18 Haziran 2013 Salı

DEVLETİN 700 YIL ÖMRÜ

Nakşibendi büyüklerinden Ali Baydin dedemiz (hazretleri demek bize tuhaf geldiği için ona dedemiz diyoruz) kendileri Romanya Tatarlarındandır. Kendisine bir gün rüyasında “buraları düşman çizmesi altında çiğnenecek. Kalk git” denildiği için memleketini terk etmiş ve İstanbul’a gelmiştir. Bilahere Suriyeye gidip orada kalmıştır. Hatay’ın Türkiye’ye katılmasında hizmetleri olmuş ve Fransızlar ile mücadele etmiştir. Daha sonra Manisa’da iskan edilmiş ve hayatının kalan kısmını burada geçirmiştir. 106 yaşında vefat etmiştir. Kendisini Manisa ovasının Menemen boğazından Demirköprü barajına kadar olan kısmından sorumlu bölgesel bir kutup olarak bilmekteyiz. Allah rahmet eylesin.

Ali Baydin dedemizin naklettiğine göre Allah Türk milletine 700 yıl hakimiyet vermiş, ancak Osmanlı devleti 600 yıl yaşamıştır. Bu nedenle Türk devletinin daha 100 yıl hakimiyeti olduğunu ifade etmiştir. Bu hakikatin kaynağı Muhyiddin-i Arabi’nin eserleri imiş.

Şimdi bu 100 yıl tabirini acaba Türkiye Cumhuriyetinin ömrü olarak mı yoksa başka bir suretle mi yorumlamalıyız, bilemiyorum. Eğer sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin ömrü ise o zaman artı eksi 2023 yılı ya da ona yakın tarihler olur. Yoksa bu hakikatin başka bir sureti mi var onu zaman gösterecektir.

Burada aklıma şöyle bir şey geliyor: Mehdi’nin hilafet emanetlerini İstanbul Emirinin elinden alması sanki devletin de Mehdi’nin eline devrolunacağını düşündürüyor. 

Gaybi Haberler

38 yorum:

  1. Zaten Mehdi as. devrinde ülke falan kalmayacak. Allah yıkacak hepsini. Tek adam yönetiminde (Mehdi as) İslam beldeleri olacaktır. Allahu alem

    YanıtlaSil
  2. Yaşayan görecek... Allah'ın muradı haktır.

    YanıtlaSil
  3. Evet hepimiz sohbetlerde osmanlı için 700 sene gibi düz rakamlar kullanıyoruz.osmanlının yıkılışı için 1922 yi baz alırsak.1299-1922 osmanlı 623 sene sürmüştür.Geriye 77 sene kalıyor .77 seneyi çoktan aştıgımıza göre bu cumhuriyet dönemi degil zaten.İlerde yaşanacak 77 sene olarak kabul edebiliriz.

    YanıtlaSil
  4. Peki bir hadisi şerifte okumuştum - ki yanılmıyorsam ravdet'ul mutteqim eserinde imam buhari olması lazımdı- hz.mehdi as ordusu şam ehlinden olacaktır..Şurayı özet geçmek lazım ;

    1- Şam ehli (Dımeşk) ,bildiğimiz şam şehrinden mi bahsediyor,
    2- Bazı hadislerde ve tarihi kaynaklarda şam ehli ken'an diyarı olarak nitelendirilen ( ürdün,suriye,ırak,mısırın bir kısmı,filistinin tümü ve turkiyede doğu anadolu bölgesinin kuzey tarafı ve bütün güneydoğu) yer olarak mı kastedilmek isteniyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rahmetli Esad Coşan'an Hocamızın yorumuna göre Şam Üsküdar'dan başlıyormuş. Ancak her halde Türkiye'nin bir kısmı bu Şam sınırlarına dahildir. En azından Güneydoğuda Toros sınırı ...

