.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

19 Kasım 2013 Salı

ENDİŞE

Gaybi Haberler bloğunun konsepti gereği güncel haberlerden uzaklaşıp, İslam aleminin ve Türkiye’nin geleceği üzerine odaklanmak isterken, öyle olaylar oluyor ki yazsan bir türlü yazmasan bir türlü…

Özellikle Türkiye’nin yakın gaybi geleceği ile ilgili islam alimleri ve evliyaullahın keşif ve yorumlarını yayınlamaya ve bunları değerlendirmeye çalışıyoruz.  Geçen aylarda önce Gezi olayları, ardından Mısır’daki askeri darbe bloğumuzda oldukça yoğun biçimde yer almıştı. Mısır’da olanlar aslında Türkiye için planlanan, ancak karşı tarafın başaramadığı bir girişimi sembolize ettiği için heyecanlı şekilde bloğumuzda yer almıştı.

Biz belli bir partiden yana değil, islamdan ve ülkemizden yanayız. Ülkemizdeki mevcut iktidarı da islama olan hizmetlerinden dolayı muhafaza etmek taraftarıyız. 

AKP iktidarı ile Cemaat arasındaki gerilimin ipuçlarını fazlaca ön plana çıkarmadan bundan önce yazmıştık. Aslında cemaatin iktidarla ne suretle olursa olsun bir zıtlaşma içine girmesine taraftar değildik.  Ancak  cemaatin ileri gelenleri olmasa da ileri gidenleri artık cemaati almış ve bize göre olmaması gereken bir noktaya getirip bırakmıştır.

Cemaat dünya üzerinde çatışan iki büyük güçten biri olan İngiltere merkezli Yahudi sermayesi tarafında saf tutmuş durumdadır.  Cemaatin uzun bir süredir bu saf tutuş serüvenini merak edenler Tevfik Diker’in  Kurtlar Medyası: Okyanus Dansı yazısını okuyabilirler.


Bugünlerde Zaman Yazarı İbrahim Öztürk’ün maksadını kat kat aşan tweet’inde belirttiği “güce tapmak” şifresiyle cemaat dünya çapında yürütülen islam karşıtı süreçte kendince hizmet etmek ve ayakta kalmak için büyük dünya baronlarına dayanma ihtiyacını hissetmektedir.  

Onun için hasbelkader islam lehine hizmet eden Erdoğan’ı o güçler adına zayıflatmak, mümkünse devirmek için ellerinden geleni ardına koymamaktadırlar.

Biz belki hala eskiden kalma bir alışkanlıkla, köprülerin altından çok sular aktığının farkında olmadan halen bu anlamsız kavganın olmaması için dua etmekteyiz.  Hala bu kardeşlerin büyük çoğunluğunun niyetlerinin temiz ve kalplerinin hizmetle dolu olduğu düşünüyoruz. 

Cemaatin ileri gelenleri değil ama ileri gidenlerinin tavır ve söylemleri gösteriyor ki; ülkemizde mezhepçi ve sol eğilimli bir ayaklanmanın başaramadığı sonucun, islami kesimlerin desteğiyle başarılabileceği endişesini taşıyoruz. Bu vebal ne dünyada ne de ahirette asla ödenemez. 

İslamı  hariçten gelen  düşmana karşı savaşlar yıkamadı; ama dahili fitnelerin  islama zarar verme ihtimalinden, hatta dışarıda bekleyen haçlı işgalcilerine fırsat sunmasından korkarız. 

90 yorum:

  1. Dünya yahudi sermayesi Mursi'den kurtulmuş ancak henüz Erdoğan'dan kurtulamamıştır. Geziye tam gaz destek veren dış ve iç baronlar savaş alanına cemaati sürmüşlerdir. Müslümanlar iç ve dış destekli bu saldırı karşısında büyük ölçüde tek saf olduklarında surda gedik açılamamıştı. Ancak bu yeni durum yani Erdoğan'a vurulan yeni koç başı cemaat olunca korkarım bu müslümanlar arasında da kafa karışıklığına yol açacaktır. Bir kısmı bir nalın kaybı bir atı, bir atın kaybı bir savaşın kaybına yol açacağından habersiz "oyumuz Sarıgül'e" tuzağına düşecektir. Sonuçta savaşın iki kanat arasında olduğunu unutanlar Türkiye açısından savaşın kaybına yol açacaklardır. İşte ondan sonra Türkiye yine dış güçlerin boyunduruğunda bir 100 sene daha geçirecektir. Sanki bu 100 yıllık boyunduruk yetmemiş gibi başka bir mezellet gelecektir.

    YanıtlaSil
  2. Mesele Erdoğan meselesi değil, Türkiye meselesidir. Bir çok kesimin karın ağrıları ve çaresizlik içindeki kıvranmaları Büyük Türkiye'nin önünü kesmek içindir. Zaman yazarları "devlet çok ileri gitti, devleşti" deyip devleti eleştiriyorlar. Eski devletin baskısına karşı olduğumuz gibi dindar görünümlü olanın da baskısına karşıyız diyorlar. Halbuki devlet bugün tabiri caizse yedi düvel ile bir var olma savaşı veriyor. Devletimiz azıcık güçlenmişken dış güçler içerideki kesimleri kullanarak devleti zayıflatmak istiyor.

    YanıtlaSil
  3. İşin ilginç yanı; ekonomik olarak tamamen adamlara teslimiz. Kısa bir süre içinde gümleyecek olan bir balon ekonomisindeyiz ama dünya ile eş zamanlı olarak batacağız sanırım. Bundan dolayı dertleri para değil. Diğer yandan askeri olarak da nato ile müttefikiz. Radarları kabul ettik, asker yığdık sınıra. Ahlaksızlık desen diz boyu ülkede.

    İşin içinde başka bir iş var. Sanırım Başbakan artık dayatılan bazı baskılara karşı bunalmış ve bir cephe açarak savaş başlatmıştır. Özellikle kimin tekelinde olduğu belli olmayan cemaatin tekin olmayışı, çıkar rüzgarı nereye eserse oraya gidişleri işleri berbat etmektedir.

    Gaybi hadislerden bildiğimiz üzere; Türkiye'yi kötü bir son beklemektedir. Bu sonun olması için çalışan dışarıdan düşmanlar olduğu gibi, sağlam, koç gibi cemaatlerde vardır! Sanırım Başbakan bir yerden tutup bunu düzeltmek istiyor ama artık çok geç olduğu için sınırlı bir sahada oynamak zorunda. Ne diyelim Allah yardımcısı olsun.

    Ne ekersen onu biçersin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Epeydir kafamda olan olan bir düşünceyi yazı olarak yazmayı tasarlarken onunn yerine mesaj olarak yazayım. Bilmem bu konuda arkadaşlar ne düşünür?
      Gezi olayları tahminimce üzerine varmasan hiç zuhur etmeyecek bir şey iken, ottan ağaçtan sebeplerle sert müdahale ile koca bir ayaklanmaya sebebiyet verildi.
      Erdoğan sanki son zamanlarda ikinci bir geziyi erken patlatmak ve bu suretle herkim ise onların defterini dürmek ister gibi bir hali var. Öğrenci evleri ve dershanelerin dönüştürülmesi konusu bana nedense bu türden bir esbab-ı mucibe gibi geliyor.
      Bunun sebebi olarak bir kaç düşüncem var. Onlardan birisi kendisinin dünya egemenliği için çatışan ekiplerden birisinin Türkiye temsilcisi olmasından, bu iki gücün en önemli meydan savaşı Türkiyede veriliyor olmasından bu savaşı kazanabilmek için karşı ekibin üzerine bir şekilde yürümek üzeredir. Cemaatin ileri gidenleri dünya çapında yahudi sermayesini daha güçlü gördüklerinden kazanan taraftan olup ayakta kalmak için onlar tarafında saf tutmuş olduklarını medyadaki gidişatın okunmasıyla anlamaktayız.
      Diğer bir düşüncem Erdoğan geçen sefer bir şekilde Cumhurbaşkanı olamadığından şimdi devlet başkanı -olmadı- cumhurbaşkanı olarak bir faninin erişebileceği en yüce mertebeye yükselmek istemektedir. Bunun sebebi artık yorulmuş olup, mücadelesini bu şekilde tamamlamak istemektedir. Eh elbette bu durum onun hakkıdır.
      Karşı taraf yada ekip önce bahsettiğim dünya paylaşım savaşında Türkiyeye biçilen sınırlı rolden taşma eğilimi gösterdiğinden, artık önü alınamaz duruma gelmeden Türkiyeye haddini bildirmek azmindedir. Bunun için Türkiye içinde palazlandırıp ülkeyi teslim ettikleri baronik kesimleri kullanmaktadırlar. Darbe ise darbe, ayaklanma ise ayaklanma, kaos ise kaos, hatta dış müdahale ise müdahale... Bu açıdan Türkiye ya herru ya merru durumundadır. Ya batacak ya çıkacak. Allah sonumuzu hayr eylesin. Eğer sonumuz gelecekse bari hüsn-i hatime ihsan eylesin. Bence bu hüsn-i hatime; hilafet emanetlerinin Mehdiye teslimi demektir. Eski devlet söner, Yeni zuhur eder. Allahu a'lem.

      Sil
  4. Mustafa abi dedikleriniz doğru da olabilir yanlışlık payı da var olabilir. Böyle bir fitneyi de tam manasını isabet ettirerek açıklamak çok güçtür.

    Başbakanın durumunu şuna benzetiyorum. Kendi davasına sırt çevirmiş, batının yalan refahına kanıp gerçek refahı bırakmış, ama daha sonra Allah'ın izni ile birazcık aklı başına dank etmiş ve bir şekilde düzeltilemeyecek bir durum için savaş vermektedir.

    Hani aynı filmlerde olur ya; Adam arkadaşlarına yanlış yapar, onların aleyhine çalışır ama filmin en sonunda beraber olduğu adamlar (cemaat,koç) eski arkadaşlarını vuracak iken onların önüne atlar ve hayatını verip; vay be delikanlı adammış dedirtir :)

    Maalesef başbakan mecazi manada mermiyi yiyecek gibi duruyor. Bu da onun tövbesi olur inşAllah. Sonra güç ile yanıp tutuşan kesimler üzerine ateş yağacaktır! Allah gerçek düşmanlarımızın sonunu getirsin ve bize peygamberin soyundan bir halife nasip etsin.

    YanıtlaSil
  5. Derin konularda sohbet ettiğimizde ben çoğu zaman etrafımızdaki olayları ve tarafları anlamakta zorlandığımı ifade etmek babında "kim melek kim şeytan bilemiyorum" diyorum. Çünki etrafımdaki arkadaşlarımın çoğu kendi bilgilerinden çok eminler.. Halbuki ben bilgilerin ve haberlerin çoğunun yönlendirme, dezinformasyon, şaşırtmaca, hak görünüp şerden yana taraf olanlar, doğru görünen yanlışlar olduğunu seziyorum. Onun için herkesin kendi açısına göre bir tarafı melek diğer tarafı şeytan gördüğünü düşünüyorum.
    Mümkün olduğunca İslamın, Kuranın, hadislerin ve evliyaullahın ışığında dünya ve gaybi olayları anlamaya çalışıyorum. Doğru anlayıp anlamadığımız da zamana havale ediyorum.
    İyi niyetli olmak da belki yetmiyor. Bu anlamda islama hizmet ettiğini gördüğümüz kimselere sarılıyoruz. F.Gülen hoca dahi bir anlamda bakarsan dünya çapında bir hizmetin temsilcisi görünürken başka görüşler onu hakkında en karanlık iddialarda bulunabiliyor. Dedim ya, kim haklı kim haksız, Allah biliyor. Bir şeye körü körüne bağlanmak yada düşman olmak istemiyorum.
    Erdoğan hakkında dahi henüz burada yazmadığımız keşifler var. Nazım Kıbrısi onlar hakkında önlerinde açık mezarları var demişti. Bunu pek dillendirmedik. Çok eskiden 2003 lerde bir veli onlar hakkında: Bunlardan bize fayda gelmez demişti. Bunu da yazmadık. Ben velilerin dahi olayları kendi keşifleri zaviyesinden değerlendirdikleri kanaatindeyin. Sonuçta onlarda birer mübarek insan.. Hatta F. Gülen niye dünya yahudi sermayesine dayandığını sorsan ya kabul etmeyecek, yada kendince ehven-i şerri uyguladığını düşünecektir.
    Pek çok yazarın görüşlerinden özetle ben dünyadaki olayları iki büyük kapitalist gücün kendi içindeki rekabet ve çatışması olarak algılıyorum. Belki bu algı bile yanlış olabilir. Sonuçta bu rakiplerden birine dayanıp ayakta kalmaya çalışmak zayıfların stratejisidir.
    Türkiyede Erdoğan tarafı ile Erdoğan karşıtları da kendi siyasetleri açısından bu güçlere dayanıyor. hakiki islam siyaseti halen dünya üzerinde yoktur. Yani oyun kurucu biz olmadığımız için halen oyun oynayanlara tezahürat etme seviyesindeyiz. Erdoğanın en büyük kabahati Türkiyenin artık oyun kurucularla birlikte hareket edebilir duruma geldiğini düşünerek davranmasıdır. Bu durumda eski egemenler, daha düne kadar Türkiye bizden habersiz adım atamazdı, nasıl bağımsızlaşabilir diyor.
    Erdoğanın bekasını dünya üzerindeki güçlerin savaşı belirleyecek. Karşı taraf kazanırsa Kürdistan ayrışıp petrolün yeni bekçisi olacak. Türkiye küçülüp AB içinde etkisizleştirilecek. Diğer ekol - eğer bu bir aldatmaca ve ağza çalınan bir parmak bal değilse- petrol boru hatlarının vanası Türkiyenin elinde olacak. Dünyada gezinen paranın önemli bir kısmı Türkiyeye demir atacak. Türkiye bundan biraz olsun nemalanacak.
    Bunun sonucu büyük ihtimalle 3. dünya savaşı ile belirlenecek. Tabi bu ateşte yanıp küle dönmezsek....

    YanıtlaSil
  6. Allah'ın işine bakın, kaderin cilvesi, bir zamanlar, dünyaya "cife" diyenler, "ehl-i dünya" tabirini bir aşağılama/olumsuzlama olarak dile getirenler, öyle bir raddeye geldiler ki "dünyalık" için, iktidarları için, makamları için birbirlerine girdiler (Her ne kadar amaçlarının bu olduğunu söylemeseler de, "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz"). Cifeye saplanıp kaldılar. Ehl-i dünyadan bile daha fazla dünyevileşme emaresi gösteriyorlar. Ama güzel oldu, turnusol kağıdı günlerdeyiz. Herkes rengini, safını belli ediyor. Ortada menfaat yokken, kardeşlik türküleri söylemek ne kadar da kolaymış değil mi? Kafire karşı alabildiğine sevgi dolu, hoşgörülü, mümin kardeşine (artık dünde kaldı) olabildiğince sert ve kavi.. (Tersi olmalı değil miydi?)

