.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

22 Ocak 2014 Çarşamba

GAYBİ HABER KAYNAKLARI


 "Gaybın anahtarları O'nun katındadır, O'ndan başka hiç kimse gaybı bilmez" 
En'am suresi, ayet: 59

İslam dinine göre gaybı Allah’tan başka kimse bilmez.  Bu temel itikadımızdır. Peygamberler dahi Allah onlara gaybı bildirmedikçe bilmezler. Peygamberlerin bildirdiği gaybi haberler daima Allahın izin verdiği kadardır.

Bu açıdan Peygamberimiz dahi Allahın izniyle gaybi konuları haber vermiştir. Evliyaullah da Peygamberimizin sünnetine ittiba ederek peygamberlik gölgesi altında bazı sırlara vakıf olmuşlardır. Bunlara da keşif ve keramet denilir.

Ehl-i sünnet  anlayışımıza göre gaybi konuların çeşitleri şöyledir:

1) Kur’anın gaybi ayetlerinin açık gaybi haberlerine   inanmak imanın gereğidir. 

2) Hadis-i şeriflerde belirtilen gaybi haberlerdir. Sağlam hadis kitaplarında belirtilen kitabü’l-fiten ve melahim gibi bablarda yazılı hadis-i şeriflerdir.

3) Kur’an ayetlerinin ve hadis-i şeriflerin ebcedi ve cifri yorumları ise ne kadar sağlam olursa olsun neticede gizli ve örtülü kısımdandır. Bu konularda uzmanlaşmış kimselerin anlayışıdır. Bunlara inanmak kişinin kendisini bağlar. Umum için bağlayıcı delil niteliğinde değildir.

4) Evliyaullahın  gaybi keşif ve müşahedeleridir. Bunlarda veli zatın kendi kalb aynasına yansıyan görüntülerdir. Kısmen tabir ve yoruma ihtiyaçları olabilir. Çoğunlukla vukuundan sonra keşfin gerçek sureti anlaşılır. Keşif ve müşahedelerin ayar ve mihengi daima Kur’an ve sünnettir. Kur’an ve Sünnete uymayan keşifler bir değer taşımazlar.

5) Sadık rüyalar: Ahirzamanda sadık rüyaların çok olacağına dair hadis gereğince yine Kur’an ve sünnet esaslarına uygun olmak şartıyla sadık rüyalar  kısmen gerçeği ifade edebilir. Sadık rüyaların doğru şekilde tabir edilmesi gerekir.

Bunun dışında islam dinine mensup olmayanlardan sudur eden kehanet tarzı şeyler –ister doğru çıksın, ister çıkmasın- neticede istidraçtır. Bunlar İslam açısından delil olmaz. Bunları itikadi açıdan doğru kabul etmiyoruz. Sadece düşman cephesinin davranışlarına yön veren veriler olarak, ne düşündüklerini anlamak için bazen zikrediyoruz. Onları kalbimize koymuyoruz.  

Müslüman olsun olmasın kişilerden zuhur eden fal türü şeyler de cinni tasallutlar sonucu oluşan vakıalardır. Genellikle yuvarlak sözlerden oluşur. Zaman zaman biz bilmiştik derler. Bilemedikleri konuların üzerini örterler.

Astrologlarla ilgili olarak dini kitaplarımızda ilm-i nücum ve yıldızname ilimleri de muteber sayılmamıştır.

14 yorum:

  1. Haluk Dursun:
    Tarih bölümünde okurken Fethi Gemuhluoğluu'nun sözüyle Suriye'ye gittim. Kendisi 'Evveli fitne Şam, ahiri fitne Şam. İlk fitne Şam'dan çıktı, son fitne Şam'dan çıkacak Suriye işi bizi çok uğraştıracak. Suriye uzmanlığına ihtiyacımız var' diyerek beni Suriye'ye gitmem konusunda yönlendirdi. Suriye'de bölgede bulundum, çalıştım ve araştırma yaptım.