      Sil
    2. Evet orası kessin daha açık ifadeyle mezopotamya dediğimiz bölge (dicle ile fırat nehri arasında kalan mıntıkya verilen isimdir) zaten büyük bir kısmı Türkiye hudutları içerisindedir..Lâkin şöyle bireyde duymuştum..Esad hoca (rahmetullahialeyh) demişti ki : güneş batıdan doğu .doğudan batması muhtemel bir göktaşının dunyanın cok yakın yerinden geçmesiyle -ki bu göktaşı devasa boyutlarda olması lazım.en azından bir 3 bin veya 4 bin km den az olmaması kaydıyla- dünya ters yönde dönmeye başlayacaktır..Fakat şurda şöyle bir durum mevcut..Yaptığım astronomik araştırmalarda , dünyanın manyetik alanı değişmektedir..Yani güney ve kuzey kutupları yer değiştirmeye ce hatta ekvatoral bölgeninde tamamıyla yer değiştirmeye meyilli olduğu saptanmıştır..Bu alan değişmi söz konusu oldugunda ,dünya bir süre artık bir gün mü bir ay mı veya hafta mı bilemiyorum - bilimadamları daha süreyi sapmaış değiller,zira bu manyetik alan değişmi son 5 veya 6 senedir gözlemlenip doğru sonuçlara varmışlar- ters istikamette hareket edecektir..Bu da çok uzak olmaması ihtimaldir..Zira her geçen gün jet rüzgarları ve sismik yer değişmlerinden alınan verirlerle dönüşüm süratli bir şekilde devam ediyor....İsteyen bu siteden gerekli bilgilere ulaşabilir.. (http://geomag.org/info/mainfield.html)Fakat elbetteki böyle birşeyin mutlak olacağı kanısında değilim.Bu sadece bir varsayım...Tıpkı esad hocanın buyurduğu üzere sadece varsıyımlardır..Zirâ Gaybı bilen büyük yaratıcıdır..

      Sil
  5. şam aslında 2.yazdığınızdır. Şam dendiği zaman geniş bir coğrafya oluyor. Türkiye güney doğusu buna dahil mi bilmiyorum ama. şam lübnan kudüs, filistin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende o kanıdayım..Zirâ bazı hadislerde efendimiz şam mıntıkasının sınırlarını çizmiştir.Tâ kudüse kadar olan bölgeye verilen isimdir.

      Sil
  6. aslında dikkat kesilmemiz gereken bir diğer konuda "7" rakamındaki sırdır. mesela hadisler bahsedilen meselelerin bir çoğunda "7" ve katlarının geçtiğini görürüz...

    mesela: osmanlının 700 yıllık ömrü, melhameyi kübrada insanların 7'de 6'sının ölecek olması, tavafın 7 şavt olması, semanın 7 kat olması, hadislerde bahsedilen 70000 sarıklı ve cübbeli, deccalın peşinden gidecek 70000 ismahan yahudisi gibi daha çok uzatabileceğimiz "7" sayısının sürekli bir yerlerde karşımıza çıkmasıdır, elbette bu bir tesadüf değildir lakin manası nedir sorgulanması gereken nokta budur....

    işin daha ilginci, şuan dünya nüfusu 7 milyardır ve hadiste melhamede insanların 7'de 6'sının öleceğinin bildirilmesi oldukça ilgi çekici bir rastlantıdır, aceba bu oran dünya nüfusunun o zaman ki sayısına mı işaret etmektedir....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ali Arzık kardeşim, şu an dünyanın nüfusu zahirde 7,1 milyar; kıyıda köşede, bucakta sayılamayan yığınla nüfus var, onlarla birlikte 8 milyarı bulmaktadır. Bir rivayette en az 10'da 9, diğer rivayette en az 7'de 6 diye ele almıştır ki, zıtlık yoktur. 10'da 9 rivayetine bakınca; Mehdi'nin zuhurundan yaklaşık 3 ay (70 gün) sürece başlayacak olan Hermeciddun Harbi'nden önceki olacak olan mega doğal afetlerde ve Süfyani'nin çıkışından Hermeciddun Harbi'ne kadar gerçekleşecek olan katliamları da kastediyor; 7'da 6 rivayeti ise sadece Hermeciddun Harbi'nden Mehdi'nin zuhuruna kadar olan 70 günlük süreyi kastediyor, ki bu son sürece kuyruklu yıldızın da görülmesiyle birlikte kıtlıklar ve hastalıklar da dahil olacak ve önceden yaşanacak olan doğal afetlerden de sadece depremler ve yer batmaları devam edecek.

      Sil
    2. Yahudi Zohar kitabında buna benzer bir kayıt varmış. Armageddon savaşında insanların yedide altısı ölür diye.. Ancak dikkat edilsin "insanların" derken burada Yahudiler kendilerini kastediyor. Zira kendilerine göre insan kendileridir. Kendilerinin dışındakiler zaten insan değil, Goyim'dir. Yani Hayvan... Buradan Armageddon savaşında Yahudilerin yedide altısı ölür sonucu çıkıyor. Bir yazıda yahudilerin sadece % 15 i kalır yazıyordu. İşte bu % 15 tam da 7 de 1 'e tekabül eder. Yakın gelecekteki Müslümanın Yahudi ile son savaşında yahudilerin büyük çoğunluğu telef olacak. Kalanlar bir adaya yani Kıbrıs adasına sığınacaklardır.

      Sil
    3. Hadislerde sadece 6 da 5 ölür diye gördüm. "Her 6 kişiden 5'inin öleceği bir fitne" diye bahsediliyordu. Hadislerden 10 da 9 yada 7 de 6 yazan bir tanesini bana yazar mısınız?

