.

ALLAH; DEVLETE, MİLLETE VE ORDUMUZA ZEVAL VERMESİN

23 Haziran 2018 Cumartesi

BÜYÜK TÜRKİYE SEÇİMİ

Bu seçim yerli ve milli partiler ile arkasında yabancı güçlerin olduğu partiler arasındadır. Akparti, MHP ve BBP milli ve yerlidir. Diğerlerinin arkasında Amerika, İngiltere ve Almanya bulunmaktadır.
Yerli ve milli partiler Türkiyenin yükselmesi için çalışırken, sırtını yabancı güçlere dayamış olan partiler ülkemizde yabancı güçlerin çıkarlarına göre hareket etmektedirler.
Yerli ve milli partiler kendi öz değerlerimize dayalı siyaset üretirken, diğer partiler yabancı ülkelerin batıl değerlerini bize dayatmaktadırlar.
Yerli ve milli partiler Türkiyenin büyük bir dünya gücü olmasını hedeflemişken, diğerleri Türkiyenin batılılar karşısında zayıf, ezik ve boyun eğmiş olmasını istemektedirler.
Batılı güçler Türkiyenin yerli ve milli partiler eliyle ilerleme hamlelerini ülkemiz icindeki beşinci kolları olan parti ve akımlarla engellemeye ve akim bırakmaya çalışmışlardır.
Hepimiz 3. Dünya savaşı içinde olduğumuzun farkındayız. Sur, Afrin, Cerablus ve Kandil harekatları bu savaşta cephelerimizdir.
Bu cephelerde kim Türk ordusu ve polisinin yanında ise onlar yerli ve milli güçlerdir, kimler ordu ve polisimizin elini zayıflatmaya çalışmış ise onlar da düşman lehine çalışanlardır.
Türkiye bir varoluş mücadelesi içindedir. Türkiyenin yatırımlarını küçümseyen kimlerdir? Cumhuriyet tarihinde yapılmayan hizmetleri yok sayanlar kimlerdir? Amerikanın, İngiltere'nin, Almanya'nın sufleleri ile yönünü tayin edenler kimlerdir?
Bir şey daha var ki en önemlisi odur. Türkiye son 150 yılda başta Balkanlar ve Kafkaslar olmak üzere her yerden gelen müslümanlar için bir sığınak olmuştur. Allah göstermesin eğer bu kale düşerse biz nereye gideceğiz?
Kimileri batıl değerleri benimsemiş olabilir. Dinini, imanını bir kenara koymuş olabilir. Ama bizler mümin ve müslümanız. Türkiye gibi bir islam ülkesinde doğduk ve yaşıyoruz. Türk bayrağı altında yaşamaktan mutluyuz.
Türkiyeden başka bir ülkemiz yok. Gidecek başka bir yerimiz yok. O nedenle Türkiyenin varlık ve bekası bizim için herşeyden daha önemlidir.
Bu nedenle 24 Haziran 2018 seçimlerini vatanımız,  devletimiz ve milletimiz için çok önemsiyoruz. Bu milletin bir ferdi olarak bu millete hizmet etmiş iktidarlara minnet duymaktayız.
Türkiyenin Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ülkemiz için hayati değerde olduğuna inanıyoruz. Kuvvetler ayrılığı prensibinin hakkıyla gerçekleşeceği bu sistemde yürütmenin çağın gerçeklerine ve gereklerine vakit geçirmeden uyumu sağlayan bir sistem olacaktır.
Bu sistemin Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında başarıya ulaşacağına inanıyoruz.
Re'yimiz ve duamız bu şekildedir. Biz vazifemizi yaparız, Allahın vazifesine karışmayız. Biliyoruz ki bu millet neye layık ise o şekilde idare olunacaktır. Milletimizin ferasetine inanıyoruz.
Allah milletimizin yardımcısı olsun.