    YanıtlaSil
  2. Evveli Şam, ahiri Şam sözünü araştırdım. Hadisler içinde bulamadım. Kim söylemiş bulamadım. Ömer Seyfettin'in külah isimli hikayesinde bile geçtiğine göre merhum Fethi Gemuhlu'ya ait değil... İlginç ve manidar bir söz... Keşki bu söz hakkında malzeme toplayabilseydim de bir yazı yazsaydım. Eğer bilgisi olan varsa buraya yazabilir. Memnun oluruz.
    Demekki içinde bulunduğumuz Şam fitnesi son fitne olacak. Bu iyi bir haber gibi görünüyor. İnşaallah Süfyani'nin Şam'da zuhurunun hemen ardından -at başı gibi ikisi peşi sıra- çıkarlar... Hadisten anlaşılan Süfyani Batılıların uşağı olarak ortaya çıkacak, İslam içinde kan dökecek gaddar bir diktatördür.
    Hadiste: "İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Süfyani kesindir, Recep ayında çıkacak, onun ilk çıkışı ile ölümünün arası onbeş aydır. Ve altı ay savaşacaktır. Beş bölgede dokuz ay hükümet sürecek ama onun hükümeti beş ayı birgün dahi geçmeyecektir.” denmiştir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süfyani burada verilen ölçülere göre Beşşar Esed değil, ondan sonra çıkacak bir kişi olduğu anlaşılıyor.

      Sil
    2. Değerli Admin, Süfyani Beşşar Esed'in hemen ardından değil, ondan bayağı sonra çıkacaktır. Çünkü arada bir sürü melhameler var. Beni Esed'den sonra başa Batılılar'ın belirlediği bir kukla melik başa geçecektir. Süfyani en sonunda Yabis (Ürdün) vadisinden çıkar ve Arap Yarımadası'ndan çıkıp Ürdün'e gelip birbirleriyle savaşan zorbalara saldırır ve ekin biçer gibi hızlıca onları yendikten sonra Şam'ın melikini de sancağına baktığı zaman (anında) hezimete uğratarak Şam'ı eline geçirir. O zaman dahaca o çıkmadan Türkiye Rum'ların elinde olmuş olacak, böylece Süfyani'nin işi çok kolay olacak, sadece güneydoğu ve doğu anadolu bölgelerinde (Zevra) isyanda direnmeye devam eden Kürtleri gönderdiği orduyla katlettirecek ve bir kısmının aralarına fitneler sokulacak ve onlar Horasan'a (Kuzey İran'a) kaçacaklar. Karkisiya bölgesinde de karşı görüşlü (ılıman) Rum'ları ve Türkler'i katlettirecek. Bunlar Suriye'ye müdahale edecek olup sonunda o bölgeye sıkışan Batılılar ve Türkler'dir. Bu ordu bu bölgenin üzerinden geçen Fırat'ı masum Iraklıar'ı öldürmek için geçeceği için kafir olarak geçmiş olacaklar, bu orduyu Şam'dan Süfyani gönderdiği için kendisi de bu işi yaptırarak resmen kafir olmuş olacak. Süfyani ordularının başında komutan olarak küçük Süfyani'ler olacak, onlardan en meşhurunun ismi Medine tarafına gidecek olan ordunun başında bulunacak olan Haddam adında genç, güçlü, cesur ve zalim bir komutandır.

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    4. Beşşar Esad 3. Cihan Harbi (Armagedon Savaşı)'nden önceki son adamdır. Suriye'de vuku bulacak olan ve 100 bin kişinin ölümüne neden olacak olan depremin akabinden NATO ve BM Suriye'ye saldıracak.

