.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

31 Aralık 2013 Salı

BEDİÜZZAMAN'IN BEŞ TALEBESİNDEN ORTAK AÇIKLAMA

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebeleri son günlerdeki tartışmalar üzerine kamuoyuna ortak açıklamada bulundu.
Bediüzzaman'ın 5 talebesinden ortak açıklama

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin talebeleri Abdullah Yeğin, Hüsnü Bayramoğlu, Salih Özcan, Mehmet Fırıncı, Abdülkadir Badıllı ağabeyler son günlerdeki tartışmalar üzerine kamuoyuna ortak açıklamada bulundular.

"İman hizmetinin töhmet altında" kaldığının belirtildiği açıklamada, Risale-i Nur talebelerinin siyasete bakışına dair metinler yer aldı.

Açıklamada şöyle denildi:

Risale-i Nur Külliyatının müellifi ve Risale-i Nur hizmetinin müessisi Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin hizmetinde bulunmuş ve bu Kur'ân ve iman hizmetinin esaslarını bizzat ondan ders almış talebeleri olarak, aşağıdaki hususları muhterem kamuoyuna duyurmak ihtiyacını hissetmiş bulunuyoruz:

1. Risale-i Nur'un hizmet esasları içinde Bediüzzaman Hazretlerinin en fazla üzerinde durduğu ve büyük bir hassasiyetle riayet etmeyi bize ve bütün Nur talebelerine ders verdiği husus, bu hizmetin sadece ve sadece iman hizmetinden ibaret olduğudur. Pek çok mektuplarda tekrar tekrar zikredilen bu husus, bir Emirdağ mektubunda da şu şekilde ifade edilmiştir:

"Risale-i Nur hiçbir şeye âlet olamadığını ve rızâ-yı İlâhiyeden başka hiçbir maksada vesile olamadığını ve doğrudan doğruya herşeyden evvel iman hakikatlerini ders vermek ve biçare zayıfların ve şüpheye düşenlerin imanlarını kurtarmak olduğunu elbette sizin gibi Nur'un has şakirtleri biliyorlar."

Bu hakikat muvacehesinde kamuoyuna şunu arz etmek isteriz ki, insanlara hiçbir tarafgirlik gözetmeksizin ve hiçbir menfaat gütmeksizin Risale-i Nur'la iman hizmeti vermek ve muhtaç olanların imanlarını her türlü tehlike, vehim, vesvese ve şüphelerden korumaya çalışmak ve bu hizmetin mukabilinde ne maddî, ne de manevî hiçbir karşılık beklememek, Risale-i Nur mesleğinin olmazsa olmaz esasıdır. Bu esas feda edildiğinde, ortada Risale-i Nur hizmeti de kalmaz.

2. Risale-i Nur hizmetinin gaye ve mahiyeti münhasıran iman hizmetinden ibaret olduğundan, onun dışındaki faaliyetler tarafgirlik mânâsına gelebilecek her türlü davranıştan şiddetle kaçınmak gerekeceği izahtan vareste olmakla beraber, Üstadımız bu hususu müteaddit mektup ve müdafaalarında tekrar tekrar hatırlatmıştır. Bu mektuplardan birinde, "İman dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost, düşman derste fark etmez. Halbuki siyaset tarafgirliği bu mânâyı zedeler, ihlâs kırılır. Onun içindir ki, Nurcular emsalsiz işkencelere ve sıkıntılara tahammül edip Nur'u - Risale-i Nur'u - hiç bir şeye âlet etmediler, siyaset topuzuna el atmadılar" denmektedir.

İman hizmetinde bulunanların hariç cereyanlardan niçin uzak durmaları gerektiği, Bediüzzaman Hazretleri'nin şu ifadelerinde de çok net bir şekilde açıklanmıştır:

"Risale-i Nur şakirdlerinin, mümkün olduğu kadar, siyasete ve idare işine ve hükûmetin icraatına karışmamak bir düstur-u esasîleridir. Çünki hâlisane hizmet-i Kur'aniye, onlara her şeye bedel kâfi geliyor. Hem şimdi hükmeden öyle kuvvetli cereyanlar içinde siyasete girenlerden hiçbir kimse, istiklaliyetini ve ihlâsını muhafaza edemez. Herhalde bir cereyan onun hareketini kendi hesabına alacak, dünyevî maksadına âlet edecek, o hizmetin kudsiyetini bozacak... Hem dünya için dinini bırakan veya âlet edenlerin nazarlarında, Kur'anın hiçbir şeye âlet olmayan kudsî hakikatleri bir propaganda-i siyasette âlet olmuş tevehhüm edilecek. Hem milletin her tabakası, muvafıkı ve muhalifi, memuru ve âmisinin o hakikatlarda hisseleri var ve onlara muhtaçtırlar. Risale-i Nur şakirdleri, tam bîtarafane kalmak için siyaseti ve maddî mübarezeyi tam bırakmak ve hiç karışmamak lâzım gelmiş."

Siyaset yoluyla vatana, millete, İslâmiyete hizmet de elbette ki ihmal edilecek bir mesele değildir. Ancak herkese eşit şekilde hizmet sunması gereken bir iman cereyanının mahiyeti, siyaset yoluyla hizmetten bütün bütün farklıdır. Onun içindir ki, cemaat adına siyasî faaliyette bulunmak, siyasî partilerle pazarlıklar içine girmek, devlet içinde kadrolaşmak, iktidara ortak olmaya çalışmak gibi faaliyetlerin tamamı Risale-i Nur'un iman ve Kur'ân hizmetiyle tam bir tezat teşkil etmektedir. Risale-i Nur talebeleri böyle faaliyetlerde bulunmayı Üstadlarından miras aldıkları kudsî hizmetin kudsiyetini bozmak olarak görürler ve bundan şiddetle kaçınırlar. Aynı şekilde, milletin reyiyle iş başına gelen meşrû iktidarı muhafaza etmek ve memlekette asayişi ihlâl etme istidadı taşıyan hareketlerden şiddetle kaçınmak da Risale-i Nur talebelerinin Üstadlarından ders aldığı en mühim esaslar ve düsturlardır; ancak onlar bunu hiçbir zaman bir menfaate âlet etmezler, bir tarafgirlik haline getirmezler.

Nitekim Umum Nur talebelerine Üstad Bediüzzaman'ın vefatından önce vermiş olduğu en son derste:

"Aziz kardeşlerim, bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır. Bizler âsâyişi muhafazayı netice veren müsbet İmân hizmeti içinde herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz" denilerek, asıl yapmaları gereken şey ifade edilmiştir.

3. İman hizmetinin mahiyeti kadar metodları da menfi siyasetin icabı telâkki edilen âdet ve uygulamalardan uzaktır. İmanın esası olan doğruluk, iman hizmetinin de en mühim esasıdır; yalan, iftira, iki yüzlülük, hile gibi fiil ve metodlar hiçbir zaman iman hizmetine yanaşamaz. Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri, yol, sıdk ve doğruluk üzere olmaktır, der:

Sual: Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?

Cevap: Doğruluk.

Sual: Daha?

Cevap: Yalan söylememek.

Sual: Sonra?

Cevap: Sıdk, ihlâs, sadâkat, sebat, tesanüd.

Sual: Yalnız...

Cevap: Evet...

Sual: Neden?

Cevap: Küfrün mahiyeti yalandır. İmanın mahiyeti sıdktır. Şu burhan kâfi değil midir ki, hayatımızın bekası, imanın ve sıdkın ve tesanüdün devamıyladır?

Bir müdafaasında da "Sair dünyevî ve siyasî ve entrikalı cemiyet ve komitelerle münasebetimiz yoktur ve tenezzül etmeyiz" demek suretiyle, Risale-i Nur hizmeti ile diğer faaliyetler arasındaki bu temel metod farkını ayrıca teyid ve tasrih etmiştir.

4. Siyasî tarafgirliğin en dehşetli neticesini, Bediüzzaman Hazretleri bir hatırasında şöyle anlatır:

"İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyeye dair bir kanun-u esasîsi dahi, bu hadis-i şerifin, "(Mü'minin mü'mine bağlılığı, parçaları birbirini sımsıkı tutan bir bina gibidir)" hakikatidir. Yani, hariçteki düşmanların tecavüzlerine karşı, dahildeki adâveti unutmak ve tam tesanüd etmektir. Hattâ en bedevî tâifeler dahi bu kanun-u esasînin menfaatini anlamışlar ki, hariçte bir düşman çıktığı vakit, o taife birbirinin babasını, kardeşini öldürdükleri halde, o dahildeki düşmanlığı unutup, hariçteki düşman def oluncaya kadar tesanüd ettikleri halde; binler teessüflerle deriz ki, benlikten, hodfuruşluktan, gururdan ve gaddar siyasetten gelen dahildeki tarafgirane fikriyle, kendi tarafına şeytan yardım etse rahmet okutacak, muhalifine melek yardım etse lânet edecek gibi hâdisâtlar görünüyor. Hattâ, bir sâlih âlim, fikr-i siyasîsine muhalif bir büyük sâlih âlimi tekfir derecesinde gıybet ettiği; ve İslâmiyet aleyhinde bir zındığı, onun fikrine uygun ve taraftar olduğu için hararetle senâ ettiğini gördüm. Ve şeytandan kaçar gibi, otuz beş seneden beri siyaseti terk ettim."

İşte bu sebepten, tıpkı Bediüzzaman Said Nursî gibi, onun talebeleri de siyasî tarafgirliklerden uzak durmakta ve bu iman ve Kur'ân hizmetine hiçbir siyasî tarafgirlik gölgesi düşmemesi için azamî itina göstermektedirler.

5. Biz Risale-i Nur talebeleri, hizmetimizin prensiplerini kaynağı Kur'an ve Hadisten ibaret olan Risale-i Nur'dan ve onun müellifi olan Bediüzzaman Said Nursî'den alırız. Mevkii, maddî veya manevî makamı, şöhreti, ünvanı ne olursa olsun, hiç kimsenin indî tevilleri Risale-i Nur talebeleri için bir ölçü teşkil etmez. Risale-i Nur memleketimizin ve dünyanın en buhranlı dönemlerinden geçerek bugünkü muzaffer konumuna ulaşmışsa, Bediüzzaman Hazretlerinin büyük bir hassasiyetle muhafazasına çalıştığı "hizmet düsturları" sayesinde bu mümkün olabilmiştir. Yoksa, zamanın ve zeminin şartlarına göre hizmet tarzında birtakım değişiklik ve ayarlamalar yapılsaydı, şimdi Risale-i Nur hizmeti diye bir şey kalmazdı.

6. Son zamanlarda cereyan eden ve hepimizi üzen bazı gelişmeler, siyasî mahiyet taşıyan ve Nur'un safî hizmet telâkkisinden çok uzak düşen bazı hareketlerin Risale-i Nur ile karıştırılmasını ve bu menfî hareketler sebebiyle bu iman hizmetinin töhmet altında kalmasını netice verdiğinden, biz Risale-i Nur talebelerinin böyle hareket ve faaliyetlerle hiçbir surette alâkamızın bulunmadığını ve bu tür sakat anlayışların asla Risale-i Nur'dan kaynaklanmadığını açıklamak zorunda kalmış bulunuyoruz.