25 Mayıs 2018 Cuma

DOLAR SALDIRISI

Dolar saldırısı hadis-i şerif' teki Amik savaşının ekonomik cephesidir. ABD ve IMF'nin ekonomik 15 Temmuz benzeri bir saldırı hazırlığı içinde olduğunun öngörülmesi üzerine devletimiz seçimleri öne alma kararı vermiştir. 15 Temmuz 2016 tarihinden daha sonrası için belirlenen darbe teşebbüsü alınan tedbirle erken doğum yaptırılarak akim bırakılmıştı. Şimdi de ekonomik saldırıya karşı erken seçimler öne alınarak mukabele edilmistir. Ancak dolar saldırısı ile seçimlerin sonucu etkilenmek istenmektedir.
Saldırı sadece Türkiye'ye değil IMF'den ayrılmış gelişmekte olan ülkelerin çökertilmesine yöneliktir. Bu ülkelerden ilk pes eden Arjantin olmuş ve IMF'den tekrar borç alma görüşmeleri başlamıştır.
Ekonomik saldırının amacı bu ülkelerin tekrar IMF boyunduruğu altına alınmasıdır. Silah atmadan bu ülkelerin işgal edilmesidir.
Meselenin bize bakan tarafında Kuzey Irak ve Suriyedeki petrolün ve Kıbrıs etrafındaki doğal gazın Türkiye'ye koklatılmadan batı tarafından yağmalanmasıdır.
Gerek Afrikadaki ve gerekse İpekyolu üzerindeki ülkelerin IMF kölesi haline getirilmesi süreci devam etmektedir. Bütün dünya ülkeleri böylelikle IMF yoluyla egemenlik altına alınmaktadır. IMF den borç alan ülkeler daha önce Türkiyemizin yaşadığı gibi tüm kaynaklarını borç faizi ödemeye mahkum hale getirilmektedir.
Bu arada IMF'nin Türkiye masasını kurduğu ve başına bir ingiliz ekonomistin getirildiği belirtilmiştir. IMF Türkiye Cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Derviş'i istemişse de bu mümkün olmamıştır.
Eğer IMF'den borç alınırsa dövizin derhal olması gereken seviyeye ineceği ifade edilmektedir. CHP cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce seçildiğinde  bir haftada doların kendi kendine düşeceğini söylemesi ülkenin IMF'ye teslim edileceginin itirafıdır.
Ülke bir varoluş mücadelesi içindedir. Bunun bilincindeyiz. Bu açıdan siyaset bizim için çıkar mücadelesi değil millet ve vatanın selameti içindir. Görevimiz vazifemizi yapmak Allahın işine karışmamaktır. Neye layık isek onu göreceğiz. Tamam yada devam diyecek olan Allahtır. Biz dış güçlerin değil kendi idarecilerimizin yanındayız. Galip olan Allahtır. Her türlü tertip akim kalacaktır. Türkiyedeki mücadele özgür yaşamak isteyenlerle batının köleliğini isteyenlerin mücadelesidir.

Not: Amik ovasındaki savaşta bütün izm'ler yok olacaktır. Nazım Kıbrısi...










15 Mayıs 2018 Salı

KUDÜS YALNIZ DEĞİLDİR

ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşıdığı gün 59 Filistinli şehit oldu, 2000'e yakın Filistinli de yaralandı.
Türkiye'de 3 gün yas ilan edildi. En sert tepkiyi Erdoğan dile getirdi. Buna karşılık ABD uydusu Arap ülkelerinde sessizlik hakim. Arap birliği etkisiz kalıyor.
...
Kahraman ordu elindeki kılıncı ayağına vurdurmaz. Düşmanına vurdurur. Kur'ana hizmetkar eder. Ağlayan Alem-i İslamı güldürür.
....
Bir gün bu tayyareler islama büyük bir hizmet edecekler.