      -Salih bin Sehl şöyle der: “Soru soran biri vuku bulacak azabı sordu” (Mübarek “Mearic” suresi 1. ayeti şerife) ayeti hakkında İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: Bu ayetin te’vili gelecektedir. Azap Seviyye’de (ateşte) olacak. Beni Esed topraklarına kadar ulaşıp Sakif kabilesine [Taif şehrinde (Mekke şehrinin 150 km Güneydoğu’sunda yer alır) oturan ve Arap Yarımadası’nda en son Müslüman olan kabiledir] sıçrayacak. Ali Muhammed’e zulmeden her yeri yakacak. Ve bu, Kaim’in zuhurundan öncedir.”
      -Cabir, İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu nakleder: “Sureyi nasıl okuyorsunuz?” Dedim ki: Hangi sureyi? Buyurdu ki: “Soru soran birisi vuku bulacak azabı sordu!” Arzettim ki: “Seele Sâilun bi Azab-il Vâkı” Buyurdu ki: Bu ayet “Sale Seylun” şeklindedir. (Yani bir sel geldi) Kufe yakınlarındaki Seviyye’de ateş gelecek ve Beni Esed kabilesine ulaşacak ve Sakıf kabilesine sıçrayacak ve Ali Muhammed’e zulmeden her yeri yakacak.”
      *1975 yılında Fırat Nehri’nin üzerinde inşa edilen 210 m yüksekliğindeki devasa Keban Barajı Fırat’ın akışını kesti; diğer bir deyişle nehir durduruldu. 3. Dünya Savaşı çıkınca Türkiye, Suriye ve Irak üzerinde bulunan Fırat nehrine ait barajlar üzerlerine düşen bombalardan hasar görüp patlayacak ve barajlardaki sular Irak ülkesine kadar akarak oradaki Kufe şehrine kadar ulaşıp orayı harap edecek. Irak hükümeti de bu olaydan ötürü Suriye hükümetini suçlayarak o da Suriye’ye saldıracak. Arap ülkeleri de Mağrip (Batı) ülkelerinden yana olduğu için onlar da Mağrip halkının öncüleriyle (Batılı güçlerle) beraber İran’a saldırırlar. Bu durmda hem İran hem de ona destek veren ülkelerden başında gelen Rusya, Çin, Kuzey Kore gibi ülkeler de Arap ülkelerine füzelerle saldırırlar ve bu füzeler Taif şehrine kadar düşer.

      Suriye'de iç savaş 2015 veya 2016 yılına kadar sürecek görünüyor.

      Fitnelerin ilk Şam'da değil de Irak'tan çıkıp oradan yayılacağı ile ilgili bir hadis var, ancak nerede biteceği ile ilgili bir hadis bulamadım:
      *İbni Abbas (r.a) şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (s.a.v):
      -Allah’ım! Sa’ımıza ve müddümüze bereket ver/mübarek kıl. Mekke’mize ve Medine’mize bereket ver/mübarek kıl. Şam’ımıza ve Yemen’imize bereket ver/mübarek kıl, diye dua etti. Toplulukta bulunan bir adam:
      -Ey Allah’ın Peygamberi! Irak’ımıza da (dua et), dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v):
      -Şeytanın boynuzu orada ortaya çıkacak ve fitne orada yayılacaktır, buyurdu.
      (Taberani’nin rivayeti esas alınmıştır. Şam’a bereket duası farklı varyantlarıyla Buhari, Tirmizi, Ahmed, İbni Hibban ve diğerlerinde geçmiştir.)

      Sil
    5. Geçen gün bu hadisi şerifi Cübbeli Ahmet Hoca okudu. Irak değil ama Necd dedi. Vehhabilerin doğduğu yani zuhur ettiği yer olarak tev'il etti. Yani Şam olayı savaşlar ile ilgili ama bu hadisi şerif itikadi bozuklukların başını çeken hariciler (vehhabi) hakkında bilgi veriyor.