Aziz milletimize saygı ile duyurulur.

ABDULLAH YEĞİN, HÜSNÜ BAYRAMOĞLU, SALİH ÖZCAN, MEHMET FIRINCI, ABDÜLKADİR BADILLI

82 yorum:

  1. Daha önce Mehmet Fırıncı ve Mehmet Kırkıncı gibi Nur camiasının tanınmış isimleri cemaat adıyla siyaseti dizayn etmeye soyunanların oluşturduğu istifhama karşı cevap vermişlerdi. Ancak bugün Bediüzzamanın hayatta olan talebeleri bu konuda cemaatin resmi görüşünü ifade eden bir beyanname yayınlamışlardır.

    YanıtlaSil
  2. Fethullah Gülen 'musalla'yı işaret etti

    Bedduası gündemden düşmeyen Fethullah Gülen'in resmi web sitesine yüklenen son makalesinde, sıkıntılı günlerden geçildiğini belirtip, buna sebep olanları çok yakın gelecekte musalla da göreceklerini söyledi. Gülen'in ölülerin konulduğu musalla taşına işaret etmesi sosyal medyada da konuşuldu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mustafa hocam hep aleyhine yazıyoruzda fethullah hoca nın da haklı olduğu hiç bir yanı yokmu çünkü sitelere bakıyorum takkeli deccal feto v.b yakıştırmalar dolu evet adamları bu ülkeye şu ana kadar çok zarar verdi diyalog v.s ancak üzerine çok gidilmiyormu nede olsa kul hakkına girmek beni korkutuyor

      Sil
    2. Öncelikle, bizim manevi derecemiz ne Tayyip Erdoğan ne de Hocaefendi seviyesinde olmadığından kimin haklı kimin haksız olduğunu biz değerlendiremeyiz, zahire bakıp kendimizce bir hüküm veririz, taraflardan birine daha yakın dururuz.

      Fakat, birkaç duyum aldım. Doğru çıkarsa başbakana ve Türkiyeye çok büyük oyun oynanıyor. Oyun acem oyunu. Hocaefendi dershane kapanışına itiraz etti, belki bu yüzden yolsuzlukları ortaya çıkarttı ama bundan sonra bambaşka ataklar gelecek. Bu atakları Hüseyin Gülerce duyunca o meşhur twitleri attı. Başbakanımızı başka ülkelere yargılatmayız dedi.

      Çok derine girmeden bundan sonra başımıza gelecekler:

      - Suriye Savaşını Türkiye'nin çıkardığı ve devamında da Esed karşıtlarına en büyük desteği Türkiye'nin verdiği 22 Ocak Cenevre kongresinde konuşulacak.

      - Rusyanın elinde Şamdaki kimyasal saldırıyı muhaliflerin yaptığına dair belge olduğu söyleniyor VE DAHA ÖNEMLİSİ KİMYASALLARIN TÜRKİYEDEN GİTTİĞİ İDDİASI.

      - İran Babeki tutukladı, devletin parası nerde diye sorunca Tayyip Erdoğan'da demiş olabilir mi?

      Evet başbakanımızın yanındayız. Lakin, duygusallık bizi kör etmemeli. İran, şiayı tüm müslüman dünyasına hakim kılmak istiyor. Mısırda ve Suriyede İranın oyununa geldik. Ve şimdi de İran, Obama ile arayı düzeltip anlaştı. Yukarda bahsettiğim konularda sahte veya kasıtlı hazırlanmış belgelerle Obamayı kandırdı. Obama Ortadoğunun liderliğini İrana verdi.

      Yakın bir tarihte başbakanımız kırmızı bültenle aranıyor olabilir ve Türkiye Nato'dan çıkarılmış olabilir.

      İşte tüm dünyanın bizi dışlayacağı böyle bir ortamda, böyle bir yalnızlıkta, dünya ile ufak da olsa bir irtibat kurabilmek için, Hocaefendi Türkiye'den bu kadar küfür yemeyi göze alarak Erdoğan'ın karşısında duruyor.

      Tekrar edeyim, kendi nefsim için konuşayım. Benim kantar ne Başbakanı ne Hocaefendiyi tartabilir.

      Sil
    3. Hocaefendi demiş ki:
      "Bize gelince, biz bugüne kadar olduğumuz gibi levsiyatla köpürüp duran hercümerclerin çok yakın bir gelecekte musallaya yatırılacağından emin bulunuyor ve kaderin milletimizin yürüdüğü yollara su serpeceği mübarek günlerin çok uzak olmadığını düşünüyoruz. Aslında, bir hayli zamandan beri hemen herkes, her bucakta gönül hikâyeleri mırıldanıyor. Şurada-burada temiz ruhlar, bir zamanlar yitirdikleri cennetlerini bulma yolunda soluk soluğa. Yüzler-binler hemen her zaman bu çerçevedeki mülâhazalarla oturup kalkıyor; oturup kalkıyor yaratılışın gayesini, fıtratın hikmetlerini düşünüyor. Gerçi kalbî ve ruhî hayatımız itibarıyla oldukça tozlu-dumanlı bir dönemden geçiyoruz; zaman zaman poyraz biraz serince esiyor ve her yanda hazan uğultuları duyuluyor. Hatta ümidin, sevincin köpürdüğü yerleri bile zaman zaman bir tasa ve yeis kaplıyor.. ne var ki artık hepimiz, gamın da, tasanın da tutunamayacağını çok iyi biliyoruz."

      Azıcık edebiyat bilgisi olan, hercümercin musallaya yatırılışının kaosun sonunu işaret ettiğini anlar. Burada kasdedilen bir insan değil, soyut bir kavram musallaya yatırılmış. Alıntı yaptığınız kaynak sizi çok fena yanıltmış. Bu meseleyi ortaya atan Fatih Tezcan, sık sık Nurjuvaziyi bitireceklerini söyler. Tüm nur cemaatlerine düşmandır, Benim nazarımda değersiz biridir. Allah o kardeşimizi de doğru yola sevketsin demekten başka bir şey gelmez elimden.

      Sil
    4. Bu konuda Nazım Kıbrısi de geçen yıl -Ergenekon münasebetiyle orduya yapılan operasyon- sebebiyle hükümete önünüzde açık mezarlar var tarzında bir şeyler söylemişti. Blogun mesajları arasında olması lazım. Yani şimdi bir kısım zatlar bazı sözleri söylüyorlar, ama tam olarak ne kastettikleri anlaşılmaya muhtaç oluyor. Şimdi sıradan biri levsiyat, hercümerç ve musalla taşını duyunca ya beddua ya da tehdit olarak algılıyor.
      Ben çok yoğun olan gündeme sınır taşı kabilinden küçük işaretler koyuyorum. Kendim bir yorum yapmadım. Gerçekten Hocaefendi bu sözlerle ne kastetti, bu konuda Hocaefendinin üslubunu bilenlerin açıklama yapması aydınlatıcı ve istifhamları giderici olur.

      Sil
    5. Fatih Tezcan ve Nurjuvazi konusunu inceleyeceğim. Bizim millet olarak en büyük problemimiz dindar cemaatlerin bir kısmı arasındaki acımasız rekabettir. Elbette bu tarz sözler ümmetin birliğine hizmet etmez. Ne var ki kimseye biz sev kardeşim diyecek değiliz. Garazı nedir de böyle demiş bilemeyiz. Müslümanlar arası en büyük felaket tam da içinde bulunduğumuz durumdur.
      Cemaatler kendi cemaatliğini bilmeli, devlet de devletliğini bilmelidir. Bediüzzamanın hayatta olan talebelerinin son açıklamasını bu yönde değerlendiriyorum.

      Sil
    6. Akdoğan kardeşim: Ben yazılarımın hiç birinde F.Gülen hakkında tezyif edici tabirleri kullanmadım. Prensip olarak İslama hizmet eden kimse hakkında küçültücü sözler kullanmak doğru değil... Bir kimseyi dine ykırı bazı davranışları için eleştirmek ayrı konu, o kişiyi bazı davranışlarını esas alarak toptan din dışına atmak ayrı konudur.
      F.Gülen hakkındaki eleştirilerimiz son bir yıla kadar hiç yoktu. Tahminimce dünya üzerindeki islam karşıtı dalgayı hissediyor. Buna karşı hizmetin ayakta kalması için o taraf içinde görünmeyi tercih ettiğini,
      kendi hüsn-ü zannımca düşünmekteyim. Ancak son 17 Aralık'ta yine cemaati paravan yapan niyeti başka olan bir ekip yüzünden zan altında kaldıklarını ümid ediyorum. O yüzden şakirtleri bu durumdan ayrı tutuyorum. Eğer benim hüsn-ü zannım gerçek değilse vah o zaman benim anlayışıma... Biz devlet ve hükümet işlerine karışmadığımız için devleti kadro kadro ele geçirmek ve bunu da maalesef sınav sistemlerine katakulliler sokarak- yani başkalarının hakkını yiyerek kendi adamlarını yerleştiriyorlar iddiası gerçek ise, işte o zaman vah onlara ki, her adım da hak yiyerek ulvi hedeflere ulaşılmaz diyorum. Meşru hedeflere meşru yöntemlerle ulaşılabilir. Eğer haksızlıklar yapılıyorsa, Allahın hak düzeni bu haksızlıkları püskürüp atacaktır. İnşaallah böyle bir şey yoktur. ??!1

      Sil
    7. Cemaatin yapılanmasına ait uzun bir yazı:
      http://www.takvim.com.tr/Guncel/2014/01/01/paralel-devleti-itiraf-etti

      Sil
    8. sizin için tezyif mahiyetindeı yazıyorsunuz demedim yanlış anlaşıldı isem özür aleyhde medyada tenkitten tekfire varan yazıları kastettim hani bende tenkit ediyorum fakat tekfir e varan yazıları okuyuncada ürküyorum

      Sil
    9. Medyada söylenen sözleri kastettim zaten... Yalnız şu var ki: tarihini hatırlamıyorum, 5-6 yıl önceki bir müşahede'de F.Gülen hakkında T. denmişti. O zaman bu niteleme bize çok ağır gelmişti. Bunu hiç bir yerde paylaşmadık. Yani ben onun için hep bir rah-ı necat aradım. Ama kimsenin hakikatı halini bilmem.

      Sil
    10. Fatih Tezcan Akit gazetesi yazarı imiş.. Çünkü Akit hiç okumuyorum. Nurjuvazi'de Ekşi sözlük'e göre İslami burjuvazi imiş.. Doğrudan Nurcularla ilgisini kuramadım.
      İtiraf ederim ki: bu blogu sürdürmenin fayda ve zararını düşünüyorum. Ama pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. Devlete karşı sistemli bir saldırının olduğu zamanda mücadeleyi bırakıp gitmek doğru değil diye düşünüyorum. Yoksa zihnimi fazla meşgul ettiğinin ve manevi çalışmalarımda zamanımı aldığından kişisel zararı ver. Ancak zaman şahsını düşünme zamanı değil..