    YanıtlaSil
  7. Şunu eklemeyi unuttum; Bu kadar iz'ansızlığa karşın içimdeki iflah olmaz müzmin şüpheci şöyle fısıldıyor: Aslında tüm bu mücadele, çatışma bir yapay gündem oluşturma çabası, hani bilindik kavramla "danışıklı dövüş"... Gösterilenle, amaçlanan tamamen farklı... Gölge oyunu var, seyirciler bu oyundaki kavgayı seyrediyor ve kendilerince yorumluyorlar. Kuklaları tutan eller uzun zaman diliminde farklı bir hedef için aktüeli bu şekilde biçimlendiriyor olabilirler. (Boşverin, ciddiye almaya gerek yok, şüpheci işte nolcak?)

    YanıtlaSil
  8. Nur cemaati içinde önce sadece çay parası toplanıyordu. Sonra iş büyüdü. Bina yapımları için senetler havada uçuşmaya başladı. Önce marifetullah ve muhabbetullah asıl iken sonra dünya çapında işlere girişildi. Dünya çapında işler için tabiki dünya çapında paralar lazım. Nur cemaati kendi içinde evrim geçirdi. Cemaatlere dallanıp budaklandı. Bunlardan birisi dünya çapında ünlendi. Başta fakirlerin, avamın sığınağı olan cemaatler ve dersaneler giderek saraylara dönüştü. Para girdiği yeri dönüştürür ve para girdiği yerde hükmeder. Bugün cemaat artık elinde birikmiş sermaye ile elbette kendi gibi paralı olan sermaye sahipleri ile aşık atacaktır. Paraya dayalı hizmetleri ayakta tutmak için dünya egemeni sermayedarların safında yer tutacaktır. Kendi mantığı içinde gayet mantıklı bir seçim... Şimdi zamanın firavunlarına ses edemeyenlerin dindar iktidara diklenmesi çok tuhaf.. Bu özgüven nereden geldi?

    YanıtlaSil
  9. Bediüzzaman 27 Mayıs öncesi Halkçıların Irkçlığı elde edip demokratları devirme ihtimalinden söz etmişti. Bu ihtimal bir kaç ay sonra aynen gerçekleşti. Bediüzzamanın tabiriyle hüsran-ı islam olmuştu.
    Şimdi Erdoğanı devirmek için önce yerel seçimlerde İstanbul'u geri almak, bundan sonra domino taşı etkisi yaratıp bozgun oluşturma planına cemaat de dahil olmuştur.Bunun için Cemaat Sarıgül'ü destekliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. peki hükümet devrilirse ülkeyi cemaat e mi verecekler ulusalcılar darbeciler pusuda binanın altında cemaat de kalacak gülen bunu bilmeyecek adam değildir bir yorumcu arkadaş bunlar danışıklı döğüş diyor
      görünen ise her ne kadar danışıklı da dense de kavga gerçek gibi

      Sil
  10. Peygamberimiz bir hadisinde "Ne vakit size fars kızları hizmet etti, işte o zaman fitneniz dahili olacaktır" demiştir. Bunun manası Fars imparatorluğu ele geçirilince büyük zenginlik olacak bu da zenginlik ve bolluktan kaynaklanan, paradan kaynaklanan bir fitneyi doğuracaktır. Bu hadisten bir ders alırsak, Türkiyedeki müslümanlar önceleri fakir ve gariban iken çok halis ve temiz hizmetler yapılmaktaydı. Cemaatlerin yıllar süren sosyolojik tekamülü sonucu kuruş kuruş birikimler artık devasa bir birikime yol açmıştır.
    Allahın takdiri gereği kalıp zayıf iken maneviyat kuvvetliydi. Şimdi müslümanların kalıpları kuvvetlenmiş, ama maneviyatları zayıflamıştır. İşte tam bu noktada kaderin tokadı gelebilir. Zira Allah zaferi kazanacak müslümanların ihlaslı ile ihlassızını ayırmak için bir fitne verecektir. Fitne yani imtihan kötü değildir. Böylelikle dünyayı isteyenlerle, ahireti isteyenler birbirinden ayrılacaktır. Bundan sonraki fetihleri bu az fakat sağlam müslümanlar yaoacaktır. Zafere onlar ulaşacaktır. Bizim gibi dünyaya alışmış olanlar arkada kalacaktır. Belki Allah nasip ederse o sağlam müslümanların ardından gidersek büyük lütuf olacaktır.

    YanıtlaSil
  11. Hekimoğlu İsmail Ağabeyimiz sohbetlerinde sık sık şu dersi verirdi: "Müslüman zengin olacak, ama zengin yaşamayacaktır. Müslüman füze yapacak ve onun gölgesinde namaz kılacaktır."

    YanıtlaSil
  12. Gezi'de nasıl mesele ağaç meselesi değildi, şimdiki cemaat-iktidar çatışmasında mesele dersaneler değildir. Mesele daha derin ve eskiden geliyor. Mesele saf tutuş yerleridir. Mesele dahili değil, hariçten gelen etkidir. Onun için dersaneler iyiydi, kötüydü tartışmıyorum. Onun için meseleye bu açıdan bakmıyorum.
    İşin özü dersaneler eğitim sisteminin bir kanseridir. Şimdi iki yöntemle bu hastalık tedavi edilebilir. Bir yöntem zaman içinde ilaçla tedavi etmek, diğer yöntem neşterle kesip atmak. Ben doktor olmadığım için hangi yöntemin doğru olacağını bilemiyorum. Eğitim sistemini (a) şıkkı, (b) şıkkı, (c) şıkkı, (d) şıkkı hiçbiri'ne indirgemek eğitimdeki kanserin temelidir.

    YanıtlaSil
  13. Eleştirilerimde cemaatin ileri gidenleri ile cemaatte samimi olarak hizmet eden kardeşlerimizi birbirinden ayrı tutuyorum. Pire için yorgan yakmam. Şakirtler canlarıyla ve mallarıyla bu cemaatin bu hale gelmesini sağlamışlardır. Ancak o ileri gidenler cemaati başka yerlere çekip götürmüşlerdir.

    YanıtlaSil
  14. Görünen şeylerin hakikatini anlamayı Allah hepimize nasip etsin.

    Bu bir dua'dır aynı zamanda bir hadisin manaen mealidir. Ahir zamanda at izi it izine karışmış durumda.

    Bir arkadaşım ve ben bunlar üzerine ciddi kafa yorarak konu başlıkları halinde durumu özetlemiştik kendimize;

    1) Bu Müslümanlar asker karılarını indirip kendi karılarını ciplere bindirme derdindeler tabi bu arada o cipteyken 2. ve 3. hanımları ile rahat vakit geçirebilirler.

    2)İktidar, İslamı yaşayamayacağından dolayı, cemaat ile din kisvesi altında birleşmiştir ve ılımlı İslam denilen şey milletin kanına işlemiştir. (Burada ekseriyet gevşektir, bir kısım ise içinde bulunduğu ahvalden dolayı zorunlu olarak böyle gözükmektedir)

    3) Tarikatların ekseriyeti şeriata bağlıdır ama yaşantıda yani temel noktalarda aldanmışlık içindedirler. Bunların başında kredi ile iş yapmak ve kızlarını karma okullara yollamak hatası gelmektedir. Bu da hadisi şerif gereği; bir yerde zina ve riba artarsa helakın vacip olduğu gerçeğini yaşamamıza neden olacaktır.

    4) İtikadi manada sapıklık almış başını gitmiş.

    5) Aslında bütün bu olan olaylar iblisin, deccali piyasaya sürme meselesidir. Bunun için Rusya'yı bir taraftan, ABD'yi ise diğer taraftan ayartıp yönlendirmektedir. Aslında bir satranç oyunudur bu. Bütün o piyonlar atlar filler vezirler şahlar ülkeler ve onların yaşadıkları sorunlardır. Oyunu oynayan ABD ve Rusya'nın başındaki illüminati üyeleridir. Bundan mütevellit; bütün gündemler sunidir, aslı astarı yoktur. Her şey 3. dünya savaşının patlaması içindir.

    Yani bu sistem düzeltilemez, düzeltilemediği gibi düzeltmek için giren adamı da çarkları arasına alır, kendisi ile beraber döndürmeye başlar. Bununla da kalmaz, döndürürken verilen tavizleri bir mecburiyetmiş gibi insanlara algılattırır.

    Çünkü bu; Resulullah efendimizin anlattığı iğrenç, fitne ve fısk dolu, tamamen iblis tarafından dizayn edilmiş "Ahir Zamandır".

    Cümlemizi ayıklardan eylesin, şeriatta sapıklık yaptırmasın ve aldatmasın.

    YanıtlaSil
  15. Sevgili Dostlar,

    Ben Cemaatten değilim, gençliğimde Seydaya bağlıydım ama Sofilerle sigara yüzünden ve birkaç değişik olay yüzünden yolum ayrıldı. Şu an, Cemaat içindeki ve Parti içindeki arkadaşlarımdan aldığım bilgilerle olaylara dışardan objektif bakmaya çalışıyorum. Ben konu hakkındaki fikirlerimi yazacağım. Doğru budur demiyorum, benim düşüncelerim böyle:

    1) Bu ayrışmanın sebebi ne Gülen ne Erdoğan'dır. 200 yıldır dünyayı yöneten güçler yine tiyatro oynuyorlar.

    2) Özellikle Kurtulmuş kilit isim. Erbakan Hocam buna hiç güvenmezdi, açık olarak birşey söyleyemiyordu ama hep uzak tutmaya çalışıyordu.

    3) Geçmişte Kurtulmuş defalarca Ekrem Dumanlı'ya gelip AKPyi kötülemiş, yeni bir oluşuma gerek olduğunu söylemiştir. Cemaat bu oyuna gelmeyince, Erdoğana yaklaşmış ve Cemaati karalamıştır.

    4) Perslerin, PKKnın, Mitin organize ettiği Oslo fitnesi ile Erdoğan'da cemaate karşı soğukluk başlamıştır ve fitne büyüyerek bugünkü halini almıştır.

    5) Şuan Erdoğan parti içinde çok yalnızdır, güvendiği 3-5 isim vardır. Bu isimler Erdoğanı yanıltmaktadır. Hep birlikte göreceğiz, AKP çok oy kaybedecek.

    6) Erdoğana, Cemaatin ABD ile derin ilişkisi olduğu söylenip Rusya'ya yönlendirilmektedir.

    7) Bu İsrailin oyunudur ve Kurtulmuş baş roldedir. İsrail, Türkiye'nin daha fazla güçlenmeden Nato'dan çıkarılıp karşı safa atılmasını ve bir oldu bitti ile İran ve Rusyanın yanında Natoya karşı savaşa sokulmasını istemektedir. İsrailin 2017 yılına kadar vadedilmiş toprakları alması için en etkin yol budur.

    8) İsrail'in B planı ise Barzani üzerinden o topraklara sahip olmak ama o planın işlemesi çok zor.

    9) Gülen herşeyin farkında. Beklenen şahıs gelene kadar iyi ilişkilerle savaşı ertelemeye çalışıyor. Erken Hurucu engelleyerek Türk Milletinin tamamen yokolmasını önlemek istiyor.

    10) Kızlı erkekli dershaneler, Çalgılı Türkülü olimpiyatlar bu süreci erteleyebilmek, ayrıca dine yabancı kalbleri ısındırmak için. Dinini yaşayan kimseye benim cemaatime gelin demiyor, daha ziyade dairenin dışı ile ilgileniyor.

    11) Erdoğanın dershane çıkışı çok yanlış, çünkü, cemaatin en etkin hizmet ettiği kurumu kapatıyor. Okula çevir lafına kargalar güler, okul zaten var. Okul ile bir insanı 8 yılda ısındırıyorsun, dershane ile 1 yılda.

    12) İsrail Mısır'da ve Suriye'de de çok derin oyunlar oynadı. Ne yazık ki bu oyunları zamanında çözemedik. Şu an Mısır için sadece dua edebiliyoruz, zamanında alınabilecek önlemleri alamadık, bizim de kusurumuz var.

    13) Türkiyeyi küçümsemeyin, Türkiye son karakoldur. Çok çile çekeceğiz ama beklenen şahsın askerleri Türkler olacak. Herşeye hazır olalım, önyargılı olmayalım, olayların arka planını okumaya çalışalım.

    14) Cemaati küçümsemeyin, birçok Velinin hüsnü zannı var. Şu an dışardan gördüklerinizle hüküm vermeyin. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, 170 ülkede kurumsallaşmış bir organizasyonları var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kurtulmuş dediğiniz gibi olsaydı baştan partinin içinde kalırdı...........kızlı erkekli çalgı ile kalbler nasıl islama ısınır belki islama ısınmış kalpler bu helal miş diyerek ifsad olmazmı?
      peygamberler dahi zelle ye maruzken hocaefendi yanlış yapmış olamazmı

      Sil
    2. Yahu bu Kurtulmuş'un şu an da dahi youtube da videoları vardır. Akp yi kötüleyen batı uşağı diyen. Bunları herkes biliyordu da, AKP mi bilmiyordu? Dönen AKP ye gitti zaten, ondan dolayı Başbakan bugün güveneceği adam bulamıyor. Sanırım sonunu da bu adamlar getirecek.