      Sil
    4. Stickand kardeşim ben size o hadisleri yazacağım, Allah aşkına siz de şu 6'da 5'i yazın da kaynağıyla beraber bir görelim bakalım.

      1)Zürare der ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam’a şöyle arzettim: Nida hakk mıdır? Buyurdu ki: “Evet, Allah’a andolsun ki her kavim onu kendi dili ile duyacaktır”. Ve şöyle buyurdu: “Halkın onda dokuzu helak olmadıkça Mehdi zuhur etmeyecektir.”

      2)“Ya Resulallah, kıyamet ne vakit kopar?”, sorusuna, bir mübarek Cuma günü hutbede iken şöyle cevap vermişlerdir; “Ey Müminler! Biliniz ki, benden sonra Hülefa’i Raşidin gelir. Sonra mülk ve saltanat devri ile birlikte Emevi’ler gelir. Sonra Abbasiler gelir

      Ve sonra ey Ashabım! Bir Selim gelir emaneti alır ve en son bir Selim daha gelir, emaneti verir. Eğer, kimdir bu Selim diye soracak olursanız, bilin ki adına Osmanlı İmparatorluğu denilen ve o devirde kılıcı en keskin olan Islam devletinin Padişahı, birinci Sultan Selim Han bizzat benim emrim ile Mısır’ı fethedip Abbasi’ler den emanetlerimi teslim alır.

      Sonra o şanlı imparatorluk 700 yıl boyunca Allah’ın dinini ve benim sancağımı üç kıtada yayar ve dalgalandırırlar. Ve yine sonra, ey ashabım! Biri gelir bu saltanatı yıkar. Böylece Cebabire devri girmiş olur ki, bu devirde küfür Islam üzerine hakim olur. Müslümanlar türlü eziyetler görürler ve horlanırlar.”, diye buyurur.

      Bu üzücü ve yıkıcı haber karşısında ağlamaya başlayan ashabının yüzündeki gözyaşlarını gören Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve selem mübarek baş parmağı ile şehadet parmağının arasını işaret ederek; “Üzülmeyin, ey ashabım! Elbet bu devrin de bir sonu vardır ki, fazla sürmez. Sonunda sancak, düştüğü yerden kalkar. Allah’ın emriyle Sultan geri döner ve hak yerini bulur. Dağılmış olan ümmetim yeniden hilafet sancağı altında toplanırlar.

      Lakin ondan önce bir Melhame’i Kübra olur ki, bu Beni Asfar (Rus) kabilesinin Türk kavmine saldırmasıyla başlar. Adına ‘Büyük Budama’ denilen öyle büyük bir savaş olur ki, dünya doğu ve batı olmak üzere iki cepheye ayrılır. Nitekim doğu’nun batı’ya karşı yapacak olduğu bu savaşta insanların yedide altısı telef olur. Üç ile yedi ay kadar sürecek olan bu müthiş ve görülmemiş savaşta Beni Asfar kabilesi Amik ovasında tamamen imha edilir.

      Sonra, ey Ashabım! Üç tekbir sesi duyulur ve benim temiz soyumdan kırkıncı neslimden, öz be öz torunum olan Muhammed’ul Mehdi aleyhisselam zuhur eder ve bu savaşı durdurup Garbi Roma ile Şarki Roma’yı (Vatikan ve Istanbul) fetheder.

      Akabinde derhal Konya’ya gelir ve orada ihtişam ve tazim içinde benim kutsal emanetlerimden mübarek kılıcımı son Selim olan Osmanlı padişahı 4. Sultan Selim Han tarafından bizzat tören ile, teslim alıp beline kuşanır.”

      Dolayısıyla, bunun gibi daha birçok Hadis’ler mevcud’dur ki Riyaz’us Salihin’de yazmaktadır.

      Zira bu oranların hepsi doğrudur. Daha önceki yapmış olduğum açıklamada olduğu gibi bunların işaret ettiği zaman dilimlerininin başlangıcı farklı olduğundan oranlar dorudur.

      Sil
    5. 1. si şia kaynağından sanırım. 2.si ise şeyh nazım efendinin almanyada ki vekili eşref efendinin hazırlatmış olduğu küçük kitapçıktan sanırım!? Oradan okumuştum bunları. Ama bu selim gelir emaneti verir hadisinin mevzu olma ihtimali yüksektir. Kısacası bunlar sağlam temellere dayanmıyor.



      Mehdi Aleyhisselam’ın zuhurundan önce her 6 kişiden 5 kişinin öleceği fitneler görülecektir. [Beklenen Mehdinin Alametleri//El-Kavlu’l Muhatasar fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar

      Bu arada Fırat nehri savaşı da var, büyük ihtimal orada termo nükleer bir savaş olabilir. Çünkü 100 kişiden 99'u ölür deniyor hadislerde.