      Sil
  3. Erdoğan "17 Aralık komplosu yolsuzluk ambalajına gizlenmiş bir suikast girişimidir" dedi.

    YanıtlaSil
  4. Kişisel kanaatim... Hocaefendi okyanus ötesinde esir olarak tutulmaktadır. Bu durumda şeriatın ikrah-ı mülci kaideleri geçerlidir. İkrah-ı mülci durumunda kişi verdiği söyledikleri ve yaptıklarından dolayı muaheze edilmez. Ölüm tehdidi altında bir kimse küfür sözü bile söylese aleyhinde delil olmaz. Benim kanaatimce Hocanın bütün söyledikleri ikrah şartları muvacehesinde değerlendirilmelidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyide abdulkadir molla beni asın derken aptal değildi benim aklıma 2 şey geliyor acaba cemeaat bilerek mi intihar ediyor geliyor diğeride hükümet aleyhine zorlanıyor çünkü intihar etmesi zayıf ihtimal bu kadar ince teferruatlı hazırlık bu işe isteyerek girildiği ülkeye abd destekli halife olarak dönmek istediği iddialarını güçlendiriyor

      Sil
  5. Gelen dalga önce cemaati sonra iktidarı silip süpürecek anlaşılan... Bunu istemiyorum. Devlet sağlam kalmalı. O devlet islam aleminin ümididir. İktidar aleyhindeki komplolar açıkça neocon amerikası, İngiltere ve Yahudi tertibidir. Bu yüzden islam hükümetini devirecek hiç bir tertibe evet demeyiz. Cemaate eleştirimiz bu noktadadır. Hizmetleri yok saymak değil.

    YanıtlaSil
  6. Ali Nur Kutlu adıyla yayınlanan bir yazı:

    Cemaat kendini imha mı ediyor?

    'Akıl alacak gibi değil!'

    Hepimiz günlerdir tartışıyoruz, konuşuyoruz ve hepimizin ağzından bu cümle dökülüyor: 'Akıl alacak gibi değil!'

    Cemaatin yaptıklarına kimse akıl sır erdiremiyor, neden tüm bunları yaptığına mantıklı bir açıklama bulamıyoruz.

    Cemaat neden hükümete savaş açtı ve sonunda ne yapmak istiyor?
    .....................
    Yazıyı okumak isteyenlere link:
    http://yenisafak.com.tr/yazarlar/AliNurKutlu/cemaat-kendini-imha-mi-ediyor/45747?ref=manset-3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıdan bir paragraf:

      Diyelim ki imkansızı başardı Cemaat ve Erdoğan'ı siyasetten diskalifiye etti seçimlerde. CHP/MHP koalisyonu çıktı sandıktan, Ak Parti de muhalefete düştü.

      Sonra ne olacak?

      Koalisyon hükümetinin ilk işi Ergenekon artıklarıyla el ele verip Cemaati yok etmek olacaktır.

      Sil
    2. yazıdan:
      Cemaatin ne yapmak istediğini anlayabilmiş değilim.

      Geriye bir tek şey kalıyor. Cemaat kendini imha ediyor ya da birileri Cemaati imha ettiriyor. Her şeyi ile topyekun kazanamayacağı bir savaşa giren Cemaat, başka ne yapmak isteyebilir?

      Hükümete aleni saldırmak, düşürmeye çalışmak bir darbe girişimidir ve devletin geleneksel refleksi devreye girer bu durumda. Şimdilik Ak Parti'yi hırpalasın ve güç kaybettirsin diye kimse sesini çıkartmıyor. Devleti ele geçirmek üzere olan ve lideri yabancı bir ülkenin kontrolünde olan Cemaate kimse göz yummaz bu ülkede. Devletin bekasının tehlikede olduğunu gören herkes her ne pahasına olursa olsun denkleme girer ve Cemaate savaş açar.

      Acaba başka bir ülkenin derin güçleri tehditle (geçen ay FBI, ABD'de cemaat okuluna baskın yapmıştı) ya da başka bir şeyle kontrol altına aldığı Cemaati kamikaze saldırısına mı ikna etti? Ne uğruna? 160 ülkede bulunan 1250 okulunu, dünyaya yayılmış muazzam ticari varlıklarını kurtarmak için Cemaat kamikaze saldırısıyla Türkiye ayağını imha mı ediyor?

      Sil
    3. yazıdan alıntı:

      Acaba F.Gülen'in etrafına karanlık tipler hakim oldu ve onlar mı bunu yaptırıyor Cemaate? Eğer F. Gülen her gün çıkıp vaaz vermeseydi, o bedduaları etmeseydi böyle düşünecektik. Ama hükümete karşı operasyonu hararetle desteklediğini ve yönlendirdiğini her vaazında çok belli etti.

      Bir ihtimal daha var ama yazmayacağım. O kadarına elim varmıyor.

      Sil
    4. Yazar yukarıda yazmaya elinin varmadığı bir ihtimalden bahsetmiş... İşte benim ikrah-ı mülci olarak bahsettiğim konu olabilir.
      Benim de yazmaktan hazer ettiğim konu: bazı tıbbi veya parapsikolojik etkileme yöntemleri kullanılmış olabilir...

      Sil
    5. Bizim bildiğimiz Hocaefendi bu değil... Bu kadar yıllık kavl-i leyyin üsluptan sonra birden beddua ve lanet etmesi onun yanlış yönlendirildiğini düşündürüyor.

      Sil
    6. "bazı tıbbi veya parapsikolojik etkileme yöntemleri kullanılmış olabilir".. Hiç yabana atamayın, bunu günlerdir yakın çevreme ifade ediyorum.. Eğer bunu imkansız gören varsa, Ömer Özkaya'nın Zihin Kontrol kitabını okumasını öneririm.

      Sil
    7. Bu arada yazmayı unuttum; meşhur bedduadan bir hafta-10 gün kadar önce, Gülen Hoca kalp ritmi bozulması nedeniyle 12 saat hastanede kalmıştı hatırlarsınız.. Acaba burada ne oldu, tedavi niyetiyle başka şeyler mi yapıldı?

      Sil
    8. Bu arada meraklıları Amerika'daki meşhur Waco olayını araştırabilir. Burada bilinçaltı yayınlar kullanılarak David Koresh tarikatı üyeleri intihara sürüklendi.

      Sil
    9. Hoca Türkiyeye gelmiyor yada getirilmiyor. Amerikada güven içinde ama Türkiyede değil.. Bu size tuhaf gelmiyor mu?

      Sil
  7. Kardeşlerim vallahi Sizlere şaşıyorum ! Biriniz o grubun yaptıkları hizmeti göz ardı etmeyelim diyor biriniz malum zat orada ölüm tehdidiyle o işleri yapıyor,o beyanatları veriyor diyor !

    Ben Size şu kadarını söyleyeyim : Adam aslında o bedduasında resmen kendi takipçilerine operasyon emri veriyor.Evlerini ateş bassın diyor,birlikleri bozulsun diyor..Hepsi kendi ayarlamaları..Başbakanın ailesinden birilerini gözaltına alırlar ve zaten partiden planlı programlı bir şekilde istifaları ettiriyorlar. Bunlar çıkınca da keramet atfedilip daha da yüceltilecek malum zat.

    Bakınız son yazısındada musalla taşını işaret etmiş. Kime işaret ediyor ? Tabii ki Başbakan'a..

    Arkadaşlar bu yapının cunta kanadı devlet içinde devlet olmuş bunu herkes görüyor artık fakat diğer temiz,samimi kardeşlerden bahsediyorsunuz durmadan !

    İtikat sıfır ise yanında yapılan ibadetlerde sıfırdır yani 0*1=0,0*10000=0..İtikat sağlamsa diğer ibadetlerin değeri olur..O bahsettiğiniz samimi kardeşlerinizin eğer malum hocayı takip ediyorlarsa itikatları zaten baştan sakattır.

    Acıyorsunuz ama inanın onlar bize hiç acımıyorlar..Onların derdi din,iman değil yalnıca daha da büyümek daha güçlenmek menfaatleri için el altından el üstünden herkesle iyi geçinmek..Dikkat edin Allah aşkına bu adamların inandıkları şeyler Ehli Sünnet inancımıza uyuyor mu ? Lütfen araştırın.

    Ben bu gruba zerre kadar güvenmiyorum. Menfaatleri icabı herşeyi yaparlar,404 gibi yapışırlar adama,bırakmazlar.

    Adam beddua etti,millet bu gruptan soğudu. Ferasetli olanlar o bedduada bir mesaj olduğunu anladı daha önceki konuşmalarda olduğu gibi.

    Şimdi de musalla diyor..Artık gerisini siz anlayın ve lütfen uyanın..Eğer Erdoğan'ı çökertirlerse karşılarında rakipleri kalmayacak ve Ehli Sünnet Müslümanlarının bağlı bulundukları tarikat ve cemaatleri dizayn etmeye kalkacaklar..Allah aşkına inanmayın bunlara..Bakınız bunlar bukalemun gibidir. Cemaattiler şimdi camia oldular ilerde Allah bilir ne olurlar..

    Aman dikkat lütfen lütfen lütfen..

    Bu grup son derece profesyonelce örgütlenmiş,devlet gibi her alanda faaliyet gösteren,hücre tipi bir yapılanmadır. Şu anda belki dünya üzerinde bunlarla örgütleşme biçiminde rakip olabilecek başka bir grup yoktur(devletler hariç).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli kardeşim... Hakikatin farklı yönleri var. Bir taraftan -fatih Nurullah Efendi'nin tabiriyle- yahudi teavünü altında dünyaya yayılmış hizmetler var. Tartışılabilir ama bir vakıa... Diğer taraftan bu hizmetin hizmet olmaktan çıkarak her yere kök salmış bir örgüt olarak kendi gizli gündemi dahilinde devleti ele geçirme operasyonları var. Tek taraftan bakmadığımız ve bu arada temiz insanları töhmetten kurtarmak istediğimiz için onları ayrı tutma gayretimiz var. Bizim için devlet herkesin devleti olduğu için bir örgütün devleti kendine mal etme çabası hoş görülemez. Cemaat iken devlete talip olmak kabul edilemez.
      En çok üzüldüğüm aslında onları koçbaşı olarak devletin üzerine salanların niyeti o başın kırılmasını da sağlamak. İşte bu noktada hasbelkader hizmet etmiş bir cemaatin -aslında batı tarafından halledilmesi- çok üzücü geliyor. Ancak devlete karşı huruç yapmanın adı dinde nedir ve bunun cezası nedir herkes bilir.
      Şimdi bu kardeşler Erdoğana karşı Tebbet okumaya davet ediliyor. Halbuki dindar cemaatlerin ve milletin çoğunluğu ona ve devletin bekasına dua ederken dışarıdan bakanlar için durumun ne kadar tuhaf göründüğü ortada... Dualar - beddualar çarpışıyor. Muazzam bir kafa karışıklığı...

