar büyük bir gayretkeşlik içinde olduğunu görüyoruz.

    YanıtlaSil
  10. İbrahim Karagül: 8.1.2014
    Nerede Türkiye'yi köşeye sıkıştıracak bir konu varsa öne çıkarıyorlar. Ne zaman birilerinin bölge ile ilgili hesapları varsa, içerideki eylemler onlarla paralellik arzediyor.

    Ellerinden gelse 'Türkiye'yi teröre destek veren ülke' ilan ettirecekler. El Kaide ile ortak gösterecekler. Bu yönde ısrarla çaba harcıyorlar. Peki bu kimin hesabı, kimlerin projesi? Bu millet buna inanır mı? Türkiye'nin sınırı aşan ekonomi projelerini sabote edecekler. Sanki bir tür ihale alınmış gibi.

    Böyle giderse, Türkiye dışında Türkiye karşıtı en güçlü lobi olarak hareket etmeye bile başlayabilirler. Daha şimdiden bir çok ülkeden, Türkiye karşıtı kampanya haberleri akmaya başladı.

    YanıtlaSil