      Sil
  16. arkadaşlar hepiniz yanılıyorsunuz...işin içyüzünü anlatayım....ben cemaatten biriyim ve bu işin sırrını çözmem 5 dakikamı aldı bu kadar komplo teorisini saymanız beni şaşırttı...işin iç yüzü şu...bu siteyi takib edenlerin hepsinin bildiği üzere akp devrilecektir...bunun kaçışı yok...üstelikbu gaybi keşif olduğu kadar siyasi bir keşiftir ..zira tüm dünyanın erdoğanın gitmesi için aralarında anlaştığını siyaseten herkez biliyor...erdoğanın gidecek olması kesin bir kader levhasıdır....fakat nasıl gideceği değişkendir...işte için iç yüzü bu....nasıl yani şöyle...tüm ihtimallere bakıldığında erdoğan giderken kan dökülür...örneğin...sağ sol çatışması....alevi sünni...gezi benzeri...ve daha birçokları....kan akmamasının tek yolu cemaat ve akp lilerin bir birine savaş açıp bu yolla erdoğanın indirilmesi...eğer tayyip bu yolla indirilirse kan akmaz....işte bu....cemaat ve ak parti bir birine asla ama asla düşman olmazlar ...her ikiside bir biri için canlarını verirler...devamı altta

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kaderi muallak kaderi mübrem vardır evliya nın keşfi hangisidir bilemeyiz fakat başbakan hain değil yalancı değil rüşvetci değil ve becerikli ayrıca böyle bir şey var nasıl olsa yıkılacak demek diyecek kelime bulamıyorum
      ayrıca islami kaidedir fısk içinde olsa dahi imam azledilemez ve itaat etmek gerekir velev ki küfre düşmüş olsun
      Size beş şey emrediyorum cemaatle söz dinleyip kabul etmekle marufta boyun eğmekle hicretle cihadla gerçek şuki kim cemaatten bir karış ayrılırsa gerçekte islam halkasını boynundan çıkarmıştır dönerse müstesna ....................sünen hadis no 2863
      buradaki cemaatten murad ashab ve tabiin in kabul ettiği itikad söz ve amel üzerinde olmakdır
      söz dinlemek den murad ALLAH(C.C)emir ve yasaklarını iyice bellemektir
      marufta boyun eğmekten murad ALLAH(C.C)emir ve yasaklarına sımsıkı sarılan emire başkana idareciye teslim olmaktır
      bir an için abdülhamit han zamanına gidelim o zamanda yaşasak ve abdülhamit hanın devrileceğini bilsek ondan yüz çevirmemiz yeni oluşum peşinde mi koşmamız lazım yoksa ona yardım etmemiz mi lazım
      BENCE EĞER HÜKÜMETİN DEVRİLMESİ GİBİ BİR ŞEY OLURSA BU ONA DEĞİL ONA LAYIK OLAMAYAN BU MİLLETE BİR CEZADIR ÇÜNKÜ BU MİLLET BİR KURTULUŞ SAVAŞI YAPAMAZ VE BÜTÜN CEMAATLEREDE BÖYLE BİR FIRSAT BİR DAHA GELMEZ
      mehdi gelecek diye elimizdeki değeri kaybetmek çok yanlış erdoğan elbet gidecek kimse dünyada baki değil fakat biz nasıl nerde nezaman nasıl bilemeyiz fakat biz ona itaat le mükellefiz
      gülen e gelince biliyorsunuz yurt dışında hangi şartlar altında yaşadığını bilmiyoruz sözleri bizim için bağlayıcı olamaz

      Sil
  17. her iki tarafta halkın bunu anlayamayacağını bildiğiiçin deshane oyununu oynuyorlar ..bu işin kılıfı...hem erdoğan hem hocaefendi...belkide tarihde çok az görülen bir fedakarlıkla bir birinin arkasından ağlayarak...gözyaşı dökerk bu ooyunu oynuyorlar...çünkü böyle yapmazlarsa bu işi dış güçler yapacak...ve kan akacak....terar tekrar söylüyorum bu bir danışıklı döğüş...kan akmaması için ..ve ifşaatlarda belirtilen mehdi resulün 1.komutanına yol vermek gibi bir hayır uğruna yapılan karşılıklı fedakarlı...

    YanıtlaSil
  18. içinizden biri hikmeti sorgrkadaulamadan bir taraf için düşmanlık beslerse bu fitnedir...sakın aşlar.... buna mehhdi resulun iki büyük zemin hazırlıyıcısı için asla düşmanlık beslemeyin bilinki onlar dostla...ebediyyyen ...asla birbirine düşman olmazlar....yalnızca buna mecburlar...öyle görünmek zorundalar...erdağan hz ismail gibi...hoca efendi hz..ibrarahim gibi...gidin sorun ibrahime ne çekiyor evladını keserken...sorun ismaile ne çekiyor bıçakla kesilirken....

    YanıtlaSil
  19. yoook ama bu işi bu iki büyük pehlivanın çözeceği gibi kan akıtmadan çözebilece biri varsa yada yolunu bilen varsa buyursun çıksın da görelim....

    YanıtlaSil
  20. Dostum inşallah senin dediğin gibidir, Tayyip Erdoğan oy kaybetmek için herşeyi yapıyor. Ben de şüpheleniyorum, artık ayrılmak istiyor ama istifa edemiyor diyorum ama eğer bu rolse, rolünü çok iyi yapıyor.

    YanıtlaSil
  21. AKPye çok menfaatçi, rantçı doluştu. Düzgün milletvekilleri ayrı bir parti kurup sadece Rızai İlahi için çalışsa süper olur. MV maaşları indirilse, şahsi rant kovalamaca kalksa, sadece ülkenin menfaati ve kalkılması için 4 halife gibi haramı helali gözeterek çalışılsa.

    YanıtlaSil
  22. ahmet dorukaya haklısın..ama kardeşim unutma tayyyip evliyanında evliyası olsa bunlar olmaz...ahir zaman fitnelerinin bir kişiyi dahi atlamamış bu zamanında olmaz.....o dediğine cennet yada olsa olsa altın çağ denir...koskoca hz. ali kerbelaya engel olamamış...tayyip ne yapsın...ataput denen süfyani deccal sistemi baştan yalnış kurmuş...dizaynı deccale göre yapmış...mehdi kaimden başkası bozamaz....tayyibi ve haca efendiyi aşan güçleri yetmeyecek şeyler var...ne yazıkki....bunlardan ötürü onlarısuçlama...irşada hizmet eden ehli sünnete hüsnü zan fitnedentek çıkış yoludur...yoksa nedoğruyunede mehdiyi bulamayız...kimse sanmasın mehdiyi mantık yolu ile bulacağız....hayır..yalnız sıddıklık ile bulunur o...tıbkı ebu bekir gibi..o söylüyorsa doğrudur...demek lazım...mr spock gibi mantıkla iş görürsek...mehdiyi değil papazı buluruz...hikmette çok sual etmeyin....selametle...

    YanıtlaSil
  23. Ne güzel anlattınız ya, sanki gönüllerinize ilham edilmiş gibi ama bana daha çok kulaklara fısıldanan cinsten gibi geldi.

    Adamlar faizin dibine vurdu, kızı erkeği aynı yerde okuttu o da yetmedi şarkı türkü söyletip oynattı, nereden geldiği belli olmayan paralarla okullar açtı yüzlerce binlerce ve bunu din düşmanı diyebileceğimiz kişiler bile destekledi, gitti kafirlerin elini öptürdü, baş kafire aman hazret dedi durdu.

    Her zaman söylerim tek bir savunma yapabilirsiniz diye. O da şeriata muhalifliği her yönüyle bir kenara itip, bir bildikleri vardır demek!

    Son olarak; akacak kan damarda durmaz paşalar. Bunu 2. Abdulhamid dedemizden öğrenemediniz mi? Erbakan hocadan öğrenemediniz mi? İkisi de kan dökülmesi dedi ama sonuç ortada.

    Size bir şey anlatılmaz ve konuşulmaz. Bekle vakti var hikmeti var demekten başka bir şey dediğiniz ve diyebileceğiniz yok. Şu ülkenin geldiği duruma bak, adamlar hala rahat içinde kılını kıpırdatmıyorlar. Tabi birisi devlet dairesine girer rahat rahat torpille, öbürü de dümenler ile bürokrasiden yer geçinir...

    Artık timsah göz yaşları akıtanlara hoş görülü olmayacağım. Yanıldığımızı düşünen arkadaş ne diyorsun? Cemaattekiler ne derse o mu?

    YanıtlaSil
  24. stickancode haddinz hudeybiye anlaşmasını yaparken burda müslüman menfaati yok diye kapıyı vuranlar olmuş senin gibi..i aşıyorsun....aklınca mehdi kaime biat etmeyiyi bekliyormuş gibi yapıp .onun alt yapılarına iftira ediyorsun...merak etme senini gibilere alışığız biz...senin gibiler peygamber efendimiz zamanındada çıkmış...hudeybiye anlaşmasının mekkenin fethine dönüşeceğini göremeyenler olmuş...sapıtmışlar...söyle bakalım risalei nurları dünyaya kim okutmuş....sen mi okuttun...mehdiye asker olacakların imanını sen mi yeşerttin....kim kardeşim kim...senin gibi her müslümanana kulp takan insanlar burak mehdiye asker olmayı ....deccalin neferiolur ancak....sen kulp takmadığın müslümanı gösterde ona tabii olalım....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Mehdi'ye asker olacakların imanını sen mi yeşerttin" :)

      Adam çoktan amenna ve saddakna demiş bile, ne desek boş. Mehdi'ye sizin asker yetiştirdiğinize dair bir hadisi şerif mi var? Ancak kendi kendinize tevil edersiniz. Biz sevap-günah dengesine bakarız. Sana dediğim ithamlara hala aciz bir şekilde cevap veremediğini görmekteyim, klasik nato kafa nato mermer cemaat neferi. Sizin okuttuklarınız; ancak peygamber kıblesini şaşırdı diye sapıtır. Allah sizlerin edeceği hizmeti bizden ırak etsin.Gidin, yahudi sermayesi ile ABD de edin o hizmeti.

      Sil
  25. biz her insanı potansiyel müslüman olarak görürüz...senin gibi kulp takmayız...bir kişin allah demesi o kişinin müslüman olarak görmemiz için yeter....pkk lı yada geziciler gibi cevabı tokat gibi suratlarına çarpılan ehli dalaletin emmareleriyle burda mehdicilik oynama yemezler...cevaplanmış soruları gündeme taşıyarak burda akıllılık taslama yemezler...kılavuzu karga olanın....klavuzunu de hele...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belli belli bir kişi Allah dese o kişiyi Müslüman edersiniz, lakin Muhammeden Resulullah kısmı pek önemli değildir. Dök içini kardeşim dök. Her cümlende cemaatin tornasından çıktığın belli oluyor. Kılavuzu vatikan olanın....

      Sil
  26. bediüzzamanın sesi olanlara hakaret onun yolunda gidenlere çamur....nostradamusçuluğu gidin başka yerde oynayın...mehdi ali resulü konuşmak hüsnü zan ve hikmet persfektifli bakış açısı gerektirir ...suni zancılar...mümine kulp takanların mehdiyi bulma ihtimallari yoktur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mümin olduğunu bildiklerimize yada gördüklerimize kulp takmıyoruz.

      Fasıkın ise gıybeti dahi gıybet kapsamında değerlendirilmez, bu da sana ders olsun cevabı fatihkaya gereken cevapları söylemiş.

      Sil
  27. felsefem ne diyorsun, bediüzzamanın sesi mi? hani siz artık biz nurcu değiliz biz bir "ekol"üz diyordunuz. risale-i nura en buyuk darbeyi sadelestirme adı altında siz vurdunuz. risalelerdeki bircok kelimeyi sadelestirme adına farklı kullandınız. mesela: "cihad" kelimesini kaldırıp yerine "hizmet" kelimesini koydunuz. Oysa üstad her iki kelimeyi de kendi manalarınca kullanmıstır. Mesela: Allah'ın ''el- Berr'' veya "el-Bari" ismini(hatırlamıyorum hangisi) "Arınmış" olarak değiştirdiniz. Sanki Allah sonradan herhangi kötü birseyden arınmış gibi geliyor akla, tövbe haşa...
    Ne güzel kan dökülmesin pembe gözlüklerini takmışsın, keşke senin dediğin gibi olsa...
    Ayrıca "kılavuzu karga olanın....klavuzunu de hele..." bu cümle cemaat erbabına yakısıyorsa zaten helakı hak etmişsiniz. Sen önce adab-ı muaşeret öğren....

    YanıtlaSil
  28. Sizin İslama ısındırdığınız gavurcuklar muhtemelen şöyle diyecekler: yaw biz bu islamı niye daha önce keşfedemedik, ha bu bizim atalarımız ne diye haclı orduları toplayıp bunların üstüne gitti ki... ne güzel, danslar, müzikler kız erkek sahne şovları aynı bizim gibi, e faiz de varmış(bank asya son zamanlarda artık alım-satım sistemine dayalı islami bankacılık yapmıyor, hayrettin karaman bosuna ayrılmadı bankanın fıkıh kurulundan. bizim bir arkadasa bankadakiler dosya masrafı cok oluyor diye artık bu sistemi uygulamıyoruz demişler, yani perdeli kapalı faiz filan bile değil basbayagı faizle calışıyor) içki bile cok zorda kalınca rengini belli etmemek için içilebilirmiş, yeterki hizmet yurusun orucunuzu bile içkiyle acabilirsinizmiş. e hayat tarzı aynen bizim gibi, hatta bizden daha materyalist bunlar. bu islam bayagı ılıkmış. Ha bir de şu şeriatı tamamen kaldırsalar biz de müslüman oluruz, namaz falan zorluyo biraz. Neyse birkac yıl içinde kuran da da bir sadeleştirme yapar bunlar, şeriatsız islam... kulaga ne hos geliyor, ılık islam ılımlı islam, sıcak değil haaa yakmıyor. Hani avucunda kor taşıma filan efsane....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dostum çok dalgacı olmuş. Ahir Zamanda tüm dünyayı İslamın yöneteceğine inanmıyor musun? 5 milyar gavurcuğu doğrayıp 2 milyar müslüman ile mi yolumuza devam edeceğiz?

      Çok yazık, gerçekten çok yazık. Allah hepimize akıl, feraset versin.