      Sil
    2. Hocaefendi'nin musalla taşı sözünü, bugünkü Ahmet Taşgetiren'in "Mene, tekel, Ufarsin" ha! yazısı eşliğinde okuyunuz. Cemaat Erdoğan hakkında Tebbet okumaya davet ediliyor.

      Sil
  8. yazmak istemezdim ama genedayanamadım..değerli mustafa bey....bu site gaybi keşifleri yorumlayıp...biz mehdi kaime asker olmayı hedef tutmuş ve buna göre tedbir almak için önümüzü görmeyi arzu eden insanlara hizmet eden değerli bir kardeşimizsiniz...yukarıdaki yorumları dehşet içinde okuyorum....diyorsunuzki bu milletin büyük bir kısmı cuş edecek....tamam amenna...doğudan terör bastıracak....amenna...güneyden bir fitne....amenna....kaos olacak...amenna...bu hükümet halk desteğini kaybedecek amennna...hayat pahalılığı alacak gideck ....amenna...bunlarda hemfikiriz...hükümet düşecek...amenna....hepsi tamam...evliyaullahında ifşaatı böyle...böylede olacak allahu alem...en doğrusunuallah bilir....ama mustafa bey allah aşkına söyleyin..tayyipten sonra 3 aylık kötü hükümet zamanında bu milletin çoğu nasıl olacakta 180 derece dönüp..mehdi kaimin 1.komutanını (albay veyahut selim) 3 ay gibi kısa sürede başa geçirecek....derhal sizden yada diğer arkadaşlardan cevap bekliyorum...yukarıdaki yazdığım ifşaatlara 100 de 100 inanan biriyim....cevabınızı bekliyorun....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli kardeşim... Burada yazdıklarımızın hepsi kaynakları belli olan, birbirinden farklı zatları gaybi keşifleri ve meşhudatıdır. Bizim yaptığımız mümkün olduğu kadar hepsini bulup bir araya getirmek ve bunları harmanlayıp ortak noktalarını bulup anlamaya ve önümüz görmeye çalışmaktır.
      Bazen birbirine uymayan yada nasıl uyumlu okumamız gerektiğini henüz bilemediğimiz kaynaklar var. Biz de aynı sizin gibiyiz. Herşeyi bilemiyoruz. Belirtilen keşiflerin nasıl gerçekleşeceğini bilmiyoruz. Ancak mümkün mertebe keşifleri aklı selimle değerlendirmeye çalışıyoruz. Kesinlikle çarpıtmamaya çalışıyoruz. Öyle yazdığı için biz de öyle naklettik.
      Gaybi keşifler o velinin kendi kalb aynasına akseden görüntüler olduğu için, tabiri var mı, aynen mi zuhur eder bilmeyiz.
      Yalnız şu var ki Eylül-Ekim'de beklenen hadiseler biraz gecikmeyle aynen başlamıştır diyebiliriz. Tabi ki gayb Allahın takdirindedir. Gaybın bir kısmını perdeler altında sevdiği veli kullarına göstermiş olsa da gerçeğin bütününü Allah kendi gaybında saklamaktadır.
      Yine de büyük bir ihtimalle hadiselerin böyle zuhur edeceğini bekliyoruz. Bu arada mesajların arasına sıkıştırdığımız bir çok farklı keşifler var. Onlar da Erdoğanın gitmeyeceği, idareyi Mehdiye devredceği belirtiliyor ama ağırlıklı kanaatimiz bu dalgaların Erdoğanı zorlayacağıdır. Bunu bile bile, ilerideki cadı avlarında başımız sıkışsa bile bunları yazmaya devam ediyoruz. Bunun sebebi Maide suresi 67. ayetin emridir. Manen bu ayetin dersiyle hak olanı söylemeye devam edeceğiz.
      Milletin yarısı şu anda Erdoğanı destekliyor. Ama görüyorsunuz ya Cemaat yakın zamana kadar Erdoğanı desteklerken birden batı camiası yanında yer aldı. Onların adına Erdoğanı devirmeye azmettiler. Zaten işin ta başından bu yana Erdoğana karşı olan müslümanlar var. Yarın ne olacağı bilinmez. Şimdi ortalığı toz dumana veren yolsuzluk kisveli operasyonlar zaten milletin kanaat ve algılarını değiştirme ve yönlendirme amaçlıdır.
      Kısa süreli de bir karanlık fetret devresi gelebilir. Ben milletin bal yemekten usandığı kanaatindeyim. Eski günleri arıyorlarsa herhalde Cenab-ı Hak eski günlerin bir örneğini bu millete verecek ve milletin ağzı fena helde yanacaktır. Ta ki bir daha melek suretini giymiş şeytanlara aldanmasın. O da milletin terbiyesi için Allahın bir eğitim metodu olsa gerek.

      Sil
  9. ikinci perde başladı

    Son güncelleme: 1 Ocak 2014 23:30 Mynet haber bugün 4.849.614 defa, bu haber 4.429 defa okundu.
    Hatay İl Jandarma Komutanlığı ekipleri Kırıkhan-Reyhanlı yolu üzerinde Suriye’ye geçmekte olan bir TIR’ı durdurdu. İnsani yardım malzemesi götürdüğü belirtilen TIR’da yapılan aramada mühimmat, hücum yelekleri ve yaşamsal malzemeler ele geçirildi. TIR detaylı incelenmek üzere jandarma karakoluna çekildi. TIR’ın sürücüsü ile biri Suriye uyruklu, biri Türk toplam 3 kişi gözaltına alındı. TIR’ın İnsani Yardım Vakfı’na (İHH) ait olduğu ileri sürüldü. Vakıf yetkilileri ise TIR’ın kendilerine ait olmadığını ve TIR’la ilgili bir bilgilerinin bulunmadığını belirtti. Jandarma yetkilileri TIR’ın durdurulduğunu belirtirken, içindeki malzemelerle ilgili herhangi bir bilgi vermedi. Jandarma yetkilileri mühimmat bilgisini doğrulamazken, TIR’da arama yapıldığını belirttiler. Olayla ilgili inceleme devam ediyor. TIR’ın geçtiğimiz ay Adana’da yakalanan TIR’la aynı güzergahı kullandığı ileri sürülürken, Adana’da yakalanan mühimmat yüklü TIR’ın da İHH’ya ait olduğu iddia edilmişti.
    haberler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet İHH üzerinde dosya biriktiriliyor. Yani yapay deliller üretiliyor. İslam adına kim ne yapıyorsa onu yok etmek istiyorlar. Taki ümmet başsız olduğu gibi yardım edeni de kalmasın. Onlar hile kuruyorlar, ancak Allah da hayrül-makirin'dir.
      Malum geçen aylarda batı medyasında sürekli Suriye'deki radikal gruplara Türkiyenin yardım ettiğne dair bir sürü haberler çıkarıyorlardı. Bunlar hep yapay delilller üretme amaçlıdır. Taki Suriyedeki müslümanlar yalnız ve yardımsız bırakılsın..

      Sil
    2. İhh İranın Türkiye deki Truva atıdır.

      Sil
    3. İHH milli bir operatördür. Dünyanın her yerindeki mazlum Müslümanların imdadına koşuyor. Türkiyedeki Truva atı, batının çıkarlarına kimler hizmet ediyorsa onlardır.

      Sil
    4. Dış düşman aramaya ne gerek var? Bize biz yeteriz. Bize, bizden olmayanı truva atı olarak görme ayrımcılığı yeter de artar bile..

      Sil
  10. Bediüzzaman'ın talebelerine saygısızlık!
    Bediüzzaman'ın talebelerinin yaptığı ortak açıklamayı sindiremeyen Emre Uslu, Adem Yavuz Arslan ve Bülent Keneş'ten saygısızlık ve iftira!
    Türkiye'yi derinden sarsan 17 Aralık Operasyonu'nun ardından çeşitli manipülatif söylemlerle yurt içi ve yurt dışındaki kamuoyunu yanıltıcı bilgiler vermekten çekinmeyen isimler bu kez de Bediüzzaman Said-i Nursi'nin talebelerine saldırdı.

    ORTAK AÇIKLAMA YAPMIŞLARDI

    Said-i Nursi'nin talebelerinden Abdullah Yeğin, Hüsnü Bayramoğlu, Salih Özcan, Mehmet Fırıncı ve Abdülkadir Badıllı önceki gün "Cemaat adına siyasî faaliyette bulunmak, siyasî partilerle pazarlıklar içine girmek, devlet içinde kadrolaşmak, iktidara ortak olmaya çalışmak gibi faaliyetlerin tamamı Risale-i Nur'un iman ve Kur'ân hizmetiyle tam bir tezat teşkil etmektedir. Son zamanlarda cereyan eden bazı gelişmelerde ortaya konan sakat anlayışların asla Risale-i Nur'dan kaynaklanmadığını açıklamak zorunda kalmış bulunuyoruz." sözleri gündeme damga vurmuştu.

    BEDİÜZZAMAN'IN TALEBELERİNE DE SAYGILARI YOK!

    Today's Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş, gazetenin yazarı Emre Uslu ve Taraf Gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan, Bediüzzaman'ın talebelerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'la beraber oldukları bir fotoğrafı paylaşarak, "Hocaların, başbakanın emri üzerine böyle bir açıklamada bulunduğunu ve siyasetin içinde oldukları" propagandasını yaptı.

    ERDOĞAN'A ÇİRKİN İFTİRA, BEDİÜZZAMAN'IN TALEBELERİNE EDEPSİZLİK!

    Kirli propagandayı yapanlar, bu fotoğrafın yakın bir tarihte çekildiğini ve Başbakan'ın siyasi sözler vererek, Bediüzzaman'ın talebelerinden ültimatom yayınlamalarını istediğini söyleyip büyük iftiralarda bulundu.

    HALBUKİ FOTOĞRAF 2012'DE ÇEKİLMİŞTİ

    Fotoğrafın, 2012'nin Aralık ayında Bediüzzaman'ın talebelerinden Mustafa Sungur'un vefatından kısa bir süre sonra gerçekleştiği ortaya çıkınca, kara propagandacıların kirli saldırıları da belgelenmiş oldu.

    YanıtlaSil
  11. İbrahim Karagül'ün 2.1.2014 tarihli "NSA'nın Türkiye ayağı deşifre oldu" başlıklı yazısından...
    17 Aralık'tan bu yana yaşananlar, 'paralel devlet' tartışmaları, siyasi iktidarı devirmeye ayarlı 'darbe koalisyonu' gözlerimizi açtı. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na (TİB) paralel fiber hat döşeyen, onlarca ilden dinleme yapan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sırlarını klonlayan, emniyet ve yargı başta olmak üzere devletin bütün birimlerinde yuvalanan, elindekini darbe yapacak ölçüde şantaj olarak kullanabilen, dinlemeleri 'biz yasadışı hareketleri izliyoruz' bahanesiyle savunabilen, 'devlet' dediğimiz iktidar alanını bir tarafa itip o malum küresel güç adına korsan 'devlet kuran' bir yapıyla karşı karşıyayız.