      Sil
    6. Bu arada yahudi rivayetlerine göre Armagedon Savaşı'nda dünyaki nüfusun %99'u telef olacakmış. Bu oran Fırat altın ve gümüşten dağı açığa çıkarınca Peygamberimizin verdiği oran ile aynı. Bu arada hadislerde Fırat altın ve gümüş hazinelerini açığa çıkarınca bunu duyan bütün milletler oraya üşüşecekler ve buradakilerin bir rivayette %99'u, diğer rivayette her 10'dan 9'u, başka bir rivayette ise her 9'dan 7'si ölecek diye geçiyor.

      Evet kardeşim, bu arada senin dediğin gibi gerek Kütüb-i Sitte'de'de, gerek Kıyamet Alametleri ile ilgili diğer hadislerde, gerekse Şia hadislerinde Sultan 4. Selim ile ilgili bir hadis yok, bu arada Riyazu's Salihin'de de bulamadım. E siz Camius Sağir'de de Cübbeli'nin geçmedi dediğini beyan ediyorsunuz, o zaman bu 4. Sultan Selim olayı aşırı zayıf hadis olmakla beraber olma ihtimali yok mu?

      Sil
    7. Bazı sözleri zahire göre yorumlamaz isek, kafamız çok karışıyor. Örneğin; bu Selim gelir emaneti verir hadisi. Şimdi öncelikle bu Selim kimdir bunun halası, nenesi ve dedesi kimdir? Murat Bardakçı bunların ermeni olduğunu söylüyor. Hatta bu Selimin halası gelmiş bunun yanına, abuk sabuk konuşmuş, kimse ciddiye almamış. Yalan konuştuğu ortaya çıkmış. Dedesinin ermeni olduğunu kanıtlıyor Murat Bardakçı. Kadir Mısıroğlu, o kadar savunur şeyh Nazım efendiyi, ama bu konu hakkında ne dedi: Selim konusunda kendisi ile fikirlerimiz ayrı düşüyor dedi. O da tarihçidir ve işin iç yüzünü biliyordur ama şeyhin müritlerini üzmemek için bu şekilde beyan etmiştir bakış açısını. 3. olarak Cübbeli Ahmet hoca; Şeyhin yanında edepsizlik yapmamak için, onu dinlemiştir. Daha sonra Murat Bardakçı ona sormuştur bu konuyu. Cübbeli Ahmet hoca da; Şeyh efendi şu kaynakta geçtiğini söylüyor ama o kaynakta hiç öyle bir hadis görmedik, duymadık diyor. Cübbeli Ahmet hoca yabana atılacak bir alim değildir. Yani hem ilmen hem neseben hem de tarihi gerçekciliği baz alındığında hiç bir elle tutulur tarafı olmadığı görülüyor.

      Sil
    8. Allah (c.c.) razı olsun kardeşim, demek ki bu hadis şimdilik dikkate alınmayacak kadar çok zayıf. Bu sadece Nakşibendi tarikatının öngörüsü zaten. Evet Cübbeli gibi alimler çok bilgilidir maaşallah, yabana atmamak gerekir. Artık bu konu da şimdilik çözülmüş oldu kardeşim.

      Bu arada ben bir tarikat hocasına sordum, bu oranları, dedi ki bu 7'de 6, 6'da 5 gibi rakamlar olaya geniş açıdan bakıldığında farklı hadiselere ele alıyor alabilir. Hatta %99, 10'da 9, 9'da 7 gibi rakamlar için de aynı durum söz konusu. Yerine göre hepsinin geçerli olacağı Melhameler olacak dedi. Ayrıca büyük doğal afetler, buhr (çok aşırı sıcaklar), kıtlıklar, hastalıklar da cabası. Bunlar fitne sayılmaz, ilahi gazaptır bunlar. Bunları da göz önüne alınca bu oran çok büyür ki Allah (c.c.)'a sığındık. Dünyada yok denecek kadar çok az insan kalacakmış zaten Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde. Bizim bu konuları kafaya çok takmadan bol bol dua, salavat, zikir yapmamız lazım dedi.

      Hayırlı Cumalar kardeşim...

      Sil
    9. Allah cümlemizden razı olsun.

      Bu oranlar işin vahametini gösterir. 7 milyar insandan illa 6 milyar insan ölecek demek değildir. Belki 3 aşağı 5 yukarı olur ama büyük bir kıyım olacağı aşikar. Gönlüme doğan 500 milyon kadar bir nüfus kalacağıdır Allahu Alem... Yazmış olduğunuz belalar, fitneleri temizlemek için gönderilmiş ve gönderilecek gazapdırlar zaten. Fitne dediğin şu an da yaşadığımız olaylardır.