      Sil
  29. ya arkadas en basitinden su gemicikleri aciklayin, peygamber efendimiz ganimetten bir ayakkabi alan sahabenin namazini kilmamis, yalan soyleyen bizden degildir diemis, adamin hergunu yalanla geciyor, isi ehline vermeyen toplumlar helak olur demis, basbakanliktan baslayarak partizanligin dibine vurulmus, vasifsiz liyakatsiz adamlar her kose basina gelmis, ya arkadas hadis kisinin namazina ve ibadetine bakip aldanmayin diyor, biz hala sekilcilikteyiz, vay efendim namaz kiliyormus, nerden biliyorsun kalbinden geceni efendim vardir bir hikmet, ee hikmet varsa o zaman gazi mustafa kemale ne sovuyorsunuz, keyf suresini okumaz misiniz, okuyup da tefekkur etmez misiniz, hizir a.s da kafir o zaman, tovbe hasa, beyler birakin bu isleri, vakti zamaninda peygamberimiz efendimizin kabrine ulasmak isteyen cok dindar gorunumlu vatikan ajanlari muslumanlara caktirmadan dindar hareketlerle medine de yasamis , kabire tunel kazmis, ancak efendimizin o zamanki emirin ruyasindaki tecellisiyle derinlemesine sorusturma neticesinde ortaya cikmislardir, ki kimse inanamamis bu insanlar ne takvayli da diye, surete takilmayan beyler, iblis de ademoglunun suretine takildi, kaybedenlerden oldu, kalplerin icini bilmiyoruz, cok sey varda simdilik bu kadar yazalim, tefekkur edelim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gemiyi rüşvet olarak aldıysa başkadır yok gemi aldı onunla iş yapıyor başkadır babasının nufuzunu kullanıyor başkadır
      ticaret başbakan oğlu diye kimseye yasak değildir
      her hükümetin kusuru vardır sevap günaha ağır basması nı gözetmemiz lazım
      hataen yanlış yazmışsınız keyf suresi yoktur
      selamlar

      Sil
    2. eyvallah hocam, kehf suresini kastetmistik duzeltme icin tesekkur ederiz, gemicik demagojisi yapmaya gerek yok, Allah islah etsin, Ne diyelim, sabirla bekliyoruz, ama cok da saf olmamak lazim, akillarina kullanmayan milletlere gokten pislik yagacagini da unutmamak lazim, muslumanlarda feraset sahibi olup ayni delikten 4. kez sokulmamali diyoruz, nacizane zahire gore yorumumuz, deruni isleri bilmiyoruz, yine de Sabir ve sukur ehli olmayi niyaz ediyor, hazir ol cenge sulhu salah ister isen diyerek bekliyoruz

      Sil
    3. Kardeşim iş gemiciğe kalmıyor, o ırak'ı vuracak uçaklar nereden kalktı? Milyonlarca ıraklının kanı ellerimizde. O zamanın bakanı, bu tezkere geçmezse memur maaşlarını ödeyemeyiz dememiş mi? Tiksinmek lazım bu işlerden! Ama tövbe kapısı açıktır.

      Sil
    4. Merak ettim. Müslümanlar 4. kez aynı delikten sokulmaması için sizin tavsiyeniz nedir?

      Sil
    5. ak parti islami bir idare almış onu bu hale getirmiş drğildir
      ak parti 27 mayıs 12 eylul 28 şubat yaşamış bir ülke almıştır gecelik faizin %7200 olduğu bankaların battığı bir ülke almış bunu bugün bir parcada olsun düzeltmiştir
      ordudaki kemalistlerin hatasıda ulusalcılığa soyunup abd ye sırt çevirmeleriydi bu başbakanın önünü açtı yoksa ''bizim çocuklar'' işi bırakmazdı

      Sil
  30. Kader Allahın takdirindedir. Zahirrin arkasındaki batını anlamakta güçlük çekiyoruz. O yüzden Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler diyoruz. Allahın takdirinde hayr vardır. Allah abes iş yapmaz. İnşaallah sıkıntı çeksek bile bu islamiyet için hayır olur.

    YanıtlaSil
  31. Kardeşler vakit Cuma saatidir. Lütfen kelimeleri tartarak söyleyelim..

    YanıtlaSil
  32. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi ki de rüyadan ibaret biz sabahtan beri ne anlatıyoruz?

      Birinci yol elimine etmektir, kan dökmektir. Yoksa karşıt fikirler her daim ittihadı engeller! Boşuna mı diyoruz kan dökülecek, Mehdi gelecek, savaşlar olacak diye. Şimdi başbakanı düşünün; kürt ile Türkü, kemalist ile de Müslümanı kardeş kardeş yaşatmak istediğini ele alalım. Bu mümkün mü? Tabi ki de mümkün değil. Tek yol Ehli-sünnet dairesi içinde İslamı yaşamaktır. Tarikatlar ve cemaatler arası bir konuda ihtilaf olduğunu düşünelim. Kim çözecek bunu? Bunu ancak ehli sünnet ve cemaat dairesinde bir şeriat mahkemesi çözebilir. Bizim niyetimiz milleti İslama ısındırmak ondan dolayı; kızları erkekleri oynatıyoruz şarkı söylüyoruz dendiği zaman, mahkeme hemen şeriata göre hükmü verip kestirip atacaktır!

      E bunun olması içinse herkesin itimat edeceği bir kişi lazım gelir. O da Mehdi as. dır. Yoksa ben burada ne dersem deyim karşı taraf anlamayacaktır, veyahut tam tersi ben anlamayacağım.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Mehdi as.ın Mehdiliğini ilanı hakkında eski konulardan bakabilirsiniz. Zaten perişan haldeki dünyada zuhur edecektir. Yani savaşlardan afetlerden ve ekonomik dar-boğazdan sonra. Ona 313 kişi biat edecektir. Sonra süfyaniyi öldürecektir. Hatta bazı münafık alimler (bugün ehli sünnetten olmayan ve sapık fikirliler. bkz; abdulaziz bayındır, mustafa islamoğlu, yaşar nuri) ona karşı haset edecekler ama kılıcından korktukları için ses çıkartamayacaklar. Yani ihtilaf falan olmayacak. İhtilaf etmek isteyenlerin ise korkularından dolayı edemeyecekler.

      Bu arada nedir bu şamar muhabbeti? Ben size şamar mı atıyorum? Celalim sizin şahsınıza değildir kardeşim. Allaha emanet olunuz

      Sil
    4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    5. Siz bir şey sordunuz bende sorunuza normal bir şekilde cevap verdim. Yani yorumum içinde isimlere mi takıldınız? Bu da; sizin sorularınızı cevap almak için değil, sadece eleştirmek için sorduğunuzu gösteriyor.

      Biz Müslümanlar önce; Ehli sünnet ve cemaat çizgisinde itikadımızı düzeltmek için uğraşmalıyız. O yazdığım isimlerin ortak noktasını anladınız sanırım. O kişiler ehli sünnet ve cemaat dışında kalan isimler. Üstüne üstlük milleti de saptırıyorlar. Birisi kader yok diyor, amentüyü bozuyor. Birisi şefaat yok diyor, zina yok diyor, kelime-i şehadetin ikinci kısmı önemli değil diyor, Mehdi yok İsa as gelmeyecek diyor... diyor da diyor. Bu ehli sünnet itikadı bozulduktan sonra elimizde ne kalacak? İmanımız giderse elimizde ne kalır?

      Sil
  33. Güç İran'ı yanına almak için uğraşıyorken GS'de İngiltere aracılığı ile harekete geçti.

    GS yakın bir zamanda Türkiye'ye bir ders verme mahiyetinde piyasadan yüksek miktarda paralar çekmeye başlayabilir. Aynı zamanda ülkede sansasyonel suikastler,ayaklanmalar yaşanabilir.

    İsrail'in bazı körfez ülkeleri aracılığı ile İran'a düzenleyeceği saldırının ardından İran'ın körfeze operasyon yapma ihtimali ortaya çıkıyor. Böyle bir durumda petrol ve gaz sevkiyatının akamete uğraması kaçınılmaz.

    Ben dananın kuyruğunun İran'ın hangi tarafı seçeceğinden sonra kopacağına inanıyorum. İran hangi tarafı seçerse seçsin zayıflayacak zira Güç'ü seçerse körfez ülkeleriyle savaşa tutuşacak bu arada da GS içerisini ayaklanmalar/isyanlarla karıştıracak,belirli bir noktadan sonra İran'ın parçalanması yahutta GS'nin tetiklemesi ile dış müdahaleye uğramasını ihtimal dahilinde görüyorum.

    ABD'deki Güç Kanadı her ne kadar İran'ı körfez ülkelerine yapacağı operasyonda gizli veya açık desteklese de ABD içinde de var olan mücadeleden dolayı GS Kanadının Avrupa ile birlikte İran'a savaş açma ihtimali de vardır.

    Ben evvelki senaryolarımı güncelleyerek şöyle bir senaryo geliştiriyorum :

    Yaklaşan yerel seçimlerden önce kaset savaşları,

    Aynı zaman dilimi ve genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar suikast ve ayaklanmalar,

    İran'ın İsrail operasyon yapsın ya da yapmasın körfez ülkelerine saldırması,

    Akabinde iç karışıklıklarının belirmesi ve dış müdahaleye uğraması.

    Özellikle İran'ın körfeze yapacağı saldırı ile petrol ve gaz sevkiyatının azalması/durması, dünya çapında ekonomik bir kaosa yol açar ve bu bence Son gelecek olan ve GS başına geçecek Kral öncesi toplumları hazırlamaktır. Toplumlar fakru zaruret içine düştüğünde umut kaynağı olacak son kral, hem kendisine Yaratıcı tarafından bahşedilmiş bazı güçler hemde insan destekli diğer yardımlar vasıtası ile(hologramik görüntüler,iklim değiştirme silahları vb.) insanlığı kendisine bağlayacaktır.

    http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=24980&start=12000

    YanıtlaSil
  34. Ümit beyin yazdıklarına göz attım.Evet savunulan modeller örtüşüyor.Hatta aynı.Ancak gördüğüm kadarıyla iki şeyi açıkça açıklamamış.1)Irak'ta kazanan oradaki tabirle güç/ulusal kanat idi.1.safhayı kaybeden küresel sermaye oldu ve Irak üçe bölündü.Kuzeyi Türkiye ile entegre olmak üzere.Bu GS'nin istemediği birşey.Şimdi küresel sermaye,2.aşamaya hazırlanıyor.Tabii ki Güçte.Her ikiside 2.perdeye Suriye üstünde hazırlanıyorlar.Güç,El-Kaide vasıtasıyla İslami bir devlet kurup her iki tarafı da Türkiye'ye bağlayacak ve bunlara denize çıkış imkanı vermeyecek.GS,ise bir Kürt devleti kurup ayrıca denize çıkışta sağlayarak(Lazkiye'ye dikkat.) Irağın kuzeyindeki Kürt devletini de bu yapı ile birleştirip Türkiye'nin kontrolünden çıkartmak ve Türkiye'yi de bu yapının mıknatıs etkisine alıp bölmek istiyor.Ha bu da mı olmadı?Lazkiye'de mi ele geçmedi?O zaman 3.safha başlıyor.Hatay Kurtuluş Ordusunun temelleri atılıyor.Bu İslami yapıya karşıda savaşacak Türkiye'nin içinde çıkartılacak silahlı bir çatışma var sırada.İşte zurnanın zırt dediği noktada burası.Bu aşamada artık yeni bir dünya savaşı Türkiye'nin içindeki Suriye'ye rahmet okutacak silahlı çatışmadan sonra kapıya dayanacak.Şimdi diyeceksiniz ki Türkiye'de bu olmaz PKK bunu yapamadı bugüne kadar diyeceksiniz.Değil mi?Bende size soracağım siz hiç PKK'nın bugüne kadar savaş uçağı düşürebildiğini,saldırı helikopteri vurabildiğini,tank imha edebildiğini duydunuz mu?Diyorum bugüne kadarkiler ısınma turlarıydı.Tabii ki bu konuda PKK'yı değil El-Kaide'yi kullanacaklar.Çünkü El-Kaide'nin bu yapısıyla Suriye'nin kuzeyindeki bir İslam devletinde barınması mümkün değil.PKK,bölgeden tasviye edilince örgüt dünyadaki tüm Türk misyonlarına sarmaya başlayacak ve Suriye'de başlatılan kirli savaşın bir benzeri ve daha büyüğü ancak Türkiye daha bi demokratik olduğu için daha yavaş birsürede Türkiye'deki sözkonusu etkin bir cemaat-Gezi olaylarını destekleyen kesim ve El-Kaide işbirliğinde başlatılacak.

    http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=124400&start=1590

    YanıtlaSil
  35. Geneli okumaya çalışmak sacmaliksa evet sacmaliyoruz.Ancak dediklerimize saçmalık diyenler en basitinden bugün hangi gücün akdeniz e ordusunu yigmis bir şekilde bekleyen abd yi Suriye konusunda durdurduğunu da açıklasın o zaman.Ancak bana açıklama yaparken demokrasinin d sinden bahsederseniz size sadece gülerim.Peki der ve artık tartışmam bile.Ümit1 ın senaryosu klasik bir bicimlenisi anlatıyor.Bana göre taraflandirmalarinda da bazı yanlışlıklar var.Küresel sermaye Türkiye yi desteklemiyor.Küresel sermaye Türkiye yi içine kapatmak için içinde usleniyor.Takdirleriniz içinde teşekkür ederim.En büyük isteğim ülkemin kendisi açısından en faydalı olacak yerde olmasıdır.Küresel sermaye değil ABD ulusal kanadı Iran ın önümuzdeki dönem(bunun ekim olduğunu düşünmüyorum.Bu çok yakın bir tarih) enbaşta Suudi Arabistan ın uydusu konumundaki körfez ülkelerinde Şii ayaklanmaları çıkartması için Iran a bu ulkelerde saha açacağını ve göz yumacagini düşünüyorum.Aslinda bakacak olursanız bu Türkiye nin işine gelecektir.Türkiye ye bu ayaklanmalara açık açık destek vermese bile göz yumacagini ongoruyorum.Çünkü işin en nihayetindeki mezheplerin kaldırılması ve yapılacak birleşme için Suudi Arabistan ın temsil ettigi Vehhabiligin kaldırılması gerekir.Türkiye ve Iran ın çekirdek görevini gorecek olan Islam Birliği nin cekirdeginin çekirdeği olacak olan Haşimilerin Suud ailesinin yerine geçeceği ya da söz konusu devletin yıkılarak yerine yine Hasimilerin etkin olduğu bir devletin kurulacağını ongoruyorum.Siz bir düşünün ki Seyyidleri taparcasina sevdiklerini ifade eden Iranlılar Seyyidlerin-Ehl-i Beyt'ın işbaşında olduğu bir Türkiyeye yine Suudi arabistan ın yerine kurulmuş olan bir Haşimi devletine karşı gelebilir mi?Seyyidler çıkıp bizde Seyyidiz bizde Ehl-i Beyt teniz. hadi aradaki ayrılıkları kaldiralim dedikleri zaman eğer karşı koyacak olursa halka ABD nin ulusal kanadı tarafından işte o zaman kolayca harcatilir.Böyle bir durum karşısında küresel sermayenin kullanabileceği tek koz Iran devletini laik bir sisteme dönüştürmek olabilir.ancak o da şu saatten sonra kaçmış bir tren gibi duruyor.

    http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=24980&start=11590

    YanıtlaSil
  36. @alım80 Kimse(buna abd'nin kendisi ve Çin'de dahil) tek başına ya da potansiyeliyle bu bloklardan birtanesini tehdit etme gücüne sahip değil.Evet Türkiye'nin hızlı gittiği ve frenlendigi konusunda hemfikiriz.Ancak neden frenlendigi konusunda değiliz.Ben işin sonunda ulusal kanadın zaten Türkiye ve Iran ın çekirdeginde kurulacak bir Islam Imparatorlugunu hedefledigini düşünüyorum.Mezheplerin kalktığı.Bu muazzam bir güçtür.Bunun içinde Rusya ve ABD ile işbirliği halinde Çin ve Avrupa'ya ve küresel sermayeye karşı duracağız.frenlemesinin sebebi Türkiye daha küresel sermayenin yapacağı şoklara istenildiği kadar hazır değil.Ve eğer karşı taraf çok sikistirilirsa Türkiye yi bu soklarla yikabilirler.Hali hazırda yavaş yavaş bozulsa da stabil an denge durumunun bozulması kimsenin işine suanda gelmez mesele budur.Gelecekte ulusal kanadı potansiyelimiz ile tehdit etmemiz falan değil yani.