    Türkiye, bu tehlikenin ne kadar farkında, emin değilim. Ama kesinlikle Türkiye içi bir iktidar hesaplaşmasının çok ötesinde bir düşman, bu milletin karşısına dikildi.

    AK Parti-Cemaat çatışmasıyla sınırlı değil bu durum. Birileri, küresel iktidar adına Türkiye için bir ihale almış, yıllardır onların koruması altında bu çalışmaları yürütmüş, gelen bir işaretle harekete geçmiştir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek sol göz ile sembolize edilen, tüm dünyayı gözleyen, hak ve batılı birbirine karıştırıp neyin hak neyin batıl olduğu ayırdedilemez hale getiren: Büyük Deccal işte budur. Küresel iktidar...

      Sil
  12. Kısa süreli bir tökezlemenin ardından gelecek büyük zuhur yakındır. Ümitsizliğe yer yok...

    YanıtlaSil
  13. Yorumlarımızda genelde cemaati ikiye ayırıyoruz. Hizmet erleri ve fitneciler gibi...Cemaatin canı gönülden hizmet eden şakirtleri hakkında şunu söylemek istiyorum. Bu insanlar en az üniversite mezunu. Buna bir şüphe yok. (Esnaf abileri ve mütevelli ablaları saymıyorum çünkü onlar aktif değil, sadece maddi manevi destekleyici konumundalar.) Bu ilim irfan takva sahibi insanlar yaşanan onca şeyden sonra hala canını dişine takmış bir vaziyette hocalarını ve cemaatlerini savunuyorlarsa onların durumlarına bir göz atmak gerektiğine inanıyorum.
    Bu kişiler ya bozuk bir itikadın takipçileri iseler ve bunu fark edemiyorlarsa mümin feraseti taşımadıkları açık değil midir? KYE arkadaşın dediği gibi 0*1000=0 Bu feraset dahi kendilerinde yoksa nasıl şakirt olabiliyorlar? Evliya zannettiğimiz hocaları ortada... Bu ehli takva dediğimiz zevat da benzer itikatlı olmasın.... Bir şüphe sadece....

    YanıtlaSil
  14. değerli mustafa bey soruma cevap yazmışsınız...gayb persfektifiniz hala yanlış...ben sizden şöyle bir cevap beklerdim..felsefem kardeşim...allah bu milleti helak etmez...türkler cuş ettiğinde yani haddini aştığında yani müslümanlara cadı avı başlattığında hükümeti düşürdüğünde müslümanların sakalından tutulup yerde sürüklendiğinde kötü bir hükümet başa geçirildiğinde allah rahmet tokatlarıyla(büyük istanbul depremi..büyük izmir depremi...antalya depremi..uludağın patlaması seller heyelanlar vs vs..)bu milleti 180 derece dönderip kıvama getirecek inşallah...kısa sürede mehdi kaimin birinci komutanı olacak zata kapı açılmış tez zamanda o zatın hükümetinin işbaşı yaptığına şahit olacağiz...evliyaların ortak ihbarı budur allahu alem en doğrusunu allah bilir...DEMENİZİ BEKLERDİM...ama ne yazıkki hala cemaatin koç başı olduğundan yada yahudiyle ortak çalışmasından dem vurmuşsunuz....demekki siyasete o kadar dalmışsınızki gaybi ifşaatları ya unutmuş yada görmezlikten gelir hale gelmişsiniz...duur...seninle ilgili gaybi bir keşifte bulunayımda gör....GAYBİ HABERLER SİTESİNİN ADMİNİ HAKIINDA MÜTHİŞ İFŞAAT...ADMİN MUSTAFA BEYİN YÜNANİSTAN TÜRKİYEYE GİRECEĞİ İSRAİLİNDE GÜNEYDEN SALDIRACAĞI ZAMAN YÜNANİSTANLA SAVAŞILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEYECEK VE YAHUDİ SERMAYESİNE DAYANIP ONLARLA ORTAK HAREKET EDECEK...HALK TARAFINDAN YAHUDİ DOSTU İLAN EDİLİP KOÇBAŞI OLDUĞU SÖYLENECEK...MUSTAFA BEYİN BU YAHUDİ TARAFTARLIĞI HALK TARAFINDAN KINANACAK....gördünmü mustafa bey ifşaatı...hoca efendiyle nasıl ortak kaderi paylaşıyormuşsun....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seyyid Abdulhakim Arvasi Hz.lerine Sorulan Bir Sual

      Süâl: Gavs-i Geylâni'nin kazâ-i mübremi [kat'i derecede olacak olan kaderi] geri çevirdiği rivayet olunuyor. Buna ne dersiniz?

      Gavs-i A'zamdan bu sûretle rivayet sâbit değildir. Faraza sabit olmuş olsa, evliyanın böyle sözleri, sekr ve sahiv hallerinde söylenmiş olmalarından dolayı mazurlardır. Başkasının, takliden bu sözü söylemesi caiz değildir. Farz edelim ki, böyle keşf etmiştir. Evliyanın keşfinde olan yanılmalar, müctehidlerin ictihatlarındaki hatalar gibidir.İsabet ederse, iki sevab, etmezse bir sevaba nail olur. Bunların taklidi caiz değildir. Müctehidin ictihadındaki hatayı ve evliyanın yanılabileceğini tecviz etmiyen bir insan, veli ile nebi arasındaki farka muttali değildir.

      Bazen Levh-i mahfuzda muallak olan kazalar, ta'liksiz yazılır ve sebt edilir. Bazı keşif ehli de burada mübrem [kayıtsız, bağlantısız] surette gördüğü için mübrem zanneder. Çünkü bir şeye muallak bulunduğunu Levh-il mahfuzda görmedi. Öyle olunca zannettiği gibi mübrem olduğunu söyler, zahir bakımından doğrudur.Ama muallak olarak görmediği halde, ilm-i ilahide o şey muallak idi. Binaen aleyh, muallak iki kısımdır:

      Birisi ilm-i ilahide muallak ve Levhde de muallak. Diğeri, ilmi ilahide muallak, Levhde mübrem görülendir. İşte Gavs-i A'zama münkeşif olan mübrem bu kısım mübremdir. Evliya-i kirama bazen bu suretle vuku bulur. Evliya-i kiramı inkar etmek caiz değildir. Müstehak oldukları makamdan fazla makamda da görmek caiz değildir. [Yani onların, peygamberler gibi yanılmayacaklarını düşünmek caiz değildir]. Yoksa farz olan akidelerin bozulmasına yol açar. Evliya-i kiram hakkındaki hüsni zannı bu suretle ifrat edenler çoktur. Şeytanın hile ve aldatmalarından kaçınmak lazımdır.

      [Kaynak : Son Halkalar ve Seyyid Abdülhakim Arvasi Külliyatı II. Cilt, 60. Sayfa]

      Keşf üç kısımdır.

      Birincisi, yüzde onu yanlış, yüzde doksanı doğru olanıdır ki, keşfin en a'la [yüksek] mertebesidir.

      İkincisi, yüzde ellisinin doğru, yüzde ellisinin yanlış olanıdır ki, keşfin vasat [orta] mertebesidir.

      Üçüncüsü, yüzde doksanı yanlış, yüzde onu doğru olanı olup, keşfin en ednâ [aşağı] mertebesidir.

      Bu suretle, velev ki, keşfin en âlâ mertebesiyle olan bilinsin, yine de tereddüde mâhkumdur.
      evliya bazen keşiflerinde yanılabilir veya o iş zuhur etmeyebilir üstad bir eserinde dehşetli bir cereyan diye rejim için söğlendiğini sanıyorum 1967 tarihini vermiş “Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. (Nur Suresi, 32)(Yurîdûne en yutfîû nûrallâhi)......DEHŞETLİ BİR CEREYANIN MÜNTEHASI TARİHİ OLMAK İHTİMALİ VAR. fakat 40 yıla yakın oldu hala devam ediyor

      Sil
    2. Felsefem kardeşim... Allah razı olsun sizden.. Nefsimi kırdığınız için.. Gururumu hak ile yeksan eylediğiniz için... Yüksek anlayışınız için... Gaybi keşfinizin isabeti için Allah hayırlar ihsan etsin... Vesselamü ale men ittebeal hüda... Selam ve saygı ile...

      Sil
    3. Aslında Felsefem bu konuda sen de haklısın... Düzen bozulmasın, devlet başarılı bir şekilde ilerlesin, her şey yolunda devam etsin istiyoruz. Bir yandan da Mehdi(as) bekliyoruz. Mehdi(as) güllük gülistanlık bir ortama gelmez, esasen emnu eman nimetiyle nimetlendirilen bir ortamda Mehdiye ihtiyaç da yoktur.
      Lakin bizim beklediğimiz hükumetin kominist bir darbe tarzında veya kafir elinden olduğu besbelli bir hareketle devrilmesi yahut ona benzer bir şeyler idi. Kendi ellerimizle beslediğimiz, büyüttüğümüz, üzerine toz kondurmadığımız Camiamız eliyle devrilmesi bizi sarstı. Hem ne biçim sarstı anlatamam, hala şoktayız...
      Osmanlının son demlerinde Yahudi oyunlarına gelen ve Abdulhamid gitsin diyen İslam Alimlerinin halini hatırlayın. Said Nursi, Mehmet Akif Ersoy, Elmalılı Hamdi vs... Sonradan nedamet içerisinde tevbe etmişlerdir. Hatta Said Nursi hayatını Eski Said ve Yeni Said diye ayırmıştır, farketmiştir sonradan...
      Aynı oyuna bugün Fethullah Hocaefendi ve Camiası gelmektedir. Hani müslüman aynı delikten iki kez sokulmazdı... Osmanlının (asıl Hilafetin) yıkılmasını sağlayan tertibin benzerini şimdi TC Hükumeti belki de devleti için uyguluyorlar. Bu belki de Türklerin cuş etme zamanı için, İlahi kaderin vücud bulması için gereklidir. Lakin neden Cemaat.... Bizi üzen mevzu hak edilmiş bir cezanın memleketimizde vuku bulmasından ziyade bunun Cemaat eliyle fitne çıkarılarak gerçekleştirilmeye çalışılmasıdır.
      Size bir soru: Eğer kesin olarak vurulacağınızı bilseniz sizi vuran kişinin düşmanınız mı yoksa kardeşiniz mi olmasını isterdiniz?

      Sil
  15. https://www.youtube.com/watch?v=RdsFB_tQBqU

    YanıtlaSil
  16. akdoğan kardeşim haklısın...fakat ortak ifşaatların ne kadar yüksek ihtimalli olduğuda düşünülmelidir

    YanıtlaSil
  17. MEHDİ'NİN ORDUSU (Türk Ordusu)

    'Mehdinin askerleri Türklerden çıkar. Bizim torunlarımızdır'....(Akşemseddin Hz.)