11 Mayıs 2018 Cuma

IRAN'A KARŞI SAVAŞ

İran'ın temel politikası tarih boyunca fars yayılmacılığı olarak Pers imparatorluğunu canlandırmak olmustur. İran islam devrimi pekçok kimsede İran'ın artık ümmeti önceleyen İslami bir siyasete yöneldiği izlenimini uyandırmışsa da İran tekrar kadim kodlarına dönmüştür.
İran şiilerin yaşadığı butun coğrafyalar ile yakından ilgilenmektedir. Şii politikası öyle bir raddeye gelmiştir ki İran bugün kendisini 5 ülkeye yayılmış olarak tanımlamaktadır. İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen...
Bu durum Arapları endişeye sevk etmiş ve denize düşen yılana sarılır kabilinden çareler aramaya başlamışlardır. Iran'ı durdurabilmek için ABD ve Israile yanaşmışlardır.
Arapların bir diğer endişesi de Türkiye'ye karşıdır. Eski Osmanlı devletinin canlanma endişesi ile yine aynı sekilde kendilerince Türkiyeyi durdurmak için PKK ve diğer bölücü örgütleri desteklemektedir. Türkiyenin Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonlarını da Türkiye Suriyenin toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu açıkça ilan etmesine rağmen bu operasyonları işgal olarak nitelemektedirler. Arap ulkeleri ABD, Rusya ve diğer batı ülke askerlerinin varlığı ve işgali karşısında ise suskun kalmaktadırlar.
Israil iki gündür Suriyedeki İran ve rejim güçlerine ait hedefleri bombardıman etmeye başlamıştır. Yani iki gündür fiili bir savaş başlamıştır. Bu savaşın hızla yayılma ihtimali mevcuttur. Gaybi kaynaklarda Israilin Şam üzerine yürüyeceği belirtilmistir. Iran'ın Hürmüz boğazına saldıracağı ve büyük bir savaşın ortaya çıkacağı söylenmiştir.  Bu durum hızla başta ABD olmak üzere batı ile Rusyanın karşı karşıya gelmesine yol açacaktır.
Türkiyedeki erken secimleri de bu bağlamda alınan bir tedbir olarak okuyoruz. Taraflar bellidir. Türkiyenin beka savaşında herkes tarafını belli etmektedir.
Batı, Iran'daki savaşta Azerileri ayaklandıracaktır. İran kuzey ve güney olmak üzere ikiye bölünecektir. Bu savaşta Türkiyenin durumu kritik bir konumda olacaktır. Türkiye icindeki batı yanlısı güçlerle milli güçler arasındaki çatışmaların seyrine göre yönünü tayin edecektir. Bu durumu yansıtan bir çok gaybi haberi meraklıları blogdan araştırabilir.
İslam alemi hızla Bediüzzaman'ın ifadesiyle kendi zamanına kıyasen "bundan bir asır sonraki zulümat"ın içine girmektedir.

8 Mayıs 2018 Salı

MEDİNE'YE KİLİSE YAPILACAK

Ahirzaman fitneleri giderek karanlığını arttırıyor.Müslümanların ilk kıblesi Kudüs'ün İsrail'in başkenti yapılma süreci ilerliyor.
Filistinliler yahudilerce öldürülürken Suudi veliahtı Selman Filistinlilerin yahudi şartlarına boyun eğerek anlaşma yapmalarını istiyor.
Fransa'da başta eski cumhurbaşkanı Sarkozy ile birlikte bir grup densiz Kuran-ı Kerim'den şiddet ve yahudi karşıtı fikirleri yaydığı iddiasıyla bir kısım ayetlerin çıkarılmasını istedi.
Suudi Arabistan'ın ılımlı islam projesine destek vermesinin ardından şimdide peygamber efendimizin kubbe-i hadrasının bulunduğu sehre bir hristiyan katolik kilisesinin yapılacağı haberi geldi. Medineye 60 000 hristiyanın yerleştirileceği bildirilmekte. Bütün bu gelişmelerin arkasında aynı şahıs var. Ayrıca 2020 yılına kadar Medineye sinagog da yapılacağı belirtilmekte.
Bütün bunlar Kur'an ve sünnete aykırı çok tehlikeli girişimlerdir.
Veliaht Selman daha yakınlarda Hz.Isa'nın bir resmini 300 milyon dolara satın almıştı.
Yarın hangi inanılmaz haberi alacağımızı kestiremiyoruz.
İslam dünyasını batılı kafirlere altın tabakta sunan hainlere elbette bu ümmetin verecegi bir cevap olacaktır.