    ***
    Asıl mesele İran'ı küresel sermayeden koparabilmek şuanda.Mezhep savaşları dahil kurgulanan tüm projeler bunun için.İki seçenek var diyor güç:İran'ın yanında ya ABD olsun ya da Rusya.Ancak Çin ya da Avrupa'dan birileri olmasın.Avrupa adına da bu yakınlaşma görevini İngiltere üstlenmiş gözüküyor.Sistemde değişen birşey yok.ABD'nin ya da Rusya'nın İran'ın yanında olması Çin'in ya da Avrupalı devletlerden birinin yerine onun yanını doldurmak ve ötekisine ihtiyacın yok ben sana daha yararlıyım mesajı vermek.Çin'in savunma sistemlerini almasının sebebi de gücün Türkiye'de küresel sermayenin işbirliği yapabileceği bazı yapıların olduğunu ve yıkmaya çalışmasına gerek olmadığı gibi bir mesajı vermek.Yani Türkiye'yi tamamiyle bilinçli olarak kotrolü altına almıyor.Eğer küresel sermaye Türkiye'den tamamiyle dışlanırsa Türkiye'yi yıkmaya kalkışabilir ki bunu güç göze alamaz.

    ***


    Yani.Bulunduğun bloğa aykırı hareket edemezsin.Oyunu şu şekilde de kurgularlar hiç önemli değil.Türkiye'nin yanına Rusya geçer.İran'ın yanına da ABD(bu olursa anlayın ki İran'ın,Çin ile olan işbirliğini kestirilmiş ve küresel sermayenin uyduluğundan çıkartılmış gücün uydusu olmaya başlatılmıştır.) geçer.ABD,Türkiye'de tıpkı Pakistan'daki gibi yanlışlıkla! birkaç köyü bombalar.Türkiye'de ABD karşıtlığı tavan yapar.Bunun karşılığında da Türkiye'deki tüm NATO ve ABD üsleri kapatılır.Türkiye,Rusya işbirliğine başlar.Türkiye'nin yeri değişti mi sonuçta?Hayır.Ancak bunun önüne geçmenin biryolu var.Karşı tarafa şunu dersek:"Yaptığınız hareketlerin sebebini anlıyoruz.Bizi kendi yanınızda tutmak için mezhep çatışması çıkartmanıza hiç gerek yok.Birbirinize yalandan küfür etmenize de gerek yok.Eğer bizi çatıştırısanız güçtende düşeriz.İLeride daha güçsüz oluruz.Size müttefik olarak gücümüz daha bir az olur.Bize yardımcı olun engel olmayın.Mezhepleri kaldıralım.Birleşelim ve sizin rakibinize karşı yanınızda yer alalım.".Bu pazarlığı yapabilme iradesine sahip olursak olaylar büyük ölçüde kesilecektir.

    YanıtlaSil
  37. http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=24980&start=11570

    http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=24980&start=11580

    YanıtlaSil
  38. slm aleyk.o kadar yorum içinde 1 tane elletutulur yorumyok....insanlar kulptakmadan konuşamaz olmuşlar...hepsine cevap vericem...1 neden şeriat yaşamıyor...cevabı hilafet yokda ondan...şeriat halifenin olduğu dönemdeumumi hale gelir...halife şeriati uygulamakla yönetmekle mükelleftir..olmadığı zaman şahsi uygulanır...umumiyet kalkar...

    YanıtlaSil
  39. 2 kabul etmesi zor ama memleketimizin yüzde sekseni şeriatin umumi hale gelmesine karşıdır...deccal sistemini öyle bir oturtmuşturki çoğunluk onlardadır...yıkma görevi mehdinindir...deccali öldürme görevi hz isanındır...bu blogdaki kimse bu yetkiyikendine yada başkasına atfetmesin...bu salaklıktır...niye karma okullar var diyen adamda salaktır...neyin kimin yetkisinde olduğunu unutmuştur...ide hz isada şimdi gelse armagedonsus onlarda başaramaz...bu böyle biline...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaş sana cevap vermeyim münakaşa bitsin istiyorum ama sen illa cevap istiyorsun. Bize salak diyorsun ben sana o tarz bir hakaret etmeyeceğim bunu bilesin. Be akıllı;

      Niye karma okullar var demedik biz, bu karma okulların sapıklık olduğunu belirttik. Asıl sapıklık ise; dini bir cemaatin reisi olarak gördüğü bir adamın, bu konuda tamamen pasif kalması, okulları geç özel dershanelerinde bile karma olarak uygulaması. Demek ki; bu zat ve onun avanesi bu durumdan gayet rahat, yeter ki işleri görülsün. Hadi onu da geçtim, en azından fikren buna karşı olun! Gönülden buğz edin bari!!! Birde elinizde imkan varken bunu yapmıyorsanız bu vebaldir beyim bunu böylece bil.

      Sil
  40. 3..gemicik rant vs...çamurunu yada muhtelif olayları yada cevabı verilmiş soruları gündeme taşıyarak çamur atak zalimliktir....zira aynı zalimlikle mehdi kaiminde karşılaşacağı bildirilmiştir bu unutulmamalıdır....4..haca efendi ve erdoğan mehdi kaimin en büyük zemin hazırlayıcıları...ve bu bayrağı bediüzzamandan devralıp...o istikamette ilerleyen büyük neferlerdir...

    YanıtlaSil
  41. 5...her ikiside şu an beraber irşad yani islamı yayma görevini yapan tek ama tek kurumsallaşmış güçtür...varsa başkası söyleyin bilelim..6 mehdi aliresulün gelişini bekleyen müjdeleyen haber veren evliyaullah bu iki neferi takdir etmiş ...övmüş...takdir etmiş...desteklemişlerdir...gavsı sani...seyda ks...abdullah gürbüz...mahmut efendi...vs.vs. vs....kendini onlardan akıllı sanan angut beyinsiz ve ahmaklara duyrulur...vede hiç bir mürşidi olmayan onlarının üstün aklından ve hikmet gözlüğüyle söylenmiş sözlerinden nasibi olmayanlar mehdi hakkında konuşamazlar...adnan oktar bile bu kadadar beyinsiz değildir...

    YanıtlaSil
  42. 7..ve en önemlisi...tayyip erdoğanda hoca efendide 2015 civarı armagedonun patlak vereceğini gayet iyi biliyorlar...armagedonda dershanelere kimsenin gitmeyeceğinide biliyorlar...peki bu kavga niye...yukarıda çok güzel anlattım...bazı arkadaşlar heralde armagedondan bir tek kendilerinin haberi var sanıyorlar ...son olarak yorumların baş tarafına doğru kılavuz mevzu var...lafımın arkasındayım...herkez büyüğünü küçüğünü bilecek..mürşidi olmayanlar mehdiye asker olmayı beklemesin olmayacaklar...mürşidinin takdir ettiği isimlere çamur atanlarda mehdiye asker olmayı beklemesin...tamam

    YanıtlaSil
  43. davasında kusur bulamadıkları adamlara çamur atan işin aslını bilmeden yorum yapan hatta ve hatta millet vekili maaşını kafasına dert eden adamlar............nnediyeyim size....edeb ya hu....

    YanıtlaSil
  44. kye stratejik ve taktikselizahlarına lafım yok ..takdir ettim..

    YanıtlaSil
  45. söylemeden edemicem...sonradan müslüman olan takvada biziz kat be kat aşmış hatta sabah namazını kaçırmamak için 5 gece üstüste ya kaçırırsam endişesi ile uyku uyumamış insanlarla tanışmış biri olarak...o bizden üstün insanlara gavurcuk sösü ile hakaret eden arkadaşı rabbime havale ediyorum..tez zamanda helak etsin inşallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O beddua ağzından çıktı bir kere, o ya seni bulur yada beni!!!

      Siz ancak demagoji yaparsınız. Kimsenin kimseyi küçümsemeye hakkı yoktur. Son nefeste iman ile gidebileceğimiz şüphelidir, kesin değildir. Ama siz tutup da; dinler arası diyalog yaparsanız, kelime-i tevhidin ikinci yarısı için saçma sapan konuşursanız, papaların "misyonunun" bir parçası olmuşsanız artık ben susuyorum. Sizi Allaha havale ediyorum. Size aşılanan bu büyünün bir an önce geçmesini diliyorum. Yazık size ki; her yaptıkları "HALTI" bir kamuflaj ile örtmeye çalışan, onun aslı o değil diye sizin beyninizi yıkayan, ne olduğu ve kaynaklarının nereden geldiği belli olmayan bir oluşumun içinde yer alıyorsunuz!

      Vakt-i zamanı geldiğinde Rabbim zalimleri zelil kılacaktır.

      Sil
  46. felsefem, kardeşim bütün yazılanları tek tek okudum ama uslübun neden böyle? 'Cemaat' insanına yakışmıyor. Tartışmaya girmek gibi bir niyetim yok ama şu sözün biraz tuhaf. "mürşidi olmayanlar mehdiye asker olmayı beklemesin olmayacaklar"..

    Kim talebesi olur, kim mürşid olmasa da layıktır, değildir Allah c.c. bilir.

    Kalpleri de bilen O'dur. 313 talebe'den birisi olamaz çoğu bekleyen ama kalben safını belirlemiş olanları ne Mehdi'nin nede herhangi bir beşerin kabul etmeme gibi bir durumu olduğuna inanmıyorum.

    Bırakın kim olur kim olamaz kısmını. Kim daha Mehdi'ci.. Bunlar o kadar gereksiz teferruatlar ki.

    Birkaç kelam da Cemaat hakkında edeyim;

    Durum şudur, içindeyim diyorsun ama pek bilmiyorsun gibi...

    1. Durum salih olanlar. Allah c.c. onlardan razı olsun. İlk o sızıntı dergisinin dağıttığı "Hizmet İnsanı" gibi olanlar. İşte onlar otursa ayakta beklerim.

    2. Cemaatte menfaat için bulunanlar.

    Devletin çoğu kurumunda cemaat içerisindeki belirli bir zümre kadrolaşma işinin epeyce bir cılkını çıkartmış durumda. (Kurumları çok çok iyi bilirim.) Kul hakkını gözetmeyen bir kitle mevcut ki, bir cemaat için bu kadar büyük başka ne tehlike vardır bilemem.

    Ayrıca, ticari hayat olarak cemaati kullanan kimseler var ki, maddi olarak bu insanlara birşey vaad etmesen asla ve asla destekçisi olmazlar.

    Işık evlerine gelince benim gençliğimde farklı bir yapı, şimdi ise ayyaş'tan öğrenci abisi. (Bilmediğimi konuşmam.)

    Bir hareket ne kadar büyürse denetim ve bir hedef uğruna savaşmakta o kadar zorlaşır bunun farkındayım ama malesef ki Hizmet bana göre miadını doldurmuştur. Bu kadar büyük bir kitlenin yine o eski güzel insanlardan oluşan bir kadroya gelmesi oldukça zordur.

    Bir rüya vardı, yaşandı. Artık son demleri. Cemaat önderi hakkında asla kötü düşünmüyorum biraz kalbim yazılanları okuyunca "acaba" diyor ama yinede bilgisizliğim ve şüpheciliğimi bir kenara bırakarak hoca efendiyi severim.

    Hepimiz ahirzaman diyoruz. Efendimiz s.a.v. buyurmuş, "o zaman öyle bir fitneler olacak ki kimse onu eliyle söndüremeyecek."

    Allah c.c. sonumuzu hayr etsin.

    YanıtlaSil
  47. değerli yelkenli tren mürşid olayına hiç girmicem...diğer anlattıklarına yüzde yüz katılıyorum...zaten hocaefendi bir söz söylemiş 2016 ya kadar herkez on kişi kazansın diye sanırım cemaatin ömrünü söylüyor....zaten bir keresinde bu hizmet türklerin elinden çıkacak diyor...burdan sen anla...ama davaya yada sonradan müslüman olanlara atılan çamur yenilir yutulur değil...sende bilirsin ...uslübüm için özürdilerim..hizmetteaktif bir görevim yok...ben o saftayım yalnızca...bazıarkadaşların gezici çapulcu ağzıyla çamur atması ağrıma gidiyor hepsi bu...

    YanıtlaSil
  48. Cemaat ikiye ayrılıyor gözümde.

    Birinci grup; saf, güzel çocukların kendilerine her söylenene inanmasıyla ortaya çıkmış olanlar. Bkz; felsefem

    İkinci grup; Banka kurup faiz yiyenler, gazetede sapıtanlar, türkçe olimpiyatları düzenleyenler, koç ile işbirliği yapanlar, devlet kurumlarına kul hakkına girerek adam sokanlar ki; bu durum ilk gruptaki saf çocukları biraz çakallaştırıyor. Allah ıslah etsin.

    YanıtlaSil
  49. felsefem der ki:...o bizden üstün insanlara gavurcuk sösü ile hakaret eden arkadaşı rabbime havale ediyorum..tez zamanda helak etsin inşallah...

    Çok güldüm tez zamanda helak olacağım için... Ey kardeş rabbinden bir müslümanın tez zamanda helakını istemenin tek nedeni gavura gavur demesi mi. Tanzimat fermanında münadilerin sokakta bundan sonra gavura gavur denmeyecek ilanını duyan halk "e gavura gavur demeyeceğiz de ne diyeceğiz" demiş ya... Aynen öyle ben ne diyim gavura şimdi. senin bahsettiğin zaten müslüman olmuş ona müslüman denir. Gayri müslümlere "kafir" demeye çekindiğim için gavur dedim. "gavur" demek kâfir demek değildir. Osmanlıda daha cok yabancı demek için kullanılmış. hatta onlara İslam olmadıkları için hep acımışımdır, zavallı gavurcuk, zavallıcık. bu benim tamamen sefkatimden dolayı kalbimden gelen bir kelime...
    Demek cemaattensiniz... "ac acabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun" şu sinenizin genişliğinden cemaatin sizi ne kadar kemale erdirdiğini görünce....
    cemaat ikiye ayrılmıştır:
    1. saflar (saf, temiz, eh-li hizmet, basireti kapalılar-basiretleri acılsa biraz farkındalık kazanırlar sanırım- bu saflar birkac saftır. )
    2. kalan öteki saflar.. saf saf ki saysan bitmez...