    'Onun ordusunda 300,000 bin Türk kumandan vardır'...(S...Kürdi Hz.)

    'Onun ordusu hilafetin battığı yerden çıkar .Onlar Türktür'....(Bütün ulemay-ı tasavvuf evliyaları)...

    'Onun ordusunun üçte biri şehid olur, üçte biri düşmanı perişan eyler -darmadağın eder. Bu ordu açıktır ki Türklerdir....' (Abdullahi Dağıstani hz.)

    'o Nakşibendiyye yolundan çıkar ve onlar -Türkler-onun askeridir.'(İmamı-Rabbani hz.)


    ARKADAŞLAR YUKARIDAKİ İFŞAATLAR NASIL MÜMKÜN OLUR SEBEBLER DAİRESİNDE ...BU KONUYA ODAKLANIRSAK Bİ ZAHMET...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buradaki ifşaatlar değerli Onyedinci hilal sitesinde yazılmıştı. Biz de oradan aldık. Naklettik. Yalnız ben S....Kürdi Hz. ile ifade edilen zatı anlayamadım. Said-i Kürdi mi acaba... Eğer o zat kastedilmişse benim ne Risale-i Nurlarda ne de Bediüzzamanın sohbetlerinde böyle bir cümle okumadım. Eğer varsa ilm-i rivayet şartlarına uygun kaynağı gösterilsin. Ben de alıp kalbime koyayım.

      Sil
    2. mustafa bey şeyh said ALLAH(C.C) rahmet etsin idam edilirken şu sözü söylediği tüm kaynaklarda var
      “ahmed zihni bey... fütühat-ı islâmiye’sinde yazılıdır. mehdi’nin hurucunda türkler üç yüz bin asker vereceklerdir. anlaşıldı ki türkiye, kıyamete kadar islâm’ı koruyacak.
      siz buna dair bir araştırmanız varmı acaba türkler neye ne için 300000 asker verecek yaklaşık bu 4 ordu ediyor

      Sil
    3. Tamam şimdi anlaşıldı. Demek bu zat Şeyh Said imiş. Said Nursi değil.. Bu sözün manasını hep beraber anlamaya çalışmalıyız. Allah göstermesin, Nazım Kıbrısi ordu ile ilgili beyanları var. Bu tarz beyanlar hakikat mi, yoksa başka ard niyetler mi var bilemiyorum. Ancak Amik ovasındaki savaş hadisinde islan ordusunun üçte biri savaşı terk eder. Üçte biri şehit olur. Üçte biri sebat eder ve savaşı kazanır der. Buradaki mana ile alakası olabilir.
      İsrail Suriyeye saldırıp Hataydan Türkiyeyi vurduğunda ordunun güney bölgemize konuşlanacağını hatta şimdi de öyle olduğunu, ancak Yunanistanın batıdan saldırmasıyla iki ateş arasında kalan Türkiyenin savaş önceliğine nereye vereceği konusunda anlaşmazlık çıkacağını anlıyoruz.
      Mesela bir öngörüde bulunalım: İsrail Suriyeye girince , Yunanistan batıya saldırınca ülke içindeki bir kısım halk "Sıriyeden bize ne, İsraile yem olursa olsun, biz kendimize bakalım, kendimizi koruyalım diyebilirler. Dolayısıyla Türkiyenin Suriye ile ilgili bir harekat olacaksa onu istemeyeceklerdir. Bu bir tahmin.. Sanırım akla yatkın...

      Sil
  18. EYVALLAH MUSTAFA KARDEŞİM...

    YanıtlaSil
  19. bilmiyorum mustafa kardeşim...ben bir anımı paylaşmak istiyorum..gölcük depremi sırasında ordaydım...kaysriye doğru yola çıkacakken oldu deprem...akşam sohbetine katıldğımız bir abi sohbetin başında şöyle demişti..bu sabah camiler tıklım tıklım olacak...atlet donla namazaduranlar olacak demişti....tabi kimse anlam veremedi...o gece depremin ardımndan yolda sabah namazı için bir camiye girdik..camide yer kamamıştı ve gözümüze bir adam çarptı...atlet ve bileğe kadar uzanan yün donla namaza durmuştu...o an anladımki biz türkler rahmet tokadıyla özümüze dönüyormuşuz...bakalım cuş ettikten sonra rahmet tokadının şiddeti ne kar olacak...bence cuşun şiddetiyle doğru orantılı olsa gerek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet manidar bir hatıra... İnşaallah içimizdeki hak dostlarının, çocukların, yaşlıların ve hastaların hürmetine bu musibetler hafif geçer...

      Sil
    2. Bediüzzaman: Cenab-ı Hakkın rahmetinden ümid ederiz ki bize pahalı satmasın. Baştakilerin başlarına akıl, kalblerine iman versin, o vakit iş kendi kendine düzelir.
      Allah bu rahmetsiz bulutları izale eder, hakaik-ı şeriatı güneş gibi kolaylıkla dağdağasız verebilir demiştir.

      Sil
  20. bir örnekle açıklayayım yeşil keraltı kardeşim...kerbela fitnesi olmadan hemen önce hz hüseyin efendimize şöyle derler...ey hüseyin kerbelaya gitme seni öldürürler...hatta kesin öldürürler gitme demişler...hz hüseyinde şöyle demiş ...evet öldürürler hatta öldürecekler ama gitmem gerek...bir abi söylemişti kaynağını söyledi ama unuttum..orda yazılana göre eğer hz hüseyin şehit edileceğini bile bile kerbelaya gitmeseymiş dünyada seyyid diye birşey kalmayacakmış....mehdi kaimde seyid olacağına göre gerisini siz hesaplayın...şu anki durum hakkında bir yorum yapayım...ali babacan dediki kaç ay evvel doların kıt olacağı zamana giriyoruz...mb başkanı göreceğim o dolarcıları...(operasyondan kaç gün evvel)...tayyip erdoğan bu ülkede bir ameliyat yaptırmayız...10 yıl evvel erbakanın sözleri safa asyada var son yazısı...bunlar ne anlama geliyor...yoksa tayyip bile bile kerbelayamı gidiyor...yada cemaat bediüzzamanın risalei nurların gerçek sahipleri mehdi ve şakirtlerinimi kurtarıyor....allah bilir....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bediüzzamanın ve Risale-i Nurların gercek sahiplenin Fethullah Gülen Camiası olmadığı apaçıktır. Hangi konu başlığının altına yorum yaptığınızı unuttunuz galiba, tekrar okuyun. Ayrıca şimdiye kadar SADELEŞTİRME(daha doğrusu kısmen değiştirme) adı altında Nurlara en büyük darbeyi camianız yapmıştır. Son olarak Bediüzzamanın şu sözünü hatırlatmak isterim:
      Şuâlar, 241’de geçen;
      “(...) Risale-i Nur’a hücum edilmez. O doğrudan doğruya Kur'an’a bağlanmış ve Kur'an dahi arş-ı a’zamla bağlıdır. Kimin haddi var, elini oraya uzatsın ve o kuvvetli ipleri çözsün."
      Zannediyorum bu haddini bilmezlik sayesinde Bediüzzamanın gazabı vesilesiyle Camia tarumar olacaktır....

      Sil
    2. Bu arada yazmayı unuttum Hz Hüseyin (ra) hangi taraf? Yezid hangi taraf? Yani Tayyibi halledince makamınız Yezid mi olacak? Çok mu ulvi bir gaye?

      Sil
    3. yeşil karaltı eğer beni tayyibe düşman sanıyorsan bilki tayyibe canımı veririm...ben şunu savunuyorum...islam adına kim hardal tanesi kadar hizmet etmişse tayyipten tut nakşilere kadiriden tut ismailağaya menzilden tutsüleymancılara istisnasız tüm müslümanlara hüsnü zan ile mükellefim...o kadar..buda sana kapak olsun yeşilkaraltı..bilki sen haklıysan ben birşey kaybetmem ama ben haklıysam bittin sen...ha birde risalei nura hucum edilemez...aynen öyle edilmeyecekte...türkler cuş etse bile...

      Sil
    4. Kardeş Risale-i Nur'a hucum edilmiştir hem de bizzat Camia tarafından. İnanmazsan git NT' den bir tane sade sözler al oku. Risale nireee.... Sade risale nire......
      Şimdi lütfen üstteki soruma cevap ver. Yezid olmak ulvi bir gaye mi?
      Ayrıca Camiayı hala şakirtler diye nitelemeniz kendi hayal dünyanızda yasadıgınızı gösteriyor... Yorum yaptığımız konu başlığındaki abiler ve onların yanlarında hizmet edenler Gerçek Nur Şakirtleridir. Meşveret, okuyucu, yazıcı vs... Sizin Camia Risale-i Nur çizgisinden çıkalı yıllar geçmişir...Bu arada sen nerdeydin komada falan mı? Camianız biz nurcu değiliz biz bir "akım"ız derken sen daha onlara şakirt de...
      Ne diyim Allah basiret versin....

      Sil
  21. ben açıkçası şöyle düşünüyorum...cemaat dışındaki değerli din kardeşlerimizin çok büyük yaftalamalarla yada iftaralarla(ihh buna dahil) ak partiyle beraber hedf tahtasına oturtulacağını dergahlara baskın yapılacağını hatta dergahlara molotof atılması hatta ve hatta fatih camiinde kan bile akıtılabileceği korkusunu güdüyorum...sebebide şu..yakın zamanda yapılan bir ifşaat yda geçen yüzyıllarda yapılmış bir tahmin değil bu...1400 yıllık hz alinin imzası olan birşey...karamsarlığım için bağışlayın ama 60 darbesinde olanlar 80 darbesinde olanlar eğerki cuş sayılmıyorsa bence daha şiddetli birşeydir...allah muhafaza..karamsarlığım için bağişlayın ama ben böyle görüyorum..affedin...ve benim şahsi görüşümdür..affedin..affınıza sığınıyorum ama eğer işin içinde risalei nurun gerçek sahipleri mehdinin o acip şahsın yoldaşlarının kurtulması varsa...ben o yahudinin elinide öperim ayağınıda ona kulda olurum kölede...canımıda veririm herşeyimide...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "affedin...ve benim şahsi görüşümdür..affedin..affınıza sığınıyorum ama eğer işin içinde risalei nurun gerçek sahipleri mehdinin o acip şahsın yoldaşlarının kurtulması varsa...ben o yahudinin elinide öperim ayağınıda ona kulda olurum kölede...canımıda veririm herşeyimide..." demişsin Felsefem... Ne diyim artık, açık ayet varken yahudileri dost tutmayın diye....
      MAİDE 5 "Ey inananlar, Yahudilerle Nasranileri dost edinmeyin. Onlar, birbirlerinin dostudur ve sizden kim onları dost edinirse şüphe yok ki o da, onlardandır. Şüphe yok ki Allah, zalim olan kavmi doğru yola sevk etmez."
      Biz değil Allah affetsin seni, hidayet versin....