      Bir ayet paylaşmıştım;

      Ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helâk edecek veya en çetin bir şekilde azaplandıracağız. Bu, Kitap'ta (levh-i mahfuz'da) yazılıdır.İSRA 58

      Pek Kurandan ayet paylaşıp yorum getirmeye yanaşmam ve kaçınırım ama şu ayette sanki "helak edecek" kısmı; nükleer savaşta öleceklere, "veya en çetin biçimde azaplandıracağız" kısmı da; yazmış olduğunuz depremler, seller, gök taşları, sari hastalıklar vs. ye kastediliyor olabilir Allahu Alem.

      Maneviyatımızı ilerletmez isek pek canlı çıkacağımızı düşünmüyorum, kendi açımdan tabi :)

      Hayırlı Cumalar size de.


      Sil
    10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    11. Estağfurullah, bu durum sadece sizin için değil hepimiz için geçerli kardeşim. Rahmetli Muhterem Ömer Öngüt -kuddise sırruh- Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.) zuhur edinceye kadar dünyanın dümdüz olacağını ve boş kalacağını söylemiştir. Zira Süfyani ve Mehdi ile ilgili hadislere bakıldığında Allahulalem cereyan edecek olan bu kadar fitneler ve ilahi azaplar da göz önüne alındığında dünyada en fazla 100 milyon ila 500 milyon arası nüfus kalacak gibi görünüyor (En doğrusunu Allah bilir). Onun için kendimize çeki düzen verirsek öleceksek de en azından rahmet içinde (şehid olarak) ölürüz inşallah! Aksi halde bidat içinde ateş ehli olarak ölürüz ki, Allah Teala'ya sığındık!

      Dediğiniz ayetin benzer tefsiri de şu şekildedir:
      "Hiçbir memleket hariç olmamak üzere, biz onu kıyamet gününden önce ya helâk ederiz veya onu şiddetli bir azapla cezalandırırız. Bu, Kitap'ta (Levh-i mahfuz'da) yazılıdır."(İsrâ: 58)
      Doğal afetler (depremler, yer batmaları, tufanlar, volkan patlamaları vb.), çeşit çeşit sarî hastalıklar (kolera, taun=veba, şarbon, kuş ve domuz gripleri vb.), buhr (aşırı sıcaklık) ile gelecek olan kıtlıklar=kuraklıklar (açlık ve susuzluk) ilahi azap hükmüne girer; tüm bunlar ve kimyasal harpler (ateşli ve nükleer silahlarla yapıla savaşlar) helak etme kısmına girer diye düşünüyorum. Zira tüm bunların neticesinde insanlar helak (telef) olurlar.

      Hayırlı geceler...

      Sil
  7. Şam, bazı hadislerde coğrafik bölge (Suriye, Irak, İran, Lübnan, Filistin, Mısır'ın doğu tarafı, Türkiye'nin Güneydoğu ve Doğu Anadolu tamamı ve İç Anadolu'nun güney kısmı) bazı hadislerde de ülke (Suriye), birkaç rivayette de şehir (Dimeşk) olarak ele alınmıştır. Yani duruma göre değişir; ama dar ya da geniş anlam bir yana sonuçta hepsi için de kullanılmaktadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bizim kayseri de girer mi aceba bu sınırlara!!! adana da olabilir, ora da kurtarır, zira hz mehdi'nin ordusunda olmak çok istiyorum en azından ben görmesem bile torunlarım katılsınlar, inşaallah....

      Sil
    2. Evet Ali Rızık Bey, Konya ve Kayseri illeri de girmektedir. Hatta bazı evliyalar tüm Türkiye'nin coğrafik bölge manasındaki Şam hudutlarının içine girdiğini söylemektedirler. İyi de Hz. Mehdi ve ordusunun Şam sınırları ile ne ilgili var ki, onlar Türkiye Süfani ordusunun kontrolünde olacağı için her yerini fethedecekler zaten, Hz. Mehdi ve ordusuna İstanbul'a kadar manevi yollar açılacak. Anadolu'da tek düşman bırakmayacaklar. Eğer ta o zamana kadar çok havadsler olacak, Allah Teala'nın inayetiyle ölmezsek inşallah katılabiliriz.

      Sil
  8. Bundan yaklaşık bir 10 sene önce alim bir zattan o da büyük bir allameden duymuştu ,şöyle bir konuşma geçti aramızda ..,hz.mehdi efendimizin doğduğunu ve hali hazırda yeryüzüznde olduğu ve hatta şuan iran tarafında medrese eğitimi gördüğünü kulaklarımla duyarak şahit olmuştum..Fakat yaş olarak ne ben sordum ne de o zat söyledi..ki ben herhangi birşey sormadım hz mehdiyle alakalı olan..