      Sil
    6. Allah Allah Cübbeli Ahmet Hoca böyle açık hadisleri tevil etmezdi doğrusu ama niye böyle demiş anlamıyorum. Halbuki alametleriyle birlikte beklenen Mehdi a.s. kitabında da bu alameti 'Irak'ta sonu gelmeyen savaşlar' alametiyle bağdaşlaştırmıştır. Cübbeli'nin soru sayfası sitesi var, oraya sormak lazım yine. Genelde her zaman cevaplandırmıyorlar, bazı soruları cevaplandırıyorlar.
      Cübbeli Ahmet Hoca kıyamet alametleri konusunda Süfyani konusuyla da ilgili hatalı bir anlatım yapmıştı, aslında hatalı olması gerçekten de zayıf hadislere göreydi, biz de sahih hadislerle birlikte olayı gönderince, Süfyani'nin bizzat Hz. Mehdi tarafından Şam'da öldürüleceği ve ölene kadar oradan hiç ayrılmayacağı, Mehdi Kudüs'e ilk geçeceği zaman biat edenin küçük Süfyani'lerden biri olan Sahari'nin olduğunu ve biatını onun yanına vardıktan 3 yıl sonra bozup esir alınacağını, zayıf hadislerde geçen Süfyani ile ilgili olaylara bu gözle bakılması gerektiğini, aynı şekilde Süfyani'nin Kufe ve Bağdat'a girmesinden ve Mekke'ye ordu göndermesinden maksadın Süfyani'nin oralara göndereceği o orduların başında bulunan küçük Süfyani'ler olan komutanların girmesi ve göndermesi olarak anlaşılması gerektiğini yazmışlardı.
      Bakalım şimdi de bu soruyu gönderelim buna cevap gönderecekler mi acaba?

      Sil
    7. Kardeşim, bu söylediğim, hafızam beni yanıltmıyor ise, daha geçen günkü habertürk programından alıntıdır. Bir çok yerde "necd" olarak geçer. Buhari de geçiyor yanılmıyorsam. "Şeytanın boynuzu doğacaktır"dan kasıt bu sapık itikadi görüşlülerin doğacağı olarak yorumlandı.
      Din kültürü hocamız, Hz. Hüseyin efendimizin orada şehit edilmesinden dolayı (Irak) orada kanın Mehdi'ye kadar durmayacağından bahsetmişti. Yada şöyle düşünebiliriz 1990 ve 2003 harpleri ile ilk defa nato/ABD kuvvetleri ortadoğuya karşı savaş başlatmıştır.

      Birde tam olarak hatırlamıyorum ama bir belgeselde, bu illuminaticilerin bastıkları ilk demir paraları gösteriyordu. Onlardan birinde baphometin boynuzları arasından güneş doğuyordu. Ekstra genel bilgi olsun bu da :)

      Sil
    8. Tabi ki kardeşim, bu arada Allah c.c. razı olsun. Bunu sormaya bile gerek yok aslında. Aslında Cübbeli Hoca neyin tevil yapılıp yapılmayacağını çok iyi bilir amnenna! Şimdi aklım yattı, sağolasın.
      Bu arada sayende bir genel kültür daha edinmiş olduk, eksik olma.
      Baphomet veya Bafomet, 14. yüzyıl başlarında Katolik Kilisesi tarafından aforoz edilen Tapınakçıların taptığı iddia edilen şeytanî figür.
      :)))

      Sil
  3. Bu arada İŞİD hakkında ne düşünüyorsunuz?
    Ek olarak Ebu Ubeyde Hoca'nın bu örgüt hakkındaki görüşü etkileyici.
    http://www.youtube.com/watch?v=GsMxanWN6Tk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zor soru şimdi mustafa bey evet iyi dese terör örgütü kabul edilen b,r grubu övmüş olaxak kötü dese neden kötü denilecek
      http://www.tahahaber.com/haber/4199-isid-yezit-liderimiz-huseyin-dusmanimizdir
      ,türk ordusu ile savaş halinde olup ülkeye suikast ekibi soktuğu basın tarafından iddia olunur
      -başbakan için 7kisilik, ihh başkanı bülent yıldırım için 5 kişilik suikast timi yollayan, hatta acun ilicali için bile suikast hazırlıkları olan radikal ıslamcı orguttür