30 Nisan 2018 Pazartesi

ERKEN SEÇİM

Erken seçim inşaallah devletimiz ve milletimiz için hayırlı olacaktır. Seçimler normal olarak 3 Kasım 2019'da yapılsaydı o zamana kadar dış destekli muhalefetin dozajını artırarak oluşturacağı kaos stratejisi altında ülkemiz çok bunalacaktı.
Erken seçim düşüncesi ister Devlet Bahceli'nin fikri olsun, isterse birlikte alınan bir kararın ilanı olsun Türkiye düşmanları açısından tam bir ters köşe olmuştur.
Dış destekli kurgular Abdullah Gül'ü öne sürmek istemişse de bu plan tutmamıştır. Daha önce de bir kaç sefer aynı cümleyi kurmuştum. Akparti dışarıdan yıkılamaz. Akparti ancak içerden yıkılabilir. Bunun farkında olan iç ve dış düşmanlar bu taktikle sonuca varmak istediler.
Bugün Yeni Şafak'ta "Erken zafer duygusuna dikkat" başlıklı Aydın Ünal'ın yazısını okudum. Mücadelede erken zafer duygusunun rehavetinin yol açacağı tehlikeyi göz ardı etmeyelim.
Bu mücadele Akpartinin siyasi ikbal mücadelesinden ibaret değildir. Bu mücadele Türkiyenin beka meselesidir. Dış düşmanlar karşılarında boyun eğmiş, itaatkar bir devlet istiyorlar. Bağımsız, müslümanların ümidi bir devlet değil... Suud veliahdinin bugünkü beyanatı gibi Filistinlerin Israil ile onların şartlarına boyun eğen bir anlaşma yapmalarını istediği gibi Türkiyenin de  islam ulkelerini yağma eden batılılara uyumlu uydu bir devletcik olmasını istiyorlar.
Bağımsız politika izlemek isteyen her ülkenin batılılarca cezalandırıldığı gibi Türkiyenin de cezalandırılmasından korkan muhalefet teslim siyaseti izlemek istiyor.
Artık ya zincirlerimizi kıracağız yada zincirli halde köle olarak yaşamaya devam edeceğiz. Seçimde oy verilecek iki seçenek bundan ibarettir.

11 Nisan 2018 Çarşamba

3 ÜNCÜ DÜNYA SAVAŞININ AYAK SESLERİ

3 üncü dünya savaşının habercisi olan harekatın adımları atılıyor.
Rus stratejist Dugin: "Batı, yeni bir dünya savaşı başlatmak için karar aldı"
Trump"Hazırlıklı ol Rusya, füzeler geliyor" dedi.
Lübnan'daki Rusya büyükelçisi Zapyskin "Amerikalılar Suriye'yi vurmaya kalkarsa attıkları füzeler düşürülecek ve hem de bu füzeler nereden fırlatılıyorsa oraları da vurulacak" dedi.
ABD'ye ait 5. ve 6. filolar Akdenize sevkedildi. İngiltere harekata Güney Kıbrıstaki üslerinden destek verecek. Fransa'nın bölgede şimdilik 1 gemisi bulunuyor.
ABD, İngiltere ve Fransaya karşı Rusya da harekete geçti. Rusyanın Suriye'de 8 üssü bulunuyor.
Milli Savunma Bakanı Canikli " ABD saldırırsa Rusya altında kalmaz. Bir kıvılcım bölgenin infilakiyle sonuçlanır. Türkiye olarak itidalli olmaya çağırıyoruz. dedi.