      Sil
    2. kardeş ben dost edinirim demedimki...senin derdin ne ben anlamadım...fedakarlık manasına söylediğim sözleri sen nasıl olurda dost olarak yorumlarsın...haddini bil...yukarda cevabını verdim...

      Sil
  22. yeşil karaltı eğer beni tayyibe düşman sanıyorsan bilki tayyibe canımı veririm...ben şunu savunuyorum...islam adına kim hardal tanesi kadar hizmet etmişse tayyipten tut nakşilere kadiriden tut ismailağaya menzilden tutsüleymancılara istisnasız tüm müslümanlara hüsnü zan ile mükellefim...o kadar..buda sana kapak olsun yeşilkaraltı..bilki sen haklıysan ben birşey kaybetmem ama ben haklıysam bittin sen...ha birde risalei nura hucum edilemez...aynen öyle edilmeyecekte...türkler cuş etse bile...

    YanıtlaSil
  23. Kardeşler lütfen yorum ve eleştirilerde itidalli olalım. Birbirimizi kırmayalım. Cemaatlerimiz her biri kendi içtihadınca doğru bildiği şekilde yürüyor.
    Ben şahsen bu meselede doğru tavrın Bediüzzamanın hayatta olan talebelerinin beyanatı üzere olduğu kanaatindeyim. Ancak fikir ayrılıklarını kalbi buğza çevirmeyelim.

    YanıtlaSil
  24. Bazıları yanlış anlayacak ama benim tavrım ta başından beri vatan ve milletin selameti için dindar hükümetin muhafaza edilmesi ve seçimle gelenin seçimle gitmesi gerektiğidir.
    Ayrıca hasbelkader bu hükümet zamanında ülkemiz ciddi bir gelişme kaydetmiş olduğundan dışarıdan destekli tertiplerle hükümetin devrilmesine taraftar olmadığımızdan hükümeti desteklemekteyim. Ancak bu durum benim Akpartili yada Akpartici olduğu anlamına gelmiyor. Bir partiye oy vermek başka, onu vatan ve millet namına desteklemek başkadır. Bu arada gerek Gezi ve gerekse 17 Aralık süreçlerinde yazdığımız yazı ve paylaştığımız haber-mesajlar galiba fazla siyasi boyuta ulaştı. Bunun farkındayım. Bizim meselemiz particilik yapmak değil, bir müslüman olarak başa gelmiş dindar bir iktidarı desteklemektir. Bu arada müslüman camiadan bu hükümeti desteklemeyen epey bir cephenin olduğunu da göz ardı etmiyoruz. Siyasi tarafgirlikler yüzünden çatışmalara girmek istemiyoruz. Zaten dışarının istediği budur.

    YanıtlaSil
  25. dünya hali ne olur ne olmaz anlatmış olayım satırlara dökülsün ...gecen yıl 80 kusur yaşında vefat eden vakıf yaşamış üstad ın talebesi saatci hasan abi bana anlattıki biz 1973 yılında kuleönünnde büyük ruhlu küçük hafız ali abi ile ders yapıyorduk bize dediki beklediğimiz kişi bugün doğdu dedi aslında 1973 yılının gazeteleri taranabilse eğer bu kişi türkiyede doğmuşsa o güne ait işaretler bululunabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehdi'nin kırk yaşında zuhur edeceği hadisleriyle bakarsak 1973 yılında doğan kişi tam bu sene bu yaşlarda olur demektir. Doğruyu Allah bilir.

      Sil
  26. safa asya bey bloğunda şöyle yazmış....
    Baştan söyleyelim. Ne Cemaat ne de Ak Parti kesinlikle hain değil. Sadece doğruları ve yanlışları var. Ama bizde öyle bir ön yargı var ki bir yanlış için hemen birilerini hain diye damgalamak istiyoruz.

    CEMAAT NE İSTER?
    Cemaat için en ideal Türkiye yönetimi; siyasi istikrarı sağlamış, iktidarda kalması için hiçbir engel olmayan, İslam’a soğuk bakmayan, Cemaatin faaliyetlerine destek veren, dünyayı yöneten güçlerle de (Yahudiler, ABD ve Batı)uyumlu, onlardan düşmanlık görmeyecek bir iktidardır. Yani AK Parti iktidarı cemaat için bulunmaz kaftandı.
    Niçin düşmanlık etsin, durup dururken düşman olsun ki?...........
    CEMAAT DARBE Mİ YAPMAK İSTİYOR?
    İKİNCİ BÖLÜM

    Cemaat sadece Türkiye’de değil tüm dünya ülkelerinde SESSİZ DARBELER yapmak istiyor. Yani açık ve ani darbe yapmak yerine ağır ağır ve çok gizliden tüm devlet kadrolarını aşağıdan en tepeye kadar yasal yollarla ele geçirmek ve ülkeleri de yavaş yavaş İslam Ülkesi’ ne dönüştürmek istiyor.

    Ama bunu başarabilmek kesinlikle imkansız. Çünkü Yahudi çok akıllı ve Deccalin öncüsü durumunda olan Yahudi önderleri bizzat Şeytan’dan akıl alıyorlar. Şeytan da insanlardan daha akıllıdır.Bu sebeple Cemaatin dünya çapında başarı şansı sıfırdır. Ancak İslam Ülkelerinde Hz.Mehdi’ye zemin hazırlama ve altın nesil yetiştirmekte üstlendikleri rol çok büyüktür. Cemaate bu sevap da yeter.

    NOT: Bu işleri yapıp başaracak olan kişi Hz.Mehdi AS’dır. Hz.Mehdi AS da bu işleri cemaatin amaçladığı gibi sessiz darbelerle değil aniden ve açıkça tüm süper güçleri hallaç pamuğu gibi dağıtarak, esir ederek, mağlup ederek sadece yedi yılda gerçekleştirecek İnşaallah.
    ,,,,
    bugün journal deki haberi okuyunca ya bir alman bir fransız kol kırılır yen içinde kalır derken bu neden böyle yapıyor diye düşünmeden de edemiyoruz

    Gülen Wall Street Journal'a konuştu: Erdoğan reform yolundan ayrıldı
    Hafta sonu Amerika'nın Sesi radyosuna röportaj vermek istemediği haberleriyle öne çıkan Fethullah Gülen, Wall Street Journal'a özel bazı açıklamalar yaptı.
    WSJ Gülen'in sözlerini "Batı ülkelerinin çalkantılı bir bölgede en büyük müttefiki olan Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrarını etkileyebilecek kesin ayrılık sinyalleri" olarak nitelendirdi. Haber gazetenin İngilizce ve Türkçe internet sitelerinde yer aldı.
    Wall Street Journal Gülen'in e-posta yoluyla yaptığı açıklamalarında "Erdoğan reform yolundan ayrıldı" ifadelerini başlığa çekti.

    Habere göre, 17 Aralık'ta yolsuzluk soruşturmasının başlamasından bu yana ilk defa böyle açıklamalarda bulunan Gülen, "Türk halkı, son iki yıldır demokratik sürecin tersine dönmüş olmasından dolayı üzüntülü" ifadelerini kullandı.
    Gülen, "İdeoloji, sempati veya dünya görüşüne göre yapılan tasfiyeler, şimdiki hükümetin sonlandırmaya söz verdiği geçmişin uygulamalarıydı" dedi.
    ALTERNATİF OLUŞUMA SICAK BAKTI, CHP'YE HAYIR DEMEDİ

    Joe Parkinson ve Ayla Albayrak imzalı haberde şu yorum ve ifadeler dikkat çekti:
    -- Fethullah Gülen Hizmet hareketinin, ya da dışarıda Cemaat diye anılan bu yapılanmanın, AKP'ye siyasi bir alternatifin oluşmasına sıcak baktığına işaret etti. Öte yandan Gülen, hareketinin CHP'ye destek verebileceği söylentilerini yalanlamadı.
    -- "Fırsatlar geldiğinde Cemaat üyeleri tıpkı diğer vatandaşlar gibi seçimlerini değerler üzerinden yapacaktır" diyen Gülen, açıklamalarına "İnsanlar seçimlerini öz değerlerini paylaşanlarla aynı doğrultuda yapabilirler" diye devam etti.

    YanıtlaSil
  27. -- Gülen'in AKP ile yolları ayırma kararı ekonomik istikrarın yükseldiği, yaşam standartlarının arttığı ve Ankara'nın etkisinin daha fazla hissedildiği 10 yıldan uzun bir sürenin ardından AKP ile olan İslami kökenli koalisyonda yaşanan gevşemenin göstergesi olarak görülüyor.
    -- AKP merkez yönetim karar kurulu üyesi Osman Can yaptığı açıklamada "Bu tasfiyeler devam etmeli çünkü Cemaat üyeleri devlet hiyerarşisinin dışında bir yapıdan emir alıyorlar, devlet kurumların içinde kendi siyasetlerini yürütüyorlar" ifadelerini kullandı.
    -- Gülen ise değişenin Erdoğan hükümeti olduğunu söyleyerek, "Değerlerimiz veya duruşumuz değişmedi" açıklamasını yaptı. Gülen, "Siyasi aktörlerin duruşunun veya hareketlerinin eski hareketlerine uyup uymadığına Turk insanı ve tarafsız gözlemciler karar vermeli" dedi.
    2010'DA DA WSJ'YE KONUŞMUŞTU
    Türk basınına da ABD basınına da nadiren röportaj veren Gülen, 2010 yılında Mavi Marmara baskınının ardından da sessizliğini yine Wall Street Journal'a bozmuştu.
    O dönemde Gülen Mavi Marmara filosunun İsrail’in izni olmadan Gazze’ye yardım götürmesini eleştirmişti.
    ‘Komplo gibi algılanıyor’ diye Amerika’nın Sesi’ne konuşmadı
    Fethullah Gülen, Amerika’nın Sesi (VOA) muhabiri Jerome Socolovsky’nin sorularını geri çevirdi.
    Dün yayınlanan habere göre VOA muhabiri Jerome Socolovsky, New York’a otomobille yarım saat mesafedeki Saylorsburg’da bulunan eve gitti. Socolovsky’le Fethullah Gülen adına konuşan Alp Aslandoğan, Gülen’in yabancı basınla görüşme konusunda son derece hassas olduğunu belirterek kendisiyle görüşme talebini geri çevirdi.
    Aslandoğan Türkiye’de yabancı bir medya kuruluşuyla görüşmenin, ‘ne yazık ki uluslararası bir komploya dahil olmak olarak algılandığını’ söyledi. Aslandoğan ayrıca Gülen’in şeker hastalığı ve bazı diğer sağlık sorunları nedeniyle ön plana çıkmak istemediğini belirtti. Alp Aslandoğan yolsuzluk iddialarını inceleyen polis ve savcıların Gülen Hareketi’ne yakınlıkları ve sempatileri nedeniyle hedef haline geldiğinin de altını çizdi.
    YILLAR ÖNCE WSJ'YE BU AÇIKLAMALARI YAPMIŞTI
    Fethullah Gülen'den Gazze yorumu:

    Fethullah Gülen, İsrail ordusunun, Akdeniz’de Gazze’nin ablukasını delerek yardım götürmeyi amaçlayan filoya düzenlediği operasyonda 9 Türk hayatını kaybetmesiyle ilgili görüşlerini açıkladı.