    YanıtlaSil

  50. Mehdî aleyhisselâm geldiðinde, kiþi ya Mehdî aleyhisselâmýn yahut Deccâl’in askeri olur. Bunun ortasý yoktur. Mehdî aleyhisselâma asker olabilmek için de 4 haslet kâfî gelir:
    1. Îsâr hasleti.
    2. Farzları yerine getirmek.
    3. Kebâirden sakınmak.
    4. Az da olsa, zikir.



    YanıtlaSil
  51. https://www.facebook.com/notes/nurudilara/mehd%C3%AE-aleyhissel%C3%A2m-geldi%C4%9Finde-ki%C5%9Fi-ya-mehd%C3%AE-aleyhissel%C3%A2m%C4%B1n-yahut-decc%C3%A2lin-askeri/146696062046551

    Mehdî aleyhisselâm geldiğinde, kişi ya Mehdî aleyhisselâmın yahut Deccâl’in askeri olur. Bunun ortası yoktur.
    5 Aralık 2010, 11:06
    Mehdî aleyhisselâma asker olabilmek için de 4 haslet kâfî gelir:

    1. Îsâr hasleti.
    2. Farzları yerine getirmek.
    3. Kebâirden sakınmak.
    4. Az da olsa, zikir.
    ÜSTAZ FAKiH ŞEYH iSMAiL BiN MAHFUZ KUDDİSE SIRRAHU
    Tasavvuf nedir?
    - Tasavvuf, Şer-i Şerîf’i tatbik etmektir. İnandığımızı tatbik edersek tasavvuf oluyor. Bizim zamanımızda tasavvuftan kalıntılar var. Kanaatım odur ki, yüzde yüz olmamakla beraber, kalıntılar olmakla beraber, sağlam kalıntılar var. Yani kullanılabilecek kalıntılar var. Ve Elhamdulillah bu itibarla, bizim ülkemiz dahil, tasavvuf vardır. Dörtbaşı mâmur tasavvuf yok; dörtbaşı İslâm yok! Meselâ İmam-ı Âzam buraya gelse, “Bunlar Müslüman mıdır, Hıristiyan mıdır?”, düşünür...



    - Günümüzde tasavvufun sosyal hâdiselere tesiri ne kadardır?

    - Onu diyemem; bizim aleyhinde bulunduğumuz kimse sizin dostunuz olur, yahut bizim lehinde bulunduğumuz kimseyi siz iyi görmezsiniz... Fakat Şeriat var, mihenk taşı var bizim elimizde. Mihenk taşı Şeriat’tır; ilimdir. Artık kimse menkıbeyle, hikâyeyle ikna olamaz... Şeyhin ilminde şart, dini güzel bilmesidir.



    - Önemli olan bu.
    - Evet! Okur-yazar olması şart değildir. Şart, bilmektir. Diyeceksiniz, okuma-yazması olmadan nasıl bilir? Allah-u Teâlâ, “Allah’tan ciddi korkun; Allah size öğretecek!” buyuruyor. Meselâ 4 cild tefsir, 4 cild fıkıh yazan Süleymânu’l Cemal ümmîdir. Diyeceksiniz, ümmî nasıl tefsir yazar? Halkası var, tefsir okuyorlar, O dinliyor. Okuma bittikten sonra, “Sen Kâdi’den şunu okumuştun, Kâdi’nin ibaresi şöyledi, onu kaydet. Sen Semim’den şunu okumuştun, onu kaydet...” Hafıza işi değil bu. Dediler ki, “bu Allah-u Teâlâ’nın öğrettiği ilimdir. Etrafında çok âlimler vardı.”



    - Tarikatlarda bozulmanın...
    - Bir mü’minin 4 duvarını yıkamazsın. Şeyh olsun, olmasın; bir duvarını yıkar, iki duvarını yıkar, üç duvarını yıkar ama dört duvarını yıkamaz...


    YanıtlaSil
  52. Müslümanlar İttifak Etmemeleri SebebiyleMağlub Oluyorlar


    - Türkiye’deki siyasî gelişmeleri nasıl buluyorsunuz?

    - Kim çok hile biliyorsa, aferin ona!



    - Bunu takdir makamında mı söylüyorsunuz, tenkid makamında mı?
    - Şimdi devlet dediniz, din demediniz; din demediniz!.. Şu anda iktidarda olanlar namaz kılıyorlar mı, tam tesettür değilse bile (Kur’an-ı Hakim’de başörtüleri yaka paça üstüne bırakın buyruluyor, bunlar yaka paça altına sokuyorlar.) Türkiye’de görülmeyecek bir şey, karısı başörtülü cumhurbaşkanı oldu, başbakan oldu. Ben özellikle başbakanın gavurlara karşı dik duruşunu çok seviyorum... Ama her cemaatte, her ailede iyiler var kötüler var...



    -Şu an maslahata uygun diyorsunuz?
    - Evet; gücü budur! Neden millet ittifak etmiyor? İttifakın olmaması sebebiyle onlar mağlub oluyor.



    - Müslümanlar mağlub oluyor.
    - Evet. İttifak etsinler!



    - İttifakın altyapısını nasıl hazırlayabiliriz?
    - Zor!.. Zor!.. (Eliyle para işareti yapıyor.)



    - Maddiyat mı?
    - Para... Para... Şu an cemaatler, tavuk cemaatidir...



    - Tavuk cemaati?!
    - Birisi balkona çıkar, kabı boşaltıp “bili bili” dedi mi, mahallede ne kadar tavuk var, oraya toplanır. Tane bulduysa yer, kümeyi dağıtır. Taneyi yiyen tavuğun peşine kümedeki diğer arkadaşları düşüyor, büyük lokmayı yedi diye. O yedi, bu yedi derken, küme perişan... Bugünkü siyaset budur!



    - Biraz önce bahsettiğiniz, hanımları başörtülü siyasetçiler de böyle yapıyorlarsa ne yapacağız?

    - İlim okuyorlarsa, Müslüman olarak ilim okumaları...



    - Kur’an, sünnet, icma ve kıyas üzerinden...

    - Para... Para... Bugün halkımız ekmek partisindedir!



    - Millet para peşinde; parası olan da kandırabiliyor.
    - Hepsi değil, kısmî azamisi… Şimdi bak arkadaş, İsrailoğulları aleyhinde bulunmayana ben kızarım. Bunlar diyalogcudur, ben diyologcu değilim. Ben Ehl-i Sünnet ve’l Cemaatim.



    - Elhamdulillah, biz de öyleyiz.

    - Şu anda İslâmî tatbikatta birleşecek Müslümanlar aciz ve fakir değiller. Ama hırsızlık bizi fakir ediyor. Yahut da rüşvet fakir ediyor.



    Mehdi İçin Zemin ve Zaman Tamamdır- Dünyanın gidişatını nasıl görüyorsunuz?
    - “Siz dininizi bıraktığınız vakitte, Allah sizin düşmanlarınızı size musallat edecek.” Şimdi Saddam orada dövülürken sen uyuyor muydun? Ben uyuyordum!...



    - Mehdi Aleyhisselam hakkında ne buyurursunuz?
    - Her sabah “bu akşam gelir”, her akşam “bu sabah gelir” diyorum. Ama görür müyüm, görmez miyim, bilemem. Geleceği kesindir. Zamanı tamamdır. Mehdi’nin zamanına kadar, en zor Irak muhaberesiydi; o da tamam. Zemin tamamdır, zaman da tamamdır. Mehdi konusunda Ehl-i Sünnet’in ittifakı vardır. Muhyiddin Arabî Hazretleri, “Onunla musafaha yaptım.” buyuruyor.

    YanıtlaSil
  53. Üstad Fikirde Önderimizdir
    - Üstad Necip Fazılla ilgili bir hatıranızı öğrendik. Üstad’ı ziyarete gittiğinizde, Üstad size sarılıp “Senden şeyhimin kokusu alıyorum” diyor.
    - Hâdise doğru ama şahıs ben değilim. Ben, Şeyh Abdulhakim Arvasî’nin kızkardeşinin oğlu Sadreddin, milletvekili Faruk ve iki arkadaş Necip Fazıl’ı ziyarete gittik. Randevu için kim telefon açtıysa Üstad, “meşgulüm” dedi ve ısrar edince de sövdü! Ben telefon açmayı bilmiyorum. Dedim ki, telefonu açın ve ahizeyi elime verin. Açtılar, elime verdiler. Onlar gibi “selamun aleykum, Üstad’ım müsaitseniz ziyaret edeceğiz” demedim. “Müküs’ten beş kişi sizi ziyaret etmek istiyoruz” dedim. Müküs, Abdulhakim Arvasî’nin doğduğu köyün adı. Şu anki Tavaş... Müküs deyince, “başımın üzerinde yeriniz var” dedi. Gittiğimizde Üstad bahçe kapısındaydı. Öndeki arkadaşa bakmadı. Ben onun arkasındaydım, bana da bakmadı. Benim arkamda milletvekili Faruk vardı, ona da bakmadı. Sadreddin onun arkasındaydı, Sadreddin’e gitti ve sarılıp öpmeye başladı. Bizleri evine götürdü. Bizlere iltifat etmiyor, Sadreddin’e devamlı sigara sarıp veriyor, öpüyor. Necip Fazıl dışarı çıktığı bir zamanda ben, “Sadreddin Şeyh Abdulhakim Arvasî’yi görmedi, Necip Fazıl’ın bu hareketi garib” dedim. Faruk, “Hayır, öyle değildir. Şeyh Abdulhakim Irak’a sefer ettiği vakitte Sadreddin üç günlüktü. Şeyh Abdulhakim buraları öpmüştür. Necip Fazıl aşıktır, aşıklar kınanmaz. Aşkı doğrudur.” dedi.



    - “Necip Fazıl fikirde önderdir” sözü size mi ait?
    - Fikirde üstad’dır! Fikirde bize örnektir.



    Kâfir Müslüman Herkes Rabıta Yapar


    - Rabıta hakkında ne buyurursunuz?
    - Rabıta yapmayan kim var?



    - Hiç kimse yok!
    - Kâfir olsun, Müslüman olsun herkes rabıta yapar; nûrânî var, zulmânî var. Nûrânî olanın hepsi meşrûdur; bazen de memurdur, emr edilmiştir.



    - Rabıtayı inkâr etmenin mümkünü yok!
    - Zararı yok.



    - İnkâr edene zararı yok?

    - Zararı yok. Sevgiyi inkâr eden kâfir olur.



    - Sevgi derken kastınız?
    - Allah’ı, Peygamber’i, Ehl-i Beyt’i, Peygamber’in arkasından giden ulemayı ve evliyayı sevmeyi inkâr ederse... Rabıta, sevmenin semeresidir. Neyi seviyorsam onu düşünüyorum. İnsan ister istemez bir şeyi sever. Kalbi, sevdiğiyle bağlanmış oluyor; rabt oluyor.

    Size tavsiyem, zikr-i hafi’ye yerine şirk-i hafiye’den kaçın. Rabıta niçin? Rabıta, başkası dimağa gelmemesi için; şu şöyle etti, bu böyle etti dememek için. Yoksa rabıtada Allah’tan başkasını düşünmek de şirk olur. Rabıta, oyuncaktır; çocuğun eline oyunca bebek verilir, bebeği canlı zanneder. Gerçeği bulunca da oyuncak bebeğe iltifat etmez.



    Tasavvuf Ehlinde Ruhî Hastalık Olmaz


    - Psikiyatristler için ne diyorsunuz? Onlar bir tasavvuf ehlini tedavi edebilirler mi?
    - Doktorlar beni muayene etti. Ben, “psikiyatristler de beni muayene etsin. Belki bende bir şeyler vardır.” dedim. Birini getirdiler. Dedi, “Ne düşünüyorsun?” “Doktor bey, her şeyi!” dedim. Doktor, gitti! Tasavvuf ehlini, ruh olarak değil ama madde olarak tedavi edebilirler; dimağına aldığı bir darbeden dolayı...



    - Tasavvuf ehli bir psikiyatr doktora, tasavvuf ehli birisini götürdüm. Doktor, “Sen tarikat ehli misin?” diye sordu. O da “evet” dedi. Doktor, “Sen tarikat ehliysen niye hasta oldun, demek ki tarikata doğru inanmıyorsun.” dedi.
    - Doğru söylemiş. Tarikata inanan, cine inanır, periye inanır ve bunlardan korkmaz. Korkmayınca, üzülmeyince...

    YanıtlaSil
  54. - Melekler insanlara görünerek yardım edebilirler mi?
    - Görülebilir, sessiz. Ses gelir, görülmez.



    - Aynı insanda hem cin, hem şeytan, hem melek bulunabilir mi?
    - Aynı anda olamaz.



    - Farklı zamanlarda gelebilirler mi?
    - Gelirler



    - Peki cahil bir insana gelebilir mi?
    - Herkeste var. Gaflette şeytan, gafletten çıktığı anda da melek emdirir.



    - Melek nasıl emdirir?
    - Kuvvet verir. Şeytan, Ehlullah’ın içine, fenafillah olmuş kişinin içine giremez.



    - Şeytan cahilin içine girdiğinde melek gelip yardım etse o kişi düzelir mi?
    - Normal her insanda olur. Tabiî kâfirlere melek yok. Gazetecilerin dinleme cihazı olduğu gibi, şeytanın da gagası var. Şeytan müminin önünden giremez. Zikir olduğu vakit gelemez, zikir olmadığı vakit yaklaşır. Zikir olduğu vakitte ya yanar, ya kaçar.



    - Cahil bir insan şeytanı çağırsa, zarar görmez mi?
    - Zarar görmeyebilir. Şeytanın gagası var, bu hadis-i şeriftir. Mü’mine önden gelemez. Önden gelirse ya kaçar, ya yanar. Arkadan önce akciğeri dinler; nefes içerisinde zikir var mı yok mu. Nefes, “Hu, hu” diyor mu, yoksa gaflette mi. Eğer orada yok ise karına bakar. Orda da ses yok ise buruna gelir. Nefesi dinler. Latifelerde var ise onu yakar. Eğer orada da yok ise, o zaman içine girer, Allah korusun kalbin içine girerse tüm sistemi eline alır, şoförlük yapar.