      -"allahu ekber, türk ordusu ellerini suriye'deki savaşın içine soktu. dün al-rai'de fsa'yı yenilgiye uğratırken sınıra yakın bölgede üstümüzde uçan insansız hava araçları gördük, birkaç dakika sonra ne olduğunu ancak allah'ın bildiği bombalar başımızın üstüne yağmaya başladı. patlamalar çok büyüktü, helikopterlerin attığı varil bombaları gibiydi. geri çekilmemiz gerekti ve fsa'ya karşı kazanacağımız kolay bir zafer elimizden kaçtı. daha sonra birkaç kayanın arkasına arkasına saklandık. güneş battı, biz her hareket ettiğimizde üzerimize yağmur gibi mermi yağdı, biz karşıda hiçbir şey göremiyorduk. sırt üstü yere yatarken mermiler yüzümüzün üstünden geçiyordu. star wars filminden sahne gibiydi, önce ışıkları görüyor sonra tepemizden geçen şeylerin seslerini duyuyorduk. resmen üzerimize fırtına gibi geliyordu. tek yapabildiğimiz şey olduğumuz yerde yatıp atılan şeylerin üzerimize gelmemesini ummaktı.

      elhamdülillah sağsalim kurtulduk, ama bir otobüsümüz türkler tarafından bombalandı, emirlerimizden ebu cafer dağıstani şehit düştü. fsa'ya karşı mevzi aldığımız yerdeyken, komşu ülkeden keskin nişancı ve tank ateşi beklemiyorduk. bu küffara hiçbir zaman güvenilmemesi gerektiğinin başka bir kanıtıdır. biz geride olduğumuz için sağsağlim kaçabildik, allah orada kalan ve sırtını türk sınırına vererek fsa'ya karşı savaşırken arkalarından vurulan dostlarımıza kuvvet versin, çünkü hala oradalar. bombardıman hala bitmiş değil.

      yine de belirtmem lazım, ırak ve şam islam devleti, ebu bekir bağdadi ve şeyh adnan'dan aldığı emirler doğrultusunda hiçbir şekilde türklere saldırmaya niyetli değildir. peygamberimizin bize hadisi, türkleri kendi başlarına bırakmamızı söyler. isis'in hiçbir askeri türkleri hedef almayacaktır. eğer medya ilk saldırıyı bizim yaptığımızı söylüyorsa bu bir yalandır. eğer yalan söylüyorsam allah hemen şimdi burada benim dilimi felç etsin. onların uçaklarını üstümüzde gördük, bombaları onların attığına tanık olduk ve kafamızın üstünden geçen mermilerden kurtulduk, bu yüzden elimizden kolayca kazanılacak bir zafer kaçtı. ama demek ki allah buna izin vermiyormuş."

      Sil
    2. ayrıca namazını kılan bir müslümanı tekfir edip onunla onu katletmek haramdır La ilahe illALLAH (c.c) Muhammedün Resulüllah dedikleri ve bununla tenakuz teşkil eden bir vaziyette bulunmadıkları müddetçe ehli kıbleye dil uzatmaktan, imkan nisbetinde sakınmak lazımdır. Çünkü tekfirde tehlike vardır, sükutta yoktur. Bu münasebetle müslümanlar hakkında rastgele tekfirden uzaklaşılmalıdır. Aksi halde kişi müslümanı tekfir etmek suretiyle kendi imanını kaybeder. Elbette ki, kendi imanını kaybeden bir kimse, iman yerine küfre sahip olmuş olur.
      tekfir meselesinde ölçü şudur kim namazımızı kılarsa kıblemize yönelirse boğazladığımız hayvanı yerse işte bu ALLAH(C.C) ve rasulunün(s.av) kendisine eman verdiği müslümandır. Binaaenaleyh ALLAH ın(C.C) kendisine verdiği güveni bozmayın buhari hadis no 386 MÜŞRİKLER HAKKINDA NAZİL OLAN AYETLERİ MÜSLÜMANLAR HAKKINDA İCRA ETMEK KORKUNÇ BİR HATADIR GEÇMİŞİN HARİCİ LERİ ŞİMDİNİN SELEFİLERİ BUNU İCRA EDİYORLAR AYNI SELEFİLER MISIRDA SİSİ DEN YANALAR

      Sil
  4. Türkler büyük bir millettir sınırları ve vatandaşları tehlikeye düşmeden kimseye zararı olmaz ebu ubeyde ye gelince isidi savunuyorsa haricileri savunuyordur arkasında namaz kılınacak sözüne itimat edilecek bir adam değildir ilmi ile delalete düşmüştür bence...

    YanıtlaSil