    YanıtlaSil
  9. "bir selim gelir emaneti alır, bir son selim gelir enaneti verir" hadisinin kaynağı nedir, riyazüs salihin diyor, imama nevevi'nin riyazüs salihin derlemesine baktım böyle bi hadis yok zaten muhtemelen başka bir yerde geçiyor, şahsen suyuti hazretlerinin camius sağir'in de geçtiğini düşünüyorum!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Camius sağir diyor Şeyh Nazım efendi. Ama cübbeli Ahmet hoca dedi ki; "hiç o kaynakta öyle bir hadise denk gelmedim" Hatta bunu Murat Bardakçıya demişti teketek programında.

      Sil
  10. evet, ama cübbeli ahmet, şeyh nazım efendiyi ziyaretinde, şeyh nazım efendi bu "son sultan ülkeyi gemiyle terk eder" rivayetini okuduğun da cübbeli "bu vahddettin olmalı" diyerek, şaşkın bir biçimde onaylamıştır, murat bardakçıyla çıktığı programda ise "hiç öyle bir hadis okumadık" dedi, ama şeyh nazım efendi, "bir son selim...." rivayetini okuduğunda yine onaylamıştır ama programda yine dönmüştür, şeyh nazım efendi bu riveyetin camius sağirin şerhinde geçtiğini söyler, aziziye şerhi, ama bizim bu kitaplara ulaşma imkanımız olmadığı için doğru mu yalan mı olduğunu anlama imkanımız yoktur...

    YanıtlaSil
  11. arkadaşlar, tüm bunlar iyi güzel konuşuluyor da ama şimdi olayların arasında kopukluk yaşanıyor, rica etsek bilen birisi şam etrafında yaşanacak fitneleri ve olayları kronolojik sırayla rivayetleri de cem eden bir yazı kaleme alabilir mi aceba? ya da varsa bu konuyla teferruatlı bir yazı link atabilir mi? zira rivayetleri okuyoruz ama bir zaman sonra unutuluyor, yahut anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde birleştirilemiyor, tabi veli insanların keşifleri de işin içine girince işler iyice içinden çıkılmaz oluyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ali Kardeşim sıralama dahi yapılsa pek bir sağlam olacağını düşünmüyorum. Onun yerine velilerin bazılarının ortak olarak söylediği sözleri rehber edine biliriz. Mesela Yunanın saldırısı, AB den atılış ve Rusun İstanbulu işgali. Zaten bu sırada güney de karışık olur. Ekonomi çöker. Bütün iş Rusya da bitiyor. Ruslar bir saldırdı mı artık geri dönüş yok demektir. Tabi gene de arkadaşlar ufak bir çalışma yapmışlarsa bekleriz.

      Sil
  12. “Bir rivayette Ebu Hureyre vefat edeceğini hissettiği vakitte ilmi ketmetmiş olmaktan
    korkarak etrafındakilere şöyle dedi: Resul-i Ekrem’den (A.S.M.) öğrendiğim Ahirzamanda vukua gelecek harblerle alakalı
    haberleri size bildireyim mi? Onlar: ‘Evet bize haber ver. Bunda bir beis yoktur Allah seni
    hayırla mükafatlandırsın’ dediler. Bundan sonra Ebu Hureyre sözüne devâm ederek dedi
    ki:

    Hicretten bin dört yüz (1400) sene sonraki akidlerden iki veya üç akid say . O
    vakit Mehdî-i Emin çıkar ve bütün dünya ile harb eder. Dalalete düşenler ve
    Allah’ın gadabına uğramış olanlar ve münafıklar, İsra ve Mi’raç
    beldesi olan Kudüs’teki “Meciddun Dağları”nda onun için toplanırlar . Bütün
    dünyanın ve bütün hilelerin melikesi de Mehdî’ye karşı
    çıkar ki onun ismi zaniyedir. Bu melike o gün bütün dünyayı dalalet ve küfre sevkeder . Yahudiler de o gün dünyaca en yüksek makamdadırlar. Bütün
    Kudüs’e, mukaddes beldeye hakimdirler. Bütün dünya denizden ve havadan
    Mehdî’nin üzerine hücum eder. Ancak çok soğuk ve çok sıcak beldeler müstesna
    . Mehdî bakar ki bütün dünya çirkin hile ve planlarla aleyhinde ittifak ettiklerini
    görür. Fakat bilir ki Allah daha şiddetli mekr sahibidir ki, onların bütün hilelerini akim
    bırakır. Ve bütün kainat onun mülküdür ve ona dönecektir ve merci yalnız odur. Ve bütün dünya aslı ve fer’iyle onun bir hilkat şeceresidir. İşte bu kudrete malik olan Cenab-ı Hak,
    Mehdî’ye nusret için en şiddetli bir darbe ile onları vurur ve karayı, denizi ve semayı onlar
    üzerine yandırır. Ve Sema da onların üstüne şiddetli yağmurunu yağdırır. O gün bütün
    ehl-i arz küffara lanet eder. Allah da bütün küfrün zevalini irade eder ”. (Esme-l Mesalik Lieyyam-il Mehdîyy-il Meliki Li Küll-id Dünya Biemrillah-il Malik, Kelde bin
    Zeyd-216)

    not: bir akd 10 sene yapar, 2 yahut 3 akid, 20-30 sene arası bir zaman dilimine tekabül eder, 1400+30=1430 yaklaşık olarak içinde bulunduğumuz zamana tekabül eder....