    Gülen, ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal’a verdiği söyleşide, Türk bir kuruluşun önderlik ettiği bir filonun İsrail’in izni olmadan Gazze’ye yardım götürmesini eleştirdi.
    Gazetenin haberine göre Gülen, söyleşide olayla ilgili izlediği haberler hakkında, "Gördüğüm şeyler hiç de hoş değildi" dedi. Gülen, "Çok çirkin şeylerdi” diye konuştu.
    Gülen, organizatörlerin Gazze’ye yardım götürmeden önce İsrail’le uzlaşma yolunu seçmemelerini "faydalı sonuçlar doğurmayacak şekilde otoriteye baş kaldırmak” olarak tanımladı.
    İSRAİL’DEN İZİN ALINMALIYDI
    WSJ, Gülen’in sözlerinin İsrail tarafından iade edilen aktivistlerin Türkiye’de kahramanlar gibi karşılandığı bir döneme denk geldiği yorumunu yaptı.
    Gazze’ye yardım götüren gemilerin önder organizatörlerinden biri olan ve 100’den fazla ülkede yardım faaliyetleri gerçekleştiren İnsani Yardım Vakfı’ndan (IHH) kısa bir süre önce haberdar olduğunu söyleyen Gülen, “IHH’nin politik bir amaç güdüp gütmediğini söylemek kolay değil” dedi.
    SUÇLUYU BULMA İŞİ BM'NİN
    Gülen, kendi hareketiyle ilişkili bir derneğin Gazze'ye yardım götürmek istediği zaman onlara İsrail'den izin almaları gerektiğini söylediğini belirtti.
    Gülen ayrıca, bu olayda suçluyu bulma işinin Birleşmiş Milletlere bırakılmasının en iyi seçenek olduğunu da sözlerine ekledi.
    Söyleşiyi gerçekleştiren muhabir, Gülen’in evinin koridorunda, büyük bir Türkiye haritası, Kuran’dan bir ayet ve Boğaz üzerinden geçen bir Türk F-16’sının resmi bulunduğunu da aktardı.

    YanıtlaSil
  28. safa asya:
    http://safaasya.blogspot.com.tr/
    1. bölüm yazıdan alıntı...
    Cemaat şunu öngördü:
    ABD, tıpkı 28 Şubat’ta Erbakan hocaya yaptığı gibi AK Parti’ye de bir 28 Şubat darbesi yapacak. Ve bu darbe başarılı olacak. “Öyleyse biz de tıpkı 28 Şubat’ta ABD’nin yanında yer aldığımız gibi bu 28 Şubat’ta da yine ABD’nin yanında yer alarak hizmeti bu darbeden kurtarabiliriz” diye düşünüyorlar.
    Yani hizmet zarar görmesin diye ABD’nin yanında yer alıyorlar.

    YanıtlaSil
  29. Bundan önceki yorumlarımız aynı mealdeydi.

    YanıtlaSil
  30. Tek Türkiye olmadığı gibi tek ABD dahi yok.. Dolayısıyla ABD derken hangi taraf olduğu ifade edilmezse sapla saman karışmış oluyor. ABD içindeki İngilizler ve yahudiler dersek mesele daha anlaşılır oluyor. Yani finans kapital cephesi.. işin doğrusu bu... Kim nereye hizmet ediyorda burayı kaçıran büyük resmi de göremez. Düşman bizim ağacımızı budamak istiyor. Baltanın sapını da bir dalımızdan yapıyor. Cemaat belki şunu öngörmüş olabilir. Aman ağacımızı kesmesinler, Onun için düşmanın baltasına sap olalım da hiç değilse dallar budansın, ama ağaç kurtulsun diyorlar.

    YanıtlaSil
  31. başbakan işrail e one minute dediği halde yıllardır ayakta kaldı cemaat zeki desek bu hali ön göremedilermi yeni bir 28 şubatı olacağını nerden çıkardılar
    yoksa amarika desteklı kendilerinin başda olacakları bir hilafeti mi getirmek istiyorlarda d yeni 28 şubat bahanemi?

    YanıtlaSil
  32. http://www.farukarslan.com/genel/asil-darbeciden-mektup-var/

    YanıtlaSil
  33. Arkadaşlar sert konuşucaktım ama vazgeçtim. o yüzden şu kadar diyorum yazdıklarınıza durupda bi bakın. Ben burda okuduğumda bazı yazılanları tiksiniyorum açıkcası.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @ sorgulama kardeşim... Böyle genel olarak yazılanlardan tiksiniyorum demek yerine hangi yazıya karşı olduğunuzu ve ona karşı kendi mesajınızı yazarsanız daha anlaşılır olacaksınız. Yoksa toptan herkesi suçlamak insaflı olmuyor. Burada düşünce paylaşıyoruz ve varsa hatamızı düzeltmeye çalışıyoruz. Sizin düşünce perspektifiniz nedir?

      Sil
  34. Mustafa kardeşim bu Fethullah Gülen denen adamın bu olayları çıkmadan dahi ne mal olduğunu biliyorduk. Bu ortaya çıkanlar sadece malumun ilanı oldu. Ben bu adama zerre saygı duymuyorum. O kadar oturduğu kucağı görmezden gelerek hala bi Fethullah güleni aklama çabası görüyorum gerek safa asya nın yazılarında gerekse sizin burdaki yorumlarınızda. Ve bunu gördükce diyorum üzülüyorum takip ettiğim bi kaç blogdan biride burası ortak noktanız hakkı olduğu gibi söylemek. Ve bu yaptığınız bu anlayışınıza ters düşüyor malesef. Bu görüşüm kesinlikle siyasi değildir. Tayyip erdoğanı destekleyen biri değilim. Zaten bu olaylar ortaya çıkmadanda fethullah gülen in ne mal olduğunu biliyordum. Yahudi lobisiyle ilişkilerini kendi gazetelerinden bile deşifre ettiler farklı yıllarda. Kucağına oturmadığı gizli servis kalmadı. Hala Fethullah gülen yanlış yaptı ama hain değil demek ne demek ? hain ki ne hain. Sadece ülkesine değil ümmete ihanet ediyor ve bunu nası görmüyorsunuz ? görüyorsanız bu yorumlar nedir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @ sorgulama kardeşime...
      Evliya olmadığımdan kişilerin gizli mahiyetlerini bilmiyorum. O nedenle yakın zamana kadar F.Gülen ve cemaate hüsn-ü zannımı hoş görünüz. Halen de bu manevi zarardan belki şakirtleri kurtarmayı ümit ederek manevi mesuliyeti baştakilere vermeyi ve halisane hizmet eden şakirtleri bu hatardan temize çıkarmayı isterim.
      Safa asya beyin yazılarında benimkiyle ciddi üslup farkı var. Ben herkese saygı duyarım. Zaman zaman uygun gördüğüm yazılarını bloguma alıntı yapıyorum. Herkesin düşüncesi kendine... Farklı düşünmemiz başkalarına saygı duymamı engellemez. Blogum birbirine aykırı tüm fikirlere açıktır. Yeterki blogum bir kavga alanı olmasın.
      Devleti destekliyorum. Devlet yıkılırsa bundan tüm dindar cemaatlerin zarar göreceğini düşünüyorum. Farklı düşünce sahiplerine yön veren temel mottoyu kavramaya çalışıyorum. Belki bu yüzden blogumun her fikre açık olmasını istiyorum. Tek yanlı yönlendirmelerden kaçınırım. Cemaat ve iktidar kavgasından rahatsızım. Ancak cemaatin giderek uluslararası sermayenin güdümüne girmesi, onların bu devlete vurdukları bir kılınç halini almasını kabul edemiyorum.
      Bu arada hiç bir kimse hakkında fena sözler söylemekten kaçınmamız, onları hoş gördüğümüz anlamında değil... Ancak fitneyi sözlerimizle ateşlendirmektenden de sakınmaktayım. Selam ve dualarımızla...

      Sil
    2. Mustafa kardeşim nazire ye gerek yok.. Ben kişilerin gizli mahiyetlerini ifşa ediyor değilim burada. Benim şaşırdığım hadi geçmişte neyse ne de şu anda herkese malum olan durumu göre göre hala gizli mahiyetleri bilmemekten bahsetmeniz. Son zamanlarda ortaya çıkan durumlardan önce bu adamı masum görenlere bişey diyemiyorum ama şu an ki durumda hala daha gizli mahiyet kaldığını düşünenlere saygı duyamıyorum. Cemaat ide böyle kandırıyorlar zaten hocaefendi amerikayı ele geçirdi geçiriyo :) komik.. hadi onlar neyse ne de siz ? ya da safa asya gerçekten hayal kırıklığına uğruyorum.

      Devleti bizde destekliyoruz ben devletin tayyip erdoğan otoriteside dahil her türlü güçden cemaatten arınmış olmasını isterim. Sonuçda cemaatler hükümetler gelip geçici ve kimlere hizmet edecekleride bilinmez. Ama devlet her zaman milletin menfaatini koruyacak düzeyde saf halde kalmalı.

      Mustafa kardeşim cemaatin GİDEREK uluslararası sermayenin güdümüne girmesi diyorsun ya zaten bahsettiğin unsurların başımızda büyüttüğü bi organizasyon bu şu anda sadece görünür hale geldiği için size GİDEREK miş gibi geliyor. Halbuki hep böyleydi....

      Gerçekler fena bile olsa söylenmelidir. Fethullah gülen hem ümmete hem devlete ihanet etmiştir etmeyede devam ediyor. Bunu görüpte açıkca söylememek fitne ateşlemekten daha ağır bi durumdur.

      Bizden de aleykümselam bizim de duamız sizlerle

      Sil
    3. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi var. Tarzımın herkesi birden memnun etmesini beklemiyorum. Evliyalar dahi birbiriyle münakaşa etmişler. Kişilerin gizli mahiyetleri hakkında genel bir kural ortaya koydum. Özellikle F.Gülen için söylemedim. Blogumda F.Güleni destekleyen ve onun davranışlarındaki kendince hikmetleri savunan arkadaşlarımız da var. Keskin üslup kullanmak istemiyorum. Belagat mukteza-yı hale mutabakattır demişler. Benim üslubum kimseyi kırmadan söz söylemek. Birini kırmışsam da özür dilemektir. Allah Musa'ya tembih ediyor. Firavuna yumuşak söz söyle...
      selam ve dua...

      Sil
  35. siyaset yok ama abiler açıktan destek veriyor vay vay vay....bu bize yakışmaz...h.e. bize hiç bir şey söylemedi abilerimizi hep baş tacı etti ya şimdi biz...YAKIŞTIRAMIYORUM KENDİMİZE DURUŞUMUZU....

    YanıtlaSil