    - Latifeleri mi parlatmak lâzım?
    - Herkes yapamaz. Sûfî, nefesini boş bırakmamalıdır. Cehrî olmasına rağmen Kadirî tarikatı, Şahı Abdulkadir Geylani, “Bin kere kalbinle Allah de, bir kere dilinle” buyuruyor.



    - Cehrî olmasına rağmen?
    - Kalbinle söylediğin vakit şeytan yaklaşamaz. Kaçar.



    Mürşid-i Kâmil Arayın


    - İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin Mebde ve Mead adlı eserinde, “Bir mürşid-i kâmil bulduysanız, bağlanın. Eğer bulamadıysanız, zamanın kutbuna rabıta üzere olun. Ondan size feyz gelir” buyuruyor. Bu zamanda bunun yapılması meşrû mudur?
    - Hayır! Mürşid bulun. Çünkü zamanımızda vardır. Türkiyemiz’de vardır. Hiç ummadığın, bunda bir şey yok dediğin adam belki Allah nezdinde sultan olur, bizim gibi eli öpülen hiçbir şeye yaramaz!



    - İmam-ı Rabbani Hazretleri bunu hangi dönem için söylemiş olabilir?
    - Daha o zaman gelmedi.



    - Arayan bulur...
    - Arayan bulur. Eğer şimdi o zaman geldi dersek, müsbet olanları inkâr eder, bu çok tehlikelidir.

    YanıtlaSil
  55. Öbürünü yapmaya çalışır, bunu inkâr eder. Şeytan da musallat olur o zaman.
    - Bana göre, ölü bir aslan yerine diri bir tilkiyle irtibat kurmak, onun arkasından gitmek daha iyidir. Çünkü ölü bir aslana derdini anlatsa da sesini işitemiyor. Ses verse de onu alan yok. Fakat, tilki de olsa, noksan da olsa bir karşılık verir.

    Mutlaka yaşayan birine bağlanmak lâzım!

    Evet. Arayın, bulun! İmam-ı Rabbani’nin bahsettiği dönem de gelecek. İnşaallah o zamana yetişmeyeceğiz.



    - İnşaallah.

    - Ama yakın.



    - Mehdi Aleyhisselâm hakkında, “Her sabah bu akşam gelir, her akşam bu sabah gelir” diyorsunuz. Buna paralel olarak, ümmet-i Muhammed’e bir müjde verir misiniz?
    - Bugün gelir diyemem.



    - Ama bekliyorum, diyorsunuz.
    - Evet. Geleceğini inkâr etmek mümkün değildir. Üç vasfı var ki, bunlar kimsede yok.



    - Nedir onlar?
    - Meselâ, “Humeyni, mehdi” dediler. Humeyni geldi. Zengin, evet. Hükümdar, evet. Ama adaleti icra etmekten aciz. Beceremedi. Bediüzzaman geldi, o da hükümdar değildi... Muhtemelen Uhud dağındaki altınlar Mehdî Aleyhisselâm’a kendini gösterecek.



    - Uhud’daki altınlar, Fırat’taki altınlar...
    - Gizli kalmaz ona.



    - Bildiğimiz altın madeni, hadis-i şerifte geçen...
    - Petrol de olabilir.



    - Su da olabilir mi?
    - Olabilir.



    - Tevile açık, her şey olabilir...
    - Nasıl olacağını bilemeyiz ama, geleceğine inanıyorum ve bekliyorum. Bediüzzaman kadar âlim olması lâzım, tekâmülünü ilerletmesi lazım, ki bugünkü zındıklara karşı konuşabilsin.



    - Konuşması kitâbî mi olacak, yoksa sözlü mü?

    - Kitâbî! Bugünkü bilgisayarlar, tele deccallar o zaman olursa herkes görecek Mehdî Aleyhisselam’ı.



    - Tele deccal?
    - Televizyon!



    Allah Bize Saddam’ın Ölümü Gibi Ölüm Nasib Etsin


    - Tek gözlü!
    - Ben, tele deccal evime girmeyecek, dedim. Fakat Saddam zamanında dayanamadım... Elhamdulillah, Saddam’ın iki kere kelime-i şehadet getirdiğini işittim.



    - Ondan sonra çıkardınız...
    - Evet. Saddam’ın çok aleyhindeydim. Fakat bütün dünya imanına şahid oldu.



    - Ama hâlâ Müslümanlar bu mevzuyu idrak edemiyorlar, hâlâ kızıyorlar
    - İmanından şübhe yok! Hadis’te, “Kim Lâ ilâhe illallah derse...”



    - Kurtulur...
    - Sadece “Lâ ilâhe illallah” değil, “Muhammedun resûlullah” da demeli. Saddam’ın, “Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden resûlullah” demesini, şu sağır kulağımla işittim. O anda bunu söylemek kolay değil.



    - Çok cesaretli öldü. Cellatları bile titriyordu karşısında.
    - Allah bize de nasib etsin!



    - Amin!
    - Sağır olduğumdan televizyon, cep telefonu kullanamıyorum. Birisinin bana tercüme yapması lâzım. Kulaklık yankı yapıyor.



    - Ama Saddam’ın şehadetini duydunuz?
    - Evet! Bu zamanda dört başı mamur Müslüman bulamayız. Dört başı mamur Müslüman resmiyete giremez. Hele hele, Hanefî olsa hiç giremez.



    - Neden?
    - İmam-ı Azam girmediği için. Ahmet bin Hanbel girmediği için. Daha sayayım mı?



    - Resmiyete girenlere ne diyeceğiz?
    - Arkadaş, bunlara ittiba edilir. Üç asırdır yaşayan ulemaya itibar ederiz. Artık araştırmak şarttır.



    - Neyi araştırmak?
    - Dini.



    - Bugün devlet memurluğuna girmiş bir Hanefî meselâ, “Amerika bizim dostumuzdur” diyor.
    - Devlet memuru bir profesöre sordum, “Şu anda benim yanımdaki imanınla, rektörün yanına gittiğindeki imanın bir midir?”



    - Ne dedi?
    - “Bir değil” dedi. Memur, bu!

    - O zaman sakat
    - Sakat! Ama kâfir oturacağına Müslüman otursun oralarda.



    - Kendinizden bahseder misiniz? Gençliğinizden...
    - Evet, evet gençliğimden çok güzel bahsederim ben! Gençliğimde isyan ettim, Allah’a karşı geldiğim için (Bağlı olduğu solunum cihazının hortumunu göstererek) Allah da beni böyle bağladı. Bundan daha büyük keramet mi olur! Kimim ki kendimden bahsedeyim! Büyüklerimiz... (Ağlıyor) Kimiz ki kendimizden bahsedelim! Ne hocalarıma uyabildim, ne de talebelerime... Ortada kaldım.

    Furkan Dergisi, Ağustos 2009, s. 34

    YanıtlaSil
  56. Ben bu cemaati içinden dışından yıllardan beridir tanırım. Cemaatin alt tabakasında yaptıkları işi Allah rızası için yapıyor olduklarını sanan saf niyetli insanlar var. Gerçektende Gülen Cemaati belirli bir süre çok samimi bir şekilde Komünist Rusya'dan kopan soydaş ve aynı zamanda dindaşları için çalıştı. Yalnız belirli bir süre sonra özellikle itikaden sapmalar görüldü. Balığın baştan koktuğu üzere Gülen Hoca en temel meselelerde uçurumun kenarından yürümeye başladı ve en sonunda ne yazık ki düştü. O'na olan sevgi de ayarlanamadığından cemaati de peşinden sürüklendi..Topluca uçurumdan atlayan koyunlar gibi maalesef hemen hepsi -özellikle itikaden- Ehli Sünnet dairesi içinden çıktı..

    Bunun yanında Cemaat tüm devlet kurumlarındaki varlığını arttırdı. Bir Müslüman olarak eski Gülen Cemaatinin kadrolaşmasından huylanmazdım fakat yeni versiyon cemaat beni iyiden iyiye korkutmaya başladı. Menfaati için türlü taklalar atan,siyasîlere yaranmaya çalışan,müçtehid olmadığı halde içtihad yapmaya çalışan,Devlet Başkanları gibi taziye ilanları yayınlayan,kadrolaşma adına herkesin bildiği sınavlarda soruları çalan,Sayın Başbakan hastalanmış ameliyat masasına yatmışken müsteşarını tutuklamak isteyen fırsatçılardan oluşan,parası olmayanları adam yerine koymayan,parası olmayıpta zeki olan çocukları kendi oluşumuna katmaktan geri durmayan,diyalog ve hoşgörüyü elin papazına-yahudisine layık görüpte Müslüman kardeşleri zulüm altında inlerken onlara yardım maksadıyla öldürülenlerin arkasından 'meşru otorite izni' arayanlar..Müslümanda öfke olur,gazap olur,buğzetmek olur..Herkese ha ha,hi hi edemez bir Müslüman. Kendi menfaatleri için dinin en temel emirlerini kaale almamazlık edemez,haşa teferruat diyemez bir Müslüman..ve en önemlisi Hakka tapar,GÜCE TAPMAZ bir Müslüman..

    Ben en son dershaneler meselesinde anladım ki cemaatin derdi islam falan değildir. Kendi menfaatleri için büyümek büyümek büyümektir. Bu uğurda yalakalıkta,takla atmakta,başörtüsünü çıkarmakta,Allah'ın dost ve veli edinmeyin dedikleri kimseleri kucaklamakta,Allah'ın ayetlerini 'sert bulmakta' mübahtır..

    Maalesef bu arkadaşlara vaazu nasihatta fayda vermemektedir. Doğru bildiklerini okumaktadırlar.

    Karşılarına Erdoğan çıktı ve son günlerin moda tabiri ile Sayın Başbakanı 'yemeye' çalışıyorlar. Kendi menfaatleri halkın menfaatlerinin bile üzerinde olan bu cemaat, hesabı bozulan yahudi eski defterleri karıştırır hesabı zamanında eminyetteki istihbaratçılarının bir gün işimize yarar diyip kayıt altına aldıkları kasetleri seçimlere az bir zaman kala ortalığa sürecektir..Ayrıca parti içindeki milletvekillerini partiden kopartmaya çalışacaktır.

    Yalnız debelenmeleri boşuna..Usta'nın eline düştüler. Jileti keskin,kolları kuvvetli..Sandalyede rahat durmayacaklar anlaşılan. Köpüğünde etkisi ile Usta'nın elindeki jilet vııııjjjjtttt diye koparttığı kulaklarına(emn.ist.dairelerinin dağıtılması,özel yetkili mahkemelerin kaldırılması) ek olarak dillerini de kopartmasın..

    Usta cemaate karşıymış..cemaat Usta'da ki Müslüman asabiyetine bakarak nasıl bir adamla karşı karşıya olduklarını unutuyor..

    YanıtlaSil
  57. slm aleyk...2 gündür size izah etmekten bıktım ama siz hala hangi zamanda oldunuzu bildiğiniz halde sırf düşmanlık olsun diye mümine kafir demenin imanı yok edeceğini bilmezmiş gibi hala çamura devam...bu son olsun anladınız anladınız...anlamadınız ne yapayım...hoca efendi bir sohbetinde şöyle der...kişi la ilahe illallah dese muhamedün resulullah demese ona müslüman nazarıyla bakılması için yeterlidir der...arkadaşlar bu sözü tutup vaysen ehli sünnetten çıktın vay bu olurmu diye hacaefendiye çamur attınız...kardeşim siz mehdi resulüde böyle anlıcaksanız boşa mehdi beklemeyin....zira hocaefendinin anlattığı şu sohbetin devamını tam izlerseniz çamur atmak yerine görürsünüz....İMAN ÖYLE KIYMETLİ BİR HAZİNEDİRKİ TRİLYONDA BİR İMANI OLMA İHTİMALİ OLAN BİR İNSAN İÇİN DAHİ İMANI YOK EDEN İMANLIYA İMANSIZ DEME GAFLETİ İŞLENEÖMEZ...BU RİSK ALINAMAZ...OLURKİ YRİLYONDA BİR İMANI OLUR...EN DEĞERLİ HAZİNENİZİ GİDER...TRİLYONDA BİR İHTİMA DAHİ OLSA İMANIN KIYMETİ GEREĞİ BU RİSK ALINMAZ...

    YanıtlaSil
  58. gelelim cemaateki bazı bozuk insanların cemaate ne işi olduğuna...içki içen şakirtler mevzu..alimlik tek hadisten hüküm çıkartmak değil...tüm hadislerin tamamının oluşturduğu büyük resimden hüküm çıkartmaktır...başka hükümlere ters düşmeden...eminimşu hadisi pek azınız biliyordur..."Siz öyle bir zamandasınız ki, içinizden kim emredildiklerinin onda birini bırakırsa helak olur; sonra öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda yaşayanlardan kim emrolunduğunun onda birini yaparsa kurtulacaktır.” buyurur. (Ramûzu’l-Ehadis s. 136, 1753, hadis Tabarani filkebir, İbn-i Adiy, Ebû Hureyre’den)
    bu cemaat 10 da 10 insanların elinde kuruldu...sonra 10 da dokuz olan insanları aldı yanlarına ...10 da 8 ler ....10da 5 ler...onda 3ler....2ler ve en son birler....eğer efendimiz on da birlerde kurtulacak diye müjdeliyorsa...cemaatin kapısı onda birlerede açıktır....yeterki onda 0 adüşmesinler...onda birliğini muhafaza etsinler kabulümüzdür..isteyen 10 da 10 ayükselebilir mani yok...ama cemaatten onda 1 leri terk et demeyin...cemaat bunu yapmaz...onda 1 lere kafir gözüyle bakanlar burakın mehdiyi cenneti unutsunlar......zira bir kişinin imanının inkarı en büyük küfürdür...başka yazmıcam...allaha emanet olun

    YanıtlaSil
  59. kye tayyip bizimdir biz de tayyibin...yukarıda açıkladım sen hala ikisini düşmanmı görüyorsun..önceki yazılarıma bak anlarsın...

    YanıtlaSil
  60. "kişi la ilahe illallah dese muhamedün resulullah demese ona müslüman nazarıyla bakılması için yeterlidir der"

    Nasıl yani?

    Kardeşim; o 10 da 10, 10 da 1 hadisini biliyoruz. Tamam ama o amel bakımından verilen bir müjdedir. Şimdi sen çıkıp da, şu yukarıdaki tırnak içinde verdiğim alıntıyı buraya yazarsan bizde sana otomatik olarak cevap vermek zorunda oluruz.