    YanıtlaSil
  13. Hicretten bin dört yüz (1400) sene sonraki akidlerden iki veya üç akid say....... Akitler yaziyor ve eksik hesaplama yapmissin. Ben bunu bir yerden okumustum tamamini yayinlarsan cok iyi olur

    YanıtlaSil
  14. mobilden girdiğim için tamamını yayınlama şansım yok ama aşağıdaki linki incelersen, yeterli bilgiyi elde edeceğinizi düşünüyorum....

    http://www.estanbul.com/kiyamet-savaslari-hadis-i-serif-29312.html

    YanıtlaSil
  15. DİKKAT!!! KARDEŞLER "BİR SELİM GELİR EMANETİ ALIR,,," RİVAYETİNİN SIHHATİ HAKKINDA ÇOK HAYATİ BİR NOKTAYI ATLIYORSUNUZ!!!!
    ŞÖYLE Kİ;
    öncelikle şu hadisi şerifleri iyi bilmemiz gerekmektedir;

    Buhari ve Müslim, Ömer ibnil Hattab ve Huzeyfe’ den ve yine İmam Ahmed ve
    Müslim, Ebu Zeyd bin Amr bin Ahtab El Ensari’ den şöyle rivayet etmiştir:
    “Resulu Ekrem (ASM) bir gün sabah namazını kıldı, sonra minbere çıkıp öğle namazı
    vaktine kadar bize hitab etti. Sonra minberden indi ve öğle namazını kıldı. Sonra minbere çıkıp ikindi namazı vaktine kadar bize hitab etti. Sonra indi ve ikindi namazını kıldı. Sonra yine minbere çıkıp güneş batıncaya kadar bize hitab etti. Bu hutbelerinde bütün olmuş ve bundan sonra olacak olan hadiseleri haber verdi, onları bize öğretti ve ezberletti.”
    yine diğer bir rivayette şöyle buyurulur;

    Hz. Huzeyfe bin el- Yeman (ra) şöyle demiştir:

    “Allah’ a yemin ederim ki, bilmiyorum acaba Peygamberin sahabelerine bu hadisler
    unutturuldu mu yoksa unuttular mı? Allah’ a kasem ederim Resul-i Ekrem (sas) dünyanın sonuna kadar gelecek olan fitneleri ve o fitneleri çıkaran reisleri ta üçyüzden daha fazla kimseleri bize isimleriyle haber verdi”. (Ebu Davud)

    şimdi "bir selim emaneti alır..." hadisine gelirsek, dikkat edersek, şeyh nazım efendi bu rivayetin camius sağir'de değil, camius sağir'in aziziye şerhinde geçtiğini beyan ediyor cübbeli ahmet hoca'ya, şimdi tam da bu noktada geçmiş araştırmalarımdan edindiğim bir bilgi geldi aklıma, bilgi şöyleydi;
    "camisu sağir: Celaluddin es-Suyuti tarafından derlenen eser 10.000 hadisi muhtevidir. Bir sayıma göre 10.934 hadis bulunduğunu söyleyenler varsa da bu günkü baskısında sayı olarak 10.031 hadis bulunmaktadır..."
    görüldüğü gibi camius sağir'in bugünki baskısında yaklaşık olarak 900 hadisin eksik olduğu ifade edilmektedir, yani diyeceğim o ki, bu "bir selim gelir emaneti alır...." hadisi bu eksik olan hadislerin arasında olabilir mi? zaten DİKKAT edilmesi gereken nokta da şudur, şeyh nazım efendi bu rivayetin camius sağirin aziziye şerhinde geçtiği yönünde beyanda bulunuyor demekki, aziziye şerhi yazıldığı dönemde böyle bir hadis varmış ve müellif de bunu şerh edip bu yolla bize ulaştırmıştır, buna karşın camius sağir'in bugünkü şeklini okuyan hocalar böyle bir rivayete rastlamadıkları için "hiç öyle bir hadis okumadık" diyebiliyorlar....

