.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

27 Ağustos 2013 Salı

SURİYE'YE MÜDAHALEYE 3 GÜN KALDI

3 gün kaldı

'de sular kaynama noktasına geldi. ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya 3 gün içinde müdahale olacağını söylerken Türkiye'de koalisyona ortak oldu. Rusya, İran ve Çin ise askeri operasyonu üstü kapalı tehdit ediyor
3 gün kaldı

Dünya27 Ağustos 2013, Salı

'de BM verilerine göre 100 binden fazla kişinin öldüğü iç savaşın bitirilmesi için yürütülen tüm diplomasi çalışmalarından şimdiye kadar somut bir sonuç çıkmamıştı. 
Kimyasal saldırı üzerine ABD, ' aşıldı' açıklamasını yaparken İngiltere, Fransa ve son olarak Almanya da son 25 yılın en kötü kimyasal saldırısına sessiz kalmayacaklarının işaretini verdi. 
Barack Obama hafta sonu, olası askeri müdahale seçenekleri görüşmek için ilk önce İngiltere Başbakanı David Cameron ile telefonda 40 dakika görüştü. 
Obama ardından Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ile bir görüşme gerçekleştirdi. 
Dün de Almanya Başbakanı Angela Merkel, Cameron ve Hollande ile görüştü. 
Yaşanan son gelişmelerin ardından İngiltere, Türkiye, Fransa başta olmak üzere birçok ülkeden ardı ardına açıklamalar geldi. 
Yürütülen diplomasi trafiği ve liderlerin açıklamalarının ardından dünya basını da "Müdahale üç gün içinde olacak" yorumlarına yer verdi.

4 yorum:

  1. Ergün Diler'in 27 Ağustos 2013 tarihli Takvim gazetesindeki makalesinde bir takım imalar var. Aynı ihtimale ben de takılmıştım. Kimyasal silah haberi gündeme düştüğünde her ne kadar Esed'in zor durumda kaldığında başvurmayacağı seçenek olmazsa da şimdilik kimyasal silah kullanması kendi ipini çekmesi anlamındaydı.

    Bu kimyasal işinin altında başka bir numara var diyordum. Demekki artık Suriye'ye müdahale zamanı gelmiş ki, bu kimyasal olayı ile ortamı ikna operasyonu yaptılar.

    Suriye'ye müdahale edilmesinin sebebi Suriye'de Esed'in devrilmesinin ardından İhvan-ı Müsliminin Suriye kolunun iktidarı ele geçirmesine fırsat vermemektir.

    Aynen Mısır gibi Erdoğanı destekleyen ülke ve iktidarların devrilmesine çalışıyorlar. Hatta Tunus'u da buna dahil edebiliriz.

    Ergün Diler'in yazısından alıntı:

    Düne kadar Esad'ı koruyan Cameron bir anda değişti! Değiştiğini de "kimyasal silahlarla öldürülen çocuk fotoğraflarına dayanamadığını" söyleyerek açıkladı! Oysa Mısır'daki Adeviyye Meydanı'nda da çok sayıda ölen çocuk vardı! Başlarından vurulmuştu pek çoğu! Anasız babasız kalan yüzlerce çocuğun haykırışı Akdeniz'i doldururken neden duygulanmıyordu? Kahire kan gölüne dönerken neden susuyordu!
    Kimyasal silah geçerli bir mazeretti!
    Kabul!
    Ama şeytan da olsa, katil de olsa Esad'ın kimyasal silah kullanması için nasıl bir gerekçesi olabilirdi? Çocukları öldürdüğünde eline ne geçecekti?
    Vermek istediği mesaj neydi?
    Aklım almıyor! Uluslararası müdahalenin olmayacağı garantisi verilen Esad neden böyle bir vahşete imza atmıştı?
    Bence yine öldürülen bebeler ve Müslümanlar üzerinden bir başka oyun sahneye konuldu!
    İngilizler bu işin arkasında!
    KİMYASALLA herkesi ikna ettiler!
    Muhalifler istikrarlı bir şekilde giderken, Şam'a girmişken, bir anda KİMYASAL BOMBA düştü! Boşnaklar'ın Saraybosna Havalimanı'nı ele geçirmesinden sonra Amerika'nın önce Richard Holbrooke'u, ardından da DAYTON anlaşmasını masaya getirmesi gibi bir şeydi!
    Mısır'da Mursi'nin gitmesinden sonra Suriye'de Müslüman kardeşlere geçit vermemek için yola çıktılar! Erdoğan'la kenetlenmek için bekleyen herkes hedefti!

    YanıtlaSil
  2. Suriye'ye müdahale demek ekonomik krizin patlak vermesi demektir. Petrol fiyatları uçacak ve dolar çakılacak demektir. Ülke olarak kim nereye çekerse yine oraya gideceğiz. Zamanında kendi İslami politik ve ekonomik şartlarımızı oluşturabilseydik, en azında şu uyduruk ekonomik krizden etkilenmemiş olacaktık. Ama onlar ne dediyse he dedik.

    Bunun öncesinde, FED'in aldığı kararlar neticesinde, ABD doları anavatanına dönerse Eylül ayı gibi, yüksek ihtimalle yine bir kriz ile karşı karşıyayız demektir.

    Bence Suriye'ye müdahale zaten gelecek ekonomik krize bir bahane olarak kullanılabilir.

    YanıtlaSil
  3. İslam alemi petrol ve doğal gaz başta olmak üzere kendi ekonomik kaynaklarını kendisi değerlendirdiğinde, İslam ümmeti tek bir halifeye biat ettiğinde, İslami yönetim kendi kutsi kaynaklarına dayalı olarak gerçekleştirildiğinde, Allahın yarattığı zenginlikler yine Allahın kullarına eşit ve adil bir biçimde paylaştırıldığında işte o zaman hadislerin haber verdiği gibi kurtla kuzu yan yana yaşayabilecektir. Bu da inşaallah Mehdi'nin zamanında gerçekleşecektir. O halife malı seviyyen dağıtacaktır. Hilafeti ihya edecektir. İslam alemindeki fitne yangınlarını söndürecektir. Bunlar hayali ütopyalar değil, Peygamberimizin gaybi haberleridir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehdi geldikten sonra olacaklara zaten iman ettik, ama önce olanları da görüyoruz... tam tersi

      Sil