    İman ihtimali diye bir şey olmaz! İman ya vardır ya yoktur. Kişi Muhammeden Resulullah demez ise ehli sünnet açısından bir problem olmaz, direkt olarak kafir olur zaten! Biz de ona sorarız; Allah'ın varlığına birliğine inandın mı? O inandım der. Peki Muhammeden abduhu ve Resuluhu diyor musun? O da diyorum tabi derse zaten imanı vardır. Yok demezse, imanı yoktur! Bunun ihtimali falanı filanı olmaz. Yüzde bir milyon kafirdir. Ancak ve ancak ileride Müslüman olursa o ayrıdır, veyahut ayet ve hadis ile kafirdir ifadesi geçmez, veya kendisi amentüye toptan veya "bir kısmını" inkar etmez ise kafir öldü diyemeyiz.

    Yukarıdaki alıntıladığım laf adamı uçurumdan aşağıya sürükler! Müslüman nazarıyla bakmak resmen adamı saptırır

    YanıtlaSil
  61. Cevap:M.Fethullah Gülen:

    Evvela,bir sözü doğru değerlendirmek için o sözün siyak ve sibakına (öncesine ve sonrasına) da bakmak gerekir.
    (Söz konu­su yazının yer aldığı kitabı isteyip alakalı bölümü açıyor) Bakın size o bölümü okuyayım da kendiniz değerlendirin:“Bu konuda bana,başkaları tarafından anlatılan bir vakayı arzetmek istiyo­rum. Çok eski yıllarda birisi gelmiş bana İslami cemaatlerden bi­risini sormuş. Ben de:"Onlar,ufkumuzda yalancı bir şafağın bi­le olmadığı dönemde,Edirne'den Ardahan'a kadar ülkemizin her tarafını köykent demeden dolaşarak kurslarla,yurtlarla,pansiyonlarla donattılar." demişim. Aradan bir iki ay geçmiş. Bornova'da akşam sohbetleri sırasında yine aynı soruyu sor­muşlar,ben yine benzer şeyler söylemişim. Belki aradan birkaç ay geçmiş o zat tekrar gelmiş,yine aynı soruyu sormuş. Ben de ilk söylediğime benzer şeylerle soruya cevap vermişim. Bu mese­lenin bir de öteki yüzü var. -Bilmiyorum söylesem mi?- O zat benim,haklarında böyle konuştuğum cemaate gitmiş,dediklerimi aktarmış. İhtimal bu hususta ölçüyü tam anlamıyla kavrayamayan birisi benim için "Aktörlük yapıyor." demiş. İkinci ve üçüncü seferlerde de aynı şekilde cevap alınca "Bir insanın beni tanıma­dan,nereden geldiğimi bilmeden,farklı zamanlarda ne niyetle sorulduğunu bilmediği bir soruya hep aynı şekilde cevap vere­bilmesi mümkün değildir ve bu katiyen aktörlük olamaz" demiş. Evet bizim için temel ölçü,din ve diyanete,hangi yolla olur­sa olsun,hizmet etmektir. Biz az veya çok bu uğurda katkısı bu­lunan herkesi,ama herkesi alkışlar,başlarımızı ayaklarının altı­na kaldırım taşı gibi koyabiliriz. Kaldı ki bu ölçüyü biz koymuyo­ruz ki? Allah ve Resulü bu hususla alakalı ölçüyü asırlar önce koymuşlar:"La ilahe illallah,Muhammedün Resûlullah diyen herkes,bizim din kardeşimizdir. Ayrıca kabirde Münker-Nekir,"Rabbin kimdir,nebin kimdir,dinin nedir?" diye soracak. O so­rular arasında falanı filanı kabul etme yoktur. Yani onları kabul etme iman esasları arasında değildir. O halde ben,ne diye şu ya da bu sebeple beni tasvip etmeyen din kardeşlerime cephe alayım ki?"

    İşte bunlar söylendikten sonra söz konusu cümle yer alıyor ve deniyor ki:"Hasılı,herkes kelime-i şehadeti esas alarak etrafındaki insanlara bakış açısını yeniden ayarlamalı. Hatta onun birini söyleyip diğerini,yani "Muhammedün Resûlullah"ı söylemeyen insanlara bile,rahmet nazarıyla bakmalı. Çünkü hadis­lerde anlatıldığına göre,Allah'ın o engin rahmeti ahirette öyle tecelli edecektir ki,şeytan bile:"Acaba ben de istifade edebilir miyim?" diye ümide kapılacaktır. Şimdi böyle bir rahmet engin­liği karşısında,cimrilik yapma ve o cimriliği temsil etme bize ya­raşmaz. Hem bize ne? Mülk Onun,hazine Onun,kul O'nun...Öyleyse herkes haddini bilmeli...'"

    Kaldı ki,tenkit ettikleri o cümleden hemen sonra şu parag­raf yer alıyor ve kelime-i tevhidin bütününe dikkat çekiliyor:"Söz buraya gelmişken bir düşüncemi arzederek bu faslı da ka­patmak istiyorum. 70li yıllardan beri beni ve hizmetimizi yakın plana alan ve yakaladığı her fırsatı değerlendirerek gam­mazlayan,hatta devlet ricalini iğfal eden ve bir gazetede sahibi olduğu sütunu çoğunlukla bunlara ayıran bir yazar bir gün "Lâ ilahe illallah,Muhammedün Resûlullah" dese inanın bana,o gün benim için bayram olur. O şahsın bana yıllardan beri durmadan,usanmadan,yılmadan düşmanlık yapmasını hiç önemsemeden onu bağrıma basarım. Evet,önemli olan o zâtın Allah ile arasındaki düşmanlığı aşabilmesi ve O'na yakın olabilmesidir."

    YanıtlaSil
  62. Emin Şimşek:
    Soru:Yani,tenkit edilen sözleriniz ınücerred "Lâ ilahe illallah" demenin kurtuluş için yeterli olduğu manasına gelmiyor;onu söyleyen bir insanın "Muhammedün Resûlullah" demese de ahiret azabından kurtulacağını söylemiş olmuyorsunuz;öyle mi?

    Cevap:M.Fethullah Gülen:

    Tabii ki... Bediüzzamanın ifadeleriyle söyleyecek olursak,"Kelime-i şahadetin iki kelâmı birbirinden ayrılmaz,birbirini ispat eder,birbirini tazammun eder,biri birisiz olmaz. Madem Peygamber (aleyhissalâtü vesselam) Hâtemül-Enbiyadır,bütün enbiyanın vârisidir. Elbette bütün vusul yollarının başındadır. Onun cadde-i kübrâsından hariç hakikat ve necat yolu olamaz." Ben hayatım boyunca herkese karşı cennet hâzinleri gibi yumuşak edalı olup,yarım kelimeyle dahi olsa insanlara bir ümit vererek bir kurtuluş yolunun olabileceğini hatırlatmaya çalıştım. Bazen mükellefiyetlerin tam-tekmil edasının bile in­sanın kurtuluşu için yetmeyeceğini söyleyip asıl meselenin Rahmet-i İlahiye ye iltica olduğunu anlattım. Bu sözü de Efendimizin bir hadis-i şeriflerine dayanarak söyledim:“Bir gün Allah Resulü 'Hiç kimse ameliyle kurtulamaz." deyince,Sahabe Efendilerimiz:"Sen de mi ey Allah'ın Resulü?" diye sorarlar. Efendimiz,"Evet,ben de kendi amelimle kurtulamam. Ancak Allah rahmet ederse kurtulabilirim." cevabını verir. Ama aynı Allah Resulü bir başka hadislerinde,"Lâilahe illallah deyin kurtulun." buyurur. Zanne diyorum,havf ve reca dengesini anlamayanlar en masumane sözleri de kendi anlayışlarına göre bir yerlere çekiyor ve keyifle­rine göre yorumluyorlar.

    YanıtlaSil
  63. min Şimşek:
    Soru:Peyganıberimiz'in risaletinin ilk senelerinde kelime-i tevhidin sadece ilk kısmım söylediğini iddia ettiğiniz hususu tenkit ediliyor?

    Cevap:M.Fethullah Gülen

    Önce şunu ifade edeyim ki;bu benim iddiam değil;insanları,az da olsa bildikleri ulûhiyet inancına ve tevhit düşüncesine çağırmak ve daha sonra söyleyeceklerine alıştırmak için Efendimizin kullandığı bir tebliğ yoludur. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem),Allah (celle celâluhu) tarafından bütün in­sanlığa son elçi olarak gönderilmiş ve kendisinden önceki pey­gamberler gibi başta tevhid (Allah'ın varlığı ve birliği) olmak üzere itikada ve amele müteallik değişik esasları insanlara teb­liğ etmekle vazifelendirilmiştir. Evet,diğer elçiler gibi o En Büyük Elçinin de ilk vazifesi,insanları değişik putlara tapmak­tan,onların esaretinden kurtarmak suretiyle bütün kâinatta farklı eser ve tecellileriyle varlığını ve birliğini apaçık gösteren bir tek Yaratıcıya inanmalarını;dolayısıyla da her türlü zihni,ruhî ve kalbi dağınıklıktan kurtulmalarını sağlamaktır.

    Efendimiz risalet vazifesiyle tavzif edilir edilmez,adeta mahalle mahalle,çarşı çarşı,kapı kapı dolaşarak muhataplarına Allah'ın tek yaratıcı olduğunu,dünya saadetinin ve ahirette kurtuluşun buna inanmakla mümkün olabileceğini anlatmaya çalışmıştır. Haddizatında,bu teklifte bulunan belli ki bir peygamberdir ve O'nun tevhid davetini kabul eden de Ona inanmak suretiyle nübüvvetini de kabul etmiş demektir.

    Başta Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i olmak üzere değişik pek çok kaynakta geçen bir hadis-i Şerif şöyledir;Rabîa bin Abbâd anlatıyor:“Allah Resûlü'nü Zü'1-Mecaz panayırında gördüm. İnsan­ların arasında dolaşıp onları Allah'a inanmaya çağırıyor ve dur­madan tekrar ederek "Kûlû lâ ilahe illallah,tüflihû - Allah'tan başka ilâh yoktur deyin,kurtulun!" diyordu. (Yani kurtuluşu la ilahe illallah demeye bağlıyordu.) İnsanlar da sükûnetle dinliyorlardı. Yalnız Allah Resûlü'nün arkasında saçları örülü ve aynı za­manda da şaşı birisi vardı ki,Allah Resulünü susturmaya uğ­raşıyor,etrafındakilere de "Bu adama inanmayın,-hâşâ- o bir yalancıdır;sizi atalarınızın dininden döndürmek istiyor!" deyip duruyordu,Oradakilere adamın kim olduğunu sordum. Bana "Allah Resûlü'nün amcası Ebû Leheb'tir." dediler.

    Efendimizin peygamberliğinin ilk yıllarında gerçekleşen bu hadise ve Onun “Lâ ilahe illallah deyin kurtulun!"”demesi,Ebû Cehil’in orada bulunması ve Efendimizin mübarek yüzüne top­rak savurması gibi değişik ek ve nüanslarıyla Müstedrek’te. İmam Buharî'nin Tarihu'l-Kebîr'inde,Beyhakînin Sünen'inde ve daha başka eserlerde anlatılmıştır. Sahih-i Buharı şerhi Fet-hu'î-Barî'de İbn-i Hacer,Efendimizin "Allah'tan başka ilah yoktur deyin,kurtulun" ifadesinin. O'nun kavmine ilk çağrısı olduğunu ve Yemen'e gönderdiği Hazreti Muaz'a da,“Onları davet edeceğin ilk şey Allah'ın birliğine şehadet etmeleri olsun.” dediğini nakleder.

    YanıtlaSil
  64. ""Muhammedün Resûlullah"ı söylemeyen insanlara bile,rahmet nazarıyla bakmalı"

    Çakallık kokan yorumlar, cemaatin gazetelerinde abuk sabuk yayınlar, stv nin dizilerinde itikadi olarak bozuk görüşler... Ve ne oldu? Hoca efendi bak şöyle de dedi diyerek işin içinden çıkma çabaları.

    Meselenin özü düşünüldüğü zaman, kelime-i tevhidin değil ikinci yarısını söylemeyenlere... ateist insanlara bile acıyarak, üzülerek bakmak gerekir. Onlar için hidayet istemek gerekir. Hayvanlara bile merhamet ile bakmak gerekir. Şimdi geldi iş buraya. Bu işler o kadar kolay değil! Çakallığın lüzumu yok! İnsanlara rahmet nazarıyla bakmak ile, kelime-i tevhidin ne alakası var? Ama çıkıp da böyle kafa karıştırıcı yorumlar ederek milleti yanıltamazsınız, zamanı gelince oturursunuz!

    Herkes bir yol tutmuş, herkesin her şeyden haberi var! Fethullah ve Erdoğan armageddonu bekliyorlar! La Allah aşkınıza bir susun be! Adamlar kavga eder onu bile Allah'ın emriyle böyle yapıyorlar dersiniz. "Bozacının şahidi, şıracı olur"

    Şimdi bırak laga lugayı da şunun cevabını ver bana;

    "kişi la ilahe illallah dese muhamedün resulullah demese ona müslüman nazarıyla bakılması için yeterlidir der"

    Biz kelime-i tevhidin ikinci kısmını okumayana, rahmet nazarı ile mi bakacağız yoksa ona Müslüman nazarı ile mi bakacağız?

    YanıtlaSil
  65. Yahudiler de tek tanrı inancını paylaşıyorlar. Yani onlar da La İlahe İllallah diyor diyebiliriz. Yahudiler müslüman, Hıristiyanlar müslüman değil mi bu durumda. Siz onlara rahmet veya Müslüman nazarıyla bakarken onlar(hristiyanlar-Avrupada yaşamış müslümanlar diyor bunu) bize yecüc mecüc nazarıyla bakıyorlar.... Yahudilerin bize hangi nazarla baktığı malum...
    Meseleyi tam anlamadım ama anladığım kadarıyla tek tanrı inancını paylaşan herkese müslüman denebilir, yani dinleri birleştirmek böyle bir şey mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeşim La ilahe illallah demek Allah dan başka ilah olmadığına şehadet etmektir. Lakin, yahudiler; Üzeyir Allah'ın oğlu dediler, Hristiyanlar ise 3 ün 3'ü gibi abuk sabuk bir inançtalar. Yani bunlar ile ortak hiç bir yanımız yok. Adam çıkmış onlara Müslüman nazarı ile bakılmalıdır diyor, Bu lafı diyen Allah muhafaza dinden çıkar! Hele hele ehli cennet demek yada Müslümandır onlar diye tam kafirdir.

      Sil