    mevzunun yukardaki hadislerle bağlantısı ise şu şekilde kurulabilir, yukardaki buhari ve müslim gibi kaynaklarda geçen ve peygamberimizin kıyamete kadar yaklaşık 300 kişiyi isimleriyle saydığı hutbede anlatılan bilgilerin gaybi haberler olmasından mütevellit imtihan sırrını açığa çıkarmaması için sahabelerin bu hadisleri ya unuttuğu ya da Allah tarafından onlara unutturulduğu huzeyfe hazretlerince beyan ediliyor, işte tam da bu nokta da "bir selim gelir emaneti alır..." rivayetiyle bir benzerlik kurulabilir, şöyle ki; aceba bu rivayyette gayba yönelik oldukça teferruatlı bilgiler verildiği için ve bu imtihan sırrını açığa çıkarabileceği için camius sağir'in içerisinde günümüze ulaşması ilahi bir irade ile engellenmiş olabilir mi?

    takdir sizin.....

    YanıtlaSil
  16. Evet, haklı olabilirsin Ali Arzık kardeşim, olabilir. Hatamız varsa Allah Teala affetsin! Ama benim merak ettiğim konu, Şeyh Nazım Kıbrısi Hz.'lerinin bulduğu 4. Selim neden Ermeni kökenli ve onun yerini 4. Şeyh Nazım'ın bile bilmemesi üm bunlar gerekirken o nasıl biliyor? Hatta halası açık saçlı bir şekilde bir programa çıktı, tuhaf tuhaf konuştu. Tüm bunların İngilizlerin oyunu olduğu söyleniyor. Ürdün kralı Abdullah 1. senaryoları, sahte Sultan 4. Selim de 2. senaryoları denmektedir. Şeyh Nazım yerlerini bilecek; ama Siyonist ajanlar bunu bilmeyecek öyle mi? Hem de halasının da kimliği belli iken. Burada Şeyh Nazım Kıbrısi Hz.'lerini kukla gibi kullanıp kandırıyorlar olamazlar mı? Zira hiçbir İslami site böyle iman zedeleyici oyunlara asla aldanmamazı, Hristiyan İngilizlerin seçtiği kişilere değil, mümin halkın seçtiği kişilere biat edilir şeklinde beyan ediyorlar. İlk defa bu konuda kararsız kaldım doğrusu. Sizin bu konudaki görüşleriniz nedir?

    YanıtlaSil
  17. bu meselede benim takıldığım nokta, o 4. selim olarak beyan edilen kişinin gerçekten 4. selim olup olmadığı değildir, zaten youtube'daki videolarına falan bakarsanız böyle bir "polat alemdar" havalarında olduğu aşikare gözüküyor, tarihçilerin gözüyle ele aldığımız zaman yine kadir mısıroğlu ve murat bardakçı gibi isimler bu kişinin osmanlı şehzadesi olmadığını ittifakla söylüyorlar, dediğiz gibi ortada mehdiyet meselesi üzerinden derin oyunlar döndürüldüğü aşikaredir, bu şehzade olduğu iddia edilen kişi ve adnan oktar da muhtemelen bu çirkin tezgahın başrolündeler, zaten şeyh nazım efendi'nin almanya vekilinin videolarda şehzade olduğu iddia edilen kişinin yanından ayrılamaması ve sık sık adnan oktar'ın yanına gelerek adnan'ın mehdi olduğunu ima etmesi, perdeyi biraz aralıyor bizim adımıza ve ortada çok büyük bir siyonist proje olduğunu gösteriyor, şeyh nazım efendi'ye gelince ben kendisinin şahsen iyi niyetli olduğunu ve yanındaki 3-5 çapulcu tarafından yanlış bilgilendirilerek, saygınlığının bu proje adına istismar edildiğini düşünüyorum, zaten kadir mısıroğlu'nun bu konuda da şöyle bir beyanı vardır "hiç kimse peygamber değil dolayısıyla herkes hata edebilir,şeyh efendi de bu meselede hata etmiştir" bu bakımdan kardeşler ben şahsen şu 4. selimdir şu değildir bu mesele üzerinde durmuyorum, zamanı geldiğin de zaten Allah herkese zaten gösterecektir, benim için önemli olan "bir selim emaneti alır...." hadisinde gaybi bir takım önemli bilgiler olduğu için bu hadisin sahih olup olmadığı meselesidir, zira eğer sahihse, bugün hak olan mehdiyet sürecinin neresinde yer aldığımız konusunda az çok malumat sahibi olmuş oluyoruz...benim için ancak bu kadar ehemmiyeti vardır...vesselam....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şeyh efendi ilmi siyaset yapıyor.Selim hakkındaki görüşünüze katılıyorum hatta murat bardakçı selim'in ermeni asıllı oldugunu filan söylüyor dogrusunu allah bilir.Kesin olan padişahın geri gelecegi ancak kim oldugu muamma

      Sil
  18. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  19. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil